Ana Sayfa Blog Sayfa 8845

Libya’da Hafter güçleri batı cephesinde kan kaybediyor

0
Libyada Hafter güçleri batı cephesinde kan kaybediyor

Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) Sözcüsü Muhammed Kanunu, General Halife Hafter güçlerinin batı cephesinde elinde tuttuğu tek bölge olan Gıryan yakınındaki üslerinin Misrata Tugayları, Zaviye Tugayları, Canzur Süvarileri ve Zintan Tugayları’nın birleşmesiyle tehdit altına girdiğini söyledi.

Ez-Zehra’dan gelen ikmal yolunun kesilmesinden sonra Trablus’un 30 kilometre güneybatısındaki Es-Suvani bölgesi de UMH’ye bağlı güçlerin kontrolüne geçti.

Öte yandan Tümgeneral Usame Cuveyli liderliğindeki UMH’ye bağlı batı güçleri, Aziziye kent merkezindeki 4’üncü Tugay’ın karargahını ele geçirdikten sonra Hafter güçleri ile sokak çatışmalarına girişti. Bu sırada Suvani ve Zehra cephesinden gelen takviye UMH güçleri ile tüm şehirde kontrolü sağladı.

UMH birlikleri Suvani ve Aziziye cephelerinde Hafter güçlerini bozguna uğratmakla kalmayıp Gıryan’ın kuzey girişi kabul edilen El-Kavasım bölgesinde de hakimiyet sağladı. Daha sonra Hafter’in cephede savaşan güçlerine silah ve insan desteği gönderdiği Gıryan kentinin dış mahallelerine ilerlemeye başladılar.

Yerel ve uluslararası medyaya göre, Gıryan kentindeki silahlı militanlar da Hafter’e karşı ayaklandı. Hafter güçleri ise, kentin UMH’nin eline geçtiğini yalanlayarak “bazı uyuyan hücrelerle mücadele ettiklerini” açıkladı.

Hafter’in Aziziye ve Suvani kentlerinden hızlı bir şekilde Gıryan’a çekilmesi, Trablus’un batısındaki Zaviye kentinde aldığı darbeden bu yana aldığı en büyük hezimet olarak görülüyor.

Gıryan kentinin düşmesi halinde UMH güçleri Suvani, Zehra ve Aziziye üzerinden Zaviye’ye kadar yaklaşık 100 kilometrelik hatta kontrolü sağlamış olacak.

Doğu ekseninde şiddetli çatışmalar

Buna karşın, bölgeyi ve araziyi iyi bilen Terhune 9’uncu Tugayı’na bağlı güçlerin birçoğunun savaştığı orta ve doğu cephesi Halife Hafter açısından ayrı bir öneme sahip.

Söz konusu güçlere Suk el-Ehad ve Suk el-Hamis yoluyla Terhune’den ikmal geliyor. Bu da UMH güçlerinin ana ikmal yolları olan Vadi er-Rabi ve Ayn Zara’yı kapatmış olmasına rağmen Bingazi’den Gıryan’a uzun tedarik ekseninin kesilmesinden ciddi bir şekilde etkilenmeyecekleri anlamına geliyor.

Bu bilgiler ışığında, Trablus’un doğu ve orta bölgelerinin batıya göre daha sert çatışmalara sahne olacağı tahmin ediliyor çünkü Hafter bu coğrafyayı iyi tanımayan, ülkenin doğusundan gelen güçlere bağlı. Suvani’deki uyuyan hücre de coğrafyayı tanımasına rağmen savaş tecrübesinden yoksun. Bu nedenle birkaç günde çökerek UMH güçlerinin eline geçti.

UMH birliklerinin, Zaviye’den Gıryan’a uzanan Suvani, Zehra, Aziziye’yi kapsayan 100 kilometreden uzun batı cephesinde Hafter güçlerinin büyük ölçüde yenilgiye uğratılmasının ardından doğuya odaklanması bekleniyor.

Trablus Hava Limanı yakınındaki çatışmalar

Uluslararası Trablus Havalimanı ekseni UMH güçleri tarafından kontrol altına alınmış olsa da Kasr bin Gaşir’deki çatışmalardan çok uzakta değil. UMH birlikleri Hafter güçlerinin Kasr bin Gaşir merkezinden çekildiğini belirtirken, karşı taraf kuzeydeki Halletul Fercan’a doğru ilerlediklerini ifade ediyor.

Halletul Fercan’da Trablus’un en büyük askeri üs konumundaki Yermuk Askeri Üssü ve Tekbali Askeri Üssü yakınında çatışmalar sürüyor. Hafter buraya en güçlü unsuru olan 155’inci Tugay’ı sürdü.

Hafter güçleri, ulaştıkları en ileri nokta olan Ayn Zara’dan kuzeye doğru ilerlerken, burada UMH birlikleri ve Vadi er-Rabi’de ittifak yapan güçler tarafından kuşatıldı. Buna rağmen hala Terhune’den toprak yol kullanılarak ikmal sağlanabiliyor.

Genel olarak Hafter güçlerinin Trablus saldırısında batı kanadını kaybettiği söylenebilir ancak doğu kanadında Vadi er-Rabi ve Kasr bin Gaşir’de ikmal yolları kesilmiş olmasına rağmen direnmeye devam ediyor. 

Kaynak: AA

İnşaat Mühendisleri Odası Tüketim Ekonomisi Yerine Döngüsel Ekonomiye Geçiş İçin Uluslararası Konferans Düzenliyor

0
İnşaat Mühendisleri Odası Tüketim Ekonomisi Yerine Döngüsel Ekonomiye Geçiş İçin Uluslararası Konferans Düzenliyor.

İnşaat Mühendisleri Odası’nın konuyla ilgili yapmış olduğu açıklama şu şekilde:

“AB tarafından desteklenen “Eğitimde Yenilik ve Değişim VI” hibe programı çerçevesinde İnşaat Mühendisleri  Odası  tarafından yürütülmekte olan “ Yeşil Ekonomi Projesi “ kapsamında Eylül ayında gerçekleştireceğimiz Uluslararası Yeşil Ekonomi Konferansının hazırlık çalışmaları başlamıştır. Konferansın organizasyonu; KTMMOB İnşaat Mühendisleri Odası öncülüğünde KTMMOB’ye bağlı Mimarlar Odası, Elektrik Mühendisleri Odası,  Makina Mühendisleri Odası, Çevre Mühendisleri Odası, Yerbilim Mühendisleri Odası, Ziraat Mühendisleri Odası, Bilgisayar Mühendisleri Odası, Gıda Mühendisleri Odası ve Kimya Mühendisleri Odası’nın yanısıra sürdürülebilir turizm sekteründen de temsilcilerin katılımıyla devam eden toplantılar neticesinde; sunum konuları ve yerli/yabancı konuşmacı isimleri belirlenmiştir.

Konferansın amacı; İnşaat sektörü faaliyetleriyle birlikte sektörün etki ettiği tarım ve turizm sektörü faaliyetlerinin tüketim ekonomisine dayalı değil, döngüsel ekonomiye geçişi ile ilgili toplumda farkındalık yaratmak ayrıca konferans sonunda çıkacak rapor aracılığı ile bu geçişe İnşaat Mühendisleri Odası olarak öncülük ve savunuculuk yaparak gelişimini sağlamaktır.”

Başarılı öğrenciler Türk Havacılık ve Uzay Sanayii’ni gezdi

0

Türkiye Teknoloji Takımı T3 Vakfı Dene Yap Atölyeleri’nde dereceye giren 4 ilkokul öğrencisi, TEKNOFEST etkinlikleri kapsamında Türk Havacılık ve Uzay Sanayii’ndeydi.

Öğrenciler, yerli ve milli imkanlarla geliştirilmiş hava araçlarını canlı olarak gördü.

Yerli taarruz helikopteri ATAK, öğrencilerin ilk durağı oldu. Minik öğrenciler, yakın zamanda Brezilya’da da boy gösteren ATAK’ın kokpitine oturdu.

Havadaki dijital gözlerden biri, insansız hava aracı ANKA. Öğrenciler ANKA’yı da yakından inceledi.

Ve yeni nesil temel eğitim uçağı HÜRKUŞ….

T3 Vakfı Dene Yap Atölyeleri, üniversiteye kadar çocuklara çeşitli alanlarda eğitimler veriyor.

Amaç, milli teknolojilerin geliştirilmesi için gençlerin ufkunu açmak. Teorik eğitimler yerinde incelemeler ile pratiğe dönüştürülüyor.

Kaynak: TRT Haber 

YDÜ Hastanesi III. 153 Acil Servis Sempozyumunun Konusu “Temel ve İleri Yaşam Desteği” Oldu

0

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi ile TC Acil Tıp Uzmanları Derneği İşbirliğinde, KKTC’den ve TC’den Uzmanların Katılımıyla, Gerçekleştirilen “Acildeki Yenilikler” Temalı “III. 153 Acil Servis Sempozyumu”nda, Temel Yaşam Desteği ve İleri Yaşam Desteği Konuları Ele Alındı.  Yakın Doğu Üniversitesi Büyük Kütüphane Salon 4’de, İki Oturumda Teorik Bilgi ve Pratik Uygulamalar ile Gerçekleşen Sempozyuma İlgi Yoğun Oldu.

Sempozyumda Temel Yaşam Desteği ve İleri Yaşam Desteği Konuları Ele Alındı

Acil Tıp Uzmanları Derneği (ATUDER) ile Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nin ortaklaşa gerçekleştirdiği “Acildeki Yeniliklere Hazır Mısınız?” isimli III. 153 Acil Servis Sempozyumu’nun konusu temel yaşam desteği ve ileri yaşam desteğiydi.  Başkanlığını TC Acil Tıp Uzmanları Derneği’nden Prof. Dr. Başar Cander, Prof. Dr. Mehmet Gül ve Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Acil Tıp Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Emel Erkuş Sirkeci’nin yaptığı sempozyumda, yenilikçi ve güncellenen teknolojik gelişmeler, acilde değişen tedavi protokolleri, resüsitasyonda yenilikler ve noninvaziv sütürasyon yöntemleri ele alındı. İki panelden oluşan sempozyumda Uzm. Dr. İpek Gülin Ağar acilde değişen tedavi protokolleri, Uzm. Dr. Koray Kadam, resüsitasyonda yenilikler ve  Uzm. Dr. Elif Burcu Garda ise noninvaziv sütürasyon yöntemleri hakkında bilgiler verdi.  Panelin ikinci bölümünde Prof. Dr. Başar Cander temel yaşam desteği, Prof. Dr. Mehmet Gül ise ileri kardiyak yaşam desteği konusunda teorik ve pratik bilgiler paylaştı. 

Başhekim Uzm. Dr. Sevim Erkmen;  “Başarılı Acil Servis Hizmetleri, 7/24 Usulüne Uygun Çalışan, Acil Tıp Konusunda Eğitimli ve Kalıcı Kadrolar ile Mümkün”.

Konuşmasında acilin önemine vurgu yapan Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Sevim Erkmen, acil servislerde günümüz acil tıbbına uygun, başarılı hizmetler sunabilmenin, 7/24 usulüne uygun çalışan aynı zamanda acil tıp konusunda eğitimli ve kalıcı bir kadro ile mümkün olabileceğini söyledi.  

Başhekim Uzm. Dr. Sevim Erkmen, acil servise başvuran hastaların kabulünün değerlendirilmesi aşamasından, hastanın giriş işlemlerinin gerçekleştirilmesi, muayene, tetkik, tedavi, triaj, müşahade, konsültan hekim ihtiyacının belirlenmesi, yatış ve sevk gibi süreçlerin tanımlanması ve sorumluların tespiti, yaşamı tehlikeye atabilecek sorunların saptanması, doğru zamanda ve doğru işlem ile gerekli tedavinin zamanında yapılmasına kadar devam eden prosedürünün birtamam uygulanmasının, acil sevislerde verilen hizmetlerin başarısında büyük öneme sahip olduğunu sözlerine ekledi.

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Acil Servisi Güçlü Ekip Kadrosu ile Hizmet Veriyor

Güçlü kadrosu ile kaliteli hizmetler sunan Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi acil servisinde,  doğru zamanda yapılan tıbbi müdahaleler ile hayatların kurtarıldığını söyleyen Başhekim Uzm. Dr. Sevim Erlmen, en küçük bir gecikmenin telafisinin olmadığı bilinciyle hizmet verdiklerini belirtti.  Acil müdahalenin yapıldığı birimlerin en iyi şartlarda hizmet vermesinin büyük önem taşıdığına değinen Başhekim Uzm. Dr. Sevim Erkmen sözlerine şöyle devam etti: “Acil servisler, ölüme ve yaşama en yakın bölümlerdir.  Acil servisler hızın önem taşıdığı, hatanın kabul edilmediği yerlerdir.  Tehlikenin en yoğun olduğu, en önemli bölümlerdir.  Acil servisler hastanelerin vitrini ve sağlık sisteminin aynasıdır.  Burada sunulan hizmetlerin kalitesi, kurumun gelişmişlik göstergeleri ile doğru orantılıdır.  Bu nedenle acil tıp hekiminin çok iyi tıp bilgisi yanında cerrahi girişimler, travma resusitasyonu, ileri kardiyak yaşam desteği ve ileri hava yönetimi gibi ileri girişimsel işlem becerisine sahip olması ve bir çok farklı ihtisas alanının bilgi ve becerisine sahip olması gerekmektedir.”

Başhekim Uzm. Dr. Sevim Erkmen: “Tıp Alanında Yapılan Tüm Yenilikleri Üniversite Hastanesi Olarak Desteklemek Hedefindeyiz.”

Acil Tıp alanında yeniliklerin süreklilik arzetmesi gerektiğini de söyleyen Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Sevim Erkmen, bu konuda üniversite hastanesi olarak tıp alanındaki gelişmeleri ve yenilikleri desteklediklerini ifade ettiği konuşmasına şöyle devam etti: “Tıp alanında yapılan tüm yenilikleri üniversite hastanesi olarak desteklemek hedefindeyiz. Bu hedefimizi de devamlı olarak sürdüreceğiz.  Yeniliklerin konuşulması ve paylaşılması gerektiği düşüncesindeyiz.  Bu düşünce ile organize ettiğimiz 153 Acil sempozyumlarını da sıklıkla gerçekleştirmeye devam edeceğiz.”

KKTC 112 Koordinasyon Başkanı Dr. Naciye Nami 112 Acil Sağlık Hizmetleri Hakkında Bilgi Verdi

Sempozyumda konuşan bir diğer isim ise KKTC 112 Koordinasyon Başkanı Dr. Naciye Nami’ydi.  112 Acil Sağlık Hizmetleri’nin KKTC’deki gelişimi ve acil sağlık hizmetlerine ilişkin uygulanan eğitimler hakkında bilgiler veren Dr. Naciye Nami, acil tıp alanındaki ilerlemelerle birlikte acille ilgili yaşanan zorlukları anlattı.

Yrd. Doç. Dr. Emel Erkuş Sirkeci: “Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi, Tıp Alanındaki Tüm Yeniliklerin Takipçisi, Destekçisi ve Paylaşımcısıdır.”

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Sevim Erkmen ve KKTC 112 Koordinasyon Başkanı Dr. Naciye Nami’nin yanı sıra söz alan Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Acil Tıp Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Emel Erkuş Sirkeci ise ev sahipliğini üstlendikleri sempozyumu, tıp alanında araştırılan ve bulunan tüm yeniliklerin takipçisi, destekçisi ve paylaşımcısı bir üniversite hastanesi olma misyonu ile gerçekleştirdiklerini söyledi.  

Konuşmasında Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi 153 acil sağlık ekibinin üstlendiği görev ve sorumluluklar ile ilgili bilgiler de veren Yrd. Doç. Dr. Emel Erkuş Sirkeci, değişen ve gelişen dünya ile birlikte yaşam standartlarının da değiştiğini buna bağlı olarak tıp alanındaki gereksinimlerde de değişimler gündeme geldiğini belirtti.  

WhatsApp kullanıcıları dikkat!

0
WhatsApp kullanıcıları dikkat!

Facebook‘un sahibi olduğu popüler mesajlaşma uygulaması WhatsApp, son zamanlarda yeni özelliklere odaklanmaya başladı.

Facebook‘un sahibi olduğu popüler mesajlaşma uygulaması WhatsApp, son zamanlarda yeni özelliklere odaklanmaya başladı

Önce karanlık modunu beta kullanıcılarına sunan şirket, bir süre önce de kullanıcılara çıkartmalar adında bir özellik sunmuştu. En son WhatsAppgüncellemesi ile birlikte, beta olarak Doodle UI emoji geliştirmelerinin yanı sıra yeni animasyonlu etiketler kullanıcılara sunuluyor.

WhatsApp, animasyonlu etiketleri ve yeni emojileri getiriyor!

WhatsApp’a bir süre önce Etiketler adında bir özellik eklenmiş, ancak bunlar sadece statik olarak kullanıcılara sunulmuştu. Yani, hareketli etiket özelliğine sahip herhangi bir etiket kullanılamıyordu. Son beta güncellemesinde WhatsApp, GIF‘lere benzeyen, animasyonlu etiketleri test ediyor.

WhatsApp daha önce de animasyonları etiketleri test etmiş, fakat bunları bir süre sonra geri çekerek güncellemeyi durdurma kararı almıştı. Fakat bu sefer WhatsApp güzel bir iş çıkarmışa benziyor. Ortaya çıkan çıkartmaların oldukça güzel göründüğünü söylesek çokta yanılmış sayılmayız. GIF’ler de animasyonlu etiketlerin yerini alabilecek kadar güzel olsa da, onlar otomatik olarak oynatılamıyorlar, bunun yerine medya dosyası gibi, sizin oynatmanızı beklerler. Bu nedenle pratik değildirler.

Animasyonlu çıkartmalar ise, görüldüğü andan itibaren oynatılmaya başlanacak. Daha da iyisi bu özellik, WhatsApp web ve masaüstü sürümünde de kullanılabilecek.

WhatsApp animasyonlu etiketlerinin tam sürümünün ne zaman çıkacağı ile ilgili net bir tarih bulunmuyor. Ancak özellik şu an bazı iOS ve Android beta kullanıcıları için kullanılabilir durumda.

WhatsApp ayrıca 2.19.106 beta güncellemesinde Doodle UI emojilerini de değiştiriyor. Buna göre Android işletim sistemindeki cansız görünen emojiler, artık iOS işletim sistemindeki emojilere dönüşecek.

Türkiye’nin Zürih Başkonsolosluğuna saldırı düzenlendi

0
Türkiyenin Zürih Başkonsolosluğuna saldırı düzenlendi

Başkonsolos Asiye Nurcan İpekçi, saldırıya ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, saat 02.51’de Başkonsolosluğa saldırı düzenlendiğini ifade etti.

Daha önce de Konsolosluğun hedef alındığını anımsatan İpekçi, saldırıyı henüz üstlenen bir grubun olmadığını söyledi.

Başkonsolos İpekçi, polisin saldırıya ilişkin üç genci gözaltına aldığını bildirdiğini aktararak “Henüz bu kişilere ilişkin ayrıntıları vermediler. Önümüzdeki günlerde konunun aydınlatılacağını düşünüyoruz.” dedi.

Başkonsolosluk binasında herhangi bir hasarın olmadığını ifade eden İpekçi, atılan molotofkokteyllerinden birinin yanmadığını ve diğerinin de parmaklıklara çarpıp söndüğünü kaydetti.

Terör örgütlerinin hedefi haline geldi

Son yıllarda terör örgütlerinin hedefi haline gelen Zürih Başkonsolosluğu, son 2,5 yılda 6 kez saldırıya uğradı. 1 Mayıs 2017’de Başkonsolosluk önüne gelen yüzleri kar maskeli kişiler, Konsolosluğa boyalarla saldırırken yakındaki otobüs durağı ve karşıdaki binaya, kırmızı boyalarla “Kill Erdogan (Erdoğan’ı öldürün)” yazmıştı. 29 Ocak 2018’de de Zürih Başkonsolosluğu servis aracına kimliği bilinmeyen kişilerce kundaklama girişiminde bulunulmuştu. 

Kaynak: AA

DAÜ, 10. Uluslarasi Kibris Araştirmalari Kongresi’ne ev sahipliği yapacak

0

Doğu Akdeniz Üniversitesi Kıbrıs Araştırmaları Merkezi (DAÜ-KAM) önderliğinde, bu yıl onuncusu gerçekleştirilecek olan Uluslararası Kıbrıs Araştırmaları Kongresi, DAÜ ev sahipliğinde ‘Kıbrıs’ genel teması ile gerçekleştirilecek. Kongre, 24 Nisan 2019 Çarşamba günü, saat 10:00’da Rauf Raif Denktaş Kültür ve Kongre Sarayı’nda gerçekleştirilecek olan açılış töreni ile başlayacak. Kongre, 25 Nisan 2019 tarihinde de gerçekleştirilecek olan sunumlar ile devam edecek.

 

Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından açılış konuşmaları ile başlayacak olan kongrede Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili, Avrupa Birliği (AB) Uyum Komitesi Başkanı ve Avrupa Konseyi Parlamenter Asamblesi (AKPA) Üyesi Armağan Candan “Kıbrıslı Türkler ve Avrupa Birliği” konulu sunum gerçekleştirecek.

 

Ardından, Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Havıtçıoğlu “Kıbrıs’ta Görülen Ortopedik Sorunlar” konulu sunum gerçekleştirecek.

 

Kongre, Eş Zamanlı Sunumlar ile Devam Edecek

Ana konuşmacıların gerçekleştireceği sunumların ardından ilk oturum saat 14:00’te İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölüm Başkanı Doç. Dr. Anıl Kemal Kaya başkanlığında başlayacak. Söz konusu oturumda Doç. Dr. Anıl Kemal Kaya ve Safiye Bağkur “Kuzey Kıbrıs’ta Uygulanan Kurumsal Sosyal Sorumluluk Projelerinin Carroll Piramidi’ne Göre Değerlendirilmesi: GSM Sektörü Alan Çalışması”, Doç. Dr. Anıl Kemal Kaya ve Mürüde Özen “Viral Reklamların Kültüre Entegrasyonu: Neydi Olacağı Alan Çalışması”, Erkan Burak Seviç “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Faaliyet Gösteren Online Gazetelerin Güven Problemi”, Doç. Dr. Şevket Öznur, Doç. Dr. Ahmet Güneyli ve Yrd. Doç. Dr. Ejdan Sadrazam “Geleneksel Kıbrıs Oyunları ve Yaşama Hazırlamadaki Değeri” konulu sunumlar gerçekleştirecek.

 

Öte yandan eş zamanlı olarak İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Metin Ersoy başkanlığında Prof. Dr. Bahire Efe Özad ve Ediz Pirhan “Using Popular Music in Turkish TV Series as Pathos”, Fikri Yurtsev “One Driver Two Ways of Driving: Why We Drive Differently in North and South of Cyprus” ve Kadir Kaba “Merdiruz Mathieu Papazyan, John P. Foscolo and Cypriot Photography” konularındaki sunumlar ile kongre devam edecek.

 

İkinci Oturum 15:30’da Başlayacak

Kongre saat 15:30’da DAÜ Eğitim Fakültesi, Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Emel Kaya başkanlığında gerçekleştirilecek olan ikinci oturum ile devam edecek. Doç. Dr. Metin Ersoy ve Prof. Dr. Bahire Efe Özad “Yerinden Edilmiş Toplumların Buluşma Noktası : Sosyal Medya”, Yrd. Doç. Dr. Umut Ayman  ve Ozan Üstüntaş “Kıbrıs Markalarının Sosyal Medya Kullanımı: Türk Kahve Markası Alan Çalışması” ve Özgül Ezgin “Özgürleşen Fotoğraf, Yitirilen Gerçeklik” konulu sunumlar gerçekleştirecek.

 

Eş zamanlı olarak ise DAÜ İletişim Fakültesi Sinema ve Televizyon Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bahire Özad başkanlığında Hanife Erişen “An Analysis of the Representation of the Turkish Cypriots in the British News”, Meryem Ezel “Environmental Problems in Online Newspaper Coverage: A Framing Analysis of Turkish Cypriot Online Newspapers on Current Environmental Problems”, Prof. Dr. Bahire Efe Özad, Sarah Gambo ve Coleman Fidelis Essien “The Preference of Social Networking Sites (SNSs) in Reducing Uncertainty Among International Students in North Cyprus” ile Deniz Lopez “Social Media and Health Communication: A Comparative Content Analysis of the Official Facebook Pages of Ministry of Health in Turkey and North Cyprus” konulu sunumlar gerçekleştirilecek.

 

 

Bu yöntem selülitleri yok ediyor!

0
Bu yöntem selülitleri yok ediyor!

Selülit masajının nasıl yapıldığına geçmeden önce, bu masajın ne olduğuna bir göz atalım. Selülit masajı, beslenme bozuklukları, hareketsiz yaşam, dolaşım sorunları, genetik faktörlerden ötürü meydana gelen selülitten kurtulmak için uygulanan masajın adıdır. 

Yaz ayları adım adım yaklaşırken, selülit masajına şimdiden başlamanızı öneriyoruz. Yazın kumsalda pareonuza yapışık halde dolaşmak istemiyorsanız erkenden harekete geçin, tatiliniz selülitlerinizi düşünerek heba olmasın.

Şunu da belirtmek de fayda var ki; selülit oluşumunu engellemenin ilk yolları doğru beslenmek ve spor yapmak. Eğer sporu ve sağlıklı beslenmeyi hayatınıza dahil ederseniz zaten bu sorunu yaşamazsınız.

Selülit masajı nasıl yapılır? 

Selülit masajı yapmak için soğuk press doğal yağlara ihtiyacınız olacak. Tek bir yağ kullanılabileceği gibi birkaç çeşit yağı da karıştırabilirsiniz. 

Lavanta yağı, portakal yağı, jojoba yağı, zambak yağı, susam yağı, kekik yağı, limon yağı, biberiye yağı, yasemin yağı kullanabileceğiniz yağlardan bazıları.

Selülit masajına başlamak için öncelikle kullanacağınız yağları bir kapta güzelce karıştırın. Ardından yağı ellerinize sürün ve ellerinizi birbirine sürterek yağın biraz ısınmasını sağlayın. Sorunlu bölgeye yağı iyice yedirin ve dizinizden kalçanıza doğru çok basınç uygulamadan masaj yapmaya başlayın. 

Masaj sırasında kan akışınız hızlanacak, bacağınızın içinden ısındığını hissedeceksiniz. Dizlerinizden kalçanıza doğru masaj yaptıktan sonra sorunlu bölgeye odaklanın. Baş parmağınızı kullanarak dairesel hareketlerle selülitlerin olduğu bölgeye masaj yapmaya devam edin. 

En son ise bacağınızın içinden dışına doğru masaj yapın. Tercihinize göre masaj sonrası bacağınızı streç film ile sarabilir, yağların cilde iyice nüfuz etmesini sağlayabilirsiniz.

Selülit masajınız toplamda yaklaşık 20 dakika kadar sürmelidir. Haftada birkaç defa uygulayabilirsiniz. 

Hakkari’de kaya parçaları 5 evin üzerine düştü: 3 yaralı

0
Hakkaride kaya parçaları 5 evin üzerine düştü: 3 yaralı

Hakkari’de kent merkezine yaklaşık 40 kilometre mesafedeki Taşbaşı köyünde Bedel, Hasan ve Abdullah Kaya ile Hacı Çiftçi ve Nebi Akbay’ın tek katlı evlerinin üzerine yamaçtan kopan kaya parçaları düştü.

3 kişi yaralandı

Gece yarısı meydana gelen olayda büyük korku yaşayan vatandaşlar, evlerinin camlarından dışarı çıkarak canlarını kurtardı.

Kaya parçaları 3 kişiyi yaralarken, beşiğinde uyuyan minik Ensar ise şans eseri yara almadan kurtuldu.

5 ev boşaltıldı

Evlerin tavan ve duvarından içeri giren kaya parçaları, hasara yol açtı. AFAD ile İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, bölgede çalışma başlattı.

İl Afet ve Acil Durum Müdürü Özgür Bostancı, söz konusu 5 evin boşaltıldığını söyledi.

Olayda kimseye zarar gelmemesinin sevindirici olduğunu anlatan Bostancı, “Olayın yaşadığı yerde inceleme yaptık. Çalışmalarımız sürüyor” dedi.

Köy sakinlerinden Ali Kaya ise, gece yaşanan olay sırasında evde olduklarını belirterek, şunları söyledi:

“Şans eseri kimseye bir şey olmadı. 5 ev kullanılamaz hale geldi. Bu yüzden yetkililerden yardım bekliyoruz. Olayın yaşandığı saatlerde hemen jandarma ekipleri buraya geldi ve bize yardım etti. Onlara da teşekkür ediyoruz.”

Sezer Çiftçi de sağanağın ardından kaya parçalarının evlerinin üzerine düştüğünü dile getirdi. 

Kaynak: AA, İHA

Baf Şehitleri anısına anıt, sergi ve tören alanı tasarımının ulusal mimari proje yarışması ile ilgili basın açıklaması gerçekleştirildi

0
Baf Şehitleri anısına anıt, sergi ve tören alanı tasarımının ulusal mimari proje yarışması ile ilgili basın açıklaması gerçekleştirildi

Toplantıda Gazi Baf Dayanışma Derneği Danışmanı Türkay Tokel ve Kıbrıs Türk Mimar Ve Mühendisler Odaları Birliği (KTMMOB) Mimarlar Odası Temsilcisi Jüri Başkanı Yüksek Mimar Tunç Adanır yarışma ile ilgili detaylı bilgiler aktardılar. Yarışma 12 Nisan 2019 Cuma tarihinde başlayacak, 11 Haziran 2019 Salı tarihinde saat 17:00’de sona erecek.

  Gazi Baf Şehitler anıtı, sergi ve tören alanı, Güzelyurt ulusal mimari proje yarışması şartnamesi ile ilgili bilgiler veren Adanır, yarışmanın Lefke Avrupa Üniversitesi ve KTMMOB Mimarlar Odası Danışmanlığında, Gazi Baf Dayanışma Derneği ve Güzelyurt Belediyesi idaresinde gerçekleşeceğini belirtti. Baf Şehitleri anısına anıt, sergi ve tören alanı tasarımının ulusal mimari proje yarışması yöntemi ile elde edileceğinin duyurusunu kamuoyu ile paylaşmak istediklerini ifad eden Adanır, yarışmanın yerinin, Ç-278-81 numaralı bakanlar kurulu kararı ile Güzelyurt Belediyesi’ne tahsis edilen Güzelyurt’ta bulunan Lala Mustafa Paşa Mahallesinde, pafta/harita XIX/32.6.I.3.III, Blok D ve K695 numaralı parsel olduğunu dile getirdi.

Adanır: İnsanı ölümsüz kılan isminin nesilden nesile aktarılarak sonsuza kadar yaşatılmasıdır

   Savaş ve ölümün hiçbir toplumun düşlemediği olgular olmasına rağmen, Kıbrıs adası tarihinde yaşanılan olayların birçok benliğin hafızasında unutulmak istenen anıları yarattığını belirten Adanır, “Yaşanılan acı anılardan öteye önemli olan olaylar sonucunda yaşamlarını yitiren insanlardır. İnsanı ölümsüz kılan isminin nesilden nesile aktarılarak sonsuza kadar yaşatılmasıdır” dedi. Yaşam ve ölümden öteye, ölümün ötesine geçerek sonsuzlaşan insanların anılarının anıt kapsamında vurgulanması gerektiğini söyleyen Adanır, “Bu felsefe ile tasarlanması ümit edilen Baf Şehitleri Anıtı, sergi ve tören alanı Baf şehitlerimizin insani hatırasını ve kimliklerini sonsuza dek yaşatmalıdır” dedi.

 

 

Adanır: Bir şehitlik anıtı tasarlanması, böylece adını sonsuzluğa yazdıran şehitlerimizin yüreklerde olduğu kadar hafızalarda da kalması istenmektedir

   1963 yılında kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti döneminde çekilen yeşil hattın ardından, 1964 yılında Mescit’te yapılan ilk çarpışmada, aynı yıl 9 Mart’ta Mavralı’da ve 1974 yılında Barış harekatında gelişen 20 Temmuz ve 14 Ağustos çarpışmalarında yine şehitler verildiğini söyleyen Adanır, şehitlerin içinde askerlerin yanı sıra, küçük bebekler, tarlalarında çalışan köylüler, polisler, esnaf ve öğretmenlerin de olduğunu dile getirdi. Adanır, 1956’dan 1974’e süren bu çarpışmalarda pek çok babanın, evladın ve kardeşlerin birlikte şehit olduklarının tarihe geçtiğini vurguladı.

   Son olarak Adanır, “Vatanlarını korumak için canlarını feda eden şehitlerimiz için Güzelyurt Bölgesi’nde bir şehitlik anıtı tasarlanması, böylece adını sonsuzluğa yazdıran şehitlerimizin yüreklerde olduğu kadar hafızalarda da kalması istenmektedir” dedi.

   Tokel: Gazi Baf Dayanışma Derneği  olarak vizyonumuz, tarihimizin derinliklerinden gelerek özümüzü oluşturan milli ve manevi değerlerimize sahip çıkmaktır

   Gazi Baf Dayanışma Derneği Başkanı Türkay Tokel, “Gazi Baf Dayanışma Derneği olarak vizyonumuz, tarihimizin derinliklerinden gelerek özümüzü oluşturan milli ve manevi değerlerimize sahip çıkmanın yanı sıra Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde egemenliğimizin, haklarımızın, eşitliğimizin ve güvenliğimizin korunduğu etkin ve fiili garantilerin devam ettiği bir çözüm sağlamak için çalışmaktır” dedi.

   Tokel, Gazi Baf Dayanışma Derneği olarak misyonlarını ise, “9 Mart 1964’te yaşanan olaylardan gereken dersleri çıkarabilmek, çıkarılan derslerde kin ve nefret söylemleri yerine; özgürlüğümüze, haklarımıza ve güvenliğimize sahip çıkabilmenin önemini aynı durumlara düşmeden barış ve eşitlik kavramını vurgulayarak, gelecek nesillere aktarabilmek ve Baf Şehitlerimizin, esir aldıkları Rum ve Yunan askerlerine savaş ortamında bile insan oldukları için gösterdikleri saygıyı, tüm Dünya insanların yüreğine merhamet ve insan sevgisi olarak dokunmasını sağlamak ve savaş ortamında bile gösterilebilen hoşgörüyü insanlığa örnek aldırabilmek” olarak tanımladı.

   Tokel, “Tüm Şehitlerimizden öğrendiğimiz ve damarlarımıza işlenmiş olan özgürlük kavramını Mustafa Kemal Atatürk’ün söylediği gibi, ‘Başkasına zararlı olmayacak her türlü kullanımda bulunmak, kişisel özgürlüğe sınır olarak başkalarının özgürlük sınırı göstermek ve bu sınırı ancak yasa yoluyla saptamak ve belirtmek” olarak yorumlamak ve bu şekilde aktarmaktır” dedi.