Ana Sayfa Blog Sayfa 8877

Yök, Sadece Mevzuata Aykırı Denklik Başvurularını Reddeder”

0

YÖK Tanıma ve Denklik İşleri Daire Başkanlığınca, yurt dışındaki üniversitelerde hukuk ve mühendislik gibi bölümleri okuduğunu iddia edenlerden bazılarının, bu ülkelerde 8 ile 38 gün arasında bulunduğu tespit edildi.

YÖK Tanıma ve Denklik İşleri Daire Başkanlığınca “Diploma ve Derece Denkliğinde Gelişmeler ve Zorluklar” konulu bilgilendirme broşürü hazırlandı.

Buna göre, geçen yıl en fazla denklik verilen bölümler tıp doktorluğu, mimarlık, ilahiyat, eczacılık ve inşaat mühendisliği oldu. Aynı zamanda hukuk, tıp doktorluğu, işletme, inşaat mühendisliği ve mimarlık “sahte belge, yasalara aykırı yatay ve dikey geçiş, yetersiz kalış süresi” gerekçesiyle denklik başvurularında en fazla reddedilen bölümler arasında yer aldı.

“YÖK bize denklik vermiyor” diye yanlış algı oluşturulmak isteniyor

YÖK, akademik başarısı yüksek öğrencileri hariç tutarak Türkiye’de ÖSYM tarafından yapılan sınavlarda başarılı olamayıp özellikle hassasiyet gösterilmesi gereken tıp doktorluğu, sağlık, hukuk ve mühendislik alanlarında eğitimi almak üzere kendi imkanlarıyla çevre ülkelere giden, Türk yükseköğretim sistemi ile uyumlu olmayan ve asgari akademik standartları karşılamayan bölümlerden mezun olanlara yönelik “akademik yetkinlik seviyelerinin tespit edilmesi” kararları alıyor.

Bu kişilerden bazılarının gerek sosyal medya üzerinden gerekse diğer yollardan baskı ve yanlış algı oluşturmaya çalıştığı ve kendilerine doğrudan denklik verilmesini talep ettiği belirlendi.

Eğitim seviyesi hakkında eksiklik tespit edilenlere, objektif kriterler çerçevesinde belirlenen zorunlu başarı şartını yerine getirmedikleri sürece denklik verilmiyor.

Ayrıca tıp programlarından mezun olanlara doğrudan denklik verilmediği iddiasının da doğru olmadığı açıklandı.

Akredite programlardan mezun olanlar sınavsız denklik alabiliyor. Bu bağlamda tıp programında, Dünya Tıp Eğitimi Federasyonu (World Federation Medical Education) tarafından akreditasyon yetkisi kabul edilen yükseköğretim kurumlarından, dünya sıralamalarında ilk 1000’e giren ve ayrıca YÖK tarafından tescil yetkisi kabul edilen kuruluşlarca akredite olan tıp programlarına doğrudan denklik veriliyor.

“Yurt dışında 8 günde hukuk ve mühendislik eğitimi alınamaz”

YÖK, uluslararası üniversite sıralandırma sistemlerinde ilk 1000 üniversite arasında yer alan üniversitelerden alınan diplomalara ortalama 15 günde doğrudan denklik veriyor. Halen sürdürülen denklik işlemleri pek çok Avrupa ülkesine göre çok daha kolay ve hızlı.

Yükseköğretim Kurulu verilerine göre, 2018 yılında başvurusu reddedilenlerin yaklaşık yüzde 20’sini, eğitim gördükleri ülkede yetersiz kalış süresi tespit edilenler oluşturuyor.

Bu çerçevede Bulgaristan’da 8, Kosova’da 34 ve Bosna Hersek’te 38 gün kalan bazı öğrenciler, hukuk diploması alarak başvuruda bulundu. Benzer şekilde Makedonya’da 8 gün kalan bir öğrenci mühendislik fakültesi, KKTC’de 28 gün kalan bir öğrenci “özel eğitim” alanında tezli yüksek lisans, yine KKTC’de 9 gün eğitim alan başka bir öğrenci ise yüksek lisans diploması alarak YÖK’e denklik başvurusunda bulundu.

Broşürde bu duruma ilişkin, “Öğrenim görülen ülkede 8-38 gün kalarak lisans eğitimi tamamlanamayacağı gibi bu diplomaların akademik hayatımız ve iş gücü piyasamız için tehdit oluşturduğu herkesin dikkate alması gereken bir husus olduğu bilinmelidir.”değerlendirmesi yapıldı.

YÖK, tanınmayan veya tabela üniversitelerden alınan diploma ve derecelerin, mevzuata aykırı yapılan yatay ve dikey geçişlerin ve eğitim görülen ülkede yetersiz kalış süreleri gibi hukuki olmayan hususların önlenmesi kapsamında, mevzuat ve kendisine verilen görev kapsamında gereğini yapıyor.

Bilgilendirme broşüründe, idarenin aksi bir tutum takınarak kamu yararı ve hizmet gereklerini gözardı etmesinin suç teşkil edeceği ve dolayısıyla idarenin keyfi bir tutum takınmasının söz konusu olamayacağı vurgulandı.

“2018 yılında 101 farklı ülkeden denklik başvurusu yapıldı”

2018 yılının verileri incelendiğinde, Türkiye’ye 101 farklı ülkeden denklik başvurusu yapıldı.

Denklikte 2018 yılında bir önceki yıla göre üç kat fazla okul tanıma belgesi ve 10 bin denklik başvurusu yapıldı. 2018 verileri, başvuruların yüzde 5,3’ünün sahte belge, yasalara aykırı yatay ve dikey geçiş ile diplomanın alındığı ülkede yetersiz kalış süresi nedeniyle reddedildiğini ortaya koydu. 2014-2018 yıllarında toplam 26 bin 133 diploma için denklik kararı verildi.

Bazı ülke başvurularında işlemler 15 günde sonuçlanabiliyor

Dijitalleşme sonucunda 2018’de Türkiye’nin eğitim sistemiyle uyumlu ülkelerden yapılan denklik başvurularının sonuçlandırılma süresi ortalama 65 güne indirildi. Bazı ülke başvurularında ise işlemler 15 günde bile sonuçlandırılıyor.

14 üniversiteden 96 öğretim üyesinden oluşan komisyonlar inceliyor

YÖK’te diploma denklik başvurusu incelemeleri tek tek dosya üzerinden yapılıyor. Bin 314 akademik alanda oluşturulmuş 15 komisyon, bu komisyonlarda görev alan 14 farklı üniversiteden 96 öğretim üyesi tarafından yapılan incelemeler sonucunda oluşturulan görüşler veya ihtiyaç duyulması durumunda muhtelif üniversitelerden alınan görüşler doğrultusunda dosya üzerinden karar veriliyor.

“Yükseköğretimde kaliteden taviz verilmeyecek”

YÖK Tanıma ve Denklik İşleri Dairesi tarafından denklik sürelerine ilişkin şu değerlendirmeler yapıldı:

“Denklik konusu ülkemizde sürekli tartışma konusu yapılmaktadır. Fakat gelişmiş ülkelerde de denklik belli usul ve esaslar çerçevesinde yapılmaktadır. Bu kapsamda ulusal program kazanımlarını karşılamayan programlara denklik verilmemektedir. Ülkemizde en yüksek puanla girilen bir tıp fakültesinden en iyi derece ile mezun olan bir vatandaşımızın bir Batı Avrupa ülkesinden denklik alarak meslek icra edebilmesi ve bunun için gerekli olan süreçler bizdeki denklik işlemleri ile karşılaştırma yapılamayacak kadar zor ve uzun bir süreç.

Kaliteden taviz verilmeden sağlık ve mühendislik alanları da dahil bütün Avrupa ülkeleri ve ABD’ye göre alınan diplomalara YÖK daha hızlı denklik düzenlemektedir. Fakat elbette bunun için de karşılanması gereken şartlar bulunmaktadır.”

Kaynak: AA

AKP’de görüş ayrılığı: İmamoğlu yüzde 60’a çıkar

0
AKP'de görüş ayrılığı: İmamoğlu yüzde 60'a çıkar

AKP içinde İstanbul seçimlerinin yenilenmesini isteyenler olduğu gibi, seçimin yenilenmesi halinde İmamoğlu’nun yüzde 60’ı aşarak partiye bir hezimet yaşatmasından endişelenenler de var.

Emine Kaplan’ın Cumhuriyet’te yer alan kulis haberine göre AKP, İstanbul’da çeşitli usulsüzlük ve hile iddialarıyla seçimlerin yenilenmesi için Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) başvurdu, ancak parti içinde seçimin yenilenip yenilenmemesi konusunda farklı görüşler dile getiriliyor.

Parti içindeki bazı gruplar, sandığa gitmeyen AKP seçmeninin yeni bir seçimde partiye oy vereceği hesabı yaparak İstanbul’un kazanılabileceğini düşünürken, bazıları da böyle bir olasılığın Ekrem İmamoğlu’nu daha da büyütebileceği ve yüzde 60-65’lere dayanan bir oyla seçilebileceği uyarısı yapıyor. YSK’ye yapılan başvuruda yer alan bilgi ve belgelerle ilgili olarak da tam bir görüş birliği bulunmayan partide, iddiaların iptal için yeterli olmadığını dile getiren çok sayıda partili olduğu belirtiliyor.

YSK’ye sunulan itiraz başvurusuyla ilgili 3 ayrı görüş dile getiriliyor. İtiraz başvurusunda yer alan bilgilere dikkat çeken bazı partililer, usulsüz seçmen kaydı, sandık kurulu başkanları ve memur üyelerin kamu görevlileri dışından belirlenmesi, seçmen olamayacak kişilerin seçmen listelerinde yer alması gibi nedenlerle seçimin iptal edilmesi gerektiği, bunların da organize bir usulsüzlük olduğunu savunuyor.

İkinci görüş ise özellikle seçmen listelerindeki usulsüzlük iddialarının seçimden önce yapılması gerektiği, YSK’nin ilan ettiği tarihlerde itiraz edilmediği için listelerin kesinleştiği, YSK’nin bu nedenle partinin başvurusunu reddedeceği yönünde.

Bu iki görüşün dışında ise YSK’ye sunulan belge ve bilgilerin doğru olabileceği, ancak aradaki farkın kapanmasını sağlayacak somut bir durum olmadığı için seçimin yenilenmesi kararının çıkmasının çok zor olduğu üçüncü görüş olarak dile getiriliyor.

YSK’nin ne yönde karar vereceği hem Cumhur İttfakı hem de Millet İttifakı cephesinde merakla beklenirken, önceki yıllarda kısa bir süre kala ‘idari izin’ kararı alan hükümetin Ramazan Bayramı tatiline daha 1.5 ay olmasına karşın tatilin süresini 9 güne çıkarması ‘olası bir iptal kararına karşı hazırlık mı’ sorusunu gündeme getirdi. İptal kararı çıkması durumunda İstanbul seçiminin 9 günlük tatilin 2. günü olan 2 Haziran’da yapılması gündeme gelecek. Özellikle Ekrem İmamoğlu’na oy veren seçmenin şimdiden tatil planı yaparak sandığa gitmemesini sağlamanın amaçlanmış olabileceği kaydediliyor.

Yüzde 60 korkusu

Parti kulislerinde, en fazla tartışılan konu ise İstanbul’da seçimin yenilenmesi durumunda ortaya çıkacak olası tablonun ne olacağı etrafında toplanıyor. Bazı gruplar, seçimin yenilenmesi durumunda kazanılacağı hesabı yapıyor. Parti içinde İstanbul’da seçimin yenilenmesinin riskli olduğunu düşünenler de bulunuyor. Bu görüşü savunanlar, “Süreç gereksiz yere çok uzatıldı.

Önce geçersiz oyların sayımı, ardından bazı ilçelerde bütün oyların sayılması, tüm oyların sayımı için yapılan başvuru, en son da olağanüstü itirazla seçimin iptal edilmesi başvurusu. Gereksiz mazbata tartışmalarıyla Ekrem İmamoğlu mağdur hale getirildi. Seçim yenilenirse belki bizim seçmenimiz sandığa gider Binali Yıldırım’a oy verebilir. Ama Cumhur İttfakı’na karşı da tüm partilerin Ekrem İmamoğlu’nun etrafında toplanması gibi bir durum ortaya çıkar. İstanbul’u kazanacağız derken İmamoğlu farkı artırarak yüzde 60-65’lerle seçimi kazanır. Böyle bir tablo partiye çok daha büyük zarar verir” yorumunu yapıyor.

Mısır’da halk Anayasa referandumu için sandık başında

0
Mısırda halk Anayasa referandumu için sandık başında

Mısır’ın farklı bölgelerinde 61 milyon 344 binden fazla seçmen yerel saatle 09.00 itibarıyla sandık başına gidiyor. Seçmenler yerel saatle 21.00’e kadar oyunu kullanabilecek.

Cumhurbaşkanı Sisi de Kahire’nin doğusunda bulunan bir seçim merkezinde oyunu kullandı.

Yurt dışındaki seçmenler için oy kullanma işlemi dün başlarken, yurt içi ve yurt dışında oy verme işlemleri üç gün sürecek.

Mısır muhalefeti “hayır” oyu kullanacak

Mısır’daki farklı siyasi gruplar tarafından daha önce referanduma ilişkin yapılan açıklamada, referanduma katılıp “hayır” oyu kullanılacağı belirtilmişti.

Müslüman Kardeşler Teşkilatı (İhvan) ise referandumu boykot edeceğini duyurmuştu.

Kaynak: AA  

Az ya da çok… Alkol felç riskini artırıyor

0
Az ya da çok… Alkol felç riskini artırıyor

Çinli ve İngiliz bilim adamlarının yürüttüğü çalışmada 10 yıl boyunca 500 bin Çinlinin yaptıkları egzersiz ve tükettikleri alkol miktarı gibi sağlık verileri incelendi.

Çalışma sonucunda günde bir ya da iki kadeh alkol tüketiminin felç riskini yüzde 10-15, günde dört kadeh alkollü içki tüketmenin felç riskini yüzde 35 artırdığı tespit edildi.

Oxford Üniversitesinden Prof. Richard Peto, şarap ya da biranın bazı koruyucu etkileri olduğu iddialarının artık bilimsel olarak geçersiz olduğunu ifade etti.

Cambridge Üniversitesinden Dr. Stephen Burgess, uzun süreli ve yüksek miktarda alkollü içki tüketiminin sağlığa zararlı olduğunun zaten bilindiğini söyledi. Araştırmaya göre, az alkol tüketiminin kalp için faydalı olmadığını belirten Burgess, aksine az miktarda alkollü içki tüketiminin felç geçirme riskini artırdığını söyledi.

Uzmanlar alkol tüketiminin sınırlandırılması gerekliliğine işaret etti.

Çalışmanın bulguları “The Lancet” dergisinde yayımlandı.

Geçen yıl yayımlanan Hastalıkların Küresel Yükü araştırmasında alkolün sağlığa zarar vermeden tüketilmesini sağlayacak güvenli bir ölçünün olmadığı tespit edilmişti. 195 ülkede alkol kullanımı ile hastalıklar arasındaki ilişkinin ele alındığı araştırmada, az miktarda düzenli alkol tüketenlerin kanser, organ yetmezliği ve alkole bağlı diğer hastalıklara yakalanma riskinin hiç tüketmeyenlere kıyasla arttığı yönünde bulgulara ulaşılmıştı.

Diyarbakır’da 1300 yıllık altın yazmalı kitap ele geçirildi

0
Diyarbakırda 1300 yıllık altın yazmalı kitap ele geçirildi

Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Şube Müdürlüğü ekipleri, Bismil ve Ergani ilçelerinde 3 kişinin, 1300 yıllık papirüs kağıdı üzerine altın yazmalı dini motifli kitabı satmak için alıcı aradıkları bilgisini edindi.

Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatı üzerine harekete geçin jandarma ekipleri, 20 Nisan 2019 Cumartesi günü Bismil ilçesinde belirlenen adrese düzenledikleri operasyonda, Arap alfabesinde papirüs kağıdına altın yazmalı, 51 yaprak 102 sayfadan oluşan dini motifli kitabı satmaya çalışan 7 şüpheli suçüstü yakalandı.

Ele geçirilen tarihi eser muhafaza altına alınırken, olayla 7 şüpheli hakkında soruşturma işlemleri sürüyor.

Kaynak: DHA

Kanserin öncü belirtileri nelerdir önemsiz görünüyor ama…

0
Kanserin öncü belirtileri nelerdir önemsiz görünüyor ama...

Dr. Veysel Haksöyler, “Bu hastalığın bütün türlerinde erken teşhis büyük önem arz eder. Bununla beraber doğru zamanda doğru tedaviler uygulandığında, kaynaklandığı organ ve hastalığın türü ne olursa olsun yüz güldürücü sonuçlar elde etmek mümkün olabilmektedir” diye konuştu. 

Kanserin de her hastalık gibi çeşitli öncül belirtileri olduğunu ifade eden Dr. Haksöyler, “Bunların hiçbiri sadece kansere özgü olmadığından yani doğrudan kanseri işaret etmediğinden kimi başka veya hafif hastalıkları da işaretler edebilir. Bu nedenle erken teşhis için vücudun verdiği her uyarı ciddiye alınmalı, rutin sağlık taramaları ihmal edilmemelidir” şeklinde konuştu.

Haksöyler, görülmesi durumunda panik yapmadan uzman bir hekime kontrol amaçlı başvurulması gereken belirtileri şöyle sıraladı: 

Tehlikeli olabilecek öncül belirtiler
– Vücutta herhangi bir yerde ele gelen bir şişlik, kitle
– Kilo kaybı, iştahsızlık 
– Uzun süreli sebebi bilinmeyen ateş 
– İyileşmeyen yaralar, geçmeyen ağız aftları 
– Ciltte sebepsiz morluklar 
– Uzun süreli halsizlik, yorgunluk, solukluk, sarılık 
– Yutma güçlüğü 
– 40 yaşından sonra mide bölgesinde yanma ağrı, kabızlık, büyük abdestte kan 
– Sebepsiz ses kısıklığı 
– Geçmeyen şiddetli öksürük, balgamda kan, göğüs ağrısı, nefes darlığı 
– Menopoza girmiş kadınlarda vajinal kanama 
– Karında yeni gelişen şişlik 
– Erkeklerde sık idrara çıkma, çatallı idrar yapma, idrarda yanma, idrarda kan görülmesi 
– Kemik ağrıları 
– Israrlı ve şiddetli baş ağrısı, görme bozuklukları, denge kusuru, baş dönmesi, sebepsiz bulantı ve kusmalar 
– Vücutta yeni bir ben gelişmesi, mevcut benin büyümesi, kanaması, kaşınması, şekil ve renk değiştirmesi

Yakın Doğu Koleji Öğrencileri İletişim Alanındaki Yeniliklerden Haberdar Oldular…

0

Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla ilişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, Yakın Doğu Koleji öğrencileri ziyarette, İletişim Fakültesi derslikleri yanı sıra televizyon stüdyoları, reji ünitesi, kurgu odaları, haber merkezi, toplantı salonları, laboratuvarlar, yapım ve yayın ünitelerini gezerek, yapılan çalışmaları yerinde incelediler.

Yakın Doğu TV Müdürü Evren Maner ziyaret sırasında, öğrencilere sunulan teknik, sosyal ve kültürel imkanlarla, İletişim Fakültesi, YDÜ TV, YDÜ FM hakkında bilgiler verdi. Maner, YDÜ Uygulama ve Eğitim Televizyonu’nun, Radyo TV Sinema Bölümü öğrencilerine teorik olduğu kadar, pratik eğitim verebilme kapasitesine sahip olduğunu dile getirdi.

YDÜ FM bünyesinde, son teknolojiyle oluşturulmuş bir yayın stüdyosu ile üç prodüksiyon stüdyosu bulunduğunu, geniş donanımı ve sahip olduğu imkanlarla öğrencilerin eğitim ve uygulama alanlarına önemli katkı sağladığını söyleyen Maner, televizyon ve radyonun tüm öğrenciler için hem doğal ortamında öğrenme sürecini geliştirmek, hem de profesyonel yayıncılığın önemli ve vazgeçilmez noktalarının yakalanması amacıyla bir uygulama laboratuvarı misyonu da üstlendiğine dikkat çekti.

Yakın Doğu Koleji Gözlem ve Araştırma Kulübü sorumlu öğretmenleri, öğrencilerin ülkemizde teknoloji eşliğinde gelişim gösteren iletişim alanındaki yenilikleri yerinde görebilme fırsatı buldukları için çok mutlu olduklarını ifade ettiler. Öğrenciler ise bir televizyon ve radyo kanalının mutfağını görebilme şansına sahip olmanın heyecanını yaşadılar. 

 

Türkiye’nin tank avcısı “Kaplan” vitrine çıkıyor

0
Türkiyenin tank avcısı "Kaplan" vitrine çıkıyor

Farklı ülkelere 4 binin üzerinde araç teslim etme başarısı gösteren FNSS, dünyanın önde gelen savunma fuarlarından biri haline gelen IDEF’e güçlü bir katılım gösterecek.

Şirket, 30 Nisan-3 Mayıs’taki fuarda bir dizi yeni ürün tanıtacak.

“Kaplan 10, ilk defa bir fuarda sergilenecek”

Kara Kuvvetleri Komutanlığının ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla imzalanan Silah Taşıyıcı Araçlar (STA) Projesi kapsamında geliştirilen ve kendisini atış testlerinde de ispat eden Kaplan 10, IDEF’19’da ilk defa bir fuarda sergilenecek.

Projedeki bir diğer araç Pars 4×4 ile birlikte Kaplan 10, kalifikasyon sürecinin sonuna yaklaştı ve yakın zamanda envantere girmeye başlayacak. Bu araçların, özel görev araçları olarak, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) ardından, dost ve müttefik ülkelere de uzun yıllar hizmet vermesi öngörülüyor.

Proje ile TSK envanterinde yer alan Kornet-E füzeleri ile Orta Menzilli Tanksavar Silahı (OMTAS) Projesi kapsamında tedarik edilecek füzelerin araç üzerinde kullanımı için ihtiyaç duyulan STA’ların yurt içi imkanlarla geliştirilmesi hedefleniyor.

Zırhlı araçlara entegre edildi

FNSS, Kaplan araç ailesinin en hafif üyesi Kaplan 10’u paletli tip ve Pars 4×4 aracını ise tekerlekli tip tanksavar aracı olarak üretime hazır hale getirdi, Kara Kuvvetleri Komutanlığı envanterinde bulunan ve yurt içinde geliştirilen tanksavar füzeleri de muharebe etkinliğini artıracak şekilde, projeye özel geliştirilen tanksavar kuleleri ile zırhlı araçlara entegre edildi.

Toplam 260 araçtan tekerlekli olanların tamamı OMTAS, paletli olanları ise bir bölümü Kornet-E, bir bölümü de OMTAS taşıyıcı olacak. Paletli Kaplan STA, tanksavar platformundan sabit ve hareketli hedeflere yönelik atış testlerini başarıyla gerçekleştirdi.

Yıl içerisinde projenin kalifikasyon testleri tamamlanarak, Türkiye’nin “yeni nesil tank avcısı” Kaplan ve Pars platformlarının teslimatlarına başlanacak.

Kaynak: AA

YDÜ Uluslararası Disiplinlerarası Eğitim Yansımaları Konferansı’na (ICIER 2019) Ev Sahipliği Yaptı

1

Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, İrfan Günsel Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen konferansta, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti üniversitelerinde yapılan bilimsel çalışmaların yanı sıra, Türkiye, Nijerya ve Irak gibi farklı ülkelerden katılan akademisyenler tarafından farklı eğitim alanlarına yönelik çeşitli sözlü ve poster bildirileri sunuldu.

Konferansta, İspanya Salamanca Üniversitesi’nden Anna Perez Escoda’nın, Türkiye Milli Eğitim Bakanlığından Bakan Danışmanı Doç. Dr. Mustafa Hilmi Çolakoğlu’nun ve Gazi Üniversitesi’nden Biyoloji Eğitimi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Yel alanları ile ilgili güncel konuşmalar yaptı. Dr. Ana Perez Escoda, Avrupa sisteminde dijital vatandaş olma ve dijital çağda öğrenme ortamlarını paylaştı. Prof. Dr. Mustafa Yel ve Doç. Dr. Mustafa Hilmi Çolakoğlu ise, eğitim alanında yansılamaların ve araştırmanın gerekliliğini vurguladılar.

Doç. Dr. Mustafa Kurt: “Konferanslar Üniversitelerde Bilim Üretme ve Paylaşmada Önemli Bir Yer Tutuyor…”

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan konferansta açılış konuşmasını yapan Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Doç. Dr. Mustafa Kurt, yeni nesil üniversite olarak yeni öğrenme ortamlarının öneminin her geçen gün arttığı ve yeni öğrenme şekillerinde öğretmenlerin gelişiminin önemini vurguladı. Doç. Dr. Kurt aynı zamanda, konferansların üniversitelerde bilim üretme ve paylaşmada önemli bir yer tuttuğunu da belirtti. 

Prof. Dr. İsmail Hakkı Mirici: “ICIER 2020 Mart Ayı İçerisinde Yine Üniversitemizde Düzenlenecek…”

Atatürk Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Hakkı Mirici de konuşmasında, ICIER konferansının amacı, önemi ve kapsamı konusunda bilgiler vererek, Atatürk Eğitim Fakültesi ve Eğitim Bilimleri Enstitüsü’nün Yakın Doğu Üniversitesi’ne eğitim alanında güzel bir konferanslar dizisi başlattıklarını dile getirdi.

Konferans ile ilgili düşüncelerini paylaşan Prof. Dr. Mirici, “İlkinin düzenlenmiş olmasına rağmen yüzden fazla sözlü ve poster bildiri yer aldı. Başarılı bir biçimde tamamlanmasından mutluluk duyuyoruz. ICIER 2019’ da sunulan tüm bildirilerin tamamı tam metin olarak basılacak ve hakem değerlendirmesinin ardından bazı bildiriler de başta Near East University Journal of Education (NEUJE) olmak üzere çeşitli bilimsel dergilerde makale olarak yayınlanacak” dedi.

Prof. Dr. Mirici, ICIER 2020’nin yine Mart ayı içerisinde üniversitemizde düzenleneceğini ve ikincisi düzenlenecek olan ICIER’in çok olumlu dönütler nedeniyle çok daha fazla ülkeden çok daha fazla sayıda katılımcı beklediklerini bildirdi.

Prof. Dr. Fahriye Altınay: “Ezberlerin Bittiği Yerde Düşünmenin Başladığı Günümüzde, Araştırma Temel Bir Araç Haline Geldi…”

Eğitim Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Fahriye Altınay Aksal da, ezberlerin bittiği yerde düşünmenin başladığı günümüzde, araştırmanın temel bir araç haline geldiğini ifade etti.

Yükseköğretimde kalite yolunda uluslarasılaşma, araştırma, proje, eğitim, öğretim ve sosyal sorumluluk kapsamında, düzenlenen konferansların bilgi paylaşılması ile önem kazandığını belirten Prof. Dr. Altınay, 2000 yılında eğitim öğretim hizmetine başlamış Eğitim Bilimleri Enstitüsü’nün, bugüne kadar vermiş olduğu mezunlarla hem bilim hem hizmet üretmede öncülükler ve ilkler yarattığını vurguladı. Prof. Dr. Altınay, Eğitim Bilimleri Enstitüsü Kurulu adına, hazırlanan stratejik plan çerçevesinde kurulmuş olan eğitim dergisinin ilk adımlarının da ilk konferansla tanıtıldığını belirtti.

2020 Yılındaki Konferansa Davet Yaptılar…

Konferans Başkanları, Prof. Dr. İsmail Hakkı Mirici ve Prof. Dr. Fahriye Altınay, Atatürk Eğitim Fakültesi ve Eğitim Bilimleri Enstitiüsü işbirliği ile yayın hayatına başlayan ve ilk sayısı yayınlanan Near East University Online Journal of Education (NEUJE) dergisinin de bir tanıtımı olması amacını taşıyan bu ilk ICIER konferansının akademik gelişime katkı konulmasında önemli bir rol oynadığını belirterek, ICIER 2020 de görüşmek üzere küresel bağlamda tüm eğitim camiasına davette bulundular.