Ana Sayfa Blog Sayfa 8876

Londra’daki çevreci işgal eyleminde gözaltı sayısı 682 oldu

1
Londra'daki çevreci işgal eyleminde gözaltı sayısı 682 oldu

İngiliz polisi, eylemlerini tek noktada sürdürmeleri uyarılarına uymayarak köprü ve kavşakları işgal eden eylemcileri gözaltına almayı sürdürdü. Polisin yaptığı son açıklamada, gözaltına alınan eylemci sayısının 682’ye çıktığı kaydedildi. 

İngiliz polisi bugün 100’den fazla memurla işgal eyleminin sürdüğü noktalardan Oxford Circus’a operasyon düzenledi. Oxford Circus’taki eylemin merkezinde yer alan pembe tekne, polisin 5 saati bulan çalışmasıyla alandan kaldırıldı. Polisin, kendilerini birbirilerine veya zemine yapıştırıcıyla tutturan eylemcileri gözaltına almakta güçlük çektiği görüldü.

Polis, alandaki tekneyi ve tekne etrafındaki işgalci eylemcileri çembere alırken, kentin diğer noktalarından gelen yüzlerce gösterici de polisleri çembere aldı. Ekipler, alandaki operasyonunu yerel saatle 18.30’da bitirdi ancak alan, başka eylemciler tarafından yeniden işgal edildi.

Öte yandan eylemlerini bugün Londra’nın en büyük havalimanı Heathrow’a taşımaya çalışan Extinction Rebellion, polisin aldığı tedbirler nedeniyle büyük çaplı bir eylem gerçekleştiremedi.

EYLEMLER 5 GÜNDÜR SÜRÜYOR

Eylemciler pazartesi gününden itibaren Londra’nın en işlek noktalarından Marble Arch, Oxford Circus, Piccadilly Circus ve Waterloo Köprüsü ile İngiliz parlamentosunun önündeki Parlamento Meydanı’nı işgal edip trafiğe kapatmıştı. Bu noktalardan sadece Piccadilly Circus, eylemcilerin işgalinden kurtarılmış durumda bulunuyor.

Extinction Rebellion, İngiliz hükümetinden “iklim ve ekolojik acil durum” ilan etmesini, 2025 yılına kadar sera gazı emisyonlarını sıfıra indirmesini ve iklim değişikliğiyle mücadele kararlarını almak için halk meclisleri oluşturmasını istiyor.

Kasımda, protestocuların Londra merkezindeki 5 köprüyü işgal ettiği benzer bir eylemde, 85 kişi gözaltına alınmıştı. Extinction Rebellion önceki hafta da İngiliz parlamentosunun alt kanadı Avam Kamarası’ndaki bir oturumda çıplak protesto eylemi yapmış, olayda 8 kişi göz altına alınmıştı.

Savunma ve havacılıkta siparişler rekor kırdı

0
Savunma ve havacılıkta siparişler rekor kırdı

Savunma ve Havacılık Sanayii İmalatçıları Derneği (SASAD), kara, deniz, hava, uzay ve güvenlik alanlarında faaliyet gösteren üyelerinin katılımıyla savunma ve havacılık sanayisinde geçen yıl başarılı bir performans ortaya koydu.

Buna göre, savunma ve havacılık sanayisinde faaliyet gösteren firmaların 2018’de aldığı sipariş tutarı bir önceki yıla göre yüzde 52 arttı. Sektör geçen yıl ulaştığı 12 milyar 204 milyon dolarlık sipariş tutarıyla rekor kırdı. Sektörün cirosu 8 milyar 761 milyon dolar, yurt dışı satış gelirleri 2 milyar 188 milyon dolar, ithalat 2 milyar 449 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Sipariş tutarı 2014’te 11 milyar dolar, 2015’te 7 milyar 686 milyon dolar, 2016’da 11 milyar 913 milyon dolar, 2017’de 8 milyar 55 milyon dolar seviyesinde bulunuyordu.

En çok sipariş kara platformları için alındı

En yüksek sipariş alınan teknoloji segmenti kara platformları/sistemleri olurken, bunu silah, mühimmat, füze ile sivil ve askeri havacılık izledi.

Kara platformları/sistemleri için 4 milyar 386 milyon dolar, silah, mühimmat, füze için 2 milyar 655 milyon dolar, sivil havacılık için 1 milyar 476 milyon dolar, askeri havacılık için 1 milyar 473 milyon dolar, deniz platformları/sistemleri için 990 milyon dolar sipariş alındı.

Siparişlerin yüzde 86,7’sine karşılık gelen 10 milyar 580 milyon dolarlık iş yurt içinden alındı.

Özgün ürünler beklentileri yükseltiyor

İç pazarın sürekliliği için Türk Silahlı Kuvvetleri modernizasyonu ve envanter yenilemesi konusunda üretilecek projeler ile bütünleşik ve performansa dolayı lojistik destek konusunun ilgili platformlarda etkin olarak konuşulması gerektiği belirtiliyor.

Ayrıca özgün ürünlerdeki girdiler için yerlileştirme ve geleceğin teknolojilerinin geliştirilmesi konularında proje üretim temposunun artması gerektiği değerlendiriliyor. Sektörün pazarlayabileceği özgün ürün çeşitliliğinin her yıl artması ihracata yönelik beklentileri de yükseltiyor.

Kaynak: AA

İşçi yatına merdivenlerden çıkarken düşüp ağır yaralanmıştı

0

Hizmetçi’nin cesedine dün yapılan otopside, ölüm sebebinin düşmeye bağlı “kafatası kırıkları ve beyin kanaması” olduğu tespit edildi

İsveç’te Türk taksici kahraman ilan edildi

0
İsveç'te Türk taksici kahraman ilan edildi

Ülkenin en büyük gazetesi Dagens Nyheter olayı manşetten okurlarına duyururken, sosyal medyada Temel kahraman ilan edildi.

AA muhabirine açıklama yapan Temel, Türklerin iyiliksever bir millet olduğunu gösterdiğini belirterek, ”Bizim milletimiz için bu tür iyilikler normal karşılanıyor. İsveç’te ise anormal ve hayretler içinde karşılanıyor.” dedi. 

Olayın İsveç medyasında yankı bulmasına şaşırdığını dile getiren Temel, yaşadığı olay hakkında şunları söyledi:

“Perşembe sabahı saat 06.00’da Christer Östlund isimli İsveçli müşteriyi havalimanına götürmek için aldım. Havalimanına yaklaştığımızda müşteri panikledi, cüzdanını ve banka kartlarını evde unuttuğunu söyledi. İki günlüğüne yurt dışı gezisi varmış. Taksi ücretini sonra ödeyebileceğini söyledim ve gittiği ülkede harcama yapması için banka kartımı teklif ettim. Teklifim karşısında dondu kaldı. İnanamadı. ‘Gerçekten ilk defa taksisine binen birine güvenerek kartını ve şifresini veriyor musun?’ diye sordu. Şaşkınlık içinde tekrar tekrar sordu.” diye konuştu.

İki gün sonra tekrar havalimanına giderek İsveçli müşteriyi karşıladığını kaydeden Temel, ”Dönüşünde kendisini almam için telefon etti. Havalimanında karşıladığımda ‘Hiç kimse böyle bir şey yapmaz. Hele hele bir İsveçli asla bunu yapmaz. Sen nasıl böyle bir şey yaptın?’ diye tekrar tekrar sorular sordu. ‘Biz Türklerin kültüründe var, biz yardım etmeyi severiz. Bizim için bu olaylar normal’ cevabını verdim.” ifadelerini kullandı. 

30 BİN KRON ÖDÜL TEKLİFİ 

İsveçlinin bu iyilik karşısında kendisine 30 bin kron (18 bin 800 TL) para teklif ettiğini aktaran Temel, “Gezi esnasında 4 bin 500 kron ( 2 bin 816 TL) para harcamış. Paramı iade ettikten sonra iyiliğin karşılığı olarak 30 bin kron da para teklif etti. Kabul etmedim. Eşi de yanındaydı, çok şaşırdılar.” dedi.

”DÜNYAYI ÖMER GİBİLER KURTARACAK”

Bir bankada müdür olarak çalışan Christer Östlund ise “Almanya ve Fransa’ya iki günlük iş gezimi Ömer kurtardı. Hala dünyada böyle insanlar varmış. Dünyayı Ömer gibiler kurtaracak.” diye konuştu.

Olayın duyulmasından sonra sosyal medyada Ömer Temel’in büyük övgüler aldığını söyleyen Östlund, “Tüm yorumlar pozitif. Ömer kahraman ilan edildi. Başbakan olarak görmek isteyenler bile var” ifadesini kullandı. 

e-Devlet’te abonelik, fesih ve sorgulamalara yoğun ilgi

1
e-Devlette abonelik, fesih ve sorgulamalara yoğun ilgi

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde, ilgili bakan yardımcıları ve bürokratların katılımıyla düzenlenen, “Bürokrasinin Azaltılması ve Dijital Türkiye” toplantısına başkanlık etti.

Toplantıda, Dijital Türkiye Versiyon 1.0’da gelinen son durum, kurumların e-Devlet’e entegre ettikleri hizmetler ve sunulan hizmetlerde fiziksel olarak istenen belgelerin kaldırılmasında gelinen aşama ve siber güvenlik konusu ele alındı.

Toplantıda geçen dönemde e-Devlet’e entegre edilen hizmetlerin kullanım oranları ve elde edilen kazanımlar da değerlendirildi.

“Daha önce en az 1 gün süren işlemleri 5 dakikaya indirdik”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, toplantıda yaptığı konuşmada, mart ayında elektrik, doğal gaz abonelik işlemleri ile Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi Raporu hizmetlerini e-Devlet üzerinden vermeye başladıklarını anımsattı. Oktay, şunları belirtti:

“1 Mart’tan bu yana e-Devlet üzerinden 1 milyon 264 bin 403 elektrik, doğal gaz abonelik, fesih ve sorgulama işlemi gerçekleştirildi. 813 bin 334 adet elektrik abonelik, fesih ve sorgulama işlemi yapılmış. 451 bin 69 doğal gaz abonelik, fesih ve sorgulama işlemi e-Devlet üzerinden gerçekleştirilmiş. Daha önce en az 1 gün süren bu işlemleri artık 5 dakikaya kadar indirdik. Zamandan çok önemli tasarruf sağlandı.”

TBB Risk Merkezi Raporu ayda 1 defa ücretsiz sunuluyor

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezi Raporu’nu 15 Mart’ta hizmete aldıklarını anımsatan Oktay, daha önce ücretli olan bu hizmetin ayda bir defalık ücretsiz vatandaşların hizmetine sunulduğunu kaydetti.

Geride kalan süreçte Kredi Limit ve Borç Bilgileri Raporu’nun 928 bin 855 kişi tarafından alındığını anlatan Oktay, “Aynı hizmet kapsamında verilen Çek Raporu Başvuru sayısı da 7 bin 107 olarak gerçekleşti. TBB Risk Merkezi raporunun e-Devlet öncesi vatandaşa maliyeti 8 lira idi. TBB Risk Merkezi Raporu’nun e-Devlet üzerinden ücretsiz temin edilmesi ile hizmetten faydalanan vatandaş toplamda 7 milyon 430 bin 840 lira tasarruf etti.” diye konuştu.

Kaynak: AA

Rum tarafı BM’den yeni hareketler bekliyor

0
Rum tarafı BM’den yeni hareketler bekliyor

Fileleftheros gazetesi “Yeni Şeyler BM’den Gelecek- Lefkoşa Türkiye’nin Görüşmeye İtiraz Etmesinin Ardından Lute’un Yeni Hareketini Bekliyor” başlıklı haberinde, Rum kesiminin Kıbrıs sorununun devamıyla ilgili olarak, BM’den yeni şeyler beklediğini yazdı.

Rum kesiminin BM’den beklediği ilk şeyin, BM Genel Sekreterinin raporunun Güvenlik Konseyi’nde ele alınması ve buradan ne çıkacağı olduğunu kaydeden gazete, ikinci şeyin ise, BM Genel Sekreterinin Kıbrıs için atadığı özel danışmanı Jane Holl Lute’un çabaları ve Lute’un müdahil taraflar arasında ortak bir görüşme ayarlamayı başarıp başaramayacağıyla ilgili olduğuna işaret etti.

Lute’un tüm müdahil taraflar arasında ortak bir görüşme yapılmasına dair bugüne kadarki hareketlerinin bir sonuç vermediğini kaydeden gazete, geçtiğimiz Perşembe günü, “Türk tarafının, referans şartları üzerinde anlaşma sağlanması için Kıbrıs’la ilgili konferansa katılan herkesin görüşmesine dair öneriyi reddettiği konusunda hali hazırda Lute’a yanıt verdiğini” iddia etti.

Bundan ötürü Rum kesiminin yeni şeyleri Lute’tan duymayı beklediğini ifade eden gazete, dikkatlerin, Lute’un çabalarını sürdürme yolunu bulmayı başarıp başarmayacağına çevrildiğini belirtti.

Rum kesiminin, BM Genel Sekreterinin Crans Montana bileşimindeki (iki lider, üç garantör güç ve gözlemci olarak da AB’nin katılımıyla) herkesi çağırması durumunda, bunun iyi bir gelişme olacağını düşündüğünü ileten gazete, Türk tarafının buna itiraz etmesinin, böyle bir görüşmeye çok da olanak bırakmadığının görüldüğünü ileri sürdü.

Rum kesiminin, diğer yandan, BM Genel Sekreterinin raporu ve Güvenlik Konseyi’ndeki görüşmeyle Kıbrıs sorununda ilerleme olmasının mümkün hale geleceğini düşündüğünü de yazan gazete, haberinin devamında Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in dün konuyla ilgili yaptığı açıklamaya yer verdi.

ANASTASİADİS

Habere göre dün Limasol’da katıldığı bir etkinlikte, BM Genel Sekreterinin raporu konusunda kendisine soru yöneltilen Anastasiadis, BM Genel Sekreterinin raporuyla “hala umut verdiğini ve kendilerinin de bu umudu güçlendirmek istediğini” söyledi.

Anastasiadis, yaratıcı bir diyaloğun yeniden başlaması için gerekli unsurların meydana getirilmesi amacıyla, olumlu tarafa yönelik bazı inisiyatifler almasının, bunun için olduğunu da savundu.

Anastasiadis sözlerinin devamında özetle şunları söyledi;

“En nihayetinde, dogmatik tezler ve bir toplumu rahatsız eden tezlerden kımıldanmamasının, daha da açık olacağım, Kıbrıslı Türklerin dünya çapında benzeri görülmemiş olan bir şeyde, yani olumlu oylarıyla ülke yönetiminde belirleyici role sahip olma konusunda ısrar etmelerinin, arzu ettiğimiz şeye katkıda bulunmadığını anlamamız gerekir.”

Kendisinin “eğer Kıbrıs Türk toplumunun çıkarlarının korunması için kullanılacaksa, olumlu oya hiçbir zaman itiraz etmediği” iddiasında da bulunan Anastasiadis, “bunun siyasi eşitliğin kabul edilmesi veya edilmemesine gerçek yanıt teşkil ettiğini” de öne sürdü.

BM Genel Sekreterinin Kıbrıs için atadığı geçici özel danışmanı Jane Holl Lute’un inisiyatifinin bir sonucu olup olmadığının kendisine sorulması üzerine ise Anastasiadis, BM Genel Sekreterinin raporunun bu hususta “kendi başına konuştuğunu düşündüğünü” belirtti.

Bundan ötürü herhangi bir yorumun, olumlu bir perspektif için, çabaya katkıda bulunduğunu düşünmediğini ifade eden Anastasiadis, dolayısıyla yorum yapmak istemediğini söyledi.

Lute’un BM Genel Sekreterinin oldukça yetenekli bir temsilcisi olduğunu da söyleyen Anastasiadis, Lute’un kendilerinin de arzu ettiği şey olan, müzakerelerin yeniden başlaması için ortak bir zemin bulmaya çabaladığını belirtti.

Lute’un reddedilen herhangi bir öneri sunup sunmadığının kendisine sorulması üzerine ise Anastasiadis, BM Genel Sekreterinin raporunda yer almayan herhangi bir şeyi yorumlamak istemediğini sözlerine ekledi.

Gazete “Türk Tarafı Yorumlardan Kaçınıyor” ara başlıklı haberinde ise, Türk tarafının bu aşamada BM Genel Sekreterinin raporuyla ilgili olarak resmi yorumlarda bulunmaktan kaçındığını yazdı.

“Edinilen bilgilere göre, Türk tarafının Guterres’in raporunda yer alan unsurların farklılaşmasını sağlamak için perde gerisinde yoğun bir şekilde hareket ettiğini” iddia eden gazete, BM Güvenlik Konseyine sunulan raporun, kamuoyunda yer alan ve ilk yayınlanan metinden değişik olmadığının görüldüğünü belirtti.

Haberde Türk tarafının BM Güvenlik Konseyi üyelerine yönelik hareketlerde bulunmasının beklendiği de öne sürüldü.

BM SÖZCÜSÜ DUJARRİC

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Sözcüsü Stephane Dujarric ise açıklamasında, BM Genel Sekreterinin raporunun Güvenlik Konseyi üyelerine teslim edilmesinin ardından, Güvenlik Konseyinin BM Sekreterliğinden bir yetkili tarafından rutin bir şekilde bilgilendirilmesiyle ilgili olarak, bilgisi olmadığını söyledi.

İlgili bir soru üzerine, bu görüşmenin ne zaman yapılacağını bilmediğini dile getiren Dujarric, bunun başkanlığın konusu olduğunu belirterek, bunun genellikle raporun dağıtılmasından çok sonra olmadığını ifade etti.

Öte yandan BM Güvenlik Konseyi başkanlığının programında şimdiye kadar Nisan ayı içerisinde Kıbrıs sorunuyla ilgili bir görüşme olmadığını da yazan gazete, bunun programa eklenip ay sonuna doğru görüşülebileceği gibi, konunun Mayıs ayında da ele alınabileceğini ifade etti.

Gazete BM Güvenlik Konseyi üyelerinin, BM Genel Sekreterinin iyi niyet misyonu ve Lute’un istişarelerinin sonuçları konusunda, ΒΜ Genel Sekreterinin Siyasi İşlerden Sorumlu Yardımcısı Rosemary Di Carlo tarafından bilgilendirilmesinin beklendiğini de ekledi.

İlgili haberler Haravgi gazetesinde “Kıbrıs Sorunuyla İlgili Rapor Kısa Süre İçerisinde Güvenlik Konseyinde- Başkan Kıbrıslı Türklerin Olumlu Oya İlişkin Tezlerini Dogmatizm Olarak Nitelendiriyor”, Alithia’da ise “Genel Sekreterin Raporu Hala Umut Veriyor” başlığıyla yer aldı.

“Cep telefonlarıyla ilgili herhangi bir engel yok”

1
“Cep telefonlarıyla ilgili herhangi bir engel yok”

Politis gazetesi “Cep Telefonlarıyla İlgili Herhangi Bir Engel Yok-Anastasiadis ve Hukuk Dairesi Şirketleri Teskin Etti” başlıklı haberinde Rum Başkanlık Sarayı’nda, iki taraftaki cep telefonu şebekeleri arasında roaming sağlanması konusunda dün yapılan toplantı haberine geniş bir şekilde yer verdi.

Rum Yönetimi Başkanı ve danışmanlarının, bu Güven Yaratıcı Önlemin ileriye götürülmesinde herhangi bir- hukuki bile- engel bulunmadığını düşündüklerini yazan gazete toplantının gizlilik içerisinde yapıldığını, katılımcıların ise görüşmeden herhangi bir şeyin sızmaması için sessizlik yemini ettiğini belirtirken, gazete olarak kendilerinin toplantı konusunda bilgi sahibi olduklarını da yazdı.

Gazete bu durumun, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiasdis’in, bugüne kadar herhangi bir sonuç alınamayan ve 2013 yılından itibaren ileriye götürülen bu Güven Yaratıcı Önlem konusunda, basında çıkan olumsuz haberlerden ve düşüncelerden rahatsız görünmesiyle alakasız olmadığını belirtti.

Habere göre, Güney Kıbrıs’taki cep telefonları şirketleri CYTA ve MTN idari yetkililerinin, Anastasiadis ile toplantıdaki diğer katılımcılar olan Rum  Müzakereci Andreas Mavroyannis, Telekomünikasyon Düzenleme Komiseri Yorgos Mihailidis, Elektronik Haberleşme Bölümü Müdürü Yorgos Komodromo ve Hukuk Dairesi’ne, yasal sorunlarla ilgili endişelerini aktardılar.

Gazete bu hukuki sorunların, Güney Kıbrıs ve KKTC’deki şirketlerle herhangi bir sözleşme imzalamayacak olmalarına karşın, her iki taraftaki cep telefonları ağlarının, yurt dışındaki, İsviçre’deki bir şirket üzerinden, birleştirilmesi konusunda bulunan teknik çözümün, lisanslı şirketlerin, lisansız şirketlerle işbirliğini yasaklayan yasaya muhtemelen aykırı olabileceğini  belirtti.

Cezai işleme neden olan yasanın bu öngörüsünün, her iki taraftaki roaming konusunu bugüne kadar engelleyen unsur olarak durduğunun görülmekte olduğunu belirten gazete, bağlantının ileriye götürülmesinde isteklerini dile getiren şirketlerin, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’ten, sorun çıkması durumunda haklarında cezai sürecin devreye sokulmayacağı  konusunda güvence istediklerini de yazdı.

Gazete aynı haberi çerçevesinde “Hukuk Dairesi-Cezayı Gerektiren Suç Değil” başlığı altında, ne Rum Yönetimi Başkanı ne de Hukuk Dairesi’nin, şirketlerin talep ettiği güvenceleri garanti altına alma konumunda olmadığını ancak endişelerin giderilmeye çalışıldığını belirtti.

Hukuk Dairesi’nin 2015 yılına ait görüşüne atıfta bulunularak şirketlerin endişelerinin giderilmeye çalışıldığını yazan gazete, söz konusu görüş içerisinde, iki taraflı bir uzlaşma aracılığıyla önerilen roaming sürecinin hayata geçirilmesi durumunda cezai hususlardan söz edilmediğini belirtti.

Habere göre Hukuk Dairesi, özel ceza davasının ileriye götürülmesi için Hukuk Dairesi’nin rızasının gerektiği argümanıyla,tüm korkuları dağıtmaya çalışıyor.

Rum Başkanlığının, teyitlerin arından, şirketlerin iki taraflı uzlaşma sağlanmasını ileriye götürmemekte artık herhangi bir nedenlerinin kalmayacağını düşündüğünü de belirten gazete Rum Başkanlığı’nın ayrıca tüm Ada’da “roaming”in çalışması için benzer bir anlaşmayla diğer taraftaki şirketlerin de bunu takip etmesini beklediğini yazdı.

 

Makam aracını ‘Düğün Arabası’ yaptı

0

Türkiye’de ‘Komünist Başkan’ olarak gündemde yer eden  Fatih Mehmet Maçoğlu, belediye başkanlığına ait makam aracını kentte yeni evlenen çiftin gelin arabası yaptı.
 

Düğüne katılarak genç çifti tebrik eden Başkan Maçaoğlu yaptığı açıklamada, makam aracını kullanmadığını belirterek, “Bu araç halkın aracıdır, halkın hizmetindedir” ifadelerini kullandı

31 Mart yerel seçimlerinde Dersim Belediye Başkanı seçilen “Komünist Başkan” Fatih Mehmet Maçoğlu, bir çifte verdiği sözü tuttu.

Seçim öncesi yaptığı açıklamalarda makam aracı kullanmayacağını belirten Komünist Başkan, belediye başkanlığına ait makam aracını düğün arabası yaptı. Dünya evine giren genç çift, gelin arabasına dönüştürülen makam aracıyla Dersim caddelerinde tur attı.

Lefkoşa’da bugün 11.30 sıralarında 752 adet uyuşturucu hap ele geçirildi

0

Lefkoşa’da bugün 11.30 sıralarında 752 adet uyuşturucu hap ele geçirildi.

Polis Basın Subaylığından verilen bilgiye göre, Lefkoşa’da Burç Sokak üzerinde Narkotik ve Kaçakçılığı Önleme Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirilen operasyon sonucu S.K.’nin (E-30) tasarrufunda “extasy” türü uyuşturucu madde içeren 752 adet hap bulunarak emare olarak alındı.

Bahse konu şahıs tutuklanırken soruşturma devam ediyor.

Türkiye’de tüketiciler ve kasaplar yapay ete ‘sıcak’ bakmıyor

0

Hücresel tarım teknolojisi üzerinde çalışan şirketler tarafından desteklenen proje, tek bir hayvanı bile kesmeye gerek kalmadan tavuk, sığır ve koyun etini laboratuvar ortamında üretmeyi amaçlıyor.

Üretilen etlerin insanlar tarafından tüketilebileceği gibi kedi ve köpek maması olarak da kullanılabileceği öne sürülüyor.

Bu proje için çalışan şirketlerden birinin kurucusu Lejjy Gafour, konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı:

“Çalışmalarımızda iki ayrı ürünü geliştirmeye yoğunlaşıyoruz, bunlardan ilki hücrelerin büyümelerine yardımcı olacak bir serum, diğeri de tavuk eti.”

Gafour ayrıca tavuğun kamu tüketimine 5-7 yıl içinde hazır olabileceğini ancak serumun daha erken biteceğini tahmin ettiklerini ifade etti.

“Yapay et” konusunda satıcı ve tüketici ne düşünüyor?

Et ve et ürünleri, zengin Türk mutfağında birçok yemekte yer alır. Bu nedenle yapay et tartışmaları, Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor.

Gıda sektörü ve Türk mutfağı için oldukça önemli olan bu konuyu kasaplara ve tüketicilere sorduk. Verdikleri cevaplar ise “Yapay et” geliştiricilerini pek memnun etmeyecek türden.

“Yapay et satmam”

İstanbul’da kasaplık yapan Zeynel Özöner yapay et hakkında şunları söyledi:

“Doğal et dururken yapay et satılır mı? İsmi üzerinde yapay. Satamayız da yiyemeyiz de. Ben şu anda bile dışarıdan gelen etleri satmıyorum benim etim halis muhlis Biga eti. Yapay etin tadı aynı olsa da besin değeri aynı olamaz. Çünkü bizim etlerimiz doğal yoldan yeşillik ve bitkilerden besleniyor. Sonuçta yapay et karışım gibi bir şey hazırlanarak yapılmış, ben yemem de satmam da.”

Aynı semtte 35 yıldır kasaplıkla uğraşan Mustafa Mazlum da yapay et konusunda meslektaşıyla aynı fikirde:

“Maalesef haksız rekabet her alanda kendini gösteriyor. Biz burada düzgün, doğru çalışıp halkımıza sağlıklı gıda yetiştirmek için gayret gösteriyoruz. Doğru yoldan para kazanmaya çalışıyoruz. Yapay bir ürün doğal ile aynı olur mu? Daha sonra sakıncaları ortaya çıkar bunun hormonda olduğu gibi. Hormonu da sağlıklı diye verdiler hayvanlara, ondan sonra insanların sağlığını bozduğu ortaya çıktı. Ben ne yerim ne de müşterime satarım. Doğru bir şey olduğunu düşünmüyorum. Her şeyin doğalı güzeldir iyidir.”

“Onu yiyeceğime et yemem“

Tıpkı kasaplarda olduğu gibi tüketiciler de yapay et konusuna sıcak bakmıyor. Bu konuda görüşünü aldığımız tüketicilerden Birgül Demir:

“Yapay olan her şeye karşıyım. Etlere de karşıyım, evime de sokmam. Kimyasaldır onlar. Almam da tüketmem de, yememek daha iyi. Yapay et yemektense hiç et yemem daha iyi.” dedi.

33 yaşındaki Duygu Demirel Gürsu da yapay eti tercih etmeyecek olanlardan.
Gürsu şunları söyledi:

“Araştırmam lazım ama almayı tüketmeyi tercih etmem. Güvendiğim kasabımdan gözümle görerek almayı tavsiye ederim herkese, ben de bu şekilde alıp tüketirim. Etin doğal olması, ülkemiz içerisinde yapılması, tüketiminin de bu şekilde yapılmasını tercih ederim.” 

Kurgu: Ünsel Ayhan Aybek