Ana Sayfa Blog Sayfa 8735

İBB Başkanlığına İstanbul Valisi Ali Yerlikaya vekalet edecek

0

Yüksek Seçim Kurulu (YSK), İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin iptaline ve yenilenmesine karar verdi. Seçimler 23 Haziran Pazar günü yapılacak.

23 Haziran’da yapılacak seçimlere kadar İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına vekaleten İstanbul Valisi Ali Yerlikaya görevlendirildi.

Yüksek Seçim Kurulu’ndan konu ile alakalı yapılan açıklamada şunlar kaydedildi;

“Yüksek Seçim Kurulu’nun 06/05/2019 tarih ve 284488 sayılı kararı kapsamında yeniden yapılacak İstanbul Büyükşehir Belediyesi Belediye Başkanlığı seçimi sonucunda yeni belediye başkanı seçilinceye kadar 5393 sayılı Belediye Kanun’un 46’ncı maddesi gereğince İstanbul Valisi Ali Yerlikaya İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili olarak görevlendirilmiştir.”

İspanya’da hükümet kurma görüşmeleri başladı

0

İspanya’da 28 Nisan’da yapılan erken genel seçimleri kazanan ancak tek başına iktidara gelecek meclis çoğunluğunu elde edemeyen Sosyalist İşçi Partisi’nin (PSOE) lideri ve Başbakan Pedro Sanchez, hükümet kurma görüşmelerine başladı.

Sanchez, hükümet kurma çalışmaları kapsamında ilk olarak seçimlerden ikinci büyük parti olarak çıkan sağ görüşlü Halk Partisi’nin (PP) lideri Pablo Casado ile görüştü.

Başbakanlık konutu Moncloa’da yapılan görüşme sonrası basına açıklama yapan Casado, “Biz, Sosyalist İşçi Partisi ile bir ittifak yapmayacağız. Benim ilk izlenimim, zayıf bir hükümet kurulacağı yönündedir” dedi.

Casado, anayasanın öngördüğü şekilde İspanya’nın ulusal bütünlüğünün korunması ve Katalonya’daki bağımsızlık girişimlerinin bastırılmasının takipçisi olacaklarını vurgulayıp, yeni yasama döneminde vergi indirimine gidilmesini istedi.

Başbakanlık kaynakları da Sanchez-Casado görüşmesinde, öncelikli olarak devlet kurumları arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesi, ekonominin durumu ve Katalonya sorununun ele alındığını belirtti.

Başbakan ve PSOE lideri Sanchez, hükümet kurma çalışmaları kapsamında yarın, aşırı sol görüşlü Unidas Podemos Partisi lideri Pablo Iglesias ve liberal sağ görüşlü Vatandaşlar Partisi lideri Albert Rivera ile görüşecek.

Sanchez aşırı sağ ile görüşmeyecek

Sanchez, ilk defa genel seçimlere katılan ve 24 milletvekili çıkararak ülkedeki 5. büyük siyasi parti konumuna gelen aşırı sağ görüşlü Vox Partisi ile Bask ve Katalonya gibi özerk yönetimlerde faaliyet gösteren siyasi partilerin liderleriyle görüşmeyecek.

İspanya’da Meclis ve Senato’nun 21 Mayıs’ta açılması ve parlamentonun iki kanadının başkanlarının seçiminin yapılması öngörülüyor. Ülkedeki siyasi gelenek gereği, Meclis ve Senato’nun açılmasının ardından Kral 6. Felipe’nin seçimlerden en fazla oyu alan PSOE lideri Sanchez’i hükümeti kurmakla görevlendirmesi bekleniyor. İspanya’da 26 Mayıs’ta Avrupa Parlamentosu ve kısmı yerel seçimlerin yapılacak olmasından dolayı hükümet kurma çalışmalarının bu tarihten sonra netleşmesi tahmin ediliyor.

Önünde hükümet için tek bir olasılık var

Öte yandan genel seçimlerin sonucunda mecliste oluşan tablo gereği, Vatandaşlar Partisi’nin kesinlikle PSOE ile hükümet kurmayacağını açıklamasından dolayı Sanchez’in önünde tek bir olasılığın bulunduğu görülüyor.

PSOE’nin üst düzey yetkilileri şu ana dek yaptıkları açıklamalarda, Sanchez’in tek başına azınlık hükümeti kurmak istediğini vurguladı. Sanchez’in azınlık hükümeti için dışarıdan Unidas Podemos’ın desteğinin yanı sıra bağımsızlık yanlısı Katalonya Cumhuriyetçi Solu (ERC) Partisi’nin desteğini alması gerekiyor.

Cumhurbaşkanı Akıncı, Spehar ile görüştü

0

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Elizabeth Spehar’ı kabul ederek görüştü.

Görüşmede, Kıbrıs sorunu ve güven artırıcı önlemler konusunda gelinen son durumla ilgili görüş alışverişinde bulunuldu. (BRT/CB)

Pro’da Özsusuzlu, Semi-Pro’da Bağrıaçık zirvede

0

Kuzey Kıbrıs Otomobil Kulübü ile Drift NEU Organizasyonun düzenlediği 2019 Kuzey Kıbrıs Drift Şampiyonası ilk yarışı iki binin üzerinde seyirci önünde geçtiğimiz pazar günü yapıldı

2019 KKTC Drift Şampiyonası, geçtiğimiz Pazar günü Cemsa Sporting Center’de yapılan sezonun ilk yarışıyla başladı. Öğle saatlerinde başlayan sıralama turlarına 20 yarışçı katıldı. İlk kez Pro ve Semi-Pro olmak üzere iki kategoride yapılan yarışa gün boyu binlerce seyirci akın etti. Pro kategori sıralamalarında günün en iyisi 94 puanla Enver Haskasap oldu. Semi-Pro kategoride ise 73 puanla Fahri Efendi sıralamaların en iyisi oldu. TOP16’dan başlayarak ikili eşleşmelerle rakiplerini eleyerek yarı final kalan isimler Pro’da Enver Haskasap, Bekir Özsusuzlu, Akay Akbil ve İzer Özvurulmuş oldu. Yarı finalde Haskasap’ın küçük bir hatasıyla ikilinin temas yaşaması sonrası Özsusuzlu finale adını yazdırdı. Çok yakın geçen bir diğer yarı finalde Akay Akbil az farkla adını finale yazdıran isimdi. Finalde Bekir Özsusuzlu ile Akay Akbil eşleşti fakat ikili start aldıktan sonra Akbil’in aracında oluşan mekanik arıza ile mücadelelerini tamamlayamadı. Böylece günün birincisi Özsusuzlu, ikincisi Akbil oldu. Üçüncülük mücadelesinde son şampiyon Haskasap rakibi Özvurulmuş’a üstünlük sağlamayı başardı. Semi Pro kategoride ilk yarı finalde Fahri Efendi güçlü rakibi Buğra Döveç’e üstünlük sağlarken, diğer eşleşmede rakibi Mehmet Çavuş’u eleyen Ahmet Bağrıaçık finale çıktı. Yine çok çekişmeli geçen final yarışında Bağrıaçık birinci, Efendi ikinci oldu. Üçüncülük yarışında ise Döveç rakibinden daha iyi bir puan alarak üçüncü olmayı başardı. Yarışta, geçtiğimiz hafta kaybettiğimiz offroad sporcusu Hilmi Çelebioğlu anıldı ve saygı duruşu gerçekleştirildi. Yarış sonunda yapılan ödül töreninde dereceye girenlere kupalarını KKOK başkanı Zeki Topcu takdim etti.

Batan tekneden 1,1 ton uyuşturucu çıktı

0

Balıkesir Ayvalık yakınlarındaki Maden Adası’nın güney kıyısında şüpheli bir paket gören Ayvalık Sahil Güvenlik Grup Komutanlığı ekipleri, durumu İlçe Jandarma Komutanlığına bildirdi.

Sahil güvenlik ve jandarma görevlilerince yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucu pakette, vakumlanmış halde 26 kilogram uyuşturucu olduğu anlaşıldı.

Bu olay üzerine Sahil Güvenlik Komutanlığı helikopteriyle bölgede gerçekleştirilen keşif uçuşunda, Yellice Adası açıklarında ahşap bir teknenin battığı görüldü. Ayrıca, Yellice ve Kamış adaları bölgelerinde denize yayılmış paketler olduğu tespit edildi.

Bölgede 1 ton 100 kilogram uyuşturucu daha bulunarak muhafaza altına alındı.

Tekne aşırı yükten batmış

V.Y’ye ait olan bu teknenin, aşırı yükleme nedeniyle su alarak battığı anlaşıldı. Daha sonra tekne sahibi V.Y. ve olayla bağlantısı olduğu değerlendirilen İ.İ.Ç. gözaltına alındı.

Olaya karıştığı öne sürülen bir şüphelinin yakalanması için çalışmalar devam ediyor.

İngiltere kraliyet ailesinin son üyesi dünyaya geldi

0

Geçen yıl evlenen Prens Harry ile Sussex Düşesi Meghan Markle’ın ilk çocukları dünyaya geldi. Markle’ın bir erkek çocuk dünyaya getirdiği açıklandı.

Çift doğumdan önce çocuklarının cinsiyetini öğrenmek istememişti.

Prens Harry, doğumun ardından basın mensuplarına yaptığı kısa açıklamada her ikisinin de çok heyecanlı olduğunu, karısıyla gurur duyduğunu ve desteklerinden ötürü halka teşekür ettiklerini söyledi.

ABD Dışişleri Bakanı Pompeo’nun Berlin ziyareti iptal

0

Alman Haber Ajansının (DPA) haberine göre, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ziyaretini “acil durumlar” dolayısıyla iptal etti. Ziyaret başka bir tarihte yapılacak.

Pompeo’nun, bugün Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas ve Almanya Başbakanı Angela Merkel ile bir araya gelmesi planlanıyordu.

Eşdeğer Mal dağıtımında Anayasa’ya aykırı uygulamalar!

0

Ombudsman Emine Dizdarlı, Eşdeğer Mal Hak Sahipleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Taner Derviş’in eşdeğer mal dağıtımında Anayasa’ya aykırı uygulamalar olduğuna ilişkin dilekçelerine gerekçeli bir cevap verilmeyerek, Anayasa ve İyi İdare Yasası’na aykırı davranıldığını açıkladı.

Dizdarlı, KKTC Anayasa’sının 76’ncı maddesi ile 27/2013 sayılı İyi İdare Yasası’nın 15’inci maddesinin öngördüğü kurallar çerçevesinde yapılan dilekçelere gerekçeli ve tatminkar bir cevap verilmediğini, verilen cevapların hiçbir anlam ifade etmediğini ve herhangi bir çözüme ilişkin beyan içermediğini belirterek, bunun çağdaş devlet yönetimiyle bağdaşmadığını kaydetti.

Ombudsman Emine Dizdarlı, Taner Derviş’in talebine ilişkin raporunu yayımladı. Taner Derviş, Bakanlar Kurulu’nun, Başbakanlık, İçişleri Bakanlığı İskan Komitesi Başkanlığı’nın ve İskan ve Rehabilitasyon Dairesi Müdürlüğü’nün Eşdeğer Mal dağıtımında Anayasa’ya aykırı uygulamalar olduğunu, söz konusu bakanlıklara bu konu hakkında uzun zamandır bir çok yazı yazmasına veya başvuru yapmasına veya dilekçe yazmasına rağmen şikayetlerine çare olabilecek hiçbir sonuç alamadığını veya yazdığı hiç bir dilekçeye bir cevap alamadığı gerekçe göstererek, konunun soruşturulmasını talep etmişti.

Derviş’in dilekçelerine cevap veya istemiyle ilgili kararın bir ay içerisinde verilmesi gerektiğine işaret eden Dizdarlı, bu bağlamda, demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarının büyük önem taşıdığını vurguladı.

Uzun yıllardır devam eden ve halen ülke gündeminin önemli bir kısmını teşkil eden eşdeğer sorununa bir çare bulunması gerektiğine işaret eden Dizdarlı, İçişleri Bakanlığı’nın veya idarenin birçok uygulamasının Anayasası’na, 41/1977 sayılı yasaya ve Yüksek Mahkeme’nin birçok içtihat kararında belirtilen prensip ve ilkelere aykırı olarak uygulandığını söyledi.

Emine Dizdarlı, Cumhuriyet Meclisi’nin, Cumhurbaşkanlığı ile istişare ederek bir yol haritası çizmesi ve kamu yararı gereğince gerekli önlemleri alarak veya sağlayarak alternatif bir çözüm bulunması gerektiğine dikkat çekti.

Dairelerine kendi adına ve Eşdeğer Mal Hak Sahipleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı sıfatıyla 25 Mayıs 2018 ile 30 Mayıs 2018 tarihlerinde başvuran Taner Derviş’in, KKTC Bakanlar Kurulu’nun, KKTC Başbakanlığı’nın, KKTC İçişleri Bakanlığı İskan Komitesi Başkanlığı’nın ve İskan ve Rehabilitasyon Dairesi Müdürlüğü’nün Eşdeğer Mal dağıtımında KKTC Anayasa’sına aykırı uygulamalarının olduğunu, söz konusu bakanlıklara bu konu hakkında uzun zamandır bir çok yazı yazmasına veya başvuru yapmasına veya dilekçe yazmasına rağmen şikayetlerine çare olabilecek hiçbir sonuç alamadığını veya yazdığı hiç bir dilekçeye bir cevap alamadığını iddia ederek konunun soruşturulmasını talep ettiğini ifade etti.

Dizdarlı şöyle devam etti:

“Sayın Taner Derviş Eşdeğer Mal Hak Sahipleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanıdır. Sayın Taner Derviş özetle, 2014 ile 2018 tarihleri arasında KKTC Başbakanlığına ve KKTC İçişleri Bakanlığına yapmış olduğu dilekçelerle siyasi irade ile yaratılan hukuk dışılığın ortadan kaldırılması ilkesinin siyasette hakim kılınmasını, bu bağlamda eşdeğer amaçları dışına çıkarılmış veya tahsis edilmiş kaynakların tespit edilmesini, tespit edilen taşınmaz malların eşdeğer kapsamına alınmasını, eşdeğer amaçları dışındaki kiralama, tahsis, satış ve tapu işlemlerinin durdurulmasını, 1974 sonrası KKTC’de terkedilmiş taşınmaz malların tahsis envanterinin çıkarılmasını, Anayasa’nın eşitlik ilkesi çerçevesinde, Kuzey-Güney puanları konusunda yaratılan adaletsizliğin giderilmesini, Eşdeğer Mal Hak Sahiplerinin 43 yıllık gelir kaybının Anayasa’da öngörüldüğü şekilde tazmin edilmesini, son dönemde hukuka aykırı bir şekilde yapılan uygulamaların ve tahsislerin iptal edilmesini, eşdeğer mal hak sahibi olmayan kişilere kiralama işlemi yapılmamasını veya kiralama işlemlerinde Eşdeğer Mal Hak Sahibi Dernek üyelerine öncelik verilmesini, asli görevlerinin eşdeğer konularını yürütmek olan İskan Komitesi Başkanlığı ile İskan ve Rehabilitasyon Dairesi Müdürlüğünün yasalara aykırı bir şekilde eşdeğer kapsamındaki taşınmaz malları bu kapsamdan çıkartarak yasalara aykırı bir şekilde hak sahibi olmayan kişilere tahsis edilmesine sessiz kaldıklarını, Devlet eliyle birçok usulsüzlük yapıldığını, İdarenin KKTC Anayasası’nın 159’uncu maddesi hükümlerine ve 41/1977 sayılı İskan Topraklandırma ve Eşdeğer Mal Yasası kurallarına uymadan işlemler yaptığını, Devlet yönetiminde şeffaflık olmadığını, bilgiye erişimin engellendiğini ve resmi makamlar tarafından yazılarına cevap verilmediğini iddia etmiştir.”

Taner Derviş’in 18 Ocak 2016 tarihinde eski Başbakan Ömer Kalyoncu’ya hitaben ve 20 Nisan 2018 tarihinde Başbakan Tufan Erhürman’a hitaben toplam 3 adet dilekçe ve/veya başvuru yaptığına dikkat çeken Dizdarlı, Başbakanlık Müsteşarı Hasan Alicik’in 2 Kasım 2018 tarihinde Yüksek Yönetim Denetçisi (Ombudsman) Dairesi’nin talep ettiği bilgileri temin etmek amacıyla 4 Eylül 2018 tarihinde ilgili bakanlık olan İçişleri Bakanlığı’na bir yazı gönderdiğini söyledi.

Emine Dizdarlı, söz konusu yazının gönderildiği tarihten 4 aya yakın bir süre geçmiş olmasına rağmen talep edilen bilgiler hakkında ayrıntılı veya duruma açıklık getiren veya ışık tutan net bir cevap alınamadığını ifade etti. Dizdarlı, “KKTC İçişleri Bakanlığına ayrıca göndermiş olduğumuz 14 Ağustos 2018 ve 31 Ekim 2018 tarihli yazılarımız Bakanlık tarafından kendi bünyesinde bulunan Dairelere gönderilmiş ancak söz konusu işlemler dışında hiçbir cevap alınamamıştır” dedi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Anayasası’nın Yedinci Kısım, Geçici Kurallar Geçici 1’inci maddesinin hakların korunması ile ilgili kuralları düzenlediğine dikkat çeken Dizdarlı, şöyle devam etti:

“Türk Toplumunun ulusal direnişi uğruna veya direniş sırasında göç eden veya doğrudan doğruya zarara uğrayan yurttaşları korumak amacıyla gerekli sosyal, ekonomik, mal ve tazminat dahil diğer önlemlerin yasa ile düzenlenmesi öngörülmektedir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yurttaşlarının Devlet sınırları dışında, Kıbrıs’ta kalan taşınmaz malları için Devletten, eşdeğerde taşınmaz mal isteme hakları saklıdır. Bu bağlamda Anayasanın 159’uncu maddesinin 2’nci fıkrası kapsamına giren taşınmaz malların hak sahiplerine mülkiyetinin devri öncelikle gerçekleştirilmelidir. KKTC yurttaşlarının, terk etmek zorunda kaldıkları taşınır ve taşınmaz mallar nedeniyle gelir kaybına veya zarara uğramışlarsa tazminat isteme hakları saklıdır. Bu haklar da yasa ile düzenlenir. KKTC Anayasası’nın yürürlüğe girdiği 7 Mayıs 1985 tarihinden başlayarak, eşdeğerde mal uygulamalarının önceliğine uyulmak koşuluyla, hak sahiplerine taşınmaz mallarla ilgili mülkiyet hakkı devir işlemleri en geç beş yıl içinde tamamlanması gerekmektedir.”

Raporunda 41/1977 sayılı İskan Topraklandırma ve Eşdeğer Mal Yasası’nın 38’inci maddesinin 1’inci fıkrası tahtında uygulamada sosyal hukuk devleti, sosyal adalet ve hakkaniyet ilkeleri gözetilmek koşuluyla eşdeğer mal dağıtımına öncelik verdiğini aktaran Dizdarlı, yine aynı Yasanın 46’ncı maddesi uyarınca eşdeğer mal bakımından hak sahibi tanımına giren kişilere bu Yasada saptanan esaslar dahilinde öncelikle eşdeğer mal verildiğini ve eğer varsa uğradıkları gelir kaybının giderdiğine dikkat çekti. Dizdarlı, eşdeğer mal verilmesinin olanaksız olması halinde ise tazminat ödendiğini vurguladı.

Dizdarlı raporunda şu ifadelere de yer verdi:

“3354 kilometre kare yüzölçümüne sahip KKTC’de topraklarının yüzde 80’i 1974 öncesinde Rum mülkiyetinde idi. Kuzey Kıbrıs adanın yüzde 36.5’ini oluşturmaktadır. 1974 yılında 162,000 Rum (Maronitler, Ermeni ve Latin grupları dahil) Kuzey Kıbrıs’tan Güney’e geçerek adlarında 1,500,000 dönüm civarında ve ayni şekilde 55,000 Kıbrıs’lı Türk Güney Kıbrıs’tan Kuzey’e geçerek adlarında 450,000 dönüm özel mülk bıraktılar. Eşdeğerde hak sahibi olmayan yaklaşık 9,500 aile mevcuttur. Bu bağlamda bu güne kadar 41/1977 sayılı İTEM Yasası uyarınca yapılan takriben 1,700 konut tahsisi dağıtım konusu kaynakların yüzde 55’ini oluşturmaktadır. Halen 5000 aile eşdeğer maksatları bakımından hiçbir taşınmaz mal almamış ve 3000 aileye ise puanlarına karşılık olarak kısmen taşınmaz mal verilmiştir. Bu durumda toplam 8000 ailenin sonuçlanmamış eşdeğer dosyası bulunmaktadır. Kuzey’de verilen Taşınmaz Mal Koçanlarının sadece yüzde 30-40’ı eşdeğer mala karşılık olarak verilmiş, geriye kalan yüzde 60’ı Tahsis, Mücahit Puanı veya TBK’dır. KKTC İçişleri Bakanlığı, İskan Komitesinin verilerine göre bu güne kadar 12 milyar eşdeğer puanı kullanıldığını ve halen 5 milyar civarında kullanılmamış eşdeğer puanı olduğu yönündedir. Bundan da anlaşılacağı üzere KKTC Anayasası’na göre öncelikli olarak eşdeğerde taşınmaz mal alması gereken aileler Güney Kıbrıs’ta bıraktıkları mallarının karşılığını alamamışlardır.”

Dizdarlı, KKTC Hukuk Dairesi’nin, Başsavcılığın 13 Haziran 2017 tarihli yazısında, Kıbrıs Türk Federe Devleti’nin ilan edildiği 13 Şubat 1975 tarihinde terkedilmiş bulunan veya söz konusu tarihten sonra sahipsiz mal olarak nitelendirilen tüm taşınmaz malların Bakanlar Kurulu Karar veya Kararları ile 41/1977 sayılı İTEM Yasası kapsamından çıkarılarak turizm, teşvik, yatırım amacı ile veya kamu yararı gerekçesi ile gerçek veya tüzel kişilere kiralanmasının veya tahsis edilmesinin KKTC Anayasası’na ve yürürlükteki mevzuata aykırı olduğunu belirttiğini anımsattı.

KKTC Anayasası’na, yürürlükteki mevzuata ve Başsavcılığın görüşüne aykırı olmasına rağmen Güney Kıbrıs’ta bıraktıkları taşınmaz mallarına karşılık eşdeğer mal alamayan bir çok vatandaş bulunduğunu ifade eden Dizdarlı, raporunda şu ifadelere de yer verdi:

“Bu güne kadar, Bakanlar Kurulu Kararlarıyla veya Devlet Emlak ve Malzeme Dairesi tarafından binlerce dönümlük taşınmaz malın kiralandığı ve/veya el değiştirdiği görülmektedir. Yıllardır Yasaların, özellikle Anayasanın amir hükümlerine rağmen eşdeğer mal uygulamalarının sürüncemede bırakılarak hak sahiplerinin, bu haktan yoksun bırakılmaları toplum içinde huzursuzluğa neden olmaktadır. İdare’nin eşdeğer mal uygulamasının öncelikle gerçekleştirilmesini öngören KKTC Anayasası’nın geçici 1 (2) maddesi ile eşdeğer işlemlerinin en geç 5 yıl içinde tamamlanmasını düzenleyen Anayasanın Geçici 1 (5) maddesi vardır. Yine söz konusu amir hükümlere ilaveten 41/1977 sayılı İskan, Topraklandırma ve Eşdeğer Mal Yasasının 38 (1) maddesi tahtında özellikle sosyal hukuk devleti, sosyal adalet ve hakkaniyet ilkeleri gözetilmek koşuluyla eşdeğer mal dağıtımına öncelik verilmesi gerekmektedir. Aynı Yasa tahtında eşdeğer bakımından hak sahibi olanlara Yasada saptanan esaslar dahilinde öncelikle eşdeğer mal verilmesi 46’ıncı maddede düzenlenmiş ve eşdeğerde hak sahibi olanlara eşdeğer mal verilmesi işlemlerinin hızlandırılması ve en kısa sürede sonlandırılması öngörülmüştür. Bir taraftan Uluslararası hukuku gözetirken diğer taraftan eşdeğercinin haklarının korunması gerekmektedir. Bu itibarla yakın bir zamanda eşdeğer kaynak paketinin açılması Uluslararası Hukuka ve siyasi konjonktüre uygun değilse hak sahibi olan kişilere doğruyu söylemeli ve eşdeğer hak sahipleri bu konuda bilinçlendirilmelidir.”

Devletin farklı politikalar üreterek söz konusu kişilerin mağduriyetlerini gidermekle yükümlü olduğuna dikkat çeken Ombudsman Emine Dizdarlı, devletin mağdur olan eşdeğercilere farklı alternatifler veya çareler sunmak zorunda olduğunu kaydetti.

Dizdarlı şöyle devam etti:

“Örneğin: KKTC Anayasası’na göre ilgili kişilerin tazmin edilmeleri gerekir. Bu yöntem dışında İdare kiralama, feragatların iptali ve tazminat gibi çareleri değerlendirilmesi gerekir. Bir hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, insan haklarına saygılı, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan ve işlemlerinde açık ve hesap verebilir bir Devlettir. Çağdaş bir Devlet yapısında veya hukuk devleti sınırları içerisinde vatandaşları keyfi uygulamalardan korumak amacıyla belirlenmiş prensipler veya yasalar aracılığıyla adaletli bir düzenin yaratılması gerekir.” (BRT/TAK)

Değirmenlik Lisesi’nde uyarı grevi

0

Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) , Değirmenlik Lisesi’nde 2 saatlik uyarı grevi yaptı.

Okul aile birliğinin de destek verdiği grevde sendika genel sekreteri Aziz Selengin basın açıklamasını okudu.

Açıklamada, Milli Eğitim ve Kültür Bakanı’nın göreve geldiği günden beri eğitimdeki sorunlara çözüm üretmek yerine popülizmle günü kurtarmaya çalıştığı görüşü ifade edildi.Geçtiğimiz dönem bir öğrencinin okul içerisinde uğradığı talihsiz kazaya davetiye çıkaran inşaata karşı hiçbir tedbir alınmadığı savunulan açıklamada, Bakanlığın bu konuya da acil çare üretmesi gerektiği kaydedildi.

Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası açıklamasında, Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı’ndan ivedi talepler de sıralandı.

Talepler arasında kayıt kabul tüzüğünde acil düzenlenemeler yapılması ve öğrenci sayısı azalan okullara yönlendirme yapılması, Değirmenlik Lisesi’ndeki 4 dersliğin acil olarak yapılması ve nakil döneminde yetersiz kalacak olan idareci ve öğretmen kadrolarının tamamlanması yer aldı. 

Türkiye’de kanola ekim alanı 900 bin dekara yükseldi

0

Son yıllarda çiftçinin yoğun ilgi gösterdiği kanolada ekim alanlarının büyüklüğü 900 bin dekara ulaştı.

Ekonomik getiri açısından avantaj sağlıyor

Biyodizel Sanayi Derneğinden edinilen bilgiye göre, Türkiye’de 2017’de 165 bin 500 dekar alana kanola ekilerek, 48 bin 200 ton ürün elde edildi.

Ekonomik getirisi bakımından alternatiflerine göre avantajlar sağlayan kanola çiftçinin gözdesi haline gelince, ekim alanı geçen yıl 504 bin dekara yükseldi. 2018’de 118 bin 500 ton kanola üretildi.

Geçen yıl Trakya’da 422 bin dekar, Güney Marmara, Bilecik, Uşak ve Konya’da da 82 bin dekar alanda kanola üretimi yapıldı.

Bu yıl üretim miktarının 250 bin tonu bulması bekleniyor

Türk çiftçisi bu sene de kanolaya devam dedi. Yine büyük kısmı Trakya’da olmak üzere kanola ekim alanı 900 bin dekara çıktı. Böylece kanola ekim alanı son 2 yılda yaklaşık yüzde 443 arttı.

Bu yıl üretim miktarının 250 bin tonu bulması bekleniyor. Türkiye’de 20 yıldır üretilen kanolanın ortalama fiyatı ise ton başına 2 bin 100 lira.

“Türkiye’nin kanola üretiminin önü çok açık”

Biyodizel Sanayi Derneği Başkanı Selçuk Borovalı, kanolanın en önemli kullanım alanının biyodizel sanayi olduğunu söyledi.

“Kanola üretiminde atağa geçildi” ifadesini kullanan Borovalı, “Özellikle bu sene bir kanola gerçeği yaşıyoruz. Hasat mevsimi yaklaşıyor. Neredeyse her yıl iki katı artan bir üretim söz konusu. Bu yıl 900 bin dekar ekim alanına ulaştık. 250 bin ton civarında da kanola hasadı bekliyoruz. Buradan 110 bin ton civarında bir ham madde çıkacak, geri kalanı da yem sanayisine küspe olarak gidecek” dedi. 

Yılda 600-700 kilogram yağış ortalaması bulunan yerlerde çok verim alındığını belirten Borovalı, şunları anlattı:

“Türkiye’nin kanola üretiminin önü çok açık. Biz sektör olarak çiftçiye garanti sunuyoruz. Çiftçinin kanola ekiminden dolayı iyi bir gelir elde etmesini amaçlıyoruz. Kanola ile alternatiflerine göre yaklaşık 2 kat daha fazla gelir elde ediliyor. Devletin vermiş olduğu desteklemeyi de dahil ettiğimizde çiftçi için güzel sonuçlar ortaya çıkıyor.”