Ana Sayfa Blog Sayfa 8783

DAÜ, perşembe günü çocuklar için kermes düzenleyecek

0

DAÜ’den yapılan açıklamaya göre, DAÜ çalışanlarının gönüllü katılımıyla “DAÜ ile Umutlara Ortak Ol” projesi kapsamında gerçekleştirilecek kermes Merkezi Derslik Binası (CL) önünde 10.00 – 13.00 saatleri arasında olacak.

DAÜ’de yer alan tüm fakülte, müdürlük ve birimlerin katkılarıyla kurulacak kermeste ev yapımı çeşitli yiyecek ve içeceklerin satışı yapılacak.

Kermesten elde edilecek gelirle Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Çocuk Onkolojisi Bölümü’nde bulunan çocukların ihtiyaçlarının karşılanması hedefleniyor.

DAÜ Personel İşleri Müdürlüğü tarafından yürütülen “DAÜ İle Umutlara Ortak Ol” projesiyle, her ay başka bir etkinlik düzenleyerek eğitim, sağlık, dezavantajlı grup ve çocuklara yardım sağlanacak.

 

(BRT/TAK)

Ataoğlu: Üreten ve emek veren tüm çalışanların bayramını kutlarım

0

ATAOĞLU: “ÜRETEN VE EMEK VEREN TÜM 
ÇALIŞANLARIN BAYRAMINI KUTLARIM”

Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, 1 Mayıs İşçi ve Bahar Bayramı nedeni ile mesaj yayımladı.

Ataoğlu: “Hayatın en önemli ve kutsal öznelerinden biri olan emeğe ve onun sahiplerine olan vefamızı bir nebze de olsun yerine getirmeye çalıştığımız önemli bir günün yıl dönümündeyiz. 

Tüm dünya emekçilerinin 1 Mayıs İşçi Bayramı olarak kutladığı bu günde, özgür ve eşit yaşama olan inancımla, bu zor yolda birlik ve bereberlik içinde yürümeye devam edeceğimizi belirtmek isterim.

Ülkemizin her yanında çalışan, üreten ve emek veren tüm emekçilerin ve halkımızın 1 Mayıs İşçi ve Bahar Bayramı’nı kutlar, saygılar sunarım.”

“Cep”te abonelik artık dijital ortamda

0

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, teknolojik gelişmelerin vatandaşlara sağlayacağı kolaylıklar ve sektör temsilcilerinin taleplerinin dikkate alınarak elektronik haberleşmeye ilişkin abonelik sözleşmelerinin artık e-Devlet üzerinden yapılabileceğini söyledi.

Turhan, ” Vatandaşlarımıza artık bayilere gitmeden internete ulaşabilecekleri her noktadan ve her saatte mobil abonelik sözleşmesi yapma fırsatı sunuldu. Böylece sözleşme kurulma süreçlerinde kağıt israfının önlenmesi, güvenliğin arttırılması, bürokrasinin azaltılarak abonelik işlemlerinin daha hızlı yapılmasına imkan sağlanacak.” dedi.

İstanbul Teknik Üniversitesi uydu alanındaki bilgi birikimini ihraç ediyor

0

Maliyeti düşük etkisi büyük: Küp uydu

Küp uydu ilk olarak 1999 yılında yurt dışındaki üniversitelerde ele alındı ve üzerinde öğrencilerin eğitim amaçlı çalışmalar yapması için tasarlandı. Büyük uydularla karşılaştırıldığında en büyük avantajlarından biri ise maliyeti. Büyük uyduların maliyeti milyon dolarla ifade edilirken, küp uydular yaklaşık 100 bin dolara üretilebiliyor.

Uzay sektörü için düşük sayılabilecek maliyetlere sahip olan küp uydular teknolojinin ilerlemesi ve bu alandaki bilgi birikiminin artmasıyla yıllar içinde daha kabiliyetli hale geldi. Eğitim amacına hizmet ettiği gibi uzayda da başarılı olmaya başladı.

Standart hali on santimetreye on santimetre olan küp uydular tasarım aşamasında üzerlerine entegre edilen teknolojilerle birlikte sesli iletişim sağlama, fotoğraf çekme, hava ölçümleri gibi yetenekleri barındırabiliyor.

Küp uydunun Türkiye’deki tarihi

2005 yılında başlayan çalışmalar ilk meyvesini 2009 yılında verdi ve İTÜpSAT1 isimli küp uydu Türkiye’de yapılmış ilk küp uydu olarak 23 Eylül günü uzaya fırlatıldı. İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi’ne bağlı Uzay Sistemleri Tasarım ve Test Laboratuvarı’nda yürütülen çalışmalarla küp uydu yapımları devam etti ve şimdiye kadar toplam 5 küp uydu yörüngeye yerleştirildi.

İlk olarak 1999 yılında ortaya çıkan bu uydu türünün ülkemizde gündeme gelmesini sağlayanlardan biri Prof. Dr. Alim Rüstem Aslan. Günümüzde de İTÜ Uzay Sistemleri Tasarım ve Test Laboratuvarı’nın sorumlusu olan Aslan, küp uydunun ülkemizdeki hikayesini şu sözlerle anlatıyor: 

“Bölüm başkanıyken o zamanki Dekanımızla beraber ‘Uygulamalı uzay çalışmaları nasıl yaparız?’, ‘Uzay mühendislerini endüstriye nasıl hazırlarız?’, ‘Nasıl ülkemizin uzay çalışmalarına katkıları olabilir?’ diye düşündük. Bunu özellikle 2005 yılında ele aldık, çünkü 2005 yılında Bilim Teknoloji Yüksek Kurulu’nun ‘Türkiye Uzay Programı’ yayımlandı. 2004’ten 2005’e kadar yapılan toplantılarda Türkiye’deki herkesin görüşü alınarak böyle bir program oluşturuldu. Biz de bu program kapsamında ülkedeki uzaya yönelik faaliyetlerin artmasına da istinaden ne yapabiliriz diye düşündük ve “Küp Uydu” konusuna geldik ki, küp uydular 1999 yılında üniversiteler tarafından eğitim amaçlı başlatılmıştı.”

Son yolcu UBAKSAT

Geçtiğimiz yıl Nisan ayında Amerika’nın Florida eyaletinden uzaya bir roket fırlatıldı. Falcon 9 isimli roket ile uzay yolcuğuna çıkanların arasında Türk yapımı bir küp uydu da vardı; UBAKUSAT.

İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Uzay Sistemleri Tasarım ve Test Laboratuvarı’nda deneysel amaçlı geliştirilen UBAKUSAT, aynı zamanda laboratuvarda geliştirilen beşinci ve uzaya fırlatılan son küp uydu. Bu projede sorumluluk alan kişilerden biri Boğaç Karabulut. Yüksek mühendis olan Karabulut, Uzay Sistemleri Tasarım ve Test Laboratuvarı’nın da başmühendisliğini yapıyor. Karabulut, çalışmalarına 2014 yılında başlanan UBAKUSAT projesi için şunları söyledi:

“UBAKUSAT üzerinde transponder olan bir uyduydu. Amacı sesli iletişimdi. Geçtiğimiz nisan ayında fırlatıldı. Bir ay boyunca biz gerekli veriyi topladık ve bir ay sonunda bilmediğimiz bir nedenden dolayı sustu uydu. Tabii bu bir ay içerisinde ciddi veri topladık. En başarılı görevimizdi aslında UBAKUSAT bizim.”

Yurt dışına ihracat başladı

İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi küp uydu konusunda uzun yıllardır edindiği bilgi birikimi sayesinde yeni projeleri bir adım daha ileri taşımayı amaçlıyor. Tüm çalışmalardan yapılan çıkarımlar yeni projelere ışık tutuyor ve geçmişteki sorunlarla karşılaşılmıyor.

Ancak bu bilgi birikimi ve tecrübe sadece yapılan uydulara değil bu alanda çalışma yapan yabancı ülkelere de ışık tutuyor. Prof. Dr. Alim Rüstem Aslan da talep edilen desteklere karşılık veriyor. Aslan, şöyle konuştu:

“Gittiğim bir seminerde bizim çalışmalarımızı gördüler. Birleşik Arap Emirlikleri’nden davet ettiler, şimdi onlara bir uydu yapıyoruz üç birim. Aynı şekilde Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki bir üniversitede yaklaşık 50 kişilik bir mühendislik ve bilim grubuna da uydu yapmayı öğretiyoruz yerinde. Yer istasyonunu da oraya kendimiz kuruyoruz. Bu şekilde bilgi birikimimizi onlarla paylaşıyoruz. Aynı şekilde Lübnan bizden talep etti, Başbakanlık düzeyinde. Şimdi Lübnan’a da gidip geliyoruz. Oraya da bu yönde eğitim veriyoruz. Lübnan’da uydu yapmayı öğrenmek istiyor.”

Kurgu: Cihan Karaahmetoğlu

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Arakçi: Nükleer anlaşma sona yaklaştı

0

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Abbas Arakçi, Ankara’da Stratejik Düşünce Enstitüsünün (SDE) düzenlediği “İran, Bölge ve Uluslararası Gelişmeler” başlıklı konferansa katıldı.

Türkiye’ye ziyaretinin amacının yeni bir diyalog başlatmak olduğunu söyleyen Arakçi, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’yla bir araya gelme fırsatı bulduğunu söyledi.

“Türkiye ile ortak çıkarlara sahibiz”

İran ve Türkiye’nin bölgenin en önemli iki aktörü olduğunu belirten Arakçi, “Türkiye ve İran ilişkileri hiçbir zaman bu kadar iyi olmamıştı. Biz bölgede iki büyük oyuncuyuz. Birlikte asırlardır yaşıyoruz. Bu şekilde asırlardır yaşamaya devam edeceğiz. Bakış açılarımız aynı ve ortak çıkarlara sahibiz. Bu nedenle Türk hükümeti ve Dışişleri Bakanına teşekkür ediyorum” ifadesini kullandı.

“Nükleer anlaşma sona yaklaşmıştır”

ABD’nin geçen yıl çekildiği Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP) olarak adlandırılan nükleer anlaşmanın geleceği hakkında da değerlendirmelerde bulunan Arakçi, şöyle konuştu:

“ABD yönetimi, BMGK kararı olmasına rağmen KOEP’ten çekildiği zaman anlaşmanın tarafı üç Avrupa ülkesi, “anlaşmada kalın biz pratik çözümler üreteceğiz” diyerek bizden bir kaç hafta istediler. Şimdi bir sene oldu ve hala İran’ın anlaşmadaki çıkarlarını koruyacak çözüm bulamıyorlar. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, İran’ın anlaşmaya uyduğunu 14 ayrı raporuyla doğrulamasına rağmen biz hiçbir şeyden yararlanamıyoruz. Bu böyle devam edemez. İran’ın sabrı taşmak üzere. Bu çok üzücü fakat nükleer anlaşma sona yaklaşmıştır. Bu başarısızlığın sonuçları olacaktır ve kaçınılmazdır.”

Nükleer anlaşmanın ekonomik bir anlaşma gibi görünse de aslında tüm uluslararası toplumu ilgilendiren bir güvenlik anlaşması olduğuna dikkat çeken Arakçi, “KOEP şu anda ABD’nin yaklaşımı nedeniyle risk altında ve her an sona erebilir. Anlaşma, her ne kadar İran ve 5+1 ile imzalandıysa bu anlaşma bize ait değil, tüm uluslararası toplumun anlaşmasıdır” değerlendirmesinde bulundu.

“ABD bölgedeki tek diplomatik başarıyı yok etmek istiyor”

Nükleer anlaşmanın “bölgedeki tek diplomatik başarı” olduğunu ve ABD’nin BMGK kararlarına karşın anlaşmadan ayrılmasının İran’da uluslararası anlaşmalara karşı güven kaybı oluşturduğunu vurgulayan İranlı bakan yardımcısı, “Bölgemizdeki tek diplomatik başarıyı imha etmeye çalışıyorlar. Bu anlaşma olmadan bu bölge daha mı iyi olacak? Kimse bu fikirde değil. ABD’nin yaklaşımları nedeniyle uluslararası anlaşmalara yönelik güven kaybı yaşanıyor.” şeklinde konuştu.

Instagram beğenileri gizlemeye hazırlanıyor

0

Teknoloji haberleri sitesi The Verge’de yer alan habere göre, Instagram paylaşımlardaki beğenileri gizleyecek.

F8 Geliştirici Konferansı’nda değinilen politika ile Instagram’ın, kullanıcılara, “yalnızca paylaştığınız fotoğraf ve videoların niteliğine odaklanın, kaç beğeni aldığına değil” mesajı verdiğine dikkat çekildi.

Yeni düzenlemeye göre gönderilerin kaç beğeni aldığını sadece paylaşımı yapan hesap sahibi görecek.

İlk olarak Kanada’da hayata geçirilmesi planlanan uygulamanın ilerleyen süreçte diğer ülkelerde de görüleceği açıklandı.

Terör örgütü DEAŞ’a nisanda ağır darbe

0

Türkiye’de terör örgütü DEAŞ’a karşı yürütülen mücadele kararlılıkla devam ediyor. Operasyonlarını aralıksız sürdüren güvenlik güçleri, geçen ay başta İzmir, Ankara, Samsun, Sakarya, Osmaniye ve Kocaeli olmak üzere farklı kentlerde şafak vakti eş zamanlı düzenledikleri başarılı operasyonlarla örgüte nefes aldırmadı.

135 şüpheli gözaltına alındı, 48’i tutuklandı

Polis, jandarma ve hudut birliklerinin nisan ayında yürüttüğü çalışmalarda, aralarında örgütün sözde sorumluları olduğu belirlenen yabancı uyrukluların da bulunduğu 135 şüpheli gözaltına alındı. Zanlıların adreslerindeki aramalarda çok sayıda örgütsel doküman ve dijital malzeme ele geçirildi.

Güvenlik birimlerindeki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 48’i tutuklandı.

Zanlılardan bazıları sınır dışı edildi, bazılarının ise adli makamlardaki işlemleri sürüyor.

Nisandaki bazı operasyonlar

Osmaniye’de terör örgütü DEAŞ’ın Suriye’de silahlı faaliyetlerine katıldığı ileri sürülen Suriye uyruklu 6 zanlı tutuklandı.

Samsun’da, DEAŞ’a yönelik operasyonda gözaltına alınan Iraklı 3 zanlının sınır dışı edilmesine karar verildi.

Sakarya merkezli 17 ilde, örgüte yönelik operasyonda gözaltına alınan 28 şüpheliden 11’i tutuklandı.

İzmir’de DEAŞ’a yönelik operasyonda Suriye’deki çatışma bölgeleriyle irtibatlı oldukları tespit edilen 9’u Suriye, 1’i Gürcistan uyruklu 10 şüpheli gözaltına alındı.

Osmaniye’de 2014-2016 yıllarında Irak ve Suriye’de terör örgütü DEAŞ’ın savaşçı kadrosunda bulunduğu iddiasıyla gözaltına alınan Suriyeli şüpheli tutuklandı.

Sakarya’da örgüte yönelik operasyonda, sözde örgüt adına bastırılan 16 altın sikke ele geçirildi, gözaltına alınan 2 şüpheli tutuklandı.

Manisa’da terör örgütüne yönelik operasyonda eylem hazırlığında oldukları iddiasıyla İstanbul’da yakalanan yabancı uyruklularla bağlantısı bulunduğu değerlendirilen zanlının da aralarında olduğu 10 şüpheliden 5’i tutuklandı.

İzmir merkezli Isparta ve Bolu’da düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 12 zanlıdan 5’i tutuklandı.

Terör örgütü DEAŞ üyesi kadın terörist, Kilis’te güvenlik güçlerine teslim oldu.

Kocaeli’de, terör örgütü DEAŞ ve El-Kaide’ye yönelik operasyonda gözaltına alınan Suriye uyruklu 5 şüpheli, sınır dışı edildi.

Samsun, Osmaniye, Bolu, Tekirdağ ve Trabzon’da DEAŞ’a yönelik operasyonlarda gözaltına alınan aralarında yabancı uyrukluların da bulunduğu 25 şüpheliden 17’si tutuklandı.

Ankara’da terör örgütü El Kaide’den ayrılarak, Suriye’de rejime karşı silahlı faaliyet gösteren DEAŞ adına Suriye ve Irak’ta faaliyetlerde bulundukları, illegal yollardan Türkiye’ye girdikleri, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü öncesinde Ankara’da örgütsel irtibat kurabilecekleri ve eleman temini alanında faaliyet yürütebilecekleri değerlendirilen kişilere yönelik yapılan çalışmalar sonucu 17’si Irak ve 5’i Suriye uyruklu 22 şüpheli, eş zamanlı operasyonda gözaltına alındı.

Hatay’da, 1 Mayıs öncesi eylem yapabilme ihtimali olan ve DEAŞ adına faaliyette bulundukları iddia edilen 10 zanlı gözaltına alındı.

DEAŞ’lıların yargılanma süreci

Kocaeli’de, terör örgütü DEAŞ üyesi olduğu gerekçesiyle tutuklu yargılanan Rus vatandaşı sanık Suleiman Shakhidov’a, “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi.

Gaziantep’te DEAŞ’a yönelik davada tutuklu sanık Abdulkadir Demirel’e müebbet ve 13 yıl 9 ay 25 gün hapis ile 16 bin 600 lira adli para cezası, Yusuf Cebael’e 25 yıl 3 ay hapis ve 20 bin 900 lira adli para cezası, olay tarihinde 18 yaşından küçük olan sanık A.C’ye ise 2 yıl 9 ay 10 gün ve 4 bin 320 lira adli para cezası verildi.

Kocaeli’de örgütün ildeki yapılanmasını oluşturmaya çalıştıkları iddiasıyla 15 sanığın yargılandığı davada, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan tutuklu sanık Abdülkadir Polat, 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına mahkum edildi.

Kayseri’de DEAŞ’a ilişkin davada, örgütün sözde “göç ve lojistik komitesi” Türkiye sorumlusuyla irtibatlı oldukları öne sürülen 7’si tutuklu 8 sanığın yargılanmasına devam edildi. Savcı, mütalaasında sanıklardan 7’sinin “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan cezalandırılmasını istedi.

Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığınca DEAŞ üyesi olduğu öne sürülen 3’ü tutuklu 4 şüpheli hakkında, 7 yıl 6’şar aydan 15 yıla kadar hapis istemiyle hazırlanan iddianame, 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. İddianamede, şüphelilerin, örgütten aldıkları emir ve talimatlar uyarınca Türkiye’de düzenlenecek olası bir bombalama eyleminde görevlendirilmek üzere hazır beklemek suretiyle örgüt hiyerarşisi içerisinde yer aldığı belirtildi.

İsrail’in Ay’a insansız uzay aracı indirme girişimi başarısız oldu

0

Dünyanın uydusuna indirme girişimi sırasında İsrail’in kendi üretimi olan ve “Beresheet” (Başlangıç) ismi verilen insansız uzay aracıyla bağlantı kesildi.

Ay’ın yüzeyine doğru inişe geçtiği sırada Beresheet’in motorunun arızalandığı belirtilirken, uzay aracının Ay’ın yüzeyine çarptığı tahmin ediliyor.

Girişimin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından konuşan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Ay’a insansız uzay aracı gönderme denemelerini sürdüreceklerini ve İsrail’in iki ya da üç yıl içerisinde bunu başaracağına inandığını söyledi.

İsrail’e ait ulusal semboller taşıyordu

Beresheet, ABD’li uzay mekiği ve roket üreticisi SpaceX’e ait Falcon 9 roketiyle 21 Şubat’ta Florida’daki Cape Canaveral’dan fırlatılmıştı.

Çamaşır makinesi büyüklüğündeki uzay aracının ağırlığı 585 kilogramdı ve içinde yüzlerce dijital dosyanın yüklendiği madeni para büyüklüğünde bir kapsül bulunuyordu. Bu dosyalarda İsrail’e ait ulusal semboller ve bazı kültürel materyaller yer alıyordu.

Uzay aracı “Beresheet”in Ay’a inişi başarılı olsaydı İsrail; ABD, Rusya ve Çin’den sonra Ay’a uzay aracı indiren dördüncü ülke olacaktı.

Bağışçılar tarafından finanse edilen uzay aracının maliyeti 100 milyon doları bulmuştu.

Zırhlı Amfibi Hücum Aracı tanıtıldı

0

FNSS üst yöneticisi Nail Kurt, 14. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda (IDEF 2019) bulunan FNSS standında gerçekleştirilen lansmanda ZAHA gibi araçları az sayıda ülkenin üretebildiğini söyledi.

Kurt, Türk Deniz Kuvvetleri’nin 20. yüzyıl muharebe alanı gereksinimleri uyarınca ortaya çıkmış bir ihtiyaç olan ZAHA’nın, havuzlu çıkarma gemilerinde konuşlandırılacağını belirtti.

“27 adet araç teslim edilecek”

Nail Kurt, “Belirlenen ihtiyaçlar çerçevesinde Savunma Sanayii Başkanlığı ve FNSS arasında imzalanan ZAHA projesi kapsamında tasarım ve üretim yapılacak.

Bu sözleşme kapsamında 27 adet araç teslim edilecek, bu araçlardan 23’ü personel taşıyıcı, 2 âdeti adet komuta kontrol, 2 adeti de kurtarma aracı. Sözleşme şartları gereği teslimatlar 2021’de başlayacak 2022’de tamamlanacak.” dedi.

Aracın testlerinin gelecek sene tamamlanacağının altını çizen Kurt, istekler gereği 15 deniz miline kadar denizde hareket kabiliyeti olduğunu dile getirdi.

“Diğer rakiplerinden daha üstün bir araç”

Kurt, içlerinde 21 personelle, yine tanımlanan hızlarda personel koruma altında sahile çıkacağına işaret ederek, sahilde ve karada bir zırhlı personel taşıyıcıyla kara harekatına devam edeceğini anlattı.

Bu aracın NATO’da sadece bir ülkede olduğunun altını çizen Kurt, “Başka bir projeden uyarlanmış bir araç değil. Mayın ve balistik koruması, personel taşıma kapasitesi, kara ve deniz harekatında diğer rakiplerinden daha üstün bir araç.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Mustafa Şeker de, ZAHA gibi büyük projeleri program olarak gördüğünü ve bu tür projelerde birçok KOBİ’nin de katkısının olduğunu söyledi.

“İsrail devletinin var olduğunu söyleyebiliriz ancak Filistin devleti hala kurulamadı”

0

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, Filistin için Uluslararası Donör Grubu (AHLC) toplantısı öncesinde Norveç Dışişleri Bakanı Ine Marie Eriksen Soreide ile basına açıklamalar yaptı.

Filistin Kurtuluş Örgütü ile İsrail arasına 1993’te Norveç’in başkenti Oslo’da imzalanan anlaşmanın uygulanması ve Filistin devletinin kurulması hususunda tutarlı bir çalışma içinde olduklarını belirten Mogherini, “Net bir şekilde İsrail devletinin var olduğunu söyleyebiliriz ancak Filistin devleti hala kurulamadı” diye konuştu.

Mogherini, bu devleti tanıyıp tanımamanın ise AB üyelerinin kendi inisiyatifinde olduğunu söyledi.

Filistin’deki ekonomik sorunlar

Oslo Anlaşması’nın imzalanmasından bu yana 25 yıl geçtiğini ve iki devletli çözümün yara aldığını dile getiren Mogherini, “(İsrail’in) Yerleşim birimi inşası devam ediyor. İşgal altındaki topraklarda Filistin halkını koruyan uluslararası mekanizma zorla kaldırıldı. Filistin halkı arasındaki ayrılıklar, Filistin’in birliğine ve demokrasiye zarar veriyor” ifadelerini kullandı.

Mogherini, iki devletli çözüm umudunun azaldığına işaret ederek Filistin’in yaşadığı ekonomik sorunlara çözüm bulunması gerektiğini vurguladı.

Norveç Dışişleri Bakanı Ine Marie Eriksen Soreide de İsrail’in Filistin hükümeti adına topladığı vergilerde kesintiye gitmesinin Filistin devletinin mali yükünü artırdığına değinerek, “Filistin yönetimi de bu meblağın bütününün İsrail tarafından ödenene kadar İsrail’den gelen paranın tamamını reddetti” hatırlatmasını yaptı.

“Hedefimiz mali olarak bağımsız ve demokratik bir Filistin devleti” diyen Soreide, bu konuyla ilgili müzakerelerin sonuçlandırılması gerektiğini belirtti.

Norveç Dışişleri Bakanı Soreide’nin eş başkanlık yapacağı AHLC toplantısına, Filistin Başbakanı Muhammed Iştiyye de katılacak.

1993 yılındaki kuruluşundan bu yana AHLC, Filistin halkına yönelik kalkınma yardımları için temel politika düzeyindeki koordinasyon mekanizması görevi görüyor.

AHLC’nin stratejik amacı Filistin’de kurumsal gelişmeyi desteklemek ve iki devletli çözümün gerçekleştirilmesine yönelik siyasi çabaları pekiştirmek olduğu belirtiliyor.