Ana Sayfa Blog Sayfa 8822

Viyana’da Yunus Emre anlatıldı

0

Avusturya’nın başkenti Viyana’da, Türkiye’nin Viyana Büyükelçiliği öncülüğünde, Viyana Yunus Emre Enstitüsü (YEE) tarafından “Birliğin ve Sevginin Dili Yunus Emre” konferansı düzenlendi.

Türk dilinin en önemli şairlerinden Yunus Emre’nin şiirlerine yansıyan hayat felsefesinin anlatıldığı konferansta konuşan Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç Dr. Mustafa Tatcı, Yunus Emre üzerine yaklaşık 40 yıldır araştırmalar yaptığını belirterek, şairin bütün şiirlerinin tam anlamıyla henüz anlaşılamadığını, Yunus’un tamamen anlaşılabilmesi için daha fazla çalışmalar yapılması gerektiğini söyledi.

Tatcı, şairin şiirlerinin merkezinde aşk ve muhabbetin olduğunu belirterek, “İslam dini aşk ve irfan dinidir.” ifadesini kullandı.

“3 bine yakın şair, Yunus’un izini takip etmiştir”

Yunus’un hayat felsefesi ve şiirlerinin meydana gelmesinde mürşidi Tapduk Emre’nin rolüne dikkati çeken Tatcı, “Yunus Emre, 40 yıllık medrese eğitiminde kendini bilmeye adamıştır.” şeklinde konuştu.

Mustafa Tatcı, kaynaklarda Yunus Emre’nin yaşamına ilişkin iki rivayetin aktarıldığını, buna göre ilk rivayette şairin okuma yazma bilmeyen eğitimsiz biri, bir başka rivayette ise müftülük yapacak seviyede dini eğitime sahip olduğunun belirtildiğini kaydederek, Yunus’un hakikate ulaşmak için tasavvuf öğretisine tabi olduğunu dile getirdi.

Yunus’un şiirlerinde kullandığı dil ve üslubun daha sonraki yıllarda farklı şairler tarafından da takip edildiğini dile getiren Tatcı, “Son 700 yıllık zaman zarfında 3 bine yakın şair, Yunus’un izini takip etmiştir.” dedi.

“Yunus hiçbir felsefi kaba sığmaz”

Tatcı, bazı Batılı düşünürlerin Yunus Emre’yi Hümanizmle sınırlandırmaya çalıştıklarına dikkati çekerek, “Yunus hiçbir felsefi kaba sığmaz. Yunus, İslam içinde yetişen, Kur’an-ı Kerim ve Hazreti Peygamberin metoduyla yetiştirilmiş olan bir aşk ve irfan adamıdır.” değerlendirmesinde bulundu.

Çok sayıda dinleyicinin katıldığı konferansta, Neyzen Mustafa Hakan Alvan da Yunus Emre’nin ilahilerinden oluşan eserleri seslendirdi. 

Her iki şerit de trafiğe açıldı

0

Gönyeli alt ve üst geçidi bugün (24 Nisan) 20.00 itibarıyla her iki şerit olmak üzere trafiğe açıldı.

Gönyeli Belediyesi’nden yapılan açıklamaya göre, projeyle ilgili çevre düzenlemesi çalışmaları da devam ediyor. 

Sürücülerin bu süreçte trafik işaret ve işaretçilerine uymaları önemle rica olunur.

Bakanlar Kurulu toplanacak

0

Bakanlar Kurulu dün Başbakan Tufan Erhürman başkanlığında toplandı.

Yaklaşık 5 saat süren toplantı saat 18.00’de tamamlandı. Toplantının ardından basına açıklama yapılmadı.

Bakanlar Kurulu, Başbakan Tufan Erhürman başkanlığında bugün saat 10.00’da yeniden toplanacak. (BRT)

İngiltere’nin Huawei’in 5G şebekesine sınırlı erişim izni vereceği iddiası

0

ABD ile Çin arasındaki Huawei gerilimi devam ederken, İngiltere’nin Çin teknoloji şirketi Huawei’in 5G şebekesine sınırlı erişim izni vereceği iddia edildi.

Konunun, İngiltere Başbakanı Theresa May’in başkanlığındaki Ulusal Güvenlik Konseyinde tartışıldığı belirtildi.

Reuters haber ajansına konuşan 2 güvenlik kaynağı, İngiltere’nin, Huawei 5G ağının tüm çekirdek bölümlerini engelleyeceği ve çekirdek olmayan bölümlere erişimin kısıtlı ölçüde gerçekleşeceğini söyledi.

İngiltere Hükümeti Dijital Bakanı Margot James ise sosyal medya sitesi Twitter’dan paylaştığı mesajında, konuya yönelik nihai kararın henüz alınmadığını ifade etti.

ABD, Avrupa ülkelerine güvenlik riski içerdiği gerekçesiyle Çin teknoloji şirketi Huawei ile iş birliğini durdurma ve ürünlerini yasaklama çağrısı yapmıştı.

Almanya Federal Ağ İdaresi (BNetzA) Başkanı Jochen Homann, Huawei de dahil herhangi bir 5G ekipman sağlayıcısının, Almanya’nın tüm standart ve güvenlik gereksinimlerine uyması halinde “özel” olarak dışlanmaması gerektiğini açıklamıştı.

Almanya Başbakanı Angela Merkel, ülkesinin 5G mobil ağını kurarken, kendi standartlarını tanımlayacağını ve güvenlik konusunun ne kadar önemli olduğunu bildiklerini söylemişti.

Almanya’dan sonra Belçika da Huawei tarafından sağlanan telekom ekipmanlarının casusluk faaliyeti için kullanılabileceğine dair herhangi bir kanıta rastlanmadığını açıklamıştı. 

Huawei krizi

Huawei’in sahibi Rın Cıngfey’nin kızı ve şirketin Mali İşler Direktörü (CFO) Mıng Vancou, ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarını delmek suçlamasıyla 1 Aralık 2018’de Kanada’nın Vancouver kentinde tutuklanmıştı. 3 gün süren kefalet duruşmasının ardından davaya bakan Kanadalı Hakim William Ehrcke, Mıng’ın ABD’nin resmi iade talebini beklerken 10 milyon Kanada doları kefaletle şartlı salıverilmesine hükmetmişti.

Mıng’ın tutuklanmasından sonra Çin, Kanadalı eski bir diplomat olan Michael Kovrig ile iş adamı Michael Spavor’u, ulusal güvenliği tehlikeye atan faaliyetlerde bulunma iddiasıyla tutuklamıştı. Çin ayrıca, uyuşturucu kaçakçılığı davasından, 2016 yılında 15 yıl hapis cezasına çarptırılan bir başka Kanada vatandaşı Robert Schellenberg’i de yeniden yargılayarak ölüm cezasına mahkum etmişti.

Kanada Federal Adalet Bakanlığı, 2 Mart’ta Mıng Vancou’nun ABD’ye iade sürecinin başlatıldığını duyurmuştu.

Huawei Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Dönüşümlü CEO’su Guo Ping, 7 Mart’ta yaptığı açıklamada, ABD Senatosunun şirketin ürünlerine yönelik yasağı destekleyecek bir kanıt sunamadığını belirtmiş ve Teksas’taki bir federal mahkemede ABD hükümetine dava açtıklarını ilan etmişti. 

FETÖ üyesi Brezilya’da gözaltında

0

Brezilya yetkili makamlarına göre, Brezilya Yüksek Mahkemesi, 19 Mart’ta Sipahi’nin gözaltına alınmasına karar verdi.

Brezilya polisinin medyaya da yansıyan tutanağına göre, FETÖ üyesi Sipahi, Amerika’dan Sao Paulo kentine döndüğü 5 Nisan’da Guarulhos Havaalanı’nda Brezilya Federal Polisi tarafından gözaltına alındı.

O tarihten beri gözaltında tutulan Ali Sipahi’nin Türkiye’ye iade talebi, Brezilya Yüksek Mahkemesi tarafından değerlendiriliyor.

Brezilya Federal Yüksek Mahkeme Hakimi Edson Fachin, Sipahi’nin 3 Mayıs günü saat 10.00’da mahkemede dinlenilmesine karar verdi.

Brezilya Adalet Bakanlığının kendi internet sitesinde yer alan kamuya açık bilgilere göre, 2007 yılından beri bu ülkede yaşayan Ali Sipahi, 13 Ekim 2016 tarihinde Brezilya vatandaşlığına geçti.

Putin’den ayrılıkçılara Rus pasaportu kolaylığı

0

Kremlin’den yapılan yazılı açıklamaya göre Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, insani amaçlarla Rus vatandaşlığına başvuruda bulunanlara kolaylık tanınması yönündeki kararnameyi onayladı.

Kararnamede, Ukrayna’nın Donetsk ve Lugansk bölgelerinde sürekli ikamet edenlerin Rus vatandaşlığına kabulü için basitleştirilmiş şekilde başvuru yapma hakkına sahip olduğu vurgulanarak, bu kararın uluslararası hukuk kurallarına dayanan insan hak ve özgürlüklerini koruma amaçlı olduğu ifade edildi.

Ukrayna’da 2014’te Donetsk ve Lugansk bölgelerinde Rus yanlısı ayrılıkçılar Kiev yönetimine karşı sözde bağımsızlıklarını ilan etmişti.

Kolombiya’da göstericiler ve polis arasında arbede

0

Kolombiya’da muhalefet, işçi örgütleri ve öğrenci grupları, hükümetin ulusal kalkınma planı ve ülkede uzun süredir devam eden toplum liderlerine yönelik suikastler karşısında genel grev ilan etti.

Grev çerçevesinde ülkenin başkenti Bogota ile Medellin, Cali, Cartagena, Barranquilla gibi büyükşehirlerde protesto yürüyüşleri düzenlendi.

Bogota’da sendikalar, öğrenci grupları ve yerli topluluklardan oluşan protestocular, farklı bölgelerden harekete geçerek kentin tarihi merkezindeki Bolivar Meydanı’na kadar yürüdü.

Meydanda genel olarak sakin bir havada geçen ve örgüt temsilcilerinin konuşmalar yaptığı mitingin ardından, bazı göstericiler ile polis arasında taşlı sopalı çatışma çıktı.

Polisin göstericilere göz yaşartıcı gaz ve coplu müdahalesi ile sona eren arbedede, 4’ü gazeteci 9 kişi hafif yaralandı.

Sri Lanka Devlet Başkanı üst düzey güvenlik yetkililerinin istifasını istedi

0

Sri Lanka Devlet Başkanı Maithripala Sirisena’nın, 350 kişinin öldürüldüğü Paskalya bombalamalarından önce olası saldırılar hakkındaki istihbarat raporları üzerine hareket etmeyen bazı üst düzey güvenlik yetkililerinin istifasını istediği açıklandı.

Sirisena, 24 saat içinde savunma kuvvetlerinin başkanını değiştireceğini belirterek, savunma sekreteri ve ulusal polis şefinin istifasını istediğini söyledi.

Sri Lanka Devlet Başkanı, istifaların ardından göreve kimlerin getirileceğini ise açıklamadı.

Planlanan saldırılar hakkındaki istihbaratın karanlıkta kaldığını vurgulayan Sirisena, bu bilgileri paylaşmayan yetkililere karşı sert bir davranış göstereceğine dair söz verdi.

Sri Lanka’daki saldırılar

Sri Lanka’da Hristiyanlar için kutsal Paskalya ayini sırasında Kochchikade’deki St. Anthony’s, Katana’daki St. Sebastian ve Batticaloa’daki Meryem Ana kiliseleri ile başkent Kolombo’daki beş yıldızlı Shangri-La, Cinnamon Grand ve Kingsbury otellerine bombalı saldırılar düzenlenmişti.

Bu saldırıların ardından başkent Kolombo’nun banliyöleri Dehiwala’daki konukevi yakınında ve Dematogo’da üst geçit yakınında patlamalar olmuştu.

Saldırılarda 359 kişi hayatını kaybetti, 500’den fazla kişi yaralandı. Saldırılarla bağlantılı gözaltındaki şüpheli sayısının 58’e yükseldiği açıklandı.

Bombalı saldırıları terör örgütü DEAŞ üstlenmişti. 

Orta Afrika’da silahlı gruptan köye saldırı

0

Yerel basındaki haberlere göre, Orta Afrika Halkı Demokratik Cephesi’nin (FDPC) üyeleri ülkenin batısındaki Lokoto köyüne baskın düzenledi. Köydeki araçları ateşe veren silahlı kişiler 11 kişiyi rehin aldı.

Birleşmiş Milletler Orta Afrika İstikrar Misyonu (MINUSCA), barış gücü askerlerinin bölgede operasyon ve arama çalışması başlattığını duyurdu.

Orta Afrika Cumhuriyeti’nde (OAC) Başbakanı Firmin Ngrebada, grubu mantıklı davranmaya davet ederek, “Barış anlaşmasını savaşa dönmek için imzalamadık.” ifadesini kullandı.

MINUSCA ile bölgede saldırılar düzenleyen FDPC arasında nisan ayı başında çıkan çatışmalarda silahlı grup üyesi 5 kişi öldürülmüştü.

FDPC, OAC hükümeti ile ülkedeki silahlı gruplar arasında şubat ayında imzalanan barış anlaşmasına ilişkin rahatsızlığını duyurmak için otoyollarda barikatlar kurmuştu. Barış anlaşması uyarınca kurulan hükümette kendisine yer verilmediğini belirten FDPC, barikatları mart ayı başında kaldırmıştı.

Etiyopya’da mart ayında tekrarlanan yeni barış görüşmelerinin ardından, 22 Mart’ta OAC’de yeni bir hükümet kurulmuştu.

FDPC’nin lideri Abdoulaye Miskine, kendisine teklif edilen bakanlık görevini reddetmiş, Miskine’in bir akrabası başbakan özel danışmanı olarak atanmıştı.

Ülkede 2013 yılında Hristiyan Anti-Balaka ile çoğunluğu Müslüman Seleka grupları arasında çıkan ve iç savaşa dönüşen çatışmalarda binlerce kişi yaşamını yitirmişti.

Yaklaşık yüzde 80’i halen silahlı gruplar tarafından kontrol edilen ülkede, OAC hükümeti ile silahlı gruplar arasında Sudan’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen barış görüşmelerinde nihai anlaşma 6 Şubat’ta imzalandı.

Anlaşma kapsamında, silahlı grupların temsilcileri hükümette yer almaya başladı.

AB’den ayrılmak istemeyen İskoçya’da bağımsızlık referandumu çağrısı

0

İskoçya, İngiltere’nin 300 yılı aşkındır bir parçası.

Ülkede 2014 yılında İngiltere’den ayrılmak için bağımsızlık referandumu yapıldı.

Katılımın yüksek olduğu referandum sonucuna göre halkın yüzde 55’i İngiltere’nin bir parçası olarak kalma yönünde oy kullandı.

2016 yılında yapılan Avrupa Birliği’nden çıkış (Brexit) referandumunda ise İngiltere halkı ayrılığa onay verirken, İskoçya yüzde 32’ye karşı yüzde 62 oy oranıyla AB’de kalınmasından yana oy kullandı.

2 yıldır süren ve son aylarda kördüğüme dönen Brexit sürecinde İngiltere ve İskoçya sık sık karşı karşıya geldi.

İki ülke arasında ipleri geren son adım ise dün İskoçya Başbakanı Nicola Sturgeon’ın açıklamasıyla atıldı.

“Brexit mi, bağımsız bir Avrupa ülkesi mi?”

İskoçya Başbakanı Nicola Sturgeon, İskoç parlamentosunda yaptığı konuşmada, mevcut parlamentonun görev süresi içerisinde “Brexit ile bağımsız bir Avrupa ülkesi olarak İskoçya’nın geleceği arasında bir tercih sunulmasına ihtiyaç olduğunu” belirtti.

“İngiltere’nin onayına ihtiyacımız yok”

Başbakan Sturgeon, 2019 yılına kadar bağımsızlık konusunda bir tercih yapılması için hareete geçeceklerini açıkladı. “İngiltere’nin onayına ihtiyacımız yok.Westminster hükümet sistemi, (Birleşik Krallık sistemi), İskoçya’nın çıkarlarına hizmet etmiyor” diye konuştu.” dedi. 

Sturgeon ayrıca, başka atılabilecek adımlar için de uzmanlardan oluşan bir danışma grubu oluşturulduğunu belirtti.

Birleşik Krallık merkezi hükümetinde bölünme korkusu

BBC’de yer alan habere göre İskoçya’da yapılan anketler, 2014’teki oy oranlarında fazla bir değişikliğin olmadığını gösteriyor.

Birleşik Krallık merkezi hükümetinin İskoçya’dan sorumlu bakanı David Mundell, İskoçya halkının bir kuşak boyunca geçerliliğini korumak üzere 2014’te kararını verdiğini ifade etti.

Mundell, Sturgeon’ın bu sonuca saygı göstermek yerine anayasal değişiklik için direttiğini, “sürekli kargaşa ve bölünmeyi teşvik etmek yerine İskoç halkının görüşlerini dinlemesi, ekonominin ve okulların iyileştirilmesine çalışması gerektiğini” söyledi.