Ana Sayfa Blog Sayfa 8830

YÖDAK ve YÖK heyetleri görüştü

0

Yükseköğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu (YÖDAK) ve Yükseköğretim Kurulu (YÖK) heyetleri görüştü.

YÖDAK’tan yapılan yazılı açıklamaya göre, dün gerçekleşen görüşmede YÖDAK Başkanı Prof. Dr. Akile Büke başkanlığında YÖDAK üyeleri Prof. Dr. Mehmet Hasgüler, Prof. Dr. Ahmet Pehlivan, Prof. Dr. Hülya Harutoğlu ve Prof. Dr. Hasret Balcıoğlu’ndan oluşan YÖDAK Heyeti, YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç başkanlığında Prof. Dr. Mehmet Şişman, Prof. Dr. Mehmet Cahit Güran’dan oluşan heyet ile bir araya geldi.

Görüşmede KKTC Yükseköğretiminin geleceği ile ilgili görüş alış verişinde bulunuldu. Prof. Dr. Yekta Saraç YÖK’ün KKTC yükseköğretimine ve eğitimin kalitesine büyük önem verdiğini, Milletlerarası Anlaşmayı bu amaçla hazırladıklarını ve bunun arkasında olduklarını vurguladı.

Prof. Dr. Yekta Saraç KKTC’de sistemin zafiyetleri bulunduğunu bunun YÖDAK’ın güçlendirilmesi ile aşılabileceğini belirtti.

YÖK’TEN KKTC YÜKSEKÖĞRETİM ALANINA DESTEK

YÖK Başkanı Prof. Dr. Saraç örgün eğitimde öğrenci devamının esas olduğunu, bunun aksi bir uygulamanın KKTC ve TC yükseköğretim alanına zarar vereceğini vurguladı.

Saraç, kontenjanlar ile ilgili karar konusunda ise Türkiye’de 10’dan az öğrencisi olan üniversite programlarına bu yıl hiç öğrenci verilmediği, KKTC’ye ayrıcalık sağlanarak bu rakamın 2 öğrenci ile sınırlandığını bildirdi.

YÖDAK Başkanı ve YÖDAK Heyeti tarafından ise Milletlerarası Anlaşmanın KKTC yükseköğretiminin bugüne gelmesinde önemli bir dönüm noktası olduğu vurgulandı.

Yükseköğretimin KKTC’nin izolasyonların aşıldığı tanınır yüzü olduğu da kaydedilen görüşmede, yükseköğretimin GSMH’ya katkısı olan en büyük iki alandan biri olduğu vurgulandı.

YÖDAK heyeti, 2018 yılında başlatılan YÖK-YÖDAK müşterek denetimi sonrasında ve kalite süreçleri ile ilgili YÖK ve YÖDAK’ın almış olduğu kararlara uygun olarak üniversitelerin gerekli tedbirleri almakta olduklarının da altını çizdi.

Toplantıda, Prof. Dr. Mehmet Cahit Güran ve Prof. Dr. Mehmet Şişman ile de YÖK-YÖDAK Müşterek Denetimi ile ilgili görüş alış verişinde bulunuldu. Kalite süreçlerinden ödün vermeden planlı ve kontrollü büyümenin KKTC yükseköğretiminin sürdürülebilirliği açısından önemi üzerinde durulan görüşmede, iletişimin sürdürülmesi konusunda mutabık kalındı. (BRT/TAK)

Türkiye’de geçen yıl 61 bin kitap yayımlandı

0

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından geçen yıla ait uluslararası standart kitap numarası (ISBN) istatistikleri açıklandı.

Buna göre, yayımlanan materyallerin sayısı 2018’de bir önceki yıla göre yüzde 11,3 artarak 67 bin 135’i bulurken, kitap sayısı ise 61 bin 265 olarak kayıtlara geçti.

Özel sektör tarafından yayımlanan materyal sayısı geçen yıl yüzde 10,7 artışla 61 bin 607 oldu. 

Yayıncılar tarafından geçen yıl 61 bin 265 kitap, 391 elektronik kitap, 5 bin 177 web tabanlı elektronik kitap, 28 konuşan kitap ve 274 diğer olmak üzere toplam 67 bin 135 materyal için ISBN alındı.

En fazla artış akademik materyallerde 

Konularına göre incelendiğinde, 2018’deki materyallerin yüzde 32,2’si eğitimde yüzde 17,4’ü yetişkin kültür, yüzde 16’sı akademik, yüzde 15,8’i yetişkin kurgu edebiyat, yüzde 13,9’u çocuk ve ilk gençlik, yüzde 4,7’si inanç alanlarında yayımlandı.

Akademik materyallerin sayısı 2018’de, 10 bin 751’e ulaşırken, eğitim alanındaki eserler de 21 bin 628 oldu.

Yayımlanan materyallerin yüzde 92,1’inin dilinin Türkçe, yüzde 4,7’sinin İngilizce, yüzde 3,2’sinin ise diğer diller olduğu belirlendi.

Merkez Bankası faizi değiştirmedi

0

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasından (TCMB) faiz oranlarına ilişkin yapılan duyuruda, Para Politikası Kurulunun (PPK), Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya başkanlığında toplandığı belirtildi.

Toplantıda, politika faizinin 24 düzeyinde sabit tutulmasına karar verildi.

“Cari dengedeki iyileşme eğiliminin sürmesi beklenmektedir”

Açıklamada, “Son dönemde açıklanan veriler ekonomideki dengelenme eğiliminin devam ettiğini göstermektedir. Dış talep nispeten gücünü korurken finansal koşullardaki sıkılığın da etkisiyle iktisadi faaliyet yavaş bir seyir izlemektedir. Cari dengedeki iyileşme eğiliminin sürmesi beklenmektedir.” denildi.

“Enflasyon göstergelerinde bir miktar iyileşme gözlenmektedir”

İç talep gelişmelerine bağlı olarak enflasyon göstergelerinde bir miktar iyileşmenin gözlendiğinin belirtildiği açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Bununla birlikte, gıda fiyatları ve ithal girdi maliyetlerindeki artışlar ile enflasyon beklentilerindeki yüksek seyir fiyat istikrarına yönelik risklerin devam ettiğini göstermektedir. Bu çerçevede Kurul, enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar sıkı parasal duruşun korunmasına karar vermiştir.

Merkez Bankası fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki bütün araçları kullanmaya devam edecektir. Enflasyon görünümünü etkileyen unsurlardaki gelişmeler yakından izlenerek, parasal duruş enflasyonu hedeflenen patika ile uyumlu seviyelerde tutacak şekilde belirlenecektir.

Açıklanacak her türlü yeni verinin ve haberin Kurul’un geleceğe yönelik politika duruşunu değiştirmesine neden olabileceği önemle vurgulanmalıdır. Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti beş iş günü içinde yayımlanacaktır.”

İslam karşıtı göstericiler önünde verdiği pozlarla fenomen oldu

0

ABD’de davranış terapisti olarak çalışan 24 yaşındaki Şeyma İsmail, başkent Washington’da İslam karşıtı gösteri düzenleyen grubun önüne geçerek fotoğraf çektirdi. 

İsmail’in, “21 Nisan’da yobazlığın yüzüne güldüm ve başarının en büyüğünü hissederek yoluma yürüdüm.” yorumuyla paylaştığı fotoğraflar kısa sürede Instagram ve Twitter üzerinden yayılarak on binlerce beğeni aldı.

“Bu fotoğrafı müzeye koyun”

Twitter kullanıcıları Şeyma’yı cesaretinden dolayı tebrik ederken, bir kullanıcı, “Bu fotoğrafı müzeye koyun.” şeklinde yorum yaptı.

İsmail, Buzzfeed adlı internet sitesine yaptığı açıklamada, geçen hafta Kuzey Amerika İslam Camiası ile Müslüman Amerikan Cemiyeti tarafından düzenlenen kongreye gittiğinde salon önündeki protestocuları gördüğünü belirtti.

Birçok insanın protestolar nedeniyle moralinin bozulduğunu aktaran İsmail, “Protestocular önlerinden geçen bazı arkadaşlarıma ‘cehenneme gidin’ demiş. Onların nefretine kibarlıkla cevap vermek istedim. Arkadaşım Cemile’den fotoğrafımı çekmesini istedim.” ifadesini kullandı.

İsmail, fotoğrafları çekilirken protestocuların kendisine tepki gösterdiğini ancak buna rağmen moralini bozmadığını kaydetti.

Fotoğrafların bu kadar çok yayılacağını tahmin etmediğini belirten İsmail, “Yakınlarım güvenliğim için endişeye kapıldı. Herkes benimle gurur duyarken, bir yandan da güvenliğim için dua ediyor.” dedi. 

 

Biden ABD Başkanlık yarışına gireceğini resmen duyurdu

0

Eski ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden yaptığı açıklama ile 2020 başkanlık seçimlerine Demokrat parti adayı olarak katılacağını resmen duyurdu.

Biden, çevrimiçi yayınladığı videoda, “Bu milletin ruhu için savaştayız” ifadesini kullanarak seçmenleri, Cumhuriyetçi ABD Başkanı Donald Trump’ı görev süresinin ikinci döneminde reddetmeye çağırdı.

3 Kasım 2020’de yapılacak 59. başkanlık seçimleri öncesinde Demokrat Partide 20’den fazla isim başkanlık koltuğu için yarışa girerken, Cumhuriyetçilerde mevcut Başkan Trump’ın ikinci dönemi için yarışa girmesi bekleniyor.

Sınırda gerilim artıyor: Trump’tan Meksika’ya silahlı asker tehdidi

0

ABD Başkanı Donald Trump, ABD-Meksika sınırında Meksikalı askerlerin Amerikan güçlerine silah çekmesinin ardından, sosyal medya sitesi Twitter’daki hesabından konuyla ilgili bir açıklama yaptı.

Mesajında, Meksika güvenlik güçlerinin sınırda devriye görevi yapan 2 ABD askerine silah çekmesine değinen Trump, “Meksikalı askerler muhtemelen sınırdaki uyuşturucu kaçakçılarını şaşırtmak için askerlerimize silah çekti. Bu bir daha olmasa iyi olur” diyerek tepki gösterdi.

Trump ayrıca, Meksika’nın göçmenleri tutuklama ve geri gönderme konusunda üzerine düşeni yeterince yapmadığını belirtti.

Trump, geçtiğimiz ay Twitter’dan paylaştığı mesajında, “Meksika, yasa dışı göçmenlerin ülkemize akışının durdurulmasına yardım etmek için hiçbir şey yapmıyor. Onların hepsi konuşuyor ve hiçbir eylemde bulunmuyorlar. Aynı şekilde, Honduras, Guatemala ve El Salvador, yıllardır paramızı alıyor ve hiçbir şey yapmıyor. Böyle kötü yasalar Demokratların umrunda değil. Güney sınırı kapanabilir” ifadelerini kullanmıştı.

10 Nisan’daki açıklamasında da, ABD-Meksika sınırına daha fazla asker gönderebileceğini söylemişti.

Pentagon 3 bin 500 asker göndereceğini açıklamıştı

Pentagon şubat ayının başında, yasa dışı göçmenlerin ülkeye girişini engellemek için Meksika sınırında 3 bin 500 asker daha konuşlandıracağını belirtmişti.

Pentagon, geçen kasım ayında Orta Amerika’dan ABD’ye doğru giden göçmen akınına karşı Meksika sınırında 5 bin 900 asker konuşlandırmıştı.

Bakanlık, bölgede konuşlandırılan askerlerin görev süresini 15 Aralık’tan 31 Ocak’a uzattığını açıklamıştı.

ABD Savunma Bakanı Vekili Patrick Shanahan ocak ayının sonunda, askerlerin görev sürelerinin İç Güvenlik Bakanlığının talebi üzerine eylüle kadar uzatıldığını duyurmuş, askerlerin bir kısmı geri çekilmişti.

Meksika sınırındaki göçmen konvoyu

Orta Amerika’dan ABD’ye ulaşmak için yola çıkan 7 binden fazla kişinin yer aldığı göçmen konvoyu, geçen yıl aralık ayında Meksika topraklarında ilerleyerek kuzeydeki sınır kenti Tijuana’ya ulaşmıştı.

ABD sınır muhafızları, geçen ay sınırı geçmeye çalışan, aralarında çocukların da olduğu göçmenlere göz yaşartıcı gazla müdahale etmişti.

ABD Başkanı Donald Trump, Orta Amerika’dan ABD’ye ulaşmak için yola çıkan göçmen konvoyundan hiç kimsenin, mahkeme emri olmadan ülkeye alınmayacağını belirtmişti.

Amerika ve Meksika hükümetleri arasında varılan “Meksika’da Kal” mutabakatı kapsamında, Meksika üzerinden ABD’ye göç başvurusu yapan üçüncü ülke vatandaşlarının başvuru işlemleri sonuçlanana kadar sınır kenti Tijuana’da ikamet etmesi öngörülmüştü.

Meksika Ulusal Göç Komisyonu Başkanı Tonatiuh Guillen 29 Ocak’ta yaptığı açıklamada, hükümetin 1 Aralık 2018’den bu yana çoğunluğu Orta Amerika ülkelerinden 3 bin 983 göçmene geçiş vizesi verdiğini duyurmuştu.  

Almanya’da iki büyük bankanın birleşme görüşmelerinde anlaşma sağlanamadı

0

Deutsche Bank’tan yapılan açıklamada, ekstra sermaye ihtiyacı, yeniden yapılanma maliyetleri ve yönetim riskleri nedeniyle birleşmenin, bankaların çıkarlarına uygun olmadığı kanısına varıldığı belirtildi.

Açıklamada, “Deutsche Bank, uzun vadeli karlılığı artırmak ve hissedarlarına iyi bir geri dönüş sağlamak için tüm alternatiflere bakmaya devam edecektir.” denildi.

Açıklamada, bankanın ilk çeyreğine ilişkin finansal bilgilere de yer verildi. Buna göre, Deutsche Bank, bu yılın ilk çeyreğinde toplam gelirlerinin 6,4 milyar avro, net karının da 200 milyon avro olmasını bekliyor.

Söz konusu finansal sonuçların yarın açıklanacağı belirtildi. 

Almanya’nın en büyük pazar payına sahip bankası Deutsche Bank’ın geleceğine ilişkin endişeler artarken, geçen ayın ortalarında Deutsche Bank ile Commerzbank’ın birleşmeye ilişkin ön görüşmeler yaptığı açıklanmıştı.  

CHP, Kılıçdaroğlu’na yönelik saldırı için Mecliste araştırma istedi

0

CHP Grup Başkanvekilleri Engin Altay, Özgür Özel ve Engin Özkoç imzasıyla TBMM Başkanlığına sunulan araştırma önergesinin gerekçesinde, Hakkari Çukurca’da teröristlerle girdiği çatışmada şehit olan sözleşmeli er Yener Kırıkcı’nın, Ankara’nın Çubuk ilçesine bağlı Akkuzulu Mahallesi’ndeki cenaze töreninde Kılıçdaroğlu’na yönelik, taşlı, sopalı, bıçaklı bir linç girişimi gerçekleştirildiği belirtildi.

Gerekçede, bu linç girişimi ve törene katılan TBMM Başkanvekili Levent Gök, CHP Genel Başkan Yardımcıları Yıldırım Kaya ve Bülent Kuşoğlu, CHP Ankara Milletvekili Murat Emir ve diğer CHP’lilere yapılan saldırıların önceden planlandığının olayların gelişimi ve başta İçişleri Bakanı olmak üzere bazı yetkililerin saldırılardan sonra yaptıkları açıklamalardan açıkça anlaşıldığı savunulan gerekçede, şunlar kaydedildi:

“Bu linç girişiminin, Milli Savunma Bakanı, Milli Eğitim Bakanı, Genelkurmay Başkanı,  Kuvvet Komutanları,  Emniyet Genel Müdürü,  Emniyet Genel Müdür Yardımcıları, Ankara Emniyet Müdürü gibi diğer mülki ve idari erkanın hazır bulunduğu üst düzeyde güvenlik önlemlerinin alınması gereken bir cenaze töreninde meydana gelmiş olması, saldırının belli bir odak tarafından önceden organize edildiği ve kolaylaştırıldığı şüphesini güçlendirmektedir.

Sayın Kılıçdaroğlu ve beraberindekiler, cenaze namazından sonra bilinmeyen bir grup tarafından törene katılan bakanlar, askeri ve mülki erkandan ayrılarak, kasıtlı bir şekilde saldırıyı yapan taşlı, sopalı grubun içerisine doğru sürüklenmişlerdir.  Sayın Kılıçdaroğlu’nun yakın korumaları dışında, burada bulunan güvenlik görevlileri saldırganlara herhangi bir şekilde engel olmaya çalışmamış, olaya ilişkin görüntülerden de açıkça gözlendiği gibi linç girişimini seyretmekle yetinmişlerdir. Örgütlü kalabalık, linç girişiminden yanındakiler ve korumaları tarafından bir eve götürülerek güçlükle kurtarılan Sayın Kılıçdaroğlu’na saldırılarını burada da devam ettirmiştir.”

Güvenlik kuvvetlerinin, “Evi yakın” şeklindeki bağrışmalara rağmen saatlerce saldırganları dağıtmadığı, yaşanan olayların, gizli bir elin Kılıçdaroğlu’nun linç edilmesi için uygun ortam sağlamaya çalıştığına işaret ettiği öne sürüldü.

Gerekçede, daha önce de şehit cenazelerine katılan CHP’lilere saldırıları teşvik eden açıklamalar yapan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, linç girişiminin üzerinden 24 saat bile geçmeden “saldırının provokasyon ve organizasyon” olmadığını açıklamasının manidar olduğu ifade edildi. Henüz soruşturma tamamlanmadan bir bakanın, suçluları korumaya yönelik olarak böyle bir açıklama yapmasının, örgütlü bir suçun gizlenmek istendiği izlenimini verdiği öne sürüldü.

Gerekçede, Soylu’nun, “Kılıçdaroğlu’nun cenaze törenine katılacağının önceden emniyet birimlerine haber verilmediğine ilişkin gerçek dışı bir beyana başvurmasının, başında bulunduğu birimlerin, etkin, sağlıklı ve tarafsız bir soruşturma yapmayacağına” işaret ettiği savunuldu.

Soylu’nun, saldırganları öyle olmadıkları halde, şehidin “yakınları, hısımı akrabası” gibi gösterme gayretinin de soruşturmanın akıbetiyle ilgili endişeleri artırdığı ileri sürülen gerekçede, şu ifadelere yer verildi:

“Bu nedenlerle TBMM’nin yapacağı araştırmayla sürece dahil olması ve olayların bütün yönleriyle açıklığa kavuşturulması zorunluluk arz etmektedir.

Şehit piyade sözleşmeli er Yener Kırıkcı’nın cenaze töreninde CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na  yönelik linç girişiminin tüm yönleriyle aydınlatılabilmesi, güvenlik açığı ve istihbarat zafiyetinin nedenleri ile sorumlularının tespit edilebilmesi, yönetme sorumluluğu taşıyanların hedef gösteren kışkırtıcı açıklamalarının bu olaya etkisinin belirlenebilmesi ve benzer olayların tekrarlanmaması için alınacak önlemlerin oluşturulması amacıyla Meclis Araştırması açılması konusunda gereğini arz ederiz.”

İçişleri Bakanı Soylu: Küçükçekmece’deki istismarın faili yakalandı

1

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İstanbul Küçükçekmece’de 5 yaşındaki çocuğun cinsel istismara uğramasına ilişkin açıklama yaptı.

Failin yakalandığı bilgisinin kendisinde olduğunu dile getiren Soylu, “Çocuğumuzun sağlık durumunun iyi olduğunu biliyoruz. Bu meselenin peşinde olacağımızı, failleri muhakkak yakalayacağımızı söyledim.” ifadelerini kullandı.

Annan Planı Referandumu’nun 15. yıl dönümündeyiz

0

Annan Planı Referandumu’nun 15.yıl dönümündeyiz…

Dönemin Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan’ın adını taşıyan Kıbrıs Çözüm Planı, 24 Nisan 2004’te Ada’nın iki tarafında eş zamanlı olarak referanduma sunulmuş; referandum sonucunda, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’den güçlü bir “evet” çıkmış, ancak Rum halkı daha büyük bir oranla planı reddetmişti.

Kıbrıs Türkü’nün yüzde 64.91’i ‘evet’ derken, Rum halkının yüzde 75.83’ü ise “hayır” demişti.Bunun üzerine dönemin BM Genel Sekreteri Kofi Annan, KKTC’ye yönelik izolasyonların kaldırılmasını da tavsiye eden bir Kıbrıs Raporu hazırlamış, ancak bu rapor BM’nin tozlu raflarında kalmaktan ileri gidememişti.

Kofi Annan’ın Kıbrıs Özel Temsilci Alvaro de Soto’nun kaleme aldığı Kıbrıs raporunda Annan, referandumda Kuzey Kıbrıs’tan çıkan ‘evet’sonucunu memnuniyetle karşıladığını belirtirken, Kıbrıslı Türklere uygulanan ambargoların ve izolasyonun kaldırılması gerektiğini vurgulamıştı.Annan planı referandumunun yıldönümünde bazı sendikalar ve örgütler debasın bildirisi yayımlayarak çözüm yanlılarına mücadele çağrısı yaptı. (BRT)