Ana Sayfa Blog Sayfa 8757

ABD’de “Yılın İnsanı” ödülüne layık görülen Bolsonaro’ya tepki yağdı

0

Brezilya-Amerikan Ticaret Odası’nın, Brezilya Devlet Başkanı Jair Bolsonaro’yı “Yılın İnsanı” ödülüne layık görmesine tepki yağdı.

Birçok mekan gala yemeğine ev sahipliği yapmayı reddetti. Delta Havayolları ve Financial Times gibi sponsorlar etkinlikten desteğini çekti.

Gelişmeler üzerine Bolsonaro, New York seyahatini iptal etti.

Irkçı ve kadın düşmanı söylemleriyle tepki çeken Brezilya Devlet Başkanı, durumdan New York Belediye Başkanı ve çıkar gruplarını sorumlu tuttu.

Milli Savaş Uçağı ilk kez Paris’te ortaya çıkacak

0

Kotil, 14’üncü Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı (IDEF’19) kapsamında basın mensuplarıyla bir araya geldi.

Türkiye’nin savunma ve havacılık sanayisinde kendi ekosistemini oluşturduğuna işaret eden Kotil, örneğin uçakların iklimlendirme ihtiyacının karşılanması için farklı firmaların bir araya gelmesiyle ortak şirketin hayata geçirildiğini söyledi. Daha önce Hürkuş’un yurt dışından karşılanan ihtiyacının artık Türkiye’den karşılanacağını anlatan Kotil, bunu Hürjet ve Milli Muharip Uçağın izleyeceğini belirtti.

Milli Muharip Uçak Projesi’nde bütün altyapı tesislerini kurarak ilerlediklerine işaret eden Kotil, “Bu en büyük projemiz. Bunu bitirdiğimizde Türkiye, teknolojik olarak ABD, Rusya ve Çin’den farkım yok diyebilir.” dedi.

Kotil, hâlihazırda yürüttükleri 5 helikopter projesi olduğuna değinerek, “5 yıl sonra dünyada 4-5’inci büyük helikopter üreticisi oluruz. 400 civarında helikopter mühendisimiz var, bunu büyütüyoruz.” diye konuştu.

“Küçük bir cıvata yapmayı bile bırakmayacağız”

TUSAŞ’ı TUSAŞ yapan uçak parçası üretimini bırakmayacaklarını vurgulayan Kotil, “Ne kadar özgün ürün yapsak da Boeing ve Airbus’a küçük bir civata yapmayı bırakmayacağız. Bu süreçlerden çok şey öğrendik. Uçak yapısalı hep devam edecek. Yarım milyarlık ihracatımızı 2 milyar dolara çekeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

F-35 programına yönelik gelişmelere ilişkin sorular üzerine Kotil, “F-35 programının parçasıyız. Türkiye’nin siparişi, sayı olarak ikinci sırada bunu herkes değerlendirsin.” yanıtını verdi.

Temel Kotil, Milli Muharip Uçağın birebir ölçülerdeki modelinin (mockup) ilk kez bu yıl ki Paris Air Show’da sergileneceğini bildirdi.

Yüksek faydalı yük taşıma kapasitesine sahip insansız hava aracı Aksungur’u kendi kaynaklarıyla yaptıklarını anlatan Kotil, “Aksungur 18 ayda ilk uçuşunu yaptı. Bu sene içinde kuvvetlere teslim edeceğiz. Yıl sonunda yani yaklaşık 2 yıl içinde teslimatı gerçekleştireceğiz.” dedi.

Atak-2 helikopterinin için 3 bin beygirlik motorlarla toplam 6 bin beygirlik motor gücüne sahip olacağına işaret eden Kotil, ihtiyaç duyulan motorun yerli olacağını, ancak henüz projesinin başlamadığını kaydetti. 

Zeytin Dalı harekat bölgesinde bir asker şehit oldu

0

Milli Savunma Bakanlığından (MSB), yapılan açıklamada, bugün Zeytin Dalı harekat bölgesinde, YPG/PKK’lı teröristlerin Tel Rıfat bölgesinden açtıkları ateş sonucunda bir askerin şehit olduğu, bir askerin ise hafif yaralandığı aktarıldı.

Açıklamada, “Olay sonrası teröristlere ait belirlenen hedefler meşru müdafaa hakkı kapsamında bölgedeki ateş destek vasıtalarımız ile derhal ateş altına alınmıştır. Bizleri derin bir acı ve üzüntüye boğan bu olayda hayatını kaybeden aziz şehidimize Allah’tan rahmet, kederli ailesine, Türk Silahlı Kuvvetleri ile yüce Türk milletine başsağlığı ve sabır, yaralanan kahraman silah arkadaşımıza acil şifalar dileriz.” ifadesine yer verildi.

Akıncı:Haklılığımızın verdiği bir güçlülükle yolumuza devam edeceğiz

0

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıs sorununda hem masada hem sahada haklı ve tutarlı tavırlarını sürdürmeye devam edeceklerini ifade ederek, “Haklılığımızın verdiği bir güçlülükle yolumuza devam edeceğiz. Hem sahada, hem masada güçlü olmaya devam edeceğiz. Sahada güçlü oldukça, masa da daha güçlü olacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, Girne’de Küresel Gazeteciler Konseyi Medya Buluşması’nın açılışında yaptığı konuşmada, ilk toplantının KKTC’de düzenlediğini ve oturum başlıkları olarak, “Kıbrıs sorunu” ve “turizm” konularının seçildiğini belirterek, iki başlığın seçilmesinin anlamlı olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, “Kıbrıs sorununu konuşamaya devam ediyoruz, edeceğiz. Çünkü sorun oldukça çözüm arayışı da sürecek, bu kaçınılmaz bir şey. İkinci başlık da bize şunu söylüyor; hayat da devam ediyor, hayat durmuyor. Kıbrıs sorunu var diye Kıbrıs Türk halkı gelişme, kalkınma mücadelesinden vazgeçecek değildir. Kıbrıs Türk halkı her şeyi ama her şeyi bir çözüm sonrasına erteme lüksüne sahip değil” dedi.

Kıbrıs’ta bir çözme ulaşılsa, her iki tarafta da turizmde çok ciddi gelişmeler yaşanacağının bir gerçek olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Akıncı, şöyle konuştu:

“Şu da bir başka gerçek; eğer biz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak ekonomimiz ve demokrasimizle, çağdaş kurumsal yapımızla, turizmde, eğitimde ve diğer alanlarda gelişmişliğimizi ne kadar ilerletebilirsek, Kıbrıs’ta çözümün koşulları o kadar daha yakın hale gelebilir. Bir yandan biz Kıbrıs sorunu var olduğu sürece çözüm uğraşlarını sürdürmeliyiz ama öte yandan da bir an bile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin daha iyiye, daha güzele gitme uğraşısını ihmal etmemeliyiz.”

Cumhurbaşkanı Akıncı, Rum liderliğinin son dönemlerde bir kavram kargaşası yaratma çabası içinde olduğunu, karşılarında, farklı ortamlarda farklı kişilere farklı söylemlerde bulunan bir lider olduğunu söyledi.

Rum liderliğinin, iki devletli çözümden bahsettiğini, yeri geldiğinde konfederasyon dediğini, sonra Kıbrıs’a döndüğünde “gevşek federasyon” dediğini, ancak Rum liderin kendisi ile buluştuğunda “hayır gevşek federasyonu kastetmedim, o aslında desantralize federasyon demekti” dediğini aktaran Cumhurbaşkanı Akıncı, Kıbrıslı Tüklerin Denktaş döneminden beri kanatları daha güçlü olan, merkezdeki yetkileri daha az olan desantralize federasyonu konuşmak istediklerin anımsatarak, “hangi merkezi yetkileri kurucu devletlere aktaralım” sorusunu sorduklarında bunun hep cevapsız kaldığını kaydetti. Cumhurbaşkanı Akıncı, “Yani desantralize dediler ama onun da altını doldurmadılar” dedi.

Başkanlık sisteminde uzlaşıma varken, Rum tarafının aniden, parlamenter sistemi ortaya atarak, dönüşümlü başkanlık yerine dönüşümlü başbakanlık olsun demeye başladığına işaret eden Cumhurbaşkanı Akıncı, şöyle devam etti:

“Burada dikkatinizi çekmek istediğimi şudur; her zaman için bir Kıbrıslı Rum Cumhurbaşkanı olmak kaydıyla dönüşümlü başbakanlık teklifi yapılmaya başlandı. Aslında bunlar, vaktiyle konuşulmuş ve tüketilmiş önerilerdir, yeni bir unsur içermiyor. Şuna dikkatinizi çekmek istiyorum, maalesef Rum tarafı, hangi model olursa olsun siyasi eşitlik ve kararlara etkin katılımımız konusunda retçi bir tutum ve inkar içerisinde olmaya devam ediyor, hatta daha önce kabul ettiklerini bile inkar eder bir noktaya geldiler.”

“HAYATİ ÇIKARLARIMIZ GÖRMEZDEN GELİNİYOR”

Cumhurbaşkanı Akıncı, Rum liderliğinin enerji konuları bile Kıbrıslı Türkler için hayati bir konu olarak görmediğine işaret ederek, “Rum lidere baktığınız zaman, ‘Ben bunu inkar etmiyorum ama bunu sınırlamak istiyorum’ diyor, ‘Nereye sınırlamak istiyorsunuz?’ diye sorguladığımızda ‘Bir olumlu oy hakkı Kıbrıslı Türkler için hayati konularla sınırla olsun’ diyor. ‘Hayati konular nedir?’ diye baktığımızda maalesef enerji konularını bile bizim hayati konumuz olarak görmediğini ortaya koyuyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, Rum lider ile 26 Şubat’ta yaptığı görüşmeyi anımsatarak, “Ne enerji politikalarının ne de merkezi federal bütçenin Kıbrıslı Türkler için hayati önemde olduğunu görmezden geliyor ve bu konulardaki Kıbrıs Türk tarafının etkin katılımını kabul etmek istemiyor” diye konuştu.

Uluslararası toplumun bu konulardaki yanlış konumunun Kıbrıs’ta çözüme yardımcı olmadığının altını çizen Cumhurbaşkanı Akıncı, 2002-2004 yıllarındaki Avrupa Birliği (AB) sürecinde, Rumların tek başına AB üyesi olmasına neden olan yanlış ve hatalı politikaların bugün doğal gaz alanında tekrarladığını söyledi.

Uluslararası toplumun yanlış yapmaya devam ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Akıncı, şöyle konuştu:

“Rumlar’a, ‘Bu sizin hakkınızdır bu kazılara devam edebilirsiniz, araştırmalarınıza devam edebilirsiniz’ deyip arka sıvazlayıcı tavırlar sürdükçe, ne yazık ki ne Kıbrıs’ta ne Doğu Akdeniz’de istikrara ve barışa yardımcı olunmamaktadır. BM olsun, AB olsun veyahut da tek tek büyük devletler olsun bu konuda büyük yanlış içerisindedirler. ‘Kıbrıslı Türkler’in de hakkı var’ deyip işi geçiştirmeye çalışıyorlar ama bu hak, ta işin başından, planlama aşamasından sonuçlandırma aşamasına kadar birlikte kotarılması gereken bir süreçtir. Yoksa, ‘Rumların hakkıdır bunu yapacak, kazacak, bulacak, ileride çözüm olursa eğer bir gün o zaman Kıbrıslı Türkler de hakkını alır’ deyip, topu bilinmez bir geleceğe atmak yanlışların en büyüğüdür ve uluslararası toplum bu yanlışı ne yazık ki yapmaya devam ediyor.”

En başından akıl, mantık, istikrar ve barış yolunu önerdiklerini, paylaşımı ve birlikte hareketi öngördüklerini anlatan Cumhurbaşkanı Akıncı, “Bu adada eğer makul bir çözüm olursa sadece iki toplumun değil Türk ve Yunan uluslarının da bundan yarar göreceğini gördük, söyledik, göstermeye çalıştık. Doğu Akdeniz’de akılcı bir yöntemle en mantıklı yol olan Türkiye güzergâhını da dikkate alarak doğal gaz konusunda iş birliği yapmanın en akılcı yol olduğunun hep altını çizdik. Türkiye’yi ve Kıbrıs Türklerini denklem dışına itmek bu bölgede ne istikrara ne barışa, ne mantıklı çözümler katkı sağlamaz” dedi.

“ULUSLARARASI TOPLUM YANLIŞ YERDE DURMAKTAN VAZGEÇSİN”

Cumhurbaşkanı Akıncı, East-Med boru hattı projesinin, İsrail, Yunanistan, Güney Kıbrıs, İtalya güzergahında yapılması ve çok daha derin sulardan, Ege’den geçmesi öngörülen, Türkiye güzergahına kıyasla çok daha uzun mesafe ve çok daha pahalı bir güzergah olduğunu belirterek, Rum tarafının bunu daha ileriye taşımak için çabalarını sürdürdüğünü kaydetti.

Doğu Akdeniz’in bir barış, istikrar ve işbirliği havzasına dönüşebileceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Akıncı, “Bu konuda yeter ki uluslararası toplum da yanlış yerde durmaktan vazgeçsin” dedi.

“Masada da sahada da haklı ve tutarlı tavrımızı kararlı bir şekilde sürdürmeliyiz” diyerek, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki sismik araştırmaları ve kazı çalışmalarına değinen Cumhurbaşkanı Akıncı, masada ve sahada güçlü olaya devam edeceklerini ifade ederek, şöyle konuştu:

“Sahada da haklarımızı korumanın yolarını elbette bulacağız. Bu faaliyetlerden dolayı rahatsızlık duyanlar var. Onlara söylediğimiz şudur; Rum tarafı bu girişimleri yaptığında neredeydiniz, onlara ne diyorsunuz, ne dediniz veya ne diyeceksiniz? Onlara bir şey yok. Onlara bir şey yoksa, bizim yaptığımız aksiyona karşı reaksiyondur, Rumların tavrını dengeleme siyasetidir, başka bir şey değildir. Yaptığımız, haklarımızı koruma siyasetidir ve bunun da başka bir yolu yoktur. Eğer siz araştıracaksanız, biz de araştıracağız. Eğer siz kazacaksanız biz de kazacağız. Kıbrıs Türkleri olarak bu konuda Türkiye ile işbirliği içindeyiz, Türkiye’nin iki sondaj gemisi var, bunlar yeri ve zamanı geldikçe buralarda bu görevi ifa edecekler, etmeye de başladılar zaten. Dolayısıyla haklılığımızın verdiği bir güçlülükle yolumuza devem edeceğiz. Hem sahada, hem masada güçlü olmaya devam edeceğiz. Sahada güçlü oldukça masa da daha güçlü olacağız.”

Küresel Gazeteciler Konseyi Medya Buluşması’na Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavşoğlu da katılarak bir konuşma yaptı. Küresel Gazeteciler Konseyi Medya Buluşması için KKTC’ye gelen konuk gazeteciler Cumhurbaşkanı Akıncı’ya konuşmasının ardından yöresel armağanlar takdim etti.

(BRT/CB)

Ekonomik güven endeksi arttı

0

Ekonomik güven endeksi nisanda geçen aya kıyasla yüzde 3,4 artışla 81,9’dan 84,7’ye yükseldi.

Türkiye İstatistik Kurumu, mart ayına ilişkin ekonomik güven endeksini açıkladı.

Buna göre, ekonomik güven endeksi, bu ay geçen aya göre yüzde 3,4 artarak 85,7’ye çıktı. Endeksteki yükseliş, tüketici, reel kesim (imalat sanayisi), hizmet ve inşaat sektörü güven endekslerindeki artışlardan kaynaklandı.

Nisan ayında tüketici güven endeksi 63,5 değerine, reel kesim güven endeksi 100 değerine ve hizmet sektörü güven endeksi 83,1 değerine yükseldi. Nisan ayında perakende ticaret sektörü güven endeksi 90,6 değerine, inşaat sektörü güven endeksi ise 53,9 değerine geriledi.

Bakan Varank: Dijitalleşme çağrısına 1742 proje için başvuru geldi

0

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, 4 Mart’ta KOBİ-GEL Programı kapsamında imalat sanayiinde dijitalleşme çağrısına çıktıklarını hatırlattı.

Çağrıyı 2 Mayıs’ta kapattıklarını ifade eden Varank, “1742 proje başvurusuyla aslında beklentilerimizin üzerinde bir başvuruyla karşılaştık.” dedi.

Başvuruların yüzde 13’ünün akıllı dijital teknolojileri geliştiren KOBİ’lere, yüzde 87’sinin ise bu teknolojileri kullanmak isteyen KOBİ’lere ait olduğunu belirten Varank, “Bu sonuç bizim için anlamlı çünkü yüzde 13’lük başvuru ‘teknoloji geliştirme’ konusunda olduğu için aslında teknoloji geliştirici KOBİ’lere daha fazla odaklanmamız gerektiği sonucunu buradan anlamış oluyoruz.” diye konuştu.

Kuzey Makedonya yarın ikinci tur için sandık başına gidecek

0

Kuzey Makedonya’da 21 Nisan’da yapılan seçimlerin ilk turunda en fazla oyu alan Stevo Pendarovski ve Gordana Silyanovska Davkova ülkenin beşinci cumhurbaşkanı olmak için yarışacak.

Kuzey Makedonya’nın, eski adıyla Makedonya olarak 8 Eylül 1991’de eski Yugoslavya’dan ayrılıp bağımsızlığını ilan etmesinden bu yana altıncı kez düzenlenen cumhurbaşkanlığı seçiminde, beş yıllığına görev yapacak yeni cumhurbaşkanı seçilecek.

İkinci turda toplam 1 milyon 808 bin 131 kayıtlı seçmenin oy hakkı bulunuyor. Oy kullanma işlemi yarın sabah yerel saatle 07.00’de başlayacak, saat 19.00’da sona erecek.

Seçimin 21 Nisan’daki ilk turunda resmi sonuçlara göre Makedonya Sosyal Demokratlar Birliği (SDSM) öncülüğündeki mevcut hükümet koalisyonu tarafından desteklenen Stevo Pendarovski oyların yüzde 42,81’ini, ana muhalefettek i İç Makedon Devrimci Örgütü-Makedonya Ulusal Demokratik Birliği (VMRO-DPMNE) öncülüğünde oluşturulan ittifakın desteklediği Gordana Silyanovska Davkova da yüzde 42,25’ini almıştı.

Arnavut siyasi partilerinden Arnavutlar İçin İttifak ve BESA Hareketi tarafından desteklenen Arnavut kökenli aday Blerim Reka’nın oy oranı ise yüzde 10,60’da kalmıştı.

İkinci turun geçerli olması için katılımın yüzde 40 olması gerekiyor

Anayasaya göre, ikinci turun geçerli sayılması için katılımın en az yüzde 40 olması gerekiyor. Seçimin ilk turuna katılım yüzde 41,67 olarak gerçekleşmişti.

Yeterli katılım oranına ulaşılamaması durumunda ise 40 gün içerisinde yeniden seçim takviminin ilan edilmesi gerekiyor.

Öte yandan, seçim sonuçlarının geçerlilik kazanması için gerekli olan yüzde 40’lık katılım barajının bir sonraki seçimler için düşürülmesi amacıyla anayasa değişikliği veya mecliste cumhurbaşkanını seçme gibi seçeneklerin de değerlendirilebileceği belirtiliyor.

Böyle bir durumda yeni cumhurbaşkanının seçilmesine kadar görevi meclis başkanının yürüteceği belirtiliyor.

Mevcut cumhurbaşkanı Gyorge İvanov’un görevi 12 Mayıs’ta sona erecek.

Bu yılın ikinci Enflasyon Raporu yarın açıklanacak

0

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasından yapılan duyuruda, “Enflasyon Raporu 2019-II”nin 30 Nisan’da yayımlanacağı belirtilerek, raporun tanıtımı amacıyla söz konusu tarihte İstanbul’da bir bilgilendirme toplantısı düzenleneceği bildirildi. 

Duyuruda, toplantının saat 10.30’da Marriott Şişli Otel’inde gerçekleştirileceği, TCMB Başkanı Murat Çetinkaya’nın da toplantıda bir sunum yapacağı kaydedildi.

Enflasyon Raporu 2019-II Bilgilendirme Toplantısı, bankanın genel ağ sitesinden de canlı yayımlanacak.

Havacılıkta hedef 450 milyon yolcu

0

İGA, THY ve Boğaziçi Üniversiteliler Derneği iş birliğiyle üniversitenin Albert Long Hall Salonu’nda “İstanbul Havalimanı Ekonomisi: Gelecek ve Fırsatlar Paneli” düzenlendi.

Etkinliğin açılışında konuşan Turhan, İstanbul Havalimanı’nın, Türkiye’nin gelecek dönem büyüme hikayesinin itici güçlerinden biri, hatta en önemli sembolü olma potansiyelini taşıdığını söyledi.

Birçok bilimsel çalışma ve raporun bunu gözler önüne serdiğini dile getiren Turhan, dünyada hava ulaşımının öneminin, diğer ulaşım modlarına göre her geçen gün arttığını, yolcu ve kargo taşımacılığının hızla büyüdüğünü belirtti.

“Tarifeli yolcu sayısı 2018’de 4,3 milyara ulaştı”

Turhan, dünyada 38 milyona ulaşan uçak seferlerindeki tarifeli yolcu sayısının 2018’de yüzde 6 artarak 4,3 milyara ulaştığını kaydederek, küresel ticaretin yüzde 35’inin ve e-ticaretin yüzde yüzde 90’ının havayolu ile sağlandığı bilgisini verdi.

Havacılık faaliyetlerinin bugün dünyada, sadece ulusal ve bölgesel değil, küresel gelişmenin, kalkınmanın en önemli unsurlarından biri haline geldiğini aktaran Turhan, Türkiye’nin kilit konumundaki coğrafi lokasyonuyla 1,5 milyar insanın yaşadığı, 35 milyar dolar GSMH ve 7 milyar dolar ticaret hacmine sahip ülkelere 4 saat uçuş mesafesinde olduğunu vurguladı.

“Yaptığımız havacılık yatırımı 56 milyar TL’yi buldu”

Turhan, bu kapsamda son 16 yılda havacılığa ciddi önem verildiğini belirterek, şöyle devam etti:

“Tüm bunları dikkate alarak 2003’ten beri yürüttüğümüz hava ulaşım politikaları ve faaliyetleriyle, dünyada en hızlı gelişim gösteren ülkelerden biri haline geldik. Bugün ülkemiz, özellikle de İstanbul, dünyanın en büyük küresel transit merkezlerinden biri haline gelmiştir. Bu nedenle bugüne kadar yaptığımız havacılık yatırımı 56 milyar TL’yi buldu.”

“Türk havacılığında hedef 450 milyon yolcu kapasitesi”

Turhan, İstanbul Havalimanı’nın sahip olduğu ekonomik potansiyellerle kendi kendisini yaptırdığını ve yatırım maliyetini karşılayacağını belirterek, “Her yıl 882 milyon avro devlete kira ödeyecek. Böyle potansiyeli olan bir havalimanımız.” diye konuştu.

Türk havacılık sektörünün dünya ortalamasının üç katı büyüdüğünü, 34 milyon olan yolcu sayısının son 15 yılda 210 milyona ulaştığını kaydederek, “Hedefimiz 450 milyona ulaşmak.” ifadesini kullandı.

Yolcu sayısında Avrupa’da 4’üncü, dünyada 10’uncu sıraya yükseldiklerini dile getiren Turhan, taşınan yük miktarının 4 milyon tona yaklaştığını, bu rakamın 15 yıl önce 964 bin ton olduğunu aktardı.

Turhan, dün Tunus ile Türkiye arasında Dünya Posta Birliği’nin (UPU) Ecom@Afrika Projesi kapsamında “E-Ticaret İş Birliği Anlaşması” imzalandığını anımsatarak, “İstanbul’da e-ticaretin merkezini kurmak amacıyla bu anlaşmayı imzaladık. Arkasından Kenya, Fildişi Cumhuriyeti, Güney Afrika, Somali geliyor ve diğer Afrika ülkeleri de sıraya girdi. ‘Biz de e-ticaretle ürünlerimizi dünyaya pazarlamak istiyoruz’.” dedi.

Bu ülkelerin e-ticaretin yeni merkezi olabilecek İstanbul Havalimanı’ndan yer istediğini kaydederek, PTT vasıtasıyla bu ticaretin yapılabileceğini, PTT’nin Amazon ve Alibaba gibi global bir şirket olma yolunda bu sayede ilerleyeceğini anlatan Turhan, “İstanbul Havalimanı kargo ve e-ticaretin merkez üssü olacak.” diye konuştu.

“Havacılık sektörünün cirosu 110 milyar liraya çıktı”

Turhan, havacılık sektörünün cirosunun 11 kat artırarak 110 milyar liraya çıktığını kaydederek, daha yapacakları çok işlerinin olduğunu, gelecek 20 yılda dünya genelinde hava trafiğinin iki katın üzerinde, hizmet verilen yolcu sayısının ise yıllık ortalama yüzde 4,4 artmasının beklendiğini paylaştı.

Bu pazardan daha fazla pay alabilmek adına, orta ve uzun vadedeki hedeflerini gerçekleştirmek için tüm güçleriyle çalıştıklarını  anlatan Turhan, İstanbul Havalimanı’nın bunun en somut adımı olduğunu belirtti.

Turhan, Türkiye’nin dünyaya açılan yeni kapısı olan İstanbul Havalimanı’nın, İstanbul’un küresel anlamda finans merkezi olmasına da büyük katkı sağlayacağını ifade etti.

İstanbul Havalimanı’nın 10 milyar 247 milyon avroluk yatırım bedeli olduğunu belirterek, “Yatırımcı tarafından ödenecek kira bedeli 22 milyar 152 milyon avro artı KDV. Toplamda projenin bedeli 32 milyar 399 milyon avro gibi dev bir ekonomik güce denk geldiğini görüyoruz.” ifadelerini kullandı.

“THY’nin dış hatta hedef 360 noktaya ulaşmak”

Turhan, havacılıkta Türkiye’nin gurur markası THY’nin şu anda havacılık alanında dünyada bilinirlikte ikinci sırada olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bugün 332 uçaklık filosuyla; 51’i yurt içi, 258’si uluslararası olmak üzere dünyanın 124 ülkesinde 309 noktaya uçuş gerçekleştiriyor. Buna her geçen gün yeni noktalar ekleniyor ve bu kapsamda dış hat uçuş noktamızı 360’a çıkarmayı planlıyoruz. Havacılığa dair bu tür büyük hedeflerimiz için İstanbul Havalimanı bizlere çok sağlam bir zemin hazırlamıştır. Çünkü İstanbul Havalimanının yolcu ve uçak trafiğini karşılama anlamında kapasite sorunu yoktur. Ayrıca dünyanın her yönüne hizmet edecek noktada bulunuyoruz; havayolu şirketleri için çok cazip bir durum bu. İstanbul Havalimanı 350’nin üzerinde destinasyona uçuş imkanı sağlamaktadır.”

Turhan, İstanbul Havalimanı’nın, gelişmekte olan bölgelerin kalkınmasına da büyük katkı sunacağını belirterek, havalimanının, tek başına değerlendirilmemesi gerektiğini, Kuzey Marmara Otoyolu, Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kanal İstanbul gibi mega projelerle bütünleşik bir yapı olduğunu sözlerine ekledi.

Bakan Turhan’a konuşması sonrası günün anısına Boğaziçi Üniversiteliler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Fehim Paluluoğlu, tarafından tablo takdim edildi.

TC Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu KKTC’ye geliyor

0

Türkiye Cumhuriyeti (TC) Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Girne’de düzenlenecek Küresel Gazeteciler Konseyi (KGK) Medya Buluşmasının açılış oturumuna katılmak üzere bu akşamüzeri KKTC’ye geliyor. Çavuşoğlu, devlet ve hükümet yetkilileriyle de görüşecek.

Enformasyon Dairesi’nden verilen bilgiye göre, konuk bakan onuruna bu akşam yemek verilecek. Başbakan Tufan Erhürman’ın ev sahipliğinde verilecek bu akşamki yemeğe Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay da katılacak.

Çavuşoğlu, yarın Acapulco Hotel’de gerçekleştirilecek Küresel Gazeteciler Konseyi Medya Buluşmasının açılış oturumuna katılacak. Oturum, 09.30-10.45 saatleri arasında olacak.

Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile de görüşecek. Akıncı, Çavuşoğlu’nu saat 16.30’da Cumhurbaşkanlığı’nda kabul edecek.

(BRT/TAK)