Ana Sayfa Blog Sayfa 8812

Kalıcı Etki Proje Yarışması’nın başvuru süresi uzatıldı

0

Cumhurbaşkanlığı bünyesinde, ülkenin çevre konularındaki eğitim, farkındalık ve altyapı ihtiyaçlarına, birçok kurumun ve uzmanın katılımı ve iş birlikleriyle çözümler aramak amacıyla yürütülen Temiz Düşün Çevre Temizliği ve Çevre Koruma Projesi kapsamında düzenlenen Kalıcı Etki Proje Yarışması’nın 2019 yılı başvuru süresi 24 Mayıs 2019 tarihine kadar uzatıldı.

22-31 Mayıs 2019 tarihleri arasında değerlendirilecek başvuruların sonuçları 5 Haziran 2019 Dünya Çevre Günü’nde açıklanacak.

Proje ödül töreni, 12 Haziran 2019 tarihinde gerçekleşecek.

Cumhurbaşkanlığı’nın KKTC’nin çevre, su, enerji kaynaklarının sürdürülebilirliğine yönelik kalıcı projeler geliştirilmesinin teşviki ve bu yolla ülkenin en sağlıklı süreçlerle kalkınmasına yönelik olarak 2018 yılında başlattığı yerel odaklı Kalıcı Etki Proje Yarışması’nda “Kalıcı Etki Ödülü” ve “Yeni Fikirler Teşvik Ödülü” iki kategoride ödül veriliyor.

Somut sonuçlar elde etmiş, veri ve analizlerle sürdürülebilirlik konusunda stratejik yaklaşımlar kullanarak uzun vadeli çözüm veya çözümler öneren, kalıcı etki yapan projelere 2019 yılında da “Kalıcı Etki Ödülü”; henüz kurgulanma veya tasarım aşamasında olan, yapılabilirlik ve kalıcı etki potansiyeli yüksek ve projelendirilmiş fikirlere ise “Yeni Fikirler Teşvik Ödülü” verilecek. Her iki alanda da birinci olan projelere ayrı ayrı 7.000 TL, ikinci olan projeleri 5.000 TL, üçüncülere ise 3.000 TL para ödülü verilecek.

Yarışma ile ilgili tüm bilgiler www.temizdusun.com internet sitesinde yayınlandı. Başvurular 24 Mayıs 2019’a kadar internet sitesinden kabul edilecek.

Yarışmanın değerlendirme Kurulu, başvuru yapılan alanlardan seçilmiş uzmanlardan oluşuyor. Kurulda akademi, sanayi, kamu ve sivil toplumdan temsilciler bulunacak. Herhangi bir kurul üyesinin yapılan bir başvuru ile çıkar çatışması olması (akrabalık, arkadaşlık, iş arkadaşlıkları, aynı kurumda çalışma vb. objektif değerlendirmeye engel olabilecek durumlar) durumunda bahsi geçen kurul üyesi projenin değerlendirilme süreçlerine hiçbir aşamada katılmayacak.

Değerlendirme üç aşamadan oluşacak. Birinci aşamada başvuruların gerekli formatı ve temel yarışma esaslarını sağladığı kontrol edilecektir. İkinci aşamada başvurular Yürütme Kurulu’nca belirlenmiş ölçütler kullanarak puanlanacak ve yarışmanın her iki kategorisinde 5’i geçmeyecek proje sayısı finale kalacaktır. Finale kalan başvuru sahipleri 20 dakikalık bir sunum hazırlayacak ve sunumlarının sonunda belirlenmiş jüri panelinin sorularını yanıtlayacak. Bunun sonunda son puanlamalar yapılacak ve birinci seçilen başvuru sahipleri ‘KKTC Cumhurbaşkanlığı Temiz Düşün Proje Yarışması Kalıcı Etki Ödülü’ ve ‘KKTC Cumhurbaşkanlığı Temiz Düşün Proje Yarışması Yeni Fikirler Teşvik Ödülü’ alacak. Diğer finalistler, final özel ödülü alacaklar.

KKTC Cumhurbaşkanlığı Temiz Düşün Çevre Temizliği ve Çevre Koruma Projesi çalışmaları, ülkenin çevre konularındaki eğitim, farkındalık ve altyapı ihtiyaçlarına birçok kurumun ve uzmanın katılımıyla çözümler aramakta ve geliştirmekte. KKTC’deki sivil toplum örgütleri, devlet daireleri, çevre platformları bu girişime katkı koyuyor. (BRT/MAIL)

Bakan Özyiğit, 14. Çilek Festivali’nin açılışına katıldı

0

Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Cemal Özyiğit, Yeşilırmak-Yedidalga Üreticiler Birliği tarafından bu yıl 14’üncüsü düzenlenen Çilek Festivali’nin açılışına katıldı.

Kortejle birlikte festival alanına yürüyen Bakan Özyiğit, vatandaşlarla bir araya geldi, konuşmaların ardından gerçekleştirilen halk dansları gösterilerini izledi, vatandaşlarla anı fotoğrafı çektirdi.

Bakan Özyiğit, açılışta yaptığı konuşmada, üretken ve toprağına sahip çıkan bölge halkı ile birlikte festival coşkusunu yaşamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, hem etkinliği gerçekleştirenlere hem de sıcak misafirperverlik için Yeşilırmaklılara teşekkür etti.

Bölgenin sahip olduğu güzellikleri bozmadan, citta slow ruhuna da uygun bir şekilde kendi kendine yeteceği sürdürülebilir bir yaşama ve üretime sahip olması için uğraş verdiklerini belirten Özyiğit, bölgenin, hem doğal kaynakları, hem de çalışkan insanlarının yaşam biçimi ile tüm Kıbrıs’a model olacak potansiyele sahip olduğunu ifade etti.

Özyiğit, Potansiyelini tarihsel zenginliğinden, havasından, denizinden ve toprağından alan bölgenin akılcı ve sürdürülebilir kalkınma politikasına sahip olması bizlerin olmazsa olmazıdır dedi.

Konuşmasında bölge halkına bir de müjde veren Bakan Özyiğit, geçmişte okul binası olarak kullanılan, ancak uzun yıllardır atıl durumda bulunan arazi ve binayı bölge halkının kullanımına verme kararı aldıklarını belirterek, bununla ilgili adımın önümüzdeki günlerde atılacağını ve bir protokol imzalayacaklarını açıkladı.

(BRT MAIL)

Çalışma hayatının yeni aktörü: Yapay zeka

0

Birçok farklı başlıkta incelenen yapay zeka sistemleri, bilgi teknolojilerinden bilgi yönetimine, siber güvenlikten veri sistemlerine kadar farklı alanlarda kullanılıyor.

Yapay zekadan, daha çok, endüstriyel ürünlerin ve bilişim sistemlerinin geliştirilmesinde yararlanılırken, söz konusu kavram insan zekasıyla yapılan iş süreçlerinin makinelerle, özellikle bilgisayar sistemleriyle yapılması olarak tanımlanıyor.

Birçok alanda kendisinden yararlanılan ve iş hayatında etkinliği giderek artan yapay zeka sistemlerinin, endüstri 4.0 ile 5G teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla, ekonomi de dahil olmak üzere çalışma yaşamının pek çok alanında daha da yaygınlaşacağı tahmin ediliyor.

“Yapay zeka üretimde olası maliyet artışlarını engelleyecek”

IBM Türkiye Müşteri Teknik Lideri ve Yapay Zeka Direktörü Kıvanç Uslu, dünyada yapay zeka yatırımlarında bir artış olduğunu belirterek, özellikle otomasyon, müşteri memnuniyeti ve deneyimi alanını destekleyen çözümler çerçevesinde yapay zekadan faydalanan şirketlerin sayısının sürekli arttığını söyledi.

Yapay zeka teknolojisinin müşteri memnuniyetinin sağlanması, yeni gelir kaynakları yaratılması, maliyetlerin azaltılmasında aktif rol oynadığını dile getiren Uslu, bu teknolojilerin üretim sırasında oluşan arızalar ve hatalı ürünlerin tespiti gibi senaryoları gerçekleştirerek, müşterilerin olası maliyet artışlarını engellediğini anlattı.

“İnsanlar ile makineler yan yana çalışacak”

Oracle Türkiye Analitik İş geliştirme Direktörü Pelin Özbozkurt da yapay zekanın tüm dünyada ekonomik kalkınmayı destekleyeceğine, yeni iş kategorileri oluşturacağına, mevcut işleri de dönüştüreceğine inandığını aktardı.

Özbozkurt, “Yeni ekonomide, insanlar ile makineler yan yana çalışacaklar ve teknoloji, daha fazla bilgiye dayanan, önyargısız kararlar alma becerimizi destekleyecek” dedi.

Yapay zekadan söz edilirken en çok “Makineler insanların yerini alacak mı?” sorusunun sorulduğunu vurgulayan Özbozkurt, “Halbuki makinelerin insanların yerini alması yerine insanlarla çalışarak iş süreçlerinin verimliliğinin artırıldığını gözlemliyoruz” diye konuştu.

Özbozkurt, teknoloji firmalarının, verileri tek bir ortamda toplayıp yüksek performanslı bir şekilde analiz edilmesine olanak sağlayan bulut sistemleri sunarak daha doğru derin öğrenme modelleri oluşturabildiğini paylaştı.

Vatandaşlar adlarına açılan sabit hatları e-Devlet’ten öğrenebilecek

0

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna (BTK) sabit hatların sorgulanmasına ilişkin, gerek doğrudan gerekse Türkiye Büyük Millet Meclisi, Kamu Denetçiliği Kurumu ve diğer ilgili kurumlar tarafından çeşitli talep ve şikayetler iletildi.

Kurum bünyesindeki Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu da söz konusu talep ve şikayetleri değerlendirerek, kişilerin bilgisi ve rızası dışında adlarına açılan (açık hat) ve tüketici mağduriyetine sebep olan aboneliklerin önlenmesi amacıyla e-Devlet Kapısı üzerinden “Sabit Hat Sorgulama” hizmetinin, sabit telefon işletmecilerince verilmesini kararlaştırdı.

31 Aralık’a kadar süre

Kurul düzenlemeleri kapsamında, daha önce abone sayısı 200 binden fazla olan işletmeciler tarafından e-Devlet üzerinden  “Mobil Hat Sorgulama” ve “Borç ve Alacak Bilgileri Sorgulama” hizmeti sunuluyordu.

Alınan yeni kararla 200 binden az aboneye sahip sabit telefon işletmecileri de hat sorgulama hizmeti vermeye başlayacak.

Söz konusu işletmeler, en geç 31 Aralık itibarıyla  “Sabit Hat Sorgulama” hizmetini e-Devlet Kapısı üzerinden uygulamaya koyacak.

Öte yandan, sabit telefon, internet servis sağlayıcılığı, kablolu yayın, sanal mobil şebeke hizmetlerini sunmak için BTK’ye başvuruda bulunan işletmeci adaylarının da hat sorgulama hizmetini sunabilme altyapısına sahip olması koşulu aranacak.

Kum taş ve çimentoyla Türkiye haritası yaptılar

0

Sivas’ın Samankaya köyünde şehit Süleyman Solak’ın adını taşıyan okulun bahçesine öğretmen ve öğrenciler tarafından kum, taş ve çimentoyla dev Türkiye haritası resmedildi.

Okulun müdürü Eray Emrah Taşkıran, çalışmayı, 1994 yılında Şırnak’ta Gabar Dağı’nda şehit düşen ve okullarına adını veren Süleyman Solak anısına yaptıklarını söyledi.

Haritanın yaklaşık 80 metrekare alanda öğretmen ve öğrencilerin el emeğiyle yapıldığını anlatan Taşkıran, “Önce sınır kalıpları çakıldı, daha sonra kalıpların içine beton döküldü. İnce sivri taşların konulması ve boyanmasının ardından yaklaşık 20 günde harita tamamlandı” dedi.

Vatandaşların verdiği maddi ve manevi destekle yapılan eserin çok güzel ve amacına uygun olduğunu anlatan Taşkıran, “Sadece okulumuzun bahçesini güzelleştirmek adına yaptığımız bir şey değil, çocuklarımıza milli bilinci vermek istedik” diye konuştu.

Taşkıran, haritanın bir kenarına da tarihte yaşamış 17 Türk devletinin bayrağını diktiklerini belirterek, emeği geçen herkese teşekkür ettiğini söyledi.

Türkiye’de internet kullanımı yüzde 72’ye yükseldi

0

Türk Telekom CEO’su Paul Doany, Türk Telekom’un Habitat Derneği ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) iş birliği ile hayata geçirdiği “İnternetle Hayat Kolay” etkinliğinde konuştu.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre, 2014’ten bu yana Türkiye’de internet kullanımının yüzde 48’den yüzde 72’ye yükseldiğini kaydeden Doany, kadınların internet kullanım oranlarının yüzde 38’den yüzde 65’e, bilgisayar kullanımı oranlarının ise yüzde 39’dan yüzde 50’ye çıktığını belirtti.

Doany, internet kullanımı oranlarının artmasında ve farkındalık sağlanmasında Türk Telekom’un da kurumsal sosyal sorumluluk projesi olan İnternetle Hayat Kolay gibi çalışmaların büyük önem taşıdığını söyledi.

Türkiye’nin doğusu ile batısı, kentsel bölgeleri ile kırsal bölgeleri arasında gözlemlenen dijital uçurumun kadınların işgücüne katılım oranlarında da kendini gösterdiğine dikkati çeken Doany, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Projenin 5 yıllık süresi boyunca Türkiye’nin dijital dönüşümü kapsamında ülkenin bilgi toplumuna geçiş sürecine, elde ettiği büyük başarılar ile önemli ölçüde katkı sağlayan İnternetle Hayat Kolay projesinin yeni döneminde de kadınlara olan desteğini sürdüreceğini açıklamanın mutluluğunu ve heyecanını yaşıyorum. İnternetle Hayat Kolay projesini başarıyla tamamlamamızın ardından yeni döneminde kadınların bilgi ve iletişim teknolojilerini kullanım kapasitelerini yeni projelerle geliştirip zenginleştirerek üretime ve istihdama katılımlarını artırmayı hedefliyoruz.”

50 bin katılımcıya internet okuryazarlığını öğretti

Türk Telekom’un kurumsal sosyal sorumluluk projesi, İnternetle Hayat Kolay 2014’ten bu yana süregelen 5 yıllık ilk fazında, 300’den fazla gönüllü ile çoğu kadın olmak üzere 50 bin katılımcıya internet okuryazarlığını öğrenmesine vesile oldu.

Aldıkları eğitimler sonrasında Japonya’dan, Amerika’ya ürettikleri el işi ürünlerini satan kadınlar birer başarı örneği oldular. Proje kapsamındaki eğitimlerde, temel internet kullanımı, güvenli internet, e-devlet, e-nabız, internet bankacılığı ve online alışveriş, satış gibi internetin hayatı kolaylaştıran yönleri öğretildi.

Eğitimler sadece katılımcıların değil, aile bireylerinin ve çevrelerinin de internetin avantajlarını daha etkin tanımalarında ve bilinçli kullanmalarında yardımcı oldu.

Türk Telekom, Habitat Derneği ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ile olan işbirliği kapsamında yürüttüğü kurumsal sosyal sorumluluk projesi İnternetle Hayat Kolay’ın 5 yılda elde ettiği başarı hikayelerini paylaştı.

İnternetle Hayat Kolay projesi ile 2014 yılından bu yana kalkınmada öncelikli illerdeki kadınlar başta olmak üzere henüz internetle tanışmamış veya yeterince tanımayan bireylere internet okuryazarlığı eğitimleri verildi. Sürdürülebilir ekonomik büyüme ve toplumsal kalkınma için temel itici güç olan bilişim teknolojilerinin herkes tarafından erişilebilir olması hedefi ile yola çıkan Türk Telekom, proje kapsamında Türkiye’nin 81 ilinde yüzde 61’i kadın olmak üzere 50 bin kişiye yüz yüze internet okuryazarlığı eğitimleri verdi.

300’den fazla gönüllü eğitmen, proje katılımcılarına e-devlet ve e-nabız hizmetlerini kullanma, online bankacılık, internetten alışveriş yapma, sosyal ağları kullanma gibi temel internet kullanımının yanı sıra işlerini internette daha geniş kitlelere tanıtma ve duyurma, satış yapma, internette bilgi edinme, haber okuma gibi internetin hayatı kolaylaştıran diğer fonksiyonlarını da öğretti.

Birçok başarılı kadın internet sayesinde iş dünyasına katıldı

Proje kapsamında verilen destek ve eğitimlerin sonrasında e-ticaret ile tanışarak işlerini büyüten ve hatta dünyaya açılan başarılı kadınlardan bir tanesi olan Semihe Şengül, 70 yaşında iş dünyasına atıldı.

İnternetle tanıştıktan sonra reçel, salça, erişte gibi kendi ürettiği ürünleri internetten satmaya başlayan Şengül kısa süre içinde ürünlerini birçok şehre ve Amerika’ya kadar pek çok ülkeye sattı. 

Şanlıurfa’da eğitimlere katılan Sıdıka Cengizer ise internetle tanıştıktan sonra kendi diktiği gelinlikleri Japonya dahil olmak üzere birçok ülkeye sattı.

Terziliğin yanında bitkisel kozmetik ürünlerin satışını da yapan Cengizer’in ürettiği kozmetik ürünler Türk Standartları Enstitüsü’nden ilk helal sertifikalı bitkisel kozmetik ürün belgesi alarak büyük bir başarıya imza attı.

6 çocuk annesi olan 41 yaşındaki Sibel Sarı, oto ve halı yıkama işini internetle tanıştıktan sonra büyüttü ve diğer kadınlara iş imkanı yarattı. Sarı bugün, toplam 25 kadın çalışanıyla hem geniş kitlelere ulaşarak siparişlerini artırmış, e-devlet ve internet bankacılığı gibi uygulamalarla da işlerini düzenleyerek kolaylaştırmış durumda.

Ardahan’ın Posof ilçesi Baykent köyü Muhtarı  Özgül Önder, köyündeki çalışmaları artık sosyal medya üzerinden paylaşıyor. Köyündeki caminin fotoğraflarını paylaşarak bakım ve onarım ihtiyaçlarını köy sakinleri ile birlikte gideren Önder, vatandaşların sorunlarına e-devlet üzerinden çözüm getirildiğini de belirtti.

Manisa’nın Soma ilçesi Yırca köyünde doğal sabun üretimi yapan Nazmiye Suer, proje kapsamında aldığı eğitimler sayesinde siparişlerini artık internet üzerinden gerçekleştiriyor. Öncesinde siparişlerin takibinde sıkıntılar yaşayan Suer, aldığı eğitimler sayesinde artık işini kolaylıkla takip edebiliyor.

İspanya belirsizliklerin içinde sandık başına gidiyor

0

Diktatör Francisco Franco sonrası demokrasi tarihinde (1975 sonrası) 13. kez genel seçime gitmeye hazırlanan İspanya’da kayıtlı 36 milyon 893 bin 976 seçmenin, 34 milyon 799 bin 999’u İspanya’da, 2 milyon 93 bini 977’si ise yurt dışında ikamet ediyor.

Ülkede 28 Nisan Pazar günü yapılacak seçimlerde, 18 yaşını dolduran 1 milyon 157 bin 196 seçmen ilk kez oy kullanacak. Seçimlerde, 23 bin 196 oy kullanma merkezi ve 60 bin 38 seçim masasında kurulacak toplam 212 bin sandıkta oy kullanma işlemi gerçekleştirilecek.

İspanya’da en fazla milletvekili kontenjanına sahip ilk 5 şehir ise Madrid (36), Barcelona (31), Valencia (16), Alicante ve Sevilla (12’şer) olarak sıralanıyor.

Genel seçimler öncesinde ülke yönetimindeki siyasi belirsizlikler, Katalonya sorunu, aşırı sağın yükselişi ve işsizlik başlıca meseleler olarak öne çıkıyor.

Seçim kampanyalarında Katalonya sorunu belirleyici oldu

2010 yılından bu yana ayrılıkçı girişimlerin arttığı ülkenin doğusundaki Katalonya özerk yönetimindeki bağımsızlık talebi İspanya’nın öncelikli sorunu olarak ilk sırada yer alıyor.

Anayasa Mahkemesinin iptal kararına rağmen 1 Ekim 2017’de Katalonya’da yapılan bağımsızlık referandumuyla bağlantılı olarak devlete karşı ayaklanma ile suçlanan 18 siyasetçiden, 9’u tutuklu olmak üzere 12’si Madrid’deki Yüksek Mahkemede yargılanıyor.

Aralarında eski Katalonya Özerk Hükümeti Başkanı Carles Puigdemont’un da olduğu, yurt dışına kaçan diğer 6 Katalan siyasetçi hakkında ise sadece ulusal sınırlarda arama ve yakalama emri bulunuyor.

Tutuklu olarak yargılanan 9 Katalan siyasetçiden 5’i genel seçimlerde milletvekili veya senatör olmak için yarışıyor.

Seçim kampanyası boyunca yapılan konuşmalarda, sağ görüşlü Halk Partisi (PP), Vatandaşlar (C’s) ve aşırı sağ görüşlü Vox partileri iktidara gelmeleri halinde anayasanın 155. maddesini yürürlüğe sokarak Katalonya’nın özerk yönetim hakkını merkezi yönetime devretmeyi vaat etti.

Vox, Katalonya’daki ayrılıkçı siyasi partilerin kapatılması, buradaki siyasi liderlerinin yargılanması ve Katalonya yerel polis departmanının kapatılması gibi söylemleri seçim kampanyasında gündeme getirdi.

Mevcut durumda azınlık hükümetiyle ülkeyi yöneten Sosyalist İşçi Partisi’nin (PSOE) lideri ve Başbakan Pedro Sanchez ise “Sosyalistlerin olduğu bir hükümette asla bağımsız bir Katalonya olmayacak.” görüşünü sıkça yinelese de 155. maddeyi kullanmayı son tercih olarak gösterdi.

Anayasanın söz konusu maddesinin yürürlüğe girmesi için hükümetin bunu önermesi ve Senato’da çoğunluk oyuyla onaylanması gerekiyor.

İspanya demokrasi tarihinin en karışık seçimi

Diğer yandan İspanya’da sağda PP ve solda PSOE olmak üzere iki büyük partiye dayalı siyasi sistemin 2008-2014 ekonomik kriziyle güç kaybetmesi, 2015 yılından bu yana 3. kez ülkede genel seçime gidilmesi, faşist lider Franco’nun siyasi çizgisinde olan Vox partisinin ilk kez seçimlere katılması ve anketlerde kararsızlarının oranının yüzde 41 gibi çok büyük oranda gösterilmesi 28 Nisan’ı ülke demokrasi tarihinin en karışık seçimi haline getirdi.

Anketlerde, 28 Nisan’da hiçbir siyasi partinin ülkeyi tek başına yönetecek bir çoğunluğu yakalayamayacağı görülüyor. Mevcut durumda 85 milletvekiliyle mecliste 2. büyük parti konumunda olan, iktidardaki PSOE’nin birinci parti konumuna gelerek milletvekili sayısını 130’lara kadar yükseltmesi bekleniyor. Ancak PSOE’nin mecliste çoğunluk için 176 milletvekili sayısına ulaşması gerekiyor.

Başbakan Sanchez, seçim sonrası PSOE’nin anlaşmaya kendisini en yakın gördüğü partinin, aşırı sol görüşlü Unidas Podemos ittifakı olduğu söyledi. Unidas Podemos lideri Pablo Iglesias ise özellikle ekonomi çevrelerinin baskılarıyla PSOE-C’s koalisyon hükümeti kurulabileceği iddiasını ortaya attı. Bu iddia, İspanyol basınında da sıkça gündeme getirilse de C’s lideri Albert Rivera Katalonya sorununa yaklaşımından dolayı Sanchez ile anlaşma yapmayacaklarını savunarak, böyle iş birliğine şimdiden kapıları kapattı.

Şu anda ülkedeki en büyük siyasi parti konumunda bulunan PP’nin ise ciddi oy kaybına uğraması öngörülüyor. PP ve C’s’nin, ilk defa genel seçime katılacak aşırı sağ görüşlü Vox’u da alarak bir koalisyon kurma ihtimali de yeterli çoğunluğu elde edemeyecekleri beklentisiyle şu an için uzak gözüküyor.

Göçmen ve İslam karşıtı bir siyaset yapan ve özellikle Katalonya sorunuyla bağlantılı olarak İspanyol milliyetçiliğini ön plana çıkartan Vox partisinin, ilk kez katılacağı seçimlerde ne kadar milletvekili çıkartacağı da merak ediliyor.

Muhalefetten Başbakan Sanchez’e sert suçlamalar

İspanya’da 28 Nisan’da yapılacak erken genel seçimler, geçmiş seçimlerden çok farklı olarak siyasi partilerin liderleri arasındaki sert söylemlerle de dikkati çekti.

Özellikle PP lideri Pablo Casado ve C’s lideri Albert Rivera, Başbakan Sanchez’e sert suçlamalar yöneltti.

Rivera, Katalonya sorununa yaklaşımından dolayı Sanchez’i “devlete ihanet ve ayrılıkçı Katalan siyasetçilerin karşısında diz çökmekle” itham etti. Casado ise Bask bölgesinde terör örgütü ETA yanlısı siyasetiyle tanınan Eh Bildu partisinin, 2018 Haziran ayında PSOE’nin sunduğu güvensizlik önergesi ile son dönemlerde hükümetin açıkladığı sosyal reformlara destek vermesinden dolayı, Sanchez’i “anayasal düzeni savunan siyasi parti konumundan uzaklaşarak, elini kana bulayanlarla anlaşmayı tercih etmekle” suçladı.

AB’de işsizlik oranının en yüksek olduğu ülkelerden biri İspanya

Öte yandan, İspanya’nın 2008-2014 arasında yaşadığı ekonomik krizden çıkmasına rağmen anketlere göre, İspanyolların birinci sorunu işsizlik olmaya devam ediyor.

Avrupa Birliği (AB) ülkeleri arasında Yunanistan’ın ardından en yüksek işsizlik oranına sahip ülke olan İspanya’da 2019’un ilk çeyreğindeki işsizlik oranı yüzde 14,7 olarak açıklandı. Son 4 yılda ülkeyi yöneten gerek PP gerekse PSOE kendi dönemlerinde istihdamın arttığını vurgulasalar da ülkedeki her 10 iş sözleşmesinden 6’sının 6 aydan az, geçici olması işsizlik sorununun halen ciddi boyutlarda olduğunu gösteriyor.

Sosyolojik Araştırmalar Merkezi’nin (CIS) en son yayınladığı anket sonucuna göre, İspanyolları en fazla endişelendiren sorunlar “işsizlik, yolsuzluk ve siyasetçiler” olarak sıralanıyor.

Son 4 yılda 3. genel seçim olacak

İspanya’da 20 Aralık 2015’teki genel seçimin ardından siyasi partilerin yeterli çoğunluğu elde edememesi ve aralarında anlaşamaması sonucu hükümet kurulamayınca 26 Haziran 2016’da bir kez daha sandık başına gidilmişti. Bu seçimin ardından PP’nin kurduğu azınlık hükümeti Haziran 2018’e kadar iktidarda kalmıştı. PP’yi güvensizlik oylamasıyla düşürerek yerine yine bir azınlık hükümeti ile geçen PSOE’nin ömrü ise 8 ay oldu.

İspanya’da halk, 28 Nisan Pazar günü son 4 yılda 3. kez genel seçim için sandığa gidecek. Ayrıca pazar günü, Valensiya özerk yönetimi parlamentosu seçimi de yapılacak.

2016 yılındaki son genel seçimlerden sonra siyasi partilerin Meclis’teki dağılımı; Halk Partisi (PP) 137, Sosyalist İşçi Partisi (PSOE) 85, “Birlikte Yapabiliriz” (Unidas Podemos) 45, Vatandaşlar (C’s) 32, En Comu Podem (Katalonya’da faaliyet gösteriyor) 12, Compromis 9 (Valensiya’da faaliyet gösteriyor), Katalonya Cumhuriyetçi Solu (ERC) 9, Katalonya Avrupa Demokrat Partisi (PDeCat) 8, En Marea (Galisya’da faaliyet gösteriyor) 5, Bask Milliyetçi Partisi (PNV) 5, EH Bildu (Bask bölgesinde faaliyet gösteriyor) 2, Kanarya Koalisyonu (Kanarya Adaları’nda faaliyet gösteriyor) 1 sandalye şeklinde olmuştu.

Dışişleri Bakanlığı’ndan Trump’a 1915 olayları tepkisi

0

ABD Başkanı Donald Trump, 1915 olaylarının yıl dönümü olarak kabul edilen 24 Nisan’a ilişkin Ermenice “Büyük Felaket” anlamına gelen “Meds Yeghern” ifadesini kullandı.

Trump’ın bu açıklamasına Dışişleri Bakanlığı’ndan tepki geldi.

“Trump’ı adil olmaya davet ediyoruz”

Bakanlığın yazılı açıklamasında şu ifadeler kullanıldı:

“ABD Başkanı Trump’ın 1915 olaylarına ilişkin 24 Nisan 2019 tarihli açıklamasını reddediyoruz. Ermenilerin kurguladıkları sübjektif anlatıyı temel alan bu açıklamanın hiçbir değeri yoktur. Tarihin iç siyasi mülahazalarla çarpıtılması asla kabul edilemez. Aynı dönemde Ermeni isyancılarca katledilen 500 binden fazla Müslümanın acılarını bir kez daha hatırlatarak Başkan Trump’ı adil olmaya davet ediyoruz.”

“Ortak Tarih Komisyonu kurulması önerisinin arkasındayız”

Türkiye’nin 104 yıl önce yaşanan olayların her yönüyle anlaşılması için Ortak Tarih Komisyonu kurulması önerisinin arkasında olduğunu belirterek, “1915 olaylarındaki sorumluluklarını unutturmak isteyen radikal Ermeniler ise bu öneriye olumlu yaklaşma cesaretini gösterememektedir. Bu vesileyle, Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılış sürecinde hayatını kaybeden Müslüman, Hristiyan, Yahudi tüm sivil Osmanlı milletlerini saygıyla anıyoruz.” ifadeleri kullanıldı.

AK Parti’den sandık görevlisi açıklaması

0

AK Parti YSK Temsilcisi Recep Özel, kamu görevlisi olmayan sandık görevlileri ile ilgili iddialar hakkında açıklama yaptı.

Özel, “Şu sayılara iyi bakalım, mülki idareden gelen kamu görevlisi sayısı 134 bin 351. Bunun 39 bin 648’ini görevlendirip, 94 bin 703 kişi görev beklerken, 19 bin 623 kamu görevlisi olmayan kişilerin görevlendirilmesini 298 sayılı yasanın 23. Maddesinin son fıkrasına sığınarak hiç kimse izah edemez.” ifadelerini kullandı.

İnşaat demirinde gümrük vergisi düzenlemesi

0

İthalat Rejimi Kararına Ek Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Buna göre, DTÖ üyesi olmayan ülkelere inşaat demiri için yüzde 10 olarak uygulanan gümrük vergisi oranı yüzde 30’a çıkarıldı.

Öte yandan, Ticaret Bakanlığının İhracı Kayda Bağlı Mallara İlişkin Tebliğ’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ de Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.