Ana Sayfa Blog Sayfa 8807

”Mega kentlerin Fotoğrafçısı” Michael Wolf hayatını kaybetti

0

Mega kentleri, dev gökdelenleri ve toplu konutları fotoğraflayan Alman fotoğrafçı Michael Wolf, Hong Kong’da yaşamını yitirdi.

Wolf’un (64) fotoğraflarını sergileyen Blue Lotus Galerisi’nin Direktörü Sarah Greene, ünlü fotoğrafçının dün gece Hong Kong’daki evinde hayata veda ettiğini açıkladı.

Tokyo, Paris ve Chicago’da çalışan Wolf’un eserlerinde 1994’te yerleştiği Hong Kong’un önemli yeri olduğunu belirten Green, “Hong Kong onun ilham perisiydi. ‘Yoğunluğun Mimarisi’ eserinde optik bir uzaklaştırmayla baktığı arı kovanı görünümüyle, yakın plana aldığı kentin kılcal damarları gibi olan arka sokaklarıyla daima ona ilham kaynağı oldu.” dedi.

Wolf’un ölüm sebebine ilişkin bilgi vermeyen Green, “O dünyayı kimsenin görmediği gibi gören hassas bir gözlemciydi.” ifadesini kullandı.

Wolf, 1954’te Almanya’nın Münih kentinde doğdu. ABD ve Kanada’da büyüyen Wolf, fotoğrafçılık öğrenimi almak üzere Almanya’ya döndü. Sanatçı yaşamının büyük bölümünü Asya’da geçirdi.

(BRT/TAK)

Libya’da UMH’nin Trablus Havalimanı çevresini bombaladığı iddia edildi

0

Hafter’e bağlı güçlerin sözcüsü Ahmed el-Mismari, Bingazi’de düzenlediği basın toplantısında UMH’ye bağlı uçakların başkentte Trablus Uluslararası Havalimanı ve Ulusal Hava Üssü çevresine 6 hava saldırısı düzenlendiğini, saldırılarda ağır bombalar kullanıldığını ancak hedefleri vurmada başarılı olamadıklarını belirtti.

Mismari, UMH uçaklarının Trablus Uluslararası Havalimanı’nın yakınındaki bölgede bir binayı hedef aldığını, bazı sivillerin yaralandığını ifade etti.

Öte yandan doğu bölgesindeki bir limana Fransız gemisinin demir attığına dair yerel medyada yer alan iddiaları ise yalanlayan Mismari, demir atan geminin Libya bandıralı olduğunu belirtti.

Libya’nın doğusundaki askeri güçlerin lideri General Hafter, başkent Trablus’u ele geçirmek için 4 Nisan’da saldırı emri vermiş, bunun üzerine UMH birlikleri de “Burkan el-Gadab” operasyonunu başlatmıştı.

Meşruiyet krizinin 2011 yılından bu yana sürdüğü Libya’da uluslararası tanınırlığa sahip UMH birlikleri ile Hafter’e bağlı güçler arasındaki çatışmalar üç haftadır sürüyor.

Sudan’daki gösterilerde 4 ayda 53 kişi hayatını kaybetti

0

Sudan Sağlık Bakanlığı yetkilisi Babekir Muhammed Ali, 19 Aralık 2018’den bu yana başkent Hartum ve diğer eyaletlerde düzenlenen gösterilerde 53 kişinin öldüğünü, 734 kişinin yaralandığını açıkladı.

Muhalif Sudan Merkezi Doktorlar Komitesi’nden daha önce yapılan açıklamada, başkentteki gösterilerde askerlerden de ölenler olduğu kaydedilmişti.

İnsan Hakları İzleme Örgütünün 18 Nisan’da Sudanlı gözlemcilere dayandırdığı raporunda, protesto gösterilerinde 100’ün üzerinde eylemcinin hayatını kaybettiği bildirilmişti.

Sudan’da neler oldu?

Sudan’da 19 Aralık’ta ekonomik kriz sebebiyle başlayan gösteriler, hızla başkent Hartum ve ülke genelinde rejim karşıtlığına dönüştü.

Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir’in görevi bırakması talebiyle düzenlenen gösterilerin en büyüğü, 6 Nisan’da başkent Hartum’da ordunun ana karargahı çevresinde yapıldı.

Gösteri, aynı zamanda ülkede 1985’te kansız bir darbeyle görevden alınan Cumhurbaşkanı Cafer Muhammed en-Numeyri’nin devrilişinin yıl dönümüne denk geldi. Göstericiler, orduya ülkedeki krize müdahale etmesi çağrısında bulundu. Protestolar sonraki günlerde de devam etti.

Savunma Bakanı Avad bin Avf, 11 Nisan’da ordunun yönetime el koyduğunu, 2 yıllık geçiş döneminin başladığını ve Ömer el-Beşir’in tutuklandığını duyurdu.

Bin Avf, Sudan’da Askeri Geçiş Konseyi Başkanı sıfatıyla yemin etmesinin üzerinden 24 saat geçmeden görevini bıraktığını ve yerine Abdulfettah el-Burhan’ı seçtiğini açıkladı.

Askeri konsey, muhalif gruplarla diyaloğa her zaman hazır olduğunu açıklarken, muhaliflerle asker arasında geçiş sürecindeki yönetim şekli ve isimler konusundaki anlaşmazlık sürüyor.

Muhalefetin çatı oluşumu Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri ile gösterilerin organizatörü SPA, yönetimin sivillere devri, eski rejimin sembol isimleri ve istihbarat teşkilatı başta olmak üzere tüm kurumların tasfiyesi gibi talepler karşılanana dek ülke genelindeki gösterileri sürdüreceklerini belirtiyor.

Lübnan’da Türk bayrağının yakılması protesto edildi

0

Lübnan Türk Cemiyeti ve Trablus Türkmenler Cemiyetinin çağrısı üzerine Trablusşam kentindeki Osmanlı eseri Hamidiye Saat Kulesi yanında toplanan bir grup Lübnanlı, Türk bayrakları taşıyarak 24 Nisan’da Ermeni gruplar tarafından Beyrut’ta yapılan eylemi protesto etti.

Lübnan Türk Cemiyeti Başkanı Halid Tedmuri, Trablusşam belediye meclisi üyelerinin de aralarında bulunduğu göstericiler adına burada yaptığı konuşmada, Ermeni grupların Türk bayrağına yönelik saygısızlığını kınamak ve seslerini yetkililere duyurmak için toplandıklarını söyledi.

Türkiye ile Lübnan arasındaki tarihi ilişkilere ve iki ülkenin halkları arasındaki güçlü bağlara dikkati çeken Tedmuri, bu ruha uymayan hadiselerin yaşanmasına müsade edilmemesi gerektiğini belirtti.

Tedmuri, Türkiye’nin Lübnanlılara kapılarını sonuna kadar açtığını ve Lübnan’ı destekleme konusunda hiçbir zaman geri durmadığını ifade etti. Tedmuri, Lübnan’ın farklı bölgelerinde Türkmen ve Mardin asıllı on binlerce vatandaşın yanı sıra Türkiye’yi çok seven büyük kesimler bulunduğunu dile getirdi.

“Lübnan hükümeti kınamalı”

Lübnan hükümetinin de bu olayı resmi bir dille kınamasını istediklerini söyleyen Tedmuri, “Türk bayrağındaki kırmızı renk, şehit düşen tüm Müslümanların kanını ve üzerindeki ay yıldız da Müslümanların özgürlüklerini temsil ediyor. Dolayısıyla bu bayrağa yönelik her türlü saygısızlığı kınıyoruz.” dedi.

Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta bir grup Ermeni 24 Nisan’da düzenledikleri gösteriler sırasında Türk bayrağı yakmıştı. Bunun üzerine Türkiye’nin Beyrut Büyükelçiliği ve ülkedeki Türkmen toplumu, Beyrut’taki Mardinlileri temsil eden dernekler ile bazı siyasi yetkililer peş peşe kınama açıklamaları yapmıştı.

İsveçli bakandan kahraman ilan edilen Türk taksiciye tebrik

0

Başkent Stockholm’de bir radyo programında taksici Ömer Temel ile buluşan Ygeman, Ömer’in İsveç toplumuna iyi bir örnek olduğunu söyledi.

Haberi duyduğunda çok memnun olduğunu aktaran Ygeman, “Ömer Temel gibiler sayesinde daha güçlü ve daha sıcak bir toplum inşa ederiz. Kendisine bu duyarlı davranışından dolayı teşekkür ediyorum.” dedi.

Türkiye’nin Stockholm Büyükelçisi Hakkı Emre Yunt tarafından da kabul edilen Ömer Temel, ufak bir iyiliğin bu kadar ses getireceğini tahmin etmediğini belirtti.

Toplumun geldiği nokta itibarıyla küçük bir iyiliğe bile oldukça aç görüntü verdiğini ifade eden Temel, “Demek ki İslamiyet’in bize ve Türk toplumuna öğrettiği kazanımları ufak da olsa uygularsak gönlünü feth edemeyeceğimiz kişi kalmaz” diye konuştu.

Büyükelçi Yunt da Ömer Temel ile gurur duyduklarını belirterek, Temel’in İsveç’teki Türklerin gururu olduğunu söyledi.

Temel’in hareketinin İsveç’te Türklere bakışı değiştirdiğini vurgulayan Yunt, “Türk insanın yardımsever olduğunu gösterdi. Kendisini Türk milleti adına tebrik ediyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

İsveç vatandaşlığı da bulunan Ömer Temel, geçen hafta, yurt dışına çıkmak üzereyken cüzdanını ve banka kartlarını evde unutan İsveçli müşterisine kredi kartını vermiş, ülkenin en büyük gazetesi Dagens Nyheter olayı manşetten duyurmuştu. Temel, sosyal medyada kahraman ilan edilmişti.

İsrail güçlerinin yaraladığı Filistinli genç şehit oldu

0

Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Nablus kentinin güneyindeki Zatara (Tapuah) kontrol noktasında, 20 Nisan’da İsrail güçlerince vurulan 20 yaşındaki Ömer Avni Yunus adlı Filistinli genç yaşamını yitirdi.

Açıklamada, Yunus’un vurulduktan sonra ağır yaralı olarak Tel Aviv yakınlarındaki bir hastaneye kaldırıldığı, bugün akşam saatlerinde de burada şehit olduğu belirtildi.

Ömer Avni Yunus, geçen hafta cumartesi günü, Zatara kontrol noktasında bıçaklı saldırı girişiminde bulunduğu iddiasıyla İsrail güçlerince gerçek mermiyle vurulmuş, ağır yaralanan Filistinli genç İsrail askerleri tarafından hastaneye kaldırılmıştı.

İsrail güçleri, “bıçaklı saldırı girişimi” veya “araçla ezme girişimi” iddiasıyla Filistinlilere yönelik ihlallerini sürdürürken, insan hakları örgütleri ise İsrail’i Filistinlilere karşı yargısız infaz yapmakla suçluyor.

Sri Lanka’daki terör saldırılarının kurbanları Malezya’da anıldı

0

Malezya’nın başkenti Kuala Lumpur’daki Bağımsızlık Meydanında bulunan St. Mary Katedrali’nin bahçesinde toplanan farklı inançlara mensup yaklaşık 100 kişi, ellerinde sarı karanfiller ve terörü lanetleyen pankartlarla Sri Lanka saldırılarını kınadı.

Daha sonra ellerindeki mumları yakan kalabalık, terör saldırılarında hayatını kaybedenler için dualar etti.

Din İşlerinden Sorumlu Bakan Mücahit Yusuf, burada yaptığı konuşmada, etkinliği düzenleyen Hristiyan cemaatine teşekkür etti ve “Malezyalılar saldırının kurbanları ve aileleriyle dayanışma içinde olmalıdır. Bu etkinlikle şiddetin her türlüsünü reddettiğimizi gösteriyor ve barış mesajı veriyoruz.” dedi.

Terör saldırılarında 253 kişi yaşamını yitirmişti

Sri Lanka’da geçen pazar, Hristiyanlar için kutsal Paskalya ayini sırasında Kochchikade’deki St. Anthony’s, Katana’daki St. Sebastian ve Batticaloa’daki Meryem Ana kiliseleri ile başkent Kolombo’daki beş yıldızlı Shangri-La, Cinnamon Grand ve Kingsbury otellerine bombalı saldırılar düzenlenmişti. Bu saldırıların ardından başkent Kolombo’nun banliyöleri Dehiwala’daki konukevi yakınında ve Dematogoda’da üst geçit yakınında patlamalar olmuştu.

Sri Lanka makamları, saldırılarda 253 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.

Hükümet, Paskalya gününde yaşanan saldırılardan Ulusal Tevhid Cemaati adlı yerel terör örgütünü sorumlu tutmuştu. Sağlık Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Rajitha Senaratne, örgütün saldırıları uluslararası bir terör şebekesinin desteğiyle gerçekleştirdiğinden şüphelenildiğini ifade etmişti.

Bombalı saldırıları terör örgütü DEAŞ üstlenmişti.

Cumhurbaşkanı Akıncı ve eşi, Şehit Ertuğrul İlkokulu’nda kitap dağıttı

0

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, “Çocukları kendi dünyalarında görüş beyan edebilen, soran, araştıran birer kimlik olarak yetiştirmemiz gerekiyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, eşi Meral Akıncı ile birlikte 23 Nisan İlkokulu’nun ardından Lefkoşa’da Şehit Ertuğrul İlkokulu’nu da ziyaret etti. Akıncı, Cumhurbaşkanlığı’nın, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda çocuklara armağan ettiği “Haklarımı Biliyorum” adlı çocuk kitabını öğrencilere dağıttı.

Cumhurbaşkanlığı’ndan verilen bilgiye göre, kitap, çocukların Çocuk Hakları Sözleşmesi’ndeki haklarını yaşlarına uygun bir dille anlayıp öğrenmelerini amaçlıyor.

Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin ilkokul çocuklarına yönelik metin uyarlamasını Meral Akıncı, resimlemesini de Yağmur Beyhanlı yaptı. Kitap, ülke genelindeki ilkokullarda uygun yaştaki çocuklara ücretsiz dağıtılacak.

Şehit Ertuğrul İlkokulu Müdürü Hasan Eren ve öğretenler tarafından karşılanan Cumhurbaşkanı Akıncı, öğretmenlerle bir araya geldi.

Cumhurbaşkanlığı olarak geleneksel hale getirdikleri çocuk çalıştayları düzenlediklerini, çocukların öğretmenlerinin gözetiminde konuları tartıştığını anlatan Cumhurbaşkanı Akıncı, çocukların düşüncelerinin, geleceği daha iyi şekillendirmek adına büyüklere ışık tuttuğunu kaydetti.

BM’nin 1989 yılında kabul ettiği Uluslararası Çocuk Hakları Sözleşmesi’ni KKTC Cumhuriyet Meclisi’nin 1996 yılında onayladığı bilgisini veren Cumhurbaşkanı Akıncı, çocukların haklarını düzenleyen bildirgeyi Meral Akıncı’nın çocuklar için daha anlaşılır hale getirdiğini Yağmur Beyhanlı’nın da resimlediğini ve çocuklar için çok cazip bir kitap haline geldiğini söyledi.

Mustafa Akıncı, eskiden “su küçüğün söz büyüğün” dendiğini, bunun değişmesi gerektiğini belirterek, şöyle devam etti:

“Çocukları kendi dünyalarında görüş beyan edebilen, soran, araştıran birer kimlik olarak yetiştirmemiz gerekiyor. Öyle inanıyorum ki, okulda sizler hocaları olarak bunu kendilerine vermeye çalışıyorsunuz. Evde ailelerinde bu şekilde davranması halinde ve toplum olarak da bu değer yargısını içselleştirmemiz halinde geleceğimiz gerçekten emin ellerde olacak. Ben buna inanıyorum. Bu 10 bin tane kitap 10 bin tane ışık yakarsa çocuklarımızda ne mutlu bize.”

Cumhurbaşkanı Akıncı, öğrenciler için uğraşlarından dolayı öğretmenlere teşekkür ederek, çalışmalarında başarı diledi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, öğretmenlerle görüşmesinin ardından bir sınıfa girerek, “Haklarımı Biliyorum” kitabını öğrencilere dağıttı.

Sınıftaki öğrenciler, Cumhurbaşkanı Akıncı’ya mesleklerle sorular sordu. Çocuklara, topluma hizmet etmek için illa da seçilmek gerekmediğini, öğretmenlerin de topluma büyük hizmet yaptığını anlatan Cumhurbaşkanı Akıncı, “Her şey olabilirsiniz, müdür, milletvekili, bakan, başbakan, cumhurbaşkanı olabilirsiniz, ama çok çalışırsanız” öğüdünü verdi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, bir çocuğun “Cumhurbaşkanlığı nasıl bir meslek?” sorusuna karşılık, Cumhurbaşkanı’nın görevleri hakkından bilgi vererek, “Cumhurbaşkanlığı bir meslek değil, görevdir” dedi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, okul bahçesinde toplanan çocuklara da uygun yaş guruplarının severek okuyacağı bir kitap hazırladıklarını belirterek, çocukların yoğun ilgisine teşekkür etti ve “Bizler de sizi çok seviyoruz” diye seslendi.

Cumhurbaşkanı Akıncı’ya ilgi gösteren çocuklar, Akıncı’dan imza alarak fotoğraf çektirdi.

(BRT/TAK)

“Az kullan Yaratıcı Ol” etkinliği düzenlendi

0

Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı Lefkoşa İlçesi Okulları izcileri, Lefkoşa Bandabuliya’da “Az kullan Yaratıcı Ol” etkinliği düzenledi.

Saat 09.00’daki etkinliğin açılışı Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın eşi Meral Akıncı tarafından gerçekleştirildi. Meral Akıncı, burada yaptığı konuşmada izcilerin doğayla iç içe ve ahlaki gelişimini tamamlamış bireyler olduğuna dikkat çekti.

Meral Akıncı şöyle konuştu:

“İzcilik, doğa ile iç içe ve onu koruyup geliştirerek çocuk ve gençleri milliyet, örf, din, dil ayırımı yapmaksızın ruhsal, bedensel, zihinsel ve ahlaki açıdan geliştirmeyi amaçlayan bir eğitim programıdır ve üniformalı bir faaliyettir. İzcilik doğayı koruyup geliştirme ve kişilerin kendi imkan ve becerileriyle doğada hayatta kalmalarını sağlamayı amaçlar. İzciliğin felsefesi bedenen ve ruhen doğa ile uyum sağlayan gençlerin sağlıklı, zeki, cesur, vatansever ve insancıl bireyler olarak yetişmesidir. İzcilerin topluma ve dünyaya büyük katkıları vardır.

Endüstrileşmenin artmasıyla doğaya atılan kimyasal maddeler yüzünden doğanın yapısının zarar görmekte ve çevrenin kirlenmekte olduğunu belirten Meral Akıncı, “Doğamızda bazı canlı türleri bu yüzden yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Doğayı sevenler doğayı koruyanlar izcilerin felsefesiyle hareket etmeli ve doğamızı korumalıyız” dedi.

Ülkede yaşanan doğal tahribatlara ve çarpık yapılaşmaya da değinen Meral Akıncı, “Biz insanlar doğayla kavga ederken,doğa bizlere dünyanın dört bir tarafından farklı mesajlar vermeye devam ediyor” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanlığı bünyesinde yürütülen Temiz Düşün projesi kapsamında yapılan çalışmalardan da bahseden Meral Akıncı doğayı koruyup temiz tutmak ve yeşillendirmek için yapılan çalışmaların öneminde dikkat çekti. Meral Akıncı, yakın bir tarihte izcilerle bir araya geleceğini kaydetti. Etkinlik kapsamında izcilerin atık materyaller kullanarak oluşturduğu serginin açılışı da gerçekleşti. (BRT/MAIL)

Yemen, Husilerin döşediği mayınlardan temizleniyor

0

Yemen ordusuna bağlı 5. Askeri Bölge Basın Merkezi’nden yapılan yazılı açıklamada, Hacce kentinde Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyondan uzmanlarla son haftalarda yürütülen çalışmalar sonucu Husilerin çeşitli bölgelerde döşediği 7 bin mayının toplandığı belirtildi.

Öte yandan 5. Askeri Bölge Askeri Mühendislik Şubesi Operasyonları Başkanı Muhammed Redeman da daha önce yapılan çalışmalarla toplanan mayın sayısının 32 bine ulaştığını ifade etti.

Redeman, evlerine ve köylerine dönen vatandaşların güvenliği için Husilerin döşediği mayınların temizlenmesine devam edildiğini aktardı.

Yemen hükümetinin verilerine göre ülkenin çeşitli bölgelerinde yaklaşık 1 milyon mayın bulunuyor.

Yemen’de uzun süredir siyasi istikrarsızlık hakim

Suudi Arabistan sınırındaki Hacce kentinde birçok bölge Husilerin elinde bulunurken hükümet güçleri son zamanlarda bazı bölgelerde kontrolü sağlamıştı.

Uzun süredir siyasi istikrarsızlığın hüküm sürdüğü Yemen’de, Husiler ile hükümete bağlı güçler arasında çatışmalar yaşanıyor. Husiler, Eylül 2014’ten bu yana başkent Sana ve bazı bölgelerin denetimini elinde bulundururken, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri ise Mart 2015’ten bu yana Husilere karşı Yemen hükümetine destek veriyor.