Ana Sayfa Blog Sayfa 8800

Çavuşoğlu: Zamanı geldiğinde vize uygulamasını Iraklı kardeşlerimiz için tekrar kaldırırız

0

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Basra Valisi Esad el İdani ile Basra Valiliğindeki görüşmesinin ardından basın toplantısı düzenledi.

Mevlüt Çavuşoğlu, kendilerine gösterilen misafirperverlik için Vali İdani’ye teşekkür ederek Basra’yı ziyaret etmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Irak ve tüm bölge için Basra’nın stratejik önemini bildiklerini söyleyen Çavuşoğlu, Basra’nın sahip olduğu bu stratejik önem ve potansiyelle Irak’ın ekonomik başkenti olduğunu vurguladı.

Çavuşoğlu, Irak’ın yeniden imarı ve ekonomik kalkınması için Vali İdani’nin belirttiği projelerin hayata geçirilmesinin çok önemli olduğunun altını çizdi.

Bakan Çavuşoğlu, “Ben inanıyorum ki Basra ve Irak, Körfez ve Avrupa arasında bir ticaret ve ulaşım merkezi olacaktır. Adeta bir hub olacaktır.” diye konuştu.

Geçmişte Türk firmalarının Basra ve Irak’ın yeniden imarı ve kalkınmasında oldukça önemli rol oynadığını anımsatan Çavuşoğlu, Türk firmalarının buraya tekrar gelmesi için birlikte çaba sarf edildiğinin altını çizdi. Türk firmalarına çağrıda bulunan Çavuşoğlu, Irak’ta terör örgütü DEAŞ’ın yenilgiye uğratıldığını ve güvenlikle ilgili tedbirlerin alındığını belirterek Türk firmalarının buraya tekrar gelmesi için her türlü desteği vereceklerini kaydetti.

Çavuşoğlu, “Ama esas desteği tabii burada Basra Valisi, vilayet meclisi ve yönetimi, buradaki aşiretler dahil kardeşlerimiz verecektir.” ifadesini kullandı.

Öte yandan Çavuşoğlu, Türkiye’nin Basra’da açacağı başkonsolosluğu sadece Vali İdani ve vilayet meclisine değil, tüm Basra halkına emanet edeceklerini belirtti.

“Irak’ta geçen yıl yaşanan su sıkıntısının sebebi kesinlikle Türkiye değil”

Irak’ın su yönetimine ilişkin hem Bağdat hem de Basra’da görüş alışverişinde bulunduklarını söyleyen Çavuşoğlu, geçen yıl Basra ve Irak’ın su sıkıntısı yaşadığını, bununla ilgili Türkiye’ye bazı eleştirilerin yöneltildiğini anımsattı.

Çavuşoğlu, “Oysa Türkiye, kardeş ülke Irak’ın bu sıkıntısını bir nebze de olsun gidermek için üzerine düşeni yapmıştır. Ilısu Barajı’mızın dolumunu erteledik. O gün bugündür de kapaklar kapatılmadı. Barajdan açık bir şekilde gelen su da Irak’a ulaştı.” dedi.

Türkiye’nin su yönetimi konusundaki tecrübelerini Irak’la paylaşmaktan memnuniyet duyacağını dile getiren Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Türkiye’nin bu konudaki en tecrübeli ismini Cumhurbaşkanlığı Irak Özel Temsilcisi (Veysel Eroğlu) olarak görevlendirdiğini söyledi. Çavuşoğlu, Eroğlu’nun kısa sürede Irak ve Basra’yı ziyaret edeceği bilgisini paylaştı.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Irak’ta geçen yıl yaşanan su sıkıntısının sebebi kesinlikle Türkiye değil. Türkiye Ilısu Barajı’nın dolumunu başlatmadı ve bunu 1 sene erteledi. Irak talep ettiği için Türkiye bu konuda jest yaptı. Biz, su konusunda bugüne kadar hiçbir zaman engel çıkarmadık. Ilısu Barajı’nın dolumunun yapılmamasının günlük maliyeti Türkiye’ye ne kadar biliyor musunuz? Günlük maliyeti 1 milyon dolar. Sen kardeşine yapar mısın bunu? Kardeşin için bu fedakarlığı yapar mısın? Su sıkıntısı olduğu zaman Türkiye’yi suçlamak bana göre ucuz bir yöntem. Bu yıl da su fazlası oldu. Suçlusu kim? Yine mi Türkiye?”

Irak’ta su yönetiminin olmadığını ve bu konuda çalışmaların yapılması gerektiğini söyleyen Çavuşoğlu, Türkiye’nin, su yönetimine ilişkin tecrübesini Irak ile paylaşmaktan mutluluk duyacağını dile getirdi.

“Vize kalıcı bir uygulama değil”

Çavuşoğlu, iki ülke arasındaki vize meselesine ilişkin, Türkiye’nin güvenlik sebebiyle Irak vatandaşlarına tekrar vize uygulaması başlattığını hatırlattı. Vize konusunda bir sıkıntı olmadığını söyleyen Çavuşoğlu, vize uygulaması başlamadan önce Irak’tan Türkiye’ye gelen kişi sayısının 1 milyonun üzerinde olduğunu, 2018’den sonra da 1 milyondan fazla Iraklının Türkiye’ye geldiğini kaydetti.

Türkiye’nin Basra’da başkonsolosluk açtıktan sonra Iraklıların vize almak için Bağdat’a gitmesine gerek kalmayacağına işaret eden Çavuşoğlu, “Vize kalıcı bir uygulama değildir. Burada işler yoluna girdiği zaman biz bunu tekrar gözden geçireceğiz. Zamanı geldiğinde vize uygulamasını kardeşlerimiz için tekrar kaldırırız.” dedi.

BAE’den Sudan Merkez Bankasına 250 milyon dolarlık destek

0

Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) resmi haber ajansı WAM’a göre, “Sudan Merkez Bankasının finansal politikasına destek vermek, Sudan’ın parasal ve finansal istikrarının sağlanması” amacıyla BAE’den Sudan’a nakit akışı sağlandı.

Meblağın, Suudi Arabistan ve BAE’nin daha önce taahhüt ettiği 3 milyar dolarlık mali destekten Sudan Merkez Bankasına yatırılacak 500 milyon doların yarısı olduğu kaydedildi.

Suudi Arabistan’ın resmi haber ajansı SPA da geçen hafta, Riyad yönetimi ve BAE’nin Sudan’a 3 milyar dolarlık yardımda bulunduğu, bu yardım paketinin 500 milyon dolarlık kısmının Sudan Merkez Bankasının hesabına yatırılacağı bilgisini paylaşmıştı.

Söz konusu vade hesabının Sudan cüneyhi üzerindeki baskının hafifletilmesi için önemli olduğu kaydedilen haberde, meblağın geri kalan kısmının Sudan halkının gıda, ilaç ve petrol ürünleri gibi temel ihtiyaçlarına tahsis edileceği aktarılmıştı.

Sudan, 2018’den bu yana sürekli olarak piyasada döviz kıtlığı ve artan talep nedeniyle para biriminde değer kaybı yaşıyor. Ülkenin resmi borsasında 1 dolar 47,5 Sudan sterlininden işlem görürken, kara borsada 80 sterline alıcı buluyor.

Sudan’daki gelişmeler

Sudan Savunma Bakanı Avad bin Avf, 11 Nisan’da devlet televizyonunda Yüksek Güvenlik Konseyi Başkanı sıfatıyla yaptığı konuşmada, ordunun ülke yönetimine el koyduğunu, iki yıllık geçiş döneminin başladığını ve Ömer el-Beşir’in tutuklandığını duyurmuştu. Ancak Bin Avf, Sudan’da Askeri Geçiş Konseyi Başkanı sıfatıyla yemin etmesinin üzerinden 24 saat geçmeden, görevini bıraktığını ve yerine Abdulfettah el-Burhan’ı seçtiğini açıklamıştı.

Burhan’ın görevi devralmasının hemen akabinde Riyad ve Abu Dabi yönetimleri geçen cumartesi Askeri Geçiş Konseyi’ne desteğini açıklamıştı. Burhan’ın yemin etmesinden sonra Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz Sudan’a insani yardımda bulunmuş, aynı gün BAE Devlet Başkanı Halife bin Zayid Al Nehyan da Sudan halkına yardım konusunu görüşmek üzere Askeri Geçiş Konseyi’yle iletişime geçmişti.

ABD’de kızamık salgını

0

ABD’nin birçok eyaletinde devam eden kızamık salgını nedeniyle California eyaletinin Los Angeles kentinde iki üniversitede en az bin öğrenci ve personelden bazıları karantinaya alınırken, bazıları evlerine gönderildi.

Kamu sağlığı yetkilileri, Los Angeles’taki California Üniversitesi ve California Devlet Üniversitesi’nde en az bin öğrenci ve personelden bazıları için karantina uygulamasına geçildiğini, bazılarının evlerine gönderildiğini duyurdu.

USC Verduge Hills Hastanesinden Dr. Armand Dorian, “Kızamık ölümcül olabilir. Bu yüzden bu konuyu ciddiye alıyoruz.” ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı Donald Trump, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, ülkede yayılmaya devam eden kızamık vakaları nedeniyle herkesin aşı olması gerektiğini söyledi.

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi, bu yıl 22 eyalette yaklaşık 700 kızamık vakasının görüldüğünü duyurmuştu. Bunun son 25 yılın en yüksek rakamı olduğu açıklanmıştı.

(BRT/TAK)

Irak’tan ABD ve Bahreyn’e protesto notası

0

Irak Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Bakanlık Müsteşarı Nizar el-Hayrallah, Dışişleri Bakanlığına çağrılan Bahreyn’in Bağdat Büyükelçisi Salah el-Maliki ile ABD’nin Bağdat Maslahatgüzarı Joey Hood’a protesto notasını teslim etti.

Hayrallah, Irak’ın egemenliğine zarar verilmemesi ve resmi açıklamalarda diplomatik dile riayet edilmesi çağrısı yaptı.

ABD’nin açıklaması 

ABD Büyükelçiliğinin Facebook sayfasında perşembe günü, “İran rejiminin tamamında yolsuzluk yayılmış durumda. Ali Hamaney’in mal varlığı 200 milyar dolar olarak tahmin edilirken, halkın büyük kısmı, 40 yıllık molla yönetiminin sebep olduğu ekonomik bunalım nedeniyle yoksulluk içinde yaşıyor” açıklaması yapılmıştı.

Irak’ta, Bedir Tugayları Komutanı Hadi Amiri liderliğindeki Fetih Koalisyonu, dün yaptığı yazılı açıklamada, ABD’nin Bağdat Büyükelçiliğinin Facebook sayfasında, İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in mal varlığıyla ilgili yapılan açıklamaları nedeniyle ABD’nin Bağdat Maslahatgüzarına protesto notası verilmesini istemişti.

Sadr, dün yaptığı yazılı açıklamada, “Bahreyn, Yemen ve Suriye’de savaşın son bulmasını ve buralardaki iktidar sahiplerinin acilen görevlerini bırakmasını” istemişti.

Bahreyn Dışişleri Bakanı Al Halife ise Sadr’ın bu açıklamalarına tepki göstererek kendisini, İran’ın ülkesindeki nüfuzuna sessiz kalmakla eleştirmiş, Sadr için “aptal” ve “otoriter” ifadelerini kullanmıştı.

Bahreyn Dışişleri Bakanlığı, Sadr’ın açıklaması üzerine Irak’ın Bahreyn Maslahatgüzarı Nihad el-Ani’yi Bakanlığa çağırmıştı. 

İspanya’da seçimleri sosyalistler kazandı

0

İspanya’da yapılan erken genel seçimlerde oy kullanma işlemi Kanarya Adaları dışında ülke genelinde yerel saat ile 20.00’de tamamlandı.

İspanya devlet televizyonu RTVE’nin açıkladığı sandık başı anket sonuçlarına göre, 359 sandalyeli mecliste Sosyalist İşçi Partisi (PSOE) 116-121, sağ görüşlü Halk Partisi (PP) 69-73, Vatandaşlar (C’s) 48-49, aşırı sol görüşlü Unidas Podemos 42-45, aşırı sağ görüşlü Vox 36-38, ayrılıkçı yanlısı Katalonya Cumhuriyetçi Solu 13-14, Bask Milliyetçi Partisi (PNV) 6, Katalonya için Birlik 5, Eh Bildu 2, Navarra 2, Valencisya’da faaliyet gösteren Compromis 1, Kanarya koalisyonu 1, Katalonya’da bağımsızlık yanlısı ittifak Front Republica 1 sandalye aldı.

Seçimlere yüksek katılım

İçişleri Bakanlığının yerel saatle 18.00 (TSİ 19.00) itibariyle verdiği bilgilere göre, seçimlere katılımın ülke genelinde yüzde 60,75 olduğu bildirildi. Bu oranının, 2016 yılında yapılan son genel seçimlere göre 9,5 puan daha fazla olduğu kaydedildi.

Bağımsızlık yanlısı girişimleriyle İspanya’nın en büyük sorunu olan Katalonya’da genel seçimlere katılım oranı ise 2016’ya nazaran 18 puan artışla, bölge için rekor olarak gösterilen yüzde 64,20 oldu.

Ülke genelinde seçimlere katılım oranının yüzde 75’in üzerine çıkması bekleniyor.

İspanya’da demokrasi tarihinde (1975 yılı sonundan bu yana), şimdiye kadar genel seçimlerde en yüksek katılım yüzde 80 ile 1982 yılında gerçekleşmişti.

Diğer yandan İspanya’daki genel seçimlerde oy kullanma işlemi birkaç küçük olayın dışında sorunsuz geçti. İçişleri Bakanlığı Sekreter Yardımcısı Isabel Goicoechea, “Şimdiye kadar önemli hiçbir olay yaşanmadı. Seçim tam normallikte gerçekleşiyor.” dedi.

Seçimde öne çıkan konular

Yaklaşık 37 milyon seçmenin kayıtlı olduğu İspanya’daki seçimler bazı ilklere de sahne oldu.

Aşırı sağ görüşlü Vox partisinin ilk kez genel seçimlere katılıması, Anayasa Mahkemesi tarafından yasa dışı ilan edilmesine rağmen 1 Ekim 2017’de Katalonya’da yapılan bağımsızlık yanlısı referandumunun ardından İspanyolların ilk genel seçimi olması, tutuklu olarak yargılanan Katalan siyasetçilerden 5’inin milletvekili veya senatör adayı olarak yarışması, yeni çıkarılan yasayla zihinsel engelli yaklaşık 100 bin seçmenin ve 18 yaşını dolduran 1 milyon 157 bin seçmenin ilk kez sandık başına gitmesi, son 4 yılda 3. kez genel seçime gidilmesi öne çıkan konular olarak dikkati çekti.

Mevcut durumda Sosyalist İşçi Partisi’nin (PSOE) azınlık hükümetinin iktidarda olduğu İspanya’nın, seçim sonuçlarının ardından gelecek 4 yıl PSOE’nin çoğunlukta olduğu bir koalisyon hükümetiyle yönetilmesi tahminleri yapılıyor.

İspanya’dan 1 saat geride olan, ülkenin güneybatısındaki Kanarya Adaları’nda oy kullanma işleminin tamamlanmasının ardından TSİ 22.00’de sandıkların tamamında oy verme işlemi sona erecek.

Esenyurt Belediyesi’nden tahliye edilen binalarla ilgili açıklama

1

İstanbul’un Esenyurt ilçesinde zemin kaymasından dolayı 40’a yakın bina tahliye edilmişti. 

Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt, vatandaşların bu gece evlerine girebileceğini söyledi. 

Kamu çalışanlarına müjde!

1

Kamu çalışanları Pazartesi ödeniyor!

1 Mayıs İşçi Bayramı dolayısıyl 1 Mayıs Çarşamba günü tüm marketlerin kapalı olacağını dikkate alan hükümet, vatandaşların mağdur olmaması için kamu çalışanlarının maaşlarını 30 Nisan yerine 29 Nisan’da ödeme kararı aldı.

Maliye Bakanı Serdar Denktaş, kamu çalışanlarının maaşlarının 29 Nisan Pazartesi ödeneceğini açıkladı.

Maliye Bakanı Serdar Denktaş, BRT muhabirine yaptığı açıklamada, 1 Mayıs Çarşamba günü işçi bayramı olması dolayısı ile tüm marketlerin kapalı olacağını anımsatarak, vatandaşların mağdur olmaması için ödemeleri 30 Nisan Salı günü yerine 29 Nisan Pazartesi yapacaklarını açıkladı.(BRT)

Polisiye olaylar

0

ANİ VE GAYRİ TABİİ ÖLÜM

Polis Basın Subaylığı’ndan alınan bilgiye göre bugün, saat 02:00 sıralarında, Bahçeli’de sakin Clifford SMITH (E-58) ikametgâhı içerisinde aniden rahatsızlanarak yaşamını yitirdi.

Soruşturma devam ediyor.

KANUNSUZ UYUŞTURUCU MADDE TASARRUFU

Polis Basın Subaylığı’ndan alınan bilgiye göre dün, saat 20:00 sıralarında, Lefkoşa’da Metehan Kara Giriş Kapısından KKTC’ye giriş yapan Ö.L.(E-28)’nin kullanımında bulunan araçta polis tarafından yapılan aramada yaklaşık 160 gram ağırlığında hintkeneviri türü uyuşturucu olduğuna inanılan madde ile yaklaşık 14 gram ağırlığında kokain türü uyuşturucu olduğuna inanılan madde bulunarak emare olarak alındı.

Bahse konu şahıs tutuklandı.

Soruşturma devam ediyor.

Polis Basın Subaylığı’ndan alınan bilgiye göre bugün, saat 00.10 sıralarında, Alsancak’ta Karaoğlanoğlu Caddesi üzerinde trafik kontrolü için polis tarafından durdurulan C.N.(E-29)’nin hareketlerinden şüphelenilmesi üzerine, söz konusu şahsın üzerinde yapılan aramada yaklaşık 3 gram ağırlığında hintkeneviri türü uyuşturucu olduğuna inanılan madde bulunarak emare olarak alındı.

Bahse konu şahıs tutuklandı.

Soruşturma devam ediyor.

PARA VE KAMBİYO YASASINA AYKIRI HAREKET

Polis Basın Subaylığı’ndan alınan bilgiye göre dün, saat 18:00 sıralarında, Ercan Havaalanında M.K.E.(E-33), tasarrufunda 10.000 Euro muadili döviz veya Türk Lirasından fazla para olan 60.000 ABD Doları nakit parayı yetkili makamlara beyan etmeden KKTC’den çıkış yapmak istediği esnada tespit edildi.

Bahse konu şahıs tutuklandı.

Soruşturma devam ediyor.

Polis Basın Subaylığı’ndan alınan bilgiye göre dün, saat 23:30 sıralarında, Ercan Havaalanında B.Ö.(E-41), tasarrufunda 10.000 Euro muadili döviz veya Türk Lirasından fazla para olan 30.000 ABD Doları ve 21.400 TL nakit parayı yetkili makamlara beyan etmeden KKTC’den çıkış yapmak istediği esnada tespit edildi.

Bahse konu şahıs tutuklandı.

Soruşturma devam ediyor.

ASAYİŞ VE TRAFİK DENETİMİ

Polis Basın Subaylığı’ndan alınan bilgiye göre  27-28.04.2019 tarihleri, 21:00-01.00 saatleri arasında Gazimağusa, Girne ve Güzelyurt Polis Müdürlükleri sorumluluk alanlarında asayiş ve trafik denetimleri gerçekleştirildi.

Gazimağusa’da gerçekleşen denetimlerde, bölgede faaliyet gösteren kumarhaneler, gece kulüpleri, bahis evleri ile halkın yoğun olarak bulunduğu bölgelerde denetimler gerçekleştirildi.

Denetimler kapsamında, KKTC’de izinsiz ikamet ettiği tespit edilen 8 kişi tutuklandı.

Haklarında yasal işlem başlatıldı.

Kumarhanelerde gerçekleştirilen denetimlerde kumarhaneye girmeleri ve bulunmaları yasak olan toplam 6 kişi tespit edilerek aleyhlerinde yasal işleme gidildi.

Trafik ekiplerinin gerçekleştirdikleri denetimler sonucu 315 araç kontrol edilmiş ve suç işlediği tespit edilen 101 araç sürücüsü hakkında ileri işleme gidilirken, muhtelif suçlardan dolayı iki araç ise trafikten men edildi.

Girne’de gerçekleşen denetimlerde, bölgede faaliyet gösteren, kumarhaneler, barlar, kahvehaneler, diskolar ile halkın yoğun olarak bulunduğu bölgelerde denetimler gerçekleştirildi.

Denetimler kapsamında, kumarhaneye girmeleri ve bulunmaları yasak olan toplam 9 kişi tespit edilerek aleyhlerinde yasal işleme gidildi.

Trafik ekiplerinin gerçekleştirdikleri denetimler sonucu 617 araç kontrol edilmiş ve suç işlediği tespit edilen 120 araç sürücüsü hakkında ileri işleme gidildi.

Bir kişi tasarrufunda uyuşturucu madde bulundurmaktan dolayı tutuklandı.

Muhtelif suçlardan dolayı ise 18 araç trafikten men edildi.

Güzelyurt’ta gerçekleşen denetimlerde, bölgede faaliyet gösteren; bet ofisleri, alkollü içki satışı yapılan yerler, gece kulüpleri ve kahvehanelerde denetimler gerçekleştirildi.

Denetimler kapsamında KKTC’de izinsiz ikamet ettiği tespit edilen toplam 3 kişi tutuklanarak haklarında yasal işlem başlatıldı.

Trafik ekiplerinin gerçekleştirdikleri denetimler sonucu 250 araç kontrol edildi.

Suç işlediği tespit edilen 46 araç sürücüsü hakkında ileri işleme gidildi.

Alkollü araç kullanma suçundan dolayı 1 araç ise trafikten men edildi.

(BRT/PGM)

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, CHP MYK ve PM’yi topladı

0

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, parti genel merkezinde, Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyeleriyle bir araya geldikten sonra Parti Meclisi’ni (PM) topladı.

Yerel seçimlerden sonraki ilk toplantısını yapan PM, toplantı sürerken bir bildirge yayımladı. PM bildirgesini, Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak okudu.

“YSK bunun vebalini taşıyamaz”

Çok partili demokratik yaşamın, en adaletsiz, en kutuplaştırıcı ve iktidar gücünün sonuna kadar istismar edildiği bir seçimin, 28 gün önce tamamladığı ifade edilen bildirgede, milletin, sandıkta sözünü söylediği, yaşadığı kentlerin belediye başkanlarını seçtiği hatırlatıldı.

CHP ve İyi Parti’nin seçim öncesinde gerçekleştirdiği Millet İttifakı’nı seçmenlerin sandıkta geniş bir demokrasi ittifakına dönüştürdüğü vurgulanan bildirgede, şunlar kaydedildi:

“Belediye başkanlarımız mazbatalarını almıştır. Ancak, 28 gün geçmesine rağmen, seçim sonuçlarına itirazların değerlendirilmesi sürmektedir. Bu, demokrasi tarihimizde eşine az rastlanır bir durumdur. Kuşkusuz seçim sonuçlarına itiraz bir haktır. Ancak hukuk, bir hakkın suistimalini korumaz. Ülkeyi 17 yıldır yönetenler seçimle geldikleri İstanbul Büyükşehir Belediyesi koltuğundan seçimle kalkmayı kabullenmemektedirler. Birbiri ardına yaptıkları itirazlar ve açıklamaların hiçbir maddi gerçekliği yoktur.

Bunlar esas olarak Yüksek Seçim Kurulu’nu baskı altına almaya dönüktür. Yüksek Seçim Kurulu’nun pusulası, seçim mevzuatı ve içtihattır. Pusula şaşarsa, bunun bedelini ülkemiz ve demokrasimiz çok ağır öder. YSK bunun vebalini taşıyamaz. Kurul, baskılara boyun eğmemeli, bir hukuk cinayetine alet olmamalıdır. Ülkemiz, tarihinin en derin ekonomik krizlerinden birini yaşarken, bu krizi daha da derinleştirecek bir hukuk krizine yol açılmamalıdır.”

“Koltuğun ilk sahibi Mustafa Kemal Atatürk”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na Çubuk’ta şehit cenazesinde yapılan saldırının anımsatıldığı bildirgede, “Böylesine kritik bir dönemde, ülkemizde puslu hava yaratmaya, suyu bulandırmaya çalışanlar tarafından Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na bir hafta önce yapılan linç girişimini CHP Parti Meclisi olarak milletimizin huzurunda lanetliyoruz. Bu müessif olay üzerinden bizi ve toplumumuzu terörize etmeye çalışanlara, hiçbir şekilde fırsat vermeyeceğimizi açıkça ifade ediyoruz” değerlendirmesi yer aldı.

Bildirgede, linç girişiminin, hukuku devre dışı bırakmak isteyenlerin millete ve demokrasiye düzenlediği bir operasyon olduğuna işaret edilerek, şunlar kaydedildi:

“İktidarın bu suçu sıradanlaştırmaya, basit bir protesto gibi göstermeye çalışması masum değildir ve suçluların telaşını yansıtmaktadır. Yalanı hakikat gibi sunanlar, linç girişimini makul ve mazur göstermeye, meşrulaştırmaya çalışanlar, bu linç girişiminin ortağıdırlar. CHP olarak Ankara Çubuk’ta yaşanan linç girişiminin faillerinin yargı önünde hesap vermesinin takipçisi olacağız.

Bu gibi tertiplerle bizlere gözdağı verebileceğini sanan gafillere, bu partinin köklerinin Kuvayımilliye’ye dayandığını ve Genel Başkanımızın koltuğunun ilk sahibinin boynunda padişahın idam fermanıyla Kurtuluş Savaşımızı yöneten Mustafa Kemal Atatürk olduğunu hatırlatırız. Kimse bize, ‘Şehit cenazelerine gitmeyin’ demeye cüret edemez. Bizim, askerlerimizin şehit edilmesini önleme görevini yerine getirmeyenlerden de şehitlerimize ‘kelle’ diyen kendini bilmezlerden de alacağımız hiçbir tavsiye olamaz. CHP terörle, teröristle asla yan yana getirilemez. Ama iktidarın bugüne kadar terörle, teröristlerle herkesin gözü önünde yaptığı iş birlikleri, onları her zaman ve her yerde takip edecektir.”

“Mutabakata ihtiyaç var”

Milletin, 31 Mart’ta sandıklarda bölücü ve kutuplaştırıcı dilin sahiplerine gereken dersi verdiği ifade edilen bildirgede, 2014’te başlayan, toplumun tamamını temsil eden Gazi Meclis’in etkisizleştirilmesi, yönetimin tek bir kişiye devredilmesi projesinin, toplumu hızla bölüp kutuplaştırdığı savunuldu.

“Tek adam-parti devleti” rejimine geçilen 24 Haziran seçimlerinden sonra Türkiye’nin her alanda geriye gittiği ileri sürülen bildirgede, “24 Haziran’dan bu yana yaşadıklarımız, hukukun üstünlüğünü, güçler ayrılığını, denge ve denetimi sağlayacak yeni bir mutabakata duyulan ihtiyacı ortaya koymaktadır” ifadeleri kullanıldı.

Bulgaristan’dan Avrupa Parlamentosu seçimlerine doğru

0

Üyelerinin çoğunu Türklerin oluşturduğu Sorumluluk, Özgürlük ve Hoşgörü İçin Demokratlar Partisi (DOST), ülkede 26 Mayıs’ta yapılacak Avrupa Parlamentosu (AP) seçimleri için kampanyasını açarken, Türk ve Müslümanların ‘resmi azınlık’ olarak tanınması için imza kampanyası başlattı.

Ülkenin güneydoğusundaki Kırcaali şehrinde kampanya açılışı dolayısıyla konuşan DOST Partisi Genel Başkanı Lütvi Mestan, Osmanlı-Rus savaşı sonrası Bulgaristan’ın en hassas konusunun bu topraklarda yaşayan azınlıklar olduğunu söyledi.

Mestan, “Bu azınlıklar nedir, azınlıklar var mı acaba, yoksa Bulgaristan’da yaşayan Müslümanlar zorla mı İslamlaştırılmış? (Bulgaristan’ın Osmanlı’dan bağımsızlığının ilanından sonra) 141 yıldır kimliğimizi tanıdılar mı? Hayır!” diye konuştu.

Mestan, Bulgaristan’da komünizmin son döneminde 1989 yılında ülkedeki Türk ve Müslümanların isimlerinin değiştirilmesine yönelik girişilen asimilasyon kampanyasının tekrarının olmaması için “Ulusal Azınlık Statüsü” için başlattığı kampanyada ilk imzayı attı.

DOST lideri Mestan, seçim kampanyasına paralel ülke genelinde sürdürecekleri imza kampanyası ile ilgili AA muhabirine yaptığı açıklamada, şunları söyledi:

“Partimiz bugün tarihi bir sorumluluk aldı. Türklerin ve Müslümanların ‘resmi azınlık’ olarak tanınması için ilk imzayı ben attım ve sorumluluğunu üzerime aldım. Artık bu yoldan geri dönüş yok. Bulgaristan’da yaşayan Türk milli azınlığının hiçbir üyesi bölücülük yolunda değil, terörist de değildir. Bizim için Bulgaristan tabii ki vatandır, ancak bizler biraz daha zenginiz, çünkü anavatanımız da var.”

Nüfusu 7 milyonun altında inen ülkede yaklaşık 1,5 milyon Türk ve Müslüman yaşıyor.

Bulgaristan Ulusal Parlamentosunda temsili bulunmayan DOST partisi, 26 Mayıs’ta yapılacak AP seçimleri için 17 kişilik aday listesinde Türk ve Müslümanlara geniş yer verdi.

Listede ilk sırada yer alan, üniversite eğitimini burslu öğrenci olarak Türkiye’de tamamlayan Bülent Hasanov, ulusal azınlık statüsünün tanınmasına ilişkin kampanyaya gururla imza attığını belirtti. İngiltere’de büyük şirketlerde kariyer yapmış olan Hasanov, seçimlere katılımına ilişkin, “Kendi kültür, dil ve geleneklerimizi geliştirebileceğimiz bir ortam istiyoruz. Avrupa’ya sadece etnik sloganlarla gitmeyeceğiz. Bu kutlu davanın hakkını vermek için Avrupa’nın en yüksek makamlarında sesimizi duyurmak isteriz. Sahip olduğum tüm bilgi ve yeteneklerimi Bulgaristan’daki Türklerin davasına harcayacağım.” ifadelerini kullandı.

Listede ikinci sıradan aday olan inşaat şirketi sahibi Üzcan Turgut Adalı da Bulgaristan’da 1989 yılında sona eren komünizm rejiminin en büyük muhaliflerinden biri olan ve siyasi mahkum olarak 23 yıl hapis yatmış dedesi Nuri Adalı’nın izinden yürüdüğünü söyledi.

“Bulgaristan’ın Nelson Mandela’sı” olarak tanınan Nuri Adalı’nın torunu Üzcan Adalı, “Sesimizi duyurabilmek için birlik ve beraberlik içinde çalışmamız lazım. Bize saldırılar olabilir, ancak çizdiğimiz yoldan hiç yılmamamız gerek.” dedi.

Adalı, DOST Partisinin bu seçimdeki sloganının da “Avrupa Yolunda – Nuri Adalı’nın İzinde” olduğunu anımsattı.

Listede 6. sıradan aday olan Anifa Dobrinişka da sahip olduğu tüm potansiyelini AP’de genç ve eğitimli Bulgarların sesini duyurmak için kullanmak istediğini ifade etti.

Partinin Gençlik Kolu Başkanı Taner Alimolla da Bulgaristan Türk ve Müslümanlarına ulusal azınlık statüsünün verilmesi için başlatılan kampanyaya, Türkiye’de yaşayan soydaşların da destek vermeleri çağrısında bulundu.

Bulgaristan’ın devlet kurumlarından, emniyette, itfaiyede bile azınlıkların temsilcilerinin görev alamadığına işaret eden Alimolla, “Devlet kütüklerinde halen bizlere zorla verilmiş olan Bulgar isimlerimiz geçiyor. Burada Türk olarak var olduğumuzu, bundan gurur duyduğumuzu bildirmek istiyoruz. Azınlık statüsü aldığımızda bu sorunlara çözüm getirilecek.” diye konuştu.

(BRT/TAK)