Ana Sayfa Blog Sayfa 55

Eğitim Bakanlığı’ndan Rize’deki öğrenci kampıyla ilgili açıklama: “Kampa bakanlık çatısı altında giden öğrenci yok”

0

Rize’deki öğrenci kampında sağlık sorunları yaşadığı belirtilen öğrencilerin Milli Eğitim Bakanlığı’nın resmi kamp programında olmadığı açıklandı.

Milli Eğitim Bakanlığı, KKTC’den Rize’nin Fındıklı ilçesine kamp yapmak için giden öğrencilerin sağlık sorunları yaşadığı, bazı öğrencilerin hastanede tedavi edildiğiyle ilgili haberler üzerine açıklama yaptı.

Bakanlığın yazılı açıklamasında, söz konusu kamp organizasyonunun Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı resmi bir organizasyon olmadığı, buraya Eğitim Bakanlığı çatısı altında giden öğrenci bulunmadığı belirtildi.

Söz konusu kampın Milli Eğitim Bakanlığı ile Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği iş birliğinde yürütülen yaz kampı programları kapsamında da olmadığı kaydedildi.

Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğinde düzenlenen resmi kamp programlarında bugüne kadar herhangi bir sağlık sorunu ya da olumsuzluk yaşanmadığının da belirtildiği açıklamada, resmi kamp programları da paylaşıldı.

Programa göre, 28 Temmuz – 2 Ağustos tarihleri arasında, Rize Fındıklı Gençlik Kampı’na 30 erkek öğrenci, 4 Ağustos – 9 Ağustos tarihleri arasında ise aynı kampa 30 kız öğrenci kafilesi gönderilecek.

Bakanlığın açıklamasında, bu kamp programlarının planlı, güvenli ve öğrencilerin gelişimini destekleyecek şekilde özenle düzenlendiği de vurgulandı.

Üstel:Halkımızı çağdaş bir binayla yıl sonuna kadar buluşturacağız

0

Başbakan Ünal Üstel, temeli bugün atılan İskele Kaza Tapu Amirliği Yeni Hizmet Binası’nın bu yıl sonuna tamamlanacağını ve halkın çağdaş bir binayla buluşacağını belirtti. Üstel, İskele bölgesine yatırımların artması için hükümet olarak her türlü fedakarlığı yapacaklarını da vurguladı.

İskele Kaza Tapu Amirliği Yeni Hizmet Binası’nın temel atma töreni bugün İskele’de yapıldı. Törene, Başbakan Ünal Üstel, İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Ulusal Birlik Partisi Milletvekilleri Oğuzhan Hasipoğlu ve Yasemi Öztürk, Merkez Kaymakamı Niyazi Öztürk, Gazimağusa Kaymakamı Özden Keser, İskele Kaymakamı Ertuğrul Toroslu, Erenköy-Karpaz Belediye Başkanı Hamit Bakırcı, bazı bürokratlar, vatandaşlar ve diğer yetkililer katıldı.

Sağlık sorunu nedeniyle törene katılamayan İskele Belediye Başkanı Hasan Sadıkoğlu’nun ise mesajı okundu. Sadıkoğlu mesajında, yeni hizmet binasının bölge için önemli ve anlamlı bir yatırım olduğunu kaydetti.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan tören konuşmalarla devam etti. Ardından protokolün katılımıyla butona basılarak, binanın temeli atıldı.

-Üstel: “İskele bölgesine yatırımların artması için hükümet olarak her türlü fedakarlığı yapacağız”

Başbakan Ünal Üstel, herkesi selamlayarak başladığı konuşmasında, güzel bir olaya şahitlik ettiklerini belirtti. Üstel, hükümete geldikleri gün halka, siyasi istikrarı sağlayacaklarını ve istikrarsızlık yüzünden yarım kalan, halkın ihtiyaç duyduğu projelere öncelik vereceklerini söylediklerini kaydetti.

İstikrarsızlık nedeniyle yapılamayan yasaları yapacakları ve reformları birer birer hayata geçirecekleri sözünü de hatırlatan Üstel, “Kısacık hükümet dönemimizde neler yaptığımızı hep birlikte gördük” dedi. 2012-2013 yıllarından kalan tüm projeleri bitirdiklerini dile getiren Üstel, o dönemden tek kalan İskele-Boğaz Yolunu da ilerleyen günlerde bir noktaya getirip, bitireceklerini söyledi.

İskele bölgesinin geliştiğini ifade eden Başbakan Üstel, ekonomide de istikrar sağlandığı için gelişen ülkede her geçen gün hizmetlere ihtiyaç duyulduğunu belirterek, bu ihtiyaca cevap vermek için bugün yeni hizmet binasının temelinin atıldığını kaydetti. Başbakan Üstel, “Hükümet olarak göreve geldiğimiz günden beri ne söylediysek birer birer yapıyoruz” dedi.

İskele’nin 1998 yılında ilçe olduğunu, kaza Tapu Dairesi’nin ise 2017’de açıldığını dile getiren Üstel, gelinen noktada dairenin yetersiz kaldığını, daha modern, daha çağdaş bir daire binasına ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Üstel, bu doğrultuda ülkedeki tapu dairelerini geliştirmek için ilgili yasayı ve teşkilat yasalarını değiştirdiklerini belirtti.

Sadece Tapu Dairesi değil bütün dairelerin ve okulların gelişmesi için çalıştıklarını vurgulayan Üstel, bunları yaparken kimsenin rozetine bakmadıklarını söyledi. “Herkes her şeyi devletten beklemiyor” diyen Başbakan Üstel, devletle, iş insanları arasındaki iş birliğiyle ülkenin ihtiyaç duyduğu alanlara yatırım yapıldığını belirtti.

6 Şubat’ta Türkiye’de meydana gelen depremde 50 binin üzerinde insanın hayatını kaybettiğini ifade eden Üstel, “Biz de KKTC olarak Şampiyon Meleklerimizi yitirdik” diyerek, Şampiyon Meleklere Allah’tan rahmet, yaslı ailelere sabır diledi.

Çocukların olası bir deprem karşısında daha dayanıklı okullarda eğitim görmesi için Milli Eğitim Bakanı’nın kolları sıvadığını dile getiren Üstel, Başbakanlığın altında kurulan Deprem İzleme Komitesi ile bütün okul ve daire binalarının depreme dayanıklılığının gözden geçirildiğini kaydetti. Depreme dayanıklı olmayan binaların yıkıldığını ve geçici bir süreliğine konteyner sınıflar yapıldığını hatırlatan Üstel, okulların güçlendirildiğini, depreme dayanıklı hale getirildiğini, bazı yerlerde ise yeni okullar yapıldığını söyledi.

-“Rozetine bakmaksızın”

Devletin, hem iş insanlarıyla, hem de yerel idarelerle iş birliği içerisinde “rozetine bakmaksızın” yatırımlar yaptığının altını çizen Üstel, gelişen İskele bölgesine yatırımların artması için hükümet olarak her türlü fedakarlığı yapacaklarını vurguladı. Üstel, bu yıl sonuna kadar İskele’ye yeni bir tapu binası kazandıracaklarını ve halkı çağdaş bir binayla buluşturacaklarını kaydetti.

Hizmetlerin daha çağdaş hale gelmesi için Türkiye ile iş birliği protokolü yaptıklarını hatırlatan Başbakan Üstel, “Kısmetse 2026 yılı içerisinde e-devletimizin büyük bir kısmı devreye girecek” dedi. Hantal bürokrasiden halkı rahatlatacaklarını belirten Üstel, tapu işlemlerinin de e-devlet üzerinden yapılacağını ifade etti.

Eksik olan hizmetlerin halkın ayağına gelmesi için hükümetin çalışmalarına devam edeceğini vurgulayan Üstel, Tapu Dairesi yeni binaya taşındıktan sonra mevcut binanın boşalacağına işaret ederek, eksik olan İskan Dairesi’nin İskele’de açılması için ilgili bakanı görevlendirdi.

Başbakan Üstel konuşmasının sonunda, İskele Belediye Başkanı Hasan Sadıkoğlu’na geçmiş olsun dileklerini iletti.

-Oğuz: “Bir ülkede istikrar varsa hizmet var”

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz da, Başbakan’ın söylediği gibi “istikrar” kelimesini kendilerine şiar edindiklerini vurgulayarak, bugünkü temel atma töreninin istikrarın göstergesi olduğunu kaydetti.

“Bir ülkede istikrar varsa hizmet var” diyen Oğuz, KKTC halkının kaliteli hizmet alması, kamu hizmetlerinden yararlanması için ihtiyaçları gidermek anlamında çalışmalar yapmak gerektiğini belirtti.

İskele bölgesinin, KKTC’nin, son yıllarda inşaat sektöründe gelişen en önemli bölgelerinden bir tanesi olduğunu ifade eden Oğuz, bu çerçevede daha kaliteli hizmetin sunulması gereğinin ortaya çıktığını söyledi. Yeni hizmet binasının projesinin İnşaat Müteahhitleri Birliği Başkanı ile hazırlandığını dile getiren Oğuz, Ali Uçanok’un karkas inşaatına kadar binayı yapmayı üstlendiğini söyledi. Oğuz, karkastan sonra binayı Ahmet Noyanlar ve Kömürcigil İnşaatın tamamlayacağını kaydetti.

“Kendi insanlarımızla beraber bu ülke için çalışmaya devam edeceğiz… Hepimiz bu ülkeyi seviyoruz” diyen Oğuz, eleştiriler yapıldı diye oldukları yerde durmayacaklarını, çalışmaya devam edeceklerini belirtti.

Tapu Dairesi’nde otomosyon sisteminin iyileştirilmesiyle ilgili Türkiye Cumhuriyeti yetkilileriyle yaklaşık 10 aydır çalışma yaptıklarını dile getiren Oğuz, iki ay sonra çalışmalar bitince tapunun daha modern olacağını ve her türlü veriye ulaşılacağını söyledi.

Kendilerini eleştirenlere, “Ne yaptınız bu ülke için de konuşuyorsunuz?” diyeceklerini kaydeden Oğuz, “Onlar konuşur, biz çalışmaya devam ederiz ve çalışırız” dedi. Bakan Oğuz, yeni hizmet binasının hayırlı olmasını diledi.

Tapu Dairesi Müdürü Firdevs Arıcı ise, İskele ilçe olduktan sonra 2017 yılında İskele Kaza Tapu Amirliği olarak İskele Kaymakamlığı içinde görev yapmaya başladıklarını anlattı. Arıcı, bir buçuk yıllık bir sürede yeni hizmet binası için projeyi tamamladıklarını söyledi.

“Binalar sadece fiziksel yapı değil içinde vatandaşın hizmet aldığı yaşayan yerlerdir” diyen Arıcı, bina yapımı yanında teşkilat yasasını da değiştirdiklerini kaydetti.

Dairenin, daha sağlıklı ve teknolojik olarak hizmet vermeye devam edeceğini belirten Arıcı, Başbakan Üstel’e, Bakan Oğuz’a ve projeye katkı koyan firmalara teşekkür etti.

Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği Başkanı Cafer Gürcafer ise, “Biz Müteahhitler Birliği olarak sivil toplum olarak kendi söküğümüzü dikmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

Toplum olarak yapıcı yaklaşmayı, sonuç odaklı çalışmayı öğrenmek gerektiğini kaydeden Gürcafer, bu gibi projeleri engellemeye çalışarak, siyaset yapmanın kendilerini getireceği yerin belli olduğunu söyledi.

Bir süre önce devlete külfet olmadan bölgedeki Atık Su arıtma Tesisi ve Kanalizasyon yapımıyla ilgili yola çıktıklarını ve fon oluşturduklarını ifade eden Gürcafer, “Ama siyasetin kurbanı oldu” dedi.

Sorunun siyasi rant beklentisiyle bir kenarlara itildiğini kaydeden Gürcafer, “Peki ne oldu? İskele bölgesinin atık su arıtma tesisi tamamlanamadı” diye konuştu. Gürcafer, herkesi sonuç odaklı yaklaşıma davet etti.

Uçanok Emlak ve İnşaat Limited Proje Müdürü Mete Aykent ise, Tapu Dairesi’nin yeni hizmet binasının İskele’nin gelişimine katkı sunacağını belirtti. Aykent, projenin sadece bina inşaatı değil aynı zamanda halka daha hızlı, çağdaş ve güvenli hizmet sunacak bir vizyonun temelleri olduğunu kaydetti.

Yeni binanın bodrum katta 162 metrekare, zeminde 545 metrekare olmak üzere toplam 707 metrekare kapalı alana sahip olacağını dile getiren Aykent, çevre düzenlemesi ve geniş otopark alanı ile ferah bir ortam yaratılacağını söyledi.

Asgari Ücret Saptama Komisyonu toplantısı sona erdi… Toplantıda “Gizlilik kararı” alındı

0

Asgari Ücret Saptama Komisyonu toplantısı sona erdi. Toplantıda asgari ücret belirlenemezken, tarafların ortaya koyduğu rakamlarla ilgili oy birliği ile gizlilik kararı alındı.

Asgari Ücret Saptama Komisyonu, 2025 yılının ikinci asgari ücretini belirlemek üzere bugün ikinci kez toplandı. Asgari Ücret Saptama Komisyonu, pazartesi günü saat 10.30’da yeniden toplanacak ve rakamı açıklayacak.

Bugünkü toplantının sona ermesi ardından taraflar basına açıklamalarda bulundu.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, masada rakamlarla ilgili oy birliği ile gizlilik kararı alındığını açıkladı.

Tarafların görüş, öneri ve endişelerini dinlediklerini belirten Gardiyanoğlu, hafta sonu masadaki federasyon ve sendikanın kendi paydaşları ile değerlendirme yapacağını söyledi, toplantılarının verimli geçmesini diledi.

Pazartesi günü saat 10.30’da Komisyon’un karar toplantısını yapacağını kaydeden Gardiyanoğlu, “Tarafların endişeleri birbirinden çok uzak değildir, önemli olan herkesin yüzünün gülmesidir.” dedi. Gardiyanoğlu, asgari ücrette kararın oy birliği ile alınmasını da temenni etti.

Bugün saat 15.00’te Maliye ve Ekonomi bakanları ile toplantı yapacağını, 17.00’de ise konuyu Bakanlar Kurulu’na götüreceğini aktaran Gardiyanoğlu, belirlenecek asgari ücretin 1 Temmuz’dan itibaren geçerli olacağını da söyledi.

İşveren temsilcisi Cengiz Alp, bugünkü toplantıda tarafların tekliflerini yaptığını belirterek, “Herkes düşündüklerini gerekçeli şekilde söyledi.” dedi.

Hem ödemek hem geçinmek zorunda olanlar için bir ortalama almayı hedeflediklerini belirten Alp, “Hayat pahalılığı bizim için bir veridir. Bunu inkar edecek halimiz yok ama bunu verebilecek olan var veremeyecek olan var. Hem işçiyi hem işvereni korumaya çalışıyoruz.” diye konuştu.

İşçi tarafını temsilen konuşan Hür-İş Genel Başkanı Ahmet Serdaroğlu ise, oy birliği ile gizlilik kararı alındığını hatırlatarak, toplantıda uzlaşı olmadığını söyledi, uzlaşı sağlanmasını diledi.

Pazartesi günü 1 Temmuz’dan itibaren geçerli olacak asgari ücretin belirleneceğini anlatan Serdaroğlu, konunun hassasiyetle ele alındığını vurguladı.

Süleyman Uluçay, yeni halin Gazimağusa’da yapılmasına destek vereceğini açıkladı

0

Gazimağusa Belediye Başkanı Süleyman Uluçay, yeni halin Gazimağusa’da yapılmasına destek vereceğini açıkladı.

Belediye’den yapılan açıklamada, Akova’da yapılması planlanan yeni hal projesinin ülke genelindeki üretimin yüzde 65’inden fazlasını gerçekleştiren Gazimağusa’daki üretici ve toptancılarda rahatsızlık yarattığı belirtildi.

Açıklamada, Belediye Başkanı Süleyman Uluçay ile bir araya gelen üretici ve toptancıların yeni halin Gazimağusa’da kurulmasının hem üretici hem toptancı hem de tüketici açısından daha ekonomik, verimli ve sürdürülebilir olacağı yönünde görüş belirttikleri vurgulandı.

-Uluçay: “Gazimağusa üretimle kalkınan bir şehir”

Başkan Uluçay, üretici ve toptancıların taleplerine olumlu yaklaşarak, Mağusa’nın tarımsal üretim potansiyelinin artırılması ve bölge ekonomisinin desteklenmesi adına böyle bir projeyi önemli bulduğunu ve bu yöndeki çalışmalara resmi olarak destek vereceğini açıkladı.

Gazimağusa’nın sadece bir liman kenti değil, aynı zamanda üretimle kalkınan bir şehir olduğunu vurgulayan Uluçay, “Tarım, ticaret ve lojistik Gazimağusa’nın güçlü alanları. Üreticimizin yanında olmak ve bölgesel kalkınmayı desteklemek, bizim yerel yönetim anlayışımızın temelinde yer alıyor.” dedi.

Açıklamada, yeni halin Gazimağusa’da yapılmasıyla birlikte üretimden pazara giden zincirin uzamadan ürünlerin daha uygun fiyatlarla tüketiciye ulaşacağı vurgulandı.

Cumhurbaşkanı Tatar: Türk Dünyası Anayasa Yargısı Konferansı TÜRK-AY’a gözlemci üyelik önemli bir kazanım

0

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, KKTC Yüksek Mahkemesi’nin Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de imzalanan deklarasyon ile Türk Dünyası Anayasa Yargısı Konferansı’na (TÜRK-AY) gözlemci üye olarak katılmasının ülke açısından büyük bir kazanım olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Tatar, “Azerbaycan Anayasa Mahkemesi’nim Azerbaycan Anayasası’nın kabulünün 30. yılı münasebetiyle düzenlenen etkinliklere, Anayasa Mahkemesi Başkanı Bertan Özerdağ ve Anayasa Mahkemesi üyesi Peri Hakkı’yı davet etmeleri ve aynı zamanda Yüksek Mahkeme Başkan Bertan Özerdağ’ın konferansta konuşma yapması da bizleri mutlu etmiştir” dedi

Tatar açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Konferans sonrasında TÜRK-AY Türk Anayasa Mahkemeleri toplantısına Yüksek Mahkeme Başkanımızın katılım sağlaması ve KKTC Anayasa Mahkemesi’nin gözlemci üye statüsü başvurusunun toplantıda üye devletler tarafından imzalanması Bakü deklarasyonuna dahil edilerek kabul edilmiş ve KKTC Yüksek Mahkemesi Türk Dünyası Anayasa Mahkemesi’ne gözlemci üye olarak kabul edilmiştir.

Bu vesileyle emeği geçen herkese teşekkür eder, KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatı ve TÜRKPA’da gözlemci üye olması sonrasında uluslararası alanda Türk Dünyasında elde edilen kazanımlarımızın hayırlara vesile olmasını dilerim.”

Memur-Sen, Barış Harekatı’nın 51. yıldönümünü kutladı

0

Kıbrıs Türk Memur Sendikası (Memur-Sen), Kıbrıs Türk halkına, barış, güven ve özgürlük içerisinde yaşama hakkı sağlayan 20 Temmuz 1974 Mutlu Barış Harekatı’nın 51. yıldönümünü onur ve gururla kutladıklarını kaydetti.

Memur-Sen Genel Sekreteri Mehmet Mutlu, yazılı açıklamasında, 15 Temmuz 1974, Faşist Yunan Darbesi ile Kıbrıs’ın Yunanistan’a ilhakı ve Kıbrıs Türk halkının soykırımının hedeflendiğini anımsattı.

1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Garanti ve İttifak Antlaşmaları’nın, garantör ülkesi Türkiye’nin, diplomatik girişimlerinden sonuç alamayınca, hukuki hakkını kullanarak, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a müdahale hakkını kullandığını ifade eden Mutlu, şöyle devam etti:

“Bu müdahale sonucunda, Rum’lar arasındaki iç savaş sona ermiş, Yunanistan’a ise Demokrasi getirilmiştir. Rum-Yunan tarafının Enosis hayalleri ise tarihe gömülmüştür. Cenevre Nüfus Mübadelesi sonucunda ada genelindeki Türkler Kuzeyde, Rumlar ise Güneyde toplanarak, bugünki iki bölgelilik gerçekleştirilmiştir. 50 Yılı aşkın federal çözüm arayışları, Rum’ların hakimiyetçi zihniyeti ve Enosis hayalleri nedeniyle sonuç vermemiştir. Kıbrıs Türk halkı egemen varlığının ve uluslararası siyasi eşit statüsünün tanınması şartıyla, iki devletli çözümü savunuyor. Varlığımızın gelecek güvencesinin ancak bu temelde mümkün olduğuna inanıyor. KKTC Devletine sahip çıkma kararlılığımızı vurguluyoruz. Halkımızın ve Türk Ulusunun 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nı yürekten kutluyoruz.”

Mutlu, dava yolunda canlarını feda eden Mehmetçik ve mücahitler ile liderleri rahmetle, gazileri minnet ve şükranla andı.

Cumhurbaşkanı Tatar New York’ta vurguladı: “Bir anlaşma olsun diye egemenlikten taviz verilemez”

0

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs Türkü halkının kendi devleti olduğunu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde özgür ve bağımsız şekilde yaşadığını kaydederek, bir anlaşma olsun diye egemenlikten taviz verilemeyeceğini vurguladı.

Tatar, Birleşmiş Milletler (BM) ev sahipliğinde New York’ta gerçekleşen Kıbrıs konulu genişletilmiş 5+1 formatlı gayriresmi toplantının ardından BM Merkezi’nde ve Türkevi’nde basın toplantısı düzenledi.

Konuşmasında KKTC Cumhurbaşkanı olarak Kıbrıs Türk halkını korumanın görevi olduğunu vurgulayan Tatar, Rum tarafının Kıbrıs Türk halkını izole etme politikasına rağmen sağduyu ve akılın galip geleceği ümidiyle hareket ettiklerini, verici adımlar attıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanlığından verilen bilgiye göre, Tatar, konuşmasına BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Kıbrıslı Rum lider Nikos Christodoulides, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Yunanistan Dışişleri Bakanı Giorgos Gerapetritis ve Birleşik Krallık Avrupa Devlet Bakanı Stephen Doughty’ye katılımlarından dolayı teşekkür ederek başladı.

Cumhurbaşkanı Tatar ayrıca, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar’a teşekkürlerini sundu.

Tatar, New York’a yalnızca Mart ayında Cenevre’de BM Genel Sekreteri huzurunda üzerinde mutabık kalınan girişimlerde ilerleme sağlamak için değil, Kıbrıs Türk halkı ve Kıbrıs Rum halkı arasında iş birliği kültürü yaratılmasına ve güven inşasına katkı sağlayacak yeni girişimler sunmak amacıyla olumlu, yapıcı ve ileriye dönük bir gündemle geldiğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı seçildikten sonra gayrı resmi formatta gerçekleşen üçüncü toplantıya katıldığını anımsatan Tatar, mart ayında üzerinde mutabık kalınan ve BM Genel Sekreteri Guterres tarafından basın toplantısında “yeni bir atmosfer” olarak nitelendirilen 6 girişimde ilerleme sağlama konusuna tam bağlılığını her zaman koruduğunu belirtti.

Tatar, New York’taki genel oturumda ve ikili görüşmelerinde, Cenevre sonrası adada yaşanan talihsiz olaylar zinciri nedeniyle yaşadığı derin hayal kırıklığını dile getirdiğini de ifade etti.

-Yeni atmosfer

Yeni atmosferin, iki halkın yararına olacak 6 girişimin tamamında somut sonuçlara ulaşılmasını sağlamasını umduğunu belirten Tatar, Rum tarafının da bu yeni atmosferi korumak için elinden geleni yapacağına, atmosferin korunması, Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum halkları arasında güven inşa etme amaçlı 6 girişimdeki çalışmalara katkı sağlayıp kolaylaştıracağına inandığını dile getirdi.

Rum yönetiminin, Cenevre toplantısı sonrasında, KKTC’deki mallarla ilgili olarak mülkiyet temelli cezai takiplerinin arttığını söyleyen Tatar, konuşmasına şöyle devam etti:

“Rum tarafının bu eylemleri, iki halk arasındaki ilişkilere zarar vermekte ve ekonomimize darbe vurmayı hedeflemektedir. Bir yandan biz güven oluşturup, halklar arası temas ve etkileşimi geliştirmeye çalışırken, Rum yönetiminin bu eylemleri Kıbrıslı Türkler arasında endişe yaratmakta, Kıbrıslı Türklerin baskı ve artan tehdit altında hissetmesine neden olmaktadır.”

Kıbrıslı Türklerin, Güney Kıbrıs’a geçtiklerinde veya yurtdışına seyahat ettiklerinde tutuklanma veya gözaltına alınma korkusu yaşadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Tatar, Rumların, taşınmaz mal başvurusu yapabilecekleri , Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından da onaylanan Taşınmaz Mal Komisyonu gibi etkin bir iç hukuki çözüm yolu mevcutken, bu durumdan kaçındığını kaydetti.

-“Halkımı korumak görevimdir”

“KKTC Cumhurbaşkanı olarak halkımı korumak görevimdir. Ayrıca adamızın sürdürülebilir geleceği için çalışmayı da görev bilmekteyim, bu yüzden bugüne kadar itidal gösterdim ve karşılık verici adımlar atmadım” diye konuşan Tatar, Rum yönetiminin mülkiyetle ilgili girişimlerinin, Rum toplumunda da Kıbrıs Türkü’ne yönelik kızgınlık duygularını körüklediğini, Rum tarafından yapılan resmi açıklamalara bakılınca bu durumun, asıl amaç olduğuna dair işaretler olmasının ise daha da kaygı verici olduğunu vurguladı.

“Bu olumsuz duygular, bizi birbirimizden ve güven inşa etmekten uzaklaştırma tehdidi taşımaktadır. Bu nedenle, bu olaylar daha geç olmadan sona ermelidir” diye konuşan Cumhurbaşkanı Tatar, şöyle devam etti:

“Üzücüdür ki, Rum yönetimi ayrıca yabancı üst düzey yetkililerin Kıbrıs Türk Tarafı ile temas kurmasını engellemeyi amaçlayan sistematik kampanyasını doruk noktasına çıkarmıştır. Halkımı izole etme ve yıldırma politikası, yeni atmosferde girişimlerde ilerleme hedefimize hizmet etmemekte; adada iki toplum arasında olumlu bir ortam oluşmasına izin vermemekte ve Türk ile Rum toplumlarını birbirinden daha da uzaklaştırmaktadır. Bugünkü genel oturumda da ifade ettiğim gibi, eşitlikten ne kadar az korkarsak, işbirliği kültürünün ve böylelikle Kıbrıs adasının sürdürülebilir geleceğinin inşasına o kadar yaklaşırız”.

Kıbrıs’ta son 51 yıldır Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rumların iradesini yansıtan iki devlet ve iki demokrasi bulunduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, yeni ve resmi müzakere sürecinin iki tarafın doğuştan gelen egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü haklarının yeniden teyit edilmesiyle başlatılabileceğini ve her iki tarafa da eşit, adil ve onurlu şekilde muamele edilmesi gerektiğini ifade etti.

-“Sağduyu ve aklın galip geleceği ümidiyle olumlu bir yaklaşım sergiledik”

“Rum tarafının halkımı izole etme politikasına rağmen, sağduyu ve aklın galip geleceği ümidiyle olumlu bir yaklaşım sergiledik” diyen Cumhurbaşkanı Tatar, mart ayında Cenevre’de yapılan gayriresmi Kıbrıs toplantısı sonrasında bazı ilerlemelerin kaydedildiğini ve Gençlik Teknik Komitesinin kurulduğunu anımsattı.

Kültürel Miras Teknik Komitesi tarafından kararlaştırılan mezarlıkların restorasyon çalışmalarının sorunsuz devam ettiğini aktaran Cumhurbaşkanı Tatar, Çevre Teknik Komitesi’nin, iklim değişikliğinin olası etkileri üzerinde çalışmaya başladığını kaydetti.

-“Mayınsız bir Kıbrıs için kararlıyım!”

Kıbrıs Türk tarafının mayın temizleme konusunda tutumunun net olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Tatar, “Mayınsız bir Kıbrıs için kararlıyım! Tek bir şüphe veya bahane olmaksızın! Özellikle bu hedefi insanlığa, mayınsız dünya idealine katkı olarak çok değerli buluyorum” diye konuştu.

Ara bölgede güneş enerji santrali kurulması girişiminin, ortak yarar ve çevresel iş birliği açısından umut vaat ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, ancak, Rum tarafının üretilen elektriğin doğrudan kontrolü ve yalnızca kendi şebekelerine aktarılmasında ısrar etmesi sebebiyle ilerleme kaydedilemediğini söyledi. Tatar, adil olanın her iki tarafın doğrudan ve mutabakatla belirlenecek enerji paylarını almasını öngören daha dengeli bir düzenlemenin olduğunu vurguladı.

-Yeni sınır kapısı konusu…4 yeni sınır kapısı açılması girişimi hayata geçirilemedi

Yeni sınır kapısı konusuna da değinen Cumhurbaşkanı Tatar, Türk ve Rum halkının günlük yaşantısında hemen etkili olabilecek en potansiyelli altı girişimden biri olan 4 yeni sınır kapısı açılması girişiminin hayata geçirilemediğini söyledi.

Rum Yönetimi Lideri Nikos Hristodulidis’in, iki yeni geçiş noktası önereceğine dair sözünü tutmadığını kaydeden Cumhurbaşkanı Tatar, şöyle devam etti:

“Her iki tarafa fayda sağlayacak, Metehan’daki trafik yoğunluğunu çözecek ve iki toplum arasında ekonomik ve sosyal etkileşimi teşvik edecek şekilde, Lefkoşa’nın doğusundaki Haspolat ve Akıncılar’da araçlı sınır kapısı açılmasına dair somut teklifimi yinelemek istiyorum. Rum lider, geçiş noktası olmayan ‘güneyden-güneye’ koridorlar konusunda katı tutumunu sürdürmektedir. Bu konulardaki yaklaşımım, yalnızca kendi halkıma değil, Rum toplumuna, adamıza ve bölgemize karşı da bir sorumluluk duygusuyla şekillenmektedir.”

-“6 yeni girişim önerisi sundum”

6 yeni girişim önerisi sunduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Tatar bu önerileri şu şekilde sıraladı:

“Kıbrıs adasının sismik haritalanması çünkü deprem hazırlığı her iki taraf için de temel bir konu haline gelmiştir ve bunun başlıca gerekliliği sismik haritalamadır. Mikroplastikleri temizleme ve haritalama girişimi, ayrıca mikroplastiklerin insan sağlığına, çevreye ve genel yaşama yönelik potansiyel riskleriyle mücadelede bütüncül ve stratejik bir yaklaşım benimsenmesi. Kültürel miras alanları, anıtlar ve kayıp kişilerin tam olarak restore edilebilmesi için iki liderin ortaklaşa bağış toplama çalışması, hava kalitesi izleme girişimi, adanın tatlı su kaynaklarının ortak yönetimi, her yaştan insanı tehdit eden uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadelede iş birliği.”

Cumhurbaşkanı Tatar konuşmasının devamında, BM Genel Sekreteri’nin kısa bir süre önceki basın toplantısında da belirttiği üzere, bir sonraki toplantıya kadar çalışmak üzere; sivil toplum için Danışma Organı, Kültürel Eserlerin Değişimi, Hava Kalitesi İzleme Girişimi ve Mikroplastik Toplantısı üzerinde anlaştıklarını kaydetti.

Daha önce görüşülen 6 maddenin 4 tanesinde ilerlemeler sağlandığını ancak Rum Yönetimi Liderinin tutumundan 4 sınır kapısının açılmasına yönelik ilerleme sağlanamadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, şöyle devam etti:

“Kiracıköy’de Rum halkının geçiş sürecini kısaltacak diye sorunu çözmek için koridor meselesini bile gündeme aldık ancak yol ara bölgeden geçiyor. Ara bölgeden yolun geçmesi uygun değil. 5 kilometrelik yola 5 kilometre daha ekleyelim ona göre kapı açılsın dedik. Ara bölgede ısrar ediyorlar, oradan geçilmesini kabul etmiyoruz. Daha sonra Kiracıköy’den vazgeçti, Erenköy’den geçiş istedi. Sonuç alamadık. Genel Sekreter, Holguin’e görev verdi, konu tartışılacak.”

-“Eylül’de üçlü görüşme…52li görüşme seçimden sonra”

Cumhurbaşkanı Tatar, bir soru üzerine Eylül ayında gerçekleşecek BM Genel Kurul toplantısında Kıbrıslı liderlerin üçlü görüşme gerçekleştireceğini, garantör devletler ve BM’nin de katılacağı 5’li görüşmenin ise, Cumhurbaşkanlığı seçiminin ardından gerçekleşeceğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı seçildikten sonra 2021 yılında Cenevre’de 5+1 toplantıda federal çözüm yerine iki devletli yeni çözüm siyasetini gündeme getirdiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Tatar, aynı pozisyonda olunduğunu, Türkiye’nin de desteklediği pozisyonun mart ayında da tekrar edildiğini söyledi.

Defalarca denenen federal temelde bir çözüme varılamadığını Annan Planı ve Crans Montana yaşananlardan sonra artık yeni bir sürece girildiğini belirten Cumhurbaşkanı Tatar, egemen eşitlik ve eşit uluslararası statünün onaylanmasının önemine vurgu yaptı.

-Güneş enerjisi…Enterkonnekte sistem..

Kıbrıs’ta enerjinin akaryakıtla elde edildiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, şöyle konuştu:

“Bütün dünya artık değişiyor. Karbondioksit salımını önlemek için alternatiflere kayıyorlar. Kıbrıs’ta en fazla zengin olduğumuz konu güneş, onun için geliniz bir an evvel siyaseti bırakınız. Türkiye’ye 60 kilometre uzaklıkta suyu getirdik, enterkonnekte sistemle Türkiye üzerinden kablo ile bağlanalım ve bu enerji meselesini kökten çözelim. Bu meseleyi bu şekilde çözdüğümüzde istediğimiz kadar güneşten enerji üretebilir ve sisteme satabiliriz. Çok büyük imkanlar vardır buna benzer başka şeyler de vardır. İşte doğal gaz ve ada etrafındaki zenginliklerin araştırılması, ancak ‘bizim altımızda bir cemaat olabilirsin’ şeklinde bugün dahi onların bu şekil tavrını gördüm. Uyuşturucu meselesinde iki halkın gençliği etkileniyor. Egemen ve otorite kendisinin olduğunu iddia ederek polisimizle muhatap olmak ve işbirliği yapmak istemiyor. Dünya yavaş yavaş neyin ne olduğunu anlıyor”

Kıbrıs Türkü’nün kendi devletinin bulunduğunu KKTC’de özgür ve bağımsız bir şekilde yaşanıldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, iki devlet arasındaki iş birliğinin geliştirilebileceğini ancak bir anlaşma olsun diye egemenlikten taviz verilemeyeceğini çünkü geri dönüşün olmadığını kaydetti.

KTBK Gaziler Derneği Başkanı 20 Temmuz yıl dönümü nedeniyle açıklama yaptı: ‘KKTC’yi yaşatacağız’

0

Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri (KTBK) Gaziler Derneği Genel Başkanı Nusret Yuca 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı yıl dönümü nedeniyle basın açıklaması yaptı.

1974 Mutlu Barış Harekatı’nın 51. Yıl dönümünün kutlandığını dile getiren Yuca, savaşta şehit düşenlere Allah’tan rahmet dilerdi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devleti üzerinde bir senaryo uygulanmaya çalışıldığını belirten Yuca, “ bunun bilinci içindeyiz 51 sene oldu Güney Kıbrıs Rum yönetimi bize hakaret ediyor, işgalci diyor, biz işgalci değiliz” ifadelerini kullandı.

1974 Mutlu Barış Harekatıyla Güney Kıbrıs’a ve Kuzeye barış ve huzur geldiğinin altını çizen Yuca, “Büyük bedeller ödedik Anavatan Türkiye ile birlikte Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni kurduk ve yaşatmak için mücadelemiz devam ediyor” dedi

İskele Kaza Tapu Amirliği Yeni Hizmet Binası’nın Temel Atma Töreni gerçekleştirildi

0

İskele Kaza Tapu Amirliği Yeni Hizmet Binası’nın Temel Atma Töreni bugün gerçekleştirildi.

Törene, Başbakan Ünal Üstel de katıldı.

Kıb-Tek Yönetim Kurulu Başkanı Uzun: “Kıb-Tek kendi ayakları üzerinde duruyor”

0

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (Kıb-Tek) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Uzun, kurumun yeniden yapılandırıldığını, kendi ayakları üzerinde duran, mazotunu peşin ödeyebilen, faturalarını ve altyapı yatırımlarını gerçekleştirebilen bir mali yapıya kavuştuğunu kaydetti.

2022 yılı öncesinde kurumda yaşanan yakıt krizi, ihalesiz alım tartışmaları ve kamuoyundaki belirsizliklerin son bulduğunu söyleyen Uzun, her biri yaklaşık 20 milyon dolara mal olan 7 yeni jeneratörün de Türkiye Cumhuriyeti’nin desteğiyle kuruma kazandırıldığına dikkat çekti.

Kıb-Tek’ten verilen bilgiye göre, Uzun, göreve geldiği günden itibaren yapılan icraatlar, kurum çalışmaları ve devam eden projeler hakkında katıldığı programda bilgi verdi.

2022 yılının kurum açısından bir dönüm noktası olduğunu ifade eden Uzun, Başbakan Ünal Üstel’in girişimleriyle kurumun yeniden yapılandırıldığını ve çok önemli adımlar atıldığını söyledi.

-“Kin ve nefret sağlıklı bir sendikal ilişkiyi ortadan kaldırıyor”

Uzun, Kıb-Tek’e katkı koyan kişi ve şirketlerin, Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu Çalışanları Sendikası tarafından hedef haline getirildiğini ileri sürdü. “Bu kin ve nefret sağlıklı bir sendikal ilişkiyi ortadan kaldırıyor. Sürekli olarak kişilere ve makamlara yönelik bel altı saldırılar düzenleniyor” diyen Uzun, sendikanın hükümete ve yönetime karşı sistematik bir saldırı içerisinde olduğunu kaydetti.

Uzun, 2022 yılı öncesinde kurumda yaşanan yakıt krizi, ihalesiz alım tartışmaları ve kamuoyundaki belirsizliklerin Başbakan Ünal Üstel’in girişimleriyle son bulduğunu söyleyerek, Türkiye ile yapılan anlaşmalar sonucunda, yıllık yaklaşık 13 milyon doların üzerinde tasarruf sağlandığını vurguladı. Uzun, “Tüm bu katkılar ne yazık ki görmezden geliniyor” diyerek, kuruma karşı haksızlık boyutuna ulaşan eleştiriler olduğunu ifade etti.

-“Kuruma 7 yeni jeneratör kazandırıldı”

Kıb-Tek’in bakım ve onarım hizmetlerine ilişkin de bilgi veren Uzun, Türkiye’den yaklaşık 6 milyon euro değerinde yedek parça geldiğini, bu makinelerin servisleri için 1.5 milyon dolarlık işçilik giderlerinin de Türkiye tarafından karşılandığını kaydetti. Uzun, “Tüm bunların yanı sıra her biri yaklaşık 20 milyon dolara mal olan 7 yeni jeneratör de Türkiye Cumhuriyeti’nin desteğiyle kuruma kazandırılmıştır” diye konuştu.

Sendikanın, Kıb-Tek binasında kira ödemeden faaliyet yürüttüğünü öne süren Uzun, “Elektrik ve su kullanıyorlar, herhangi bir bedel ödemiyorlar. Bu durum sürdürülebilir değildir. Konuyla ilgili yasal bir süreç başlatacağız” dedi.

Kurumda, toplu iş sözleşmesi kapsamında profesyonel sendikacılığın tanındığını ancak sendikanın kendi üyeleriyle dahi davalık olduğunu ifade eden Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Uzun, “Sendika, kendi 31 üyesine dava açtı. Bu kabul edilebilir değildir” ifadelerini kullandı.

-488 kadrolu ve 167 geçici çalışan…

Kıb-Tek’in 488 kadrolu ve 167 geçici çalışanla faaliyet gösterdiğini de konuşmasında belirten Uzun, “Kurumumuz artık mazotunu peşin ödeyebilen, faturalarını ve altyapı yatırımlarını gerçekleştirebilen bir mali yapıya kavuşmuştur. Bugün Kıb-Tek, elde ettiği gelirle maaşlarını ödeyip ülkenin en büyük altyapı yatırımlarını da gerçekleştirmektedir” ifadelerini kullandı.