Ana Sayfa Blog Sayfa 45

Cumhurbaşkanı Tatar, MÜSİAD KKTC Olağan Genel Kurul Toplantısına katıldı

0

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 3. Olağan Genel Kurul Toplantısına katıldı.

Cumhurbaşkanı Tatar, genel kurulda yaptığı konuşmada, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nın 51’inci yıldönümünün ardından önemli bir etkinlikte bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadığını söyledi.

Avustralya, İngiltere, Polonya ve Almanya ziyaretlerinde MÜSİAD’ı ziyaret ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, MÜSİAD’a yaptığı başarılı çalışmalardan dolayı teşekkür ederek, genel kurulun hayırlara vesile olmasını diledi.

Genel kurula katılan Mavi Vatan’ı gündeme getiren Cihat Yaycı’ya yaptığı çalışmalardan dolayı teşekkür eden Cumhurbaşkanı Tatar, MÜSİAD KKTC Başkanı Ramazan Gündoğdu’nun da bir denizci olduğuna işaret etti, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki limanlarda yapılan lojistik işlerle tanınmamışlığa rağmen başarılı çalışmalar yapıldığına dikkat çekti.

Mavi Vatan ve Doğu Akdeniz ile ilgili yaptığı açıklamalarının kitaplaştırıldığını ve kendisine takdim edildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Tatar, bu noktadan hareket edilerek, Topkapı Üniversitesi’nde Mavi Vatan ile ilgili araştırma merkezi kurulduğunu vurguladı.

Ülkeye yatırım için güven duyulması gerektiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Tatar, bir ülkede gelecek yoksa yatırım yapılmadığını aktardı.

İki devletli çözüm siyasetinin önemine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Tatar, “Federasyon temelinde çözüm olursa Türk askeri çekilecek ve Türkiye’nin garantörlüğü sona erecek, böylece güven ortamı ortadan kalkacak” dedi.

Rum yönetiminin Kıbrıs Türkü’nün gelişip kalkınmasını önlemek için mülkiyet konusunda haksız saldırılarda bulunduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Tatar, geçen hafta New York’ta Kıbrıs Konulu Genişletilmiş Toplantı’da Kıbrıs Türkü’ne yapılan haksızlıkları dile getirdiğini ve Rumların Kıbrıs Cumhuriyetini ele geçirmelerinin ardından Kıbrıslı Türklerin’in de kendi devletini kurduğunu söylediğini kaydetti.

KKTC’nin turizm, yükseköğrenim, inşaat, hizmet sektörü, tarım ve sanayide başarılarının bulunduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Tatar, TEKNOFEST’in başarıyla gerçekleştirildiğini, Türktelekom’un fiber optik altyapıyı yapmaya başladığını ve bilişim adası olma yolunda ilerlenildiğini dile getirdi.

Üretileni ihracat etmenin önemli olduğunu ancak kolay olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Tatar, bu nedenle mukayeseli avantajlı olunan sektörler turizm ve yükseköğrenim ile yan sektörlere önem verilmesi gerektiğini kaydetti.

Başbakan Üstel, Aleminyo Şehitlerini Anma Günü dolayısıyla mesaj yayımladı

0

Başbakan Ünal Üstel, 21 Temmuz Aleminyo Şehitlerini Anma Günü dolayısıyla mesaj yayımladı.
Üstel mesajında;
‘“1974 yılında Aleminyo köyünde, EOKA-B ve Yunan destekli Rum Ulusal Muhafızları tarafından hunharca gerçekleştirilen saldırıda hayatını kaybeden aziz şehitlerimizi asla unutmadık, unutmayacağız.

Kıbrıs Türk halkının hafızasında derin izler bırakan bu insanlık dışı katliamda yaşamını yitiren Aleminyo Şehitlerini rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Ruhları şad olsun.” dedi.

Alaminyo Şehitleri anıldı

0

1974 Barış Harekatı sırasında Geçitkale Bölüğü, Alaminyo takımında görev yaparken şehit olan 20 Kıbrıslı Türk için Değirmenlik Alaminyo Şehitleri Anıtı’nda tören düzenlendi..

Şehitler Anıtı’na çelenklerin konulması ile başlayan törende, saygı duruşunda bulunuldu, saygı atışı ve İstiklal Marşı eşliğinde bayraklar göndere çekildi.

Törende Değirmenlik Lisesi öğrencisi Eylül Akkoyun “Şehitler” adlı şiiri okudu..

Törende konuşan Değirmenlik Belediye Başkanı Ali Karavezirler, masum ve savunmasız insanların ailelerinden koparılarak şehit edilişinin tarihe kara bir leke olarak geçtiğini vurguladı.

Karavezirler şehitleri hiçbir zaman unutmadıklarını ve unutmayacaklarını vurgulayarak şehitlere rahmet Mehmetçik ve Mücahitlere şükranlarını sundu.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ise Kıbrıs Türk halkının egemenliğini, varlığını ülkenin eşit bir halkı olarak haykırmaya devam ettiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Tatar, “Rumlar adayı Yunanistan’a bağlamak için Kıbrıs Türk halkına yönelik her türlü çirkin saldırıyı gerçekleştirdi. İngiltere de dahil dış ülkeler seyirci kalmıştır. Bizi kurtaran Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin 20 Temmuz 1974 de buraya müdahalesiydi.” dedi.

Barış ve Özgürlük Bayramını kutlarken şehitlerin de unutulmadığını vurgulayan Tatar, barış, huzur ve güven içerisinde yaşayabilmek için Kıbrıs’ta bir çözümden yana olduğuna dikkat çekerek, Türkiye’nin garantörlüğünün altını çizdi.

Tatar, “Bu coğrafyada yaşamımızı barış, huzur, güven içerisinde sürdüreceksek bizlerin de şartı vardır. O şartlar Türkiye’nin garantörlüğü, Türk askerinin barışı korumak adına devamlılığıdır” dedi.

‘Zaferin Adı Türkiye’: TC İletişim Başkanlığı Ankara ve İstanbul’da medya programı düzenlendi

0

Türkiye’de 15 Temmuz 2016 yılında Fetullahçı Terör Örgütü tarafından gerçekleştirilen darbe girişiminin üzerinden 9 yıl geçti…
Türk demokrasisini hedef alan, ancak Türk halkının gösterdiği direnişle geri püskürtülen bu hain girişimin 9’uncu yıldönümünde, tüm Türkiye’de ve yurtdışı temsilciliklerde ‘Zaferin Adı Türkiye’ temasıyla anma törenleri ve etkinlikler gerçekleştirildi.
15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Uluslararası Medya Koordinatörlüğü tarafından da 14-18 Temmuz tarihlerinde Ankara ve İstanbul’da kapsamlı bir medya programı düzenlendi.
Programa, Türkiye’nin 81 ilinden 81 gazeteci ile 41 ülkeden davet edilen 119 yabancı basın mensubu olmak üzere toplam 200 gazeteci katıldı.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden gazetecilerin de katıldığı programda, uluslararası medya temsilcilerine 15 Temmuz öncesi ve sonrasındaki FETÖ ile mücadele tüm yönleriyle aktarıldı.
Programın Ankara ayağında gazeteciler Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki 15 Temmuz Demokrasi Müzesi’ni ziyaret etti.
Müzede, 15 Temmuz günü ve gecesinde yaşananlar ve halkın hainlere karşı direnişi dijital teknolojilerle desteklenerek anlatılıyor.
Dünyada yaşanan darbeler hakkında bilgilerin de paylaşıldığı müzede, 15 Temmuz 1974 tarihinde Yunan Cuntası’nın desteğiyle EOKA lideri Nikos Sampson’un, Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlamak amacıyla Makarios’a karşı gerçekleştirdiği darbeye de yer veriliyor.
Gazeteciler, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlenen ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hitap ettiği anma törenine katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan törende yaptığı konuşmada, Türk milletinin 15 Temmuz 2016’da kıyamete kadar iftiharla anılacak şanlı bir destan yazdığını belirterek “15 Temmuz gecesi, hem devlet hem de millet olarak alnımızın akıyla verdiğimiz zorlu sınav, tarihimizin en kritik dönemeçlerinden biri oldu.” dedi.
Türk demokrasisinin sorun çözme kapasitesine sonuna kadar güvendiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin tıpkı 15 Temmuz gecesi olduğu gibi tüm farklılıkları bir yana bırakıp dayanışma içinde Türkiye’nin terörden kurtulma mücadelesine de güçlü destek vereceğine inanç belirtti.
Törende konuşan Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş da milli birlik ve dayanışma ruhunun önemine işaret ederek terörsüz bir Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceklerini söyledi.
Kurtulmuş, Türkiye’de yeni, çağdaş, kapsayıcı, demokrat, kuşatıcı bir anayasanın yapılması mecburiyeti olduğunu da vurguladı.
Törenin ardından gazeteciler, Gazi Meclis’in 15 Temmuz darbe girişiminde hasar alan bölümlerini gezerek incelemelerde bulundu.
Konuk gazeteciler, programın ikinci gününde ise Ankara’da  TC Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nca düzenlenen “15 Temmuz Hafıza, Adalet ve Gelecek” paneline de katıldı.
Panelin açılış konuşmalarını Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran yaptı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu Türkiye Yüzyılı ve iç cepheyi güçlendirme vizyonunun çok kıymetli olduğunu belirterek “Cumhuriyet’imizin kazanımları, medeniyetimizin değerleri, bütün bunlarla birlikte bu yüzyılı inşa etmeye kararlıyız” vurgusu yaptı.
Milli iradenin güçlendirilmesi gerektiğini, bu kapsamda yeni anayasa tartışmalarının çok kıymetli olduğunu belirten Yılmaz, Türkiye’nin darbe sonrası dönemlerde yapılmış, dış birtakım odakların perspektifiyle eklemlenmiş anayasalardan kurtulmak durumunda olduğunu söyledi.
Panelde konuşan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran da
15 Temmuz’un Türkiye tarihine altın harflerle kazınan kutlu bir demokrasi ve istiklal zaferi olduğunu, o gün Türk milletinin, iradesine zincir vurulamayacağını, bir kez daha tüm dünyaya ilan ettiğini belirtti.
Duran, bu yıl 15 Temmuz anmalarıyla ilgili 21 binden fazla projeyle rekor sayıda etkinliğe ulaşıldığını ve 15 Temmuz’u uluslararası arenada da anlatmaya devam ettiklerini kaydetti.
Panele, 15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı kendi cep telefonu ile canlı yayına alan gazeteci Hande Fırat da konuşmacı olarak katıldı.
Programın İstanbul etabında ise Hafıza 15 Temmuz Müzesi ziyaret edildi.
15 Temmuz Şehitler Köprüsü yakınında bulunan Hafıza 15 Temmuz Müzesi’nde darbe girişimini engellemek için mücadele veren kişilere ait eşyalar sergileniyor, ayrıca video belgeseller gösteriliyor.
Müzede en fazla dikkat çeken ve ziyaretçileri duygulandıran bölüm ise darbe girişimi sırasında hayatını kaybeden şehitlerin ayakkabılarının sergilendiği bölüm.
Medya Programı kapsamında, İstanbul Valiliği de ziyaret edildi.
Burada, İstanbul Valisi Davut Gül, 15 Temmuz gecesi ve sonrasına ilişkin bilgiler paylaşarak gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Medya programı sayesinde, gazeteciler 15 Temmuz darbe girişimi sırasında yaşananları yerinde görme fırsatı bulurken, Türk halkının geleceğine sahip çıkma iradesi de dünya kamuoyuna anlatıldı…


20 Temmuz kutlamaları bu yıl da BRT aracılığıyla halkla buluştu

0

20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı kutlamaları her yıl olduğu gibi bu yıl da Bayrak Radyo Televizyon Kurumu aracılığıyla halkla buluşturuldu.

Kutlamalarla birlikte, gerçekleştirilen açılış ve temel atma törenleri, farklı notalardan canlı yayınlarla hem ülkemizdeki, hem de dünyanın dört bir yanındaki izleyicilerimize en kaliteli ve doğru şekilde aktarıldı…

BRT Haber Merkezi her zamanki gibi sorumlu yayıncılık ve doğru haber anlayışıyla gün boyu yaşananları izleyiciyle buluştururken, kamera arkasında da büyük bir özveri vardı.

Kurgusundan, rejisine, kamerasından teknik bölümlere kadar yayınların izleyiciye aktarılmasında büyük emek harcandı.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin varlığının en önemli parçası olan Bayrak Radyo Televizyon Kurumu, kaliteli yayıncılık ve kamu yayıncılığı bilinci ile halka hizmet etmeye devam edecek…


Gardiyanoğlu: Başlattığımız yeni çalışmayla bir sonraki asgari ücrette artış oranı azalacak

0

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu,  iş hayatına ilişkin başlattıkları çalışmayla, işçinin nefes alacağını, işverenin sürdürülebilir bir yapıya kavuşacağını ve maliyetlerin azaltılacağını kaydetti.

Gardiyanoğlu, Başbakan Ünal Üstel’in talimatıyla başlatılan çalışmanın tamamlanmasıyla, gelecek yılın Ocak ayında belirlenecek asgari ücretteki artış oranının  daha az olacağını belirtti.

Asgari Ücret Saptama Komisyonu’nun üçüncü toplantısında 2025 yılının ikinci asgari ücreti brüt 51 bin 202, net 44 bin 546 olarak belirlendi.

İşçi tarafı temsilcisi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, Hür-İşçi Sendikaları Federasyonu (Hür-İş) Başkanı Ahmet Serdaroğlu ve işveren tarafı temsilcisi Cengiz Alp, Asgari Ücret Saptama Komisyonu’nun toplantısının ardından basına açıklamalarda bulundu.

– Gardiyanoğlu: “Prim desteklerimiz devam edecek”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, yeni asgari ücreti açıklamasının ardından basına yaptığı açıklamada, asgari ücretin özel sektörde kabul edilebilir en düşük maaş olduğuna dikkat çekerek, işverenler ve çalışanlar arasındaki sözleşmeyle bu maaşın artırılabileceğini kaydetti.

Gardiyanoğlu, bunun yanında, sosyal sigorta prim destekleriyle ilgili bilgi vererek, geçen yıl yüzde 50, 55 ve 58 oranlarında başlanan prim desteklerinin daha sonra yüzde 75’lere kadar artırıldığını hatırlattı.

Bu yıl da Başbakan Ünal Üstel’in talimatlarıyla KKTC vatandaşı kadın çalışanlara yüzde 100, KKTC vatandaşı erkek çalışanlara yüzde 80 prim verilmeye başlandığını belirten Gardiyanoğlu, bunun yanında, yabancı uyruklu çalışanlara yaklaşık yüzde 30’luk bir prim desteğinin devam ettiğini söyledi.

Bakan Gardiyanoğlu, son düzenlemelerle devletin aylık verdiği prim desteğinin 194 milyon TL’den 225 milyon TL’ye çıktığını açıklayarak, “Asgari ücret değişmeden, şartlar değişmeden, iş insanlarımızın nefes alabilmesi için hükümetimiz tüm şartlarını zorlamıştır.” dedi.

– “Amacımız yıllardır konuşulan konuları sonuçlandırmak”

Asgari Ücret Saptama Komisyonu’nda asgari ücretin belirlenmesinin yanında, çalışma hayatının nasıl iyileştirileceği konusunun da ele alındığını belirten Gardiyanoğlu, işçi ve işveren taraflarının görüşleri doğrultusunda kalıcı ve sürdürülebilir bir yapı için çalışacaklarını ifade etti.

Gardiyanoğlu, bu doğrultuda, Başbakan’ın talimatıyla çalışma yürütüldüğünü ve yarından itibaren hızlı bir şekilde ilgili kurumlarla iletişime geçerek, Ağustos ayında bu çalışmaları sonuçlandırmayı planladıklarını  belirtti. 

Gardiyanoğlu, “Amacımız yıllardır konuşulan ve hep havada asılı duran konuları sonuçlandırmak, işçilerimizin daha rahat nefes alabilmesi, işverenlerimizin daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşması ve maliyetlerin düşürülmesi” ifadelerini kullandı.

Ocak 2026’da belirlenecek bir sonraki asgari ücret için hedeflerinin yapacakları çalışmalarla artış oranını azaltmak olduğunu kaydeden Gardiyanoğlu, Bakanlık olarak bu konunun üzerinde hassasiyetle duracaklarını belirtti.

– Serdaroğlu: “Ortak düşman enflasyon… Önemli olan hayatı ucuzlatmak”

Hür-İşçi Sendikaları Federasyonu (Hür-İş) Başkanı Ahmet Serdaroğlu, işçi tarafı olarak masaya koydukları rakamla toplantıdan çıkmadıklarını ancak alabileceklerinin en iyisini aldıklarını kaydetti. Serdaroğlu, “Taban fiyatımız, yani kırmızı çizgimiz olan hayat pahalılığında hükümet yetkilileriyle bir mutabakat sağladık.” dedi.

Mücadelelerinin devam edeceğini ve ortak bir mücadele verilmesi gerektiğini belirten Serdaroğlu, önemli olanın hayatı ucuzlatmak olduğunu, enflasyonun asgari ücretlinin, işverenin ve hükümetin ortak düşmanı olduğunu kaydetti.

Akaryakıt başta olmak üzere asgari ücretin belirlenmesinden önce bile piyasada fiyatlara artış yapıldığını gördüklerini söyleyen Serdaroğlu, bu ay içerisinde elektrik zammı yapılmamasını diledi.

Serdaroğlu, bundan sonra hükümetin yapacağı çalışmalarda, bir taraf olarak dahil olmak istediklerini kaydederek, bunu Bakan’a da ilettiklerini belirtti.

Asgari ücretin gelecek altı ay için geçerli olacağına dikkat çeken Serdaroğlu, Bakan Gardiyanoğlu’nun açıkladığı çalışmaların hayata geçmesiyle piyasada fiyat dengesinin sağlanmasını temenni etti, yeni asgari ücretin hayırlı olmasını diledi.

– Alp: “Bu gidişat gidişat değil… Nereye kadar devam edecek merak ediyoruz”

İşveren tarafı temsilcisi Cengiz Alp ise, bu yeni artışa “evet” demek istediklerini ancak ülkede reel sektörün şartlarının buna uygun olmadığını söyledi. 

Alp, üç toplantıda da uyarılarını yaptıklarını dile getirerek, “Ülkede çok ciddi manada zorlanan işletmeler vardır. Rekabetçiliğimizi kaybetmiş bir durumdayız. Turizmde kayıplarımız büyük. Yükseköğretimde kayıplarımız var. Güney’e kayıplarımız var. Böyle gidemeyeceğini defalarca söyledik.” dedi.

Kamuda hükümetin borçlanarak maaşları ödeyebildiğini savunan Alp, “Bu nereye kadar gidecek, merak ediyoruz. Enflasyonla mücadelede fedakarlık nerede?” diye sordu.

Yapılması gerekenin bütçeyi dengelemek olduğunu ancak bunun yerine hükümet ve işçi tarafının uzlaşarak yeni artışı geçirdiğini  söyleyen Alp, bu tavrın “sürdürülebilir bir tavır olmadığını” savundu.

Alp, “Bu gidişat gidişat değildir. Sürekli enflasyona endeksli ücret artışları ülkemizi, ekonomimizi rekabet dışına itmekte ve geleceğimizi ipotek altına almaktadır.” şeklinde konuştu. Alp, gelecek altı ayda daha fazla iş yerinin kapanacağı uyarısında bulundu.

– Sorular

Açıklamaların ardından basın mensuplarının soruları yanıtlandı.

İşveren tarafı temsilcisi Cengiz Alp, itiraz yapılıp yapılmayacağı sorusu üzerine, kararın Yönetim Kurulu’nda değerlendirileceğini kaydetti.

Bakan Gardiyanoğlu da, üçüncü uyruklularla ilgili yasal düzenlemenin Meclis Komitesi’nde olduğunu, bu çalışmaların komiteden sonra Meclis Genel Kurul’una sevk edileceğini kaydetti.

 

Lefkoşa-Gazimağusa anayolunda kaza…56 yaşındaki Özoğul yaşamını yitirdi

0

Lefkoşa – Gazimağusa anayolunda 17.30’da meydana gelen kazada 56 yaşındaki Ömer Özoğul yaşamını kaybetti.

Polisten yapılan açıklamaya göre, Ömer Özoğul yönetimindeki NE 165 plakalı araç ile doğu istikametine doğru seyrettiği sırada Korkuteli kavşağı yakınlarında yolun sola doğru virajlanan kısmına geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybederek orta refüje çarptı.

Çarpma sonucunda kontrolsüzce yolun soluna doğru savrulan NE 165 plakalı araç yoldan çıkarak toprak arazi içerisinde takla attı.

Kaza sonucu ağır şekilde yaralanan araç sürücüsü Ömer Özoğul kaldırıldığı  Gazimağusa Devlet Hastanesi Yoğun Bakım Servisinde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

-Motosiklet kazasında bir kişi ağır yaralandı

Öte yandan Çatalköy’de Beşparmaklar Caddesi üzerinde meydana gelen kazada motosiklet sürücüsü 19 yaşındaki Yasmin İzanoğlu ağır yaralandı.

İzanoğlu, yönetimindeki YT 126 plakalı  motosiklet ile batı istikamete doğru dikkatsiz şekilde seyrettiği sırada, o esnada önünde aynı istikamete doğru seyreden ve yolun güney kısmında bulunan Zeytin Sokağa doğru dönüşe geçen Emrah Şahin (E-37) yönetimindeki JU 932 plakalı kamyonet aracın sol yan kısmına çarptı.

Çarpışmanın etkisiyke savrulan YT 126 plakalı motosiklet, sokağın batı kısmında bulunan bir işyerine ait çevre duvarına da çarptı.

Kaza sonucu ağır yaralanan motosiklet sürücüsü Yasmin İzanoğlu kaldırıldığı Girne Dr. Akçiçek Hastanesi’nde yapılan müdahalenin ardından, sevk edildiği Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde yoğun bakım servisinde müşahede altına alındı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Asgari Ücret Saptama Komisyonu’nun tavsiye kararıyla ilgili açıklama yaptı

0

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Asgari Ücret  Saptama Komisyonu’nun 1 Temmuz 2025’ten itibaren geçerli olacak asgari ücrete ilişkin tavsiye kararıyla ilgili açıklama yaptı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Asgari Ücret Saptama Komisyonu 2025 yılının ikinci asgari ücretini belirlemek amacıyla; 16 Temmuz, 18 Temmuz ve bugün olmak üzere üç toplantı yaptı.

Açıklamada asgari ücret belirleme süreciyle ilgili detaylar aktarıldı.

Buna göre, devlet tarafını temsilen beş, işçi tarafını temsilen beş ve işveren tarafını temsilen üç üyenin katıldığı toplantıda Devlet Planlama Örgütü Müsteşarlığı, Ticaret Dairesi Müdürlüğü ve Sağlık Bakanlığının verilerinin değerlendirildi, veriler tutanak ile Kıbrıs Türk İşverenler Sendikası ile Kıbrıs Türk İşçi Sendikaları Federasyonu’na teslim edildi. İşçi temsilcisinin raporu da Komisyon’a ayrıca sunuldu.

– Taraflar önerilerini sundu

Toplantıda, işveren tarafı asgari ücretin tabanda yüzde 10 tavanda ise yüzde 13 oranında, işçi tarafı ise artışın tabanda yüzde 17,79 ve tavan yüzde 21,41 oranında artırılmasını teklif etti.

Ardından, resmi tarafça İstatistik Kurumu’nun Haziran 2025 itibarı ile tespit ettiği enflasyon oranı olan 17,79  ve işverenlere mayıs ayından itibaren uygulanan sigorta prim desteği de göz önünde bulundurularak;  verimlilik, istihdam ve devamlılık açısından ekonomik faktörlerdeki ve çalışma yaşamındaki dengelerin sağlanması ve alım gücünün artırılması gerekçeleri ile yüzde 17,79 oranında artışın önerildi.

Sunulan öneriye devlet tarafının beş evet, işveren tarafının üç hayır,  işçi tarafının ise beş evet oyu verdi. Asgari ücretin aylık brüt 51 bin 202 olması ve çırak olarak tanımlanan 15 ile 17 arası işe alınanlara bu kıstasların sırası ile yüzde 30 indirimle uygulanması önerisi de oy çokluğuyla kabul edildi.

 

Asgari ücret toplantısına ara verildi

0

Asgari Ücret Saptama Komisyonu, yılın ikinci asgari ücretini belirlemek üzere yapılan toplantısına ara verdi.

Bugün saat 12.30 sıralarında başlayan toplantıya 13.30’da ara verildi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Sadık Gardiyanoğlu, toplantının saat 14.15’te devam edeceğini söyledi.

 

KKTC Yüksek Mahkemesi, TÜRK-AY’a “gözlemci üye” sıfatıyla kabul edildi

0

Azerbaycan Cumhuriyeti Anayasası’nın 30. yıl dönümü dolayısıyla Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de “Anayasa Yargısı Yoluyla Anayasanın Üstünlüğünün Sağlanmasına İlişkin Modern Eğilimler” başlıklı uluslararası konferans düzenlendi.

Kongrede, KKTC Yüksek Mahkemesi, TÜRK-AY’a “gözlemci üye” sıfatıyla kabul edildi.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Kadir Özkaya, anayasaların devletlerin temel felsefesini ortaya koyduğunu, kurumsal yapısını belirleyen ve birey-devlet ilişkilerini şekillendiren kurucu belgeler olduğunu vurgulayarak, anayasa kurallarının diğer hukuk kurallarının üzerinde yer aldığını bildirdi.

AYM’den yapılan açıklamaya göre, Özkaya konferansta, “Bireysel Başvurunun Dönüştürücü Etkisi ve Hukukun Anayasallaşması” başlıklı konuşma yapan Özkaya, “Anayasanın üstünlüğü ilkesi, demokratik sistemin temel taşıdır. Bir insan uzun ömürlü olmak isterse adaletli olsun. Bu durum devletler için de geçerlidir. Adaletli olmak ömrü uzatır.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de uygulanan anayasa yargısı modeline de değinen Özkaya, Anayasa Mahkemesinin norm denetimi ile bireysel başvuru olmak üzere iki temel denetim yoluna sahip olduğunu belirtti.

Özkaya, “Mahkememiz, bireysel başvuru kararlarıyla yalnızca bireylerin temel haklarının ihlal edilip edilmediğini denetlemekle kalmamakta, aynı zamanda kamu gücünün ve yargı organlarının hukuk kurallarını Anayasa’ya uygun yorumlayıp yorumlamadığını da incelemektedir.” görüşünü paylaştı.

– KKTC Yüksek Mahkemesi TÜRK-AY’a “gözlemci üye” oldu

AYM Başkanı Özkaya, Azerbaycan’daki programı kapsamında konferansın ardından Türk Dünyası Anayasa Yargısı Konferansı’nın (TÜRK-AY) 1. Kongresi’ne katıldı.

Burada konuşma yapan Özkaya, TÜRK-AY’ın, Türk Devletleri Teşkilatı üyesi ülkelerde hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını korumak, ortak meseleler hakkında görüş alışverişinde bulunmak ve iş birliklerini geliştirmek amacıyla Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesinin girişimiyle kurulduğunu anımsattı.

Anayasa yargısının artık yalnızca ulusal sınırlarda değil, evrensel hukuk normları ve uluslararası yargı içtihatları ile şekillendiğini belirten Özkaya, “Anayasa mahkemeleri ve yüksek yargı organları arasındaki işbirliği, hukukun üstünlüğünü güçlendirmek, bireysel hakları daha etkili korumak ve küresel çapta adaletin tesisi için kritik bir önem taşımaktadır.” ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ardından kongrede, KKTC Yüksek Mahkemesi, TÜRK-AY’a “gözlemci üye” sıfatıyla kabul edildi.

Öte yandan, Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi ile Azerbaycan Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi arasında süregelen işbirliğini pekiştirmek, uluslararası ve bölgesel platformlarda yeni projeler geliştirmek amacıyla ikili işbirliği anlaşması imzalandı.

TAK/BRT