Ana Sayfa Blog Sayfa 8734

Yeni YYK Üyesi Ali Fahrioğlu

0

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurul’u Cumhuriyet Meclisi Başkanı Teberrüken Uluçay Başkanlığında saat 11.00’de toplandı.

Genel Kurulda başkanlığın genel kurula sunuşlarının ardından meclis içtüzğünün 62. Maddesi tahtında konuşmalara yer verildi.İlk konuşmayı UBP grubu adına UBP Genel Başkanı Ersin Tatar Merkezi İhale komisyonu konusunda yaptı.

Tatar, konuya ilişkin Hükümetin sessizlik içerisinde olduğunu belirterek, basında yer alan haberlere de atıfta bulunarak merkezi ihale komisyonu başkanının görevden alınıp alınmadığını sordu.

Tatar, Komisyon başkanının 3 yıl olması gereken görev süresi içerisinde görevden alınıp birkaç gün sonra geri görevine gelmediğini savunarak, Merkezi ihale komisyonunun itibarsızlaştırıldığını savundu.

YDP Genel başkanı Erhan Arıklı da elektrik jeneratör alımı ve Merkezi İhale Komisyonu konularında söz aldı.Arıklı, Devlet ciddiyeti ile bağdaşmayan bir takım işler yapıldığını ifade ederek, Kamu İhale Yasası konusunda Meclis komitesindeki çalışmalarda ciddi tartışmalar yaşandığı bir dönemde bu gibi gelişmeler yaşanmasının rahatsızlık yarattığını kaydetti.

Merkezi İhale Komisyonun önünde tarihinin en önemli ihalelerinden biri olduğunu ifade eden Arıklı, tüm eleştiri ve ısrarlarına rağmen 4 jeneratör için ihale kararı alındığını anlattı.Arıklı, Kabloyla ülkeye elektrik getirilmesi konusunda Bakan Nami’nin KKTC’nin üzerine düşeni yaptığını söylediğini belirterek, bunun için KIBTEK’in birimlerine ayrılması şartı olduğunu savundu .

Maliye Bakanı Serdar Denktaş konuşmaları yanıtladı.Denktaş, Merkezi İhale komisyonu başkanı hakkında aldığı şikayetler ve rekabet kurulundan gelen bilgiler üzerine geçen hafta görevden alınmasına ilişkin bir gereksinim hissettiğini, konuyu Bakanlar Kurluna ilettiğini, müsteşarı vasıtasıyla görevden ayrılmasının istendiğini, önce kabul ettiğini ardındansa bu kararından vazgeçtiğini anlattı.

“Meyve veren ağaç taşlanır” diyen Denktaş, kendisinin görevini yapmaya çalıştığını ve buna da devam edeceğini söyledi.Başbakan Yardımcısı Dışişleri Bakanı Kudret Özersay’ın Hükümette oldukları dönemde Devlet emlaktan yapılan kiralamalara ilişkin yazılı olarak talepte bulunduğunu belirten Maliye Bakanı Serdar Denktaş, bu dosyanın hazırlandığını, raporun tamamlanmasıyla bilgilerin paylaşılabileceğini kaydetti.

Kamu İhale Yasasında gerekli görünen değişikliklere ilişkin çalışmaların devam ettiğini de kaydeden Denktaş, mülklerin ihale yasasından çıkarılması talebinin ise yeni bir yetki talebi olmadığını, bu hakkın Devlet Emlak Malzeme yasasında zaten var olduğunu kendisinden önceki bakanların da bunu kullandığını belirtti.

Rauf Denktaş Üniversitesi konusundaki eleştirilere de yanıt veren Denktaş, “Başınız tavana vursa da Rauf Denktaş Üniversitesi kuruldu ve bu üniversite yaşayacak. Bu konuyu temcit pilavı gibi ısıtmaktan vazgeçin” dedi.

Organize bir şekilde saldırılarla karşı karşıya kaldığını ifade eden Denktaş, sanayi bölgeleri ve otellerin tümümün aynı uygulama ile gerçekleştiğini kaydetti.Serdar Denktaş, Söz konusu tavırların, Bu ülkede yerel yatırımcı istemiyoruz denilmesiyle aynı anlamda olduğunu belirtti.

Maliye Bakanı Serdar Denktaş, Cumhuriyet Meclisindeki basın mensuplarından konuşmasını haberleştirmemesini de istedi.

Denktaş, kurumlardaki editörlerin ve yazı işlerinin öne çıkardığı manşetlerin konuşmasını yansıtmadığını, birçok kişinin içeriği okumadığını bunun kendini rahatsız ettiğini ifade etti.

UBP milletvekili Nazım Çavuşoğlu da usul hakkında söz aldı.

Çavuşoğlu, Maliye Bakanı Serdar Denktaş’ın konuşmasındaki tavırlarını eleştirdi.Nazım Çavuşoğlu, Denktaş’ın soru kabul etmemesinin ise içtüzüğe göre doğru olmadığını savundu.Cumhuriyet Meclisi Başkanı Teberrüken Uluçay da İçtüzüğün 62’nci maddesine ilişkin maddeyi okuyarak Çavuşoğlu’nu yanıtladı.

Uluçay, Bakanların konuşma yapma ya da sorulara yanıtı verme zorunluluğu olmadığını vurguladı.

Ekonomi ve Enerji Bakanı Özdil Nami de jeneratör alımına ilişkin süreci birçok kez detaylı bir şekilde aktardığını hatırlatarak, İhale keşif bedelinin henüz belli olmadığını belirttiNami, Türkiye’den enterkonnekte kablo konusuna büyük önem verdiklerini vurguladı ve sürecin hassasiyetine uygun şekilde en üst seviyede toplantılarla iki tarafın da çıkarına olacak şeklide yürütüldüğünü belirtti.

Ekonomi Bakanı Nami, Bu konuda son noktaya gelinememesinde hiçbir tarafın suçu olmadığını, konunun bu şekilde gündeme getirilmesini ise doğru bulmadığını vurguladı.“Bize düşen her noktada üzerimize düşeni yaptık “diye vurgulayan Nami, konuya ilişkin herhangi bir ön şartın ise olmadığını vurguladı.

Bakan Nami, Türkiye’den kabloyla elektrik gelse bile yerel üretimden vazgeçilmesinin söz konusu olmayacağını da altını çizdi.

Başbakan Tufan Erhürman da Merkezi İhale Komisyonu başkanının görevden alınması ve yerine birinin atanması konusunun Bakanlar Kurulunda paylaşıldığını ve başsavcılıktan görüş istenmesi uyarısında bulunduğunu bunun yasanın 10. Maddesi gereğince atanmaları düzenlendiğini kaydederek ilgili fıkrayı okudu. ,

Buna göre MİK başkanının 3 yıl görevlendirileceği ve yeniden atanamayacağının görüldüğünü bunun da yeniden atanmak için pazarlıklara girilmesine engel olmak için olduğunu farklı sebeplerle boşalırsa yerine birinin atanabileceğini anlattı. Erhürman, neyi yerinde görmediğini açıklayarak “1 kuruma bağımsızlık vermek istiyorsanız ve alınmasını belli koşullara bağlıyorsanız atama sırasında Maliye bakanına tek başına yetki vermiş oluyorsunuz. Dilediğini atama şansı verildiğiniz kişi değişirse aynı yere gelen değişemiyor ve ben bunu doğru bulmuyorum. “dedi.Erhürman, “Başbakan Yarımcısı ve benim iradem başsavcılıktan görüş alınması yönünde oldu ve bu doğrultuda adım atıldı” dedi.

Bakanlar Kurulundan yeni kiralama geçirmediklerini sadece uzatma kararı verdiklerini söyleyen Erhürman, gözlerinden kaçan bir şey olduysa ve uyarılırlarsa hemen iptal edebileceklerini de belirtti.

Erhürman, yasanın Mecliste onaylandığı 16 Kasım’dan itibaren yeni kiralama yapılmadığını düşündüğünü ama tüm yenilenen kiralamaları talep edeceğini ve yeni kiralama yapmama ilkeleri doğrultusunda detaylı incelemeye sunacağını kaydetti.

Getirilecek liste içerisinde hukuka aykırı kiralama yapıldıysa iptal etmeye hazır olduklarını yineleyen Erhürman, “gereği yapılmazsa o zaman konuşuruz” dedi.

Elektrikte enterkonnekte sisteme de değinen Erhürman, bu konudaki görüşlerini Türkiye yetkilileri de dahil olmak üzere defalarca paylaştıklarını hatırlattı. Erhürman, şu anda fizibilite çalışmalarının devam ettiğini aktararak, çalışma ile ‘daha ucuz elektrik, daha temiz enerji ve yenilenebilir enerji kaynaklarından daha fazla yararlanılmasının’ hedeflediklerini sözlerine ekledi.

Konuşmaların Ardından İstatistik Kurumu Kuruluş, Görev ve Çalışma Esasları Yasa Tasarısı’nın görüşülmesine geçildi.

Avrupa Birliği Uyum Yasa Yasa Tasarılarını Görüşmek Üzere Oluşturulan Geçici ve Özel Komite Başkanı CTP milletvekili Armağan Candan’ın Komite raporunu milletvekilerinin bilgisine getirilmesinin ardından ilk sözü UBP milletvekili Özdemir Berova söz aldı.

Berova, yasa tasarısının önemine işaret etti ve bazı kaygılarını paylaştı.

Özdemir Berova, İstatistik şubesinin DPÖ altında bir müdürlükten müsteşarlık seviyesinde yeniden reorganizasyona gidildiğini belirtti.

Bu kurumdan beklenen en temel işlevin dünyadaki istatistiki kurumlar gibi Devletin verilerini toplayarak, analizleri doğrultusunda ülkenin ihtiyaçlarının belirlenmesi adına çalışma yapması olduğunu kaydetti.

Devlet kurumlarından gelecek olan verilerin akışkanlığının sağlanması gerektiğini vurgulayan Berova, e- devlet projesinin hızlanması gerektiğini belirtti.

UBP milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu, Devletler için istatistik kurumunun çok önemli olduğunu ifade ederek komite üyesi olarak parti olarak bu yasaya destek verdiklerini söyledi.

Verilerin önemli olduğunu kaydederek, müzakere masasında nüfusla ilgili çeşitli tartışmalar yaşandığını hatırlatan Hasipoğlu, nüfus bilgisiyle ilgili detayları Meclisten talep ettiğini Başbakanın bu yazılı sorusuna cevap verdiğini de kaydetti.

Bilgileri paylaşarak İstatistik verilerinin önemine değinen Hasipoğlu, İstatistik birimin kurulmasıyla doğru verilere bilgilerin paylaşabileceğini kaydetti.YDP Genel Başkanı Erhan Arıklı da İstatsitik kurumunun verileriyle Devletin önünü görebileceğini ifade etti.Arıklı, istatistik kurumunu müsteşarlık altında örgütleyerek DPÖ’den koparılmasının doğru olup olmadığının sorgulanması gerektiğini , DPÖ’nün güçsüzleştirleceğini belirtti.

İstatistik kurumunda yönetim kurulu öngörülmemesini eleştiren Arıklı, yasa altında oluşturulacak ve yılda iki defa toplanması öngörülen Danışma Konseyinin siyasetin göbeğine çekilebilecek bir yapısının olduğunu savundu.

UBP Milletvekili Olgun Amcaoğlu da istatistik bilgilerin plan proje hazırlamak konusunda önemli olduğunu söyledi.

Amcaoğlu DPÖ Değişiklik Yasa Tasarısı’yla ilgili yasalaştırma çalışmalarında eksiklik ve sorunlar olduğunu söyledi. Bu tasarıyla birlikte Meclis’e getirilmesi gereken başka yasa çalışmaları, yapılması gereken başka işlemler olduğunu ifade eden Amcaoğlu bu yapılmadığı için yasanın kadük olacağını söyledi. Kadro çalışması, teknik çalışma yapılmadığını, hukuk görüşü alınmadığını buna rağmen konunun Bakanlar Kurulu’na götürüldüğünü dile getiren Amcaoğlu “Bizimle dalga geçmeyin” şeklinde konuştu. Bu çalışmanın güzel ve doğru bir çalışma olduğunu söyleyen Amcaoğlu eksikliklerin acilen giderilmesi ve Meclis tatile girmeden bu yasanın geçirilmesini talep etti.UBP Milletvekili Ersan Saner de ilgili yasa tasarısının ülkedeki pek çok soruna merhem olacak bir çalışma olduğunu kaydetti. İstatistiki verilen önemine değinen Saner önceden bakanlık yapmış biri olarak istatistiki verilerden noksan her projenin başarıya ulaşma şansının çok az olduğunu ifade etti. Saner buna turizm sektörü istatistiklerinden örnekler verdi.

Saner, Yasanın 13. Maddesine ilişkin eleştirilerde de bulunarak sadece bu maddeye olumsuz oy kullanacaklarını anlattı.

Avrupa Birliği Uyum Yasa Yasa Tasarılarını Görüşmek Üzere Oluşturulan Geçici ve Özel Komite Başkanı CTP milletvekili Armağan Candan söz alarak yasa tasarısına ilişkin bazı eleştirilere açıklık getirdi.

Yasa tasarısı daha sonra madde madde görüşüldü ve bazı maddelerinde düzeltmeye gidildi.Yasa tasarının bütünün oylanması ivediliği olmadığı için bir sonraki birleşime bırakıldı.Daha sonra Yayın Yüksek Kurulu Üyeliği İçin Önerilen Adayın Değerlendirilmesine İlişkin Raporu milletvekillerinin bilgisine getirildi.

Raporun onaylanması ile Halkın Partisi’ni temsil eden Hasan Hastürer’in istifa etmesi nedeniyle boşalan üyeliğe oybirliğiyle Ali Fahrioğlu getirildi.Genel Kurulun bir sonraki birleşimi yarın gerçekleştirilecek.

3 polis FETÖ’den ihraç edildi

0

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Polis Örgütü içerisinde kurulan özel birim tarafından yapılan soruşturmada FETÖ terör örgütü ile bağlantıları olduğu belirlenen 1 müfettiş muavini, 1 polis çavuşu ve 1 polis memuru görevden ihraç edildi.

Ali Özbayrak (Mufettiş Muavini)

Yılmaz Öztürk (Polis Çavuşu)

Sadık Erol (Polis Memuru)

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) soruşturması kapsamında savunması alınan 3 polis, terör örgütü ile bağlantılı olduğu gerekçesiyle ihraç edildi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) yürütülen Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) soruşturması kapsamında savunması alınan Ali Özbayrak, Yılmaz Öztürk ve Sadık Erol isimli polisler, terör örgütü ile bağlantılı oldukları gerekçesiyle ihraç edildi.

Verilen bu kararın, hakkında dosya hazırlanıp rapor sunulan ve aralarında polis müdürlerinin de bulunduğu 120 polis mensubu için emsal olması bekleniyor.

51/84 sayılı Polis Örgütü (Kuruluş, Görev ve Yetkileri) Yasası’nın 71 (2) (C) maddesinde yer alan “Kamu yararı gereği” üç polis mahkeme emri olmaksızın görevinden ihraç edebiliyor. Komisyonun kararı ise Yüksek İdare Mahkemesi’ne taşınabiliyor.

Nevşehirli çanak ustası toprağa ses veriyor

0

Nevşehir’in el sanatlarıyla ünlü Avanos ilçesinde yaşayan çanak ustası Mehmet Körükçü, çeşitli ülkelere ait eski dönem müzik aletlerini Avanos çamurundan yaparak toprağa ses veriyor.

Afrika, Hindistan ve Orta Doğu’da geçmişte kullanılan vurmalı çalgıları, en doğal haliyle günümüzle buluşturan Körükçü, tamamen topraktan ürettiği müzik aletlerini dünyanın çeşitli ülkelerindeki meraklılarına gönderiyor.

Henüz 8 yaşındayken tezgah başına geçerek çamurla haşır neşir olmaya başlayan Mehmet Usta, 45 yıldır sürdürdüğü baba mesleğine yenilikler katmak için çabalıyor.

Atölyesinde, yöresel el sanatı ürünlerinden çanak, testi ve çeşitli süs eşyaları üreten Körükçü, aynı zamanda perküsyon sanatçılarının beğenerek kullandığı Afrika kökenli müzik aleti udu, Hindistan kökenli gatam başta olmak üzere farklı yörelere ait ritim aletlerini Avanos çamurundan üretmeye devam ediyor.

Körükçü, topraktan yaptığı darbukanın farklı tonda sesler çıkarmasını sağlamak amacıyla deve, keçi, dana ve yayın balığı derisi kullanıyor.

Atölyesini ziyaret eden turistlere ürünlerinin özelliklerini anlatan Körükçü, zaman zaman misafirlerine dinleti de yapıyor.

Körükçü, çocukluğundan bu yana vurmalı çalgılara karşı meraklı olduğunu, ustalık döneminde tanıştığı perküsyon sanatçılarının tavsiyesiyle bu ürünlere yöneldiğini söyledi.

Çevresindekiler ona “Toprağın sesi” diyor

Uzun süre uğraş verdikten sonra sanatçılarca beğenilen müzik aletleri ortaya çıkarmaya başladığını belirten Körükçü, vurmalı çalgı grubu sanatçısı Mehmet Emin Bolat’tan da teknik destek aldığını anlattı.

Körükçü, sanatı dolayısıyla çevresindekilerin kendisine “Toprağın sesi” dediğini dile getirerek, davet edildiği ülkelerde Türkiye’yi ve sanatını tanıttığını ifade etti.

Sanatçı arkadaşlarının yönlendirmesiyle Afrika, Hindistan ve farklı ülkelere ait müzik aletleri yaptığını paylaşan Körükçü, şunları söyledi:

“Bu konuda mutlaka bir profesyonel müzisyen gerekiyordu, perküsyon sanatçısı Mehmet Emin Bolat bana yardımcı oldu. Onun denemeleriyle müzik aletlerini geliştirdim. Dinlediğiniz neredeyse bütün müziklerin alt fonunda, doğal bir ses verdiği için topraktan yaptığımız bu müzik aletleri kullanılır ayrıca ritim olarak terapide kullanılıyor. Bu aletler çok eski dönemlerde kullanılan vurmalı çalgılar ama sonradan yörelerinde yapılmadığı için yok olmaya başlamış. Dünyada kaybolmaya yüz tutan doğal müzik ürünlerini yeniden hayata geçirdik. Nijerya kökenli udu, Hindistan çalgısı gatam, Mısır’da antik çağlardan beri kullanılan toprak ve balık derisiyle yapılan darbukaları üretiyoruz. Toprağın sesi patent ismini aldım. Müşterilerim arasında bu şekilde anılıyorum. Yaptıklarımızı buraya gelenler alabiliyor ayrıca Japonya’da bir firma sadece bizim ürünlerimizi satıyor. Birçok ülkeye de satışını yapıyoruz. Pazarlamadan öte işin mutfağında olduğum için ben ziyarete gelenlere özelliklerini anlatıyorum.”

Körükçü, bir müzik aletini tezgahta bir günde yaptığını ancak kuruma, fırınlama gibi işlemler nedeniyle aletin yaklaşık 10 günde kullanıma hazır hale getirilebildiğini sözlerine ekledi.

İzmir’den bölgeyi gezmek için gittiği ilçede, Körükçü’nün atölyesini ziyaret eden turistlerden Zafer Koray, çanak müzik aletleri ve çıkardıkları sese hayran kaldığını söyledi.

Koray, “Bizim kulaklarımız kuş, insan sesini, müziği duydu ama toprağın sesini ilk kez burada duyduk. Mehmet Bey sanat yüklü bir insan. Üç gündür bölgede geziyorum. Tesadüfen karşılaştığım bu atölyeden ve Mehmet Bey’in sanatından çok etkilendim” diye konuştu.

NASA asteroid savunma sistemini 2022’de test edecek

0

NASA’nın internet sitesinde yer alan açıklamada, “Çift Asteroid Yön Değiştirme Testi” (DART) adı verilen deneme kapsamında Temmuz 2021’de uzaya fırlatılacak kinetik etki aracının Eylül 2022’de asteroidi vuracağı kaydedildi.

Proje kapsamında, NASA tarafından tasarlanan DART uzay mekiği, 2022’de Dünya’ya 11 milyon kilometre mesafede olacak Didymos asteroid ikilisine ulaşıp merkezdeki Didymos A asteroidinin yörüngesinde dönen Didymos B’ye çarparak kinetik etkiyle asteroidinin yörüngesinde Dünya’daki teleskoplardan gözlenebilecek yüzde 1’lik bir değişim ortaya çıkarmaya çalışacak.

NASA ile Johns Hopkins Üniversitesi Uygulamalı Fizik Laboratuvarı iş birliğiyle yürütülen DART projesi çerçevesinde 2015’ten bu yana gözlem ve araştırma faaliyeti sürdürülüyor.

Asteroid savunma sistemi, Dünya’yı zehirli maddeler içeren yakındaki asteroidlerin çarpmasından korumayı amaçlıyor.

Kimlik, ehliyet ve pasaport randevularında yeni dönem

0

İçişleri Bakanlığınca geçen yıl nisanda başlatılan ve kiml ik, sürücü belgesi ve pasaport işlemlerinin tek yerden yapılması anlamında kullanılan “3’ü bir yerde” uygulaması kapsamında, bugüne kadar 19 milyon 95 bin 662 yeni kimlik, 4 milyon 402 bin 703 sürücü belgesi, 2 milyon 251 bin 214 pasaport basıldı.

İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, 2 Nisan 2018’den itibaren kimlik, sürücü belgesi ve pasaportta “3’ü bir yerde” uygulaması hayata geçirildi.

Emniyet Genel Müdürlüğünce yürütülen pasaport ve sürücü belgelerine ilişkin iş ve işlemler bu tarihten itibaren Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüne devredildi.

Böylece kimlik, sürücü belgesi ve pasaport tek bir yerden, il ve ilçe nüfus müdürlüklerinden verilmeye başlandı.

“3’ü bir yerde” uygulaması kapsamında bugüne kadar 19 milyon 95 bin 662 yeni kimlik, 4 milyon 402 bin 703 sürücü belgesi, 2 milyon 251 bin 214 pasaport basıldı.

2016’dan bu yana kadar basılan yeni çipli kimlik kartı sayısı ise 39 milyon 343 bin 355 oldu.

Nüfus müdürlüklerinin kapasitesi ve personel sayısı artırıldı

Uygulama ilk başladığı günlerde vatandaşların yoğun talepleri, randevularda aksamalara neden oldu. Yoğun talepten dolayı büyük şehirlerd e, 61 güne kadar uzayan sürelere randevu verilebildi.

İçişleri Bakanlığı randevu sürelerinin uzaması sonucunda oluşan vatandaş memnuniyetsizliğini ortadan kaldırmak için nüfus müdürlüklerinin kapasitesini ve personel sayısını artırdı.

Nüfus müdürlüklerinin kapasitesinin artırılmasıyla randevular yakın tarihlere verilmeye başlandı.

İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirler dahil olmak üzere işlemler için randevu süresi bir güne düşürüldü. Böylece yeni dönemde kimlik, ehliyet, pasaport almak isteyenler, başvuru yaptığı güne randevu alabiliyor. Kimlik, ehliyet ve pasaport almak isteyenler yeni sistemde randevu tarihi ve saatini kendisi belirleyebiliyor.

Ayrıca 65 yaş önceliğiyle yaşlı vatandaşlar sıra beklemeden işlemlerini yapabiliyor.

Acil durumlarda randevusuz kota sayısı 4 katına çıkarıldı

Acil durumlar sebebiyle randevu almak isteyenlere, nüfus müdürlüklerinde verilen randevusuz kota sayısı dört kat artırıldı.

“ALO 199 Mobil Uygulama” üzerinden, “https://randevu.nvi.gov.tr” adresinden ve “ALO 199 İletişim Hattı”ndan Türkiye’nin her yerindeki il veya ilçe nüfus müdürlüklerinden randevu alınabiliyor.

Günlük ortalama 80 bin başvuru geliyor

Nüfus müdürlükleri, mevsimsel ve dönemsel farklılıklarla üç belge tipinde günlük ortalama 80 bin başvuru alıyor.

En yüksek başvuru yeni randevu sisteminin devreye girmesinden sonra 172 bin başvuruyla kayıtlara geçti.

Uygulama ilk başladığı zamanlarda belgeler başvuru sahiplerine, İstanbul, Ankara ve İzmir’de ortalama 10 günde teslim edilirken şu anda İstanbul ve Ankara’da başvuru tarihinden itibaren ortalama 2, İzmir’de ise ortalama 3 gün içerisinde vatandaşa ulaştırılıyor.

ALES temel soru kitapçığı ve cevap anahtarı yayımlandı

0

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığının (ÖSYM) internet sitesinde yer alan duyuruya göre, 5 Mayıs’ta uygulanan Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavının (2019-ALES/1) temel soru kitapçığı, adayların sınav sorularını inceleyebilmeleri amacıyla ÖSYM’nin Aday İşlemleri Sistemi üzerinden erişime açıldı.

Sınava başvuran adaylar, 10 gün boyunca ÖSYM’nin “https://ais.osym.gov.tr” internet adresinden T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleri ile soruların tamamına ulaşabilecek.

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında eser niteliğinde ve telif hakları ÖSYM’ye ait olan sorular, yazılı izin olmadan çoğaltılamayacak, dağıtılamayacak ve yayımlanamayacak.

ABD-Taliban görüşmesinde düğüm çözülemiyor

0

Eylül 2018’de ABD’nin Afganistan Özel Temsilciliği görevine getirilen ABD’nin eski Kabil Büyükelçisi Zalmay Halilzad’ın Taliban temsilcileriyle 6’ncı görüşmesi devam ediyor.

Siyaset uzmanı Ahmad Saeedi, “Görüşmelerde her iki taraf da kendi istek ve endişelerini beyan ediyor. Şu ana kadar gözle görülür bir uzlaşma sağlanmadı” dedi.

ABD’nin Afganistan’dan çekilme gibi bir niyetinin olmadığını ifade eden Saeedi, Taliban’ın da ilk isteğinin ülkedeki yabancı güçlerin çekilmesi olduğunu ve bu nedenle görüşmelerin yavaş ilerlediğini söyledi.

Saeedi, Taliban’ın İslam Emirliği, Afgan hükümetinin ise İslam Cumhuriyeti sistemini istediğini belirterek bu yüzden Taliban’ın barış konusunu Afgan hükümeti ile doğrudan görüşmek istemediğini dile getirdi.

Taliban’ın ilk şartı yabancı güçlerin çekilmesi

Taliban ile Barış Müzakere Komisyonu üyesi Sayed Akbar Aga da, “Taliban, Afgan hükümetiyle doğrudan görüşmek için önce yabancı güçlerin ülkeden çekilme tarihinin netleşmesini şart koşuyor” diye konuştu.

Barış için her iki tarafın da fedakarlık yapması gerektiğini aktaran Aga, barış olursa her iki tarafın da kazanacağını ve en önemlisi halkın kazanacağını belirtti.

Akbar Aga, şu ana kadar görüşmelerde somut bir adım atılmadığını ancak bazı konular üzerinde ilerleme kaydedildiğini sözlerine ekledi.

Beşinci görüşmede neler yaşanmıştı

Katar’da geçen haftalarda yapılan ve 16 gün süren Taliban-ABD görüşmesinde, ABD birliklerinin Afganistan’dan çekilmesi, Taliban’ın diğer terör örgütleriyle ilişkisini kesmesi, ateşkesin yapılması ve Taliban’ın Afgan hükümetiyle doğrudan görüşmesi konuşulmuştu.

ABD’nin Afganistan Özel Temsilcisi Halilzad, Taliban ile gerçekleştirdiği beşinci görüşmede, yabancı güçlerin Afganistan’dan çekilmesi ve ülke topraklarında başka grupların tehdit oluşturmaması konularında uzlaşma sağlandığını açıklamıştı.

Beşinci görüşmeye Taliban’ın iki numaralı ismi Molla Abdulgani Baradar da katılmıştı.

Önceki görüşmelerde Taliban heyetine, 5 dil bilen Eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Şir Muhammad Abbas Stanekzay başkanlık ediyordu.

Halilzad, Eylül 2018’den bu yana Taliban’la aleni olarak beş kez görüşme yaptı.

Taliban ile barış süreci

Afganistan Cumhurbaşkanı Eşref Gani yönetimindeki hükümet için büyük bir tehdit unsuru olan Taliban, halen ülkenin birçok bölgesinde hakimiyetini devam ettiriyor. Bazı bölgeleri Taliban’ın kontrolündeki ülkede ciddi güvenlik sorunu var.

Afganistan hükümeti, geçen yıllarda pek çok kez Taliban ile barış görüşmelerine başlamak için çaba sarf etti ve bu kapsamda Barış Konseyi kurulmasına karşın bir sonuca ulaşılamadı.

Hamid Karzai’nin devlet başkanlığı döneminde, Afganistan yönetimi ile Taliban arasındaki temasların, Katar’ın başkenti Doha’da Haziran 2013’te yapılması planlanıyordu. Ancak Taliban’ın ofise “Afganistan İslam Emirliği” tabelası ve bayrağını asması üzerine Afgan hükümeti müzakerelerden vazgeçmişti. Ofis bir aydan kısa bir süre sonra kapanmış ve böylece barış müzakereleri de ertelenmişti.

İşte yenilenecek seçimle ilgili merak edilenler

0

Yüksek Seçim Kurulu (YSK), AK Parti’nin İstanbul seçim sonuçlarıyla ilgili itirazında kararını verdi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin yenilenmesine, Ekrem İmamoğlu’nun mazbatasının iptaline karar verildi. Bu durumda, İstanbul’daki 10 milyon 560 bin 963 seçmen, 31 bin 124 sandıkta 23 Haziran Pazar günü yeniden oy verecek.

İşte 10 soruda yenilenecek İstanbul seçimleri.

1 – Seçmene kaç oy pusulası verilecek?

23 Haziran Pazar günü yapılacak seçimde, seçmenin önüne sadece İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait oy pusulası konulacak. Birleşik oy pusulalarının basımında 31 Mart 2019’da yapılan seçim için uygulanan esaslar aynen uygulanacak.

2 – Yeni seçimde hangi işlemler tekrar edilecek?

Yeniden yapılması gereken seçimler, bu seçimin tekrarı ve seçimin devamı niteliğinde olduğu için sadece oy verme işlemleri tekrarlanacak.

3- Hangi partiler seçime katılabilecek?

31 Mart 2019’da yapılan seçime katılan siyasi partiler bu seçime de katılabilecek.

4- Siyasi partiler yeniden aday belirleyebilir mi?

Siyasi partiler yeniden aday tespiti yapamayacak ancak ölüm, istifa gibi nedenlerle meydana gelecek boşalmalar, ilgili seçim kurullarının belirleyeceği tarihe kadar doldurulabilecek.

5- Bağımsız adaylar bu seçime de katılabilecek mi?

31 Mart 2019 Pazar günü yapılacak seçime bağımsız aday olarak katılanlar bu seçime de katılabilecek. Yeniden bağımsız adaylık başvurusu kabul edilemeyecek.

6- Sandık kurulları yeniden oluşturulacak mı?

Seçim sandık kurullarının oluşumundaki usulsüzlükler nedeniyle iptal edildiği için sandık kurulları yeniden oluşturulacak. Sandık kurulu başkan ve üyeleri devlet memurları arasından seçilecek.

7- Seçmen listeleri güncellenecek mi?

31 Mart 2019’da yapılan seçimler için güncelleştirilmiş ve kesinleşmiş sandık seçmen listeleri yeni bir güncelleştirme yapılmaksızın bu seçimlerde de kullanılacak. Ancak bu listelerde hata nedeniyle kalan ölü ve kısıtlı seçmenler listeden çıkarılacak, 23 Haziran’da 18 yaşını dolduranlar listeye eklenecek.

8- Her sandıkta kaç seçmen oy kullanacak?

Yapılacak olan bu ara seçimlerde kullanılacak sandık seçmen listeleri, her bir sandık için 400 seçmeni kapsayacak şekilde düzenlenecek.

9- Seçim işleri nereden yürütülecek?

Bu seçimle ilgili seçim takvimi, YSK tarafından değil, seçimi yönetecek İstanbul İl Seçim kurulunca hazırlanarak uygulanacak.

10- İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını kim yürütecek?

Belediye Kanununa göre, büyükşehirlerde belediye başkanı mazbatası iptal olduğunda, seçim yapılıncaya kadar belediye başkanlığına İçişleri Bakanı tarafından görevlendirme yapılması gerekiyordu. İçişleri Bakanlığından, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili olarak görevlendirildiği bildirildi. 

Somali yeniden kuraklığın pençesinde

0

Birleşmiş Milletler (BM), 2 yıl aradan sonra Somali’de kuraklığın yeniden etkisini artırdığı uyarısı yaparak 2,2 milyon kişinin acil yardıma ihtiyaç duyduğunu açıkladı.

BM’den yapılan yazılı açıklamada, 2018 sonu ve 2019 başında ortalamanın altında görülen yağışlar nedeniyle ülkenin birçok yerinde kuraklığın şiddetlendiği ifade edildi.

İnsani durumda beklenenden daha hızlı bir kötüleşme yaşandığı belirtilen açıklamada, 2,2 milyon kişinin temmuz ayı itibarıyla insani yardıma ihtiyaç duyacağı vurgulandı.

En fazla etkilenen çocuklar

Norveç Mülteci Konseyinden (NRC) yapılan açıklamada ise, acil yardıma ihtiyaç duyanların yarısının ülke içinde yerinden olanlar olduğu aktarıldı.

NRC Somali Direktörü Victor Moses, “Ülkedeki insani durum kuraklık nedeniyle alarm verici seviyede kötüleşti. Geniş alana yayılmış mahsul kıtlığı ve canlı hayvan üretkenliğindeki düşüş, bölge topluluklarını şiddetli gıda güvensizliğinin içine itiyor. Çocuklar bu durumdan en fazla etkilenenler” dedi.

2011 yılında kuraklığın yol açtığı açlık krizinde 250 bin insanın hayatını kaybettiği Somali’de son olarak 2017 yılında görülen kuraklık nedeniyle çok sayıda kişi yaşamını yitirmişti.

Türkiye’den Rusya’ya başsağlığı mesajı

0

Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Rusya’nın başkenti Moskova’daki Şeremetyevo havaalanında meydana gelen uçak kazasında çok sayıda kişinin hayatını kaybetmesinin üzüntüyle öğrenildiği belirtildi.

Açıklamada, “Bu acı olay nedeniyle Rusya halkının ve hükümetinin üzüntüsünü paylaşıyor ve hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı, yaralananlara acil şifalar diliyoruz.” ifadelerine yer verildi.

Moskova’da havalimanına acil iniş yaparken alev alan yolcu uçağında bulunanlardan son bilgilere göre 41 kişinin hayatını kaybetti.