Ana Sayfa Blog Sayfa 8885

“Her Yerde Opera” etkinliği Lefke Gazi Lisesi’ne taşındı

0
“Her Yerde Opera” etkinliği Lefke Gazi Lisesi’ne taşındı

Geçtiğimiz haftalarda Erenköy Lisesi’nde ilki gerçekleştirilen “Her Yerde Opera” etkinliği bu kez Lefke Gazi Lisesi’ndeki öğrencilerle buluştu.

      Kültür Dairesi’nden verilen bilgiye göre, ülkemiz sanatseverlerinin opera ve bale sanatından yoksun kalmaması ve bu sanat dallarının öğrencilere tanıtılıp sevdirilmesi amacıyla eğitim ve konserlerden oluşan etkinlik programı çerçevesinde “Her Yerde Opera” okullara taşınmaya devam ediyor.

Eğitim etkinlikleri kapsamında Kültür Dairesi Müdürü Şehbal Hamzaoğulları ile birlikte Kültür Dairesi Opera Sanatçıları Sermin Dikmen Töre ve Tuğrul Enver Töre ile Piyanist Narden Sonel 9 Nisan 2019 tarihinde Lefke Gazi Lisesi’ni ziyaret ederek “Her Yerde Opera” etkinliğini gerçekleştirdiler.

“Lefke Gazi Lisesi öğrencilerinden ilgi çekici sorular…

 Öğrencilerle opera sanatçılarının buluşturulduğu, opera ve çok sesli müzik kültürünün tanıtıldığı etkinlikte öğrencilerle opera hakkında bir söyleşi yapılarak, insan sesi renkleri tanıtıldı ve örnekler seslendirildi. Lefke Gazi Lisesi öğrencileri ilgiyle izledikleri sunumun ardından, Soprano Sermin Dikmen Töre ve Bariton Tuğrul Enver Töre’ye merak ettikleri soruları sorma imkanı da buldular. Öğrencilerden gelen sorular arasında, “Niye söylerken dudaklar o şekilde?” “Kocaman salonlarda mikrofon kullanıyor musunuz?” “Bardak çatlatma olayı var mı?” gibi sorular yer aldı. Öğrencilerin sorularına zevkle yanıt veren opera sanatçıları ses frekanslarını doğru yakalayabilmek için dudakların o şekilde olduğunu, büyük salonlarda mikrofon kullanıldığını ve çıplak sesle cam kırılabilinecek sese ulaşmanın çok zor olduğunu söylediler.

Kültür Dairesi Müdürü Şehbal Hamzaoğulları öğrencilerin gösterdikleri büyük ilgiden çok etkilendiklerini ve amaçlarına ulaştıklarını hissettiklerini ifade etti. Hamzaoğulları, ikincisini Lefke Gazi Lisesi’nde gerçekleştirdikleri “Her Yerde Opera” etkinliğini iki haftada bir belirlenecek okullara taşıyacaklarını da belirtti.

İBB, önceki dönemde Erdoğan’a yakın vakıflara ne kadar para yardımı yaptı?

0
İBB, önceki dönemde Erdoğan'a yakın vakıflara ne kadar para yardımı yaptı?

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, “Adamlara, derneklere, cemaatlere hizmet işi bitti” dediği belediyenin kamu kaynaklarından 2018 yılı ve öncesinde harcanan miktar 847 milyon 592 bin 858 lira.

31 Mart’taki yerel seçimleri AKP’nin adayı Binali Yıldırım’ın önünde tamamlaması rağmen mazbatası 17 gün gecikmeli verilen İmamoğlu, 4 Nisan’da bir basın açıklaması yapmıştı. Belediye çalışanlarına seslenen İmamoğlu, “Adama, derneklere, kişilere, vakıflara ve cemaatlere hizmet işi bitti. İstanbul’a hizmet edeceksiniz. Öyle şeffaf bir yönetim başlayacak ki, makamım dahi toplumun gözü önünde olacak” demişti.

İmamoğlu bu sözleriyle, Erdoğan ailesine ait vakıf ve dernekler ile AKP’ye yakın cemaat ve tarikatlar için ayrılan kaynaklara işaret etmişti.

Peki AKP’li İstanbul Büyükşehir Belediye başkanları hangi vakıf, dernek, cemaat ve tarikatlara, kamu kaynaklarından ne kadar para harcandı?

İstanbul Büyükşehir Belediyesi CHP Meclis Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Tarık Balyalı, DW Türkçe ile bir rapor paylaştı. Belediye içerisindeki bir kaynak tarafından sızdırılan İBB’ye ait, ‘STK-Okul-Yurt 2018’ adlı faaliyet raporu, eski yönetim tarafından belediye meclisine sunulmamış. 

Bir bölümü geçen ocak ayında Sözcü gazetesi yazarı Çiğdem Toker tarafından köşesinde paylaşılan rapora göre, AKP’ye yakın dernek, vakıf, tarikat ve cemaatler için kamu kaynaklarından 847 milyon 592 bin 858 lira harcandı.

Yardımlar, kiralama, ulaşım, bakım, onarım ve tadilat, malzeme, yeme-içme ve gezi gibi başlıklar adı altında yapıldı.

Rapora göre İBB’den en fazla yardım alan kurum, mütevelli heyetinde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın da yer aldığı Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA). 2018 ve öncesini kapsayan raporda TÜGVA’nın 74.3 milyon liralık yardım aldığı görülüyor.

TÜGVA’yı 51 milyon 593 bin 44 lira ile Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV) izliyor. 1996 yılında İSEGEV adıyla kurulan vakıf, 2011 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla vergi muafiyeti aldı ve vakfın kurucuları arasında yine Bilal Erdoğan yer alıyor. Vakıf, vergi muafiyetinin ardından 2012’de adını TÜRGEV olarak değiştirdi. TÜRGEV’in bugünkü yönetim kurulundaysa aynı zamanda Erdoğan’ın kızı olan Maliye ve Hazine Bakanı Berat Albayrak’ın eşi Esra Albayrak da yer alıyor. TÜRGEV’e dair en ilginç detaysa, İBB eski başkanı Mevlüt Uysal’ın da yönetim kurulunda bulunuyor olması.

41.1 milyon lira destekle listenin üçüncü sırasındaysa Türkiye Teknoloji Takımı (T3) bulunuyor. Vakfın mütevelli heyeti başkanı, Baykar Makina’nın teknik müdürü Selçuk Bayraktar. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın damadı olan Bayraktar, Türk Silahlı Kuvvetleri için insansız hava aracı da üretiyor.

İBB, T3’ün ardından en fazla yardımıysa Ensar Vakfı’na yapmış. 29 milyon 797 bin 240 lira para alan Ensar Vakfı, Karaman’daki kayıt dışı yurtta çocuk istismarıyla gündeme gelmişti. Önceki yıl Milli Eğitim Bakanlığı da, vakıfla beş yıllık eğitim, seminer, gezi ve proje protokolü imzalayarak tepki çekmişti.

Faaliyet raporuna göre İBB’den destek alan, Erdoğan ailesine ait vakıflardan bir diğeri de Okçular Vakfı. 16.6 milyon liralık yardım alan vakfın mütevelli heyetinde yine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan bulunuyor.

İBB eski başkanlarından Kadir Topbaş’ın ağabeyi Ahmet Hamdi Topbaş’ın yönetim kurulu başkanı olduğu Aziz Mahmut Hüdayi Vakfı da 16.5 milyon liralık destek almış. Pelin Ünker’in 2016’da Cumhuriyet’te yaptığı Panama Belgeleri haberine göre Erenköy Cemaati’ne bağlı olan vakıf, topladığı yardım paralarını İsviçre’deki banka hesaplarına yatırmıştı.

DW Türkçe’ye konuşan ve belediye meclisine sunulmayan raporu değerlendiren Balyalı, dernek veya vakıflara aktarılan kaynakların aslında yasal bir konu olduğunu söylüyor. Balyalı’ya göre burada yasa dışı herhangi bir şey yok zira belediyeler kanunu İBB’nin, meclis kararıyla dernek ve vakıflarla protokol imzalamasını ve çeşitli yardımlar yapmasına imkan veriyor.

Balyalı’ya göre bu durumu olağandışı hale getiren etken, bu paraların AKP’ye yakın veya Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çocuklarına ait vakıf ve dernekler için harcanmış olması. 

Ellerindeki raporun, bir buçuk yıl içerisinde bu vakıf ve derneklere toplamda ne kadar harcama yapıldığını gösterdiğini belirten Balyalı, “Vakıf ve derneklere yapılacak yardımlara dair kararların tümü belediye meclisine sunuldu. Ancak bizim muhalefetimiz, AKP’li üyelerin de oy çokluğuyla kabul edildi” diyor.

Balyalı, Kadir Topbaş ve Mevlüt Uysal dönemleri de dahil olmak üzere belediye meclisinde beş yıl süreyle görev yapmış bir isim. Görev süresi içerisinde de raporda adı geçen vakıf ve dernekler dışında başka hiçbir kuruma para yardımı yapılmamış. Hatta varsa dahi başka kurumların talepleri belediye meclisinin kararına sunulmamış dahi.

a-005.jpg

Ekrem İmamoğlu başkanlığındaki belediye meclisinde de görev yapacak olan Balyalı, artık daha şeffaf bir yönetim olacağını ve daha önce başkaca hangi kurumlara ya da isimlere para aktarıldığını daha detaylı bir şekilde öğreneceklerini de söylüyor.

Balyalı’ya, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçen haftalarda cami çıkışında yaptığı ‘topal ördek’ konuşmasını hatırlattık ve bu durumun halihazırda yapılmış para aktarımlarını ortaya çıkarmaya engel teşkil edip etmediğini de sorduk. Balyalı, belediye meclisindeki çoğunluğu AKP’li üyelerin oluşturmasının buna engel olmadığını, nereye ne kadar ödeme yapıldığını ortaya çıkaracaklarını söylüyor. Balyalı’ya göre yeni başkan İmamoğlu bu konuda çok kararlı.

 

Karadeniz ‘ısındı’: Rus filosu, NATO tatbikatı sırasında askeri eğitim düzenledi

0
Karadeniz 'ısındı': Rus filosu, NATO tatbikatı sırasında askeri eğitim düzenledi

Karadeniz Filosu basın sözcülüğünden yapılan açıklamaya göre filoya bağlı bir grup gemi, Karadeniz’in batı kıyılarına doğru ilerleyerek su altı, su üstü ve havada denetim ve izleme faaliyetleri gerçekleştirdi.

Rus donanma güçlerinin eğitimine büyük füze gemisi ‘Şuya’, küçük füze gemisi ‘R-60’, denizaltısavar gemisi ‘Suzdalets’ ve anti-sabotaj gemisi ‘Kinel’ katıldı.

Açıklamada, NATO tatbikatının Karadeniz Filosu’nun eğitimi açısından güzel bir destek olduğu ve Rus denizcilerin gerçek muharebe koşullarında eğitim yaptığı vurgulandı.

Yakın Doğu Üniversitesi Eğitim Fakültesi “Çocuk İhmali ve İstismarı” Konulu Farkındalık Videosu Hazırladı

0

Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla ilişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, Uz. Yasemin Sorakın ile birlikte hazırlanan videoda çocuğa yönelik duygusal ihmal ve istismara karşı farkındalığın arttırılması amaçlandı.

Her Türlü İhmal ve İstismar Çocukta Kalıcı İzler Bırakır…

İletişim Fakültesi işbirliği ile hazırlanan videonun senaryosu Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı öğrencileri tarafından hazırlandı. Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü Öğretim görevlisi Uz. Yasemin Sorakın “Topluma Hizmet Uygulamaları” dersi kapsamında hazırlanan videonun yoğun ilgi gördüğünü belirterek “Her türlü ihmal ve istismar çocukta kalıcı izler bırakır. Bu yara izlerinden bazıları fiziksel olabilir fakat duygusal yara izi, yaşam boyunca uzun süren etkilere sahiptir. Çocuk ihmali ve istismarı”’nın fiziksel izlerin yanında çocuklarda kalıcı duygusal etkileri bıraktığının altını çizerek çocuk istismarına karşı farkındalık yaratmayı amaçladıklarını vurguladı.

 

 

Gardiyanlara eğitim için İçişleri ile DAÜ protokol imzaladı

0
Gardiyanlara eğitim için İçişleri ile DAÜ protokol imzaladı

Protokolde, DAÜ Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Araştırma Merkezi’nin gardiyanlara altı haftalık eğitim verilmesi öngörülüyor.

İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars, imza töreninde yaptığı konuşmada, eğitimin cezaevindeki gardiyanların meslekle daha iyi başedebilmelerine yardımcı olacağına inandıklarını söyledi.

Baybars, “Gardiyanlarımızın yükü çok ağır. Kamuda çalışan birçok meslek grubuna göre büyük bir özveri ve ciddi anlamda zorluklarla çalışıyorlar. Dolayısı ile bizler için onların ruh sağlıkları, mahkumlara yaklaşımları ve onların huzurlu ortamda çalışmalarını sağlamak çok önemli” dedi. 

DAÜ Rektörü Prof. Dr Necdet Osam ise, eğitimin, daha sağlıklı, daha verimli ve daha mutlu insanların iş içinde gelişimine katkı vereceğine inandığını ifade etti.

Demirtaş Washington Post’a yazdı: Erdoğan, küçük düşürücü bir yenilgiye uğradı

0
Demirtaş Washington Post'a yazdı: Erdoğan, küçük düşürücü bir yenilgiye uğradı

4 Kasım 2016’dan beri Edirne Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Washington Post’a seçim değerlendirmesi yazdı.

Demirtaş, “Erdoğan, küçük düşürücü bir yenilgiye uğradı” derken, “Seçimlerin sonucu Türkiye halklarının barış içinde ve demokratik bir şekilde birlikte yaşamak istediklerini onaylamaktadır” ifadesini kullandı.

Demirtaş, Washington Post için kaleme aldığı yazısında şu ifadeleri kullandı:

31 Mart 2019 tarihinde yapılan yerel seçimler, Erdoğan başta olmak üzere bütün yönetim eliti için önemli mesajlar içeriyor. Seçimleri haklı olarak bir referandum olarak gören Erdoğan, küçük düşürücü bir yenilgiye uğradı. Partisi, ülkesinde siyasi kariyerine başladığı, kendi şehri olan İstanbul dahil olmak üzere, ülkedeki en önemli beş büyükşehir belediyesinde kontrolünü kaybetti.

Erdoğan’ın iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) son yıllarda yalnızca demokrasiden değil, aynı zamanda gerçek İslami değerler ve ahlaktan da uzaklaştı. Cumhurbaşkanı, partisiyle ilişkilendirilen yolsuzluk, adaletsizlik ve tiranlık eleştirilerine kulak tıkadı. Şu anda kibrinden dolayı ağır bir siyasi faturayla karşı karşıya.

Halihazırda devam eden ekonomik krizin ([AA1] özellikle de işsizliğin ve artan enflasyonun) önüne geçmenin yegane yolu, acilen demokratik ve politik reform uygulamaktır. Ancak Erdoğan’ın merkezinde durduğu mevcut siyasi yapının sicili, bunun için gerekli irade, kapasite veya cesarete sahip olmadığını gösteriyor.

Erdoğan’ın muhaliflere ve özellikle de Kürt halkına yönelik ayrıştırıcı politikaları, toplumun kutuplaşmasını artırıyor. Kürtlerin büyük çoğunluğu diğer halklarla barış içinde yaşamak istiyor; şiddet ve savaştan usandılar. Evet, Kürtlerin daha fazla demokrasiye ihtiyaç duyduğu, bir dizi politik, toplumsal ve kültürel talepleri olduğu doğrudur. Muhalefetteki bizler bu amaçların yerine getirilmesi için çalışmaya söz verdik. Ancak, bu taleplerin sağlanamamasının ana sorumlusu Cumhurbaşkanı ve iktidar partisidir.

Aralarında milletvekilimiz Leyla Güven’in de olduğu, Türkiye cezaevlerinde ve cezaevleri dışında olan birçok aktivist açlık grevindedir. Açlık grevcilerinin yegane talebi, Abdullah Öcalan’a yönelik mutlak tecride son verilmesidir. Öcalan, yirmi yıldır ağır tecrit koşullarında avukat ve aile ziyaretleri engellenerek İmrali Adasındaki bir hapishanede tutulmaktadır. Açlık grevcileri, Öcalan’ın Türkiye’deki Kürt sorununun barışçıl ve demokratik çözümünde belirleyici bir rol oynadığını biliyor. Öcalan’ın Türkiye ve Suriye’deki Kürtler arasında önemli bir etkisi olduğu iyi bilinmektedir. Ayrıca, yeniden gündeme gelebilecek olan bir barış görüşmesinde, PKK’nin Öcalan dışında hiç kimseyi dikkate almayacağı da biliniyor. Öcalan’ın dahil olmadığı hiçbir barış sürecinin sonuçta başarılı olamayacağını ve hatta Erdoğan’ın, birkaç yıl önce PKK lideriyle barışı, bu sebeple değerlendirdiğini söylemek doğru olur. Kürt halkının önemli bir kısmı Öcalan’ı hayati bir muhatap olarak görüyor.

Dahası, seçimlerin sonuçları, sadece partimizin değil tüm Türkiye halklarının barış içinde ve demokratik bir şekilde birlikte yaşamak istediklerini onaylamaktadır. Otoriterliğe ve tek kişilik yönetime karşı çıkıyorlar. Erdoğan’ın bunu anladığını umuyoruz. Bunu yapmazsa, bir sonraki seçimler ona son darbeyi vurabilir.

Partimizin tüm üyeleri, hapishanede olanlar da dahil olmak üzere, demokratik ve barışçıl direnişe olan inancımızı yitirmeden çalışmaya devam edecektir. Türkiye için aydınlık ve demokratik bir geleceğe inanıyoruz. Bu seçimlerin yol gösterdiğine inanıyoruz. Hükümet otoriter seyrini sürdürürse daha derin siyasi ve ekonomik krizlerin yaşanacağından endişe ediyorum.

Uluslararası toplumu, Türkiye’yi demokrasi ve barış yolunu seçmeye teşvik etmeye çağırıyoruz. Biz Türkiye halkları olarak, birçok farklılığımıza rağmen sorunlarımızı tartışarak çözebileceğimizi gösterebilmeliyiz. Anadolu ve Mezopotamya tarihi bize çoğulculuk içinde birçok birlik örneği göstermektedir.

HDP’liler ve Kürtler her zaman barışa hazır olacak. Başarılı olacağımıza inanıyorum. Toplumumuzun tüm kesimlerini bir araya getirerek, güçlü bir demokrasiye ve ekonomiye sahip bir ülke yaratacağız. 31 Mart seçimleri bize yolu gösterdi.

Kuzey İrlanda’da gazeteci McKee öldürüldü

0
Kuzey İrlanda’da gazeteci McKee öldürüldü

Perşembe günü Derry’de yaşanan protesto gösterileri sırasında polis ve göstericiler arasında çatışma çıktı. Polis ayrıca silahlı bir kişinin protestolar sırasında ateş açtığını da söyledi.

Protestoların Derry bölgesinde polis güçlerinin yürüttüğü bir güvenlik operasyonuna tepki olarak başladığı belirtiliyor.

Kuzey İrlanda polisi, 29 yaşındaki gazetecinin ölümüyle ilgili yaptığı açıklamada, olayın terör kapsamında soruşturulduğunu bildirdi.

Görgü tanıkları Londonderry’de dün gece yaşanan olaylarda polis araçlarına molotofkokteylleri atıldığını, bazı noktalarda da silah sesleri duyulduğunu söyledi.

Londonderry’de ocak ayında adliye binası önünde bombalı araçla saldırı düzenlenmiş ancak olayda can kaybı yaşanmamıştı.

“Kıbrıslı Yorumlar” Baskı Resim Sergisi Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu Tarafından Açıldı…

0

Sanatçı ve Yakın Doğu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Plastik Sanatlar Bölüm Başkanı Dr. Yücel Yazgın’nın, Kıbrıs’ın doğası ve kültürel varlıklarını özgün baskı teknikleri kullanarak hazırladığı ve 60 eserden oluşan “Kıbrıslı Yorumlar” Baskı Resim Sergisi, Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu tarafından açıldı.

Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, İletişim Fakültesi Sergi Salonu’nda yer alan serginin açılışına, T.C. Lefkoşa Büyükelçiliği Temsilcisi Başmüşavir Kadir Akçeşme, Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, milletvekili Hasan Taçoy, Kurucu Rektör Dr. Suat İrfan Günsel, rektör yardımcıları, dekanlar, öğretim üyeleri, yurt dışından gelen yabancı sanatçılar ve misafirler katıldı.

Serginin açılışında, Kıbrıs Türk Milli Tarih Müzesi Yönetim Kurulu Kurucu Başkanı ve Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Efdal Özkul, Sanatçı Yücel Yazgın ile Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu birer konuşma yaptı. Linol şablon kullanılarak yapılmış geri dönüşüm, kağıt rölyef tekniği, ağaç baskı, linol baskı, karışık teknik (şablon baskı, ağaç baskı ve spray boya) gibi teknikler uygulanarak hazırlanan sergide, tarihi figürler, ağaçlar ve kapı imgeleri sergileniyor.

Prof. Dr. Özkul: “Bilim ve Sanatın Temelleri Yakın Doğu Üniversitesinin Kurulmasıyla Atıldı…

Serginin açılış konuşmasını yapan Türk Milli Tarih Müzesi Yönetim Kurulu Kurucu Başkanı ve Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Efdal Özkul, Yakın Doğu Üniversitesi’nin neden sanat ve bilime önem verdiğinden bahsetti.

Prof. Dr. Özkul, “Dr. Suat Günsel’in 1988 yılında kurduğu Yakın Doğu Üniversitesi ile sanat ve bilimin temelleri de atılmış oldu. Kampus içerisinde bulunan müzeler 20 yıl öncesine dayanan bir düşünce tarzının ve fikrin zihinlerde canlanarak filizlenmesinde yatıyor. Bu da Yakın Doğu Üniversitesi olarak çalışmadan, düşünmeden hareket etmediğimizi, her adımımızın öncesinde planlı ve programlı olduğumuzun göstergesidir” dedi.

Üniversite olarak hedeflerinin en tepe olduğunu belirten Prof. Dr. Özkul, kampus içerisinde çeşitli sergi salonlarında 11 serginin açık olduğunu bunun sanata ne kadar önem verdiklerinin bir göstergesi olduğunu ifade etti. 2020 yılında kapılarını açacak olan Kıbrıs Modern Sanat Müzesi ile çalışmaların taçlandırılmış olacağını dile getiren Prof. Dr. Özkul, hedefledikleri 20 bin esere ulaşmayı aşacaklarına da inanç belirtti.

Ambargo Zincirlerini Yaptığımız Bilimsel Çalışmalarla Kırdık…

Prof. Dr. Özkul, “Sanat bir toplumun ışığıdır. Bir toplum, çağdaş medeniyetler seviyesine gelmek istiyorsa sanat ve kültürle işbirliği yapmak zorundadır. Tarihte başarılı olmuş siyasetçi ve devlet adamları hepsi sanat ve kültürle iç içedir. Kıbrıs Modern Sanat Müzesi bu kapsamda yeni birçok faaliyet hayata geçirecektir. Sanatı bilimle birleştirmemizin en güzel örneği Nisan ayında açılışını yapacağımız Herbayum Müzesi’dir. Yakın geçmişte doğamızda bulunan bir örümcek türü dünya literatürüne girdi. Biz bu çalışmalarla ambargo zincirlerini kırdık. Bu mazeretin arkasına da hiçbir zaman sığınmayacağız. Türkî Cumhuriyetlerle işbirliğimizi devam ettirerek  de bir Türk birliği sağlıyoruz” diye konuştu.

Bilim anlamında Dünya’da ilk 500 üniversite arasında olmayı hedeflediklerini dikkat çeken Prof. Dr. Ali Efdal Özkul, akademik çalışmalar yapan öğretim üyelerine Bilim Ödülleri verdiklerini buna bir de sanat penceresi açarak  “Alaysa Ödülleri” eklediklerini sözlerine ekledi.

19.yy. çıkmaya başlayan Baskı Resmin ressamların göz nuru olduğunu, sanatçıların denediği ancak usta sanatçıların başarabildiği bir alan olduğunu anlatan Prof. Dr. Özkul, baskı resim teknikleri kullanarak eserler hazırlayan Yücel Yazgın’a matematiğin atası olan ünlü bilgin Hârizmî ödülü verdiklerini söyledi.

Yücel Yazgın: “Yakın Doğu Üniversitesi Kıbrıs Türk İnsanın Kurum Yaratmadaki Yaratıcılığının En Güzel Örneklerini Sergiliyor…”

Sanatın birçok bilim insanı tarafından tanımı yapılmaya çalıştığı bir kavram olduğundan söz eden Yazgın, sanatın temellerini oluşturan faaliyetlerine ulaşana kadar 250 bin yıl geçtiğini, insanın soyut düşünme kapasitesine ulaşması ile günümüz sanat kavramına dönüştüğünü söyledi. Sanatçıların yaşadıkları coğrafyanın kültürel, ekonomik, sosyolojik etkilerini sanat felsefeleriyle harmanlayarak topluma sunduğunu ifade eden Yazgın, “Sanatta esas olan coğrafyanızın bu özelliklerinden hareketle ürettiğiniz eserleri evrensele ne kadar ulaştırabildiğinizdir. Yaşam biçimini direnen, dayanışan ve üretime odaklanmış bir yapıyla kurgulayan insan grupları dar alanlara sıkıştırılsa bile yaratıcılığını beceriye dönüştürmüş insanlardan oluşuyorsa önlerine çıkan engelleri aşarlar” şeklinde konuştu.

Kıbrıs adasının eski dünyanın merkezinde bulunduğunu, adadan geçen kültürlerle dünya üzerinde azımsanamayacak etkiler yarattığını dile getiren Yazgın, ada insanının temel başarısının en temel dayanağının kendi iç dinamiklerini kullanarak yaptığı üretimlerden geçtiğinden söz etti.  

Yüzel Yazgın, “Yaratıcı yaşam biçimini hayatının her alanına uygulayan Kıbrıs Türk insanı sadece sanat alanında değil, kurumlar yaratmada da yaratıcılığını en üst düzeyde kullanmıştır. Kişisel sergime ev sahipliği yapan Yakın Doğu Üniversitesi ve Kıbrıs Modern Sanat Müzesi bu kurumlara en önemli örneklerdendir. Müze ile sanat alanında kısa bir sürede dünyaya açılım yönünde üst düzeyde adımlar atılmış, sanatın evrensel bir dil olmasından faydalanarak kurumsal anlamda da evrensele yürüyüş başlatılmıştır” dedi.

Sanatçı Yücel Yazgın da, resimleriyle ifade etmeye çalıştığı varoluş imgelerini kendisine sunma fırsatı verdiği için Kurucu Rektör Dr. Suat İrfan Günsel’e teşekkür ederek sözlerini noktaladı.

Bakan Ataoğlu: “Yakın Doğu Üniversitesi ile İlgili Olarak “Bundan Sonra Ne Olacak Diye” Düşünebilirsiniz…”

Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu ise, Yakın Doğu Üniversitesinin geçmişi ile ilgi çok fazla bir yorum yapma şansı olmadığını ifade ederek, bugünden sonra daha nelerle karşı karşıya kalacağız diye düşünülmesi gerektiğini söyledi.

Bakan Ataoğlu “Çalışmalarının sayısının belli olmadığı, sanata ve sanatçıya verdiği değerin ne kadar üst noktalarda olduğu, ev sahipliğinin ne kadar önem arz ettiğini, Türkî Cumhuriyetlerden sanatçıların burada yer almak için yarıştığı bir üniversiteden konuşuyoruz. Bundan sonra nelerle karşılaşacağız bir tek ona odaklanıp onu düşünebilirsiniz. Bundan dolayı Yakın doğu Üniversitesine çok teşekkür ederim” dedi.

Ülkemizin ambargo altına olması nedeniyle sanatın ve sanatçının açtığı bu kapıların inanılmaz boyutta olduğunun gözlemlendiğini dile getiren Bakan Ataoğlu, sergide yer alan eserlerin sanatçının sadece doğamızı ve kültürümüzü izleyerek hayal edip yansıtmasının önemli olduğuna vurgu yaptı. Bakan Ataoğlu,  bu değerlerin sadece sergilenmekte kalmayıp ülkemize gelen herkesin ziyaret etme gereksinimi duyulması gerektiğini sözlerine ekleyerek, tarihi geçmişimizi farklı yerlerde sergilemek için çaba sarf edildiğini kaydetti.

Fikri Ataoğlu, sözlerinin sonunda Yakın doğu Üniversitesini sanata ve sanatçıya verdiği önemden dolayı kutlayarak önümüzdeki günlerde yapılacak çalışmaları merak ve sabırla beklediğini söyledi.

Hârizmî Ödülü Takdim Edilerek Sergi Kurdelesi Kesildi…

Konuşmaların ardından Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu tarafından Yücel Yazgın’a, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi tarafından usta sanatçılara verilmesi kararlaştırılan beş farklı ödülden oluşan Alasya Ödüllerinden Baskı Resim Sanatçılarına verilen Hârizmî Ödülü takdim edildi. Ardından, Yücel Yazgın adına heykeltıraş Nurlan Kebekuulu tarafından tasarlanan heykelin açılışı yapıldı.

Daha sonra sergi kurdelesi kesilerek serginin açılışı yapıldı. Kıbrıs’ın doğası ve kültürel varlıklarının sanatçı üzerinde bıraktığı etkilerin, kendi sanat anlayışı ve teknik yeterlilikleri ile yorumlandığı “Kıbrıslı Yorumlar” Baskı Resim Sergisi, 3 Mayıs 2019 tarihine kadar 8.30-16.30 saatleri arasında İletişim Fakültesi Sergi Salonu’nda ziyaret edilebilecek.

Defineciler 35 metrelik mağarada mahsur kaldı: Biri öldü, altısı kurtarıldı

0
Defineciler 35 metrelik mağarada mahsur kaldı: Biri öldü, altısı kurtarıldı

Bursa’nın İznik ilçesinde bir mağarada mahsur kalan yedi defineciden biri öldü, dördü hastanede tedavi altına alındı.

Bursa’nın İznik ilçesinde Elbeyli köyünde Kızıltepe mevkisinde bir mağaraya giren defineciler 35 metre derinlikte biriken gazdan etkilendi. Definecilerden biri dışarı çıkmayı başararak bir çobana haber verdi. Çoban durumu jandarmaya ihbar etti.

Bölgeye jandarma, AFAD, 112 ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Dağlık olması sebebiyle ekipler akşam saat 20.00 civarında mağara ağzına uzun süre yürüyerek ulaştı.

Kurtarma ekipleri ağzı son derece dar olan mağaraya tam solunum teçhizatı ile girdi. Defineciler sabah saatlerine kadar sağ çıkarılıp hastaneye kaldırıldı. Bir defineci de daha sonra hastanede öldü.

Mağarada bulunduğu ve ekipler gelmeden mağaradan çıkmayı başaran bazı kişilerin de çevrede gözaltına alındığı öğrenildi.

Afganistan’da istihbarat binasına bombalı araçla saldırı: 3 ölü

0
Afganistan’da istihbarat binasına bombalı araçla saldırı: 3 ölü

Afganistan’ın batısındaki Herat vilayetinde, istihbarat teşkilatının binasına bombalı araçla düzenlenen saldırıda, 3 kişinin öldüğü bildirildi.

Afganistan Savunma Bakanlığı, istihbarat binasına düzenlenen saldırıda, 3 istihbaratçının hayatını kaybettiğini açıkladı.

Saldırıda 2 istihbaratçının yaralandığı belirtilen açıklamada, bombalı aracın binanın içerisine daha önceden sokulduğu ifade edildi.

Açıklamada, aracın binaya nasıl sokulduğuyla ilgili soruşturma başlatıldığı kaydedildi.

Saldırıyı henüz üstlenen olmadı.