Ana Sayfa Blog Sayfa 8738

Tayland Kralı’nın taç giyme töreni için 300’den fazla drone havalandı

0

Tayland Kralı’nın taç giyme töreni, Başkent Bangkok’ta görkemli bir kutlama ile son buldu.

Cumartesi günü başlayan ve 3 gün süren törenlerin kapanışında her biri ışıklarla donatılan 300’den fazla drone havalandı, gökyüzünü rengarenk şekillerle süsledi.

Işıklı drone’lar, Tayca yazı yazdı, figürler çizdi. Tayland’ı yöneten Çakri Hanedanlığı gökyüzüne resmedildi.

Hanedanlığın 10’uncu Kralı Maha Vajiralongkorn geçen hafta, kendi özel koruma birliğinden Orgeneral Suthida ile evlenmişti.

2016 yılında tahta geçmesine rağmen Kral’ın taç giyme töreni evlilik duyurusundan 2 gün sonra yapıldı.

Danimarkalı aşırı sağcı partiden Müslümanları sınır dışı etme çağrısı

0

Irkçı Rasmus Paludan’ın liderliğindeki aşırı sağcı Stram Kurs Partisinin seçim öncesi söylemleri tepki topluyor. Parti, tüm Müslümanların sınır dışı edilmesi ve etnik temelli bir toplum oluşturma çağrısı yaptı.

Her fırsatta Müslümanlara karşı söylem geliştiren parti, genel seçimlere katılabilmek için 20 bin imza topladı. Parti başkanı Rasmus Paludan’ın özellikle video paylaşım platformu YouTube üzerinden yayınladığı içerikler sayesinde genç Danimarkalıların sempatisini toplamaya çalıştığı biliniyor.

Facebook hesabı askıya alındı

Rasmus Paludan, Müslümanların yoğunlukta olduğu semtlerde Kur’an-ı Kerim yakarak İslam ve Müslümanlara hakaret yoluyla aşırılık yanlılarının ilgisini toplamaya çalışmıştı. Bunun üzerine Paludan, Danimarka medyasına yaptığı açıklamada, kişisel Facebook hesabının askıya alındığını açıklamıştı.

Genel seçim 17 Haziran’dan önce

Danimarka’da Başbakan Rasmussen tarafından bu hafta başlatılacağı tahmin edilen kampanya ile siyasi partilerin programlarını ilan etmeleri bekleniyor. Ülkedeki yasalara göre genel seçimin 17 Haziran’dan önce yapılması gerekiyor.

Almanya kızamık aşısını reddeden ailelere ceza vermeye hazırlanıyor

0

Dünyada kızamık salgını alarmı verilirken, Almanya çocuklarını kızamığa karşı aşılamayı reddeden ailelere para cezası getirmeye hazırlanıyor.

Almanya Sağlık Bakanı Jens Spahn tarafından sunulan yasa tasarısına göre, çocuklarını kızamığa karşı aşılamayı reddeden ebeveynlere, 2 bin 500 euro’ya kadar para cezası verilebilir.

Bu yılın bitiminden önce parlamentodan geçmesi halinde, 1 Mart 2022’den itibaren yürürlüğe girecek olan yasa, kreşlere ve okullara devam eden tüm çocuklar, ayrıca öğretmenler, eğitimciler ve sağlık personeli için kızamığa karşı aşılamayı zorunlu kılacak.

Çocuklarını anaokullarına veya okullara kaydettiren ebeveynlerin, Temmuz 2020’ye kadar, ya çocuklarının aşılandığına dair kanıt sunması ya da çocuklarının aşılanmasını engelleyecek tıbbi bir durumun kanıtını sunmaları gerekiyor.

Sağlık Bakanlığının tahminlerine göre, yasa aynı zamanda bir okula veya anaokuluna devam eden yaklaşık 361 bin aşılanmamış çocuğu ve yaklaşık 220 bin yetişkini etkileyecek.

Ateş, halsizlik, öksürük, burun akıntısı, gözlerde kızarıklık ile başlayan ve sonrasında döküntünün görüldüğü kızamık, kulak enfeksiyonu, ishal, zatürre ve beyin hasarının yanı sıra ölüme de neden olabiliyor.

Washington-Pekin hattında gerilim yeniden yükseliyor

0

1 Aralık 2018’de Arjantin’in başkenti Buenos Aires’te düzenlenen G20 Liderler Zirvesi’nde ticaret savaşında ateşkes ilan eden ABD ile Çin arasında gerilim yeniden yükselmeye başladı. 

ABD Başkanı Donald Trump, Twitter’dan yaptığı açıklamada Çin’e uygulanan gümrük vergilerinin artırılacağını söyledi. 

“Çin’den gelen 325 milyar dolar değerindeki diğer ürünler halen vergilendirilmiyor ancak yakında yüzde 25 olacak. ABD’ye ödenen vergilerin, Çin tarafından karşılanması sayesinde ürün fiyatları üzerinde çok az etkisi oldu. Çin ile Ticaret Anlaşması devam ediyor ancak tekrar müzakere etmek istemeleri nedeniyle çok yavaş ilerliyor.”

Trump’ın açıklamalarının ardından Reuters’a açıklama yapan ABD ordusu sözcüsü, tartışmalı Güney Çin Denizi’nde iki savaş gemisi gönderildiğini açıkladı.

Sözcü, gemilerin gönderilme nedeninin Pekin’in Japonya ve bazı Güneydoğu Asya ülkelerinin donanmalarının faaliyet gösterdiği stratejik sularda navigasyon özgürlüğünü sınırlandırma çabaları olarak gördüğü şeylere karşı koyma girişi olduğunu söyledi.

Güney Çin Denizi

Çin, 1947’de yayımladığı haritayla egemenlik ihtilaflarının yaşandığı bölgenin yüzde 80’i üzerinde hak iddiasında bulunurken, yer altı kaynakları açısından zengin bölgede başta Filipinler olmak üzere Vietnam, Brunei ve Malezya’nın da aralarında bulunduğu komşu ülkelerle egemenlik tartışmaları yaşıyor.

Pekin yönetiminin, Güney Çin Denizi’ndeki adalara üs inşa ederek egemenlik hakkı iddiasına bölge ülkelerinin yanı sıra ABD de karşı çıkıyor.

Uluslararası kamuoyunda Paracel ve Spratly olarak bilinen takımadalar, Vietnam tarafından Hoang sa ve Truong Sa, Çin tarafından ise Şişa ve Nanşa Çündao olarak adlandırılıyor.

Pekin’in, tartışmalı sularda inşa ettiği yapay adalar üzerinde kurduğu üsleri silahlandırdığına yönelik iddialar ise bölge ülkeleri ile arasında gerginliğe sebep oluyor.

ABD ve Çin arasındaki “ticaret savaşının” gelişimi

ABD ile Çin arasında “ticaret savaşının” başlangıcı olarak görülen gelişmeler, Trump yönetiminin 23 Mart’ta ithal çelik ve alüminyuma sırasıyla yüzde 25 ve yüzde 10 ek gümrük vergisi getirmesiyle başladı.

Çin, Washington’un çelik ve alüminyum ürünlerine yönelik ek gümrük vergilerine cevaben nisan ayı başında ABD menşeli 128 ürüne yüzde 15 ile yüzde 25 arasında değişen tarifeler getirdi.

ABD yönetimi ayrıca Çin’in, Amerikalı şirketlerin teknolojilerini ve fikri mülkiyetlerini ele geçirmeye yönelik usulsüz faaliyetleri gerekçesiyle toplam 50 milyar değerindeki Çin menşeli ürüne, temmuz ve ağustos aylarında yüzde 25 ek gümrük vergisi uygulamasını yürürlüğe koydu.

Pekin yönetiminin, ABD’nin sadece Çin’i hedef alan bu hamlesine tepkisi gecikmedi. Çin Ticaret Bakanlığı, bu karara cevaben ABD’den ithal edilen 50 milyar dolar tutarındaki 659 ürünü yüzde 25 gümrük vergisine tabi tutmaya başladı.

ABD Başkanı Donald Trump, 18 Haziran’da Çin’in daha önce açıkladığı tarifelere misillemeyle karşılık vermesi halinde 200 milyar dolar değerindeki ürünlere de yüzde 10 gümrük vergisi uygulanması talimatını verdi.

ABD Ticaret Bakanlığının resmi verilerine göre, geçen sene Çin’den ithal edilen tüm malların toplam değeri yaklaşık 505,5 milyar dolara tekabül etmişti. Bu yılın ilk yarısında Çin’den ithal edilen ürünlerin toplam değeri ise 250 milyar dolar civarında gerçekleşti.

ABD Malezya’dan kaçırılan 57 milyon doları iade etti

0

Malezya Başsavcısı Tommy Thomas, Kamu Kalkınma Fonu’ndan ABD’ye aktarılan paraların bir kısmının eski Başbakan Necip Rezak’ın üvey oğlu Rıza Aziz ile bağlantısı bulunan Red Granite Pictures isimli Holywood firmasının hesabına geçirildiğini bildirdi.

Başsa vcı Thomas, ABD hükümetinin bu paraya geçen hafta el koyduğunu ve bugün itibariyle Malezya’ya iade ettiklerini açıkladı.

Thomas, geri kalan paranın da ilerleyen zamanlarda iade edileceğini vurguladı.

Diğer yandan yolsuzluk davaları süren Necip Rezak’ın, duruşma savcılarından Gopal Sri Ram’ın değiştirilmesi yönündeki talebi Kuala Lumpur Yüksek Mahkemesi tarafından reddedildi.

British Culture College kapandı, öğrenciler sokakta kaldı

0

Hamitköy’de faaliyet gösteren British Culture College isimli özel okulun yönetim kararı ile bir süreliğine kapatıldığı ortaya çıktı.  

Uzun süredir maddi sıkıntılar yaşadığı iddia edilen okulun kapıları bugün velilere haber bile verilmeden kapandı.

Haber Kıbrıs Haber Merkezi’ne ulaşan bir vatandaş çocuğunu hazırlayıp bu sabah okula götürdüğünü ama okul yönetiminin ve öğretmenlerin okulda olmadığını söyledi.

Öte yandan okulun kapandığından haberi olmayan veliler çocuklarını okula bırakıp gittiği için birçok çocuk okulda yalnız ve başı boş kaldı.

Uzun bir süredir maddi sıkıntı yaşandığı ve öğretmenlerin 5 aydır ödenmediği de iddialar arasında.

Konu ile ilgili olarak okuldan bilgi alınamazken, Eğitim Bakanlığı’nın da haberde adı geçen özel okulun kapanması ile ilgili bilgisi olmadığı, konunun araştırıldığı öğrenildi. 

 

HK AJANS

BM: Kıbrıs’taki doğal kaynaklardan her iki toplum da faydalanmalı

0

Birleşmiş Milletler (BM), Kıbrıs ve çevresinde bulunan doğal kaynaklardan her iki toplumun da faydalanması gerektiğini bildirdi.

BM Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric, günlük basın brifinginde Türk gemilerinin Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon arama faaliyetlerine ilişkin açıklamada bulundu.

Dujarric, “Genel Sekreter, gelişmeleri yakından ve endişeyle takip ediyor. Hidrokarbon arama faaliyetlerine ilişkin tutumumuz değişmedi. Kıbrıs ve çevresinde bulunan hidrokarbondan iki toplumun da faydalanması gerek.” dedi.Sözcü Dujarric, taraflara gerginliğin azaltılması için çaba göstermeleri çağrısında bulundu.

BM Genel Sekreteri AntonioGuterres, Kıbrıs raporunda da Kıbrıs’ta ve çevresinde bulunan doğal kaynaklardan her iki toplumun da faydalanması gerektiğini belirtmişti.

 

ABD’nin sınır güvenliği Mark Morgan’dan sorulacak

1

ABD Başkanı Donald Trump pazar günü yaptığı açıklamada, Barack Obama döneminde Sınır Güvenlik Birimi Şefi olarak görev yapan Mark Morgan’ın, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Biriminin başına getirildiğini açıkladı.

Trump, özellikle ABD’nin güney sınırından gerçekleşen göçü durdurma ve sınır güvenliğini artırmada, Morgan’ın önemli bir rol üstleneceğini söyledi.

ABD Başkanı ayrıca sosyal medya sitesi Twitter’dan yaptığı paylaşımda, Morgan’ı “gerçek bir vatansever” olarak nitelendirdi.

 

 

Mark Morgan’ın Trump’ın Meksika’ya inşa etmeyi planladığı duvara destek verdiği biliniyor.

ABD Başkanı, göçmenler ve gümrükten sorumlu Ron Vitiello’yu bölgede “daha sert bir politika yürütmek” amacıyla görevden almıştı.

Papua Yeni Gine’de 7,2 büyüklüğünde deprem

0

ABD Jeolojik Araştırma Merkezi (USGS) tarafından yapılan açıklamaya göre, PNG’nin Bulolo bölgesindeki Lae kasabasının 66 kilometre güneybatısında 7.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Yerin 127 kilometre derinliğinde ve dağlık alanda meydana geldiği belirlenen depremin ardından açıklama yapan Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi, bölgede tsunami tehlikesinin bulunmadığını duyurdu.

Başkent Port Moresby’den de hissedildiği belirtilen depremin şu ana kadar büyük bir hasara neden olmadığını açıklayan PNG Ulusal Afet Merkezi de bazı iş yerlerinde şiddetli sarsıntıdan dolayı eşyaların döküldüğünü bildirdi.

PNG afet ekiplerinin depremin etkili olduğu bölgelerdeki hasar tespit çalışmaları devam ediyor.

Avustralya Meteoroloji Bürosu, şiddetli depremin Queensland eyaletinin kuzeyindeki bölgelerden de hissedildiğini açıkladı.

Yemen’de 4 yaşındaki çocuk babası ile aynı kaderi paylaştı

0

Yemen’in Taiz kentinde yaşayan Abdülkavi el-Aizeri, 2016 yılında evinden çıktıktan birkaç dakika sonra Husi keskin nişancılarının hedefi oldu ve hayatını kaybetti.

O zamandan beri Taiz kentinde, çocuklar oyun oynarken evlerinden ayrılmamaya, dışarı çıktıklarında ise çatışma sesi duyduklarında hızlıca evlerine girmeyi öğrendi.

Taiz’de bir süredir, Cumhurbaşkanı Abdurrabbu Mansur Hadi destekçisi Islahiler ile Selefiler arasında Vadi el-Madam bölgesinde yaşanan çatışmalar nedeniyle çocukların duydukları silah sesleri yaygınlaşmaya başladı.

Babası ile aynı kaderi paylaştı

Geçtiğimiz ayın 25’inde ise, 2 grup arasında şiddetlenen çatışmaların durulduğu bir anda, bir keskin nişancı mermisi evinin önündeki Hişam el-Aizeri’ye isabet etti.

2016 yılında keskin nişancı tarafından vurulan babasıyla aynı kaderi paylaşan Hişam’ı gören annesi bayıldı, kardeşleri ise ağlama krizine girdi.

Komşuları, yol tehlikeli olmasına rağmen Hişam’ı hastaneye kaldırldı ancak küçük çocuk kurtarılamadı.

Taiz’de çatışan taraflardan Islahiler ile Selefiler arasında ise, anlaşmaya varıldı ve gruplardan biri kentten çıkmayı kabul etti.

Ancak 4 yaşındaki Hişam artık hayatta değildi.

“Çocukların böyle bir gerçeği kabul etmeleri kolay değil”

Hişam el-Aizeri’nin komşusu Velid Abdülhamid kentteki durumu, “Çatışmalar tüm kent sakinlerini tehdit ediyor. Bugünlerde evlerimizi özgürce ter edemiyoruz” sözleriyle ifade ediyor.

Abdülhamid, “Hişam yetim bir çocuk ve çatışmalar durduğunda evi terk etti. O, keskin nişancıların hedefleri arasında çocukları ayırt etmediğini bilmiyordu” dedi.

Keskin nişancılar, Taiz’in çeşitli bölgelerinde sivilleri hedef alıyor. Hişam’ın babası Abdülkavi de aynı şekilde ve aynı mahallede Ekim 2016’da öldürüldü.

Ailenin komşusu Abdülhamid, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bir keskin nişancı, evinin önünde durduğu sırada Hişam’ın babasını öldürdü. Çocuklar babalarını kaybettikleri anı hala unutmadı. Hişam’ın kardeşleri, çocukların böyle bir gerçeği kabul etmeleri zor, yaşadıkları travma yüzünden acı çekiyorlar.”

Bölgeden bölgeye süren göçler

Yemen’in güneyinde yer alan Taiz kenti 2015 yılından itibaren Husi militanları ile meşru Cumhurbaşkanı Hadi’ye bağlı güçler arasında şiddetli çatışmalara sahne olurken, şimdi çatışmalara Hadi’ye bağlı güçler arasındakiler de eklendi.

Geçtiğimiz mart ayında, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) desteklediği güçlerden Selefilerin Ebu el-Abbas Tugayları ile Islah savaşçıları arasında, son zamanlardaki en kanlı çatışmalar yaşandı.

Essam el-Masah, kentte Husiler ile Hadi’ye bağlı güçler arasında başlayan çatışmalar sonrasında El-Kasr kavşağındaki evinden ayrılarak gittiği Eski Şehir bölgesinden de çatışmalar nedeniyle başka bir mahalleye kaçmak zorunda kaldı.

Masah, kentte yaşanan durumu şöyle anlattı:

“Husiler ile yapılan savaşlar ile Hadi destekçileri arasında yaşanan çatışmalar arasında hiçbir fark yok. Hepsi sivilleri öldürüyor ve evleri yıkıyor. Ayrıca sivilleri evlerini terk etmek zorunda bırakıyorlar. Evlerimizi terk etmekten başka çaremiz yoktu. Şehrin hiçbir bölgesi güvenli değil ancak çatışmaların buraya sıçramayacağı umuduyla buraya kaçtım.”