Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Robert Bolton ile telefonda görüştü.
İkili görüşmede, S-400 hava savunma sistemi ve F-35 programı ile Libya’daki gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulundu.
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Robert Bolton ile telefonda görüştü.
İkili görüşmede, S-400 hava savunma sistemi ve F-35 programı ile Libya’daki gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulundu.
Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Cemal Öyiğit, İslam İşbirliği Gençlik Formu (ICYF) Başkanı Taha Ayhan ve beraberindeki heyeti kabul etti. Bakanlık’taki görüşmede Kültür Dairesi Müdürü Şehbal Hamzaoğulları ile Gençlik Dairesi Müdürü Şifa Çolakoğlu da hazır bulundu.
Kabulde konuşan Gençlik Formu Başkanı Taha Ayhan, KKTC’de bulunmaktan onur ve mutluluk duyduklarını belirterek kendilerini kabul eden Bakan Özyiğit’e teşekkür etti ve İslam Konferansı Gençlik Formu’nun yürüttüğü çalışmalarla ilgili bilgi verdi.
Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Cemal Özyiğit ise konuşmasında Taha Ayhan ve beraberindeki heyeti ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Ayhan’a üstlendiği yeni görevinde başarılar diledi.
İslam İşbirliği Teşkilatı tarafından verilecek desteğin Kıbrıs Türk Toplumu’nun Dünya’da hak ettiği yeri alması adına önemli olduğunu belirten Özyiğit, Gençlik Formu’nun yapacağı çalışmalarla ülkemiz gençlerinin sesini uluslararası mecralara duyuracağına inanç belirtti. (BRT/MAIL)
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hizmet verecek Whatsapp İhbar Hattı, vatandaşlardan gelen ihbarların ve şikayetlerin gerekli birimlere ulaşması ve en kısa sürede neticeye ulaşması için çalışacak.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na ait 0542 873 19 14 numaralı WhatsApp İhbar Hattı ile her türlü sorun, görüş ve öneri Bakanlığa iletilebilecek.
1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı’nda açık olan işyerlerinin etkin bir şekilde denetlenebilmesiamacıyla, vatandaşlar işyeri ismi ve bölge adını yazarak Whatsapp İhbar Hattına ulaşabilecek.
Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (EİB) Yönetim Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, kiraz ihracatında 2019 yılı hedefleriyle ilgili, “76 bin ton kiraz ihracatımızı, 100 bin tona çıkarmayı planlıyoruz. 162 milyon dolarlık gelirimizi de 250-300 milyon dolara çıkarmayı hedefliyoruz” dedi.
Uçak, Türkiye’nin kiraz ihracatını artırmak için üreticilerle sürekli bir araya gelerek toplantılar yaptıklarını söyledi.
Türkiye’nin 2018 yılında yaş meyve sebze ihracatının 2 milyar 300 milyon dolar olduğunu belirten Uçak, şöyle devam etti:
“Bu rakamda kirazın payı da 162 milyon dolardır. Bizim 76 bin ton civarında kiraz ihracatımız var. Biz burada kirazı özellikle Çin’e de pazarlamaya çalışıyoruz. Sadece 162 milyon dolarda kalmaya değil, biraz daha artırmaya gayret ediyoruz. İnşallah bundan sonra Çin’e de girmeyi planlıyoruz. Bu konuyu Tarım ve Orman Bakanımızla da sürekli istişare ediyoruz. Çin’de kirazın çok değerli ve kıymetli, ikramlık bir ürün olduğunu biliyoruz. İnşallah, Çin pazarına gireceğiz. 76 bin ton kiraz ihracatımızı, 100 bin tona çıkarmayı planlıyoruz. 162 milyon dolarlık gelirimizi de 250-300 milyon dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Tabii ki bu hava şartlarına da bağlı bir durum.”
“İhracatımızı daha iyi yerlere getireceğiz”
Uçak, Türkiye’nin ağırlık olarak kiraz ihracatı yaptığı ülkelerin Almanya, Rusya, Norveç, Hollanda ve Danimarka olduğuna dikkat çekti.
İhracatta mevcut ülkelerin üzerine çıkmayı hedeflediklerine değinen Uçak, “Girmediğimiz pazar, gitmediğimiz ülke bırakmamaya çalışıyoruz. Bu da sadece kiraz ihracatı değil, bütün meyve sebze ihracatı için geçerli aslında. Türkiye için tarım gerçekten çok önemli. Biz de çok önemsiyoruz. İnşallah ihracatımızı daha iyi yerlere getireceğiz” diye konuştu.
Kiraz üreticilerinin ihracatçıların baştacı olduğunu vurgulayan Uçak, 2019 yılında kiraz ihracatında üreticinin kazançlı çıkacağını ümit ettiklerini anlattı.
Uçak, kiraz üreticisi ve yüksek rekolte ürün olmasa ihracatın da olmayacağına işaret ederek, şunları kaydetti:
“Kiraz üreticimiz gerçekten büyük emek sarf ediyor, alın teri döküyor. Biz de isteriz ki üreticimiz alın terinin karşılığını misli misli alsın. Bizim de zaten uğraşmamızın nedenlerinden biri bu. Üreticilerimizle iyi ürün yetiştirtmek ve iyi paralara pazarlayabilmek. Herkes kazansın istiyoruz. Sadece bir sektör değil, üreticimiz de ihracatçımız da kazansın. Yine bu arada bir sürü kalemler var. Ambalajcısı, nakliyecisi gibi. Gerçekten tarım dediğiniz zaman birçok insan bu sektörden sebepleniyor, ekmek yiyor. Çocuğunun ihtiyacını, yiyeceğini tarımdan sağlıyor. Yani tarım deyip geçmeyelim, sektörümüzü önemsiyoruz. İnşallah, tarımı iyi yerlere getireceğiz. Tarım denildiği zaman üstü açık bir fabrika. Dua edeceğiz. Allah inşallah, Türkiye’mizin, üreticimizin ve ihracatçımızın yüzüne bakacak. İyi bir yıl olacak inşallah.”
Diyarbakır Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, “Lojistik Köy” tanıtım toplantısında, yeni dönemde “kent ekonomisi” kavramının öne çıkmaya başladığını söyledi.
“Diyarbakır Güneydoğu’nun uluslararası alana açılan dış ticaret kapısı”
Diyarbakır’ın geçmişten aldığı güçle geleceğe doğru yol alan ve bunu sürdürülebilir kılmak için ortak aklı kullanan bir şehir olduğunu vurgulayan Güzeloğlu, “Kalkınmanın sürdürülebilir ve kalıcı olmasının amacı budur. Diyarbakır, Türkiye’nin makro ölçekteki büyük hedef ve önceliklerinde de bölgesel ölçekte de tanımlayıcı bir şehridir” dedi.
Güzeloğlu, Diyarbakır’ın Güneydoğu’nun “uluslararası alana açılan dış ticaret kapısı” olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
“Çevre illerin hepsini belirleyen, yönlendiren, ekonomik ve sosyal anlamda etkileyen bir ağırlık merkezidir. Hükümetimizin programında yer alan, dış ticaretin özellikle öne çıkması ve komşularla ticaretin yoğunlaşması sürecinde Diyarbakır, çok kritik bir role sahiptir. Lojistik Köy, bölgesel ölçekte Türkiye’nin, Orta Doğu, Asya ve dünyayla buluşmasını sağlayacak bir merkez olarak düşünülüyor. Bunu sağlayacak altyapımızın olduğunu biliyoruz.”
“Lojistik Köy 3 ulaşım aksına bağlı bir buluşma merkezi”
Lojistik Köy’ün 3 ulaşım aksına bağlı bir buluşma merkezi olduğunu anlatan Güzeloğlu, bu durumda, sanayinin gelişmesi, üretim faktörü alanlarının belirlenmesi, kalkınmaya da yön verileceğini ifade etti.
Vali Hasan Basri Güzeloğlu, “Elimizdeki bu zenginliği doğru yönettiğimiz takdirde sadece Diyarbakır değil, bölgede ve ülkede çok önemli kazanım elde edeceğiz. Lojistiğin yeni dönemde hem maliyeti hem de pazar açısından belirleyici etkisini biliyoruz. Lojistiği Diyarbakır’da gündeme getirmemizin nedeni, Türkiye’nin stratejik ve lojistik anlamda komşularıyla ilişkisini sağlayacak yeni bir bağlantı düşüncesidir” şeklinde konuştu.
Toplantıya, Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Odabaşı, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya, Karacadağ Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Hasan Maral da katıldı.
“Lojistik Köy”
Diyarbakır Valiliği koordinasyonunda Diyarbakır-Elazığ kara yolu Gözalan Mahallesi’nde, yaklaşık 229 hektarda Lojistik Köy kurulacak.
Lojistik Köy’ün, ithal edilen ürün ve ham maddelerin, ihraç edilen ürünlerin, iç piyasaya gönderilecek her türlü malzemenin depolamasının, kara ve demir yolu taşımasının kolayca yapılabileceği, hizmet kalitesinin artacağı, maliyetlerin düşürüleceği bir merkez olması hedefleniyor.
Burada 2 bin 500 metrekarelik 23 depo, 5 bin metrekarelik 11 depo, 10 bin metrekarelik 24 depo olmak üzere toplam 58 depo yer alacak. Lojistik Köy’de ilk etapta yaklaşık 5 bin 400 kişinin istihdam edilmesi planlanıyor.
Mostar Yunus Emre Enstitüsü tarafından şehirdeki kültür merkezinde açılan sergide, koleksiyoner Nusret Omerika’ya ait aralarında el yazması ve altın işlemesi bulunan 114 Kur’an-ı Kerim ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.
Omerika, burada yaptığı açıklamada, 300 yıllık 6 el yazması Kur’an-ı Kerim’in ilk kez sergilendiğine işaret ederek, “Evimde 3 bin kitaptan oluşan bir kütüphanem var. Aralarında 200 Kur’an-ı Kerim var. Kutsal kitaba olan sevgim dedemden miras.” dedi.
Kur’an-ı Kerim örneklerini 10 yıldır topladığını ifade eden Omerika, Mostar’da sergi düzenlemekten son derece mutlu olduğunu söyledi.
Karagöz Bey Medresesi Müdür Yardımcısı Suljo Cikotic de Kur’an-ı Kerim’in her Müslümanın kalbinde ayrı bir yere sahip olduğunu vurgulayarak, “Kur’an-ı Kerim’i korumak köklerimizi korumak demektir. Omerika’ya böyle bir koleksiyona sahip olduğu ve bizimle paylaştığı için teşekkür ederiz.” diye konuştu.
Cüzcan Emniyet Müdürlüğü sözcüsü Masud Nadim, basına yaptığı açıklamada, militanların, Hak Cabbar polis karakoluna saldırdığını söyledi.
Saldırı sonucu 3 güvenlik görevlisinin yaşamını yitirdiğini belirten Nadim, 6 güvenlik görevlisinin de yaralandığını kaydetti.
Nadim, saldırının ardından çıkan çatışmada 3 militanın öldürüldüğünü, 6 militanın da yaralandığını ifade etti.
Taliban’dan henüz konuyla ilgili bir açıklama yapılmadı.
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
İki lider, ikili meselelerin yanı sıra Libya’da yaşanan güncel gelişmeleri değerlendirdi. Erdoğan, Türkiye’nin, Libya’nın huzur ve istikrarına desteğini yeniden teyit ettiğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Putin, Suriye krizinin çözümü için Astana Süreci kapsamında yakın işbirliğinin sürdürülmesi hususunda mutabık kaldı.
Güney Kıbrıs’taki iki santral ünitesinde meydana gelen arıza nedeniyle KKTC’deki trafo merkezlerinden 2’si kısmen, 2’si de tamamen devre dışı kaldı, Girne, Lefkoşa ve Mesarya köylerinin bazılarında yaklaşık yarım saat elektrik kesintisi oldu.
Kıb-Tek Çağrı Merkezi Sorumlusu Tuluy Kalyoncu, kuzeydeki sorunun giderildiğini, söz konusu bölgelere elektriğin yarım saat içinde verildiğini açıkladı.
Türk Ajansı Kıbrıs’a (T.A.K) konuşan Kalyoncu, bugün saat 16.00’da Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Elektrik İdaresi’ne bağlı iki santral ünitesinin devre dışı kaldığını, bu durumdan kuzeydeki 4 trafo merkezinin de etkilendiğini kaydetti.
Kalyoncu, Girne ve Lefkoşa’daki iki trafo merkezinin tümünün, Alsancak ve Geçitkale’deki iki trafo merkezinin de kısmen devre dışı kaldığını belirtti.
Kalyoncu, Karakum’dan Karaoğlanoğlu’na kadar olan kesimin, Alsancak’ın bir bölümünün, Lefkoşa şehir merkezinin ve Mağusa’nın batısındaki bazı Meserya köylerinin kesintiden etkilendiğini ifade etti.
Kalyoncu, “Yarım saatten kısa sürede Kıb-Tek SCADA merkezinin olaya müdahalesiyle tüm bölgelere elektrik verildi” dedi.
(BRT/TAK)
Malatya’nın Battalgazi ilçesinde esnaflık yapan 72 yaşındaki Vahap Demir, sabahın ilk ışıklarıyla iş yerini açıyor. Mesaiye sokak hayvanlarına yemek vererek başlıyor.
Hayvanların yolunu gözlediği Demir, iş yerinin karşısındaki ağacın etrafına koyduğu mama kaplarıyla “evlatlarım” dediği kedi, köpek ve kargaları doyuruyor. Her gün kedileri ciğerle, köpekleri de et ve mamayla besleyen Demir, iş yerini mesken tutan kargaları da unutmuyor.
Sokak hayvanlarına evlat şefkatiyle bakan Demir, örnek davranışıyla çevresindekilerin takdirini topluyor.
Günde 7-8 saat sokak hayvanlarıyla birlikte
Vahap Demir, yaklaşık 4 yıldır Malatya’da sokak hayvanlarını beslediğini söyledi.
Sabahları iş yerini açmaya geldiğinde hayvanların kapıda beklediğini anlatan Demir, şöyle konuştu:
“Sabahları kediler benim gelmemi bekliyor. Dükkanı açtıktan sonra onların suyunu, yemini veriyor, bakımını yapıyorum. Bir müddet sonra beraber oturuyoruz. Akşama kadar ortalama 7-8 saat sokak hayvanlarıyla beraber aynı ortamda oluyorum. Sokak hayvanlarına baktığım zaman dünyanın en büyük zevki ve mutluluğunu tadıyorum. Sabahları kargalara da ciğer bırakıyorum. Bıraktığımı gördükleri zaman birbirlerine öterek haber veriyorlar. Alıp, gidiyorlar.”
Demir, hayvanlara elinden geldiği kadar yardım edeceğinden bahsederek, insanları sevmenin hayvan sevgisinden geldiğini vurguladı.
Dünyada en zevkli işin hayvanlara bakmak olduğunu belirten Demir, “Nereye gitsem beraber geliyorlar. Markete, camiye beraber gidiyoruz. Sesimi duyar duymaz arkamdan geliyorlar. Hatta bir tanesi var ‘pırlanta’ adını verdiğim nereye gitsem beni takip ediyor. Doğum yaptığında yavrularına da bakıyorum” dedi.
Hayvanları çocukları gibi özlüyor
Demir, hayvanları çok sevdiği için bakımlarını üstlendiğini ifade etti. Allah rızası için sokak hayvanlarına baktığını söyleyen Demir, şunları anlattı:
“Sevdiğimizden dolayı hayvanlara bakıyorum. Bunların sahibi Allah’tır. Hayvanlarla uğraştığın zaman zevk alıyorsun. Uğraştıkça daha güzel şeyler yapmak istiyorsunuz. Hayvanları sevmek, korumak lazım. Çünkü bunlar Allah’ın insana bir emanetidir. Bunların ağzı, dili yok. O kadar sadıklardır ki nerede olursan ol o seni buluyor, yanına gelip sevgi istiyor. İnsan olarak bu hayvanlara sahip çıkmamız lazım. Elimizden geldiği kadar ilgilenmek lazım.”
Hayvanların bakımı için onlara yer hazırlarken ayağını burktuğunu ve 20 gün evde kaldığını belirten Demir, o süreçte bakımını yaptığı hayvanları evladı gibi özlediğini söyledi.