Ana Sayfa Blog Sayfa 8766

Türksat’ın SOTM anteni ABD’de görücüye çıkacak

0

Türksat’tan yapılan açıklamaya göre, “Satellite 2019” fuarı, 6 Mayıs’ta ABD’nin başkenti Washington’da düzenlenecek.

Fuarda Türksat’ın uydu haberleşmesi alanında yürüttüğü faaliyetlere yönelik tanıtımın yanı sıra, haberleşme uydularıyla ilgili önemli görüşmelerin yapılması bekleniyor.

Türksat geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da Aselsan, TAI ve Profen firmaları ile fuara katılacak.

Program kapsamında Türksat, hedef pazarındaki etkinliğini artırmayı ve yeni pazarlara açılarak, faaliyet alanlarında sahip olduğu birikimi yeni projelerle ülke sınırları dışına taşımak yolunda iş birlikleri yapmayı planlıyor.

Fuar kapsamında Türksat, uydu haberleşme alanlarındaki en yeni hizmetlerini sektör temsilcilerinin ve ziyaretçilerin beğenisine sunacak.

Türksat tarafından üretilen ve hareketli araçlar için denizde ve karada uydu aracılığıyla ekonomik ve kesintisiz hizmet olanağı sağlayan SOTM (Satcom On The Move) anteni (1 marine ve 1 kara tipi) şirketin standında sergilenecek.

Yıllık enflasyonda düşüş sürüyor

0

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, nisan ayı itibarıyla 12 aylık ortalamalar dikkate alındığında, tüketici fiyatları yüzde 19,39, yurt içi üretici fiyatları yüzde 32,24 arttı. Geçen yılın aralık ayına göre de tüketici fiyatları yüzde 4, yurt içi üretici fiyatları yüzde 5,18 yükseldi.

TÜFE, nisanda mart ayına göre yüzde 1,69, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 19,50 artış kaydetti. Yİ-ÜFE de marta göre yüzde 2,98, Nisan 2018’e kıyasla da yüzde 30,12 arttı.

Ana harcama grupları itibarıyla nisanda, aylık bazda en yüksek artış yüzde yüzde 6,77 ile alkollü içecekler ve tütün grubunda görülürken, giyim ve ayakkabıda yüzde 5,36, ev eşyasında yüzde 2,65, çeşitli mal ve hizmetlerde yüzde 1,94, gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 1,40 artış kaydedildi.

Nisanda ana harcama grupları itibarıyla endekste düşüş gösteren tek grup yüzde 0,30 ile haberleşme oldu.

Yıllık değişimler

TÜFE’de yıllık bazda en yüksek artış, yüzde 31,86 ile gıda ve alkolsüz içecekler grubunda görüldü. Bunu yüzde yüzde 27,64 ile ev eşyası, yüzde 27,47 ile çeşitli mal ve hizmetler, yüzde 19,75 ile sağlık ve yüzde 19,58 ile lokanta ve oteller izledi.

Geçen ay endekste kapsanan 418 maddeden 42’sinin ortalama fiyatlarında değişim olmazken, 294’ünün ortalama fiyatlarında artış, 82’sinin ortalama fiyatlarında ise düşüş görüldü.

En fazla artış ham petrol ve doğalgazda

Sanayideki 4 sektörün bir önceki aya göre değişimleri, madencilik ve taş ocakçılığı sektöründe yüzde 3,45, imalat sanayi sektöründe yüzde 2,86, elektrik, gaz üretim ve dağıtımı sektöründe yüzde 4,96 ve su temini sektöründe yüzde 0,36 artış olarak gerçekleşti.

Geçen ay bir önceki aya göre en fazla artış yüzde 17,12 ile ham petrol ve doğalgaz, yüzde 8,83 ile tütün ürünleri, yüzde 7,40 ile kok ve rafine petrol ürünlerinde oldu. Buna karşılık, içecekler yüzde 0,86, ağaç ve mantar ürünleri (mobilya hariç) yüzde 0,29 ile bir önceki aya göre endekslerin azaldığı alt sektörler olarak kayıtlara geçti.

En yüksek fiyat artışı Şanlıurfa, Diyarbakır bölgesinde

Ana sanayi gruplarında nisanda aylık ve yıllık en fazla artış enerjide görüldü.

İstatistiki Bölge Birim Sınıflaması (İBBS) 2. düzeyde bulunan 26 bölge içinde, aylık bazda en yüksek fiyat artışı yüzde 2,28 ile “Zonguldak, Karabük, Bartın”, 12 aylık ortalamalara göre ise yüzde 22,06 ile ”Şanlıurfa, Diyarbakır” bölgesinde gerçekleşti.

Yıllık bazda en yüksek artış da yüzde 24,28 ile “Şanlıurfa, Diyarbakır” bölgesinde gözlenirken, bu bölgeyi yüzde 23,82 ile “Van, Muş, Bitlis, Hakkari” izledi.

En düşük fiyat artışı ise yüzde 15,58 ile “Ankara” bölgesinde gerçekleşti.

ABD ordusundaki cinsel saldırılar yüzde 38 arttı

1

ABD Savunma Bakanlığının (Pentagon) iki yılda bir hazırladığı ve 2018 yılında ordudaki cinsel taciz verilerini içeren raporu yayımlandı.

Raporda, ABD ordusundaki cinsel taciz oranlarındaki artış dikkat çekti.

Ordu içinde yapılan bağımsız bir anketin verilerinin derlendiği rapora göre, Amerikan ordusunda 20 bin 500 asker, bir şekilde cinsel tacize maruz kaldığını belirtti.

Bu sayı, önceki yıllara göre yüzde 38 artış gösterirken, ordu içerisinde cinsel tacize uğrayıp bunu ilgili birime resmi olarak ihbar edenlerin sayısı ise 6 bin 53 olarak belirlendi.

2016 yılı raporunda, Amerikan ordusunda cinsel tacize maruz kalan personel sayısının 14 bin 900 olduğu tespit edilmişti.

Pentagon, 2004’ten bu yana cinsel taciz vakalarını azaltmak ve cinsel tacize maruz kalan personelin ihbarda bulunmasını teşvik etmek için bir dizi program ve düzenleme oluşturdu ancak buna rağmen cinsel taciz olaylarının artması dikkat çekti.

TSK, yerli motorlu dev zırhlılarla güçlenecek

0

Güvenlik güçlerinin zırhlı kara aracı ihtiyacının karşılanmasına yönelik Özel Maksatlı Taktik Tekerlekli Zırhlı Araç Projesi sözleşmesi, 14’üncü Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı (IDEF’19) kapsamında imzalandı.

FNSS Üst Yöneticisi Nail Kurt, sözleşme kapsamında yürütülecek çalışmalara ilişkin bilgi verdi.

TSK envanterine ilk defa 6×6 ve 8×8 yurt içi tasarımı ve üretimi araçlar gireceğini ifade eden Kurt, zorlu bir ihale süreci yaşadıklarını ve ilk teklif ile imza tarihine kadar geçen sürenin yaklaşık 4,5 yılı bulduğunu söyledi. Bu sürede projenin çeşitli revizyonlardan geçtiğini, isteklerin değiştiği anlatan Kurt, sonunda imza noktasına gelindiğini dile getirdi.

“İlk defa yerli motor kullanılacak”

Kurt, sözleşme kapsamında tedarik edilecek keşif, radar, sensör, KBRN, komuta kontrol araçlarının Kara Kuvvetleri Komutanlığının gözü kulağı olacağına işaret ederek, “Her türlü muharebe sahasındaki bilgiyi alıp merkeze bildirecekler. Bunlar, atışların daha isabetli olması, harekatın daha başarılı ve emniyetli geçmesi için her türlü desteği verecek hayati öneme haiz araçlar. Bir diğer özellik ilk defa bir projede Türkiye’de yerli motor kullanılacak. Bu araçlarda TÜMOSAN’ın geliştirmiş olduğu 450 beygirlik bir motor kullanacağız. Bu da projenin diğer bir özelliği ve gerçekten bizi çok mutlu kılıyor.”

500 milyon doların üzerinde 2 ihracat

Nail Kurt, söz konusu araçlarla ilgili olarak Türkiye’de daha satışı gerçekleştirmeden yurt dışında 2 büyük başarıya imza attıklarını söyledi.

Malezya’da 2010’da yaklaşık 550 milyon dolar değerinde çok kapsamlı bir sözleşme imzaladıklarını ifade eden Kurt, müşteri ve kullanıcının memnun kaldığı bir sözleşme sürecinin sonuna geldiklerini dile getirdi.

Söz konusu sözleşme bitmeden ikinci büyük başarıyı yine 500 milyon doların üzerindeki bir bedelle Umman’da sözleşme imzalayarak yakaladıklarını belirten Kurt, şöyle konuştu:

“Malezya’ya 12 değişik konfigürasyonda 8×8 araçlar sunuluyor. Umman’a ise 13 değişik konfigürasyonda hem 8×8 hem de 6×6 araçlar veriliyor. Onların da teslimatları başladı. Yine müşteri memnuniyeti yüksek. Bu iki sözleşme başarısı yurt içi satışlarından önce, TSK kullanmadan önce gerçekleşti. Şimdi TSK de Özel Maksatlı Taktik Tekerlekli Zırhlı Araç Projesi kapsamında kullanmaya başlayınca bugüne kadar gösterilen pazarlama ve satış başarısının çok daha üstünde bir başarı bekliyoruz. Çünkü TSK’nin bir ürünü kullanmaması, memnun kalması bu ürünlerin satışını kat be kat kolaylaştırıyor yurt dışında.”

İlk partide 100’den fazla araç

Projenin aslında 472 aracı kapsadığına işaret eden Kurt, mali koşullar nedeniyle hep birlikte ilk partiyi biraz küçük miktarda tutmayı tercih ettiklerini söyledi.  İlk partide 100’ün biraz üzerinde araç üretileceğini ifade eden Kurt, “Orijinal kapsama göre bir değişiklikle az sayıda araç da jandarmamızın emrine girecek. Dolayısıyla jandarma envanterinde de Türkiye yapımı 6×6 araç bulunuyor olacak. Bu da projenin bir diğer önemli tarafı diye düşünüyorum.”

Babasını bıçakladı

0

Ilgaz Köyü’nde isminin baş harfleri S.K olan 48 yaşındaki bir erkek, babasını bıçaklayarak yaraladı.

Polis Basın Subaylığı’ndan yapılan açıklamaya göre, bugün saat 12:30 sıralarında Ilgaz köyünde, S.K. (E-48), 77 yaşındaki babası Neşet Kuvvet’i henüz tespit edilemeyen sebepten dolayı tasarrufunda bulunan bıçak ile bıçaklayarak yaraladı.

Olayda yaralanan Neşet Kuvvet’in tedavisi kaldırıldığı Lefkoşa Dr Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde halen sürüyor.

Babasını yaralayan S.K. tutuklanmış olup, olayla ilgili soruşturma devam etmektedir.

Bio-Der ”Sivrisineklerle nasıl mücadele edilmelidir?”

0

Biyologlar Derneği, ”Sivrisineklerle nasıl mücadele edilmelidir?” başlığı altında basın açıklamasında bulundu.

Biyologlar Derneği’nin açıklaması şu şekilde:

‘’Son yılların en yağışlı zamanlarını geçirdiğimiz bir yılın içerisindeyiz. Toprak fazlasıyla suya doydu. Bu durum yeraltı su kaynaklarımız ve ekolojik açıdan çok olumlu bir gelişme olsa da çevremizde hala görmekte olduğumuz su birikintileri zaten var olan sivrisinekler açısından fazlasıyla tehdit unsuru oluşturmaktadır.  Ne yazık ki, ülkemizde tüm yıla yayılan doğayla dost bütünlüklü ve entegre bir sivrisinek mücadele planı olmadığından ötürü bu durum sıcakların artmasıyla birlikte her yıldan daha fazla sivrisinek sorununu da beraberinde getirecektir.

Aslında sivrisinekler doğal ortamında balıkların, kurbağaların, kırlangıçların veya yarasaların besin kaynağıdır. Ancak insan faaliyetleri sonucunda çevrenin kirletilmesi veya doğaya yapılan müdahaleler neticesinde doğal dengenin bozulması nedeniyle sayılarında artış meydana gelmektedir. Ülkemizde sivrisineklerin insanları rahatsız eder, hatta sağlığını tehdit eder noktaya gelmesinin temel nedeni de tam olarak budur. Özellikle, bazı belediyelerin derelere lağım suyu akıtması veya derelerin içerisinin dozerlerle kazılması sivrisineklerin doğal düşmanları olan canlıların ölmesine ve dolayısıyla sivrisineklerin daha da fazla artmasına neden olmaktadır.

Lağım sularıyla kirletilmiş yerlerde üreyen sivrisineklerin insanları sokması neticesinde çeşitli alerjik hastalıklar ya da zehirlenmeler ortaya çıkmaktadır. Aynı zamanda ülkemizde bulunan Anopheles cinsi sivrisinekler sıtma açısından büyük risk oluşturmaktadır. Bu yüzden sivrisineklerle mücadele önemli bir hal almıştır. Bu mücadelede halkın ve yerel yönetimlerin iş birliği önemlidir. Mücadele yapılırken önemli olan insan ve hayvan sağlığını dikkate almak ve çevrenin alacağı zararı da en aza indirgemektir; çünkü çevrenin göreceği zarardan etkilenecek olan yine insanlar ve hayvanlar olacaktır.

Sivrisineklerin ve karasineklerin üremelerini ve beslenmelerini sağlayacak ortamlar oluşturmaktan kaçınmak bu süreçte büyük öneme sahiptir. Bu açıdan bireysel olarak alacağımız basit önlemler sayesinde haşerelerin sayısının kontrol altına alınmasına ciddi bir katkı koyabiliriz. Bu önlemlerden bazıları şu şekilde sıralanabilir;

 

Şüphesiz yağışlı bir dönemden sonra sıcaklıkların artışıyla birlikte vatandaşların aldığı önlemler kadar belediyeler ve ilgili diğer kurumlarca yapılması gereken, doğayla dost biyolojik larvasit uygulamasıyla sivrisinek populasyonun kontrol altına alınmasıdır. Bu konuda, özellikle Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetler Dairesi’nce yapılan, sentetik hiçbir etken madde içermeyen ve sadece sivrisinek larvaları üzerine etkili olan biyolojik mücadelenin tüm belediyeler tarafından da uygulanması sağlanmalıdır. Biyolojik mücadele bir canlıyı başka bir canlı kullanarak yok etmek demektir. Özellikle; Almanya, Amerika, Kanada, Fransa gibi birçok ülke tarafından yaygın olarak kullanılan Bti.(Bacillus thuringiensis var. israelensis)ve Bs.(Bacillus sphaericus) biyolojik larvasitleri kullanılmalıdır.

Bu şekilde bir mücadele seçeneği dururken sadece uçan sivrisineğe yönelik olarak çalışma yapılması hiçbir şekilde bilimsel ve uzun vadeli bir yaklaşım değildir.Havaya püskürtülen kimyasal zehirler doğru zamanda ve doğru yerde uygulanmış olsalar bile uçan sivrisineklerin ancak %21’ine etkili olabilmektedir. Dolayısıyla biyolojik mücadele yerine kimyasal mücadele tercih edilip, havaya kanserojen kimyasallar püskürtülerek sivrisinek sorununun çözülemeyeceği unutulmamalıdır.

Kimyasal mücadelede kullanılan ilaçlar hava, su ve toprağa karışarak kirliliğe neden olmakta, solunum veya besin yoluyla insanlara geçerek başta akciğer kanseri, cilt kanseri olmak üzere diğer birçok kanser türü, alerjik reaksiyonlar, astım ve nefes darlığı gibi ciddi hastalıklara neden olmaktadırlar. Kimyasallar insan sağlığı yanında sucul canlılar, kuşlar, arılar ve bir çok yararlı böcek için de risk teşkil etmektedir.Doğada kolay çözünmediklerinden, özellikle su kaynaklarında, yeraltı sularında ve toprakta uzun yıllar boyunca aktif olarak kalmalarından dolayı çevreye de ciddi zararlar vermektedirler.

Biyologlar Derneği olarak, belediyelerin haşerelerle mücadelede mekanik veya biyolojik mücadele yöntemlerini kullanmasını, kesinlikle insan, hayvan ve çevre sağlığını tehdit eden kimyasalları kullanmamasını şiddetle talep etmekteyiz. Halkımız da sokak sokak gezerek araçlarla havaya kimyasal zehirlerin atıldığı bu gibi uygulamalar yerine yerel yönetimlerden bilimsel temellere dayanan, doğa ve insan sağlığıyla uyumlu kaynağında yapılan biyolojik yöntemlerin uygulanmasını talep etmelidir. Yerel yönetimlerin alacağı önlemler yanında halkımızın alacağı bireysel önlemler ve sağlanacak temiz bir çevre sayesinde yeniden kurulacak doğal denge ile sineklerin sorun olmaktan çıkması da mümkün olacaktır. Aksi halde, iklimsel değişikliklerin giderek arttığı ülkemizde sivrisinek sorunu da yıldan yıla artacaktır.’’

 

(BRT/MAIL)

Yemen Başbakanı BAE’nin davetini reddetti

0

Yemen Başbakanı Muin Abdülmelik, ülkenin güney kentlerinde hükümet ile Birleşik Arap Emirlikleri (BEA) arasında gerginliklerin tekrar arttığı bir dönemde, bu ülkeyi ziyeret etmesi için kendisine yapılan daveti reddetti.

Yemen yerel kaynakları bu davetin, Başbakanlık görevine Ekim 2018’de getirilen Muin Abdülmelik’e BAE tarafından yapılan üçüncü davet olduğunu belirterek, Abdülmelik’in BAE’nin davetini Cumhurbaşkanı Mansur el-Hadi’nin de görüşlerini alarak reddettiğini aktardı.

Sokotra Adası gerginliği sürüyor

Yemenli kaynaklar geçtiğimiz mart ayında, Birleşik Arap Emirlikleri’nin Sokotra Adası’ndaki askeri varlığını, yerel güçleri silah altına alarak yeniden güçlendirdiğini söylemişti.

Buna göre, aralarında kadınların da olduğu binlerce Sokotra Adası sakini Birleşik Arap Emirlikleri’ne götürülerek askeri eğitime tabi tutuluyor.

BAE’nin son olarak Sokotra Adası sakini 100 kadını Abu Dabi’ye götürüp eğittiği, bunların BAE’ye bağlı ve kadınlardan oluşan ilk birlik olarak adaya döneceği iddia edilmişti.

Aden’de halk ile BAE destekli güçler arasında gerilim

Geçtiğimiz ay ise Yemen’in Aden kentinde halk, Birleşik Arap Emirlikleri destekli askeri güçler tarafından öldürülen bir gencin katillerinin teslim edilmemesi üzerine protesto gösterisi düzenlemişti.

Yerel kaynaklar, BAE destekli güçlerin halkın taleplerini reddettiği ve suçluları teslim etmeye yanaşmadığını söylemişti.

Sokotra krizi sonrası Başbakan Dağr görevden alınmıştı

Yemen meşru hükümeti ile BAE arasında, geçtiğimiz yıl mayıs ayında BAE’ye bağlı onlarca askerin Hadibu kentindeki Sokotra Havalimanı çevresine yerleştirilmesi sonrası bir kriz patlak vermişti.

Askerlerin yanı sıra aralarında 6 tankın da yer aldığı askeri araçların Sokotra Adası’na nakli gerçekleşmiş, BAE askerleri daha sonra da Sokotra Limanı çevresinde konuşlanmıştı.

Dönemin Yemen Başbakanı Ahmed bin Dağr ise yaptığı açıklamada, BAE’ye bağlı güçlerin Sokotra Adası’ndan çekileceğini duyurmuştu.

Ancak Başbakan Ahmed bin Dağr, hükümet ile BAE yönetimi arasında Sokotra Adası konusunda yaşanan gerilimin ardından görevden alınmıştı.

Yemen’de iç savaş

Yemen’de Husiler, Eylül 2014’ten bu yana başkent Sana ve bazı bölgelerin denetimini elinde bulunduruyor.

Suudi Arabistan ve BAE öncülüğündeki koalisyon güçleri ise, Mart 2015’ten bu yana Husilere karşı Yemen hükümetine destek veriyor.

Venezuela’da muhalefet yeniden sokağa inecek

1

ABD başta olmak üzere birçok Batı ve Latin Amerika ülkesinin desteğini alan muhalif Ulusal Meclis Başkanı Juan Guaido, Devlet Başkanı Nicolas Maduro hükümetini devirmek için takip edecekleri yol haritasını sosyal medya hesabından paylaştı. 

Bağlı olduğu parti Voluntad Popular’ın (VP) ev hapsindeki lideri Leopoldo Lopez’le başkent Caracas’taki La Carlota Hava Üssü’nün karşısındaki Altamira Köprüsü’nde denediği askeri ve sivil kalkışmaya işaret eden Guaido, attıkları adımların geri dönüşünün olmadığını belirtti. 

Guaido, sürekli sokak gösterilerinin yanı sıra hayatı durduracak ve tüm ülkeye yayılacak grevler yapacaklarını iddia etti.

Yarın sokağa çıkma çağrısı

Hükümeti devirme planlarını bugün ülke genelinde yapacakları küçük meclis toplantıları ile taraftarlarına aktaracaklarını ifade eden Guaido, cumartesi günü ise yeniden sokağa çıkacaklarını duyurdu.

Guiado, “barışçıl” olacağını öne sürdüğü eylemlerin önemli askeri merkezlerin bulunduğu bölgelerde gerçekleştirileceğini vurguladı.

Pazar günü ise gösterilerin ardından çıkan şiddet olaylarında hayatını kaybedenler için dua edeceklerini söyleyen Guaido, ayrıca kamu ve özel sektör çalışanlarına protestolara katılmaları çağrısında bulundu.

Aylardır büyük bir siyasi buhrandan geçen Venezuela’da muhalefet, 30 Nisan’ın ilk saatlerinde askeri ve sivil bir kalkışma denemesinde bulunmuş ve başarısız olmuştu.

Venezuela’da neler oldu?

Guaido ve ev hapsini ihlal ederek La Carlota Hava Üssü’nün karşısındaki Altamira Köprüsü üzerine gelen Leopoldo Lopez, bir grup askerle Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu devirmek istemiş ve halkı sokağa çağırmıştı.

Muhalifler, bu çağrı üzerine ülkenin birçok kentinde sokağa çıkmış, protestolar daha sonra özellikle Caracas’taki La Carlota etrafında şiddet eylemlerine dönüşmüştü.

Maduro taraftarlarının da sokağa çıkarak devlet başkanlığı sarayı Miraflores etrafında toplandığı günün sonunda, Lopez önce Şili ardından İ spanya Büyükelçiliğine kaçmış, Guaido ise video mesajla ortaya çıkmış ve halkı yeniden sokağa çağırmıştı.

Venezuela’da 23 Ocak’ta bir meydanda yemin eden Guaido, kendini geçici devlet başkanı ilan etmiş, ABD başta olmak üzere birçok Latin Amerika ve Batı ülkesince tanınmıştı. 

Koop Süt hellimleri artık Türkiye Birlik Anonim Şirketi marketlerinde

0

Geçtiğimiz aylarda Koop Süt ile Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri arasında imzalanan anlaşma doğrultusunda Koop Süt tarafından üretilen hellim Türkiye’de Birlik Anonim Şirketi marketlerinde satılmaya başlandı.

Konuyla ilgili olarak Tarım Kredi Koopreratifleri Genel Müdürü Fahrettin Poyraz, BRT’ye açıklamalarda bulundu.

Poyraz, bu yılın Şubat ayında Kuzey Kıbrıs Türk Cumuriyeti’nde Koop Süt tarafından üretilen hellimin Türkiye’de Türk pazarında satılması noktasında varılan karşılıklı mutabakatla çalışmalar gerçekleştirdiklerini hatırlatarak, özellikle Türkiye’de az tuz tüketilmesi tüketicinin damak tadına uygun bir üretim modellemesi yapıldığını ifade etti.

“Kıbrıs hellimi” adı altında Kıbrıs’ın adını kullanarak farklı firmalar tarafından Türkiye’de ürün satışı yapılmakta olduğunu, bu ürünlerin gerçekten Kıbrıs hellimini temsil etmediğini, yapılan bu ortak çalışma ile göstermiş olduklarına dikkati çeken Poyraz şunları kaydetti. ” Açıkçası bilgilendirme amaçlı olarak da kendi raflarımızda bunu yazdık. Çünkü Kıbrıs helliminin özelliği 1 kg. hellimi elde etmek için yaklaşık 9 kg. süt kullanılması gerekiyor. Ama şu anda piyasada 4,5 veya 6 kg. ne kadarsa, mümkün olduğunca diğer katkı maddelerini çoğaltarak sütü az kullanarak maliyetleri aşağıya çekme anlamında gerçekten hellim olmayan hellim tadı verilmeye çalışılan ürünler var. Biz burada aslında gerçek anlamda Kıbrıs’ın hellimini Türk piyasasına bu şekilde arz etmiş olduk. Anlaştığımız çerçevede aylık 75 ton civarında başlangıç olarak başladık. 3 tırla bunu getireceğiz. Talebin artacağını tahmin ediyoruz.Ttalep artıkça da Kıbrıs’tan olan ürün talebimizi de inşaallah ilerleyen aşamada artıracağız.”

Tarım Kredi Birlik ürünlerini yurtdışı pazara taşıma noktasında son zamanlarda çalışma başlatıklarının altını çizen Poyraz, başta Arap coğrafyası olmak üzere Çin’deki fuara da Tarım Kredi Kooperatifleri olarak kendi ürünleriyle birlikte hareket ettikleri tüm kooperatiflerin ürünlerinin de bu anlamda uluslararası pazara taşınacağını ve buna Kıbrıs’taki Kooperatifin de dahil olduğunu vurguladı.

Poyraz, Tükiye’de zaman zaman arz talep dengesizliklerinden kaynaklanan üretim eksikleri olduğunda yurtdışından ürün ithalatı ihtiyacı doğduğundan yurtdışından getirdiklerini belirterek şöyle devam etti.” Yurtdışı aklımıza geldiği zaman bizim ilk başvuracağımız noktada Kuzey Kıbrıs çiftçisi olması lazım ve Kuzey Kıbrıs’ta üretim fazlası olan ürünlerin Türkiye’nin ihtiyacı olduğu ölçüde Kıbrıs’a taşınması noktasında Tarım Kredi Kooperatifleri olarak bugün başlattığımız bu çalışma bundan sonraki çalışmalara da köprü vazifesi teşkil edecek. Prensip olarak Türkiye’de ihtiyacı duyulan ve piyasanın talep ettiği Türk çiftçisi tarafından da karşılanma noktasında sıkıntı yaşanan ürünlerde bizim bundan sonraki ilk adresimiz Kuzey Kıbrıs Türk çiftçisi olacaktır.”

Cumhurbaşkanı Akıncı, Lute ile telefon görüşmesi yaptı

0

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Geçici Özel Danışmanı Jane Holl Lute ile dün akşam bir telefon görüşmesi yaptı.

Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan bilgilendirmeye göre, görüşmede BM Güvenlik Konseyi’ne sunulan rapor ve sonrasındaki olası gelişmeler ele alındı.

Cumhurbaşkanı Akıncı görüşmede ayrıca, Jane Holl Lute’dan tüm taraflarla yapmakta olduğu temasların son durumu hakkında da bilgi aldı.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), dün akşam, Guterres’in  Kıbrıs’ta ”anlamlı ve sonuç odaklı” müzakerelere yeniden başlama noktasında kaydedilen ilerlemelere ilişkin raporunu kapalı oturumda görüşmüştü.

Konseyin mayıs ayı dönem başkanı Endonezya’nın BM Daimi Temsilcisi  Dian Triansyah Djani, toplantı sonrası gazetecilere yaptığı açıklamada, BMGK’nın, Lute’un Ada’da taraflarla istişarelere devam etmesi kararını memnuniyetle karşıladığını söylemişti.

(BRT/TAK)