Ana Sayfa Blog Sayfa 40

DAÜ-SEN basın toplantısı düzenledi… Hoşkara: “Yükseköğretim, uzun bir süredir krizin eşiğinde”

0

Doğu Akdeniz Üniversitesi Akademik Personel Sendikası (DAÜ-SEN) Başkanı Ercan Hoşkara, yükseköğretimin uzun bir süredir krizin eşiğinde olduğunu ileri sürerek, yükseköğretim alanında yapılması gerekenleri hatırlattı ve Başbakan Ünal Üstel ile hükümetten DAÜ’deki olumsuz gelişmelere müdahale etmesini istedi.

DAÜ-SEN, Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde imzalanan protokol ve yükseköğretim alanı konusunda yaşanan gelişmelerle ilgili basın toplantısı düzenledi. Eziç Lefkoşa’daki toplantıda DAÜ-SEN Yürütme Kurulu üyeleri Hamit Caner, Mustafa Rıza ve Ulaş Gökçe de hazır bulundu.

Yükseköğretimin uzun bir süredir krizin eşiğinde olduğunu vurgulayan Hoşkara, “Bu kriz aslında sahte diplomayla zirveye çıktı. Bununla ilgili haberler yapıldı, iddialarda bulunuldu. Açığa çıkan kısmı var, bize göre açığa çıkmayan kısmı var.” dedi.

Ercan Hoşkara, yükseköğretim alanının etkin bir denetim altında olmadığını dile getirdi.

– Öğretim ücreti harçları…

Yükseköğretimde nitelik sorununun yanında “giderek düşen harç ücretleri” konusuna da değinen Hoşkara, 1000-1500 dolara eğitim verdiğini iddia eden kurumların bulunduğunu ve bununla birlikte ortaya atılan kaçak iş gücü iddiaları olduğunu ifade etti.

Hoşkara, bu rakamlarla eğitim vermenin mümkün olmadığını Türkiye, Kıbrıs ve uluslararası verilerle belirlediklerini dile getirdi.

2018’de başlatılan Yükseköğretim Stratejik Plan çalışmalarının, Kasım 2020’de “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Yükseköğretim Strateji Belgesi Eylem Planı” adıyla tamamlandığını ve 4 Şubat 2021 tarihinde Bakanlar Kurulu tarafından onaylandığını belirten Hoşkara, bu stratejik eylem planının en önemli hedeflerinin hayata geçirilmediğini söyledi.

En önemli hedeflerinden birinin üniversiteleri uluslararası standartlara çıkarmak olduğunu belirten Hoşkara, “Bu anlamda da atılması gereken adımların maalesef yüzde 90’ı atılmadı. Bu hedefler de ortaya konulmadı. Gelinen noktada bu plan mutlaka güncellenmeli ve uygulanmalıdır. Aksi takdirde yükseköğretim alanının, içinde bulunduğumuz koşullarda sürdürülebilirliğini sağlamak mümkün olmayacak” dedi.

– “Times Higher Education listesine Kuzey Kıbrıs’tan ilk DAÜ girdi”

“Times Higher Education” derecelendirme ve sıralama listesinde Kuzey ile Güney Kıbrıs’ta faaliyet gösteren üniversitelerle ilgili karşılaştırmalı bazı grafikler ve veriler paylaşan Hoşkara, “Times Higher Education listesine Kuzey Kıbrıs’tan ilk giren üniversite DAÜ’dür.” ifadesini kullandı.

“Bu listede DAÜ ile beraber adanın kuzeyinden Yakın Doğu Üniversitesi ve Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi de yer alıyor. Adanın güneyinden ise 4 üniversite bu listede bulunuyor.” diyen Hoşkara, 23 üniversiteden sadece üçünün bu listede yer almasına dikkati çekti.

– “Uluslararası standartları takip etmeliyiz”

Hoşkara, veriler bu kadar açık ortada dururken hükümetin konuya duyarsız kalması ve ciddi bir adım atmamasının sorunu derinleştirdiğini savundu. Ercan Hoşkara, “Uluslararası standartları takip etmezsek, sıralama ve derecelendirme sistemlerinin içinde yer almazsak, programları akredite etmezsek yükseköğretim alanını yaşatmak pek mümkün görünmüyor.” dedi.

“Eğer hayatın gerçek noktalarında, pratiğinde, başarı elde edemiyorsanız ve niteliği yakalayamıyorsanız, geride söylenen sözler havada kalıyor.” diyen Hoşkara, eleştirilerde bulundu.

– “Ciddi anlamda bir araştırma fonu ve kamu desteği gerekir”

Ercan Hoşkara, yükseköğretimde gerçek anlamda bir üniversite yaratmanın, araştırmaya dayalı eğitim vermenin ciddi anlamda bir araştırma fonu ve kamu desteğini de gerektiren bir alan olduğunu dile getirdi.

DAÜ’nün “QS Cyprus Üniversity Ranking” sistemine 2025’te dahil olduğuna işaret ederek bazı veriler paylaşan Hoşkara, 2025’te DAÜ’de öğrenci başına düşen maliyetin 6 bin 500 dolar olduğuna işaret ederek, “2028’e kadar tüm tedbirleri aldığımızda bu rakamı 5 bin dolara kadar düşürebiliriz.” şeklinde konuştu.

Hoşkara, Türkiye, Güney Kıbrıs ve OECD ülkelerinde öğrenci başına düşen maliyete de değindi.

– “Bize göre bu, akıl tutulmasıdır”

Ercan Hoşkara, sendika, hükümet ve üniversite yönetimi arasında 4 Nisan 2024 tarihinde imzalanan protokolün 15’nci ayında olduklarını kaydetti. DAÜ’de protokol sonrası tabloda yaşanan gelişmelere değinen Hoşkara, şöyle devam etti.

“Aradan geçen 15 aylık sürede giderlerin kısılmasıyla ilgili hedeflerin yüzde 90’ı gerçekleşmiş durumdadır. Bu gerçekleşmeyle beraber 2025 giderlerinde yaklaşık 900 milyon Türk lirası değerinde azalma olmuştur. Ancak gelir gider arasındaki makas, kapanamayacak. Çünkü üniversitemiz, azalan gelirlerin devam etmesine neden olacak bir karar üretti. Tüm itirazlarımıza rağmen bu karar onaylandı. Yüzde 50 olan burs, yüzde 80’e çıkarıldı. Herhangi bir başarı ve ihtiyaç kriteri aranmadı.”

Sendika olarak böyle bir girişimin intihar niteliğinde ve hata olacağını söylediklerini kaydeden Hoşkara, protokol kapsamında itirazını İstişare ve Eşgüdüm Komisyonu’nun gündemine getirdiklerini ancak Milli Eğitim ve Maliye bakanlarının itirazlarına kayıtsız kaldığını ileri sürdü.

KKTC vatandaşlarının en fazla ücreti veren noktaya ulaştığına dikkat çeken Hoşkara, “Bize göre bu, akıl tutulmasıdır.” diyerek eleştirilerde bulundu.

– “Sonuç alamadık”

Hoşkara, sendika olarak bir açık mektupla konuyu Başbakan Ünal Üstel’in gündemine getirdiklerini ancak sonuç alamadıklarını aktardı.

“Tablo şunu gösteriyor ki, ne yaparsanız yapın eğer bu yönetim anlayışı aynı şekilde devam ediyorsa ve olayın ciddiyetini dikkate alıp tedbirleri zamanında almıyorsa, yine yapacak bir şey olmayacak.” ifadelerini kullanan Hoşkara, gelirler açısında erime devam etmesi durumunda makasın kapanmasının mümkün olmayacağına dikkat çekti.

DAÜ’nün söz konusu bursu verecek bir mali kaynağının olmadığını dile getiren Hoşkara, Başbakan Ünal Üstel’i ve hükümeti, hem yükseköğretim alanında yapılması gerekenler için hem de DAÜ’deki olumsuz gelişmelere müdahale edilebilmesi için uyardı.

– Sorular

Soruları yanıtlayan Hoşkara, ilkokulda okuyan KKTC vatandaşı bir öğrencinin devlete maliyetinin 2025 yılında 6 bin dolar olduğunu kaydetti.

Bunun “niyet okumanın” ötesinde, veriye dayalı bir gerçeklik olduğunu ifade eden Hoşkara, “Eğer siz, niyetli veya niyetsiz bu yolda giderseniz sonuç kaçınılmaz bir şekilde olumsuz olur.” dedi.

Başka bir soru üzerine Hoşkara, dört yıllık bir programda harçları kademeli olarak gerçek noktaya çekip, bursları da daha verimli kullanarak gelir-gider dengesini sağlamanın mümkün olduğunu dile getirdi.

“Giderleri azaltırken, ya gelirleri korumamız gerekiyor, ya da arttırmamız gerekiyor.” diyen Hoşkara, gelirleri azaltacak bir hamlenin o programa tamamen ters olduğunu, veriye dayalı, gerçekçi bir tablo içerisinde hareket edilmesi gerektiğini söyledi.

“Kurumu hangi noktadan alıp, hangi noktaya getirdiniz. Mali tablo nereden nereye geldi, ona bakılması gerekiyor.” diyen Hoşkara, bütçe gelir gider dengesinin yalan söylemeyeceğini kaydetti. Hoşkara, bir yöneticinin en büyük görevinin bütçe olanakları içerisinde belirlenen kalite standartlarında kurumu yönetmek olduğunu belirtti.

Hoşkara, başka bir soruyu yanıtında, “Eğer siz bütçe açığı yaratırsanız ve bu bütçe açığını ortadan kaldırmak için alınan bütün tedbirlere rağmen bütçe açığını büyütecek yeni kararlar üretirseniz, burada bir yönetim başarısında söz etmek mümkün değildir.” ifadelerini kullandı.

DAÜ-SEN Genel Sekreteri Hamit Caner de söz alarak, sendikalaşmanın özel sektörde de yasallaşması gerektiğini dile getirdi. Bugün birçok üniversitede kayıt dışı ödenen öğretim elemanları olduğunu ileri süren Caner, “Esas tehlike sahte diploma değil, kolay diploma.” diyerek denetim eksikliğine dikkati çekti.

DAÜ-SEN Başkanı Hoşkara, yeniden söz alarak sorunları aktarmak konusunda yönetimle görüşmelerin olduğunu ancak karşılık bulmadığını ifade etti. Tüzük değişikliklerinin Anayasa ve yasalara uygun olması gerektiğine değinen Hoşkara, DAÜ yönetimini eleştirdi.Hoşkara, akademisyen olarak “niyet okuma yerine veri okumayı” tercih ettiklerini belirtti.

“Yarın sabah greve gitme gibi bir niyetiniz var mı, kilitler misiniz üniversiteyi?” sorusu üzerine Hoşkara, kendilerine göre grevin DAÜ’ye zarar verebileceğini belirterek, “grev savaş gibidir.” diye konuştu.

“Savaşın kazananı olmaz. Biz o savaşı yaşamak ve kuruma zarar vermek istemiyoruz. Diyalogla, basın toplantısıyla ve veri paylaşarak bu sorunu çözmeyi deneyeceğiz.” diyen Hoşkara, grevin son nokta olduğunu söyledi.

DAÜ-SEN Genel Sekreteri Caner de soruyla ilgili yeniden söz alarak, başından geçen bir olayı anlattı. “Greve gidip ‘kazan kazan’ çıkmazsa her şeyi kaybediyorsunuz.” diyen Caner, greve giderek kazanacakları bir noktaya gelmeleri durumunda tereddütsüz greve gidebileceklerini ve herhangi bir çekincelerinin olmadığını da aktardı.

TEL-SEN, fiber altyapı projesine ilişkin karar süreçlerinde aktif olarak yer almak istiyor

0

Kıbrıs Türk Telekomünikasyon Çalışanları Sendikası (Tel-Sen), fiber altyapı projesine ilişkin süreçte şeffaflığın sağlanması gerektiğini belirterek, bu süreçte aktif olarak yer almak istedi.

TEL-SEN Yönetim Kurulu tarafından yapılan yazılı açıklamada, bugün Türk Telekom’dan dört yetkilinin Maliye Bakanlığı ile fiber altyapı projesine ilişkin kritik görüşmeler yapmak üzere ülkeye geleceğini belirterek, “Sessizliğin hâkim olduğu bu süreçte kamuoyunun bilgilendirilmesi, şeffaflığın sağlanması ve halkın menfaatlerinin korunması artık zorunludur.” dedi.

Açıklamada, “Dört Türk Telekom yetkilisi ülkemize ne amaçla geliyor? Bakanlık, imzalanan bu iş birliğiyle Telekomünikasyon Dairesi’ni devretmiş midir? Bu bir ‘kamu-özel ortaklığı’ mıdır, yoksa halkın altyapısı Türk Telekom’a hediye mi edilmektedir? Daire Müdürlüğü ve çalışanlarından oluşan bir komite neden sürece dâhil edilmemektedir? Gizlenmek istenen nedir? Bu gizliliğe neden göz yumulmaktadır?” soruları soruldu.

Konuyla ilgili bir masa kurulmasının talep edildiği açıklamada, “Neden mi masada yer almalıyız?” diye soruldu ve “Çünkü daha önce yaşanan örnekler, halkın malı olan kurumların sürecin dışında bırakıldığında nasıl büyük bedeller ödendiğini açıkça göstermektedir.” yanıtı verildi. Açıklamada, su temin projesi, AKSA, GSM Operatörleri, Kıbrıs Türk Hava Yolları ve Ercan Havalimanı örnekleri verildi.

– “Telekomünikasyon Dairesi, sadece altyapının değil; hizmetin tamamının sorumluluğunu taşımalıdır”

“TEL-SEN olarak bizler, projeye ya da yerli veya yabancı yatırımcılara karşı değiliz.” denilen açıklamada, fiberleşmenin çağın gereği olduğu kaydedilerek, fiber projesinin planlanması ve uygulamasında TEL-SEN, Daire personeli ve mühendislerin temsilen ve fiilen masada yer alması gerektiği vurgulandı.

Projenin Telekomünikasyon Dairesi’nin kontrolünde, denetiminde ve şeffaf, adil, rekabetçi bir ortamda yürütülmesi gerektiğinin belirtildiği açıklamada, “Telekomünikasyon Dairesi, sadece altyapının değil; hizmetin tamamının sorumluluğunu taşımalıdır. Fiber altyapının toptan sağlayıcısı olduğu gibi, rekabetin dengelenmesi ve kamunun korunması adına perakende hizmeti de Telekomünikasyon Dairesi tarafından sunulmalı ve denetlenmelidir. Bu hem fiyat istikrarı hem de hizmet kalitesi açısından halkın lehine vazgeçilmez bir gerekliliktir.” denildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Kapalı kapılar ardında yürütülen görüşmeler derhâl kamuoyuna açıklansın. Projenin kapsamı, maliyetleri ve yükümlülükleri şeffafça halkla paylaşılsın. Telekomünikasyon Dairesi’nin sendikası TEL-SEN, karar süreçlerinde masada aktif olarak yer almalıdır. Bir kez daha uyarıyoruz. Sayın Bakan Erhan Arıklı başta olmak üzere tüm yetkilileri açıklığa, hesap verebilirliğe ve halk adına şeffaflığa davet ediyoruz. Bu proje, halkın geleceğine ve haberleşme özgürlüğüne doğrudan etki edecektir. Bilinmeyene cevap arıyoruz. TEL-SEN masada yerini almalıdır.”

CTP’den orman yangınları konusunda açıklama: “Derhal önlem almalı, dayanışma ve iş birliği içinde olmalıyız”

0

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP), orman yangınlarına karşı derhal önlem alınması, dayanışma ve iş birliği içerisinde olunması çağrısında bulundu.

CTP’den yapılan açıklamada, Türkiye’de ve Güney Kıbrıs’ta yaşanan “şiddetli orman yangınları ve mahvedici neticelerinin herkesi derinden sarstığı kaydedilerek, yangınların sadece ağaçları değil; canlı yaşamı, doğayı ve insan hayatını da tehdit eden çok boyutlu bir felaket olduğu” belirtildi.

Açıklamada, Türkiye’de binlerce insanın tahliye edilmek zorunda kaldığı, can kayıpları yaşandığı, yerleşim yerleri boşaltıldığı hatırlatılarak, Güney’de ise Limasol ve Baf bölgesinde dün başlayan büyük çaplı yangınlarda can kayıpları yaşandığı, birçok köyün tahliye edildiği, evler, ormanlık alanlar ve ekosistemlerin geri dönüşü olmayan şekilde zarar gördüğü kaydedildi.

-“En küçük ihmal felaket dönüşebilir… Toplumlararası iş birliği hiç olmadığı kadar hayati”

“Yaşanan acıları en derinden hissediyor, bir daha yaşanmaması adına hemen şimdi önlem alınması ve işbirliğinin hiçbir şarta bağlanmaması için çağrıda bulunuyoruz.” denilen açıklamada, Kuzey Kıbrıs’ın da benzer bir yangın riski altında olduğuna işaret edilerek, şunlar kaydedildi.

“Hava sıcaklıklarının 43–44  dereceye ulaştığı, nem oranlarının son derece düştüğü ve saatte 40–50 km’ye varan rüzgarların etkili olduğu günlerden geçiyoruz. Bu şartlar, en küçük bir ihmalin büyük bir felakete dönüşmesine neden olabilir. Artık ortadaki tablo nettir: İklim krizi, geleceğin değil bugünün sorunudur. Bu kriz, yalnızca sınır tanımayan bir doğa felaketi değil; aynı zamanda ortak acımız ve ortak sorumluluğumuzdur. Dolayısıyla bölgesel dayanışma ve toplumlar arası iş birliği, hiç olmadığı kadar hayati hale gelmiştir.”

– “Kriz masası oluşturulmalı, ilgili birimler sahada hazır bulunmalı, iş birliği siyasi hesaplara heba edilmemeli”

Cumhurbaşkanı başkanlığında önleyici bir kriz masasının koordinasyon adına derhal oluşturması gerektiği belirtilen açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:

“Orman Dairesi, İtfaiye, Sivil Savunma, belediyeler ve diğer tüm ilgili birimler eşgüdüm içinde, 7/24 esasına dayalı olarak sahada hazır bulunmalıdır. Teknolojik gözlem kapasitesi arttırılmalıdır. Halkla sürekli, açık ve doğru iletişim kurulmalı; riskli bölgelerde yaşayan yurttaşlarımız düzenli olarak bilgilendirilmelidir.

Türkiye, Güney Kıbrıs, İngiliz Üs Bölgesi Yönetimi ve bölgedeki diğer ülkelerle iş birliği kanalları açılmalı; şimdiden istişare yapılmalı ve ortak müdahale ve yardım mekanizmaları devreye konulmalıdır. Bu konularda ortak hareket etme modelleri ve iş birliği siyasi hesaplara heba edilmemelidir.”

Bu çağrının bir uyarı değil, bir sorumluluk çağrısı olduğu kaydedilen açıklamada, felaket olduktan sonra müdahale etmek yerine, şimdi harekete geçmek zorunda olunduğu vurgulandı.

– “Halka uyarı… Ormanlık ve kırsal alanlarda ateş yakmayın, sigara izmaritlerini ve cam şişeleri doğaya bırakmayın”

“Gecikme felaketi büyütür, önlem hayat kurtarır.” vurgusu yapılan açıklamada, halka yönelik de şu çağrılarda bulunuldu:

“Ormanlık ve kırsal alanlarda asla ateş yakmayınız. Sigara izmaritleri ve cam şişeler gibi yangına neden olabilecek maddeleri doğaya bırakmayınız. Herhangi bir şüpheli durum karşısında derhal yetkililere bilgi veriniz. Duyarlı, dikkatli ve dayanışma içinde olunuz.”

Açıklamada bu toprakların çocukları olarak ormanları, doğal varlıkları ve canlı yaşamını koruma görevinden asla geri durulmayacağı belirtilerek, yangın çıkmadan önlem almanın mümkün ve gerekli olduğu kaydedildi.

CTP’den yapılan açıklamada “Doğayı, yaşamı ve geleceğimizi korumak için şimdi birlikte ve sorumlulukla hareket etme zamanıdır.” denildi.

Bakan Çavuş, Türkiye’de şehit düşen 5 orman işçisi ve 5 AKUT gönüllüsünü üzüntü ve saygıyla andı

0

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Türkiye Cumhuriyeti’nin Eskişehir Seyitgazi bölgesinde başlayarak Afyonkarahisar sınırlarına ulaşan orman yangını sırasında, şehit düşen 5 orman işçisini ve 5 AKUT gönüllüsünü üzüntü ve saygıyla andı.

Çavuş yayımladığı mesajda, yangına müdahale ederken hayatlarını kaybedenlerin, yalnızca görevlerini yerine getirmekle kalmadığını, aynı zamanda ormanları, yaşam alanlarını ve geleceği korumak adına destansı bir mücadele verdiklerini söyledi.

Çavuş mesajına şöyle devam etti;

“Onların fedakârlığı, sadece Türkiye’ye değil, bizler gibi aynı toprağın, aynı tarihsel kaderin ve aynı milletin mensupları olan Kıbrıs Türk halkına da derin bir sorumluluk duygusu yüklemektedir.

Bu acı haber, yüreğimizi dağlamış; görev bilinciyle, canı pahasına mücadele eden kahramanların ne denli kıymetli bir hizmet yürüttüğünü bir kez daha göstermiştir.

Kıbrıs Türk halkı olarak, Türkiye’nin acısını yürekten paylaşıyor; yangınla mücadelede yaralanan tüm emekçilere acil şifalar diliyoruz.

Şehit düşen kahramanlarımıza Allah’tan rahmet; ailelerine, yakınlarına ve Türk milletine başsağlığı diliyorum. Dualarımız sizlerle.

Fedakârlıkla yeşertilen ormanlar gibi, onların adı da bu coğrafyanın hafızasında daima yaşayacaktır.”

Bengihan:Türkiye ve Güney Kıbrıs’ta meydana gelen yangın felaketleri ve can kayıpları canımızı yaktı

0

Kıbrıs İşçi ve Emekçi Sendikaları Federasyonu (KİEF) ve Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS) Başkanı Güven Bengihan, Türkiye ve Güney Kıbrıs’ta meydana gelen yangın felaketleri ve bu felaketlerin yol açtığı can kayıplarının canlarını yaktığını belirtti.

Bengihan yaptığı yazılı açıklamada, Eskişehir’deki yangında on orman işçisinin hayatını kaybetmesinin, yaşanan felaketin boyutunu gösterdiğini ve acılarını katladığını ifade etti.

Bengihan, “Güney Kıbrıs’ta meydana gelen büyük yangında da can kayıpları yaşanırken, Kuzey’den yapılan yardım tekliflerinin kabul edilmemesi, böylesine büyük felaketler karşısında dahi siyasi kaygılarla iş birliğinden kaçınılması hem insanlık, hem de doğamız adına üzüntü vericidir” dedi.

Büyük yangın felaketlerinin Türkiye ve Güney Kıbrıs’ta yol açtığı kayıplar nedeniyle yaşanan acıları paylaştıklarını kaydeden Bengihan, bu tür felaketler karşısında dayanışma ve iş birliğine her insanın, kurumun veya devletin bir gün ihtiyacı olabileceğini hatırlattı.

Bengihan, hiçbir kaygının insan hayatını ve doğayı koruma kaygısının önüne geçmemesini temenni etti.

Başbakan Üstel’den Eskişehir’de şehit olan orman işçileri için başsağlığı mesajı

0

Başbakan Ünal Üstel, Eskişehir’de çıkan yangınla mücadele sırasında şehit olan orman işçileri ve AKUT çalışanları için başsağlığı mesajı yayımladı…

 

Başbakan Ünal Üstel’in mesajı şöyle;

 

“Eskişehir’de çıkan yangınla mücadele sırasında şehit olan orman işçileri ve AKUT çalışanlarına Allah’tan rahmet, Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’ne başsağlığı diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun.

 

Bu acı olay karşısında Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin yanında olduğumuzu en içten duygularla ifade eder, ihtiyaç duyulması halinde her türlü desteğe hazır olduğumuzu belirtmek isterim.”

Beyarmudu şehitleri anıldı

0

Beyarmudu şehitlerini anma törende konuşan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, bağımsızlık ve özgürlükten ödün verilmeyeceğini, egemenlik temelinde bir anlaşmanın vazgeçilmez olduğunu kaydetti.

Milli mücadele yıllarında Beyarmudu’nda şehit düşen 6 kişi düzenlenen törenle anıldı. Törene, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da katıldı.

Saygı duruşu ve saygı atışı ile başlayan tören, İstiklal Marşı eşliğinde bayrakların göndere çekilmesiyle devam etti. Törende sırasıyla şehit yakını Hüseyin Kafa, Beyarmudu Belediye Başkanı Bülent Bebek ve Cumhurbaşkanı Ersin Tatar konuşma yaptı.

Şehit yakını Hüseyin Kafa konuşmasında, “Bugün korkusuz yasayabiliyorsak şehitler sayesindedir” diyerek, tüm şehitleri rahmetle andı.

Beyarmudu Belediye Başkanı Bülent Bebek de, Beyarmudu’nun milli mücadele yıllarında şehitler verdiğini belirterek, tüm şehitleri rahmetle andı, gazilere şükranlarını sundu.

Kıbrıs Türk halkının egemenliğinin asla pazarlık konusu olmayacağını vurgulayan Bebek, “Bugünleri aziz şehitlere borçluyuz” dedi.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da Kıbrıs Türkü’nün 1974 yılına kadar büyük acılar çektiğini vurgulayarak, şehitlerin asla unutulmayacağını ifade etti.

Konuşmasında Kıbrıs konusuna da değinen Tatar, bağımsızlık ve özgürlükten ödün verilmeyeceğini, egemenlik temelinde bir anlaşmanın vazgeçilmez olduğunu söyledi.

Tatar, KKTC’nin Doğu Akdeniz’de bir denge unsuru, barışın ve huzurun anahtarı olduğunu dile getirdi.

Rumlarla ortaklık yapmanın sanıldığı kadar kolay olmadığını belirten Tatar, “Bizi azınlık görüyorlar New York’taki toplantılarda da bunu gördük” dedi.

Tören, konuşmaların ardından şehitler için dua okunmasıyla sona erdi.

Polis Akademisi KKTC’den 10 öğrenci kabul edecek

0

Türkiye Cumhuriyeti Polis Akademisi Başkanlığı İç Güvenlik Fakültesi 2025-2026 öğretim yılı lisans eğitimi için KKTC’den 10 öğrenci kabul edecek.

Polis Genel Müdürlüğü’nden yapılan duyuruya göre, bir yıl İngilizce dil hazırlık eğitimi olmak üzere toplam beş yıllık eğitimde, aranan koşulları taşıyan ve yapılacak sınavlarda başarılı olan 8’i erkek ve 2’si kadın olmak üzere toplam 10 öğrenci, Polis Hizmetleri Komisyonu tarafından seçilerek Türkiye’deki Polis Akademisi’ne eğitime gönderilecek.

Polis Akademisi’ndeki beş yıllık eğitimi tamamlayan öğrenciler, Polis Genel Müdürlüğü polis çavuşu kadrosunda görev yapmak amacıyla atanacak.

– Beş yıl eğitim görecekler… Mezunlar polis çavuşu olarak atanacak

Polis Genel Müdürlüğü duyurusunda, Polis Akademisi Başkanlığı İç Güvenlik Fakültesine gönderilecek öğrencilerin hakları ve uyması gereken kurallar şöyle sıralandı:

“Öğrenciler, mezun olana kadar eğitim-öğrenim süresince her yılın ocak ayında geçerli olan asgari ücretin yüzde 25’i oranında her ay burs alacak.

Beş yıl öğrenim görecek öğrencilerin ‘İaşe ve ibateleri’ devlet tarafından karşılanacak. Mezun olmadan sağlık sebebi hariç, başka herhangi bir sebeple akademiden ayrılan veya ilişiği kesilenler ile mezun olduktan sonra aday adayı olarak atanmayı kabul etmeyenler öğrenim masraflarını ödemekle yükümlü olacaklar. Polis Akademisi Başkanlığı İç Güvenlik Fakültesi’nden mezun olacak olan erkek adaylar, askerlik yükümlülüğünden de muaf olacak.

Mezunlar, polis çavuşu aday adayı olarak atandıkları tarihten itibaren, 10 yıl hizmet yapmadan çekildikleri takdirde veya kendi kusurları nedeniyle polislikle ilişkilerinin kesilmesi halinde, askerlik yükümlülüğünü yerine getirmek ve zorunlu hizmet sürelerinin geriye kalan kısmı ile orantılı olarak öğrenim masraflarını ödemek zorunda olacak.

Mezun olanlar, Polis Hizmetleri Komisyonu tarafından 8. derece polis çavuşu aday adayı olarak atanacak. Aday adayı olarak atananlar, altı aylık veya Polis Örgütü Planlama Kurulu’nun uygun göreceği bir süre intibak eğitimi için Polis Okulu’na sevk edilecek. Aday numaraları başvuru süresi bittikten sonra en kısa sürede müracaatçılara SMS yolu ile bildirilecek. Duyurunun yapıldığı müracaatçıların cep telefonlarına SMS yolu ile gönderilecek. Müracaatçılara ayrıca yazılı sınav çağrısı yapılmayacak.”

Başvuru için aranan koşullar, gereken evraklar ve detaylara, Polis Genel Müdürlüğü’nün resmi web sitesi http://www.polis.gov.ct.tr adresinde yer alan duyurular kısmından
ulaşılabilecek.

İskele Belediyesi, sıcak hava nedeniyle işçilerin mesai saatlerini yeniden düzenledi

0

İskele Belediye Başkanı Hasan Sadıkoğlu, Çalışma Bakanlığı’nın güneşte çalışmaya sınır getiren kararı kapsamında belediye işçilerinin mesai saatlerinin değiştiğini duyurdu.

İskele Belediyesi’nden yapılan açıklamaya göre, Sadıkoğlu İskele Belediyesi işçi personelinin mesai saatlerinin 06.00-12.00 olarak yeniden düzenlendiğini kaydetti.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı dünkü açıklamasında bugünden pazara kadar 12.00 ile 16.00 saatleri arasında güneşte çalışmanın yasaklandığını duyurmuştu.

Başbakanlık Afet ve Acil Durum Komitesi Başkanı Cahitoğlu: Olası bir duman veya yangın belirtisi halinde 177 İhbar Hattı’na bilgi verilmeli

0

Başbakanlık Afet ve Acil Durum Komitesi ülkemizi etkisi altına alan aşırı sıcaklar ve düşük nem oranı nedeniyle orman yangını riskinin son derecede yüksek olduğuna işaret ederek, tüm halkı azami dikkatli ve duyarlı olmaya davet etti.

Başbakanlık Müsteşarı Afet ve Acil Durum Komitesi Başkanı Hüseyin Cahitoğlu tarfından yapılan yazılı açıklamada, ülkemizi etkisi altına alan aşırı sıcaklar ve düşük nem oranı nedeniyle orman yangın riskinin son derece yüksek olduğuna işaret edildi.

Bu durumun, ciddi bir tehdit olduğuna işaret edilen Komite açıklamasında tüm halkın azami dikkatli ve duyarlı olması istendi

Açıklamada, olası bir duman veya yangın belirtisi fark edilmesi halinde, vatandaşlarımızın derhal 177 Orman Yangın İhbar Hattı’na bilgi verilmesinin hayati önem arz ettiği de vurgulandı.