Ana Sayfa Blog Sayfa 8791

“Hafter, destekçilerinin düşündüğü kadar güçlü değil”

0

Uluslararası Fransız Radyosuna (RFI) konuşan Birleşmiş Milletler (BM) Libya Özel Temsilcisi Gassan Selame, Generel Halife Hafter’i destekleyen ülkeleri uyardı. Selame, Hafter’in, destekçilerinin düşündüğü kadar güçlü olmadığını belirtti.

Gassan Selame, Hafter’in demokrat olmadığını ve siyasi programının, Libyalıların çoğunluğu tarafından desteklenmediğini aktardı.

Gassan Selame, Hafter’in, 17’nci yüzyılda ABD’ye iç savaş sırasında liderlik yapan ve köleliği kaldıran eski ABD Başkanı Abraham Lincoln olmadığıni belirterek, “O Abraham Lincoln ve büyük bir demokrat değil ancak ülkeyi birleştirmek istiyor” ifadelerini kullandı. 

Hafter, Trablus’a saldırı başlatmıştı

Libya’da, ülkenin doğusundaki askeri güçlerin lideri General Halife Hafter, başkent Trablus’u ele geçirmek için 4 Nisan’da saldırı emri vermişti.

Başkent Trablus’ta konuşlu ve uluslararası toplum tarafından tanınan Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) birlikleri ise karşı operasyon başlatmıştı.

General Hafter’in darbesiyle kurulan Tobruk merkezli Temsilciler Meclisi’nin arkasında Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Rusya ve Fransa var.

UMH ise, Türkiye başta olmak üzere Birleşmiş Milletler (BM), Avrupa Birliği (AB) ve birçok üye ülke tarafından destekleniyor.

“Kur’an-ı Kerim yakmak ifade özgürlüğü kapsamına kesinlikle girmez”

0

Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da temaslarda bulunan Malkoç, yaptıkları görüşmelerde, başta “ifade özgürlüğü” adı altında Kur’an-ı Kerim’in yakılması da olmak üzere bir takım konuları gündeme getirdiklerini aktardı.

Kur’an-ı Kerim yakmanın, Danimarka’nın kamu görevi sorunu olduğunu kaydeden Malkoç, “Kur’an-ı Kerim yakmak ne Danimarka’ya fayda getirir ne de yakanlara. Aksine, kamu güvenliği açısından sorun teşkil eder. Danimarka’nın, olaylar büyümeden, hak ve özgürlükler çerçevesinde bunun tedbirini alması gerekir.” diye konuştu.

Şeref Malkoç, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Danimarka’da farklı eğilimler var. Eğilimlerden bir tanesi de ifade özgürlüğü olarak bu addediliyor, ama biz şunu kesinlikle biliyoruz ki gerek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarında, gerekse insan haklarıyla ilgili temel teorilerde, yakmak, yıkmak, öldürmek, hiçbir zaman ifade özgürlüğü kapsamına girmez.

Kur’an-ı Kerim, Müslümanların kutsal kitabı ve değeridir. Buna hakaret edilmesi doğru değil. Kur’an-ı Kerim yakmak ifade özgürlüğü kapsamına kesinlikle girmez. Bu konuda duyarlı olmalarını kendilerinden rica ettik.”

“Yurt dışındaki Türklere özgüven gelmiş”

Danimarka’da faaliyet gösteren Türk sivil toplum kuruluşlarını çok canlı ve dinamik gördüğünü vurgulayan Malkoç, birkaç aydır sürdürdükleri yurt dışı temaslarında, yurt dışında yaşayan Türklere, haksızlığa ve ayrımcılığa uğramaları karşısında, haklarını nasıl arayacaklarını anlatmaya çalıştıklarını söyledi.

Türkiye’de son 15 yılda özellikle iletişim, ulaşım ve sağlık alanlarında yaşanan gelişmelerin, Avrupa’nın birçok ülkesinin önünde olmasının, yurt dışındaki Türklere de olumlu yansıdığını belirten Malkoç, “Yurt dışındaki Türk vatandaşlarına bu anlamda bir özgüven gelmiş.” değerlendirmesinde bulundu.

Akşener: Milli birlik için atılacak her adıma destek vereceğiz

0

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin 31 Mart yerel seçimler sonrası yaptığı ilk Meclis Grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Giresun’da evinin önünde ölü olarak bulunan 11 yaşındaki Rabia Naz Vatan dosyasına erişim yasağının getirildiğini, evladının katilini arayan babanın da akıl hastanesine yatırılmak istendiğini belirten Akşener, “Tanıklar dinlendikçe olayın seyri değişti. Kimler kimleri korumaya çalışıyor?  Kim neyin üstünü örtmeye çalışıyor?” diye sordu.

Çocuk istismarı ve kadına şiddet konusuna da değinen Akşener, bir daha bu tür olayların tekrarlanmaması için caydırıcı adımların atılarak cezaların en üst seviyeye çıkarılması gerektiğini söyledi.

Meral Akşener, 1915 yılında yaşanan olaylarla ilgili soykırım iddialarının yalan ve iftiralardan ibaret olduğunu ancak bazı ülkelerin Türkiye’yi karalayıcı, suçlayıcı kararlar almayı alışkanlık haline getirdiğini ifade etti.

Elinde Cezayirli Müslümanların kanı olan Fransa’nın küstahlıkları ile artık bardağı taşırdığını kaydeden Akşener, 8 Mayıs’ın, “Cezayir Katliamını Anma Günü” olarak kabul edilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisine kanun teklifi verdiklerin anımsattı.

“O’nun terazisi şaşmaz”

Akşener, 12 Eylül döneminde, Mamak Cezaevinde işkence iddialarıyla gündeme gelen dönemin cezaevi komutanı Raci Tetik’in ölümüne ilişkin, “O karanlığı yaşamış, o zulmü yaşamış yüzlerce insanın gözleri belirdi zihnimde. Beddua etmiyorum. Şu olsun ya da bu olsun da demiyorum. O Allah’ın bileceği iş. Biliyor ve inanıyorum ki O’nun terazisi şaşmaz. Kul hakkıyla dilimin ucuna gelenleri söylemekten imtina edip, kendisini, o yüce divanın adaletine, Allah’a havale ediyorum.” değerlendirmesinde buludu.

31 Mart yerel seçim sonuçları

Akşener, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin seçim kampanyası boyunca kullandıkları dil ve üslubu eleştirdi.

Ekonomiyi konuşturmamak için, seçim meydanlarının savaş alanına çevrilmek istendiğini iddia eden Akşener, “CHP ile yaptığımız güç birliğini bir terör ittifakı gibi sunmaya kalktılar. Sayın Temel Karamollaoğlu’yla benim, Kandil’le sözleşme imzaladığımızı söyleyebilecek kadar alçaldılar. Bize iftira ederek, hayat pahalılığını unutturabileceklerini sandılar. Oysa onların yalanlarıyla, milletimizin ve ekonominin gerçeklerini perdelemek mümkün mü? Türk milletinin bir bölümüne, illet, zillet, terörist, adiler gibi yüzlerce iftira ve hakaret havada uçuştu. Ülkenin Cumhurbaşkanı çarşıda, pazarda, tarladaki vatandaşlarını teröristlikle suçladı. Yetmedi, kendine oy vermeyenleri de terörist ilan etti. Onlar medyalarına ve manşetlerine güvendiler. Biz Allah’a sığındık ve milletimize güvendik.” diye konuştu.

“Ankara, İstanbul, Adana, Antalya başta olmak üzere nüfus bakımından ülkenin yarısını teröristler mi yönetecek şimdi?” sorusunu soran Akşener, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Hani ilk işleri PKK’nın isteğiyle kaldırılan Türkiye Cumhuriyeti ibaresini, yeniden tabelalara yazmak olan şu teröristler? Sizin laflarınıza bakılırsa, Türk milleti teröristleri mi tercih etti? Bu millete bu kötülüğü nasıl yaptınız bilmem ama söyleyin, üç-beş belediye için, bu kadar tehlikeli sözler etmenize değdi mi? Bu aziz millete bu kadar bühtan edilir mi? Türk milletine böyle bir iftira atılabilir mi? Böyle bir devlet anlayışı olabilir mi? Seçim kampanyası boyunca ‘beka beka’ dediler. Bir yerel seçimi Türkiye’nin var olma-yok olma meselesi diye anlattılar. Ne oldu peki? Ülkemiz işgal mi edildi? Ezanımız mı sustu? Bayrağımız mı indirildi? İftiralarınızdan geriye ne kaldı? Geriye ne kaldı biliyor musunuz? İçini boşalttıkları bir beka kavramı kaldı.”

“İstanbul seçimi sonuçlarını kabullenemiyorlar”

İstanbul seçimlerine ilişkin YSK’de devam eden olağanüstü itiraz sürecini de değerlendiren Akşener, İstanbul sonuçlarını bir türlü kabullenilemediğini bunun da AK Parti’nin tükeniş korkusu içinde olduğunu gösterdiğini savundu.

Milli iradeden korkulmaması gerektiğini belirten Akşener, şöyle konuştu:

“Milli irade korkulacak değil, el üstünde tutulacak bir gerçektir. Sonuçtan bağımsız olarak, bu sürecin kendisi bile demokrasi tarihimizde, kara bir leke olarak yer alacaktır. Çeşitli senaryolarla, milletin sandığa güveni örselenmektedir. Türkiye’ye yapılacak en büyük kötülük de budur. Milletin sandıktan umudu kestiği yerde, fırsat kollayan tezgahlara gün doğar.

Akla mantığa sığmayan hezeyanlara artık AK Partililer bile isyan etmektedir. Ülkemize ve milletimize bu kötülüğü yapmayın. İstanbul seçimlerine, demokrasi ve hukuk dışı bir müdahale, yalnız Millet İttifakı’na oy vermiş vatandaşlarımızı değil, Cumhur İttifakı’na oy vermiş vatandaşlarımızı da rencide eder. İradesini beyan etmiş milletimizin tamamını rencide eder. Bu tür bir oyun, size verilen oyları da gayrimeşru kılar.”

“Söz de karar da milletindir”

Meral Akşener, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 28 Şubat döneminde mahkeme kararıyla İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden alındığını hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı:

“Bu aziz ve gazi millet, mahkeme kararının adil olmadığını biliyordu. Bu yüzden de milletimiz, ‘muhtar bile olamaz’ manşetlerini boşa çıkarıp, kendisini Başbakan, Cumhurbaşkanı yaptı.

İktidarın başı bilmelidir ki atadığı hakimlere aldıracağı bir iptal kararını milletimiz asla kabul etmez. Bununla da kalmaz, ilk seçimde kendisini sandığa gömer. Kendisine tavsiyem, bir mağdur olarak başladığı siyasi hayatını, hak yiyen bir zalim olarak bitirmemesidir. Bu süreç Türkiye’ye fazlasıyla zarar vermiştir ve artık sona ermelidir. Söz de karar da milletindir. Sonuç, milletin vicdanında tescil etmiştir. Sayın Ekrem İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak seçilmiştir. Bunun dışında bir karar, siyasi gaspçılık olur. Buna ne biz ne de aziz milletimiz müsaade etmez.”

Akşener, Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) emir ve talimatla milletin kararını değiştiremeyeceğini, ikinci bir 7 Haziran-1 Kasım hayali kurmanın hukuksuzluk olacağını belirterek “AK Parti’nin usulsüz itirazlarını bile kabul eden YSK, süreci uzatarak iptal stratejisinin bir parçası olmaktan vazgeçmelidir.” değerlendirmesinde bulundu.

Meral Akşener, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “İllerde seçilen belediye başkanları ilçe belediye başkanlarını atasın” şeklindeki açıklamasına eleştirdi. Akşener, Bahçeli’nin ideolojik bir savruluş yaşadığını ve ülkeyi eyalete bölmenin altyapısının oluşturulduğunu iddia etti.

Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırı

Çatışma ve provokasyon dili yüzünden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun saldırıya maruz kaldığını savunan Akşener, “Türkiye’nin ana muhalefet lideri linç girişimine maruz kalmıştır. Linç girişimi başlı başına vahim bir hadiseyken, bunun bir parti genel başkanına, üstelik de şehit cenazesinde yapılması, olayın vehametini arttırmaktadır. Linç girişiminin devamındaki gelişmelerse, Türkiye’nin iktidar eliyle bir uçuruma sürüklenmeye çalışıldığını gösteriyor.” ifadelerini kullandı.

Akşener, Kılıçdaroğlu’na saldırıyı gerçekleştiren kişilerin serbest bırakılmasını eleştirerek, “Tweet atanı tutuklayıp, yumruk atanı salıvermek, hukukun paspas edilmesidir. İnek hırsızından kahraman çıkarmaya çalışmak, ahlak çöküntüsüdür.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Kılıçdaroğlu’na hitaben  ”Ne işi vardı orada” diyerek, üste çıkmaya çalıştığını savunan Akşener, “Bu bir akıl tutulmasıdır. Cumhurbaşkanı’na yakışan, şehidimizin cenazesine gidilmesini sorgulamak değil, milletin her ferdini o kahramanlarımızı uğurlamaya çağırmaktır.” diye konuştu.

“Milli birlik adına atılacak adıma gerekli desteği İyi Parti verecektir”

Akşener, “İyi Parti prensip olarak kamplaştırma ve kutuplaştırma siyasetine son verecek her girişimi desteklemeye hazırdır. Samimi olmak kaydı ile milli birlik ve uzlaşma adına atılacak adıma İyi Parti gerekli desteği verecektir.” dedi.

‘Başka Türkiye yok’ anlayışı ile siyaset yaptıklarını dile getiren Akşener, “Siyaseti bir çatışma alanı olmaktan çıkarmanın milletimize yapılacak en büyük hizmet olacağına inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Akşener, Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik duruma ilişkin değerlendirmelerde de bulunarak, gerçek işsiz sayısının 7 milyona ulaştığını, açlık sınırının 2 bin 107 lira, yoksulluk sınırının ise 6 bin 683 liraya dayandığını anlattı.

Türkeli bölgesinde yarın elektrik kesintisi yapılacak

0

Türkeli bölgesinde yarın elektrik kesintisi yapılacak.

Kıb-Tek’ten verilen bilgiye göre, orta gerilim elektrik şebekesinde yapılacak proje çalışması nedeniyle yarın sabah 09.00 ile 12.00 saatleri arasında Türkeli, Lefkoşa/Güzelyurt Anayolu üzerinde Türkeli kavşağı ile Alayköy Sanayi Bölgesi arasında kalan tesislerin elektrik enerjisi kesik olacak.

(BRT/TAK)

“Tüm emekçilerin Emek ve Dayanışma Günü’nü kutlarım”

0

Maliye Bakanı Serdar Dentaş 1 Mayış İşçi Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

Denktaş’ın mesajı şu şekilde:

“Ülkemizde çalışma hayatında daha iyi standartlara ulaşılması hepimizin en büyük gayesidir. Toplumsal refah ve ekonominin en temel unsuru olan işçinin alınterine hak ettiği değeri vermek uygarlık yolunda en büyük adımdır.

Özellikle, özel sektörde emeğinin karşılığını alamayan emekçilerin birtakım sıkıntılarını göz ardı edemeyiz. İş güvenliği konusunda ciddi sıkıntıların yaşandığı ülkemizde daha insani şartlarda çalışmak tüm emekçilerin hakkıdır.1 Mayıs’ın, anlamına yakışır bir şekilde dostluk ve dayanışma çerçevesinde kutlanmasını dileyerek, başta işçi, memur ve emekçiler olmak üzere tüm emekçilerin Emek ve Dayanışma Günü’nü kutlarım.” (BRT/MAIL)

Zeki Müren’den geriye yalnızca şarkılar değil, halılar da kaldı

0

Türkiye’nin “Sanat Güneşi” olarak tanıdığı Zeki Müren, 1996’da aramızdan ayrılmış olsa da geride bıraktığı eserlerle, gönüllerdeki yerini koruyor. Zeki Müren’in müzik dışında başka ilgi alanları da vardı. Onlardan biri de halılardı… Zeki Müren, müzikten arta kalan zamanlarında pek çok halı tasarlamıştı.

Birbirinden özgün tasarımlar

Zeki Müren, bugün adı Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi olan İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’ni bitirmişti. Yüksek Süsleme Bölümü Sabih Gözen Atölyesi’nden mezun olmuştu. Yani tasarıma olan yatkınlığını eğitimiyle birleştirmişti. Sonraki yıllarda müzik yolunda ilerlese de tasarımcı yönünü hiç bırakmadı. Örneğin sahne kostümlerini hep kendisi tasarladı. Sanat Güneşi, birbirinden ışıltılı kostümlerinin yanı sıra halı tasarımı da yaptı. 1960’lı yıllarda 12 halının tasarımını gerçekleştirdi. O tasarımlar, Isparta’daki tezgahlarda dokundu.

Günümüzde nadir olarak bulunan Zeki Müren halılarının hayli meraklısı var. 35 yıldır halı ve kilim ticareti yapan Hüseyin Kaplan onlardan biri. Kaplan, Zeki Müren halılarını nasıl keşfettiğini şöyle anlatıyor: 

“Tesadüfen bir imza gördüm halıda. Dikkatlice okuyunca Zeki Müren imzalı olduğunu keşfettim. Yaklaşık 15 yıldır bu halıların varlığından haberdarım. Denk geldikçe de alıyorum.” 

Halı isimleri, tasarımlar kadar iddialı 

Zeki Müren halıları, tasarımları kadar isimleriyle de dikkat çekiyor. Sanatçının neşeli ve renkli kişiliğinin izleri, halı isimlerinde de kendini belli ediyor. “Leopar”, “Bayramyeri”, “Sabırtaşı”, “Tavuskuşu” o halı isimlerinden sadece birkaçı. Hüseyin Kaplan’ın Sultanahmet’teki galerisinde şu an dört tane Zeki Müren imzalı halı bulunuyor. 

“Bu biriktirme işine devam edeceğim. Ama bunları satar mıyım veya kar eder miyim kaygısıyla yaklaşmıyorum. Bunu biraz da hobi olarak yapıyorum, seviyorum.” 

Uzun yıllardır üretilmiyor

Zeki Müren halıları günümüzde kolay kolay bulunmuyor. Bunun en büyük sebebi, Isparta halılarının eskisi kadar üretilmemesi.

“Zeki Müren halılarının 15-20 yıldır hiç dokunmadığını düşünüyorum. Bir halının imalatı durduysa eğer, sayı olarak sınırlı demektir. Bundan sonra her bulduğunuz halı daha değerli olacak.” 

Zeki Müren halılarının ünü Türkiye sınırları da aştı. Geçtiğimiz haftalarda Milano Tasarım Haftası’nda Zeki Müren halıları sergilendi. Halılar, tasarım haftasının en fazla ilgi gören ürünleri arasında yer aldı. 

Sarayiçi’nin sevimli tayları ziyaretçilerin ilgi odağı oldu

0

Edirne’de henüz 1 aylık olan minik taylar, sevimlilikleriyle yüzleri güldürüyor.

Osmanlı döneminde sarayın has bahçesi olarak kullanılan, bugün ise Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin yapıldığı tarihi Sarayiçi mevkisinde at biniciliği yaptıran Remzi Bentaş’ın pony shetland cinsi atı, 25 gün önce 2 tay dünyaya getirdi.

Bir süre ahırda annelerinin beslediği taylar, daha sonra diğer atlarla tarihi alana getirildi. 

Sarayiçi’ne gidenlerin dikkatini çeken taylara, özellikle çocuklar yoğun ilgi gösteriyor.

Ramazan pidesi fiyatları açıklandı

0

Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı, düzenlediği basın toplantısında Ramazan pidesi fiyatlarını açıkladı.

Balcı, Ankara’da 300 gramlık Ramazan pidesinin 2 buçuk liradan, İstanbul’da 350 gramlık pidenin 3 liradan satılacağını açıkladı.

İzmir’de ise 300 gramlık pide 2 buçuk liradan satılacak.

İdlib’de sağlık merkezi ve okul vuruldu

0

Beşşar Esed rejimi ile İran destekli yabancı gruplardan oluşan rejim güçleri, “İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi”ndeki sivil yerleşimlere gece geç saatlerden bu yana aralıksız şekilde saldırıyor.

İdlib’in güneydoğusunda El Habit köyü, Hama ilinin kuzey kırsalında Kifrenbude ilçesi, batı kırsalında El Huveyz, El Huveyce, El Tüveyne ve El Kirkat köyleri ile Madik Kalesi beldesine havan ve roket gibi karadan karaya silahlarla yüzlerce saldırı düzenledi.

Esed rejimine ait bir savaş uçağının El Habit köyüne düzenlediği saldırıda, bir acil sağlık merkezi hizmet vermez hale geldi.

Diğer yandan bugün sabah saatlerinde İdlib’in güneydoğusunda El Kassabiyye köyüne düzenlenen hava saldırısında bir okul hedef alındı.

Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, kesintisiz devam eden kara ve ve hava saldırılarında, Hama’nın kuzey kırsalında Kifrenbude ilçesinde 1 sivil yaşamını yitirdi, El Habit ile El Huviyz’de toplam 6 sivil yaralandı.

Kifrenbude ilçesi, El Kassabiyye ve El Habit köylerini hedef alan hava saldırılarının ardından, bu yerleşimlerde kalan az sayıda sivil de beldeden göç etmek zorunda kaldı.

Muhaliflere ait uçak gözlemevinden açıklama

Muhaliflere ait uçak gözlemevi, sosyal medya hesabından Kifrenbude ilçesi ile El Kassabiyye köyüne yapılan saldırılarla ilgili paylaştığı mesajında, “Lazkiye’deki Hımeymim Üssü’nden Rus savaş uçağı kalkış yaptı” bilgisini verdi.

Saldırılar dün de bir sağlık merkezi ile doğum hastanesini hedef almış, her ikisi de hizmet dışı kalmıştı.

Rejim güçleri, Türkiye ile Rusya arasında söz konusu bölgedeki ateşkesi sağlamlaştırmak için 17 Eylül 2018’de Soçi’de imzalanan mutabakata rağmen saldırılarına devam ediyor.

Astana anlaşmaları çerçevesinde, Esed rejiminin garantörü olan Rusya’nın rejim saldırılarını önleme yükümlülüğü var. Askeri muhalifler ise, Soçi mutabakatının öngördüğü bölgeden ağır silahlarını 10 Ekim 2018’de çekmişti.

IDEF’2019 kapılarını açtı

0

Savunma ve güvenlik alanlarında önemli bir tanıtım, pazarlama ve iş birliği platformu haline gelen IDEF, TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde bu yıl 14. kez kapılarını açtı.

Açılış törenine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanı sıra, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, ve yabancı temsilciler de katıldı.

3 Mayıs’a kadar devam edecek

Zırhlı muharebe araçları, insansız kara araçları, roketler, güdümlü füzelerin aralarında bulunduğu birçok ürünün yer aldığı fuar, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Milli Savunma Bakanlığı ev sahipliğinde, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı yönetim ve sorumluluğunda, TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. organizatörlüğünde 3 Mayıs’a kadar devam edecek.

20 kurum ve kuruluş destek veriyor

Fuara, Dışişleri Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, İstanbul Valiliği, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı ile Savunma ve Havacılık Sanayi İmalatçılar Derneği olmak üzere 20 kurum ve kuruluş destek veriyor.

Binden fazla firma boy gösterecek

Fuara bu yıl 576’sı yabancı, 485’ü Türk toplam bin 61 firma katılacak. Türk firmalarının 250’si KOBİ’lerden oluşacak. Dünyanın farklı coğrafyalarından 68 ülkeden 550 kişiden oluşan 150 heyetin katılım sağlayacağı fuarda, heyetlerde 68 üst düzey yetkili yer alacak.

Fuar kapsamında 4 bin 420 planlı görüşme gerçekleştirilecek. Fuarda 70 imza töreni gerçekleştirilmesi planlanıyor. İmza törenleri ile yerli ve yabancı iş birlikleri ilan edilecek.

Yeni ürünler ilk kez vitrine çıkacak

IDEF, katılımcı firma açısından dünyanın en büyük ilk 4 savunma sanayisi fuarı arasında yer alıyor.  IDEF’te önceki yıllarda olduğu gibi Türk savunma sanayisi tarafında geliştirilen birçok ürün ilk kez sergilenecek. Daha önce geliştirilen çeşitli ürünlerin de yeni versiyonları fuarda tanıtılacak.

Fuarda; zırhlı muharebe araçları, taktik zırhlı araçlar, insansız kara araçları, roketler, güdümlü füzeler, piyade silahları, askeri simülatörler ve patlayıcı madde imha ekipmanlarının aralarında bulunduğu birçok ürün yer alacak.