Ana Sayfa Blog Sayfa 8863

“Glafkos Klerides’in miras bıraktıkları temelinde siyaset yapmaya devam edeceğim” dedi.

0
“Glafkos Klerides’in miras bıraktıkları temelinde siyaset yapmaya devam edeceğim” dedi.

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, Kıbrıs sorununda yürütmekte olduğu icraatlara Güney’den yapılan eleştirilere müteveffa Glafkos Klerides’in ilke ve değerlerine atıf yaparak cevap verdi, “Glafkos Klerides’in miras bıraktıkları temelinde siyaset yapmaya devam edeceğim” dedi.
Fileleftheros’un haberine göre, Klerides’in 100’üncü doğum günü vesilesiyle düzenlenen ve Yunanistan eski Başbakanı Kostas Simitis’in de katıldığı törende konuşan Anastasiadis, Klerides’in pragmatistliğine, cesaretine ve “siyasi, beğenilen değil yararlı olmalıdır” ilkesine atıf yaptı.
Anastasiadis konuşmasında, “Bütün kaygım, herkesin vizyonu olan barış ve istikrar şartlarının yaratılmasının gerçekleştiğini görmektir” dedi ve yeni önerilerini “işleyebilir, sürdürülebilir ve sürekli çözüme olanak tanıyacak şartları yaratmak maksadıyla, çıkmazdan çıkmak için” sunduğunu öne sürdü.
“Herhangi bir çözüm çöküşe sürükler” diyen Anastasiadis, uyguladığı taktiği de “siyasi liderler 45 yıl önce dile getirilen görüşlere çakılıp kalmamalı” sözüyle savundu.
Yetkinin yerelleştirilmesi (desantralizasyon) ile “daha geniş özerkliğe sahip devletler ile Kıbrıslı Türklerin, Rumların çoğunluk toplum olmasına ilişkin endişelerinin göğüslenmekte olduğunu” öne süren Anastasiadis, parlamenter sistem önerisinin ise; “etnik temelde değil siyasi temelinde işbirliği ön şartlarını yaratmayı hedeflediğini” söyledi.
Anastasiadis, Glafkos Klerides’in “doğru ölçme, doğru öngörüde bulunma, karar verme ve sorumluluklarını üstlenme gücüne sahip bir kişi olduğunu” söyledi ve “Bu süreci terk edemem” dedi.
Alithia; “Hiçbir Zaman Sorumluluklarından Kaçmayan Lider” başlıklı haberinde, Glafkos Klerides’in 100’üncu doğum günü nedeniyle dün Lefkoşa’nın Rum kesiminde düzenlenen törende Yunanistan eski Başbakanı Kostas Simitis’e Güney Kıbrıs’ın AB’ye üyeliği konusunda yaptığı “büyük” yardım ve katkılar nedeniyle “Glafkos Klerides Barış ve İşbirliği Ödülü” verildiğini yazdı.
Habere göre müteveffa Klerides’in müsteşarı, yakın dostu ve ölümüne kadar onunla birlikte olan Pandelis Kuros’a da “Glafkos Klerides Barış ve İşbirliği Ödülü” verildi.

Fahrettin Altun: Masum insanları hedef alan terör saldırılarını şiddetle kınıyorum

0
Fahrettin Altun: Masum insanları hedef alan terör saldırılarını şiddetle kınıyorum

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Fahrettin Altun, sosyal medya sitesi Twitter’daki hesabından yaptığı paylaşımda, “Sri Lanka’da, kiliseler de dahil olmak üzere birçok yerde masum insanları hedef alan terör saldırılarını şiddetle kınıyorum. Bu, tüm insanlığa yapılan bir saldırıydı. Her türlü terörizmle mücadele eden bir ülke olarak Sri Lanka halkının acısını hissediyoruz” ifadelerini kullandı.

Bu sabah Paskalya ayinlerinin düzenlendiği Kochchikade’de St. Anthony’s, Katana’da St. Sebastian ve Batticaloa’da bir kilise ile başkent Colombo’da beş yıldızlı Shangri-La, Cinnamon Grand ve Kingsbury otellerine saldırı yapılmıştı. Şinhua ajansı, kilise ve otellerdeki patlamalarda 185 kişinin yaşamını yitirdiğini, 469 kişinin yaralandığını duyurmuştu.

Sabahki saldırıların ardından başkent Colombo’nun banliyösü Dehiwala’da hayvanat bahçesi yakınında 7. patlama meydana gelmişti. 8. patlamanın ardından ise ülkede sokağa çıkma yasağı ilan edilmişti.

En az 2’sinin intihar saldırısı olduğu sanılan saldırıların sorumluluğunu henüz üstlenen olmadı.

Kaynak: AA

Sanal dünyaya geçiş mümkün olacak mı?

0
Sanal dünyaya geçiş mümkün olacak mı?

Yazılım ve donanımdaki teknolojik gelişmeler sayesinde oyun grafikleri her geçen gün daha da gerçek bir hal almaya başladı. Hatta yakın zamanda gerçek görüntülerden ayırt edilemeyeceği bile ifade ediliyor. Öte yandan sanal gerçeklik oyunları gün geçtikçe insan yaşamında daha da yer edinirken teknolojinin gelişmesiyle birlikte gelecekte şu an için hayal gibi görünen şeylerin gerçeğe dönmesi ihtimalini de düşündürüyor.

Örneğin Yapımcı ve Yönetmen Steven Spielberg’in, Ernest Cline’ın aynı adı taşıyan kitabından uyarlanan filmi ‘Başlat: Ready Player One’, sanal gerçeklik oyunlarının gün geçtikçe insan yaşamında edindiği yeri en iyi anlatan filmlerden bir tanesi olarak gösteriliyor. Film geleceğin dünyasını keşfetme konusunda insanların akıllarına ‘Acaba biz de bir gün teknoloji sayesinde sanal dünyaya böyle bir geçiş yaşayabilir miyiz? sorusunu getiriyor.

Bu anlamda sanal gerçekçiliğin henüz AR-GE aşamasında olduğunu ancak üzerine çok fazla proje yapıldığını ifade eden Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) Dijital Oyun Tasarımı Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üy. Güven Çatak, “Teknolojinin kendisi gelişiyor. Bilindiği üzere şu an hantal bir teknoloji ama çok hızlı bir şekilde gelişiyor. Çünkü çok büyük markalar buna yatırım yaptı. O yüzden hayatımıza illaki girecek. Bundan bir kaçış yok. Bir yandan kaçış yok diyoruz ancak bir yandan da insanlar bu teknolojileri kaçmak için istiyor. Özellikle eğlence sektöründe sizi bulunduğunuz yerden başka bir yere götürmeyi vaat ediyor” dedi.

“UZAKTAN EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ SUNABİLİR”

“Bunun dışında eğitim sektörü anlamında da çok ciddi bir eşitlemeye getirebilir” diyerek sözlerine devam eden Dr. Öğr. Üy. Güven Çatak, “Uzaktan eğitimi çok üst bir noktaya ulaştırabilir. Bu anlamda enteresan bir fırsat eşitliği de sunabilir. Hayatta deneyimleyemeyeceğiniz bir şeyi sanal gerçeklik ile deneyimleyerek, bizzat o lokasyona gidip çok farklı şeyler öğrenebilirsiniz. Deneyimle öğrenmek çok daha kalıcı oluyor. Sanal gerçekliğin de gücü burada” şeklinde konuştu.

“FİLM VE OYUN ARASINDAKİ ÇİZGİ MUĞLAK HALE GELECEK”

Oyun grafiklerinin her geçen gün daha da gerçek bir hal almaya başladığının altını çizen Dr. Öğr. Üy. Güven Çatak, “Oyunlar görsel ve işitsel anlamda oldukça gelişmekte. Geçmişe göre çok da hızlı gelişiyorlar. Hatta geçmişte filmlerin oyunları yapılırdı şimdi oyunların film adaptasyonları yapılıyor. Filmlerin üretiminde oyun teknolojileri kullanılıyor. Oyun motoru dediğimiz yazılımlar ile üretilen filmler var. Film ve oyun arasındaki çizgi gittikçe muğlak bir hale gelecek. Gerçekten ayırt edemeyeceğimiz bir görüntü kalitesinde interaktif deneyimler sunan bir mecradan bahsediyoruz aslında” ifadelerini kullandı.

Fanatik Yahudiler Mescid-i Aksa’ya baskın düzenledi

0
Fanatik Yahudiler Mescid-i Aksaya baskın düzenledi

Kudüs İslami Vakıflar İdaresinden alınan bilgiye göre 167 fanatik Yahudi, İsrail polisi eşliğinde Fas (El-Meğaribe) Kapısı’ndan girerek Mescid-i Aksa’ya baskın yaptı.

Polis eşliğinde Harem-i Şerif’in avlusunda dolaşan fanatik Yahudilerin, Hamursuz Bayramı (Pesah) dolayısıyla Talmudik ayinler yaptığı belirtildi.

Fanatik Yahudiler, zaman zaman İsrail polisi eşliğinde Mescid-i Aksa’nın avlusuna giriyor. Bu durum sık sık bölgede gerginliğin tırmanmasına ve Filistinlilerle İsrail polisi arasında arbedeye neden oluyor.

Yahudiler, içinde Kıble Mescidi ile Kubbetu’s Sahra Camii’nin yanı sıra müze, medreseler ve büyük avlunun yer aldığı Mescid-i Aksa Külliyesi altında “Süleyman Mabedi kalıntılarının bulunduğu” iddiasıyla kazı çalışmaları yapıyor ve Harem-i Şerif’te kendilerinin de ibadet haklarının olduğunu öne sürüyor.

İşgal altındaki Doğu Kudüs’te bulunan Mescid-i Aksa, Müslümanların ilk kıblesi özelliği taşıyor. 

Kaynak: AA

Ankara’dan Bakü’ye doğrudan uçuş başlıyor

0
Ankaradan Baküye doğrudan uçuş başlıyor

Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, Esenboğa Havalimanı’ndan Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye yarın başlayacak doğrudan uçuşların iki ülke arasındaki ticari ilişkileri daha da büyüteceğini ve geliştireceğini söyledi.

Baran, Bakü ve diğer yurt dışı rotalara Ankara’dan doğrudan uçuşlar hakkında AA muhabirine değerlendirmede bulundu.

Doğrudan uçuş yapılan rotalara Bakü’nün de eklenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Baran, “Dost ve kardeş ülke Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye başlatılan doğrudan uçuşlar, inanıyorum ki iki ülke arasındaki ticari ilişkileri daha da büyütecek, geliştirecektir.” diye konuştu.

Baran, ATO olarak destek amacıyla Bakü’ye gerçekleştirilecek ilk uçuşa katılacaklarını belirtti.

– “Doluluk oranları azalmamalı”

Daha önce Berlin, Paris, Viyana, Frankfurt, Cidde, Medine, Moskova, Londra, Roma ve Tiflis hatlarının açıldığını anımsatan Baran, Ankara’dan yurt dışına direkt uçuşların sayısını artırmak istediklerini söyledi.

Baran, yurt dışına doğrudan uçuşlara sahip çıkmaları için Başkentlilere çağrıda bulunarak, “Yeni hatların eklenmesi talebimizin yerine getirilmesi için doluluk oranlarının azalmaması gerekiyor. Ankara’nın tanıtımına direkt uçuşlarla katkı sağlayarak sağlık turizmini geliştirmeyi hedefliyoruz.” ifadesini kullandı.

Başka ülkelere doğrudan uçmanın Ankaralılar için kolaylık olacağını belirten Baran, şunları kaydetti:

“Ankara, bu zamana kadar memur kenti olarak anılıyordu. Ancak son yıllarda sanayi, ticaret ve turizmde çok önemli ilerlemeler gösterdi. Başkentimiz gerek termal kaynakları gerekse sağlık hizmetleri kalitesiyle Türkiye’de sağlığın da başkenti konumuna geldi. Sağlık turizminin gelişebilmesi için doğrudan uçuşlar önemli. Çünkü sağlık turizminde aktarmalı uçuş düşünülemez. Uçuş noktalarını ne kadar çok artırırsak her alanda Başkent’e fazlasıyla katkı sağlamış oluruz.”

Ankara’dan Bakü’ye haftanın 3 günü doğrudan uçuş gerçekleştirilecek. 

Kıbrıs’ın İlk Çocuk Üniversitesi Kuruluyor

0

Eğitim dünyasına getirdiği yeniliklerle her zaman bir adım önde olan Yakın Doğu Üniversitesi, ilklerle, başarılarla dolu tarihine bir altın sayfa daha ekleyerek “Özay Günsel Çocuk Üniversitesi”ni hayata geçiriyor. Bu kapsamda, Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi 101 no’lu Salonda, Kıbrıs’ta ilk kez kurulacak Özay Günsel Çocuk Üniversitesine ilişkin kamuoyunu bilgilendirmek üzere bir basın toplantısı düzenlendi.

 

Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, Özay Günsel Çocuk Üniversitesi’nin vizyonu, misyonu ve faaliyetleri hakkında bilgilerin paylaşıldığı basın toplantısında, Özay Günsel Çocuk Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Anna Günsel, Rektör Prof. Dr. Filiz Meriçli, Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, Yakın Doğu Koleji Müdürü Asım İdris ile Yakın Doğu İlkokulu Müdür Muavinleri Mehmet Süleymanoğlu ile İzzet Yılmaz hazır bulundu.

 

Çocukların Yeteneklerinin Keşfedilmesi, Bilim Teknoloji Alanında İse Nitelikli Eğitim Almalarının Sağlanması Hedefleniyor…

Toplantının açılış konuşmasını yapan Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ,  Afrika atasözü olan “Bir çocuğu yetiştirmek için bütün bir köye ihtiyaç vardır” cümlesi ile söze başlayarak, büyük bir heyecan, mutluluk ve gurur yaşadıklarını söyledi.

 

Prof. Dr. Şanlıdağ, “Geleceğimizi oluşturacak olan çocukların ulusal ve evrensel değerleri benimsemiş, yaratıcı, girişimci, doğaya ve çevreye duyarlı bireyler olarak yetişmeleri için erken yaşta üniversite çatısı altında bire bir bilim insanları ve sanatçılarla buluşturmayı, kendi yeteneklerinin farkına varıp başarı öyküleri oluşturmalarını sağlamak üzere Özay Günsel Çocuk Üniversitesini hayata geçirmiş bulunmaktayız” dedi.

 

Anna Günsel: “ Ne İstediğini Bilen ve Geleceğine Yön Veren Bireyler Yetiştirilecek…”

Özay Günsel Çocuk Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Anna Günsel de, geleceğimizi çocuklarımıza emanet eden büyük önder Atatürk’ün, tüm çocuklara armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı vesilesiyle, hayata geçirdikleri Özay Günsel Çocuk Üniversitesi projesini paylaşmaktan büyük bir gurur, mutluluk ve heyecan duyduklarını söyledi.

 

Özay Günsel Çocuk Üniversitesi’nin hayata geçirilme vizyonu ile ilgili bilgiler paylaşan Anna Günsel, eğitim, akademik, sportif ve sosyal başarılarının yanı sıra geliştirdiği yenilikçi eğitim modeli ile ülkemizdeki eğitim sektörüne katkıda bulunan, sunduğu yüksek standartlardaki hizmet kalitesi ile öğrencilerine, çalışanlarına ve topluma değer katan Yakın Doğu Üniversitesi’nin, ne istediğini bilerek geleceğine yön veren bireyler yetiştirmek üzere “Özay Günsel Çocuk Üniversitesi’ni hayata geçirmeyi amaçladığını belirtti.

 

Yakın Doğu Üniversitesi’nin, kuruluşundan bugüne kadar, her zaman ilklerin ve yeniliklerin temsilcisi olduğunu ifade eden Günsel, yaptıkları her eserin bu topraklardaki köklerimizi derinleştirdiğine inandıklarını ve çekirdekten çınara köklerine bağlı, özüne saygı duyan bir nesil yetiştirmek için çalıştıklarını ifade etti.

 

Günsel, “Bu gaye doğrultusunda, ülkemiz için ilk ve örnek bir model olmayı amaçlayan Özay Günsel Çocuk Üniversitesi ile değerlerine bağlı, okuyan, düşünen, üreten, tarihini ve medeniyetini tanıyan, yaşadığı çağın farkındalığıyla, kendilerine, ailelerine, milletine ve insanlığa faydalı bireyler olan ve gelecek vizyonuna sahip öncülük edecek bir nesil yetiştirmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.

 

Toplumun Her kesimine Eğitim Eşitliği Sunulacak…

Çocukların bilim, sanat ve spor ile erken yaşta tanışmalarını sağlamayı hedefleyen Özay Günsel Çocuk Üniversitesi ile eğitimde fırsat eşitliğini oluşturarak, toplumun her kesiminin eğitime ulaşmasını kolaylaştıracaklarını dile getiren Anna Günsel, çocukların ve gençlerin “Kendine inanma ve hayal kurmanın keyfi ile içindekilerini dökmelerini sağlayarak,  hep yanlarında olmak istediklerine vurgu yaptı.

 

Özay Günsel Çocuk Üniversitesi’nin geleceğimiz olan çocuklara, üniversite ile etkileşim içerisinde uygulayarak, yaşayarak ve eğlenerek, keşfetme mutluluğu veren bir ortam sağlayacağını anlatan Günsel, çocuklara bilim, sanat, spor etkinliklerini sevdirmek, etkinlik yapma sürecinde el becerileri ile zihinsel becerilerini geliştirmenin yanı sıra, grup çalışması sorumluluğu kazandırmak, bilimsel ve sosyal iletişim becerileri edindirmek ve bilime ilgiyi sağlayarak geleceğin yetkin insan gücü kaynaklarının hazırlanması hususunda çalışmayı öngördüğünü söyledi.

 

Çocuklara, bilimsel ve eleştirel düşünme, yargılama, sorgulama, soru sorma, sorun çözme gibi temel yaşam becerilerini kazandırmayı, kendilerini tanıyarak, bilgi ve becerilerini geliştirmelerini sağlamayı, zekâ seviyeleri ile yetenek ve ilgileri doğrultusunda gelişimlerine katkıda bulunmayı amaçladıklarından söz eden Anna Günsel, sözlerinin sonunda tüm dünya çocuklarının 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutladı.

 

Prof. Dr. Filiz Meriçli: “Öğrencilerimizi Geleceğe Hazırlayacağız…”

Özay Günsel Çocuk Üniversitesi’nin misyon, vizyon ve hedeflerini anlatan Özay Günsel Çocuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Filiz Meriçli de, vizyoner Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği 23 Nisan öncesi özel ve güzel bir günde Özay Günsel Çocuk Üniversitesi’ni kurulduğunu duyurmanın heyecanını yaşadıklarını belirtti.

 

Özay Günsel Çocuk Üniversitesinde öğrencileri geleceğe hazırlayacaklarını dile getiren Prof. Dr. Meriçli, “Onların hayal güçlerini geliştireceğiz, akademisyenlerle bir araya getirerek çözüm, üretme ve yenilikçi, girişimci, sosyal sorumluluk bilincine sahip bireyler olarak dünya vatandaşı bireyler olarak yetiştireceğiz” dedi. “Her çocuk bir yıldızdır geleceği paralatacak” diyen Prof. Dr. Meriçli, çocukların gelecekte pırıl pırıl parlamaları, dünya ile yarışmaları hem ülkelerine hem de dünya insanlarına yararlı olmaları için fazla seçenekler sunarak üniversite çatısı altında toplayacaklarını ifade etti.

 

6-11 ve 11-17 Yaş Grupları İçin Programlar Oluşturuldu…

Prof. Dr. Meriçli şunları kaydetti: “2019 yazından başlamak üzere 6-11 yaş ve 12-17 yaş guruplarına çeşitli programlar hazırlıyoruz. 6-11 yaş öğrencileri için küçük sağlıkçılar, küçük doktorlar, küçük hemşireler, mimarlar, sanatçılar ve toplum bilimcileri olmak üzere, çevre ile doğayla, bilim ve teknoloji ile onları bir araya getireceğiz. Hayallerini gerçeğe dönüştürmelerini sağlayacağız. Onların yaratıcılık ve sorgulama gücünü geliştireceğiz. Bunları Yakın Doğu Üniversitesinin gelişmiş dünya standartlarındaki laboratuarlarında DNA izole edecekler, genetik üzerine çalışacaklar, inovasyon ve teknoloji biriminde bilgisayarlar ve robotlarla kendi hayallerini gerçekleştirebilecekler. Küçük kâşifler ve küçük gezginler olarak kütüphane ve müze gezileri olacak. Çocukların üniversitede ürettikleri eserler de Çocuk Müzesi adı altında toplanacak. 12-17 yaş grubu da kendi yeteneklerini keşfederek hem topluma hem dünyaya yararlı olacak gelişmelere imza atacak.”

 

Yakın Doğu Üniversitesi kampüsünün çocuk dostu kampüsü olacağını ifade eden Prof. Dr. Filiz Meriçli, çocuk dostu hastane, çocuk dostu kütüphane, çocuk dostu müzeler gelişeceğini böylece de çocuk dostu Kuzey Kıbrıs ve Çocuk dostu turizminden bahsedilebilineceğini söyledi.

 

Prof. Dr. Meriçli Özay Günsel Çocuk Üniversitesi’nin Kıbrıs’taki çocuklar ve dünya için büyük bir kazanç olduğunu belirterek, çocuk senatosu, çocuk meclisi kurarak UNICEF’ten konuklar davet edileceğini, her şeyin eşit paylaşıldığı dostlukların sürdüğü bir dünyayı yaratmaları konusunda fikirlerini Kuzey Kıbrıs’tan tüm dünyaya anlatacaklarından söz etti.  

 

Özay Günsel Çocuk Üniversitesi’nin hayırlı olmasını temenni eden Prof. Dr. Filiz Meriçli, dünyada ses getiren, dünya vatandaşı öğrenciler ve projeler üreten bir üniversite konumuna getirmek için çalışacaklarını söyleyerek sözlerini noktaladı.

 

 Asım İdris: “Hedeflerini ve Ne İstediğini Bilen Bireyler Yetiştireceğiz…”

Yakın Doğu Koleji Müdürü Asım İdris de toplantıda yaptığı konuşmada, “Gençlerin ve çocukların toplumdaki önemi her zaman vurgulanıyor. Ancak söylemden öteye gitmiyor. Özay Günsel Çocuk Üniversitesi’nin ortaya çıkması bu söylemden icraata geçiş açısından ciddi bir farktır. Üniversitenin büyük bir kadro ve olanaklarla toplumda yer bulması, çocuklara uygun altyapı ve ortamları hazırlayarak geleceğe hazırlamanın gerçekçi ve en önemli bir şeklidir. Çocuklar ve gençler sadece üniversiteleri değil kendilerini tanıyacaklar. Böylece neleri sevdiklerini, hangi alanlarda başarılı olduklarını, ileride ne olmak istediklerini daha iyi kavrayarak adım atacaklar. Para, zaman ve gençleri kaybetmemek adına büyük bir tasarruf ve gençlerin ileriye atacağı adımlarda da bu bilinçle hareket etmesini hedefliyoruz. Teorik çalışmalar pratikle karşı karşıya gelerek sağlama yapılacak. Özay Günsel Çocuk Üniversitesi bir etüt veya kurs değil, çocukların ve gençlerin kendilerini geliştireceği, edindikleri bilgileri nasıl hayatlarında kullanabileceklerinin farkına varacakları, bilgiyi kullanmayı öğrenecekleri, hayat boyu gelişimlerine katkı koyacaktır. Hepimize hayırlısı olsun” ifadelerini kullandı.

 

Mehmet Süleymenoğlu: “Çocuk Üniversitesi Ülke Çocukları İçin Tarihi Bir Dönemeç…”

Yakın Doğu İlkokulu Müdür Muavini Mehmet Süleymanoğlu ise bilim ve sanatın toplumları ileriye taşıdığını ve özgürleştirdiğini ifade ederek, Özay Günsel Çocuk Üniversitesinin hayata geçirilmesinin ülke çocukları için tarihi bir dönemeç olduğunu söyledi.

 

Çocukların klasik eğitim uygulamaları dışına çıkarak gerçek bilim insanları ve sanatçılarla buluşacağını aktaran Süleymanoğlu, Yakın Doğu Üniversitesinin tüm olanaklarının çocukların hizmetine sunulacağını aktardı. Gelecekte topluma yön verecek şimdinin çocuklarını doğru bilinçlendirmenin ve eğitmenin önemine vurgu yapan Süleymanoğlu, “Toplumun geleceğini inşa ediyoruz. Zorunluluğun dışında severek, heyecan duyarak ve eğlenerek yapılan bir eğitim sunulacak. Ülkemiz için tek olan Özay Günsel Çocuk Üniversitesi, Kıbrıs Türkü’nün bugünü tarih olarak yazacağı bir oluşum. Çocuklarımız bilim ve sanatla tüm dünya çocukları ile yarışacaktır” sözlerini kullandı.

 

İzzet Yılmaz: “Çocukların Sosyal Ortamlarını Değiştirecek Bir Yapı…”

Özay Günsel Çocuk Üniversitesinin kurulmasından gurur duyduğunu ifade eden Yakın Doğu İlkokulu Müdür muavini İzzet Yılmaz da, Özay Günsel Çocuk Üniversitesi’nin çocukların ileride seçecekleri meslekle ile ilgili fikir sahibi olacağını ve tekniklerini öğrenme getirisi olacağını söyledi. Gençlerin meslek seçme konusunda sıkıntıya düştüklerini ve büyüklerinin yönlendirmesi ile meslek seçimi yaptıklarını anlatan Yılmaz, Özay Günsel Çocuk Üniversitesi’nin çocukları üniversite hocaları ile tanıştıracağını, onlardan ders alacaklarını ve ileride seçecekleri meslekle ilgili fikir sahibi olmaları bakımından önemli bir getirisi olacağını vurguladı. Özay Günsel Çocuk Üniversitesi’nin çocukların sosyal ortamlarını da değiştireceğini dile getiren Yılmaz çocukların kendini geliştirme olanağı bulacağını söyledi.

İmamoğlu, mesaiye başladı: “Bizden olanlar, bizden olmayanlar” anlayışı bitti

0
İmamoğlu, mesaiye başladı: "Bizden olanlar, bizden olmayanlar" anlayışı bitti

Dün mazbatasını alarak İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevine başlayan Ekrem İmamoğlu, şeffaf bir yönetim anlayışı benimseyeceklerini kaydetti. İmamoğlu, birçok görüşmeyi ‘şeffaf odada’ yapacaklarını belirtti. İmamoğlu, bugün “bizden olanlar, bizden olmayanlar anlayışının” bittiğini söyledi.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, belediye binasına gelerek mesaisine başladı. Öncesinde basın mensuplarına açıklamalarda bulunan İmamoğlu, “Dün eve geldiğimde çocuklarımın direkt İstanbul’la yapacaklarımı sormaları bir kez daha görevimin ne kadar tarihi olduğunu hatırlattı. Eve gider gitmez büyük oğlum akbilleri sordu, ortanca oğlum kütüphaneyi sordu. Küçük kızım beni öpmekle yetindi” dedi.

İmamoğlu şöyle devam etti:

Çalışma arkadaşlarımızın görüşleri değerli, içine siyaset katmadan bu kentin insanına fayda verecek hangi bilgileri varsa biz ona talibiz. Tarihi ve insani kaynağından faydalanacağımızı herkes bilmeli. Bizden olanlar, bizden olmayanlar anlayışının bittiği gün bugün.

Görüyorum ki insanımız ayrışmaktan, çatışmalardan sıkılmış. Bu şehri barıştırmaya geliyoruz. ‘Kişiye hizmet’ anlayışıyla hiç kimse bizden talimat almayacak. Birçok görüşmeyi şeffaf odamızda yapacağız.

Yapacağımız bir miting değil, bugün detaylarını tasarlayacağız. Bu bir buluşma, başlangıç buluşması. Bir karnaval gibi düşünebilirsiniz, eğlenceli bir günü düşünebilirsiniz. Sağlığı sıhhati olan herkesi, bu şehrin insanlarını davet ediyorum.

İmamoğlu, “Erdoğan’ı karşılayacak mısınız?” sorusuna, Benim sorumluluğum ne gerektiriyorsa onu yaparım. Bundan yana kimsenin şüphesi olmasın. Biz normalleşmenin yanındayız. El sıkmaya fırsatımız varsa elini sıkarız. daha fazla fırsat varsa konuşuruz, uzlaşırız.” cevabını verdi.

İmamoğlu: Bugün bizden olmayanlar, bizden olanlar gibi bir anlayışın bittiği gündür

0
İmamoğlu: Bugün bizden olmayanlar, bizden olanlar gibi bir anlayışın bittiği gündür

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, ilk mesai gününde belediye binasına girişini sosyal medya hesaplarından canlı yayınladı ve kısa bir basın toplantısı düzenledi. “Bugün bizden olmayanlar, bizden olanlar gibi bir anlayışın bittiği gündür” diyen İmamoğlu, AKP’den henüz kendisine bir tebrik gelmediğini de belirtti.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu, ilk mesai gününde Belediye binasına girişini sosyal medya hesaplarından canlı yayınladı ve kısa bir basın toplantısı yaptı.

“Bugün bizden olmayanlar bizden olanlar gibi bir anlayışın bittiği gündür” diyen İmamoğlu, AKP’den henüz kendisine bir tebrik gelmediğini de belirtti.

İmamoğlu şunları söyledi:

Bugün bismillah diyoruz hayırlısıyla güzel hizmetlerimize başlayacağız. Çok işimiz var, tespit ettiklerimiz, sahada tespit edeceklerimiz var. İstişarelerimiz, brifinglerimiz olacak. Bu güzel ve tarihi kurumun insan kaynağından son derece faydalanacağımızı herkes bilmeli. İçine siyaset katmadan, bu kentin insanına fayda verecek hangi bilgi ve becerileri varsa biz ona talibiz. Bizden olmayanlar bizden olanlar gibi bir anlayışın bittiği gündür bugün.”

Çok konumuz var, başarılar diliyorum tüm çalışma arkadaşlarıma. Bu kent kutsal bir kenttir. Herkes açısını geniş tutsun böyle olursa bu kenti dünyanın en vizyoner kenti yaparız.”

Elbette heyecanım var, ama heyecanım aklımın önüne hiç geçmez. Mesuliyetimin farkındayım.”

İmamoğlu İstanbul’da haftasonu yapacakları “halkla buluşmaya” dair de bilgi verdi.

Bu bir miting değil bu bir buluşma, bir başlangıç buluşması. Bir karnaval gibi de düşünebilirsiniz. İstanbul’da yeni bir sürecin, yeni bir başlangıcın, her şey çok güzel olacak anlayışının başlangıcı gibi düşünebilirsiniz. Oy verenleri değil herkesi davet ediyorum.”

AKP’den kendisini arayıp tebrik eden olup olmadığına dair soruya İmamoğlu “Şimdilik bana ulaşan bir bilgi yok. Devlet sorumluluğu neyi gerektiriyorsa yaparım. Biz normalleşmenin ve kucaklaşmanın yanındayız. el sıkmaya fırsatımız varsa elini sıkarız, daha fazla fırsat varsa kucaklaşırız, konuşuruz uzlaşırız” dedi.

İmamoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı da Büyükşehir Belediyesi binasına davet edeceğini belirtti: “Bizden kimse partizan dil beklemesin, biz bu şehri barıştırmaya geliyoruz. Toplum gerginlikten usanmış, milletin gündeminden çatışmayı yok ettiğimde milletçe önümüzde hiçbir engel kalmaz.”

Belediye yönetiminde şeffaflığı esas alacaklarına vurgu yapan İmamoğlu, bu anlamda radikal kararlar alacaklarını söyledi.

Tüm şeffaflığıyla, her şeyi konuşurken vatandaş bilgilensin ve faydalansın istiyoruz. Bugünün teknolojisi demokrasi için bir fırsattır. Aslında bizim insanımızın fıtratı demokrasiye çok uygun. Bu şeffaflığı hissetmesi adına toplumun son derece radikal kararlar alacağız. Göreceksiniz bu yönetimde mutlak demokrasi mutlak şeffaflık ve mutlak katılım olacak.”

 

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığında ilk mesai günü… https://t.co/GCbgLhO8A4

Erdoğan: Seçim sonuçları demokrasimizin kalitesini yükseltmiştir

0
Erdoğan: Seçim sonuçları demokrasimizin kalitesini yükseltmiştir

Tayyip Erdoğan “Seçim sonuçları demokrasimizin kalitesini yükseltmiştir” dedi.

Erdoğan seçim sonuçları ile ilgili tartışmaların geride kaldığını da şöyledi.

Detaylar gelecek…

‘Kenevir Araştırma Enstitüsü’ kuruldu

0
'Kenevir Araştırma Enstitüsü' kuruldu

Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Rektörü Prof. Dr. Sait Bilgiç, OMÜ’de ‘Kenevir Araştırmaları Enstitüsü’nün kurulduğunu açıkladı.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nin; üniversite, şehir ve sanayi iş birliğinin gelişmesini sağlamak amacıyla şehrin önemli aktörlerini bir araya getirdiği “Üniversite Danışma Kurulu Toplantısı”nın beşincisi, Samsun Valisi Osman Kaymak’ın başkanlığında gerçekleşti.

Toplantıda, OMÜ’deki gelişmeler ve mevcut durumun değerlendirilmesinin yanı sıra OMÜ’nün hayata geçirdiği sıfır atık seferberliği, öğretim üyelerinin patent sürecine soktukları çalışmaları ile iş yeri eğitimi süreci konularında bilgilendirme yapıldı. Fikir alışverişi bakımından oldukça verimli geçen toplantıya, danışma kurulu üyeleriyle birlikte Samsun Milletvekili Fuat Köktaş da davetli olarak katıldı.

Üniversite yönetimi olarak var olan bütçeyi verimli kullanmak için öncelikli çalışma alanları belirlediklerini kaydeden Bilgiç, “AR-GE çalışmalarımızın yüzde 60’ını kendi bütçemizden yüzde 40’ını da projelerle elde ettiğimiz dış kaynaklardan sağlıyoruz. 2018 yılında AR-GE çalışmalarımız için yaklaşık 30 milyon TL bütçe sağladık. Elimizdeki bütçe ile öncelik verdiğimiz çalışma alanları ise iklim değişikli ve etkileri, enerji üretimi, akıllı sistemler, sağlık alanında yenilikçi cihaz ve malzeme modellerinin geliştirilmesi, atık yönetimi, nörobilimler ve endüstriyel tasarım olarak sıralayabiliriz” değerlendirmesinde bulundu.

Eğitim ve öğretim alanında Türkiye’deki ihtiyaca yönelik bölümlerin açılması için Yükseköğretim Kuruluna (YÖK) başvuruda bulunduklarını dile getiren Prof. Dr. Sait Bilgiç bu alandaki gelişmelerle ilgili şunları söyledi:

“Veteriner Fakültesi’nin inşası için 30 milyon TL’lik bir ödenek geldi. Acil servisimizin de geliştirilmesi, modern ve güvenli bir şekilde hizmet verebilmesi için hazırladığımız proje de kabul edildi. Yatay gelişmeden çok dikey gelişmeye yönelik yeni açtığımız bölümler ise; Sağlık Bilimleri Fakültesinde Odyoloji, Fizik Tedavi ve Rehabiltasyon, Ortez Protez, Dil ve Konuşma Bozuklukları bölümleri, Bafra İşletme Fakültesinde Sigortacılık ve Sosyal Güvenlik Bölümü’dür.”

3 gün önce ‘Kenevir Araştırmaları Enstitüsü’nün kurulduğu bilgisini veren Rektör Bilgiç şöyle konuştu: “Cumhurbaşkanımızın da Samsun’un kenevir merkezi olması ile ilgili açıklamaları olmuştu. Bu açıklamanın gereği olarak ve kenevir açısından Samsun’un alt yapı ve potansiyelini de göz önüne alarak en uygun yer olduğunu düşündüğümüz OMÜ’de bu enstitünün hızlı bir şekilde faaliyete başlamasını hedefliyoruz. Çünkü öğretim üyesi bakımından da imkânımız var. Kısacası Samsun’un kenevire bağlı sanayinin merkezi olmasını destekleyecek bir birimimiz oldu. Destek olanlara teşekkür ediyorum.”