Ana Sayfa Blog Sayfa 8888

Bakan Selçuk’tan Muharrem öğretmene “evine hoş geldin” mesajı

0
Bakan Selçuktan Muharrem öğretmene "evine hoş geldin" mesajı

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Twitter hesabından Çorlu’da bir lisenin öğrencilerinin kanseri yenen coğrafya öğretmenleri Muharrem Poyrazoğlu’nu balonlarla süsledikleri okul koridorunda konfetilerle coşkuyla karşılamasıyla ilgili paylaşımda bulundu.

 

 

“Muharrem öğretmenim geçmiş olsun, evine hoş geldin”

Paylaşımında bu karşılamanın görüntülerine yer veren Selçuk, “Tekirdağ’dan gelen bu güzel görüntüyü izleyip de huzur bulmamak mümkün mü? Cemile Yeşil Anadolu Lisesi’ndeki güzel yürekli çocuklarımın gözlerinden öpüyorum. Sağlığına ve evlatlarına kavuşan Muharrem öğretmenim geçmiş olsun, evine hoş geldin.” ifadelerini kullandı.

Kaynak: AA

Özel kargo aracı Uluslararası Uzay İstasyonu’na ulaştı

0
Özel kargo aracı Uluslararası Uzay İstasyonuna ulaştı

Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (UUİ) görevli astronot Anne McClain, merkezi ABD’de bulunan uzay ve savunma teknolojileri şirketi Northrop Grumman’ın 3 bin 450 kilogram yük taşıyan Cygnus kapsülünü robot kolla yakaladı. 

Çarşamba günü Wallops Adası’ndan fırlatılan Cygnus, UUİ’ye yolculuğunu bir buçuk günde tamamladı.

Cygnus, astronotlar için yiyeceğin yanı sıra tetanos aşısı deneyi için gönderilen 40 fare ile istasyon içinde ve dışında astronotlara yardımcı olacak üç uçabilen robot taşıdı.

UUİ’de şu anda üçü Amerikalı, ikisi Rus, biri Kanadalı olmak üzere altı astronot görev yapıyor.

Kaynak: AA 

  

O PROFESÖR TEMİNATLA SERBEST BIRAKILDI

0
O PROFESÖR TEMİNATLA SERBEST BIRAKILDI

Gazimağusa’da bir üniversitede müzik bölüm başkanı olan ve 12.4.2019 tarihinde L.Ö isimli kız öğrencisinin yapmış olduğu şikayet üzerine cinsel saldırı ve cinsel taciz suçlaması ile tutuklanan M.Ö teminat maksatları bakımından bugün mahkeme huzuruna çıkarıldı.

Şikâyetçi sayısı 7 oldu

Şikâyetçi sayısı 7 oldu

Teminat duruşmasında olgularla ilgili tahkikat memuru Arif Toroslu mahkemede yemin altında şahadet verdi. Toroslu şahadetinde zanlı aleyhinde şikâyetçi sayısının 7 olduğunu belirterek, zanlının şu anda üniversite tarafından görevinden uzaklaştırıldığını, Eylül ayına kadar da çalışma izninin mevcut olduğunu aktardı. Zanlının vermiş olduğu ifade ile ilgili savcının sorduğu soruya ise Toroslu verdiği yanıtta zanlının 12.4.19 tarihinde gönüllü bir ifade verdiğini, ifadesinde müştekiyi elle tutup öptüğünü beyan ettiğini aktardı. Bundan sonraki tahkikatına zanlının etki etme olanağının olmadığını belirten Toroslu, zanlının davası görüşülünceye değin teminata bağlanmasını talep etti.

Daha sonra söz alan savunma avukatı Batu Sağlamer Torosluya sorular yöneterek şikâyetçilerin hangi tarihlerde şikâyetleri olduğunu ve eski ise niçin bu güne kadar beklediklerini sordu.  Ayrıca bölüm başkanlığı yarışında rakibi olan kişinin kendisine bir komplo kurmuş olma ihtimali ile ilgili soruşturma yapılmış mı diye sordu. Sağlamer son olarak zanlının mahkûm olmaması halinde okulundaki görevine devam edebilecek mi diye soru yönetti.

Tedirginlik yaşanması nedeniyle şikâyetler gündeme gelmedi

Tedirginlik yaşanması nedeniyle şikâyetler gündeme gelmedi

Savunma avukatının sorularına cevap veren Toroslu  7 şikayetin 2018 yılı Nisan, Ekim, Kasım ve Aralık aylarında; diğer 3 şikayetin de 2019 yılı Ocak ve şubat aylarında, zanlının aleyhindeki bu son olayın da 11.4.19 tarihinde meydana geldiğini aktardı. Toroslu şahadetine devamla, bir şikâyetçinin Ocak ve Şubat 2019 ayı içerisinde zanlı tarafından 4 kez taciz edildiği konusunda şikâyeti olduğunu aktardı. Neden şikâyetçi olmadıkları konusunda soruya karşılık da zanlının bölüm başkanı olması nedeniyle öğrencilerin tedirgin olduklarını ve gelecekte derslerine etki etme olanağı olacağını düşünerek şikâyet etmediklerini beyan ettiklerini aktaran Toroslu zanlının mahkûm olmaması halinde okuluna dönmesinde bir sakınca olmadığı inancında olduğunu söyledi

Zanlı teminatla serbest

Zanlı teminatla serbest

Olguları değerlendiren yargıç Umut İnan zanlının davası görüşülünceye kadar KKTC haricine çıkışını men ederek kimlik, pasaport ve seyahat belgelerini polise teslimi, 15000 TL nakdi teminat yatırması, KKTC vatandaşı muteber 2 kişinin 75000’ er TL şahsi kefalet imzalaması ve haftada bir gün en yakın polis karakoluna ispatı-vücut etmesi şartıyla serbest kalmasını emretti.

Kremlin’den Mueller raporu değerlendirmesi

0
Kremlinden Mueller raporu değerlendirmesi

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Özel Yetkili Savcı Mueller’ın yürüttüğü Rusya soruşturması raporu ile ilgili gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Böyle bir belgenin ABD ile Rusya arasındaki ikili ilişkileri doğrudan etkilemesinden dolayı üzüntüsünü dile getiren Peskov, Mueller raporunun yayımlandığı biçimde herhangi bir yeni bilgi içermediğini savundu.

Tüm bu bilgilerin bir şekilde önceden farklı kaynaklarda, medyada ortaya çıktığını belirten Peskov, “Bir bütün olarak rapor, Rusya’nın ABD’deki seçim sürecine müdahale ettiği iddiasıyla ilgili bir kanıt içermiyor. Biz daha önceden olduğu gibi benzer suçlamaları kabul etmiyoruz.” diye konuştu. 

ABD seçimlerine Rusya’nın müdahalesinin bulunamayacağını en başından beri söylediklerini hatırlatan Peskov, söz konusu raporun Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in de böyle bir müdahale olmadığına yönelik sözlerinin kanıtı olduğunu vurguladı.

Rusya soruşturması raporu

Özel Savcı Mueller, yaklaşık 2 yıl süren Rusya soruşturması raporunu 22 Mart’ta Adalet Bakanı’na teslim etmiş, William Barr da ertesi gün Kongreye soruşturma sonuçlarıyla ilgili gönderdiği mektubunda, “Özel Yetkili Savcı’nın soruşturmasında, (ABD Başkanı Donald) Trump kampanyası veya onunla ilişkili herhangi bir kişi veya yetkilinin, 2016 başkanlık seçimlerini etkileme çabasında Rusya ile komplo veya iş birliği yaptığı tespit edilmemiştir. Adalet Bakanlığının bulguları ABD Başkanı’nı tam ve kesin olarak aklıyor.” değerlendirmesinde bulunmuştu.

ABD Adalet Bakanı William Barr, yaptığı açıklamada Mueller’ın, “ABD Başkanı Trump ya da onun seçim ekibi ile Ruslar arasında gizli iş birliği yapıldığına dair delil bulunmadığı” sonucuna ulaştığını bildirmişti. 

Kaynak: AA

ÇOCUKLAR BAKAN ÇELER’İ ZİYARET ETTİ

0
ÇOCUKLAR BAKAN ÇELER'İ ZİYARET ETTİ

Sosyal Riskleri Önleme Vakfı Elele Kreşi’ne devam eden çocuklar bugün Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanı Zeki Çeler’i ziyaret etti.

Sosyal Riskleri Önleme Vakfı Elele Kreşi’ne devam eden çocuklar bugün Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanı Zeki Çeler’i ziyaret etti.

Sosyal Riskleri Önleme Vakfı Elele Kreşi’ne devam eden çocuklar bugün Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanı Zeki Çeler’i ziyaret etti.

Surlar içi bölgesindeki ihtiyaçlı ailelerin çocukları , 23 Nisan Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramı dolayısıyla yaptıkları ziyarette, Bakan Çeler’e hediye takdim ederek bir süre sohbet etti. Bakan Çeler de çocukların gününü kutlarken, onlara hediyeler dağıttı ve hatıra fotoğrafı çektirdi.

Surlar içi bölgesindeki ihtiyaçlı ailelerin çocukları , 23 Nisan Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramı dolayısıyla yaptıkları ziyarette, Bakan Çeler’e hediye takdim ederek bir süre sohbet etti. Bakan Çeler de çocukların gününü kutlarken, onlara hediyeler dağıttı ve hatıra fotoğrafı çektirdi.

Surlar içi bölgesindeki ihtiyaçlı ailelerin çocukları , 23 Nisan Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramı dolayısıyla yaptıkları ziyarette, Bakan Çeler’e hediye takdim ederek bir süre sohbet etti. Bakan Çeler de çocukların gününü kutlarken, onlara hediyeler dağıttı ve hatıra fotoğrafı çektirdi.

Bingöl’de PKK’ya ait 4 odalı sığınak imha edildi

0
Bingölde PKKya ait 4 odalı sığınak imha edildi

Bingöl Valiliğinden yapılan açıklamaya göre, İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince Genç ilçesi kırsalında terör örgütü PKK’ya yönelik operasyon gerçekleştirildi.

Operasyonda, teröristlerin kullandığı 4 odalı sığınak tespit edildi.

Muhtelif gıda ve yaşam malzemelerinin ele geçirildiği sığınak güvenlik güçlerince kullanılamaz hale getirildi.

Kaynak: AA

Zırhlı Amfibi Hücum Araçları (ZAHA) ilk kez IDEF’19’da sergilenecek

0
Zırhlı Amfibi Hücum Araçları (ZAHA) ilk kez IDEF19da sergilenecek

Türk savunma sanayisinin önde gelen zırhlı kara aracı üreticilerinden FNSS, ürettiği zırhlı araçlarla 14. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda (IDEF’19) yerini alacak.

FNSS’nin sergileyeceği araçlar arasında ilk kez Zırhlı Amfibi Hücum Araçları (ZAHA) da bulunacak. Şirket, geçen yıl Endonezya’daki Indo Defence Fuarı’nda 1/10 ölçekli maketini sergilediği aracı, bu kez ön prototipiyle vitrine çıkaracak.

ZAHA, zırhlı amfibi hücum araçlarına 21. yüzyıl teknolojisini getirecek.

Hem denizde hem karada kullanılacak

Deniz piyadelerinin koruyucusu olacak ZAHA, Deniz Kuvvetleri Komutanlığının amfibi zırhlı araç ihtiyacını karşılamak için Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) ile imzalanan sözleşme uyarınca FNSS tarafından geliştiriliyor.

ZAHA’lar, amfibi harekatta hem birliklerin kıyıya güvenli şekilde çıkarılmasını sağlıyor hem de karaya çıktıktan sonra zırhlı personel taşıyıcı olarak görev yapıyor.

Bu araçlar, harekatın amfibi hücum safhasında havuzlu çıkarma gemilerinden denize iniyor ve yüksek süratle gemi-kıyı intikalini yaparak, birliklerin koruma altında, en kısa zamanda karaya çıkmasını sağlıyor. ZAHA, karada ise diğer zırhlı araçlarla yan yana görev icra edebiliyor.

Söz konusu araçların, görev tanımları gereği, çift doğalı araçlar olarak, hem denizde hem de karada üstün performans göstermeleri gerekiyor. Dünyada çok az sayıda ülke, bu tür araçları envanterinde bulunduruyor. NATO ve müttefiklerinde ise bu sınıftaki araçları üreten FNSS dışında tek firma bulunuyor.

Benzerlerinden üstün olacak

ZAHA’nın, benzerlerine göre, araç içinde taşınacak personel sayısı, balistik ve mayın koruma seviyesi, karada ve suda sağlanacak performans kriterleri konularında üstün olması hedefleniyor.

SSB tarafından tedarik faaliyetleri yürütülen ZAHA Projesi kapsamında, FNSS, 23 personel taşıyıcı, 2 komuta kontrol aracı ve 2 kurtarma aracı olmak üzere toplam 27 araç teslim edecek.

Kaynak: AA 

Hem sanatta hem sağlıkta öncü “Tuz Mağarası”

0

Dengeli tuz tüketiminin vücuda faydası saymakla bitmiyor. Uzmanlar sağlık için özellikle kaya tuzunu öneriyor. 

Kaya tuzu denilince de akla ilk gelen Çankırı Tuz Mağarası. Madenin geçmişi 5 bin yıl öncesine uzanıyor.

Anadolu’daki uygarlıkların tarihi ile neredeyse yaşıt olan mağaranın içinde bugün neredeyse bir kent var.

Çalışanlar büyük emek harcıyor

İş makinelerinin rahatlıkla hareket edebildiği mağaranın uzunluğu 24 kilometre.

Çalışanların kaybolmaması için isimlendirilen yollar, yön tabelaları ile donatıldı. Mağarada kaya tuzunu elde etmek için büyük emek harcanıyor.

Tonlarca tuz patlatma yöntemiyle sökülüyor, kepçe ve dozerlerle kamyonlara dolduruluyor. Daha sonra tartılmak üzere kantarlara götürülüyor. Bu şekilde mağara içerisinde yılda 1 kilometre katediliyor.

“Bu mağaralar yılda 500 bin turist çekiyor”

Mağaranın toplam rezervi 2 milyar ton civarında. Türkiye’ye 400 yıl yetecek kadar kaya tuzu mevcut. Tarihi mağaranın bir bölümü de turizme açık.

Çankırı Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen, bu tip mağaraların yurt dışında da olduğunu söyledi.

“Bu mağaralar yılda 500 bin turist çekiyor. İnşallah, ilerleyen zamanlarda tanıtım programımızla tuz şehrimizi dünyaya tanıtmak için elimizden ne gelirse yapacağız.”

Çankırı’nın turizm potansiyelinin geliştirilmesinde öncü

Mağara bir sanat müzesi özelliği de taşıyor. Heykeltıraşların kaya tuzundan yaptığı eserler sergileniyor.

Tuz mağarası, sağlık turizmine de önemli katkılar sağlıyor. Çeşitli nedenlerden nefes darlığı yaşayan binlerce kişi mağaraya gelip şifa buluyor.

Yalnızca mağaranın içerisinde bir yürüyüş yapmak bile sağlığa faydalı olabiliyor.

Tuz Mağarası Çankırı’nın turizm potansiyelinin geliştirilmesinde öncü rol oynuyor.

Haber: Yusuf Dernek

Kamera: Mikail Sevinç

5 bin lira aylığa çoban bulamıyorlar

0
5 bin lira aylığa çoban bulamıyorlar

Şanlıurfa’da birçok besici, yüksek ücret vermesine rağmen çoban bulmakta sıkıntısı yaşıyor. Geçmişte çobanlık yapacak kişilerden referans istendiğini ifade eden besiciler, o dönemlerde bu işi yapmak isteyenlerin aracı bulduğunu ancak şimdi yüksek ücrete rağmen hayvanlarına bakacak kimse bulamadıklarını belirtiyor.

Çobanlık, yaklaşık 5 bin lirayı bulan aylık ücretle bölgedeki birçok mesleği de geride bırakıyor.

Bölgede havaların ısınmasıyla sürülerini meraya çıkaran ve gece gündüz sürekli dışarıda bulunmak durumunda kalan çobanlar, yemeklerini ise eşek sırtındaki heybelerde taşıyor. Hayvanlarını doyurduktan sonra uygun yerlerde dinlenmeye geçen sürü yöneticileri, burada yaktıkları ateşte çay demleyip yemeklerini yiyor.

“Çoğu zaman çoban bulamıyoruz”

Hayvanların tüm sorumluluğunu alan ve bundan dolayı ailelerini kimi zaman aylarca göremeyen çobanlar, bu nedenle ücretlerinin daha da yüksek olması gerektiğini düşünüyor.

Besici 72 yaşındaki Ali Arak, ata mesleği olan hayvancılığı yıllardır sürdürdüğünü ve artık çeşitli nedenlerden dolayı çoban bulmakta sıkıntı yaşadıklarını ifade etti.

Çoban bulamadığı dönemlerde sürünün başına kendisinin geçtiğini anlatan Arak, “İlkbaharla hayvanlar sürekli merada oluyor. Bunun için çobanların da iş yükü artıyor. Benim şu an 3 çobanım var, çobanların her birine aylık 5 bin lira civarında ücret ödüyoruz. Diğer giyim, yemek, cep telefonuna kontör yükleme gibi ihtiyaçlarını da biz karşılıyoruz. Buna rağmen herkes bu işi yapmak istemiyor. Çoğu zaman çoban bulamıyoruz. Tabii çobanlık zor, onlar da haklılar çünkü gece gündüz dışarıda kalmak zorundalar. Bunun yanı sıra yem girdileri çok pahalı böyle olunca yeterince kar edemiyoruz” dedi.

“Ücretlerden memnunuz”

Çoban Medet Karabacak da 38 yaşında olduğunu ve çocukluğundan itibaren çobanlık yaptığını belirterek, bu işin kendisi için zor olmadığını anlattı.

İlkbahar ve yaz dönemlerinde çoban aylıklarının iş yoğunluğuna bağlı olarak arttığına dikkati çeken Karabacak, kendisinin de bu dönemde çobanlık yapmayı tercih ettiğini söyledi.

Karabacak, havaların ısınmasıyla koyunları sürekli merada otlattıklarını belirterek, şöyle devam etti:

“Gece gündüz sürekli dışarıdayız. Yemek ve suyumuzu da eşek sırtında taşıyoruz. Dinlenmeye geçtiğimizde yemeklerimizi yiyebiliyoruz. Onun dışında sürekli hayvanlarla ilgileniyoruz. Geceleri yağmur yağdığında çok zorlanıyoruz. Bazen 2-3 ay ailemizi göremiyoruz. Kışın işler daha az olduğundan ücretler 2 bin liraya düşüyor ama şimdi sürekli merada olduğumuz için aylığımız 5 bin lira civarında. Ücretlerden memnunuz ama bizim emeğimizin karşılığı daha çok olabilir. Tabii hayvan sahiplerini de düşünmemiz gerekiyor.”

Çobanlardan Seyfettin Yıldırım ise ilkbahar ve yaz aylarında aylıklarının 4-5 bin lira arasında değiştiğini ifade ederek, başka bir işle uğraşmadığı için bu mesleği tercih ettiğini dile getirdi.

Karacadağ Göçerler Derneği Başkanı Hamza Ağan da göçerlerin küçükbaş hayvancılık yaparak geçimlerini sağladığını, bundan dolayı çobanlığın onlar açısından önemli olduğunu söyledi.

Çobanlığın zor bir meslek olduğunu aktaran Ağan, şunları kaydetti:

“Kimi çevrelerce basit gibi görünse de herkes çoban olamaz. Bir besici de önüne geleni çoban olarak almaz. Çünkü yüzlerce hayvanlık sürü ona emanet ediliyor. Bu nedenle üreticilerimiz buna dikkat ediyor. Bölgede ilkbahar ve yaz mevsiminde çobanların ücretleri 4 ila 6 bin lira arasında değişiyor. Bu rakamlar üreticiyi zorlasa da hayvanların bakımı için bunu vermek durumunda kalıyor. Hatta bu rakamlara bile çoban bulmakta sıkıntı yaşıyoruz.” 

Kaynak: AA

Kuzey İrlanda’da kadın gazeteci öldürüldü

0
Kuzey İrlandada kadın gazeteci öldürüldü

Kuzey İrlanda’nın Londonderry kentinde İrlandalı Katoliklerin İngiliz egemenliğine karşı 1919 yılındaki ayaklanışının yıl dönümü kapsamında düzenlenen ve şiddet olaylarının yaşandığı gösterileri izleyen kadın gazeteci vurularak öldürüldü.

Kuzey İrlanda polisi, 29 yaşındaki gazeteci Lyra McKee’nin ölümüyle ilgili yaptığı açıklamada, olayın terör kapsamında soruşturulduğunu bildirdi.

Ayrılıkçı Katolikleri temsil eden Sinn Fein’in Kuzey İrlanda lideri Michelle O’Neill ve İngiltere ile birlik yanlısı Protestanları temsil eden Demokratik Birlik Partisi (DUP) lideri Arlene Foster yaptıkları açıklamalarla saldırıyı kınadı.

Görgü tanıkları Londonderry’de dün gece yaşanan olaylarda polis araçlarına molotofkokteylleri atıldığını, bazı noktalarda da silah sesleri duyulduğunu söyledi.

Londonderry’de ocak ayında adliye binası önünde bombalı araçla saldırı düzenlenmiş ancak olayda can kaybı yaşanmamıştı.

İrlanda sorunu

İngiltere’nin AB’den ayrılma sürecini tıkayan en önemli soruna dönüşen Kuzey İrlanda’da, terör ve çatışma günlerine geri dönülmesinden korkuluyordu.

İngiliz imparatorluğunun ilk sömürgesi İrlanda adasından İngiltere’nin elinde kalan kısmı teşkil eden Kuzey İrlanda, 1960’lı yıllardan 1998’e kadar Katolik ayrılıkçılar ile İngiltere ile birlik yanlısı Protestanlar arasındaki çatışmalara ve terör olaylarına sahne oldu. 40 yıla yayılan ve “Sorunlar” diye anılan yıllarda terör olaylarında 3 bin 500 civarında kişi hayatını kaybetti.

Ada ancak 1998’de imzalanan Hayırlı Cuma Anlaşması ile sükunete kavuşurken, Kuzey İrlanda’da çatışan tarafların ortaklığına dayalı bir bölgesel yönetim kurulması üzerinde anlaşıldı.

Belfast Anlaşması olarak da bilinen metinler, Kuzey İrlanda’da bugün yürürlükte olan bölgesel yönetimin temelini oluşturuyor.

Kuzey İrlanda önceki yıl ocak ayında patlak veren hükümet krizinin ardından erken seçime gitti ancak bugüne kadar hükümet kurulamadı.

Sınırlı özerkliği düzenleyen anlaşmaya göre, bölgesel hükümetin ayrılıkçı ve birlik yanlısı en büyük iki partinin güç paylaşımına dayalı olarak kurulması gerekiyor.

İngiltere ile birlik yanlılarının en güçlü temsilcisi konumundaki Demokratik Birlik Partisi (DUP), İngiltere Başbakanı Theresa May’in azınlık hükümetine dışarıdan destek veriyor.

İrlanda’nın en eski partisi olan Sinn Fein adanın bağımsızlığı için İngiltere’ye karşı verilen mücadelenin de öncüsü olmuştu. Her iki İrlanda’da da faal durumda olan parti, Kuzey İrlanda’daki özerk yönetimin de ortağı konumunda.

Bölünmüşlük sürüyor

Öte yandan, barış anlaşmasının üzerinden geçen 20 yılı aşkın süreye karşın anketler, bölge halkı arasında güvenin tam olarak tesis edilemediğini ortaya koyuyor.

Anketlere göre, halkın yüzde 51’inin farklı bir din veya mezhebe mensup arkadaşı ya hiç yok ya da sadece birkaç tane. Bu oran, gençler arasında yüzde 58’e kadar çıkıyor. Bunda, bölgede okul sisteminin hala Katolik ve Protestan olarak ikiye ayrılmış olmasının da payı bulunuyor.

Barış anlaşmasının adı bile adada bölünmenin sürdüğünü kanıtlıyor. Katolik ayrılıkçıların “Hayırlı Cuma Anlaşması” dediği metne İngiltere ile birlik yanlısı Protestanlar “Belfast Anlaşması” diyor.

Kaynak: AA