Ana Sayfa Blog Sayfa 44

Yataklı Tedavi Kurumları Dairesi: “Bebekten kan alınırken ‘dikkatsiz ve özensiz olunduğu’ yönündeki iddialar gerçek değil”

0

Yataklı Tedavi Kurumları Dairesi kan alınan bir bebekte morarma görülmesi üzerine bir haber sitesinde yer alan “bebekten kan alınırken dikkatsiz ve özensiz olunduğu” yönündeki iddiaların gerçek olmadığını belirtti.

Hasta yakınlarının şikâyeti dikkate alınarak gerekli araştırmaların başlatıldığını kaydeden Yataklı Tedavi Kurumları Dairesi, yenidoğan bebeklerinde kan alma sırası veya sonrasında morarmanın yüzde 4-5 karşılaşılan bir durum olduğunu, bunun genellikle tehlikeli olmadığı ve kendiliğinden düzeldiğini ifade etti.

Olayla ilgili yazılı açıklama yapan daire, incelemenin en kısa sürede tamamlanacağını ve araştırmanın sona ermesinin ardından gerek duyulması halinde kamuoyunun yeniden bilgilendirileceğini ifade etti.

Gerekli araştırma yapılmadan, bilgi sahibi olunmadan yapılan bu tip haberlere kamuoyunun itibar etmemesini isteyen daire, hastane personelinin de hastaların da sahipsiz olmadığını vurguladı.

Daireden yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Hastanemiz çocuk kan alma ünitemizde gündelik ortalama 60 bebekten tetkik için kan alma işlemi gerçekleştirilmektedir. Bahse konu bebeğe 21.07.2025 tarihinde kan alma işlemini gerçekleştiren hemşire 30 yıllık Çocuk Yoğun Bakım Servisinde görev yapmakta olan tecrübeli bir hemşire olup, aynı gün 30-40 bebekten kan almıştır. Dolayısı ile haberde yer alan kan alma işleminde dikkatsiz ve özensiz davranması gibi bir durum olmamıştır Yenidoğan bebeklerin kan damarları ince ve hassastır. İğne ucunun dokunmasıyla kolaylıkla kanayıp çevre dokulara kan sızabilir. Sızan bu kan ciltte morluk olarak görülür. Yenidoğanların cilt yapıları farklı olup kolay yaralanmaya yatkındır. Bu nedenlerle yenidoğan bebeklerin damarlarının bulunması ve kan alma işlemi sırasında genellikle birden fazla deneme gerektirebilir. Morarma büyük çocuk ve erişkinlere göre daha sık görülür. Yenidoğan bebeklerin ince damarlarından istenilen kan miktarını almak daha uzun süren bir işlemdir. Bu nedenle uygulanan turnike tekrarlı olmakta ve basınç süresini uzatmaktadır. Bu durum da morarma ihtimalini kolaylaştırmaktadır”.

CTP “Gönyeli buluşması” etkinliği dün akşam yapıldı

0

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP), “Gönyeli buluşması” etkinliği, dün akşam yapıldı.

CTP’den verilen bilgiye göre, Gönyeli Örgüt binasında yer alan etkinliğe, CTP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı adaylığını açıklayan Tufan Erhürman’ın yanı sıra, Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Zeki Çeler de katılarak konuşma yaptı.

Etkinlikte ayrıca CTP Lefkoşa İlçesi Gönyeli Ocak Örgüt Başkanı Hülya Akbil de konuştu ve etkinliğe katılan herkese teşekkür etti.

“Birlik, Mücadele, Dayanışma” sloganlarının atıldığı etkinlikte, yolun birlikte yürüneceği mesajları verildi.

-Erhürman: “Birlikte yürüyeceğiz, birlikte kazanacağız ve bu ülkeyi birlikte yöneteceğiz”

CTP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı adaylığını açıklayan Tufan Erhürman, etkinlikte yaptığı konuşmada, “İlk işaret fişeğini burada yaktık.” ifadelerini kullandı.

“Hep birlikte yürüyeceğiz, hep birlikte kazanacağız.” diyen Erhürman, tüm TDP camiasına teşekkür borçlu olduklarının altını çizdi.

Söz konusu dayanışmanın, memleketin geleceği için büyük bir umut olduğuna vurgu yapan Erhürman, “Dört buçuk yılı geçti, artık beş yıla doğru gidiyoruz. Maalesef bu ülkenin tarihinde çok kötü bir parantez açıldı. O parantezin içinde demokrasi yok, özgürlük yok, çocuklarımızın ve torunlarımızın göçü var. O parantezin içinde, tırnaklarımızla tutunduğumuz toprağın kaydığını görüyoruz.” dedi.

“Bu kötü parantez kapanacak. Hep birlikte çalışacağız, hep birlikte kazanacağız ve birlikte yöneteceğiz.” diye konuşan Erhürman, ilk kez beş yıllık bir dönemin sıfır müzakereyle kapanacağını savundu.

Söz konusu beş yılı, “Kıbrıs Türk halkının hayatından çalınan” beş yıl olarak niteleyen Erhürman, şöyle devam etti:

“Cumhurbaşkanlığı makamı, bu ülkede halkın dışarıya açılan penceresidir. Beş yıldır bütün kapılar bu halkın yüzüne kapanmıştır. Beş yıl kaybettik; beş yıl daha kaybetmeye asla tahammülümüz yoktur. Beş yıl daha kaybetmek, bu topraklara geçirilmiş tırnakların sökülmesi demektir. Ben asla toprağımdan, bu ülkenin çocuklarından, torunlarından vazgeçmem. Bu topraklar bizimdir.”

İki eşit kurucu devlete dayalı, iki toplumlu, iki bölgeli, siyasi eşitliğe dayalı federasyon görüşeceklerini belirten Erhürman, Birleşmiş Milletler’in zemininin de bu olduğunu anımsattı.

Erhürman, “Bu memlekette çözüme ihtiyaç var, sorunların çözülmesine ihtiyaç var. Bu memlekette çocuklarımızın göç etmesini engellemeye ihtiyaç var. Birlikte yürüyeceğiz, birlikte kazanacağız ve bu ülkeyi birlikte yöneteceğiz.” şeklinde konuştu.

“Özgüvenimiz bilgimizden kaynaklanır ama bundan da fazlası var: Bu özgüven, Tufan Erhürman’ın özgüveni değil; bu özgüven, yetişmiş insanlara duyulan özgüvendir.” diyen Erhürman, en büyük özgüvenlerinin yetişmiş insanlar olduğunu belirtti.

-Çeler: “Hiçbir zaman kaybetmediğimiz umut için buradayız”

TDP Genel Başkanı Zeki Çeler de, “Yaşadığımız bunca sıkıntı içerisinde hiçbir zaman kaybetmediğimiz umut için buradayız” dedi.

TDP olarak bu süreçte ne yapılması gerektiğini çok düşündüklerini ifade eden Çeler, “Ya bölünecektik ya da birlikte hareket edip, bizi bölmeye çalışanlara karşı birlikte mücadele edecektik. Biz parti olarak Parti Meclisi’nde kararımızı aldık. Birlikte yürüyoruz. Bu yolu birlikte yürüyecek, sonuna kadar götürecek ve başaracağız.” diye konuştu.

Bu yola, aydınlık bir yüzle, toplumunu seven, samimiyetle inanan, anayasasını sonuna kadar koruyacak bir adayla baş koyduklarını söyleyen, Çeler, yeni dönemin geçmişte özledikleri günleri yeniden kazanmalarına vesile olacağını kaydetti.

Çeler, konuşmasında “Yolumuz çok uzun ve zor olabilir ama birlikte başaracağız.” ifadelerine yer verdi.

DAÜ’den Ankara’da üst düzey ziyaretler…

0

Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Vakıf Yöneticiler Kurulu (VYK) Başkanı Erdal Özcenk ve VYK Üyesi Beyhan Gürgöze, Türkiye Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Prof. Dr. Çağrı Erhan’ı ziyaret etti.

DAÜ’den verilen bilgiye göre, görüşmede DAÜ’nün eğitim vizyonu, uluslararasılaşma hedefleri ve sürdürülebilirlik odaklı projeleri ele alındı.

Prof. Dr. Erhan, üniversitenin gelişimini memnuniyetle karşıladığını belirtti. Ziyarette Erhan’a Kıbrıs’a özgü pano takdim edildi.

Heyet ayrıca Ankara’da Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Başkan Yardımcısı ve DAÜ mezunu Aydın Keskin Kadıoğlu ile bir araya geldi.

DAÜ Vakıf Yöneticiler Kurulu Başkanı Özcenk, ziyaretlerin ardından yaptığı açıklamada mezunlarının stratejik görevlerde yer almasının gurur verici olduğunu vurguladı.

Kamu-İş, yarın Sevgi Evi’nde uyarı grevi yapacak

0

Kamu-İş Başkanı Ahmet Serdaroğlu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bağlı Lefkoşa Sevgi Evi’nde yarın 09.00-11.30 arasında uyarı grevi yapacaklarını duyurdu.

Kurumda yaşananlarla ilgili saat 11.00’de Sevgi Evi önünde basın açıklaması yapacaklarını duyuran Serdaroğlu, Sevgi Evleri’nde çalışanların ağır çalışma koşulları altında ezildiğini belirtti. Serdaroğlu, daha önce yaptıkları tüm uyarılara rağmen hükümetin bu konuda adım atmadığını söyledi. Serdaroğlu, “Bu kurumlarda çalışan Sosyal hizmet emekçisi anneler ve eğitmenlerin görevi çocukları korumak. Ancak personel eksikliği nedeniyle ağır çalışma koşulları yüzünden kendi aileleri parçalanma noktasına geldi. Sevgi evlerinde çalışma saatleri insanlıktan çıktı.” dedi.

Yüksek lisans ve doktora kontenjanları belirlendi: Yüksek lisansa 123, doktoraya 86 kontenjan ayrıldı

0

2025-2026 eğitim-öğretim yılı yüksek lisans ve doktora kontenjanları belirlendi. Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) KKTC uyruklu öğrenciler için yüksek lisans düzeyinde 123 ve doktora düzeyinde 86, kontenjan ayırdı.

Yüksek Öğrenim ve Dışilişkiler Müdürü Behçet Çelebi yaptığı yazılı açıklamada, 2025-2026 eğitim-öğretim yılı için, Devlet Planlama Örgütü ve İstatistik Kurumu tarafından yapılan çalışma sonucunda; ülke ihtiyaçları dikkate alınarak ve öğrenci talepleri doğrultusunda, T.C. Yükseköğretim Kurulu’na (YÖK) iletilen KKTC yüksek lisans ve doktora kontenjan taleplerinin, YÖK Genel Kurulu’nda görüşülerek onaylandığı, KKTC uyruklu öğrenciler için yüksek lisans düzeyinde 123 ve doktora düzeyinde 86, kontenjan ayrıldığını belirtti.

Yüksek lisans ve doktora düzeyleri için geçen yıl toplam 134 kontenjan ayrılırken, bu yıl için toplam 209 kontenjan ayrıldığını söyleyen, Çelebi, KKTC uyruklu öğrenciler için YÖK Başkanlığı tarafından ayrılan kontenjanların geçen yıla göre yüzde 56 oranında artış gösterdiğini kaydetti.

Çelebi, bu durumun, öğrencilerin tercih edebilecekleri program çeşitliliği açısından oldukça önemli olduğunu belirterek, kontenjanlarda yaşanan bu artışın; yükseköğretimde akademik anlamda ilerlemek isteyen öğrencilerin tercih olanaklarının genişlemesi açısından “memnuniyet verici bir gelişme” olduğunu vurguladı.

İlan edilen yüksek lisans ile doktora düzeylerindeki kontenjanlara başvuran adayların; Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Öğrenim ve Dışilişkiler Dairesi’nden uygunluk belgesi alması gerektiğini belirten Çelebi, şu ifadeleri kullandı:

“Yüksek lisans kontenjanları için uygunluk belgesi alacak olan adayların; KKTC kimlik fotokopisi, KKTC lise diploması fotokopisi ve ikametgah belgesi, lisans diploma fotokopisi, lisans bitirme trankripti (not dökümü) ve ilgili programa başvuru yapıldığına dair ilgili üniversiteden alınacak olan başvuru alındı belgesi,

Doktora kontenjanları için uygunluk belgesi alacak olan adayların ise; KKTC kimlik fotokopisi, KKTC lise diploması fotokopisi ve ikametgah belgesi, lisans diploma fotokopisi, lisans bitirme trankripti (not dökümü); yüksek lisans diploma fotokopisi, yüksek lisans bitirme transkripti (not dökümü) ve ilgili programa başvuru yapıldığına dair ilgili üniversiteden alınacak olan başvuru alındı belgesi ile; MEB Yüksek Öğrenim ve Dışilişkiler Dairesi’ne başvurmaları gerekmektedir.”

Kontenjan listesi:

ESPA Yönetim Kurulu’ndan Gazeteciler Birliği’ne ziyaret

0

Mete Boyacı başkanlığındaki Ekonomi ve Sosyal Politikalar Araştırma Merkezi (ESPA) Yönetim Kurulu, Kıbrıs Tür Gazeteciler Birliği’ni ziyaret etti.

-Boyacı

Ekonomi ve Sosyal Politikalar Araştırma Merkezi Başkanı Mete Boyacı, bir grup iş insanı olarak üç yıl önce bir araya geldiklerini belirterek, herkesin bildiği sorunların nasıl aşılabileceği, sıkıntılara nasıl çözüm getirilebileceği noktasında düşünmeye başladıklarını ifade etti.

Veriye dayalı çalışma yapmak için yola çıktıklarını dile getiren Boyacı, halkın, düşünce kuruluşu olarak ESPA’dan çıkacak bilgilerin doğruluğuna güvenmesi istediklerini söyledi. Yönetim Kurulu yanında Danışmanlar Kurulu da oluşturduklarını kaydeden Boyacı, Danışma Kuruluna çok değerli isimleri kattıklarını belirtti.

Kamuda liyakatın çok önemli olduğunun altını çizen Boyacı, bunun ülkedeki pek çok sorunun temellerinden birini oluşturduğunu söyledi. Kara para aklama konusunun da üzerine gittiklerini ifade eden Boyacı, kara para aklamanın, “kabul edilemez”, “adaletsiz” ve “haksız” bir uygulama olduğunu vurguladı.

Emlak konusunda yaşananlara da işaret eden Mete Boyacı, bu konunun toplumun geniş bir kesimini etkilediğini, etkileyeceğini belirtti. Boyacı, bu konuda uzmanlarla konuşarak, fikir aldıklarını ifade etti.

Çok farklı kurumlarla, sendikalarla, birliklerle görüşmeler yaptıklarını kaydeden Boyacı, mümkün olduğunca geniş bir katılımda buluşarak, ortak zemin oluşturmak istediklerini söyledi. Boyacı, olumlu görüşler aldıklarını belirtti. Akılcı politikalarla birlikte hareket etmek gerektiğini dile getiren Boyacı, “Uzun vadede birilerinin bu adımları atması gerekiyor ki artık bu şikayet kısmından çıkalım, yapılması gerekenleri yapmaya başlayalım” diye konuştu.

-Keser

Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği Başkanı Efdal Keser de, birey olarak Ekonomi ve Sosyal Politikalar Araştırma Merkezi’nin çalışmalarını yakından takip ettiğini belirtti.

Talep edilmesi halinde Birlik olarak katkıya hazır olduklarını dile getiren Keser, “Toplumun genelini ilgilendiren bütün sorunlara karşı duyarlıyız” dedi.

Daha özgür bir medya yaratılması, ifade özgürlüğüne zarar gelmemesi yönünde talepleri olduğunu ifade eden Keser, “Basını özgür olmayan bir toplumun özgür olamayacağı görüşündeyiz. O yüzden bu yönde çalışmalar yapıyoruz” diye konuştu.

Toplumun genelini ilgilendiren bir şeyin söz konusu olması durumunda Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği’nin buna taraf olacağını kaydeden Keser, ülkede demokrasinin daha çok gelişmesi, ifade özgürlüğü ve bütün özgürlüklerin toplumda daha çok yerleşmesi için ellerinden gelen katkıyı yapmaya hazır olduklarını söyledi.

Meteoroloji’den beş gün sürecek sıcak hava kütlesi uyarısı… Sıcaklık 41-44 derece dolaylarında olacak

0

Meteoroloji Dairesi, sıcak hava kütlesinin ülkeyi 5 gün süreyle etkisi altına alacağını, hava sıcaklığının mevsim normallerinin 5-7 derece üzerinde seyredeceğini açıkladı.

Daireden yapılan açıklamada, hava sıcaklığının iç kesimlerde 41 ile 44 derece dolaylarında beklendiği kaydedildi.

Açıklamada, sıcak hava kütlesi etkisinin yarın saat 11.00 itibarıyla başlayarak, pazar günü saat 16.00’ya kadar devam edeceği belirtildi.

Yaşanabilecek olumsuzluklara karşı tedbirli olunması çağrısı yapıldı.

Başbakan Üstel, MÜSİAD KKTC 3. Olağan Genel Kurulu’na katıldı : “Yapılacak iṣbirliğiyle ülkemizde gelişim sağlanacak”  

0

Başbakan Ünal Üstel, MÜSİAD KKTC 3. Olağan Genel Kurulu’na katılarak bir konuşma yaptı. Konuşmasında, 20 Temmuz’un Kıbrıs Türk halkı için gurur dolu bir gün olduğunu vurgulayan Üstel, bu anlamlı günde MÜSİAD ailesiyle bir arada bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

 

Başbakan Üstel, hükümeti devraldıkları ilk günden itibaren önceliklerinin siyasi istikrarı sağlamak ve geçmişte yarım kalan projeleri tamamlamak olduğunu belirtti.

 

“Halkın İhtiyaç Duyduğu Projeleri Hayata Geçirdik”

 

Üstel, üç buçuk yıllık görev süresince hükümetin verdiği tüm sözleri birer birer yerine getirdiğine dikkat çekerek şunları söyledi:

“Halkımızın ihtiyaç duyduğu projeleri tek tek hayata geçirdik. Ercan Havalimanı’nı Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü desteğiyle tamamladık. Ülkemize gelen turist sayısında gözle görülür bir artış var. Belediyeler Reformu ile yerel yönetimlerimiz artık daha güçlü. Dün Lefkoşa Devlet Hastanesi’nin temelini attık. Güzelyurt ve Girne Hastanelerimiz de kısa süre içinde hizmete girecek. Maraş, Lapta, Değirmenlik, Pamuklu gibi bölgelerdeki sağlık merkezleri tek tek hayata geçiyor. Ülkenin doğusu ile batısını çift şerit yollarla birbirine bağladık. Konuşmuyoruz, iş yapıyoruz. Kendi ayakları üzerinde duran bir KKTC ekonomisi yaratmak için canla başla çalışıyoruz.

 

“Üretimdeki Sorunları Türkiye ile Aşacağız”

 

Kıbrıs Türk iş insanlarının üretim için büyük çaba gösterdiğini belirten Üstel, bu süreçte yaşanan sorunların Anavatan Türkiye’nin desteğiyle çözüleceğini ifade etti.

 

“Asgari Ücrette Yeni Çalışma Başlatıyoruz”

 

Başbakan Üstel, asgari ücretin daha hızlı uygulanabilmesi için sektörel bazda yeni bir düzenleme çalışması başlatacaklarını da müjdeledi.

 

“MÜSİAD Genel Kurulu Bizim İçin Önemli”

 

“MÜSİAD’ın genel kurulu bizim için çok önemli” diyen Üstel, MÜSİAD’ın iş dünyasıyla kuracağı iş birlikleri ve gerçekleştireceği projelerin ülke kalkınmasına büyük katkı sağlayacağını vurguladı.

 

“Genel Kurulun Ülkemize Hayırlar Getirmesini Diliyorum”

 

Konuşmasını tamamlarken, MÜSİAD KKTC 3. Olağan Genel Kurulu’nun Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne hayırlar getirmesini temenni eden Başbakan Ünal Üstel, MÜSİAD’a çalışmalarında başarılar diledi.

TCG Kocatepe Belgeseli’nin ilk gösterimi Cumhurbaşkanlığı Yerleşkesi’nde yapıldı

0

 
Kıbrıs Barış Harekatı sırasında kaybedilen ve Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhuriyet tarihinde savaşta yitirdiği ilk gemi olan TCG Kocatepe Belgeseli’nin ilk gösterimi, dün akşam, Cumhurbaşkanlığı Yerleşkesi’nde yapıldı.

Belgesel gösterimine Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, gaziler, konuklar ve diğer yetkililer katıldı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, TCG Kocatepe Belgeseli’nin Yönetmeni Vural Çavuşoğlu, Gazi. Em. Dz. Yb. Özhan Bakkalbaşıoğlu ve etkinliğe katkı koyan dernekler adına Cihangir Özyer, gecede birer konuşma yaptı.

Konuşmaların ardından Cumhurbaşkanı Tatar’a plaket takdim edildi, TCG Kocatepe Gazileri ile anı fotoğrafı çekildi. Belgeselin izlenmesinin ardından “şilt takdimi” ile etkinlik sona erdi.

TCG Kocatepe’den kurtulan Gazi. Em. Dz. Yb. Özhan Bakkalbaşıoğlu’nun kitabından yararlanılarak çekilen 97 dakikalık belgesel Çevre Film ve Değişim Medya yapımı.

Filmin ilk gösterimi Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı, Poyraz Mavi Vatan, Kıbrıs Türk Mavi Vatan Derneği, Hamit Naci Mavi Vatan Vakfı, KKTC Türk Devletleri Teşkilatı Derneği ve İŞAD katkıları ile gerçekleştirildi.

– Tatar: “Her şehit, bizim için değerdir. Şehitlerimizi ne unuturuz ne de unuttururuz”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, konuşmasında TCG Kocatepe gemisinde şehit düşen Mehmetçikleri her zaman rahmetle andıklarını ifade etti.

20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nın Türk ordusunun fedakarlığıyla ve zor şartlarda gerçekleştirildiğini belirten Tatar, TCG Kocatepe gemisinde yaşananların üzücü olduğunu dile getirdi.

Kıbrıs Barış Harekatı’nın 51’inci yıl dönümünü hep birlikte kutladıklarını ifade eden Tatar, “Kıbrıs Barış Harekatı, bizim için dönüm noktasıydı.” dedi. “Kıbrıs Türkü yok edilecekti ve burası Yunanistan’ın bir parçası olacaktı.” diyen Tatar, Rum-Yunan ikilisinin “13’üncü ada” olarak düşündükleri Kıbrıs’ı, Ege Adaları gibi Yunanistan’a bağlamayı hayal ettiklerini belirtti.

Barış Harekatıyla Kıbrıs Türk halkının bağımsızlığına ve özgürlüğüne kavuştuğunu kaydeden Tatar, mavi vatanın kalbinde Türkiye ile birlikte; kıta sahanlığı, deniz yetki alanları ve münhasır ekonomik bölgenin kendileri için kazanımları olduğunu aktardı. KKTC’nin Doğu Akdeniz’de anahtar bir denge unsuru olduğunu belirten Tatar, Kıbrıs Barış Harekatı’nın dünyanın çeşitli harp okullarında öğretildiğini söyledi.

“Her şehit, bizim için özlemdir, değerdir. Şehitlerimizi ne unuturuz ne de unuttururuz. Onlar her zaman burada yaşayacaklardır.” diyen Tatar, tüm şehitleri rahmet ve minnetle andı. Tatar  Kıbrıs Barış Harekâtı’nın tamamlanmasında hizmeti geçenlere, Mehmetçiklere, Mücahitlere ve komutanlara bir kez daha şükranlarını sundu.

Türkiye Cumhuriyeti’nin de büyük bedeller ödenerek kurulduğunu dile getiren Tatar, hem Türkiye hem de adada geçmişte yaşananlara değindi. Tatar,  ASELSAN’ın Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan kurulduğuna da dikkat çekti.

TCG Kocatepe Belgeseli’nin dört yapımcısına da teşekkürlerini ileten Tatar, belgeselin bir belge niteliği taşıdığını da kaydetti.

– Özyer: “TCG Kocatepe Belgeseli, o günleri ve anıları anlatan bir belgesel”

Etkinliğe katkı koyan dernekler adına konuşan Cihangir Özyer de, 21 Temmuz 1974’te Kocatepe’nin battığı gün dünyaya geldiğini ifade etti. TCG Kocatepe gemisinin bir anlaşmazlık dolayısıyla kendi uçakları tarafından vurulduğunu ifade eden Özyer, “Belki bu, Türkiye Cumhuriyeti için ASELSAN’dan başlayarak ikinci savunma sanayisinin başlangıcı oldu.” diye konuştu.

Kıbrıs Türkü’nün bu savunma sanayisindeki hamlesinin çok büyük olduğunu kaydeden Özyer, Mavi Vatan konusunda birçok faaliyetleri olduğunu söyledi. TCG Kocatepe Belgeseli’ni bir avuç gönüllünün yaptığı, o günleri ve anıları anlatan bir belgesel olduğuna dikkat çeken Özyer, belgeselin yaşanmış acıları anlattığını ifade ederek emeği geçenlere teşekkürlerini sundu.

– Çavuşoğlu: “Bu belgesel tarihe bir belge bırakıyor”

TCG Kocatepe Belgeseli’nin Yönetmeni Vural Çavuşoğlu da, dört yapımcı olarak bu belgeseli iki yıl önce yapmaya karar verdiklerini dile getirdi.

Belgeseli yaparken TCG Kocatepe’den kurtulan Gazi. Em. Dz. Yb. Özhan Bakkalbaşıoğlu’nun kitabından yararlandıklarını söyleyen Çavuşoğlu, “Tarihin doğru yazılmasına ve tarihe doğru belge bırakmaya çok önem veriyoruz. Bu belgesel de tarihe bir belge bırakıyor.” diye konuştu.

Çavuşoğlu,  belgesellerin ulusal kültürlerin ve tarihlerin dünyada en büyük tanıtım araçlarından birini oluşturduğunu kaydetti.

Çavuşoğlu, hedeflerinin ilk gösterimi Cumhurbaşkanlığı Yerleşkesi’nde yapılan TCG Kocatepe Belgeseli’ni sinemalar, dijital platformlar ve özel gösterimlerle ulusal ve uluslararası alanda yaymak olduğunu ifade etti.

– Bakkalbaşıoğlu: “20 Temmuz, büyük bir bayram”

Gazi. Em. Dz. Kur. Yb. Özhan Bakkalbaşıoğlu da, 1960 Kuruluş Anlaşması gereği Türkiye’nin müdahale hakkını kullandığını ve Kıbrıslı Türkler’in özgürlüklerini korumak ve barış için müdahaleye karar verildiğini belirtti.
Bugün Barış Harekatı’nın 51’inci yılını doldurduklarını kaydeden Bakkalbaşıoğlu, “51 yılda bir Türk’ün burnu bile kanamadı. Kendi devletinin bayrağı altında özgürce yaşıyorlar” dedi.

TCG Kocatepe gemisinin bir koordine eksikliği nedeniyle uçaklar tarafından bombalandığını dile getiren Bakkalbaşıoğlu, TCG Kocatepe’nin başına gelen bu talihsiz olayın her savaşta orduların başına geldiğini belirtti.

Bakkalbaşıoğlu, kendisi de dahil olmak üzere üç yapımcıyla birlikte bu belgeseli tamamladıklarını kaydetti.

“İlk olarak ASELSAN ile başlayan Mili harp sanayimiz, dosta güven, düşmana ‘dikkat et’ seviyesine gelmiştir ve Mavi Vatan kavramı oluşmuştur.” diyen Bakkalbaşıoğlu, 20 Temmuz’un büyük bir bayram olduğuna dikkat çekti.

;

“Ersin Tatar’ın Gözünden Mavi Vatan” kitabının sunumu yapıldı

0

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın, Başbakan ve Cumhurbaşkanı olduğu dönemde Mavi Vatan ve Doğu Akdeniz ile ilgili söylemlerinden derlenen “Ersin Tatar’ın Gözüyle Mavi Vatan” kitabının sunumu yapıldı.

Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, İstanbul Topkapı Üniversitesi Yayınları tarafından basılan kitap için Cumhurbaşkanlığı’nda gerçekleşen etkinlikte, editörler; İstanbul Topkapı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emre Alkin, İstanbul Topkapı Üniversitesi öğretim görevlisi ve Mavi Vatan Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Prof. Dr. Cihat Yaycı ile Cumhurbaşkanı Özel Danışmanı Gökhan Güler kitap hakkında bilgi verdi.

Kitap, daha sonra Cumhurbaşkanı Tatar’a takdim edildi.

– Tatar: “Havada, denizde ve karadaki haklarımızdan vazgeçmeyiz”

Tatar yaptığı konuşmada, emekli bir general olan Prof. Dr. Cihat Yaycı’nın hukuki ve siyasi anlamda Mavi Vatan kavramının gelişmesinde çok önemli çalışmalarının olduğunu belirterek, Türkiye Cumhuriyeti ve KKTC’nin Mavi Vatan’da jeopolitik ve jeostratejik bakımdan birlikte hareket etmesi konusunda değerlendirmelerde bulunduklarını ifade etti.

Başbakan ve Cumhurbaşkanı olduğu dönemlerde Mavi Vatan ile ilgili yaptığı değerlendirmelerden yola çıkılarak hazırlanan kitabın, kapsamlı çalışmalar sonucunda ortaya çıktığını kaydeden Tatar, kendisine daha önce fahri doktora verilen İstanbul Topkapı Üniversitesi tarafından yayımlanan kitabın kendisini mutlu ettiğini belirtti.

Tatar, kitabın editörlerine, Özel Danışmanı Gökhan Güler’e ve katkılarından dolayı Uluslararası İlişkiler ve Diplomasi Özel Danışmanı Prof. Dr. Hüseyin Işıksal’a teşekkür etti.

Mavi Vatan’ın milli siyasetin bir parçası olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Tatar, kitabın kendisi için çok değerli olduğunu ve bu kitabın Türkiye’de üniversitelerde, kurum ve kuruluşlara dağıtılması gerektiğini kaydetti.

Federasyon temelinde çözümün tehlikelerine işaret eden Tatar, federasyondan neden vazgeçilmesi ve iki devlet çözüm siyasetinin anlatılması gerektiğini vurguladı.

Annan Planı ve Crans Montana’da yaşananların ardından yeni bir sürece girildiğini belirten Cumhurbaşkanı Tatar, “Ödenen bedeller, acılar ve şehitlerden sonra geri adım atmayız. Türkiye’nin garantörlüğü ve askeri varlığından vazgeçmeyiz. Uluslararası antlaşmalardan kaynaklanan özden gelen müktesep haklarımız var. Havada, denizde ve karadaki haklarımızdan vazgeçmeyiz.” dedi

– Prof. Yaycı: “Konuşmaları derledik, editörlük yaptık, yorum yapmadık”

İstanbul Topkapı Üniversitesi Mavi Vatan Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Prof. Dr. Cihat Yaycı da konuşmasında, kitabın yazarının Cumhurbaşkanı Tatar olduğunu belirtti. Tatar’ın Mavi Vatan ile ilgili söylemlerinden kitabın hazırlandığını anlatan Yaycı, “Ersin Tatar’ın gözüyle Mavi Vatanı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Türkiye Cumhuriyeti için ne anlam ifade ettiğini yazdık. Konuşmaları derledik, editörlük yaptık, yorum yapmadık.” dedi.

İstanbul Topkapı Üniversitesi’nin yayımladığı kitabın üniversite için gurur ve onur kaynağı olduğunu belirten Prof. Yaycı, Mavi Vatan’ın Türk Devletler Teşkilatı için ekonomi, güvenlik ve siyaset açısından önemli olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin sismik araştırma gemilerine KKTC bayrağı çekilip sondaj yapılırsa, milli bilincin canlanacağını dile getiren Yaycı, bu olayın törenle yapılmasının da dünyaya verilecek mesaj açısından önemli olduğunu kaydetti.

– Prof. Alkin: “Yüksek lisans programımızda Mavi Vatan üzerine dersler veriyoruz”

İstanbul Topkapı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emre Alkin de konuşmasında, üniversitede Deniz Siyaseti ve Stratejileri Araştırma Merkezi kurulduğunu ve tamamen Mavi Vatan üzerine çalışma yapıldığını belirterek, Deniz Siyaseti ve Stratejileri Yüksek Lisans programını açtıklarını ve derslerin Mavi Vatan üzerine olduğunu vurguladı.

Dört bölümden oluşan kitabın ilk bölümünde Ersin Tatar’ın Mavi Vatan konusundaki söylemleri, ikinci bölümünde iki devletli çözüm vizyonu, üçüncü bölümünde Maraş açılımı, Kıbrıs’ta vakıflar ve Maraş’taki vakıf malları ve dördüncü bölümde KKTC’nin müstakil olarak tanınmasına yönelik diplomatik adımlar yer alıyor.