Ana Sayfa Blog Sayfa 8742

SOS’ten Fitre Çağrısı

0

Ülkemizde aile bakımını kaybetme riski ile karşı karşıya olan çocukların sayısı her geçen gün artıyor. SOS Çocukköyü Derneği bu durumdaki çocuklara sevgi dolu bir aile kurarak onlara uzun süreli bakım veren ve çocukların ailelerinin yanında sağlıklı koşullarda yaşaması için önleyici çalışmalar yürüten bir hayır kurumudur. Gelin köyümüzde bakım gören çocuklarımıza hep birlikte destek olalım.

Her çocuk bayram sabahına sıcak bir aile ortamında uyanmayı diler! Bayram sabahında bir annenin çocuğunu kucaklaması, bir babanın çocuğuna gülümseyip kollarını açması, kardeşlerin heyecanla bayram sabahına uyanması, renk renk bayram şekerleri her çocuğun bayram hayallerini süsler. Siz de çocuklarımızın sıcak bir aile ortamında sevgi dolu bir bayram yaşaması için size en yakın Türk Bankası, Limasol Türk Kooperatif Bankası, Kıbrıs Türk Kooperatif Merkez Bankası, Albank veya Creditwest şubesine giderek bağış yapabilirsiniz. Operatörlerin faturalı hatlarından 4120’ye boş mesaj göndererek 30 tl tutarında fitre bağışında bulunabilir, soscocukkoyu.org adresini ziyaret ederek online bağış yapabilirsiniz.

 

En uzun oruç Sinop’ta

0

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı tarafından yapılan kameri ay hesaplamalarına göre, 16 saat 10 dakika oruçlu kalınacak Sinop’ta, bazı vatandaşlar Barış Manço Parkı’nda birbirleriyle sohbet ederek iftar saatini bekliyor.

Parkta iftar saatini bekleyen Muzaffer Demir yaptığı açıklamada, oruç tutmanın kendisine huzur verdiğini dile getirdi.

En uzun süre oruç tutacak il olacaklarını basından öğrendiğini belirten Demir, “En uzun oruç günü benim için gayet iyi geçiyor. Hiçbir sıkıntı yaşamıyorum. Hava da güzel, arkadaşlarla burada zaman geçirmeye çalışıyoruz. İnşallah ramazan boyunca böyle geçer. En uzun orucu tuttuğumuz için de ayrıca mutluluk duyduk. Allah herkesin orucu kabul etsin.” diye konuştu.

“Belki çalışanlar zorlanır”

Kardeşi ve çocuğuyla parkta zaman geçiren Sibel Çelebi de sıcak havaya rağmen orucun kendilerini zorlamadığını anlattı.

Çelebi, “Bizim için ramazan güzel başladı. Havaların güzel olmasının da avantajıyla parkta zaman geçiriyoruz. 16 saat 10 dakika uzun bir süre. Belki çalışanlar zorlanır ama bizim açımızdan bir sorun yok. Ramazan boyunca inşallah hep böyle huzur içerisinde oluruz. Zaten Sinop da çok huzurlu bir kent. Ramazan ayıyla birlikte huzurumuz daha da arttı. Oruç tutanlara Allah kolaylıklar ve sağlık versin.”

Bazı vatandaşlar da iskelede balık tutarak iftar saatini bekliyor.

Malezya’da ilk teravih namazı kılındı

0

Malezya’nın başkenti Kuala Lumpur’un simgelerinden kabul edilen Sultan Abdul Samed Camisi de ilk teravih için doldu.

Teravih namazına Suudi Arabistan’dan gelen Dr. Turki al-Miman imamlık etti.

Namazın ardından cemaat, ramazanın İslam alemine hayırlar getirmesi için dua etti.

Malezya Başbakanı Mahathir’den ramazan mesajı

Malezya Başbakanı Mahathir Muhammed, “Oruç tutmayı, karakterimizi şekillendirmek için önemli bir ibadet olarak kabul ederiz. Çünkü oruç bize İslam’ın yasakladığı şeylere karşı kendimizi kontrol etmeyi öğretir” ifadesini kullandı.

Mahathir, Sosyal medya hesabında paylaştığı videoda, Malezya halkının ve tüm İslam aleminin ramazanını tebrik etti. Oruç tutanlara israftan kaçınma ve ramazan vesilesiyle eksiklerini giderme çağrısında bulunan Mahathir, şu ifadeleri kullandı:

“Bu ayda bizler genellikle ramazan pazarlarına gideriz. İftar için alışveriş yaparken kendimizi kontrol etmeli ve paramızı israf etmemeliyiz. Oruç tutmayı, karakterimizi şekillendirmek için önemli bir ibadet olarak kabul ederiz. Çünkü oruç bize İslam’ın yasakladığı şeylere karşı kendimizi kontrol etmeyi öğretir.” 

Dünyada oruç tutma süreleri

0

Ramazan ayında, dünyanın farklı yerlerindeki Müslümanlar kendi coğrafyalarında ibadetlerini yerine getirmeye başladı.

Ramazan ayı, Kuzey Yarımküre’de ilkbahar, Güney Yarımküre’de ise sonbahar mevsiminin yaşandığı günlere denk geliyor. Oruç tutma süreleri de kuzeyden güneye azalan gün ışığı sürelerine bağlı olarak, güneydeki yerleşimlerden kuzeydeki yerleşimlere gidildikçe arttı.

Kuzeyde yaşayan Müslümanlar daha uzun süre oruç tutuyor

Ramazan’ın ilk gününde 68 derece kuzey enleminde yer alan Rusya’nın Murmansk kentinde, imsak vakti ile iftar vakti arasındaki süre 20 saat 45 dakikayı buluyor. 54 derece güney enlemindeki Arjantin’in Ushuaia kentinde imsak vakti ile iftar vakti arası yalnızca 11 saat sürüyor.

Kuzey enlemlerindeki şehirlerde yaşayan Müslümanlar, güneydekilere göre daha uzun oruç tutuyor.

Oruç tutulan süre, İzlanda’nın başkenti Reykjavik’te 19 saat 26 dakika, Norveç’in başkenti Oslo’da 18 saat 43 dakika, İsveç’in başkenti Stockholm’de 18 saat 38 dakika, İskoçya’nın başkenti Edinburg’da 18 saat 14 dakika, Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da 18 saat 12 dakika, Almanya’nın başkenti Berlin’de 17 saat 54 dakika, İngiltere’nin başkenti Londra’da 17 saat 51 dakika, Fransa’nın başkenti Paris’te 17 saat 9 dakika, Rusya’nın başkenti Moskova’da 16 saat 23 dakika, Kanada’nın başkenti Toronto’da 15 saat 58 dakika, İtalya’nın başkenti Roma’da 15 saat 55 dakika, Yunanistan’ın başkenti Atina’da 15 saat 48 dakika, İran’ın başkenti Tahran’da 15 saat 26 dakika, ABD’nin başkenti Washington’da 15 saat 21 dakika, Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta 15 saat 16 dakika, Irak’ın başkenti Bağdat’ta 15 saat 14 dakika, Pakistan’ın başkenti İslamabad’da 15 saat 14 dakika, Kudüs’te 15 saat 6 dakika, Mısır’ın başkenti Kahire’de 15 saat 6 dakika, Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’de 14 saat 51 dakika, Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da 14 saat 37 dakika, Kenya’nın başkenti Nairobi’de 13 saat 17 dakika, Şili’nin başkenti Santiago’da 12 saat 4 dakika ve Arjantin’in başkenti Buenos Aires’te 12 saat 2 dakika oldu.

Küçük Seval için yardım kampanyası başlatıldı

0

6 yaşındaki küçük Seval, tam 3 yıl önce ailesiyle birlikte geçirdiği trafik kazası sonrasında yaşadığı beyin felciyle hayata tutunmaya çalışıyor. Türkiye’de tedavi görmesi gerekli olan küçük Seval için yardım kampanyası başlatıldı.

Gemikonağı’nda sakin Sitem ve Settar Genç çiftinin çocukları olan küçük Seval, 3 yaşından beri ülkede ve Türkiye’de gördüğü tedavilerle hayatta kalmaya çalışıyor.

Yıllar süren tedavileri nedeniyle küçük Seval’in ailesi maddi ve manevi yönden ciddi zorluklarla boğuşurken, Türkiye’de devam edecek olan tedavi masrafları için yardım kampanyası yapmak zorunda.

Küçük Seval’in tedavi masrafları devlet tarafından karşılansa da, Türkiye’de devam edecek olan tedavilerinde, ailenin ciddi masrafları olduğu için bilet satışı yapılacağı belirtildi.

Yardım amaçlı basılan ve satılan biletlerin 20 TL olduğunu bildirildi.

BİLETLER Güzelyurt Postanesi Terminal Şube (Şaziye Bingöl)  ve Güzelyurt Mehtap Şıköz (Takıcı)’dan temin edilebilir.

 

HK AJANS

Eti Bakır Küre’den çıkan atıklar ekonomiye kazandırılacak

0

Eti Bakır’dan yapılan açıklamaya göre, Kastamonu’nun Küre ilçesinde kurulu Eti Bakır Küre Tesisleri’nden çıkan yıllık 270 milyon dolar değerindeki atık, Eti Bakır Mazıdağı Metal Geri Kazanım ve Entegre Gübre Tesisleri’nde geri dönüştürülerek ekonomiye kazandırılacak.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Eti Bakır Küre Yeraltı Proje ve Maden Müdürü Kazım Küçükateş, Küre’de yaşayan 3 bin nüfusun yaklaşık 700’ünün Eti Bakır’da çalıştığını belirterek, sadece istihdam açısından değil ilçe ekonomisi için yarattıkları ekosistemin de önemli olduğunu vurguladı.

Yeraltı sığınma odasından, uzaktan kumandalı iş makinelerine, ağaçlandırmadan iş güvenliğine kadar en yüksek standartları yakalayan Eti Bakır’ın, sıfır atık politikası ile dünyanın en iyi madenleri arasına girdiğini anımsatan Küçükateş, ileride atık barajını da ağaçlandıracaklarını ifade etti.

Küçükateş, dünyada yıllık maden üretiminin 1,5 trilyon dolar olduğunu, Türkiye’de bu rakamın 11,5 milyar dolar civarında bulunduğunu aktararak, şunları kaydetti:

“Türkiye’de madenciliğin milli gelir içindeki oranı yalnız yüzde 1,5. Biz Cengiz Holding olarak maden yatırımlarımızla ülkemizin ekonomik gelişimine destek vermek için çalışıyoruz. Özelleştirmeden önce Eti Bakır, Küre’de maden arama ve üretme çalışmalarını 140 metreye kadar sürdürebiliyordu. Araştırmalarımız sonucunda 140 metrenin altında yeni rezerv bulduk.

Gerek tespit edilen yeni rezervler gerekse teknolojik yatırımlar sayesinde bugün 960 metreden güvenli bir şekilde maden çıkarabiliyoruz. Küre madenimizde 4×4 araç ile dolaşılabilecek 50 kilometre galeri açıldı. Eti Bakır yeraltı zenginliklerinin tespit edilmesi için, sadece bu sahada 200 bin metreden fazla sondaj yaparak, yaklaşık 50 milyon dolar Ar-Ge yatırımı yaptık. Diğer teknolojik çalışmalarla birlikte bu rakam 60 milyon doları geçti. Eti Bakır, Türkiye’de Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğünden (MTA) sonra en fazla sondaj çalışması yapan şirket konumunda.”

Küçükateş, bu yıla kadar fabrikadan çıkan atığı atık barajında stokladıkları bilgisini vererek, 2019 itibarıyla sıfır atık politikasına geçtiklerinden bahsetti.

Atıkların bu yıldan itibaren Mazıdağı Tesisleri’ne gönderildiğini ve yılda 270 milyon doların sadece atıkla ekonomiye kazandırılacağını vurgulayan Küçükateş, “Mardin Mazıdağı’nda 1,2 milyar dolar yatırımla kurduğumuz Metal Geri Kazanım ve Entegre Gübre Tesisleri ile Küre madeninde bakır cevheri yanında elde ettiğimiz, kobalt cevheri de ekonomiye kazandırılıyor. Daha önce değerlendirilemeyen maden atıkları da içinde çinko, demir, bakır gibi değerli madenler barındırmaktadır. Tesis sayesinde yılda 270 milyon dolar değerinde metal ithalatının önüne geçeceğiz.” değerlendirmelerini yaptı.

Küçükateş, metal geri kazanımı sırasında ortaya çıkan sülfürik asidi, bölgeden elde ettikleri fosfatla değerlendirerek yılda 500 bin ton DAP veya müdahili fosfatlı gübre üretimi yapacaklarını dile getirdi.

“Türkiye’ye ve ekonomik gücüne her zaman inanıyoruz”

Kazım Küçükateş, Eti Bakır’ın Türkiye’de cevherden izabe bakır üretimi yapan tek tesis konumunda bulunduğuna işaret ederek, “Bu tesis ayakta kalmasaydı, Türkiye bakır ihtiyacının tamamını ithal etmek zorunda kalacaktı.” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin yıllık bakır ihtiyacının 435 bin ton olduğunu, bunun parasal değerinin 3 milyar doların üzerinde bulunduğunu belirten Küçükateş, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bu miktarın 50 bin tonu hurda geri dönüşünden sağlanıyor. Geriye kalan 385 bin tonun Eti Bakır üretimi olan 75 bin ton dışındaki miktar ise mamul veya yarı mamul olarak ithal edilmektedir. Eti Bakır ise şu anda ülke ihtiyacının 75 bin tonunu karşılamaktadır. Bu da yaklaşık yüzde 20’sine denk gelmektedir. Parasal anlamda bakarsak yılda yaklaşık 550 milyon doların üzerinde dövizin yurt içinde kalması anlamına gelmektedir.

Sanayinin çevre ile uyumlu olması gerektiğini Holding olarak çok iyi biliyoruz. Bu yüzden de Eti Bakır Tesisleri için yürütülen teknoloji yatırımlarının yanı sıra çevre yatırımları gerçekleştirmeye de aynı şekilde özen gösteriyoruz. Eti Bakır, Samsun, Küre ve Murgul tesislerinde şu ana kadar 2 milyon 900 bin metrekare alan 8 milyon dolar harcamayla rehabilite edilerek 900 bin ağaç dikildi. Rehabilitasyonu devam eden 1 milyon 250 bin metrekare önümüzdeki yıl sonuna kadar 650 bin ağaç daha dikeceğiz. Sıfır atık politikamızla, çevre ile tam uyumlu üretime devam edeceğiz.”

Kazım Küçükateş, Türkiye’ye ve ekonomik gücüne her zaman inandıklarını vurgulayarak, “Ekonomik anlamda zor günler geride kalacak. Türkiye, 2008 krizini bile en hafif atlatan ülkelerden birisi olmayı başardı. Bu sıkıntıları da atlatabilecek gücü var. Yaz dönemine doğru bu ekonomik toparlanmanın hızlanarak devam edeceğine inanıyorum. Kendi cevherini çıkararak, işleyen bir şirket olarak bizim gibi şirketlerin artması, ülke ekonomimiz için büyük önem taşıyor. Umarım, bizim yaptığımız sanayi yatırımları, diğer şirketlerimize de örnek olur.” açıklamasını yaptı.

Arap Parlamentosu’ndan BM’ye ‘İsrail’i durdurun’ çağrısı

0

Arap Parlamentosu tarafından yapılan yazılı açıklamada, Birleşmiş Milletler (BM) ve BM Güvenlik Konseyi, İsrail ordusunun Gazze’de yaşayan Filistin halkına karşı başlattığı saldırıları durdurması için harekete geçmeye çağırıldı.

Parlamento’nun açıklamasında ayrıca BM İnsan Hakları Konseyi’nden, Filistinli sivillerin korunması ve saldırıların durdurulması için açık bir tutum sergilemesi talep edildi.

Arap Parlamentosu, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını, Batı Şeria ve Kudüs’te yerleşimleri genişletmesini ve Filistin halkına karşı giriştiği etnik temizliği şiddetle kınadığını da duyurdu.

İsrail ordusunun dün sabah Gazze’deki sivil hedeflere yönelik başlattığı hava saldırılarında toplamda 12 kişi şehit olurken 105 sivilin de yaralandığı bildirildi.

Avrupa, İsrail saldırısında şehit olan Gazzelileri görmedi

0

Avrupa ülkeleri, İsrail’in Gazze’de aralarında iki bebeğin de olduğu sivilleri şehit etmesine değinmeden son gerginlikte Hamas’ı suçlayıp Tel Aviv yönetimine destek verirken, Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nden bir gün sonra Anadolu Ajansı’nın (AA) ofisinin bombalamasını kınamadı.

Tek kalemden çıkmış gibi olan açıklamalarda, “İsrail’in kendini savunma hakkına” vurgu yapılarak, Filistinlilerin şehit edilmesi meşrulaştırılmaya çalışıldı.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, yazılı açıklamasında, “Gazze’deki Filistinli militanların gelişigüzel roket atışları acilen sonlandırılmalı. AB, İsrail’in güvenliğini güçlü bir şekilde desteklediğini tekrar vurguluyor” ifadelerini kullandı.

İsrail’in hava saldırıları sonucu şehit olan ve yaralanan Filistinlilere değinmeyen Mogherini, roket atışlarının İsrail halkına “tarif edilemez” acılar yaşattığını belirtti.

İngiltere

İngiltere Dışişleri Bakanı Jeremy Hunt, son 48 saatte İsrail ve Gazze’de yaşananlar karşısında şok olduğunu dile getirerek, “Düşüncelerim, Hamas’ın ayrım gözetmeyen ve tiksindirici roket saldırılarıyla ölen ve etkilenen masum sivillerin aileleriyle” dedi. Hunt ayrıca şehit edilen Filistinlilere açıklamasında yer vermemeyi tercih etti.

Almanya

Almanya Hükümet Sözcü Yardımcısı Ulrike Demmer, İsrail’in Gazze’ye düzenlediği saldırıları kınamadı. Federal Basın toplantısında konuya ilişkin açıklamada bulunan Demmer, Hamas’ın füze atmasını kınayarak İsrail’in kendini savunma hakkı bulunduğunu ve orantılı cevap verebileceğini ifade etti.

Demmer, İsrail’in yaptığının orantılı mı olduğu sorusuna, ”İsrail’in kendini savunma hakkı bulunuyor” cevabını verdi.

Fransa

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron sosyal medya hesabından, “Gazze’den yapılan (roket) atışları şiddetle kınıyorum ve etkilenen nüfusla dayanışma içerisindeyim” mesajını paylaştı.

Fransa Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, “Fransa, Gazze Şeridi’nden İsrail topraklarındaki yerleşim alanlarına atılan roketleri şiddetle kınıyor” ifadeleri kullanıldı.

Avusturya

Avusturya Hükümet Sözcüsü Peter Launsky-Tieffenthal sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Gazze’den yapılan roket saldırılarını sert bir şekilde kınıyoruz, İsrail’in kendini savunma hakkını savunuyoruz” ifadesini kullandı.

Launsky-Tieffenthal, Avusturya’nın İsrail ve halkının güvenliği için bu ülkeyi desteklemeyi sürdüreceğini aktardı.

İspanya

İspanya Dışişleri Bakanlığından gelen yazılı açıklamada, cumartesi gününden bu yana sivil ölümlere neden olan Gazze ve İsrail’de yaşanan olayların büyük bir endişe ile takip edildiği belirtildi.

Gazze’deki İsrail saldırılara değinilmeyen açıklamada, İspanya hükümetinin Gazze’den yapılan roket saldırılarını “kabul edilmez” diye nitelendirerek kınaması dikkat çekti.

İtalya

İtalya Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, “Gazze’deki gerginliği yeniden tırmandıran olayları endişe ve dikkatle takip edildiği” belirtildi.

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarından bahsedilmeyen açıklamada, ayrıca İtalya Dışişleri Bakanı Enzo Moavero Milanesi’nin “İsrail topraklarına doğru yapılan roketli saldırıları kararlı bir şekilde kınadığı ve her devletin olduğu gibi İsrail’in de kendini savunma hakkı olduğunu vurguladığı” kaydedildi.

2 gün süren saldırılar

İsrail, Gazze’nin farklı noktalarında Hamas ve İslami Cihad’a ait olduğunu ileri sürdüğü 350 hedefe hava saldırısı düzenledi. Saldırılarda Gazze’de 2’si hamile 3 kadın ile 2 bebeğin de aralarında bulunduğu 25 Filistinli şehit oldu, 150 Filistinli yaralandı.

Bölge sakinleri, İsrail güçlerinin aralarında AA’nın da olduğu basın kuruluşları ile apartmanlar, evler, sivil yapılar, demir atölyeleri ve tarım arazilerine çok şiddetli saldırlar düzenlediğini bunun yanı sıra bazı askeri noktaları da vurduğunu anlattı.

İsrail saldırılarında 18 bina ve müstakil ev tamamen yıkıldı

Gazze’deki Filistin Hükümeti Basın Ofisinden yapılan açıklamada, İsrail saldırılarında 18 bina ve müstakil evin tamamen yıkıldığı, hedef alınan 10 evin hasar gördüğü, 58 apartman dairesinin kullanılamaz hale geldiği, 310 apartman dairesinin hasar gördüğü ve yüzlerce evin ise hafif hasar aldığı kaydedildi.

Şati Mülteci Kampı’ndaki Mustafa Camisi ile Zeytun ve Şücaiyye mahallelerinde 6 demir atölyesi hedef alınırken, Gazze, Han Yunus ve Refah kentlerindeki balıkçı limanlarının da vurulduğu aktarıldı.

AA ofisi ve 4 basın kuruluşunun olduğu bina yıkıldı

İsrail saldırılarında, içinde AA ofisinin yanı sıra 4 basın kuruluşunun daha bulunduğu bina da yıkıldı.

Tel Aviv yönetimi ise, Gazze’den İsrail’e yaklaşık 690 roket atıldığını, bunlardan en az 240’ının “Demir Kubbe” hava savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirildiğini duyurdu.

Gazze’den atılan roketler nedeniyle İsrail tarafında 4 kişinin hayatını kaybettiği, 130 kişinin yaralandığı belirtildi. Yaralılar arasında yaşadıkları korku ve panik nedeniyle hastaneye başvuranların da olduğu ifade ediliyor.

SOS Çocukköyü Derneği’nden Ramazan Bayramı için Fitre Çağrısı

0

Ülkemizde aile bakımını kaybetme riski ile karşı karşıya olan çocukların sayısı her geçen gün artıyor. SOS Çocukköyü Derneği bu durumdaki çocuklara sevgi dolu bir aile kurarak onlara uzun süreli bakım veren ve çocukların ailelerinin yanında sağlıklı koşullarda yaşaması için önleyici çalışmalar yürüten bir hayır kurumudur. Gelin köyümüzde bakım gören çocuklarımıza hep birlikte destek olalım.

Her çocuk bayram sabahına sıcak bir aile ortamında uyanmayı diler! Bayram sabahında bir annenin çocuğunu kucaklaması, bir babanın çocuğuna gülümseyip kollarını açması, kardeşlerin heyecanla bayram sabahına uyanması, renk renk bayram şekerleri her çocuğun bayram hayallerini süsler. Siz de çocuklarımızın sıcak bir aile ortamında sevgi dolu bir bayram yaşaması için size en yakın Türk Bankası, Limasol Türk Kooperatif Bankası, Kıbrıs Türk Kooperatif Merkez Bankası, Albank veya Creditwest şubesine giderek bağış yapabilirsiniz. Operatörlerin faturalı hatlarından 4120’ye boş mesaj göndererek 30 tl tutarında fitre bağışında bulunabilir, soscocukkoyu.org adresini ziyaret ederek online bağış yapabilirsiniz.

Tohma Kanyonu’nun kapalı bölümleri turizme kazandırılıyor

0

Malatya’da bulunan ve jeolojik dönemlerdeki kırılmalarla oluşan Tohma Kanyonu, şehir yaşamının stresinden uzaklaşmak isteyen doğa tutkunlarını ağırlıyor.

Birinci derece sit alanı ilan edilen, bozulmayan tabiatıyla ziyaretçilerini etkileyen kanyon, eşsiz bir manzarada dinlenme imkanı sunarken, fotoğraf meraklıları için de vazgeçilmez yerlerden biri oluyor.

Somuncu Baba Külliyesi’ne yürüyüş mesafesindeki kanyon, ahşap köprüleri, mini doğal şelaleleri, su çarkları, yürüyüş alanları ve Tohma Çayı kıyısındaki çay bahçeleriyle ziyaretçilerine dinlenme imkanı sunuyor.

Yürüyüş yolları ve ahşap korkulukların yeteri kadar güvenlikli olmaması nedeniyle yaklaşık 6 yıldır bazı bölümleri kapalı olan kanyonda gerekli izinler alındıktan sonra, tadilat ve düzenleme çalışmaları yapılacak.

Kanyonun düzenleme çalışmalarının tamamlanmasıyla daha çok yerli ve yabancı turisti ağırlaması hedefleniyor.

“Ziyaretçilerimiz kanyonda gezerek güzel vakit geçirecek”

Malatya Valisi Aydın Baruş, bazı bölümleri kapalı olan Tohma Kanyonu’nun yapılacak tadilat çalışmasıyla yeniden turizme kazandırılacağını söyledi. 

“Burası tarihi, doğası, kültürü ve turizm olanaklarıyla gelecek vadeden bir ilçemiz. Daha önce Kültür ve Turizm Bakanlığımızın destekleriyle turizme açılan kanyonda, eskimesi ve tadilat gerektirmesi nedeniyle bazı alanlar gezintiye kapatılmış. Burası çok güzel bir kanyon, şimdi biz valilik olarak kanyonun etrafında gerekli düzenlemeler yaparak yürüyüşe açacağız. Ziyaretçilerimiz, Somuncu Baba Külliyesi’ne yürüyüş mesafesindeki kanyonda gezerek güzel vakit geçirecek.”

Vali Baruş, Malatya turizmi açısından Darende’nin çok önemli olduğundan bahsetti.

“Malatya turizmi maalesef şu ana kadar gerektiği şekilde dışarıya açılamamış. Geçtiğimiz yıl Malatya’yı 8 bin civarında yabancı turist ziyaret etmiş, bu çok az bir sayı. Levent Vadisi ve Malatya kültür varlıkları, Arapgir ve Darende ile ilimizi turizm destinasyonu haline getirmeye çalışıyoruz. Bu anlamda da turizm seyahat acenteleriyle yakın çalışmalar yürütüyoruz. İnşallah bunlardan olumlu neticeler alacağız.”

“Malatya turizmi çok daha canlı hale gelecek”

Doğa sporları yapılan bir kent olmak istediklerini söyleyen Baruş, “Malatya doğa harikası yerlere sahip bir ilimiz. Levent Vadisi Kanyonu, Tohma Kanyonu, Günpınar Şelalesi’ni hepimiz biliyoruz. Bu kanyonlar, vatandaşlarımız tarafından gezebileceği, görebileceği ve bu doğal zenginliğe şahitlik edebilecekleri bir yer. Özellikle doğa sporları alanları olarak buraları kullanmak istiyoruz. Belirli bir plan çerçevesinde hareket ederek gerçekleştirdiğimiz takdirde gelecekte Malatya turizmi çok daha canlı hale gelecek” dedi.

Baruş, kentte konaklayan turist sayısını artırmak istediklerini vurgulayarak, şunları anlattı:

“Gelip, gezen ziyaretçiden ziyade konaklayan ziyaretçi sayısını artırmak istiyoruz. Darende yılda 500-600 bin ziyaretçi ağırlıyor. Bizim burada amacımız günübirlik değil de ziyaret süresinde konaklama da yaptırmak. Konaklama, yemek ve eğlence altyapılarını geliştirme ve daha iyi hale getirmek istiyoruz. Amacımız, ilimiz ve ilçemizin turizmden gerekli geliri elde edebilmesi.”