Ana Sayfa Blog Sayfa 8762

Libya’daki çatışmalarda ölü sayısı 376’ya yükseldi

0

Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) Libya resmi ajansı LANA’da yer alan açıklamasına göre, General Halife Hafter’in 4 Nisan’da Trablus’a başlattığı saldırılar sonrası yaşanan çatışmalarda şu ana kadar 376 kişi öldü, bin 822 kişi yaralandı.

Örgütten yapılan daha önceki açıklamada söz konusu çatışmalarda 345 kişinin öldüğü, bin 652 kişinin yaralandığı belirtilmişti.

Ülkenin doğusundaki silahlı güçlerin lideri Hafter, başkent Trablus’u ele geçirmek için 4 Nisan’da saldırı emri vermiş, bunun üzerine UMH birlikleri de Burkan el-Gadab operasyonunu başlatmıştı.

Libya’da uluslararası tanınırlığa sahip UMH birlikleri ile Hafter’e bağlı güçler arasındaki çatışmalar yaklaşık bir aydır devam ediyor.

Birleşmiş Milletler’den İngiltere’ye Assange tepkisi

0

Çalışma Grubundan yapılan yazılı açıklamada, kefaletle bırakılma koşullarını ihlal etmekten yargılandığı davada, Assange’ın 50 hafta hapse mahkum edilmesinden dolayı İngiliz hükümetine tepki gösterildi.

Açıklamada, “Keyfi Gözaltı Üzerine Çalışma Grubu, Assange’a uygulanan orantısız hapis cezası da dahil olmak üzere kendisine yönelik eylem biçiminden derin endişe duymaktadır.” ifadesi kullanıldı.

Çalışma Grubunca, kefaletle bırakılma koşullarını ihlal etmenin “küçük bir ihlal” olduğunun altını çizilerek, İngiliz hükümetinin Assange’ı özgürlüğünden mahkum etmesinden üzüntü duyulduğu vurgulandı.

Açıklamada, Assange’ın İngiltere’de en ağır suçluların bulunduğu hapishane olarak bilinen Belmarsh Hapishanesinde tutulmasına da tepki gösterildi.

Assange’a yönelik bu muamelenin, insan hakları standartları tarafından öngörülen “zaruret ve orantılılık ilkelerine” aykırı olduğu kaydedildi.

Belmarsh’a giden süreç

Wikileaks kurucusu Assange, Haziran 2012’de, hakkında tecavüz ve cinsel taciz suçlamalarıyla açılan davalar için İsveç’e iadesi gündemdeyken Ekvador’un Londra Büyükelçiliğine sığınmıştı.

Assange, 2012’den beri kaldığı Ekvador’un Londra Büyükelçiliğinde 11 Nisan’da gözaltına alınmış ve “kefaletle serbest bırakılma şartlarını ihlal etmekten” tutuklanmıştı.

Assange’ın 2 Mayıs’ta ABD’nin iade talebi çerçevesinde Londra’da mahkemeye çıkarılması bekleniyor.

Mahkemenin iade talebini kabul etmesi durumunda Assange’ın davayı üst mahkemeye ve oradan da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine taşıma imkanı bulunuyor. Uzmanlar, Assange’ın iade davasının 2 yıla kadar uzayabileceğini belirtiyor.

Assange’ın kurduğu Wikileaks, 2010’da, ABD’nin Irak ve Afganistan’da işlediği suçları da delillendiren çok sayıda gizli belgeyi yayımlamıştı. 

KTAMS’tan 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü mesajı

0

Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS), 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü günü dolayısıyla basın açıklamasında bulundu.

KTAMS’ın açıklaması şu şekilde:

”Demokratik bir toplum niteliği kazanabilmede  en önemli unsurlardan birisi, kişilerin temel hak ve özgürlüklerini serbestçe kullanabilmeleridir.  Temel hak ve özgürlükler arasında düşünce ve kanaat özgürlüğü ve özellikle düşünceyi açıklama özgürlüğü hayati öneme sahiptir.

3 Mayıs Basın Özgürlüğü Günü,  basının demokrasiyi korumaktaki önemini vurgulamak, basın emekçilerinin mesleklerini icra ederken karşılaştıkları sorunlara dikkat çekmek açısından önemli bir gündür. İşsizlik, düşük ücret ve güvencesiz çalıştırılma gibi çok önemli sorunlara karşın basın emekçileri demokrasi ve düşünce özgürlüğü adına yılmadan görevlerini layıkı ile yapmaya çalışmaktadırlar.

Halkın doğru haber alma ve bilgilenme hakkını sağlayan basın emekçileri ne yazık ki çok yönlü tehditler altında çalışmaktadırlar.  Ülkemizde özellikle Kıbrıs sorunu ile ilgili duruşları nedeniyle geçmişte gazeteciler karanlık odakların hedefi olmuş, fikirlerini susturmak için öldürülmüşlerdir.

Basın özgürlüğü endeksi ile ilgili raporlar bu yıl ülkemizin üç basamak ilerlediğini gösterirken ayni raporların   bu konuda karnesi çok kötü olan Türkiye’nin gölgesi  altında olduğumuzu da göstermesi düşündürücüdür..

Demokrasinin vazgeçilmezi olan ifade özgürlüğü ve buna bağlı olarak basın özgürlüğünün geliştirilmesi adına devlete, sivil toplum örgütlerine ve tüm bireylere büyük görev düşmektedir.

Tüm basın emekçilerinin “Dünya Basın Özgürlüğü Günü”nü kutlarken, daha çağdaş, insan onuruna yaraşır çalışma koşulları altında özgürce mesleklerini icra edebilecekleri günler için verdikleri mücadelede her zaman yanlarında olduğumuzu vurgularız.”

(BRT MAIL)

Başbakan’dan çocuklara tavsiyeler

0

Başbakan Tufan Erhürman, Mehmetçik Belediye Başkanı Cemil Sarıçizmeli başkanlığındaki, CittaSlow Mehmetçik Çocuk Belediyesinden oluşan heyeti kabul etti.

Mehmetçik Belediye Başkanı Cemil Sarıçizmeli, Mehmetçik Çocuk Belediyesi’nin ilk çocuk Belediyesi olduğunu, bunun da CittaSlow önerisi ile yapıldığını söyledi.

Çocuk belediyesinde ilk adımın atıldığını ve önseçimle belediye meclisinin oluşturulduğunu anlatan Sarıçizmeli, çocukların Mehmetçik Belediyesi’nde aktif rol almaları için çalıştıklarını belirtti.

Çocukların belediyenin faaliyetlerine katkı koyduğunu ve bazı konulara çocuk gözü ile bakmalarını sağladıklarını kaydeden Sarıçizmeli, çocukların ülke ile yaşadıkları bölgeye sahip çıkmalarını sağlamayı amaçladıklarını vurguladı.Sarıçizmeli, belediyedeki çocukların 1 Haziran Dünya Çocuk Günü dolayısı ile hazırlık yaptıklarını da anlattı.

Mehmetçik Çocuk Belediyesi Üyesi Ahmet İskender de, ilk adımı attıklarını ve bu adımlarını giderek daha da büyüteceklerini belirtti.İskender, projeler yapacaklarını ve bu projeleri hayata geçireceklerini söyledi.

Başbakan Tufan Erhürman ise, CittaSlow’un bir kültürü olduğunu ve çocuk belediyesinin de bu kültürün arasında yer aldığını ifade etti.Erhürman, Belediyeyi ve çocukları böyle bir kültüre öncülük ettikleri için tebrik etti.

Belediyedeki çocuklara seslenen Erhürman, “sakın büyükleri dinlemeyiniz. Çünkü bu işi en iyi siz bilirsiniz. Projelerinizi en iyi bildiğiniz şekilde yapın ve hayata geçirin. Biz de projelerinizden haberdar olduğumuz zaman yanınızda olacağız” dedi.

Kılıçdaroğlu’ndan YSK’ya çağrı: Karar neden açıklanmıyor, adalet istiyoruz

0

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, parti genel merkezinde düzenlenen, CHP Belediye Başkanları Toplantısı’nda, zorlu bir mücadeleyi geride bıraktıklarını söyledi.

“Birlikte çalıştık, birlikte mücadele ettik, birlikte kazandık” diyen Kılıçdaroğlu, bundan sonra da bütün çalışmaları birlikte sürdüreceklerini dile getirdi. Asıl görevin, mücadelenin şimdi başladığına vurgu yapan Kılıçdaroğlu, bundan sonra yollarına kararlılıkla devam edeceklerini bildirdi.

Kılıçdaroğlu, bir ülkenin hukuk içinde, şeffaf şekilde yönetilmesi gerektiğini, aynı kuralları belediye başkanlarının da kendi beldelerinde uygulamak zorunda olduğunu belirtti.

Adaletle, saygıyla, kimseyi ötekileştirmeden yöneteceklerini ifade ederek, seçim bildirgesinde bunları taahhüt ettiklerini anımsatan Kılıçdaroğlu, bildirgeyi partilerin siyasal namusu olarak niteledi ve bunun gereğini yapmanın kendilerine düştüğünü kaydetti.

Şeffaflık, adalet, çocuklar, anneler, babalar, kreşler, öğrenci yurtları, hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği bir belediye anlayışından söz ettiklerini, bunların bugüne kadar toplu olarak hiçbir siyasal partinin ifade etmediği sözler olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, “Vatandaş bu taahhütlerin yerine getirilmesini bekliyor ve biz bunları yapmak zorundayız. Yapmak zorundayızın da ötesinde bizler başarıya mahkumuz. Çocuklarımız, evlatlarımız, gençlerimiz, annelerimiz, babalarımız güzel Türkiyemiz için başarıya mahkumuz. Öyle örnekler vermeliyiz ki kendi beldelerimize, belde halkı ‘işte bir belde böyle yönetilir’ demelidir ve o anlayış bizi Türkiye yönetimine taşıyacaktır. Dolayısıyla üstlendiğiniz sorumluluk sıradan değil, ağır bir sorumluluk.” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, belde halkıyla belediye başkanı arasında bir güven oluşturduklarını, o güvenin sonucu olarak vatandaşın oy verdiğini anlatarak, “Şimdi vaatlerimizi gerçekleştirerek o güveni perçinleyeceğiz. Bir daha seçimlere gireceksiniz daha yüksek oy alacaksınız. Daha geniş kitleleri kucakladığınız için daha geniş kitlelerin sempatisini kazanacaksınız. Bu, tarihin sizlere yüklediği bir sorumluluktur.” dedi.

“Türkiye’nin bugün içinde bulunduğu şartlara bakınca kaygılanan milyonlar varken siz beldenize hakkı, hukuku ve adaleti getirdiğinizde beldenizdeki kaygıyı kaldıracaksınız.” diyen Kılıçdaroğlu, “Belki onlar dönüp beldeye değil Türkiye’ye bakacaklar. ‘Neden Türkiye de böyle yönetilmiyor, neden şeffaf yönetilmiyor, neden birileri bazılarını sürekli suçluyor, bazılarını sürekli ötekileştiriyor’ diyecekler. ‘Bizim belediye başkanımız ben oy vermedim ama gelip beni kucakladı, oy vermedim ama çocuğumun okul servisini bedava yaptı, oy vermedim ama geldi dükkanımda çay içti, oy vermedim ama hayatta hiç pazara uğrayan belediye başkanı görmedim, bu belediye başkanı pazarda geldi elimi sıktı. Bunlar günlük hayatımızda sıradan ama bir belediye başkanı tarafından yapıldığında önemli işlerdir.” ifadelerini kullandı.

Güven vermenin ve güveni pekiştirmenin belediye başkanlarının elinde olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, bu bağlamda çalışıldığı sürece toplumun her kesimiyle son derece güzel ve samimi ilişkiler kurulacağını kaydetti.

“Hiç kimseyi suçlamadık”

Seçildikten sonra belediye başkanlarına göreve başlarken dikkate almaları gereken 10 temel ilkeyi gönderdiklerini anımsatan Kılıçdaroğlu, belediye başkanlarının söylemlerinin sürekli olumlu, pozitif olması gerektiğini söyledi.

Kılıçdaroğlu, “Bir belediye başkanı negatif bir dil, suçlayıcı bir dil kullanmamalı. Bu çok önemli. Biz bu seçimlerde elde ettiğimiz başarıyı kullandığımız olumlu dile bağlıyoruz. Hiç kimseyi suçlamadık. Bize her türlü suçlamalar yapıldı sizlere de her türlü suçlamalar yapıldı. Terör örgütüyle ilişkilendirildi, efendim ‘su faturalarını bilmem kimler gelecek vatandaşa verecek’ dendi, tüm bunlar söylendi ama biz bunları elimizin tersiyle ittik. Biz kendimize güveniyoruz, insanımıza güveniyoruz, belde halkına güveniyoruz. Onlar geldiler bütün bu suçlamaları çöpe attılar ve sizlerin seçilmesi için oy verdiler.” değerlendirmesinde bulundu.

Seçilenlerin devri sabık yaratma gibi bir düşüncesi olmaması gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Kin, intikam, ‘intikam alacağım’, ‘hesabını soracağım’, bunlar yok bizim kitabımızda. Bu şu anlama gelmemeli, ‘Yolsuzluk var ama genel başkan söyledi görmeyelim.’ Hayır, yolsuzluk varsa, tüyü bitmemiş yetimin hakkı yeniyorsa onun üzerine gideceksiniz ama kim gidecek? O işin uzmanı gidecek. İntikam alma duygusuyla değil gerçekleri ortaya çıkarma amacıyla gidecek oraya ve siz o gerçekleri kamuoyuyla paylaşacaksınız. Bu çok önemli bir davranış şeklidir. Bu sizi yüceltir.” dedi.

Belediye başkanlarına belki yüzlerce, binlerce ihbar dilekçesi geleceğini, bunların yüzde 90’ının imzasız olacağını ifade eden Kılıçdaroğlu, belediye başkanlarından imzasız bütün ihbar dilekçelerini hiç bakmadan çöpe atmalarını istedi.

Kılıçdaroğlu, “Varsa ciddi ihbarlar vereceksiniz Teftiş Kuruluna gidecek, inceleyecek. Yoksa bu tür işlerle uğraşmayacaksınız. Önünüzde 5 yıllık bir zaman var, bu zaman dilimi rüzgar gibi geçer. Dolayısıyla yapacağınız çok işler var, omuzunuza ciddi yükler aldınız, kreşinden tutun semt evlerine kadar, öğrenci yurtlarından tutun anaokullarına kadar bütün bu vaatleri yerine getirmek için hem para bulacaksınız hem zaman arayacaksınız hem istihdam yaratacaksınız ve belde halkına güven vereceksiniz.” diye konuştu.

Belediye başkanlarının, mevcut çalışanlardan gerçek anlamda görevini yapan, vatandaşa hizmet edenlerle çalışmaya devam etmesi gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, belde halkına zorluk çıkaranların, görevini yapmayanların bunun dışında olduğunu ifade etti. Hiç kimsenin ötekileştirilmeyeceğini, bilgisi, birikimi, liyakati olan herkesi kucaklayacaklarını dile getiren Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

“Belki yeni görevlere yeni insanlar tayin etme ihtiyacınız olacaktır. Burada partizanca davranmak yok. Liyakat sahibi insanları getireceksiniz. Belediyede bir kişinin siyaset yapma hakkı vardır, o da belediye başkanı. Getireceğiniz insanlar, onlar da partizanlık yapıp onlar da politika yaparsa onların vereceği her zarar sizin hanenize yazılır. Siz belediye başkanısınız, talimatı siz vereceksiniz, programı siz belirleyeceksiniz. Oraya getirdiğiniz kişi ‘Boşver belediye başkanı ne derse desin ben bildiğimi yapayım, önümüzdeki seçimlerde belediye başkanlığına değil milletvekilliğine hazırlanacağım.’ Hayır, buna izin vermeyeceksiniz. Bakın çok açık, çok net söylüyorum. Liyakatli insanları getireceksiniz, sizin verdiğiniz her talimatı derhal yerine getirecek ve belediye başkanı beldeye verdiği sözlerin arkasında duran bir belediye başkanı kimliğiyle halkın önüne çıkacak. Bunu yapacak olan sizin getireceğiniz liyakatli kadrolardır.” 

“Belediyelerin şeffaf olması lazım”

Kılıçdaroğlu, önceki dönemlerde başlayan projelerin belde halkının yararınaysa devam ettirileceğini, belde halkı değil birilerinin yararınaysa iptal edileceğini söyledi.

Bunun belde halkına da anlatılmasını isteyen Kılıçdaroğlu, harcanan her kuruşun hesabının millete verilmesinin çok önemli olduğunu vurguladı.

CHP’nin temel ilkelerinden birinin bu olduğunun altını çizen Kılıçdaroğlu, “Siyasi partiler içinde bağımsız dış denetimi yaptıran, genel merkezde yapılan harcamalarla ilgili Sayıştay denetiminden ayrı olarak bağımsız dış denetimi yaptıran tek parti biziz. Gelir, bizim bütün hesapları denetler ve raporunu verir. Bağımsız dış denetim yaptırırız. Dolayısıyla belediyelerin de yapacakları bütün harcamaların hesabının verilmesi ve şeffaf olması lazım.” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, bu konuda sivil toplum örgütleriyle iş birliği yapmakta büyük fayda bulunduğunu ifade etti.

Belediye meclis toplantılarının kamuoyuyla paylaşılması konusuna da değinen Kılıçdaroğlu, Ankara, İstanbul ve büyükşehir belediyelerinde bunun yapıldığını hatırlattı. Konuşması sırasında yönelttiği soru üzerine İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, belediye meclisi toplantısını 3,5 milyon kişinin izlediği bilgisini verdi. Kılıçdaroğlu, “3,5 milyon kişi İstanbul Büyükşehir Belediyesinin Belediye Meclis toplantısını izliyor, olağanüstü bir şey.” dedi.

Bazı yerlerde belediye meclislerinde çoğunluğa sahip olmadıklarını hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Olabilir. Belediye başkanının getirdiği karar ya da proje halkın yararına ve rakip partiler tarafından bunun çıkarılması engelleniyorsa o açık toplantıda halk onu görmeli ve halk sormalı, ‘Belediye başkanı lehimize bir şey getirdi, siz niye reddediyorsunuz’ diyebilmeli. Kimin doğru, kimin yanlış yaptığını herkes görmeli. O açıdan belediye meclis toplantılarının geniş kitlelere duyurulması, yayımlanması son derece önemlidir.” diye konuştu.

“Dini ve milli bayramlarda toplu taşıma ücretsiz olsun”

Dini ve milli bayramlarda belediye otobüslerinin bedava olmasını isteyen Kılıçdaroğlu, “Vatandaş gidecek, yakınını ziyaret edecek, bırakın bayramın keyfini tam çıkarsın. Belki cebinde parası, harçlığı yoktur, gidecek birisinin bayramını kutlamaya. Dolayısıyla bu imkanların bir şekliyle sağlanması lazım.” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu, belediye başkanlarının ayrıca engellilere, kadınlara yönelik pozitif ayrımcılık yapmaya çalışmaları gerektiğini belirtti.

Bu temel ilkelerin belediye başkanlarının önünde olduğunu aktaran Kılıçdaroğlu, “Bu temel ilkeleri alıp yazı servisine göndermeyin, sümeninizin altına koyun, ayda bir açın okuyun. O iş yoğunluğu içinde bunları unutabilirsiniz ama ayda bir alacaksınız, şöyle bir göz gezdireceksiniz.” dedi.

“Çocukların üzerine titreyin”

Belediye başkanlarından çocukların üzerine titremesini isteyen Kılıçdaroğlu, “Çünkü çocuklar bu ülkenin geleceği. Artık bütün aileler çocuk erkil ailelerdir, çocuk ne derse o oluyor. Belediye başkanları da bu bağlamda çocuklar için ne gerekiyorsa yapacak.” diye konuştu.

Belediye başkanlardan çocuklar için kreşler açmasını isteyen Kılıçdaroğlu, ayrıca kentlerde bir yoksulluk envanteri oluşturulması gerektiğini söyledi.

Sağ elin verdiğini sol elin görmemesi gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, kentteki yoksulların muhtarlarla beraber tespit edilmesini istedi.

Yoksulların teşhir edilmemesi, yapılacak yardımların adrese teslim edilmesi gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, belediyeye işçi alımı yapılacaksa yoksul ailelerin çocuklarına öncelik verilmesini de belediye başkanlarından istedi.

İstanbul seçimleri

Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleri ve yaşanan tartışmalara da değindi.

Seçimlerin üzerinden bir aydan fazla süre geçtiğini anımsatan Kılıçdaroğlu, “Bütün seçimler sonuçlandı, İstanbul seçimleri sonuçlanmıyor, neden?” diye sordu.

YSK farklı yerler için yapılan itirazları kısa sürede sonuçlandırırken İstanbul’a gelince bir türlü kararın çıkmadığını belirten Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

“Neden çıkmıyor, hangi gerekçeyle çıkmıyor? YSK’ye seslenmek isterim. Siz dediniz ki ‘Bütün geçersiz oyları sayacağız.’ Eyvallah. 39 ilçede bilmem kaç sandıkta bütün geçersiz oylar sayıldı. Sonuç değişti mi? Değişmedi. Yetmedi 6 ilçede bütün oylar sayıldı günlerce. Sonuç değişti mi? Değişmedi. Onu da geçtik. Yine itiraz geldi, ’39 ilçedeki bütün oylar sayılsın’ dendi. YSK, ’22 ilçeden sondajlama örneği alacağım. 57 sandığı yeniden sayacağım’ dedi. Peki, yeniden sayıldı. Sonuç yine değişmedi. Ne yapmak istiyor YSK? ‘Kısıtlılar var, oy kullanmış, mahkumlar var, oy kullanmış.’ Bu itirazı yapanlar niye daha önce itiraz etmediler? Niye seçmen listelerinde ‘şunlar şunlar yanlıştır’ demediler. Neden oylar sayılırken tutanaklara şerh koymadılar. Devletin gücünü arkasına almış sahte delil üretiyorlar, devletin gücünü arkasına almış seçimi iptal ettirmek için her türlü kumpası, tezgahı hazırlıyorlar.”

YSK’nin “Her gelen şikayeti dinleyeceğim” dediğini aktaran Kılıçdaroğlu, “Bu şikayetlerin sonu bitmezse ne olacak? Şu gün sonuçlanacak, bugün sonuçlanacak. İstanbul seçimleri, bir İstanbul seçimi olmaktan çıkmıştır. İstanbul seçimleri bir demokrasi tercihi noktasına gelmiştir. Ya demokrasiden yana ya demokrasi dışı bir uygulama olacak.” diye konuştu.

Yapılan şikayetlere de değinen Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Onların yetkilileri söylüyor, ‘CHP yapmadı ama bilmediğimiz birilerinin henüz tam olarak bilmediğimiz bir şeyler yaptığını biliyoruz.’ diyor. Allah aşkına, YSK bunları ciddiye alıyor. Bu saçmalıklar nasıl ciddiye alınır. CHP yapmamış, kim, bilmediğimiz birileri yapmış. Sandık görevlilerini kim tayin ediyor, CHP mi? Devam ediyor, ‘Bu işte bir gariplik olduğunu hissediyoruz onun için itiraz ediyoruz’ diyor. Somut delil olmadan, ‘Bu işte bir gariplik var. CHP yapmadı ama birileri yapmış olabilir. Bilmiyoruz ama buna da bir bakalım. İstanbul’da kesinlikle bir şeyler oldu, sandık başında oldu.’ Bu doğru, İstanbul’da bir şeyler oldu ve sandıkta oldu. İstanbul’da bir şeyler oldu, Ekrem İmamoğlu kazandı ve sandıkta oldu.”

“Karar neden açıklanmıyor, adalet istiyoruz”

Saygıdeğer bir köşe yazarının geçtiğimiz günlerde “Bazı YSK üyelerinin AK Parti’ye tavsiyelerde bulunduğu iddialarını duyuyorum” diye yazdığını aktaran Kılıçdaroğlu, bu duyumun bugüne kadar hiç yalanlanmadığını belirtti. Kılıçdaroğlu, “YSK’nin içinde AK Parti ile iş birliği yapıp İstanbul seçimlerini iptal ettirmek için ortaklaşa bir kumpas mı hazırlanıyor? Biz buna inanmak istemiyoruz. Hakimin vicdanıyla ve hukukun üstünlüğü çerçevesinde karar vermesini bekliyoruz.” diye konuştu.

“Bir devlette hukuk ne demektir?” sorusunu yönelten Kılıçdaroğlu, “Hukuk, kişinin haklarının korunduğu, saygın bir devletin ortaya çıktığı, demokrasinin olmazsa olmaz kurallarından biridir.” dedi.

“Hukuku çekip çıkarırsanız, devlet organize suç örgütüne dönüşmüş olur.” ifadesini kullanan Kılıçdaroğlu, “Gücü olan her şeyi yapmış olur. Bir devleti organize suç örgütü haline sokmamak yargıçların, hakimlerin elindedir. Hiçbir yargıcın ‘Yasaları bir tarafı bıraktım, daha önce verdiğim kararları da bir tarafa bırakıyorum, birileri talimat verdi, biz zaten oturduk anlaştık, şimdi İstanbul seçimlerini iptal ediyorum.’ deme hakkı ve hukuku yoktur. O nedenle YSK üyelerine çağrıda bulunuyorum. YSK, yasalara ve daha önce verdiği kararlara uymak zorundadır.” dedi.

YSK üyelerinin “yasaları ben tanımam” demeye hakkı olmadığı belirten Kılıçdaroğlu, şu görüşleri dile getirdi:

“YSK, seçimde kaybedenlerin devletin gücünü kullanarak ürettikleri yasa dışı delilleri elinin tersiyle itmek zorundadır. YSK iktidar sahiplerinin YSK üzerinde kurdukları baskılara boyun eğmemek zorundadır. Eğer YSK egemenlerin yaptığı baskıya boyun eğerse orası YSK olmaktan çıkar, güçlülerin talebini yerine getiren bir organa dönüşmüş olur. YSK, ‘demokrasi değil, seçimsiz bir Türkiye istiyoruz’ talebini reddetmek zorundadır. Bu anlayışı elinin tersiyle itmek zorundadır. YSK üyeleri, üstünlerin hukukunu değil, hukukun üstünlüğünü savunmak zorundadır. Haklının, adalet isteyen, hukukun üstünlüğünü talep eden kişilerin ya da kurumların yanında durmak zorundadır. İktidar sahiplerince demokrasiye karşı kurulan kumpası YSK reddetmelidir. Biz bunu bekliyoruz. Yoksa birileri talep edecek, içerden birileri AK Parti ile görüşecek ‘şikayetlerinizi şöyle yapın’ diye, karşılıklı bir kumpas demokrasiye yapılmış kumpastır.”

İstanbul seçimlerinin bütün dünyada konuşulduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, “Ülkede demokrasi, hukuk var mı yok mu, Türkiye’de gerçek anlamda hakimler var mı yok mu, bunu göreceğiz. Bütün dünya bunu izliyor.” dedi.

Böyle bir konuşmayı böyle bir süreçte yaptığı için de son derece üzgün olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, seçimin bittiğini, halkın tercihini yaptığını belirtti.

Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

“Vatandaş oyunu kullanmış, vatandaşın oyuna niye saygı göstermezsin. İtirazsa zamanında yap. Her gelen itirazı değerlendirmek zorunda mıdır? ‘Say’ diyorlar sayılıyor, ‘tekrar say’, tekrar sayılıyor. ‘Bir daha say’, bir daha sayılıyor. Yetmez mi? Aşağıdan sayıyorsun Ekrem İmamoğlu, yukardan sayıyorsun Ekrem İmamoğlu, sağdan sayıyorsun Ekrem İmamoğlu, soldan sayıyorsun Ekrem İmamoğlu. Karar? Karar yok. ‘Bakıyoruz.’ Neye bakıyorsun. Adalet talep ediyoruz, adalet istiyoruz. Bu ülkede adalet dağıtan hakimlerin olduğuna inanmak istiyoruz.”

“Büyük bir iş başardık

Toplantının açılışında konuşan Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun ise çok başarılı bir seçim geçirdiklerini vurgulayarak, “Değerini zamanla daha iyi anlayacağımız bir başarının paydaşları olduk.” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin en büyük 11 ilinin artık CHP tarafından yönetildiğini belirten Torun, şöyle devam etti:

“Türkiye’nin nüfusu en kalabalık, ekonomisi en büyük ve kentleşme seviyesi en gelişmiş şehirlerinin yerel yönetimleri CHP’ye geçti. Tek başına İstanbul, Ankara ve İzmir, 2019 verilerine göre gayrisafi milli hasılanın yarısını oluşturuyor. İstanbul tek başına ülke gelirinin üçte birine sahip. Diğer sanayi şehirlerimiz Kocaeli ve Bursa’yı da önümüzdeki seçimde alacağımıza bütün kalbimle inanıyorum. Türkiye son 50 yıl sağ iktidarların bilinçli politikalarıyla kentlere yığıldı. Belli başlı kentlerin dışında kırsal kesimi neredeyse tükenmiş, köyleri boşalmış, toprağı ekilmeyen, işlenmeyen bir vatanımız var. Bu ülke nüfusunun yarısından fazlası artık CHP’li belediyelerce yönetilecek. Belediye vatandaşın devleti gördüğü kuruluştur. Halkımızın çoğu artık devlet diye CHP yönetimini görecek. Büyük bir iş başardık. Hep birlikte başardık.”

Torun, belediye başkanlarının bir dahaki seçimde yüzde 50 ile kazandıkları illerde yüzde 70 oy alacaklarına inandığını anlatarak, “Çünkü AKP Beşiktaş’ı asla ikna edemez ama biz Esenler’i ikna edebiliriz. Çünkü AKP Çankaya seçmenine hiçbir şey veremez ama biz Mamak seçmenine çok şey verebiliriz.” diye konuştu.

Toplantı daha sonra basına kapalı devam etti.  

Cesim Duran’ın otopsi sonucu açıklandı

0

Dipkarpaz’da dün saat 19:30 sıralarında, Sağlık Bakanlığı personemli ambulans şoförü Cesim DURAN(E-39), ikametgahı içerisinde aniden rahatsızlanarak yaşamını yitirdi.

Polis Basın Subaylığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Duran’a bugün, Gazimağusa Devlet Hastahanesi’nde yapılan otopsisinde ölüm sebebinin “ Kalp Krizi ” sonucu olduğu tespit edildi.

cesim-duran1.jpg

ABD, Arap Koalisyonu’na verdiği desteği tahsil ediyor

0

ABD Savunma Bakanlığı Sözcüsü Binbaşı Rebecca Rebarich konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyona yanlış hesaplamadan dolayı yapılan tebligattan sonra, ek yakıt ikmal harcamalarına ilişkin ilk ödemeyi aldık.” ifadesini kullandı.

Geri ödeme sürecinin devam ettiğini belirten Binbaşı Rebarich, “Yakıt, ikmal ve uçuş saatleri için yaklaşık 299 milyon dolar olarak revize edilen harcamaların bedelini tam olarak almayı bekliyoruz.” dedi.

Sözcü, tahsil edilen miktarın ne kadar olduğuna dair detayları vermekten kaçındı.

Pentagon, Yemen’deki Husi hareketine karşı kurulan Arap Koalisyonu uçaklarına sağladığı havada yakıt desteği için ücretlendirme hatası yapıldığını belirterek, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden (BAE) ek olarak 331 milyon dolar daha ödemesini istemişti.

Yapılan tekrar hesaplamalarda bu rakam 299 milyon dolar olarak revize edilmişti.

ABD, Arap Koalisyonu’na Yemen’deki harekatlarda sağladığı yakıt ikmalini geçen yıl kasım ayında durdurmuştu.

Pentagon’un mart 2015’ten geçen yıl kasım ayına kadar oluşan ekstra borç ödemesinin yapılmasını beklediği ifade edilmişti.

Tıp Kongresi Bakü’de başladı

0

TİKA’nın katkılarıyla düzenlenen kongrenin açılışına Türkiye’nin Bakü Büyükelçisi Erkan Özoral, TİKA Bakü Koordinatörü Teoman Tiryaki, Azerbaycan Milletvekilleri, doktorlar, uzmanlar ve çok sayıda davetli katıldı.

”Bağımsızlığın ardından Azerbaycan’a her alanda destek verdik, bunların başında tıp sahası geliyor”

Türkiye’nin Bakü Büyükelçisi Erkan Özoral, Kongrede açıklamalarda bulundu.

Bu kongrelerin Azerbaycan ve Türkiye’nin işbirliğini güzel bir şekilde yansıttığını vurgulayan Büyükelçi Erkan Özoral, ”Biz Türkiye olarak, bağımsızlığını ilan ettiği ilk günden itibaren Azerbaycan’a her konuda destek vermeye başladık. Bu alanların başında da tıp sahası gelmektedir. Azerbaycan’ın tıp sahasında elde ettiği başarıları görmek, kaydettiği gelişimi görmek, biz bütün Türkler için gurur verici.” ifadelerini kullandı.

Azerbaycan’da 25 yıldır faaliyetlerini yürüttüklerini anımsatan TİKA Bakü Koordinatörü Teoman Tiryaki ise, ”Faaliyetlerimiz sağlıktan eğitime, tarımdan kültürel iş birliğine kadar bir çok alanı kapsıyor. Bizim sağlık alanında geçmiş yıllardan bugüne kadar tecrübe paylaşım programları olsun, eğitim programları, tıbbi alanlar olsun ülkenin bu anlamda gelişimine destek sağlamak adına, destek veriyoruz” dedi.

Üç gün sürecek kongrede Türkiye, İsviçre, Almanya ve Avusturya Üniversite kliniklerinden 20 tanınmış profesör katılıyor. Kongrede eğitim günleri kapsamında jinekoloji, endoskopi, radyoloji, ultrasonografi, laparoskopik ve açık cerrahi alanlarında tıbbi eğitimler de düzenlenecek.

Kongre süresince farklı ülkelerden gelen uzmanlar görüş alışverişinde bulunacak.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Her alanda kendi göbeğimizi kendimiz kesmeyi başardık

0

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da Türkiye İnovasyon Haftası Ödül Töreni’nde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkan başlıklar:

-IDEF savunma sanayi fuarında birçok ülkenin yarım asırlık çalışmayla geldiği yere bizim girişimcilerimiz 3-5 yıllık birikimle ulaşabiliyor.

-Maruz kaldığımız haksızlıklar, adaletsizlikler, saldırılar, tuzaklar, tezgahlar karşısında her alanda kendi göbeğimizi kendimiz kesmeyi başardık.

-2023 hedeflerimize ulaşabilmemiz için ihracatımızın katma değerini yükseltmemiz gerekiyor. İhracatımızın katma değerini geliştirmek için inovasyona daha çok önem vereceğiz. Türkiye’yi 2023 hedeflerine ulaştırana kadar hiçbirimize durmak, dinlenmek yok.

-Geçtiğimiz ay itibarıyla ihracatımız bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 5,4 artarak 15 milyar 273 milyon dolara ulaşırken, ithalatımız yüzde 14,6 azalarak 18,1 milyar dolara geriledi. Böylece dış ticaret açığımız yüzde 57,8 azalarak 2 milyar 831 milyon dolar olarak gerçekleşti.

-Biz geldiğimizde ihracat 36 milyar dolardı, şu anda ise 169 milyar dolara ulaştık. Bu yıl bu rakamı daha da ilerilere taşıyacağız. 

-Türkiye, iğne ile kuyu kazma noktasını geride bırakmış ve kanatlanıp uçma aşamasına gelmiş bir ülkedir. Girişimcilerimizin sesi olup her zaman önlerini açıyoruz. Türkiye, artık her üflendiğinde her çelme takıldığında yere kapaklanan o eski Türkiye değildir.

-e-Devlet uygulamalarıyla kamu kurumlarımızdaki dijital dönüşümü hızlandırdık. 

-Göreve geldiğimde savunma sanayiinde yerlilik oranı yüzde 20’ydi, şimdi yüzde 68’e çıktı. Yerli üretimimizdeki bu güç bizde terörle mücadelede de başarıyı getirdi. Çok kısa zamanda terörün belini kıracağız. 

-Türkiye, kuruluşundan sonraki en büyük atılımını son 17 yılda yapmıştır. Ülkemizin bu yükselişi bazı kesimleri rahatsız ediyor. İstedikleri kadar ekonomimize sınırlarımıza saldırsınlar, bu bizim mücadelemizi daha güçlü kılar. 

-Bugün Avrupa ülkeleri hala huzur içinde yaşıyor olmalarını, Türkiye’nin 4 milyon sığınmacıyı kendi topraklarında misafir etmesine borçludur. Bize mülteciler için 3+3 toplam 6 milyar avro ödeyecektiniz o ne oldu? Avrupa Birliği dürüst değil, bunların hayatı yalan. Biz Türkiye olarak 35-36 milyar dolar burada mültecilere harcama yaptık, yapacağız.

-Avrupa, önce kendi oturdukları zeminin çürüklüğüne baksınlar, daha çok yanacaksınız. Biz kaybeden olmayacağız bu bölgede kazanan biz olacağız. Hala kafalarında bir Türk baharı özlemi var, halbuki onların baharlarının girdiği her yer kara kışa dönmüştür. Avrupa şehirleri cayır cayır yanmaya başladı. Buna rağmen hala Türkiye’deki sosyal fay hatlarını kaşımak isteyenler önce kendi oturdukları zeminin çürüklüğüne bir baksınlar. Daha çok yanacaksınız.

-Ülkemizin Suriye topraklarını yeniden güvenli hale getirme çabalarına da destek bulamıyoruz. Suriye’den ülkemize yönelik hiiçbir tehdide izin vermeyeceğiz. Münbiç ve Fırat’ın doğusu dahil buraları gerçek sahiplerine bırakana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. 

-Ülkemizin bağımsızlığına karşı yapılacak her hamle başarısız olmaya mahkumdur.  

Özersay, TÜSİAV ve GGYD’yi kabul etti

0

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, Veli Sarıtoprak’ın başkanlığındaki Türk Sanayici ve İş Adamları Vakfı (TÜSİAV) ile M. Nezih Allıoğlu başkanlığındaki Genç Girişim Yönetişim Derneği (GGYD) heyetlerini makamında kabul etti.

Bakan Özersay konuk heyete Kıbrıs sorunu, enerji/doğalgaz konuları ve Türkiye Cumhuriyeti ile ilişkiler bağlamında yaşanan son gelişmeler ve KKTC’nin dış politikası hakkında bilgi verdi.

Veli Sarıtoprak kabulde yaptığı konuşmada “Ziyaretlerimizde yetkililerden sıkıntıları dinlediklerini” söyleyerek “Yalnız değilsiniz, sizin sıkıntınız bizim sıkıntımızdır” diyerek yola çıktıklarını kaydetti.

Nezih Allıoğlu ise yaptığı konuşmada amaçlarının iki aynı milletten olan iki devletin ilişkilerini daha fazla güçlendirmek olduğunu söyledi.