Ana Sayfa Blog Sayfa 8820

Zanlılara 8’er gün daha tutukluluk!

0

Haspolat – Taşkent Anayolu üzerinde bulunan TMT Anı ormanına dönülen toprak yol girişinde ölü olarak bulunan Nijerya uyruklu Walshak Augustine NGOK’uin öldürülmesi ile ilgili bu sabah mahkemeye çıkarılan 12 zanlıdan Clement Ozuman MANUFUR (E-21),Christian Chukwuka EZANİ(E-31) Gabriel Kelechi MUUKWE (E-31) Chinonso Chiemelie ONUE(E-31-Nijerya), Prience OGUNMANAM(E-29-Nijerya) İfeanyıchukwav Valentine EZE (E-33) serbest kalırken;

Ezeh CHRİSTOPHER (E-29-), Ambrose Kelechi ONYEUKWU(E-33),Nana Fosu Awoture NKANSAH (E-30), Wayne Ayanda MOYO (E-26-,Afamaefune Hanry UWADİBİE(E-31) ve Amanda NYAMBAWE(K-22)’nin 8 gün daha poliste tutuklu kalmalarına karar verildi.

(BRT/PGM)

“Tarım Bakanlığı’nda tek bir gıda mühendisi yok”

0

Gıda Mühendisleri Odası düzenlediği basın toplantısında gıda mühendislerinin, ülkedeki gıda güvenliğinin sağlanması konusundaki önemine dikkat çekti.

Oda Başkanı Sıdıka Can yaptığı konuşmada, Üretimden sorumlu Tarım Bakanlığında tek bir Gıda Mühendisinin bulunmayışının kabul edilemez bir durum olduğunu ifade etti, bu konuda yetkilileri göreve çağırdı.

Can, Genel Gıda ve Yem Yasası’nın etkin bir şekilde uygulanması, denetimlerde ve üretimde Gıda Mühendislerine aktif olarak yer verilmesi gerektiğini belirtti.

Gıda denetiminin sadece pestisit kalıntılarının kontrolünden ibaret olmadığını, et ve süt gibi oldukça önemli temel tüketim maddelerinin ve bunların mamüllerinin de arzu edilen standartlara ulaştırılması gerektiğinin altını çizen Can, tüm bu ürünlerin kalite parametrelerinin sağlanmasında Gıda Mühendislerinin rolünün çok önemli olduğunu vurguladı.

Sağlık Bakanlığı’na yönelik de eleştirilerde bulunan Gıda Mühendisleri Odası Başkanı Can, halk sağlığının korunması adına toplu tüketim yerlerinin denetimlerinde Gıda Mühendisleri ile çalışılmadığını dolayısıyla da bu alanlarda topluma güven veren bir Gıda Güvenliği Sisteminin oluşturulmadığını savundu.

İçişleri Bakanlığı’nın da merkezi belediyelerde gıda denetimleri için mutlaka uzman Gıda Mühendislerinin faaliyetlerini sağlayacak tedbirler alması gerektiğine dikkat çeken Can, buna rağmen sadece Lefkoşa ve Girne Belediyelerinde Gıda Mühendisi istihdamının gerçekleştirildiğini kaydetti.

Sıdıka Can, “Yerli üretimin korunması adına kaliteli ve dünya standartlarında yerli üretimin sağlanması ve toplumun yerli ürüne olan güveninin artırılması için içerisinde Gıda Mühendislerinin de bulunduğu bir üretim politikası geliştirilmeli ve yürütülmelidir” ifadelerini kullandı. (BRT)

ABD’de Demokratlar arasındaki başkanlık yarışı şekilleniyor

0

ABD’de 2020 başkanlık seçimleri öncesinde Demokratlar arasındaki yarış şekillenirken, eski Başkan Yardımcısı Joe Biden ile son başkanlık yarışında önemli başarı kazanan Vermont Senatörü Bernie Sanders, Demokrat Partide ipi göğüslemeye en yakın iki isim olarak öne çıkıyor.

ABD’de 3 Kasım 2020’de yapılacak 59. başkanlık seçimleri öncesinde Demokratlar arasındaki aday adaylığı yarışı tüm hızıyla sürüyor.

Söz konusu tarihte ABD Başkanı Cumhuriyetçi Donald Trump’ın karşısına çıkmak için Demokratlarda şu ana kadar 20 isim yarışa girdiğini açıkladı. Önceki Başkan Barack Obama döneminde Başkan Yardımcılığı yapan Joe Biden ile Demokratların başkan adayı Hillary Clinton’a kıl payı kaybeden Senatör Bernie Sanders, tüm adaylar arasında önemli bir avantaja sahip gözüküyor.

Demokratlarda Trump’ın karşısına başkan adayı olarak çıkmak için yarışan isimler eski Başkan Yardımcısı Joe Biden, Vermont Senatörü Bernie Sanders, Kaliforniya Senatörü Kamala Harris, Massachusetts Senatörü Elizabeth Warren, New Jersey Senatörü Cory Booker, Indiana South Bend Belediye Başkanı Pete Buttigieg, eski bakanlardan Julian Castro, eski Temsilciler Meclisi üyesi John Delaney, Temsilciler Meclisi Hawaii Vekili Tulsi Gabbard, New York Senatörü Kirsten Gillibrand, eski Colorado Valisi John Hickenlooper, Washington Valisi Jay Inslee, Minnesota Senatörü Amy Klobuchar, Florida Miramar Belediye Başkanı Wayne Messam, Temsilciler Meclisi Massachusetts Vekili Seth Moulton, eski Teksas vekili Beto O’Rourke, Temsilciler Meclisi Ohio Vekili Tim Ryan, Temsilciler Meclisi Kaliforniya Vekili Eric Swalwell, yazar Marianne Williamson ve eski bilişim yöneticisi Andrew Yang şeklinde sıralanıyor.

Biden yarışa güçlü girdi

Obama’nın 2009-2017 arasında 8 yıl yardımcılığını yapan Biden, aday adaylığını daha dün açıklamasına rağmen Demokrat seçmenler arasında yapılan anketlerde önde gözüküyor.

1942 doğumlu olan Biden başkanlık yarışındaki en yaşlı isimlerden biri olarak dikkati çekerken, en yakın rakibi Bernie Sanders’ın da 1941 doğumlu olması, Amerikan kamuoyunda ayrıca tartışma konusu oldu. 1973-2009 yılları arasında Delaware Senatörü olarak görev yapan Biden, Kongrede uzun yıllar dış ilişkiler komitesinde rol aldı.

1991’deki 1. Körfez Savaşına karşı çıkan Biden, ABD ve NATO’nun 1994-1995’te Bosna Savaşına müdahalesine destek verdi. 2003 yılındaki Irak işgaline evet oyu veren Biden, 2007’de Irak’taki Amerikan askerlerinin sayısının artırılmasına ise karşı çıktı.

ABD’de siyasi analizler yayımlayan Real Clear Politics (RCP) adlı internet sitesinde yer alan güncel anketlere göre Biden, yüzde 29,3’lük bir destekle listenin başında yer aldı.

Amerikan medyasında, özellikle Obama dönemini özleyen Demokratların Trump’a karşı başka bir güçlü aday çıkaramaması üzerine Biden isminin yeniden gündeme geldiği yorumları yapılıyor.

Sanders, Biden’ın hemen peşinde

“Sosyalist” ve “Yahudi” kimliğiyle bilinen ve sıra dışı tavırlarıyla kendine has bir karakter yaratan Vermont Senatörü Sanders, Biden’ın ardından Demokratlar arasındaki en favori ikinci başkanlık aday adayı olarak dikkat çekiyor.

1990 yılında Temsilciler Meclisine giren Sanders, 2007’de Vermont Senatörü olarak ABD Senatosuna girdi ve o tarihten bu yana koltuğunu koruyor.

2016’daki başkanlık yarışında Demokratların başkan adayı olabilmek için Hillary Clinton’la kıyasıya bir rekabete giren Sanders, Clinton’ın 16 milyon oyuna karşılık 13 milyon kişinin desteğini alarak diğer tüm Demokrat adayları geride bırakmıştı.

2016 yılındaki çıkışının ardından hızını kesmeyen Sanders, Trump’a karşı sert çıkışlarıyla kamuoyunda ve medyada sürekli gündem yaratan en önemli Demokratlardan biri olmayı başardı.

Kendisi Yahudi olmasına karşın iki-devletli çözümü destekleyen ve İsrail devletinin birçok uygulamasına karşı çıkan açıklamalarıyla sol-liberal çevrelerde destek bulan Sanders, başta İsrail olmak üzere ABD’deki muhafazakar çevrelerde ise yoğun şekilde eleştiri topluyor.

RCP’deki anket ortalamalarında yüzde 23 civarında oy oranı gözüken Sanders, CNN’in yaptığı projeksiyonlarda ise Biden’ın önünde 1. sırada kendine yer bulmuş gözüküyor.

Harris ve Buttigieg’in takibi

Kaliforniya Senatörü Kamala Harris (54), bölgesindeki etkili siyaseti ve son dönemde parlayan yıldızıyla Demokratlar arasındaki yarışta şu anda 3. sırada geliyor ve güncel anketlerde yüzde 8,3 civarında destek buluyor.

2010-2016 arasında Kaliforniya Başsavcılığı görevini yürüten Harris, 2016 yılındaki Kongre seçimlerinde Senato’ya girmeyi başardı. Özellikle orta sınıfa ciddi vergi indirimleri vaadiyle dikkat çeken Harris, Hintli bir anne ile Jamaikalı bir babanın çocuğu olarak da dikkati çekiyor.

Başkanlık yarışındaki tek eşcinsel aday adayı olmasıyla medyanın ilgisini çeken Pete Buttigieg de (37) Harris gibi Biden-Sanders ikilisini geriden takip ediyor.

RCP’deki güncel anketlerin ortalamasına göre yüzde 7,5 düzeyinde bir desteğe sahip olan Buttigieg, Indiana eyaletindeki en genç belediye başkanlarından biri olarak kayıtlara geçmiş durumda.

Warren ile O’Rourke de yarışın içinde

2013 yılından bu yana Massachusetts Senatörü olarak görev yapan eski Harvard profesörü Elizabeth Warren da yarışın içinde seçmenden destek arıyor ve son anketlerde yüzde 6,5 düzeyinde desteğe sahip gözüküyor.

69 yaşındaki Warren, özellikle “yerli Amerikalı” kökenlere sahip olduğu açıklaması ve ABD Başkanı Trump tarafından “Pocahontas” şeklinde nitelendirilmesiyle medyada uzun süre ilgi odağı oldu.

Eski Teksas Vekili Beto O’Rourke de (46) yüzde 6,3 civarındaki oy oranıyla anketlerde ismi öne çıkan aday adaylarından birisi. 2012 yılında kazandığı seçimler sonrası Temsilciler Meclisine giren O’Rourke, Teksas Senatörü Ted Cruz’a kıl payı kaybetmesine rağmen bölgesinde ciddi bir halk desteğine sahip oldu.

Ön seçim süreci nasıl işliyor?

3 Kasım 2020’deki seçimler öncesinde Demokratlar, haziran ayından başlamak üzere çok sayıda canlı yayın açık oturumu yapacak.

Bu canlı yayın tartışmalarının ardından 2020 şubat ayından itibaren haziran ayına kadar yaklaşık 20 eyalette “primary” ve “caucus” denen ön seçimlerde Demokratlar kendi adaylarını belirlemek üzere oy kullanacak.

13-16 Temmuz 2020’de Wisconsin eyaletinin Milwaukee kentinde düzenlenecek Demokrat Parti Kongresinde ise ülkenin dört bir yanından gelen delegeler partinin başkan adayını belirleyecek.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: S-400’ler NATO sistemlerini düşman olarak görmeyecek

0

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’ndan S-400 açıklaması geldi. 

S-400 ile ilgili ara formülün gündeme gelmediğini söyleyen Çavuşoğlu, “Alacağımız sistem NATO sistemlerini düşman olarak görmeyecek.” dedi.

ABD’nin İran ambargosunda muafiyeti sonlandırmasıyla ilgili de konuşan Çavuşoğlu, “Yanlış bir karar, uygulanması zor bir karar.” diye konuştu. 

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Aksoy: Önceliğimiz ‘Güvenli Bölge’den PYD/YPG’nin çıkarılması

0

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy önemli açıklamalarda bulundu. Aksoy’un açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle: 

ABD’li heyet ile Suriye toplantıları

Güvenli bölge konusunda 3 toplantı yapıldı. Bizim önceliğimiz PYD/YPG’nin çıkarılması.

ABD’nin tamamen çekilmeyeceği anlaşılıyor ancak sahada güç boşluğuna yol açmaması lazım. Terör örgütleri güçlendirilmemeli.

ABD’nin tehdit diline başvurduğunu görüyoruz. ABD’nin dayatmalarla sonuca ulaşamayacağını anlaması gerekiyor.

F-35 teslimatı

F-35 pilotları eğitim görüyor. Uçakların teslimatı başladı, geri adım atmayacağız. 

ABD’nin patriot teklifi 

Patriot almayacağız diye bir şey yok, görüşmelerimiz devam ediyor. 

ABD’nin Golan kararı

Golan Suriye toprağı. İlk tepki bizden geldi. ABD bu adımda yalnız kaldı. 

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Irak ziyareti

Irak’ın tamamına verdiğimiz önemi gösteriyor. 

Danimarka’da Türkiye karşıtı gösteri

Temeli yok, Tek taraflı, gerçekleri yansıtmayan bu yönergeyi reddediyoruz. 

Libya’daki çatışmalar

Endişe verici, kazanımları tehlikeye atıyor. 

Macron’un anma günü ilanı

Franca Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un anma günü ilanını unutmayacağız, tavrı karşılıksız kalmayacak. 

Fransızların bir asır önce Ermenilerin silahlandırılıp Türklerin katledilmesinde sorumluluğu var.

Ermenistan Sözcüsünün açıklaması

Açıklama ve üslubu devlet geleneğine sahip olmadığını gösteriyor. 1915 olayları meşru bir tartışma konusudur. 

Ermenistan arşiv açma cesaretini gösterse gerçekler ortaya çıkacak. 

1.Ulusal Doğu Akdeniz Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Sempozyumu başladı

0

Doğu Akdeniz Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü tarafından, 1.Ulusal Doğu Akdeniz Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Sempozyumu gerçekleştiriliyor.Ana temanın “Ortopedik Fizyoterapi ve Rehabilitasyonda Yenilikler” olarak belirlendiği sempozyum 3 gün sürecek.Sempozyumun açılışı töreni saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşının okunması ile başladı, ardından müzik dinletisi sunuldu.Sempozyumun açılış konuşmalarını Doğu Akdeniz Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Öğretim Üyesi ve sempozyum başkanı Prof. Dr. İnci Yüksel, – Doğu Akdeniz Üniversitesi Sağlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehtap Malkoçlar ve Doğu Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Osam yaptı.Konuşmaların ardından konferans, panel ve sunumlara geçildi. (BRT)

Ege’den Rusya’ya ihracatta yüzde 111’lik artış

0

Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) verilerinden derlenen verilere göre, birliğe bağlı üyeler 2019 ocak-mart döneminde toplamda 3 milyar 238 milyon dolarlık ihracata imza attı.

EİB’in ihracatında ilk sırayı 362 milyon 587 bin dolarla Almanya alırken, bu ülkeyi 220 milyon 332 bin dolarla İngiltere, 193 milyon 550 bin dolarla İtalya izledi.

En fazla satış Rusya’ya

Ege’den en fazla ihracat artışı ise Rusya pazarında yaşandı.

Geçen yıl ocak-mart döneminde Rusya’ya yapılan ihracat, 37 milyon 818 bin dolar olarak gerçekleşti. Yaş meyve sebze pazarının açılmasıyla yeniden hareketlenen Rusya pazarına bu yıl ise ihracat yüzde 111 artışla 79 milyon 908 bin dolara ulaştı.

Ege’den Rusya’ya ihracatta yaş meyve sebze mamulleri 15 milyon 409 bin dolarla ilk sırada yer aldı. Su ürünleri ve hayvansal mamulleri 12 milyon 805 bin ile ikinci, tütün ve tütün mamulleri ise 9 milyon 37 bin dolarla üçüncü sırada yer aldı.

“Çin’i de eklemek isteriz”

EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Rusya’ya ihracattaki artışın devamını da beklediklerini söyledi.

Tütün ihracatının dönemsel olabileceğini ancak yaş meyve sebze ihracatının kesintiye uğramadan devam edeceğini öngördüklerini aktaran Eskinazi, Rusya’nın yanına Çin pazarını da bu trende eklemek istediklerini vurguladı.

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak da Rusya’nın yaş meyve sebzede geleneksel pazar olduğunu belirtti.

Ege’den Rusya yapılan ihracatta en fazla artışın da yaş meyve sebze sektöründe gerçekleştiğini anlatan Uçak, “Geçen yıl ilk 3 ayda 4 milyon 688 bin dolar ihracat yapmışken bu yılın ilk aylarında 15 milyon 409 bin dolarlık ihracata imza attık. Önümüz yaz ve kiraz, erik, şeftali ve üzüm gibi meyvelerin sezonu geliyor. Bu ürünlerin de toplanmaya ve satışına başlanmasıyla Rusya’ya ihracatın daha da artacağını tahmin ediyoruz” değerlendirmesini yaptı.

Ayva ihracatında dünyada ilk sırada olan Türkiye’den 13,4 milyon liralık gelir

1

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) 2017 verilerine göre, 174 bin 38 ton ayva üretimiyle dünyada ilk sırada yer alan Türkiye’nin ardından 112 bin 783 ton üretim ile Çin ve 109 bin 516 ton üretimi ile Özbekistan geliyor.

Akdeniz İhracatçı Birlikleri’nden (AKİB) alınan bilgiye göre, 2017’de 18 bin 977 ton ayva ihraç edilirken, geçen yıl bu rakam 19 bin 901 tona yükseldi. Türkiye, geçen yıl en fazla ayvayı 5 bin 937 tonla Rusya’ya ihraç ederken, 2 bin 783 tonla Almanya ikinci, bin 794 ton ile Irak üçüncü sırada yer aldı. Irak’ı ise bin 408 tonla Romanya ve bin 142 tonla Hollanda takip etti.

Bu ülkelerin yanı sıra aralarında İsviçre, Belçika, Norveç, İsrail, Dubai, Bahreyn, Fransa ve Kuveyt’in aralarında bulunduğu 39 ülkeye daha ayva gönderen Türkiye, geçen yıl ayva ihracatından 13 milyon 418 bin lira gelir elde etti.

Türkiye’de üretilen ayvanın yüzde 58,88’i Sakarya’dan

TÜİK ve FAO’nun 2017 verilerine göre, 174 bin 38 ton olan toplam ayva üretimine, Sakarya 102 bin 476 tonluk destek verdi.

Türkiye’de üretilen ayvanın yüzde 58,88’i Sakarya’dan karşılanırken, Türkiye’de üretilen ayvanın yüzde 33,9’u ve il genelinde üretilen ayvanın yüzde 57,57’si Geyve ilçesinden elde ediliyor. Türkiye’nin en önemli ayva yetiştiriciliğinin yapıldığı Geyve ilçesinde yılda yaklaşık 59 bin ton ayva üretiliyor.

Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsünde yapılan analiz sonuçlarına göre, Geyve ayvası sulu ve sert meyve yapısı, tadındaki şeker, asit oranındaki denge dolayısıyla tüketici tarafından daha çok tercih ediliyor. Aynı araştırmada, Geyve yöresinin ekolojik koşullarından dolayı ayva kalitesinin yüksek olduğu, aynı çeşit farklı bölgelerde yetiştirildiğinde aynı tat ve kalite özelliklerini göstermediği belirtiliyor.

Geyve ayvasının dünyada tanınırlığı hedefleniyor

Geyve ayvasının tanınırlığını artırmak için bir dizi çalışma başlatan Geyve Belediyesi, marka tescili, coğrafi işaret başvurusu, fuarlar ve festivallerle tanıtım yaparak Geyve ayvasının bilinirliğini artırmayı hedefliyor.

Geyve Belediye Başkanı Murat Kaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ayvayla alakalı çalışmaları sürdürdüklerini, ilçenin tamamını ilgilendiren tüm faaliyetlerde belediye olarak dokunuşlar yapmak istediklerini söyledi.

Belediyenin logosunu da ayva olarak belirlendiğini anımsatan Kaya, “Belediye olarak ayvayla alakalı marka tescili yaptık. İlçemizde ciddi anlamda tarım yapılmakta ve yaklaşık 350 bin ton ürün üretilmekte. Dünyada ayva üretiminde Türkiye birinci sırada, Türkiye’de Sakarya, Sakarya’da ise birinci sırada Geyve gelmekte. Biz de ilçemizde bu kadar katma değer sağlayan bir ürünü değerlendirme adına bu marka tescillerini yaptık.” dedi.

Fuarlar, festivaller düzenleyerek ayvanın tanınırlığını ve bilinirliğini artırdıklarını vurgulayan Kaya, bu çalışmalarının ayvaya ciddi katma değer sağladığını anlattı.

En son İstanbul’da yapılan EMITT fuarında “Geyva” markasıyla ayvanın çeşitli ürünlerini tanıttıklarına değinen Kaya, “Bundan sonra da ayvayla alakalı faaliyetlerimiz devam edecek. Hollanda ile alakalı bir çalışma yapmayı planlıyoruz çünkü borsası Hollanda’da ama en büyük üretim bizde. Allah ömür verirse biz Geyve’de Geyve ayvası ve bölgedeki ayvayla beraber Türkiye’nin pazardaki payını daha yükseklere çıkarmayı planlıyoruz.” şeklinde konuştu.

Çalışmaların kişilere bağlı kalmaması için Geyve Kaymakamlığı, İlçe Tarım Müdürlüğü ve belediye olarak çiftçilerle toplantılar yaparak Geyve Ayva Üretici Birliği kurma çalışmalarına başladıklarını belirten Kaya, projelerin tamamlandığını, tüzüğün oluşturulduğunu ve Tarım ve Orman Bakanlığının onayına sunulduğunu ifade etti.

Geyve’de kalibrasyon ve depolama eksikliği olduğuna dikkati çeken Kaya, hibe fonlarından da faydalanarak bir soğuk hava deposu, kalibrasyon paketleme fabrikası kurmayı planladıklarını bildirdi. 

Dünyada seçimlere katılım düşük seyrediyor

0

Dünyaya “demokrasi ihraç eden” ABD ile “demokrasinin beşiği” olarak nitelenen Avrupa’da seçimlere katılım oranlarının ortalamada yüzde 65 seviyesini aşmakta zorlandığı görülürken, seçimlerde yüzde 80’den fazla kişinin sandık başına gittiği Türkiye, halkının geniş katılımıyla demokratik olgunluğunu sandığa yansıtan ülkeler arasında öne çıkıyor.

Demokrasilerin “olmazsa olmazı” seçimler, halkların devlet yönetimi üzerindeki iradesini yansıtmasına olanak sağlıyor ancak seçmenlerinin yarısının bile sandığa gitmediği çok sayıda ülke bulunuyor.

ABD’deki kongre ve başkanlık seçimlerinde katılım oranlarının düşüklüğü dikkati çekiyor. Ülkede 2004’deki başkanlık seçiminde yüzde 60,1, 2008’de yüzde 61,6, 2012’de yüzde 58,2, 2016’da ise yüzde 60,1 katılım sağlanabildi.

ABD’de kongre ara seçimlerinde katılım oranları, başkanlık seçiminden de düşük bir görünüm sergileyerek yüzde 50 seviyesini aşamıyor. 2006’da yüzde 40,1 katılımın gerçekleştiği ABD’nin kongre ara seçimlerinde katılım oranları, 2010’da yüzde 41, 2014’te yüzde 36,7, 2018’de ise yüzde 49,6’da kaldı.

Rusya ve Avustralya

Avustralya’da 2016’da yapılan son genel seçimde 15 milyon 676 bin 659 seçmen oy kullandı. Bu seçimdeki katılım oranı yüzde 95, 2013’te yapılan bir önceki seçime katılım oranı ise yüzde 92 olarak gerçekleşti.

Rusya’da 2000 yılından bu yana yapılan genel seçimlerde katılım oranı yüzde 65-70 aralığında seyretti.

Ülkede 2000 ve 2004’te düzenlenen genel seçime katılım sırasıyla yüzde 68,7 ve yüzde 64,38 oldu.

Rusya’da 2 Mart 2008’de seçmenlerin yüzde 69,81’i, 4 Mart 2012’de yüzde 65,34’ü, 18 Mart 2018’de yüzde 67,54’ü sandığa gitti.

Arjantin, Brezilya ve Kolombiya

Kolombiya’da geçen yıl yapılan başkanlık seçimlerinde ülke tarihinde 1974’ten beri en yüksek katılım oranı sağlanmasına rağmen seçmenlerin sadece yüzde 53,4’ü oy verdi.

“Tropik Trump” olarak anılan Brezilya’nın yeni Başkanı Jair Bolsonaro’nun kazandığı seçimlerde katılım yüzde 79,7 olarak açıklanırken, Arjantin’de 2017 genel seçimlerinde katılım yüzde 76,47 oldu.

Pakistan

Pakistan’da 105 milyon 950 bin kayıtlı seçmenin olduğu geçen yılki genel seçimlerde yüzde 51,7 katılım olurken, bu oran, seçmenlerin yüzde 55’inin sandık başına gittiği 2013 seçimlerine göre yüzde 3,3 düşüş sergiledi.

Endonezya, Malezya, Tayland ve Afganistan

Endonezya’da 17 Nisan’da yapılan son genel seçime 193 milyon kayıtlı seçmenden yaklaşık yüzde 81’i katıldı. Ülkede 2014’te yapılan başkanlık ve milletvekili seçiminde katılım oranı ise sırasıyla yüzde 69,58 ve yüzde 75,11 oldu.

Malezya’da 9 Mayıs 2018’de düzenlenen genel seçimlerde katılım oranı yüzde 82,32 olarak belirlendi. Kayıtlı 14 milyon 940 bin seçmenden 12 milyon 299’u oy kullandı. 2 milyon 641 bin kişi oy kullanmazken 217 bin oy boş veya geçersiz sayıldı.

Tayland’da 24 Mart genel seçimlerinde katılım yüzde 74,69 olarak kaydedildi. 51 milyon 239 bin kayıtlı seçmenden 38 milyon 268’i oy kullandı. 12 milyon 971 bin seçmen oy kullanmazken 2 milyon 130 bin oy geçersiz sayıldı.

Afganistan’da 20 Ekim 2018’de yapılan milletvekili seçimlerinde yaklaşık 9 milyon kayıtlı seçmenden 4 milyon 218 bin kişi katıldı.

Mısır

Mısır’ın demokratik yollarla seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin 3 Temmuz 2013’te askeri darbeyle devrilmesinin ardından seçimlere katılım oranlarındaki ciddi düşüş dikkati çekti.

Resmi verilere göre, katılım oranları yüzde 40 seviyelerinin üstünde gösteriliyor. Cumhurbaşkanlığı görev süresinin 6 yıla çıkarılmasını öngören 20 Nisan’daki referandumda katılım 44,33 olarak gerçekleşti. Ancak gözlemciler bu rakamların gerçeği yansıtmadığını ifade ediyor.

Irak, Lübnan ve İran

Irak’ta geçen yıl yapılan genel seçimlere katılım 44,52 olarak açıklanırken, bu sürece şaibe ve hile karıştığı iddiası kamuoyunda tartışmalara neden oldu.

Lübnan’da geçen yıl yapılan genel seçimde seçmenlerin yüzde 49’u sandığa giderken, İran’da seçimlere katılım yüzde 58 ile yüzde 70 aralığında seyrediyor.

İsrail

Yaklaşık 6 milyondan fazla seçmenin kayıtlı olduğu ülkede seçimlere katılım oranındaki düşüş ivmesi dikkati çekiyor.

Ülkede 1969’da seçimlere katılım yüzde 81 iken bu oran 2006’daki seçimlerde yüzde 63’e kadar düştü. Nisanda yapılan genel seçimlerde ise seçmenlerin yüzde 67’si oy kullandı. Bu oran 2015’te yaklaşık yüzde 72’ydi.

Tunus ve Cezayir

Tunus’taki seçimler, bulunduğu coğrafyaya göre en özgür ve demokratik seçim olma özelliğini taşıyor. Genel seçimlere katılım oranları yüzde 50-60 aralığında gerçekleşiyor.

Cezayir’de özellikle cumhurbaşkanlığı seçimlerinin şeffaflığı ve güvenilirliği kamuoyunun yoğun eleştirilerine neden oluyor.

Ülkede 2017’de yapılan parlamento seçimlerinde boykot çağrıları üzerine katılım yüzde 38’de kalırken, 2014’teki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bu oran yüzde 51 olarak kaydedildi.

Almanya

Almanya’da 2017 yılında yapılan federal seçimlerde katılım yüzde 76,2 iken, bir önceki 2013 seçimlerine katılım ise yüzde 71,5 seviyesinde oldu. Diğer yandan, 2014 yılındaki Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerine Almanya’daki katılım yüzde 48,1 seviyesinde kaldı.

İngiltere

İngiltere’de 2017 yılında yapılan erken genel seçime katılım yüzde 68,7 oldu. Ülkede 2016 yılında yapılan Brexit referandumunda ise seçmenlerin yüzde 72,2’si oy kullandı.

Avusturya, Fransa ve İspanya

Avusturya’da 2017 yılında yapılan genel seçime katılım yüzde 80 seviyesinde oldu. Ülkede 2014 yılında yapılan AP seçimlerine katılım ise yüzde 45,4 seviyesinde kaldı.

Fransa’da 2 yıl önce yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminde katılım ilk turda yüzde 77,7, ikinci turda yüzde 74,56 olarak belirlendi. Yüzde 74,56’nın ülkede 1969 yılından bu yana kaydedilen en düşük ikinci tur katılım oranı olduğu açıklandı.

İspanya’da 2016 yılında yapılan genel seçimlerde katılım yüzde 66,5 olarak belirlendi. Ülkede son üç genel seçimde katılım oranı yüzde 70’in altında kaldı. Öte yandan, 2014’teki AP seçimlerine ise İspanya’daki katılım yüzde 43,81 oldu.

İtalya

İtalya’da ise 2018 yılında yapılan son genel seçimde katılım yüzde 72,93 olarak kaydedildi. Bu oranla, genel seçimlere katılımın bir öncekine göre hep düşüş gösterdiği İtalya’daki bu eğilim teyit edilmiş oldu.

Öte yandan, 2014 yılındaki AP seçimlerine ise İtalya’daki katılım yüzde 57,22’de kaldı. AB ülkeleri içinde seçimlere en yüksek katılımın kaydedildiği ülkelerden biri İtalya olmasına rağmen, İtalyanların her yeni AP seçimine bir öncekine kıyasla daha az ilgi gösterdiği görülüyor. İtalya’da AP seçimlerine 2004’te katılım yüzde 71,72, 2009’da yüzde 65,05 oldu.

Hollanda, Hırvatistan ve Slovenya

Hollanda’da ise 20 Mart’ta yapılan eyalet meclisi seçimlerine katılım yüzde 56 olarak belirlendi. AB’nin en genç üyesi Hırvatistan’da ise 2016 yılında düzenlenen genel seçime katılım yüzde 52,6 oldu. Slovenya’da ise geçen yıl yapılan genel seçime katılım yüzde 51,5 seviyesinde kaldı. Bu arada, son olarak 2014 yılında yapılan AP seçimlerine ülkeler bazında katılım ortalaması yüzde 42,54 olarak belirlendi.

Balkan ülkeleri

AB üyeliğini hedefleyen Batı Balkan ülkelerinden Bosna Hersek, Sırbistan, Karadağ, Kuzey Makedonya, Arnavutluk ve Kosova’da da seçimlere katılım oranları AB ülkelerine kıyasla düşük seyrediyor.

Katılım oranları Bosna Hersek’te 2018’de yapılan genel seçimde yüzde 53,26, Sırbistan’da 2017’deki cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 54, Karadağ’da 2018’de yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 63,9, Kuzey Makedonya’da 21 Nisan’da yapılan cumhurbaşkanlığı seçimi ilk turunda yüzde 41,79, Arnavutluk’ta 2017’deki genel seçimde yüzde 46,77 ve Kosova’da 2017’de yapılan genel seçimde yüzde 41,3 olarak belirlendi.

Öte yandan Kuzey Makedonya’da ülkenin adının değiştirilmesi için geçen yıl yapılan istişare referandumuna katılım ise sadece yüzde 36,91 oldu.

Afrika

Nijerya’da 23 Şubat’ta yapılan seçimde katılım oranı yüzde 34,75 olarak gerçekleşirken, Senegal’de 24 Şubat’ta yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 66,27, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde geçen yıl 30 Aralık’ta yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminde ise yüzde 47,46 katılım olmuştu.

Türkiye

Türkiye’de seçmenlerin sandık başına gitme oranlarının, diğer ülke demokrasilerine göre yüksek olduğu gözleniyor. Geçen sene 24 Haziran’da yapılan 27. Dönem Milletvekilli Genel Seçimi’nde kayıtlı seçmenlerin yüzde 86’sının sandık başına gittiği Türkiye’de 1 Kasım 2015’te 26. Dönem Milletvekili Genel Seçimi’nde ise yüzde 85,23 katılım sağlandı.

Türkiye’de 10 Ağustos 2014’te yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminde seçmenlerin yüzde 74,13’ü sandık başına giderken, 24 Haziran 2018’de düzenlenen cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 86 katılım gerçekleşmişti.

Diğer yandan, 31 Mart Mahalli İdareler Seçimi’nde ise seçmenlerin yüzde 83,99’u sandık başına gitti. 

İslam karşıtı protestocuların önünde selfie çeken kız viral oldu

0

ABD’nin doğu kıyısında yaşayan ve otizmli çocuklarla çalışan Shaymaa, Müslüman Amerikan Derneği ve Kuzey Amerika İslami Çember kongresine katılan 24 bin Müslümandan biriydi.

Kongre önünde toplanan İslam karşıtı protestocular, ellerinde İslam’a hakaret eden pankartlarla gösteri düzenlediler.

Pankartlarda İslam’ın kan ve ölüm dini olduğu yazıyordu.

O nefret dolu mesajlara cevap ise Müslüman bir kız olan Shaymaa Isma’dan geldi.

Shaymaa, protestocuların önünde gülümseyerek selfie çekti ve onların nefretiyle, sevgiyle mücadele edeceğini söyledi.

 

O fotoğraflar sosyal medyada yüzbinlerce beğeni aldı ve paylaşıldı.

Shaymaa Ismaa, “O pankartlarda İslam nefret dini gibi şeyler yazıyordu. Ben bunları komik buluyorum. Gülmekten kırıldım. Keşke bir hoparlörüm olsaydı ve içimden geçenleri duysalardı diye düşündüm. Bütün bunlara tepkiler çılgınca, çok fazla destek aldım” dedi.