Ana Sayfa Blog Sayfa 43

President Tatar: Turkish Cypriots will never stand alone

0

President Ersin Tatar stated that the Turkish Cypriots are not alone, emphasizing, “The Turkish soldiers (Mehmetçik) will continue to remain there as a deterrent force. We shout from here: the Turkish Cypriots are not alone. The Blue Homeland and the Eastern Mediterranean are vitally important for our motherland and for the entire Turkish world.”

He made the statement during a reception he attended on Tuesday at the Hidiv Pavilion in Beykoz by the Istanbul Branch of the Cyprus Turkish Cultural Association to mark the 51st anniversary of the July 20 Peace and Freedom Day of the Turkish Republic of Northern Cyprus (TRNC).

Delivering a speech during the reception that was realized at the Hidiv Pavilion in Beykoz by the Istanbul Branch of the Cyprus Turkish Cultural Association to mark the 51st anniversary of the July 20 Peace and Freedom Day of the Turkish Republic of Northern Cyprus, President Ersin Tatar noted that they would celebrate the 42nd anniversary of the establishment of the TRNC on November 15.

“We wrote a historic epic in the Eastern Mediterranean against the entire world together. This is not only important for the survival and security of the Turkish Cypriots but also for the Republic of Türkiye, our motherland—with its 2,000-kilometer coastline stretching from Iskenderun to the Aegean Islands—the country with the longest Mediterranean coastline.

It is about Türkiye’s own security, dignity, and national resilience at the heart of the Blue Homeland,” said Tatar.

Emphasizing that the Turkish Cypriots are not alone, Tatar said: “51 years after the 1974 Peace Operation, there are still those who believe that Turkish troops will withdraw from the island, that North and South will join the European Union together, and that the EU’s security mechanisms will protect the Turkish Cypriots.

“Our answer to them from here is: such a thing will never happen, because we did not attain this peace, security, and stability easily. We suffered greatly. We were on the brink of total annihilation. By the grace of God, the Turkish soldiers arrived on the island. They will continue to remain there as a deterrent force. We shout from here: the Turkish Cypriots are not alone. The Blue Homeland and the Eastern Mediterranean are vitally important for our motherland and for the entire Turkish world,” said Tatar.

He recalled that the TRNC is an observer member of the Organization of Turkic States and noted that, thanks to the efforts of President Recep Tayyip Erdoğan, they have been able to make the TRNC’s voice heard in various organizations.

“It is our duty to declare and promote the TRNC to the world” said Tatar and continued “To protect our state and our republic, it is our sacred and honorable duty to persist on this path and to proclaim the Turkish Republic of Northern Cyprus to the world. It is our debt of gratitude to our martyrs. Therefore, by maintaining our unity and solidarity and never yielding to attacks from opposing fronts, it is our responsibility to elevate the TRNC to its rightful place and ensure a prosperous future for the Turkish Cypriot people.”

Tatar also thanked his Turkish counterpart Erdoğan for his support to the TRNC and underlined that “extraordinary investments are transforming the face of the TRNC.”

He described the Blue Homeland as sacred and said, “We will move forward together, with firm and confident steps.”

Honoring the martyrs with prayers, Tatar added “A nation must understand that history can repeat itself. Therefore, if we are to sign an agreement in Cyprus, only the Turkish Cypriots can agree to a dignified deal founded on strong guarantees—one that includes Türkiye’s guarantorship and the continued presence of Turkish troops as a deterrent force. That is why we draw our strength from you—from Türkiye.”

Cumhurbaşkanı Tatar, İstanbul’da 17. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’na katıldı

0

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Milli Savunma Bakanlığı ev sahipliğinde, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı destekleriyle, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı yönetim ve sorumluluğunda yapılan 17. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’na (IDEF 2025) katıldı.

Topçuköy Şehitleri anıldı

0

Milli Mücadele Yılları ve 1974 Barış Harekâtı sırasında şehit olan 9 Topçuköylü düzenlenen törenle anıldı.

Topçuköy Şehitler Anıtı önünde yer alan törende konuşan Topçuköy Milli Mücadele ve Şehitleri Yaşatma Derneği Başkanı Metin Balan, Kıbrıs Türk halkının, 1878 yılından 1974 yılına kadar çektiği zulüm ve insanlık dışı muameleyi anımsatarak, üzerinden kaç yıl geçerse geçsin yaşananların unutulmayacağını kaydetti.

Kıbrıs Türk Halkı’nın yaşadıklarının gelecek nesillere aktarılması gerektiğini vurgulayan Balan, 1974 yılından beri ülkede huzur ve özgür bir şekilde yaşandığını ve bunun da 20 Temmuz Mutlu Barış Harekatı sayesinde olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Vekili Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler de, milli değerlere sahip çıkmanın ve şehitlerin bıraktığı mirasın yaşatılmasının önemine değinerek, kahraman şehitlerin bıraktığı miras ve değerleri sonuna kadar yaşatacaklarını vurguladı.

Öztürkler, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nın 51. yıl dönümünü coşkuyla kutladıklarını hatırlatarak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün önemine dikkat çekti.

Konuşmasında, Güney Kıbrıs Rum Kesimi’ndeki gelişmelere de değinen Öztürkler, bölgedeki askeri hareketlilik ve uluslararası güçlerin adaya yönelik ilgisinin dikkatle izlenmesi gerektiğini ifade etti.

Öztürkler “Türk askerinin bu adadaki varlığı bizim için kırmızı çizgidir. Anavatanımız Türkiye’nin garantörlüğü, barışın ve huzurun teminatıdır.” dedi.

Topçuköy’lü öğrenciler Elvin Kont ve Jale Eker’in “şehitler ölmez” isimli şiiri okumasının ardından anma töreni dua okunmasıyla son buldu.

KTAMS, KŞK çalışanlarına yasal haklarının verilmesini talep etti

0

Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS) Başkanı Güven Bengihan, Kayıp Şahıslar Komitesi (KŞK) çalışanlarına yasal haklarının verilmesini talep etti.

Bengihan, yazılı açıklamasında, KŞK çalışanlarına, maddeleri üzerinde müzakere yapılmayan sözleşmenin dikte edildiğini iddia etti.

KTAMS’ın görüşme yapmak için aylardır Cumhurbaşkanlığı’ndan randevu talep ettiğini ancak konunun gündeme alınmadığını savunan Bengihan, KŞK çalışanlarının toplumun geçmişine, hafızasına, yasına ve onuruna hizmet ettiğini söyledi.

Güven Bengihan, savaş döneminde kaybedilen insanların bulunmasına katkı koyan bu insanların hak mücadelesinin ve sendikalaşmasının önünü kapatıldığını da savunarak, KŞK çalışanlarının uluslararası hukukta da güvence altına alınan toplu pazarlık hakkının hiçe sayıldığını ileri sürdü.

KTAMS Başkanı Güven Bengihan, bu kadar kritik ve hassas görevde çalışan insanlara yasal hakkın çok görülüp görülmediğini de sordu.

Karayolları Dairesi’nden Lefkoşa Kuzey Çevre yolu duyurusu

0

Karayolları Dairesi Müdürlüğü, Lefkoşa Kuzey Çevre yolu köprülü kavşak ile Alayköy bağlantısının Gönyeli-Boğaz yolunun üzerinden geçtiği kesimde bazı yolların çıkmaz sokak olduğunu duyurdu.

Daireden yapılan açıklamada, yollarla ilgili ayrıntılı kroki paylaşılarak bilgi verildi, kırmızı ile gösterilen yolların bundan böyle çıkmaz yol olduğu belirtildi.

Açıklamada ayrıca, Gönyeli-Boğaz Yolu üzerinden bağlantının, yeni yapılmış olan ve krokide yeşil işaretlenmiş güzergahtan 1, 2 ve 3 numaralı kavşaklardan sağlanacağı kaydedildi.

Açıklamada, “Ayrıca yolun bu kesiminde yatay ve düşey işaretleme işleri kapsamında trafik levhası yapımı ve yol çizgisi işlerine devam edilmektedir. Bu güzergâhı kullanacak sürücülerin can ve mal güvenliği açısından dikkatli ve yavaş seyretmeleri, kavşak öncesi yön levhaları ile diğer trafik işaret ve işaretçilerine uymaları önemle rica olunur.” denildi.

Erhürman:Diyalog hem Kıbrıslı Türklerin hem Türkiye’nin çıkarınadır

0

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Tufan Erhürman, Kıbrıs sorununda ilerleme sağlanabilmesi için diyalogun kaçınılmaz olduğunu vurgulayarak, liderler arası görüşmelerin somut sonuç üretmediğini belirtti ve “En kötü ortam diyalogsuzluktur” dedi.

CTP’den verilen bilgiye göre, Erhürman katıldığı programda yaptığı açıklamada, Cenevre ve New York zirvelerinden beklentisinin düşük olduğunu, ancak diplomasi kanallarının açık kalmasının önemli olduğunu ifade etti.

Güven artırıcı önlemler gibi konuların New York yerine yerinde çözülmesi gerektiğini belirten Erhürman, yeni geçiş noktalarının açılamamasını eleştirdi.

Cumhurbaşkanlığı makamının toplumun bütününü temsil etmesi gerektiğini söyleyen Erhürman, mevcut Cumhurbaşkanı’nın bu bilince ulaşamadığını savundu. “Çözümsüzlük çözümdür” yaklaşımının mülkiyet gibi alanlarda zemin kaybettirdiğini kaydeden Erhürman, sahada değişim arzusunun güçlü olduğunu savundu.

Türkiye ile enerji, güvenlik ve deniz yetki alanları gibi konularda istişare ihtiyacı olduğunu belirten Erhürman, Cumhurbaşkanı seçilmesi halinde bu meseleleri doğrudan ele alma hedefinde olduğunu belirtti.

“İki eşit kurucu devlet” formülünün içeriğinin netleştirilmesi gerektiğini söyleyen Erhürman, bu yapıların halkın ve Türkiye’nin çıkarına olup olmadığının tartışılması gerektiğini ifade etti.

Erhürman şöyle konuştu:

“20 Temmuz törenleri, seçimden bahsedilecek bir yer mi?… Söz konusu söylemler, Cumhurbaşkanlığı makamına yakışan davranışlar değil; ben bu çıkışlara yanıt vermedim çünkü bu, makamın itibarını zedeleyen bir tutumdur. Bunun hafifletilmesine ortak olacak değilim”.

-“Diyalog ve istişare”

Tufan Erhürman, “Türkiye Cumhuriyeti ile diyalog kurma ihtiyacı hissettiğim bazı konular var. ‘İki eşit kurucu devlet’ ifadesi, Annan Planı’nda da yer almıştı. Bu formülasyon, ‘iki devlet’ söylemiyle aynı anlama mı geliyor? Yoksa iki eşit kurucu devletin de ötesinde, farklı bir yapıyı mı ifade ediyor? Eğer öyleyse, bu yapı gerçekten Kıbrıs Türk halkının ve Türkiye Cumhuriyeti’nin çıkarına mıdır? Deniz yetki alanları, hidrokarbon kaynakları, enerji, deniz ticaret yolları ve güvenlik gibi konular, şu anda olduğu gibi Hristodulidis’in liderliğindeki Güney Kıbrıs’ın egemenlik alanında mı kalacak? Doğru olan, hidrokarbonlar konusunda iki toplumun da ortak olması ve bu kaynakların Türkiye Cumhuriyeti üzerinden dünyaya ulaşması, hem Türkiye’nin hem de Kıbrıs Türk halkının çıkarına değil midir? İşte tüm bunları Türkiye Cumhuriyeti ile diyalog ve istişare yoluyla konuşma ihtiyacı hissediyorum. Ana muhalefet partisi başkanıyken bu konuları doğrudan konuşma imkânı yok; ancak Cumhurbaşkanı sıfatıyla bu meseleleri netleştirme ihtiyacı içerisindeyim” ifadelerini kullandı.

Ziya Öztürkler: Toprağın altında yatanlar bir milletin direniş ruhudur

0

Milli Mücadele Yılları ve 1974 Barış Harekâtı sırasında şehit olan 9 Topçuköy’lü düzenlenen törenle anıldı.

Topçuköy Şehitler anıtı önünde yer alan anma töreni protokol sırasına göre çelenklerin anıta konulmasıyla başladı.

Saygı duruşu ve saygı atışının ardından tören, İstiklal marşı eşliğinde bayrakların göndere çekilmesiyle devam etti.

Meclis’ten yapılan açıklamaya göre, Topçuköy Milli Mücadele ve Şehitleri Yaşatma Derneği Başkanı Metin Balan anma töreninde yaptığı konuşmada, Kıbrıs Türk Halkının, 1878 yılından 1974 yılına kadar çektiği zulüm ve insanlık dışı muameleyi anımsatarak, üzerinden kaç yıl geçerse geçsin yaşananların unutulmayacağını kaydetti.

Kıbrıs Türk Halkının yaşadıklarının gelecek nesillere aktarılması gerektiğini vurgulayan Balan, 1974 yılından beri ülkede huzur ve özgür bir şekilde yaşandığını ve bunun da 20 Temmuz Mutlu Barış Harekatı sayesinde olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Vekili Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler de konuşmasında, şehitlerin aziz hatırası önünde saygıyla eğildiklerini ifade etti. Öztürkler, Topçuköy’de hayatını kaybeden kahramanların vatan uğruna verdikleri mücadeleyi hatırlatarak, bu topraklarda bedel ödeyenlerin emanetiyle yaşamanın bir sorumluluk olduğunu vurguladı.

Konuşmasında, şehitliklerin yalnızca geçmişin değil, geleceğin sorumluluğunu da yükleyen kutsal mekânlar olduğunu belirten Öztürkler, mücadelenin sadece bir dönemle sınırlı kalmadığını, bugünün ve yarının da bu bilinçle şekillenmesi gerektiğini ifade etti.

Öztürkler, vatan sevgisinin, özgürlüğe olan bağlılığın ve milli birliğin, bu topraklarda yaşayan herkesin taşıması gereken bir miras olduğuna dikkat çekti.

Kıbrıs’ta barış ortamını zedeleyen gelişmelere de değinen Öztürkler, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin adayı silahlandırma çabalarının sürdüğünü ve bu durumun iki toplum arasında güveni zedelediğini ifade etti.

Öztürkler, tüm bu olumsuzluklara rağmen Kıbrıs Türk halkının kararlılığını koruduğunu ve devlet çatısı altında, Anavatan Türkiye’nin garantörlüğü ile yaşamaya devam edeceklerini vurguladı.

Şehitlerin ve gazilerin gösterdiği fedakârlıkların unutulmayacağını belirten Ziya Öztürkler, bu mücadelenin izlerini yaşatmanın ve gelecek nesillere aktarmanın her bireyin ortak sorumluluğu olduğunu belirterek töreni tamamladı.

Cumhurbaşkanı Tatar, İstanbul’da THY Genel Merkezi’ni ziyaret etti

0

Temaslarda bulunmak üzere İstanbul’da bulunan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türk Hava Yolları (THY) Genel Merkezi’ni ziyaret etti.

 

Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, ziyarette, Tatar’a Ada Kıbrıs Projesi hakkında bilgi verildi, THY KKTC Genel Müdürlüğü ile canlı telekonferans yapıldı.

 

Tatar, ziyarette yaptığı konuşmada, Anavatan Türkiye’nin ulusal bayrak taşıyıcısı hava yolu olan Türk Hava Yolları’nın, dünyanın en çok noktasına uçan hava yolu şirketi olarak kayıtlara geçmiş, küresel bir şirket olduğunu kaydetti.

 

Türkiye’nin, sayısı ve niteliği artan dünya standartlarındaki havalimanları ile hava ulaşımında çok özel bir konuma sahip olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Tatar, yeni İstanbul Havalimanı’nın kapasitesi ve hizmet kalitesi ile çok kısa bir sürede yalnızca bölgesinin değil dünyanın da en büyük havacılık merkezlerinden birine dönüştüğünü vurguladı.

 

Türk Hava Yolları’nın özellikle son yirmi yıl içinde, kendi alanında çok büyük atılımlar gerçekleştirerek, bu dönüşüme en büyük katkıyı yapan, küresel bir havacılık markası halini aldığını dile getiren Tatar, Kıbrıs Türk halkı ve turizm ve eğitim adası olan KKTC için THY’nin önemine dikkat çekti.

 

– “Havayolu ulaşımı, hızı, kapasitesi ve kalitesi ile adaya ulaşım için vazgeçilmezimizdir”

 

Kıbrıs adasına sadece hava ve deniz yoluyla ulaşım sağlandığını aktaran Cumhurbaşkanı Tatar, “Havayolu ulaşımı, hızı, kapasitesi ve kalitesi ile adamıza ulaşım için vazgeçilmezimiz, adeta can damarımızdır.” dedi.

 

Tatar, KKTC’de Anavatan Türkiye’nin de desteği ile her alanda çok büyük ilerlemeler kaydedildiğine ve havayolu ulaşımının bu alanların en önde gelenlerinden biri olduğuna dikkat çekti.

 

“Yaklaşık yirmi yıl önce, yıllık bir milyon civarında olan havayoluyla ülkeye gelen yolcu sayısı, sadece bu yılın ilk altı ayında, iki milyon altı yüz bine ulaşmıştır.” diye konuşan Cumhurbaşkanı Tatar, yıl sonu itibarıyla bu rakamın beş milyonu aşacağını kaydetti.

 

Yolcu sayısının artışında, açılışını Türkiye Cumhurbaşkanı  Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte yaptığı, yeni Ercan Havalimanı’nın etkisinin de yadsınamayacağını dile getiren Tatar, yeni havalimanının, eskisinin altı katı büyüklüğüne haiz bir şekilde, yalnızca bugünün değil, geleceğin ihtiyaçlarının da düşünülerek planlanmış, gurur veren, büyük bir yatırım olduğunu belirtti.

 

– Kahraman şehitlerimizin yakınlarına yönelik, avantajlı yolculuk programı için bir aradayız”

 

“Halkımızın yıllardır karşı karşıya olduğu, haksız ve hukuksuz izolasyon ve ambargolara rağmen, ülkemizin özellikle turizm ve eğitim alanlarında gösterdiği büyük atılımın arkasında, havayolu taşımacılığındaki bu gelişmelerin payı çok büyüktür.” diye konuşan Tatar, Anavatan Türkiye’nin de tam destek verdiği, iki devletli yeni vizyonunun en önemli unsurlarından biri olan “doğrudan uçuş, doğrudan ticaret ve doğrudan temas” hedefleri gerçekleştiğinde, havayolu taşımacılığının öneminin çok daha artacağını ve KKTC’nin Mavi Vatan’ın ve Doğu Akdeniz’in yıldız ülkesi olacağını vurguladı.

 

THY ve bağlı markası AJet ile birlikte, “Ada Kıbrıs Projesi” kapsamında bilet ücretlerinin düşürülmesine ilişkin olarak imza töreninde bir araya geldiklerini hatırlatan Tatar, düzenlemenin adaya ulaşımı kolaylaştırmak ve ucuzlatmak amacıyla yapıldığını, ayrıca 60 Kıbrıs Türk gencinin de kabin memuru olarak AJet’te istihdam edileceğini kaydetti.

 

“Kahraman şehitlerimizin yakınlarına yönelik, yeni bir avantajlı yolculuk programı için bir aradayız.” diyen Tatar, 1974 Barış Harekâtı sırasında, Kıbrıs Türk halkının varlığını ve geleceğini korumak, adaya özgürlük ve istikrar getirmek için canlarını feda eden şehitlerin yakınlarına ve gazilere indirim sağlayacak anlaşmanın anlamının büyük olduğunu belirtti.

 

“Bu vesileyle bir kez daha şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Onları halkım ve devletim adına şükranla anıyorum.” ifadelerini kullanan Tatar, destek veren Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Ahmet Bolat olmak üzere programların hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür etti.

Üstel: Rum gençlerinin Türk düşmanlığıyla yetiştirilmesi, adada barış için büyük tehlikedir

0

Başbakan Ünal Üstel, Rum gençlerin okullarda Türk düşmanlığı ile yetiştirildiğini ve bunun adada barış için büyük tehlike olduğunu belirtti.

Başbakan Ünal Üstel, 20 Temmuz Barış Harekatı’nın 51. Yıldönümünde sınırlarda ve geçiş kapılarında, halkı ve devleti hedef alan eylemler ile ilgili değerlendirmede bulundu.

Başbakanlık Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, Başbakan Üstel, 20 Temmuz Barış Harekatı’nın 51. yıldönümünün anlamına yaraşır şekilde kutlandığını belirterek, “Bizler, her koşul altında geçmişe takılıp kalmadan, geleceğe yapıcı, gerçekçi bakarak yürümek istiyoruz.” dedi.

-“‘Yurtta barış, dünyada barış’ ilkesi bizim için vazgeçilmezdir”

Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte iki devletli yeni politikaya dayalı bir çözümü, yaşayabilir bir çözüm şekli gördüklerini vurgulayan Üstel, anlaşma olmasa da en üst düzeyde iş birliği ile Kıbrıslı Rumlarla iyi komşuluk ilişkileri yaşama arzusunda olduklarını belirtti.

“Bunun için de en başta yapılması gereken, düşmanca duyguların terk edilmesi, özellikle yeni nesle düşmanlığı aşılamamaktır. Mustafa Kemal Atatürk’ün, ‘Yurtta barış, dünyada barış’ ilkesi bizim için vazgeçilmezdir ve bu ilkeye uyuyoruz.” ifadelerini kullanan Başbakan Üstel, Kıbrıslı Rumları gerçekçi yaklaşım ve saptamalara davet etti.

Üstel şöyle devam etti:

“15 Temmuz 1974 Faşist Darbenin ardından, Türkiye Barış Harekatını gerçekleştirmiş olmasaydı, önce Kıbrıs Rum Toplumunda, darbecilerin hedefi olanlardan binlercesi katledilecek, sonrasında sıra Kıbrıslı Türklere gelecekti.

Kıbrıs adasında, yarım asrı aşkın bir süredir, barış vardır. Gereksinim duyulan, barışın, kalıcı, yaşayabilir çözümle taçlandırılmasıdır.

Kıbrıs Türkü, 1963 – 1974 arası çok zor koşullarda ayakta durmuştur. Şimdi, çözümsüzlükten bir miktar olumsuz etkilenir olsak da, devletimize sahip çıkarak, geleceğe emin adımlarla ilerliyoruz. Anavatan Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğü yanında, etkin ve fiili olarak hayatın her alanında yanımızda olmasının değerini, Orta Doğu’da, hemen yanı başımızda Filistinli kardeşlerimize, İsrail tarafında yaşatılanlarını görünce çok daha iyi anlıyoruz.

Rum liderliği, çözümsüzlükle, sabrımızı, direnme gücümüzü test etmeye çalışıyorsa, boşuna bir çaba içindedir.”

– “Rum liderliğinin öncelikle yapması gereken Rum çocuklarını, Rum gençlerini okullarda Türk düşmanlığıyla yetiştirmemektir”

20 Temmuz Barış Harekatı’nın 51. Yıldönümünde sınırlarda, geçiş kapılarında, halkı ve devleti hedef alan eylemleri, dikkatle, endişeyle ve sorgulayarak izlediklerini kaydeden Üstel, eylemcilerin Rum gençler olduğuna dikkat çekerek, “Bu gençler, savaş görmedi. Yeni nesil Rum gençlerinin Türk düşmanlığıyla yetiştirilmesi, adada barış için büyük tehlikedir. Rum gençler, okullarda, insani değerlerden uzak adeta zehirleniyor.” dedi.

Rum liderliğinin güven artırıcı önlemleri konuşmak istediğini her fırsatta dile getirdiğini,  bunun için önce Rum çocuklarını, Rum gençlerini okullarda Türk düşmanlığıyla yetiştirmemesi gerektiğini vurgulayan  Üstel, “Bizim okullarımızda, çocuklarımızı düşmanlık duygularıyla yetiştirmiyoruz. Yabancılar da Kıbrıslı Türklerin, Rumlara göre daha fazla barışçıl olduğunu görüyor ve ifade ediyor. Rum yönetimini kilisenin etkisinden eğitimi kurtararak, daha barışçıl bir müfredat uygulamaya davet ediyorum. Unutulmasın, barış, tüm insanlık için güvencedir.” ifadelerini kullandı.

Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği’nden yeni eğitim yılında 105 öğrenciye “Şampiyon Melekler” bursu

0

Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği, 2025-2026 eğitim yılında 105 ortaokul ve lise öğrencisine “Şampiyon Melekler” bursu verecek.

Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği’nden verilen bilgiye göre, “Şampiyon Melekler” bursları için başvurular başladı. Burs için başvurular Kıbrıs Türk Eğitim Vakfı’na (KTEV) yapılacak.

Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği ve KTEV arasında 13 Ağustos 2023’de tarihinde imzalanan protokol çerçevesinde, KTEV “Şampiyon Melekler” bursu için ihtiyaçlı öğrencilerin belirlenmesine öncülük ediyor.

Burs müracaat formlarına ve gerekli bilgilere, K.T. Eğitim Vakfı Lefkoşa Merkez Binası’ndan, K. T Eğitim Vakfı www.ktev.org internet adresinden veya 228 92 00 numaralı telefondan ulaşılabilecek. Burs başvurularının, 22 Ağustos Cuma günü saat 17.00’ye kadar KTEV’e ulaştırılması gerekiyor.

-Karakaya

Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği Başkanı Ruşen Yücesoylu Karakaya konu hakkında TAK’a yaptığı açıklamada, “Şampiyon Melekler” bursu için başvuruların başladığını belirterek, burs başvurularının 22 Ağustos tarihine kadar KTEV’e yapılması gerektiğini söyledi.

Katkıları için Kıbrıs Türk Eğitim Vakfı (KTEV) yetkililerine teşekkür eden Karakaya, “Eğitim burslarımızın doğru kişilere ulaşması sürecinde gösterdikleri titizlik, rehberlik ve iş birliği sayesinde, ihtiyaç sahibi ve başarılı öğrencileri belirleyerek onlara umut olabildik.” dedi.

Şampiyon Meleklerin adını taşıyan bu bursların, toplumun geleceğine katkı sağlayacak bireylere ulaşmasını mümkün kılan KTEV’in desteğinin son derece kıymetli olduğunu vurgulayan Karakaya, “Bu anlamlı dayanışma, meleklerimizin anısını yaşatma yolculuğumuzda bize güç katmaktadır.” şeklinde konuştu.

-“Ne kadar çok el bir araya gelirse, o kadar çok yüreğe ulaşabiliriz”

Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği olarak, her bir adımlarında yitirdikleri evlatlarının ve sevdiklerinin adını yaşatmak, onların anısını geleceğe taşımak ve geride kalan çocuklara umut olmak için var güçleriyle çalışmaya devam ettiklerini söyleyen Karakaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yaşadığımız büyük acının ardından, adalet mücadelemiz kadar önem verdiğimiz bir diğer sorumluluk da eğitimdir.

Çünkü biliyoruz ki bu felaketin altında sadece beton değil, cehalet ve vicdansızlık da vardı. Bu bilinçle, geçtiğimiz iki eğitim yılında her yıl 105 ortaokul ve lise öğrencisine burs sağlayarak onların eğitim hayatına katkıda bulunduk. Bu, yalnızca maddi bir destek değil; meleklerimizin adına yeşeren umutların simgesidir.

Bu burslar, halkımızın, gönüllü üyelerimizin ve bağışçılarımızın desteğiyle mümkün oldu. Şu anda bin kişiye yaklaşan üye ve bağışçı sayımız, bu dayanışmanın ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Ancak daha fazla çocuğumuzun hayatına dokunabilmek için bu sayının artması çok büyük önem taşımaktadır. Ne kadar çok el bir araya gelirse, o kadar çok yüreğe ulaşabiliriz.”

Eğitime destek vermek isteyen herkesi Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği’nin gönüllü üyesi olmaya, Şampiyon Melekler adına umut taşımaya davet eden Karakaya, derneğe üye olmak isteyenlerin 0539 115 01 15 numaralı telefondan ya da sampiyonmelekler@gmail.com adresinden kendilerine ulaşabileceklerini söyledi.

Karakaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Üyelik aidatımız asgari ücretin binde sekizi oranındadır. Ayrıca, destek olmak isteyen bağışçılarımız, derneğimizin banka hesaplarına katkıda bulunarak bu kutsal mücadelemize ortak olabilirler.

Unutmayalım ki, bir çocuğun eğitime kavuşması demek, bir toplumun geleceğe güvenle bakabilmesi demektir. Meleklerimizin ışığı altında daha adil, daha vicdanlı ve daha bilinçli bir gelecek inşa etmek için hep birlikte çalışmaya devam edeceğiz.

Tüm destekçilerimize sonsuz teşekkürlerimizi sunuyor, ‘Şampiyonlar ölmez’ diyerek her birini saygı, sevgi ve özlemle anıyoruz.”