Ana Sayfa Blog Sayfa 8852

AİHM, Anayasa Mahkemesi’nin ihraç edilen üyesi Altan’ın yaptığı başvuruyu haklı buldu

0
AİHM, Anayasa Mahkemesi’nin ihraç edilen üyesi Altan’ın yaptığı başvuruyu haklı buldu

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Türkiye’de başarısız darbe girişiminin ardından tutuklanan Anayasa Mahkemesi’nin eski Başkanvekili ve üyelerinden Alparslan Altan’ın yaptığı başvuruda Türkiye’nin insan hakları ihlalinde bulunduğuna hükmetti.

AİHM, Altan’ın Türkiye aleyhine 2017 yılında yaptığı başvuruyu salı günü karara bağladı.

AİHM, Altan’ın yaptığı başvuruyla ilgili olarak Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) özgürlük ve güvenlik hakkıyla ilgili 5. maddesinin 1. fıkrasını ihlal ettiğine hükmetti. AİHM’in ilgili dairesi, bu kararı 6’ya karşı 1 oy ile aldı. Mahkeme kararı gereği, Türkiye 10 bin euro tazminat ödeyecek.

Altan, Ankara savcılığı tarafından açılan soruşturma sonucu 16 Temmuz 2016 tarihinde tutuklanmıştı. Anayasa Mahkemesi, 4 Ağustos 2016’daki oturumunda Altan’ın üyelikten ihraç edilmesi yolunda karar almıştı.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 6 Mart’ta aldığı kararda, Alpaslan Altan’a 11 yıl 3 ay hapis cezası vermişti.

Yargıtay heyetinin oy birliğiyle aldığı kararda, “FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak” suçu sabit görülen sanık Alparslan Altan’a, “örgütteki konumu, örgütte kaldığı süre ve kastının yoğunluğu” dikkate alınıp alt sınırdan uzaklaşılarak, önce 9 yıl hapis cezası verildi.

Terör suçlarında cezanın yarı oranında artırılmasını öngören 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5/1 maddesi uyarınca sanığa verilen ceza, daha sonra 13 yıl 6 aya çıkarıldı. Sanığın duruşmalardaki iyi hali nedeniyle TCK’nin 62. maddesindeki indirim uygulanarak, ceza 11 yıl 3 aya indirildi.

Altan, bunun ardından Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkını kullanmıştı. Türkiye’deki duruşmalarda yaptığı savunmada ve AİHM’e yaptığı başvuruda suçlamaları kabul etmeyen Altan, örgüt üyesi olmadığını ve isnat olunan suça ilişkin somut delillerin bulunmadığını söylemişti.

Tatar: UBP muhalefet de yapar, hükümet de olur

0
Tatar: UBP muhalefet de yapar, hükümet de olur

UBP’den yapılan açıklamaya göre, etkinlikte bir konuşma yapan UBP Genel Başkanı Ersin Tatar, genelde Kıbrıs Türkü ve özelde UBP’nin tarihsel süreç içinde kaydettiği tüm gelişme ve başarıların da arkasında kadınların bulunduğuna dikkati çekti.

Tatar şunları kaydetti:

“Devletimiz, ülkemiz için planlar, projeler üretmemizi sağlayan, hükümetlerimizde, bürokrasimizin çeşitli kademelerinde, sanayimizde, ticarette, tarımda, üniversitelerimizde, turizm sektöründe başarı ile görev yapan yine siz kadınlarımızsınız.

Bundan sonra da siz kadınlarımız gerek UBP’nin daha da kurumsallaşması, daha ileri gitmesi çabalarımızda başlıca gücümüz olacaktır. Aynı şekilde, vatanımız, ülkemiz için de kadınlarımızın üzerine düşenleri en iyi şekilde yapacağından eminim.”

 

“ÜLKEYİ PERİŞAN ETTİLER”

UBP Genel Başkanı Tatar konuşmasında, ülkenin bugünkü en önemli sorununun, sorunlara çözüm bulması gereken hükümet olduğunu söyledi ve “uyumsuz, vizyonsuz, beceriksiz, tutarsız hükümetin ülkeyi perişan ettiğini” savundu.

“Türkiye ile geçen yıl Eylül-Ekim gibi imzalanması gereken Mali ve Ekonomik İşbirliği Protokolü’nü imzalayamadıkları için hayali bir bütçe yaptılar ve ülke açıklarının 2 milyara kadar çıkmasının önünü açtılar” diyen Ersin Tatar şunları kaydetti:

“Geçen ay yasa dışı bir şekilde Taş Yapı’dan Havaalanı’nın gelirlerinden avans alarak kamu kesimini ödediler, bu ay yine borç alma durumları vardır. Turizm’ gereken önlemleri alamadılar yüzde 30 turist sayısında azalma olmasına neden oldular. Turizmcilerin 100 milyonluk teşviklerini henüz ödeyemediler. Narenciye üreticisi, sanayici, tüccar, turizmci, elektrik zamları karşısında perişan oldu. Otelciler ve restoranlar hükümete “gel anahtarlarımızı al” çağrısı yaptı. Kamu çalışanları, halkın geneli, pahalılıktan, elektrik ücretlerine çoklu tarife kılıfı ile yüzde 40!a varan zam yapılmasından şikayetçi. KIBTEK’ın santral ihalesini ODTÜ uygun bulmadı. Dome, CTP’li sendikaya peşkeş çekildi. Doğu Akdeniz Üniversitesi’ndeki öğrenci sayısında önemli düşüşler var. Yollar perişan. UBP döneminde başlayan projeleri bile yürütemiyorlar. Ve hala ‘biz ayaktayız’ diyorlar. Böyle bir şey olamaz.”

UBP Genel Başkanı Ersin Tatar Kıbrıs konusunda konuşurken de, Rum tarafının hala Kıbrıs Türk halkının haklarını gasp ettiğini, uzlaşamaz bir tutumla zaman kazanmaya çalıştığını ama BM Genel Sekreteri’nin bunu görüp raporuna yazamadığını belirtti, şöyle devam etti:

“Dışişleri Bakanı yurt dışına temaslara gidiyor ve biz soruyoruz; Sayın Özersay kimin görüşlerini KKTC hükümetinin görüşleri olarak ortaya koyuyor? HP’nin mi CTP’nin mi TDP’nin mi?”

BM Genel Sekreteri’nin 30 Haziran 2017’de ortaya koyduğu çerçeveye bağlı kalınması koşulu ile görüşmeleri yeniden başlatmak istediğine, oysa bu belgede Türkiye’nin etkin ve fiili garantisinin devam edemeyeceğine vurgu yapıldığına işaret eden UBP Genel Başkanı Tatar şöyle konuştu:

“Sayın Akıncı ve hükümetin iki ortağı buna tamam diyorlar. Bize göre tamam değildir. Halkımız asla Türkiye’nin etkin ve fiili garantisinin sonlandırılmasına onay veremez, vermez. Herkes açık konuşsun. Orda başka, burada başka, halka başka, BM’ye başka konuşmasın.”

 

“UBP MUHALEFET DE YAPAR, HÜKÜMET DE OLUR”

UBP’nin şu anda etkin muhalefet yapmakta olduğunu, ancak yarın hükümete gelecekmiş gibi de hazırlıklarını sürdürdüğünü ifade eden Ersin Tatar şunları belirtti:

“Kimsenin kapısını çalmayız. Kimseden bir şey talep ettiğimiz yok. Eğer görev düşerse ülke için gereğini düşünür, yetkili organlarımızda karar veririz. Bize kimse ne yapacağımızı sormasın. KKTC’deki tüm yapılanların altında UBP’nin mühürü vardır. Daha da fazlasını yapacak bilgi ve enerjiye sahibiz.

Öncelikle makro ekonomik projelerimizi ortaya koyacağız. Ekonomimizi büyütecek projeler yürürlüğe koyacağız. Yol, su, elektrik, telekomünikasyon, problemlerini ortadan kaldıracak adımlar atacağız. Ercan Havalimanı biterken, deniz limanlarımızı kamu-özel ortaklığı ile çağdaş hala getireceğiz.

Kamu maliyesini düzgün yöneteceğiz. Bütçe açıklarını kapatmak için tedbirler alacağız. Kamuda verimliliği mutlaka sağlayacağız. Özel sektörün önünü açacağız. Vergiyi tabana yayacağız. Daha güçlü bir ekonomi için UBP olarak ileri diyoruz.”

 

KADINLARA TEŞEKKÜR…

UBP Genel Başkanı Ersin Tatar konuşmasının sonunda partiye önemli katkılar sağlayan Onursal Genel Başkan Derviş Eroğlu’nun eşi Meral Eroğlu’na, bir süre öne vefat eden eski Genel Başkan İrsen Küçük’ün eşi Gülin Küçük’e ve 16 yıldır siyasette olan kendisinin hep UBP’de gördüğü, hala tüm etkinliklerde yer alan eski Genel Başkan Hüseyin Özgürgün’ün annesi Tangör Özgürgün ve tüm kadınlara teşekkür etti, sağlıklar diledi.

 

SİBEL TATAR: “KADINLARIMIZ DAHA ETKİN ROL ALMALI”

Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanı Ersin Tatar’ın eşi Sibel Tatar da yaptığı teşekkür konuşmasında, UBP’li kadınların partinin büyük gelişmesinde çok önemli bir role sahip olduğunu vurguladı.

UBP’li kadınların demokrasiye ve partilerine katkılarını etkinliklere katılımları ve seçim çalışmaları ile gösterdiğini ifade eden Sibel Tatar, önümüzdeki dönemde, hep birlikte, kadıların gerek UBP içinde gerekse ülke siyasetinde daha etkin rol alması için çalışacaklarını kaydetti.

Yönetmen Derviş Zaim Yakın Doğulu Öğrencilerle Buluştu…

0
Yönetmen Derviş Zaim Yakın Doğulu Öğrencilerle Buluştu…

Yakın Doğu Üniversitesi Basın Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, Yönetmen ve Prodüktör Derviş Zaim, Yakın Doğu Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Tv Sinema Bölümü öğretim görevlisi Emrah Öztürk’ün moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Sinema ve Tanıtım Çalışmaları” başlıklı etkinlikte bir söyleşi yaptı.

İletişim Fakültesi Turuncu Salon’da gerçekleşen söyleşide Yönetmen Zaim öğrencilere,  sinema deneyimleri, sinema sektöründe sanatsal içerikli filmler üretmenin zorluklarından ve sinema sektörü ile sinema filmlerinin tanıtım çalışmalarından bahsetti.

Rektör Yardımcısı Doç. Dr. Mustafa Kurt,  İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü Başkanı Yrd. Doç. Dr. Nuran Öze, bölüm başkanları ile öğretim üyelerinin hazır bulunduğu etkinliğe öğrenciler yoğun ilgi gösterdiler.

Derviş Zaim; “Filmi Pazarlamak İçin Oyuncularla İstiklal Caddesi’nde Yürüyerek Broşür Dağıttık…”

Zaim konuşmasında, film çekimlerinin ayrı filmi tanıtmanın apayrı bir iş olduğundan bahsederek uzun yıllar aynı tanıtım ekibi ve grafik ekibiyle çalışmanın kendisi açısından bir avantaj olduğundan söz etti. Zaim, “Tabutta Rövaşata” filmi için çok zor koşullarda, borçlanarak çektikleri filmde büyük bir başarı yakaladıklarını da anlatarak, filmin tanıtımı için gerilla yönteminin tercih edildiğinden söz etti.

“Tabutta Rövaşata” filminden kazandığı para ile yeni film çekmek için işbaşı yaptığını da belirten Zaim, Kıbrıs’ı konu alan “Çamur” ve “Gölgeler Suretler” filmlerinin öneminden de bahsetti. Türkiye’de Kıbrıs temalı filmlerin çok ilgi çekmediğini de belirten Zaim, filmi pazarlamak için oyuncularla İstiklal Caddesi’nde yürüyerek broşür dağıttıklarını ve filmin tanıtımını o şekilde yaptıklarını da sözlerine ekledi.

Tanıtım Çalışmaları Her Sektörde Hayati Önem Taşıyor…

Halkla ilişkiler ve tanıtım çalışmalarıyla sinema alanlarının işbirliği içinde olduğu göz ardı edilemeyen bir gerçek olduğunu ifade eden öğretim görevlisi Emrah Öztük’te etkinlikte yaptığı konuşmada, tanıtım çalışmalarının önemine vurgu yaptı

Öztürk; “Tanıtım çalışmaları, her sektörde olduğu gibi bir kültür endüstrisi kolu olan sinema için de hayati bir öneme sahip. Genelde sinemaya gidip filmi izlemekle sürecin sonlandığını düşünürüz. Ancak sanatçının, ürettiği filmini yaratıcı stratejilerle tanıtması son derece önemli bir konudur. Dolayısıyla halkla ilişkiler ve tanıtım çalışmalarıyla sinema alanlarının işbirliği içinde olduğu göz ardı edilemeyen bir gerçek” dedi.

a75b210a-6fb5-48b0-aeaf-e55929ae77f8.jpg

 

Bu belirtilere dikkat!

0
Bu belirtilere dikkat!

Ateş, öksürük, yorgunluk veya kaslarda ağrıya neden olan boğaz ağrısı son derece yaygındır ve hayatımızın bir noktasında çoğumuzu etkileyen çeşitli hastalıklardan kaynaklanabilir. Şimdi, boğaz ağrısı için hangi bölüme gidilir? sorusunun cevabını birlikte öğrenelim…

BOĞAZ AĞRISI NEDİR?

Boğaz ağrısı son derece yaygındır ve hayatımızın bir noktasında çoğumuzu etkileyen çeşitli hastalıklardan kaynaklanabilir. Boğaz ağrısının en yaygın nedenlerinden bazıları, soğuk algınlığına neden olan bir virüs, reflü, bademciklerin şişmesi, alerjik rinit ve tümörleri içerebilir.

Boğaz ağrısı sadece rahatsızlık vermekle kalmaz, aynı zamanda yeme ve içme konusunda da zorluklara neden olabilir. Yeterince şiddetli ise, yutma sorunları kilo kaybına veya diğer komplikasyonlara neden olabilir.

BOĞAZ AĞRISI NEDEN OLUR?

Boğaz ağrısının en yaygın sebeplerinden bazıları şunlardır:

– Viral enfeksiyonlar: Grip, soğuk algınlığı, krup, mononükleoz ve daha az yaygın olarak, herpangina, kızamık ve suçiçeği.

– Bakteriyel enfeksiyonlar: Strep boğaz, şiddetli boğaz ağrısına ve yutma zorluğuna neden olabilir. Bademcikler de çok şişmiş olabilir. Arcanobacterium haemolyticum adı verilen başka bir bakteri aynı zamanda boğaz ağrısına ve kızarıklığa neden olabilir. Boğaz ağrısının bakteriyel nedenleri antibiyotiklerle tedavi edilmelidir.

– Nazal geçiş yollarının veya sinüslerin enfeksiyonları: Enfeksiyonlar, farklı enfeksiyon türlerinden (bakteri, virüs ve hatta mantar) kaynaklanabilir. Enfekte olan mukoza boğazın arkasından aşağıya doğru aktığında boğaz ağrısı meydana gelir.

Alerjiler: Özellikle toz, küf, ev tozu akarları, polenler, tüy gibi maddelere alerjisi olanlarda, alerji sırasındaki nazal burun akıntısı boğaz ağrısına katkıda bulunabilir.

Reflü: Reflü nedeniyle oluşan boğaz ağrısı sabahları genellikle daha kötüdür çünkü mideden gelen asit uyurken gece boyunca yemek borusuna, boğazın arkasına ve ağzına (diş erozyonuna katkıda bulunan) girebilir.

– Kuru hava, kimyasal madde veya sigara dumanı tahrişi: Bu, ağzı açık şekilde nefes alanlarda boğaz ağrısının şiddetlenmesine sbep olabilir.

– Sesin aşırı derecede kullanılmasından kaynaklanan larenjit: Bu genellikle şarkıcılar, sesini mesleklerinin bir parçası olarak kullanan kişiler için bir problemdir. Larenjit genellikle konuşurken ses kısıklığına ve acıya da neden olur.

– Entübasyon sonrası: Ameliyat sırasında veya hastalık veya yaralanma nedeniyle solunum tüpü taktıysanız, boğaz ağrısı gelişebilir. Bu geçicidir ve genellikle tüpün çıkarılmasından bir veya iki gün sonra azalır.

– Cerrahi: Tiroidektomi gibi ameliyatlar da boğaz ağrısına neden olabilir. Bir endoskopun ağızdan ve boğazın arkasından sokulduğu bir EGD (özofagogastroduodenoskopi) gibi diğer prosedürler de bu tip boğaz ağrısına neden olabilir.

– Kanser: Çok nadir olsa da, tümörler veya diğer büyüme boğaz ağrısına yol açabilir.

BOĞAZ AĞRISI İÇİN HANGİ BÖLÜME GİDİLİR?

Bilinmeyen nedenlerle sürekli boğaz ağrısı, tehlikeli sağlık komplikasyonlarına yol açabilecek ciddi nedenleri dışlamak için bir doktor tarafından değerlendirilmelidir.

Boğaz ağrısına neden olan bir enfeksiyon durumunda, ateş, öksürük, yorgunluk veya kaslarda ağrı gibi başka semptomlarınız da olacaktır. Boğaz ağrısının diğer nedenlerinden bazıları, çözülmesi biraz daha zor olabilir. Boğaz ağrınızın temel nedenini belirlemenize yardımcı olabilecek bir doktora görünmeniz gerekebilir.

Boğaz ağrısı ile ilgili öncelikle hastalerin Kulak Burun Boğaz (KBB) polikliniklerine başvurulması gerekir. Bazı boğaz ağrıları kulak kaynaklı sorunlar nedeniyle meydana gelebilmektedir. KBB doktoru gerekli tedavileri uygular ve sonuç alamazsa diğer branşlardan yardım alabilir. Diğer bölümlere yönlendirme ise hastanın tıbbi öyküsü, fizik muayenesi ve yapılan testleri esas alınarak yapılır.

Türkiye ve Belarus’tan Antarktika açılımı

0
Türkiye ve Belarustan Antarktika açılımı

Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko’nun 16 Nisan’da gerçekleştirdiği Türkiye ziyareti, iki ülke arasında diplomatik ve ekonomik iş birliğinin yanı sıra bilimsel alanda yürütülecek ortak çalışmalar için de zemin hazırladı. Bu kapsamda, Antarktika’daki Bilimsel ve Teknik İşbirliğine Dair Mutabakat Zaptı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ve Belarus Bilimler Akademisi Başkanı Vladimir Gusakov tarafından imzalandı. 

Mutabakat zaptıyla Antarktika Bilimsel Araştırma ve Bilim Üssü Projesi kapsamında ilk iş birliği protokolü hayata geçirilmiş oldu.

Bilimsel, teknik ve lojistik çerçeve

Taraflar arasında eşitlik ve karşılıklı fayda ilkesine dayanan mutabakat zaptı, kutup bölgelerinde bilimsel, teknik ve lojistik iş birliği için çerçeve sunacak.

Söz konusu mutabakat zaptına göre Türkiye ve Belarus, kutuplar konusunda ortak araştırmalar yapacak, Antarktika’da yürütülecek bilimsel araştırma ve lojistik programlarının planlanmasında birlikte hareket edecek. İki ülke kıtada gerçekleştirilecek faaliyetlere, önde gelen bilim insanları ve uzmanların değişimi yoluyla teknolojik ve lojistik destek sağlayacak.

Türkiye ve Belarus’un kutup çalışmalarında ortak konferanslar, seminerler ve toplantılar düzenlenmesi, Antarktika’da bilimsel araştırmalarda karşılaşılan sorunlara ilişkin deneyimlerin paylaşılması planlanıyor.

Antarktika doğasının korunması önceliklerden

İki ülke bilim insanları, iş birliği yapılan projeler kapsamında ortak ekipman ve numune kullanımına gidecek, iş birliği yapılan projeler kapsamında bilimsel ve teknik bilgi paylaşımı yapacak. Türkiye ve Belarus, Antarktika’da gerçekleştirilen bilimsel araştırmalara ilişkin ortak yayınlar hazırlayacak.

İki ülke arasındaki bilimsel iş birliğinin öncelikleri ise kıtada çevrenin korunması, insan faaliyetlerinin Antarktika doğası üzerindeki etkisinin ve oluşturduğu kirliliğin izlenmesi olacak.

Antarktika’da yer kabuğunun, buz tabakası ve denizlerdeki buzulların dinamiğinin anlaşılması amacıyla yeni bilimsel araçların geliştirilmesi, bilimsel iş birliğinin diğer önceliklerini oluşturacak. 

Kaynak: AA

Devlet Bahçeli’den Maçaoğlu’na “Komunist şarlatanlığına göz mü yumalım?”

0
Devlet Bahçeli'den Maçaoğlu'na "Komunist şarlatanlığına göz mü yumalım?"

MHP’nin Genel Başkanı Devlet Bahçeli TKP’li Belediye Başkanı Fatih Maçoğlu’nu tehdit etti. Bahçeli, ” TKP’den Tunceli Belediye başkanı olan şahsın Dersim dayatmasına hoş görü gösteremeyiz. Komünist şarlatanlığa göz mü yumalım? Tunceli, Dersim olsunu kabul mü edelim?” ifadelerini kullanarak haddini aştı.

MHP lideri Devlet Bahçeli 31 Mart seçimlerini değerlendirdiği konuşmasında, ‘Cumhur İttifakı’nın 31 Mart’taki yerel seçimlerden başarıyla çıktığını’ iddia etti.  MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İl Başkanları ve Belediye Başkanları Toplantısı’nın kapanış oturumunda açıklamalarda bulundu.

Bahçeli’nin konuşmasından satır başları şöyle;

Cumhur İttifakı 31 Mart’tan büyük başarıyla çıktı. Cumhur İttifakı kök tutmuştur. Milletimizin verdiği karara saygı duyarız. CHP’nin ulaştığı seçim sonuçları abartılmamalıdır.

TKP’den Tunceli Belediye başkanı olan şahsın Dersim dayatmasına hoş görü gösteremeyiz. Komünist şarlatanlığa göz mü yumalım? Tunceli, Dersim oluşunu kabul mü edelim?

İstanbul’daki seçimlere şaibe karıştırılması pis bir senaryonun ilk etabıdır.

İstanbul Büyükşehir Belediye başkanının sürekli mazbata vurgusu yapması üzerine çalışılmış sinsi bir hazırlıktır. YSK üyeleri zillete göz yumamaz. Bizim merakımız YSK’nın bu ağır yükün altından nasıl kalkacağıdır. YSK bir şekilde hukuki destek alacak mıdır? İstanbul’da seçim tekrarı beka meselesidir.

Dünya liderlerinden Sri Lanka ile dayanışma mesajları

0
Dünya liderlerinden Sri Lanka ile dayanışma mesajları

Paskalya yortusunda ardarda düzenlenen sekiz saldırıyla sarsılan Sri Lanka’ya dünya liderlerinden taziye ve destek mesajları geliyor.

Almanya Başbakanı Angela Merkel “Paskalya kutlamaları için toplanan insanların hain saldırıda bilinçli bir şekilde hedef alınmasının” kendisini şoke ettiğini kaydetti. Merkel dinlerle ilgili nefret ve hoşgörüsüzlüğün galip gelmesine izin verilmemesi gerektiğini vurguladı.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, Sri Lanka’da düzenlenen saldırıları şiddetle kınadığını söyledi. Erdoğan, İngilizce ve Türkçe paylaştığı tweetlerde “Bu saldırı tüm insanlığa karşı yapılmıştır. Saldırıda hayatını kaybedenlerin yakınlarına ve tüm Sri Lanka halkına şahsım ve milletim adına başsağlığı, yaralananlara acil şifalar diliyorum” ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı Donald Trump da attığı tweette Sri Lanka’da kilise ve otellere düzenlenen korkunç saldırılarda hayatını kaybedenler için Amerikan halkının taziye dileklerini ileterek, “yardıma hazır olduklarını” ifade etti. ABD Başkanının saldırıda hayatını kaybedenlerin sayısını yanlışlıkla “en az 138” yerine “en az 138 milyon” olarak yazması ise kullanıcıların tepkisini çekti.  

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de Sri Lankalı mevkidaşına başsağlığı dileklerini ileterek, “Moskova’nın uluslararası terörizm ile mücadelede Sri Lanka’nın güvenilir partneri olarak kalmaya devam edeceğini” söyledi. Putin, bu “acımasız ve utanmaz” saldırının arkasında bulunanların hak ettikleri cezayı çekeceklerini ifade etti.

İngiltere Başbakanı Therasa May de saldırılara tepkisini Twitter üzerinden ifade etti. May attığı tweette, saldırıları “korkunç” olarak nitelendirerek taziye dileklerinde bulundu. May, “Hiç kimsenin ibadetini ederken bir daha korku duymaması adına dayanışma içinde olmalıyız” diye konuştu.

Geçen ay cami saldırılarında elli kişinin hayatını kaybettiği Yeni Zelanda’dan da Sri Lanka ile dayanışma mesajları geldi. Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern “Yeni Zelanda aşırıcılığın her türünü reddetmektedir, inanç özgürlüğü ve güven içinde ibadetten yanadır” diye konuştu.

Güney Asya ülkesi Sri Lanka’da kilise ve otellere yönelik toplam sekiz saldırıda aralarında yabancı uyrukluların da bulunduğu en az 156 kişinin hayatını kaybettiği bildirilmişti.

Başbakan Ranil Wickremesinghe düzenlenen “korkakça saldırıları” kınayarak bugün ulusal güvenlik konseyinin toplanacağını açıklamıştı.

Köker’den DAÜ’de Türk Stili Başkanlık Sistemi ile ilgili seminer

0

Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Kıbrıs Politikalar Merkezi ve DAÜ Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü iş birliği ile “Popülizm, Otoritercilik veya Diktatörlük: Türk Stili Başkanlık Sistemi Üzerine bir İnceleme” başlıklı bir seminer düzenleniyor. 24 Nisan 2019 Çarşamba günü, saat 14.30’da, DAÜ İşletme ve Ekonomi Fakültesi BEA5 numaralı salonda gerçekleştirilecek seminere Genel Kamu Hukuku Profesörü Hüseyin Levent Köker konuşmacı olarak katılıyor.

 

Çok sayıda Türkçe ve İngilizce makalesi bulunan Köker’in, başlıca eserleri arasında Modernleşme, Kemalizm ve Demokrasi (1990), İki Farklı Siyaset (2008), Demokrasi, Eleştiri ve Türkiye (2008) bulunuyor. 2007 yılında Prof. Dr. Ergun Özbudun başkanlığında Türkiye için yeni bir anayasa taslağını hazırlayan ekipte yer alan Köker, halen anayasa yapımı, demokratik siyaset teorisi, ulus-devlet sonrası anayasalcılık ve kozmopolitanizm konuları üzerine çalışıyor.

 

Türkiye’de Nisan 2017 referandumu ile Türk Stili Başkanlık sistemine geçilmesi ile ilgili konuları ele alacak olan Köker, yeni sistemi “sağ-kanat popülizmi”, “rekabetçi otoriterizm” veya “bağnaz yönetim” çerçevesinde değerlendiren eleştirel ve demokrasinin gelişiminde önemli bir adım olarak destekleyen yaklaşımları inceleyerek anlatacak.

 

Seminer ve sonuçları ile ilgili bilgilere Kıbrıs Politikalar Merkezi’nin ve Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nün resmi internet sitesinin bulunduğu http://cpc.emu.edu.tr  ve https://ir.emu.edu.tr  adreslerinden ulaşılabiliyor.

 

Suudi Arabistan ve BAE’den Sudan’a 3 milyar dolarlık yardım

0
Suudi Arabistan ve BAEden Sudana 3 milyar dolarlık yardım

Suudi Arabistan’ın resmi haber ajansı SPA’ya göre, Riyad ve Abu Dabi’nin Sudan’a sunduğu 3 milyar dolarlık yardım paketinin 500 milyon dolarlık kısmının Sudan Merkez Bankası’nın hesabına yatırılacağı belirtildi.

Haberde, söz konusu vade hesabının Sudan cüneyhi üzerindeki baskının hafifletilmesi için önemli olduğu aktarıldı.

Meblağın geri kalan kısmının Sudan halkının gıda, ilaç ve petrol ürünleri gibi temel ihtiyaçlarına tahsis edileceği dile getirildi.

Sudan’daki gelişmeler

Sudan Savunma Bakanı Avad bin Avf, 11 Nisan’da devlet televizyonunda Yüksek Güvenlik Konseyi Başkanı sıfatıyla yaptığı konuşmada, ordunun ülke yönetimine el koyduğunu, 2 yıllık geçiş döneminin başladığını ve Ömer el-Beşir’in tutuklandığını duyurmuştu.

Ancak Bin Avf, Sudan’da Askeri Geçiş Konseyi Başkanı sıfatıyla yemin etmesinin üzerinden 24 saat geçmeden, görevini bıraktığını ve yerine Abdulfettah el-Burhan’ı seçtiğini açıklamıştı.

Burhan’ın görevi devralmasının hemen akabinde Riyad ve Abu Dabi yönetimleri geçen cumartesi Askeri Geçiş Konseyi’ne desteğini açıklamıştı.

Burhan’ın yemin etmesinden sonra Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz Sudan’a insani yardımda bulunmuş, aynı gün BAE Devlet Başkanı Halife bin Zayid Al Nehyan da Sudan halkına yardım konusunu görüşmek üzere Askeri Geçiş Konseyi’yle iletişime geçmişti.

Kaynak: AA

Selvi: Kılıçdaroğlu’nun başdanışmanı ‘Saldıranlardan birisi bıçak salladı, dirseğimle vurarak yere yıktım’ dedi

82
Selvi: Kılıçdaroğlu'nun başdanışmanı 'Saldıranlardan birisi bıçak salladı, dirseğimle vurarak yere yıktım' dedi

Abdulkadir Selvi, Hürriyet’te “Kılıçdaroğlu’na derin saldırı” başlığıyla yayımlanan yazısında “Bu haftaya damgasını vuracak siyasi gelişmelerle ilgili kulisler hazırladım. YSK’dan çıkacak İstanbul kararının perde arkasına eğildim” ifadesini kullandı.

Selvi şöyle devam etti:

“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ’Türkiye ittifakı’na yönelik olarak CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun sürpriz bir teklif sunmaya hazırlandığını anlatacaktım. Hatta anlattım. Yazımı bitirmek üzereydim ki Kılıçdaroğlu’na saldırı haberi geldi. Kalem elimden düştü. Telefona sarıldım, o anda Kılıçdaroğlu’nun yanındakilere ulaşmaya çalıştım. Henüz Kılıçdaroğlu saldırgan grubun elinden kurtarılıp bir evde korumaya alınmıştı. Kılıçdaroğlu’nu aradım, telefonu Özel Kalem Müdiresi Şükran Hanım açtı. Olayların etkisiyle telaşlı bir hali vardı. İlk sözü, ’Genel başkanın sağlık durumu iyi’ oldu.

ORGANİZE BİR YAPI MI?

 

Kılıçdaroğlu’na saldırı anından itibaren kiminle konuşsam aynı noktanın altını çizdi. Saldırının şehit ailesiyle bir ilgisi olmadığını, köyün dışından gelen bir grubun işi olduğunu söylediler.

Seçimlerden sonra Türkiye’nin normalleşmesi için adımların atıldığı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ’Türkiye ittifakı’ için elini uzattığı muhalefetin o eli sıkmaya hazırlandığı bir dönemde Kılıçdaroğlu’na yapılan bu saldırıyı geçiştiremeyiz. Bu heyecanlı birkaç gencin saldırısı olarak görülemeyecek kadar ’derin’ bir iştir.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Genelkurmay Başkanı Yaşar Güler ve CHP Genel Başkanı’nın katıldığı şehit cenazesinde alınan güvenlik önlemlerinin yetersiz olduğu belli. CHP’li Murat Emir’in dediği gibi, ’Bir anda herkes güvenliksiz bir ortamda kalmış’. Peki bunun istihbaratı hiç alınmadı mı? Kılıçdaroğlu’nun köye girişiyle birlikte yükselen tansiyon dikkate alınarak süratle asker ve polis takviyesi yapılamaz mıydı? Allah korusun o an sadece yumruklu saldırı olmayabilirdi. Kenan Nohut’un dediğine göre birisi bıçakla saldırmış.

ECEVİT NE DEMİŞTİ?

1980 öncesinde CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit, İzmir Çiğli Havalimanı’nda bir suikasta maruz kalmıştı. Türkiye’de bulunmayan, sadece NATO envanterinde bulunan bir silahtan çıkan mermi Ecevit’e değil, Mehmet İsvan’a saplanmıştı. Yıllar sonra Ecevit’le İzmir Çiğli suikastını konuşma imkânım oldu. ’İçimizdeki Gladio’ kitabımda aktarmıştım. Ecevit’e ’Yıllar sonra başbakan oldunuz. Peki size yönelik suikastı bir başbakan olarak aydınlatamadınız mı?’ diye sormuştum. Hatta ’Bizim vatandaş olarak bundan şikâyet etme hakkımız var ama siz bu ülkede başbakanlık yapmış birisiniz’ diye üstelemiştim. 

 

Ecevit, ’Araştırmaz olur muyum? Gittim, gittim, biraz ilerledikten sonra karşıma bir duvar çıktı. O duvarı aşamadım’ demişti. Ecevit, o duvarın Türkiye’yi karanlık dönemlere çekmek isteyen ‘Gladio’ yapılanması olduğuna inanırdı. Ben Çubuk’taki saldırıdan hareketle böyle bir iddiada bulunma çabası içinde değilim. Siyasi tarihimizde bunun birçok örneği olduğu gibi, bu tür saldırıların organize bir yapının işi olabileceğini söylüyorum.

Belli ki bir yapı Türkiye’nin normalleşmesini istemiyor. Tam da onlara inat, bu saldırı üzerinden Türkiye’nin normalleşmesi adımlarını atabiliriz. ’Türkiye ittifakı’ öneren Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kılıçdaroğlu ile görüşmesi siyasi iklime olumlu katkı yapar.

Londra’daki uçak kazasından sonra İnönü’nün Menderes’i karşılamaya gitmesinin siyasette bahar havası estirdiği gibi.”