Ana Sayfa Blog Sayfa 8752

Otomotiv ihracatı nisanda 2,6 milyar dolar oldu

0

Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliğinden (OİB) yapılan yazılı açıklamaya göre, Türkiye otomotiv endüstrisi ihracatı nisan ayında yüzde 9,8 düşüşle 2,6 milyar dolar oldu. Nisan ayında yaşadığı düşüşe rağmen otomotiv endüstrisi tarihindeki en yüksek ikinci nisan ayı performansını yakaladı.

AB ülkelerine ihracatta yüzde 13 oranında düşüş

Türkiye ihracatında halen ilk sırada yer alan ve aldığı pay yüzde 17 olan otomotivin yılın ilk 4 aylık ihracat ortalaması 2,6 milyar dolara ulaştı. Otomotiv endüstrisinin ocak-nisan döneminde kaydedilen ihracatı yüzde 6,8 azalışla 10 milyar 373 milyon dolar oldu.

Nisan ayı ihracatında ürün grupları bazında otobüs, minibüs, midibüs dışındaki diğer ürünlerde düşüş yaşanırken, sektör ihracatından yüzde 76 pay alan AB ülkelerine ihracatta da yüzde 13 oranında düşüş görüldü.

Nisan ayı performansına ürün grupları bazında bakıldığında, ihracattan yüzde 37 pay alan binek otomobillerde ihracat yüzde 23 azalarak 961 milyon dolar oldu. Tedarik endüstrisi ihracatı yüzde 3 azalarak 926 milyon dolar olurken, sektör ihracatından ikinci büyük payı aldı.

Otobüsler ürün grubunda artış yüzde 14 oldu

Eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlar ihracatı yüzde 1 azalarak 469 milyon dolar, otobüs, minibüs, midibüs ihracatı da yüzde 14 artarak 170 milyon dolara çıktı. Binek otomobillerde en büyük pazar olan Fransa’ya ihracat yüzde 36 düşerken, İtalya’da yüzde 41, İspanya’da yüzde 34, Almanya’da yüzde 33, Birleşik Krallık’ta yüzde 17, Belçika’da yüzde 36, İsveç’te yüzde 22 düşüş görüldü. Buna karşılık İsrail’e yüzde 15, Slovenya ve Macaristan’a yüzde 19’ar oranında ihracat artışı gerçekleşti.

Binek otomobillerde ABD’ye yönelik ihracat ise yüzde 43 bin 947 gibi bir oranda arttı. 

Tedarik endüstrisinde en fazla ihracat yapılan ülke olan Almanya’ya yüzde 11 ve ikinci en büyük pazar olan Fransa’ya yüzde 1 azalma görülürken, yine Romanya’ya yüzde 23 gerileme oldu.

Buna karşılık Birleşik Krallık’a yüzde 17, ABD’ye yüzde 24, Cezayir’e yüzde 58 ihracat artışı kaydedildi. Eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlarda en fazla ihracat yapılan ülke olan Birleşik Krallık’a yüzde 32, Slovenya’ya yüzde 72, İspanya’ya yüzde 30 ihracat artışı görülürken, İtalya’ya yüzde 41, Belçika’ya yüzde 13, Hollanda’ya yüzde 18, Almanya’ya yüzde 26 ve İsveç’e yüzde 59 düşüş oldu. Nisan ayında en büyük pazar olan Almanya’ya ihracat yüzde 18 azalışla 368 milyon dolar oldu. Yine önemli pazarlardan Fransa’ya yüzde 23 oranında düşüşle 268 milyon dolar ihracat yapıldı. İtalya’ya ihracat da yüzde 28 azalarak 237 milyon dolar oldu.

Nisan ayında önemli pazarlardan İspanya ve Hollanda’ya yüzde 24’er, Belçika’ya yüzde 22 ihracat düşüşü görülürken, Birleşik Krallık’a yüzde 14, Slovenya’ya yüzde 39, ABD’ye yüzde 57 ihracat artışı kaydedildi.

Almanya’ya yaşanan düşüşte binek otomobiller ihracatının yüzde 33, tedarik endüstrisi ihracatının yüzde 11, Fransa’ya olan düşüşte ise binek otomobiller ihracatının yüzde 36, İtalya’ya görülen düşüşte de binek otomobiller ihracatının yüzde 41 gerilemesi etkili oldu. 

Ülke grubu bazında en büyük pazar olan Avrupa Birliği (AB) ülkelerine ihracat nisanda yüzde 13 düşüşle 1 milyar 998 milyon dolar oldu. Nisanda Afrika ülke grubuna yüzde 30, Kuzey Amerika serbest ticaret bölgesi ülkelerine yüzde 14 oranında ihracat artışı yaşandı. Ocak-nisan döneminde AB ülkelerine ihracat 8 milyar 43 milyon dolar olurken, Kuzey Amerika serbest ticaret bölgesine ihracat yüzde 19, Ortadoğu ülkelerine yüzde 4 geriledi.

Afrika ülkelerine ise yüzde 10, Uzakdoğu ülkelerine de yüzde 12 arttı.

Netanyahu, Gazze saldırılarının devam etmesi emrini verdi

0

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, kabine toplantısından önce yaptığı açıklamada, Gazze’deki gerginliğe dair değerlendirmelerde bulundu.

Artan gerginlik nedeniyle Hamas ve İslami Cihad’ı suçlayan Netanyahu, Filistinli grupların “ağır bedel ödediklerini” ileri sürdü.

“Saldırıların devam etmesi emrini verdim”

Netanyahu, Gazze sınırına yakın bölgelerdeki İsrail güçlerine takviye yapılması için talimat verdiğini belirterek, “İsrail ordusuna Gazze Şeridi’ndeki gruplara yönelik geniş kapsamlı saldırılarına devam etmesi emrini verdim” dedi.

İsrail ordusu, Gazze’den atılan roketleri gerekçe göstererek dünden bu yana Gazze Şeridi’ni vuruyor. Ordudan yapılan açıklamada, dün sabah saatlerinden bu yana Gazze’de Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları ve İslami Cihad’a ait 220’den fazla hedefin vurulduğu belirtilmişti.

Gazze’deki Filistinli grupların da İsrail tarafına dün sabahtan bu yana 430’den fazla roket attığı ifade edilen açıklamada, atılan roketlerin büyük bölümünün İsrail’e ait “Demir Kubbe” hava savunma sistemince imha edildiği dile getirilmişti.

Gazze’deki Sağlık Bakanlığı İsrail saldırılarında 14 aylık bir kız bebek ve hamile annesinin de aralarında bulunduğu 7 Filistinlinin şehit olduğunu, 65 kişinin yaralandığını açıklamıştı.

Atılan roketler nedeniyle de 1 İsrailli ölmüş, 2 kişi yaralanmıştı.

Asil Nadir baba oldu

0

Ünlü iş insanı Asil Nadir 78 yaşında babalık duygusunu yeniden tattı. Nadir, 42 yıl aradan sonra kız babası oldu. Asil Nadir’in ikinci eşi Nur Nadir bir kız çocuğu dünyaya getirdi. Nur Nadir’in tüp bebek yöntemiyle hamile kaldığı belirtildi.

Önümüzdeki 3 ay hava nasıl olacak?

1

Meteoroloji Dairesi Müdürü Buran, Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarında mevsim normallerinin yarım ve 1 derece üzerinde bir sıcaklık artışı beklediklerini, ekstrem bir sıcaklık artışı beklemediklerini söyledi.

Meteoroloji Dairesi Müdürü Raif İlker Buran, TAK muhabirinin sorularını yanıtladı.

Buran, Rum tarafının bu yıl için açıkladığı yağış miktarını kendilerinin bulamadığına işaret ederek, 1975’ten bu yana bütün kayıtları incelediklerini, öyle bir istatistiki bilgi olmadığını söyledi.

Buran, ne yıllık yağış toplamında, ne de Eylül-Nisan periyodunda yağışların normallerin üzerinde olmasına rağmen rekor olmadığını vurguladı.

Buran, “Değişik değişik yıllarda, Örneğin Eylül’de daha çok yağmur yağmış, Ekim’de daha çok yağmur yağmış. Yağış miktarlarına baktık yine rekor değil. Bu seneki yağışlar 7. sırada” dedi.

“Bu yılın avantajı yağışın hep normallerin üzerinde ve kesintisiz devam etmesi”

Tüm istatistiği incelediğini, KKTC’nin 2010 Eylül’den -2011 Nisan ayına kadar 880.7 kg yağış aldığını, bunun birinci sırada olduğunu, ancak 2018-2019’da 573.7 kg yağış aldığını aktaran Buran, bu yılın avantajının yağışın hep normallerin üzerinde ve kesintisiz devam etmesi olduğunu kaydetti.

Buran, bu süre içinde hemen hemen 3-5 gün yağış olmadığını, diğer günler yağmur yağdığını söyledi. Rum tarafının son 118 yıla göre bu yılın en yağışlı ikinci senesi olduğunu açıkladığını, ancak 118 yıllık veriyi nereden bulduklarını bilemediğini kaydetti.

Buran, “İngiliz döneminden olsa bile adada kaç tane istasyon vardı ki tüm adayı temsil ediyordu. Bence bu bilgi yanıltıcıdır” dedi.

KKTC için 1975 yani Meteoroloji Dairesi’nin kuruluşundan itibaren düzenli kayıtları bulunduğunu belirten Buran, 1975’den 2018’e kadar tüm kayıtların elektronik ortamda arşivlenmiş olduğunu söyledi.

Raif İlker Buran, KKTC’nin uzun yıllar yağış ortalamasının, yani 1981-2010 yıllarını kapsayan dönemlerde 365.7 kg/m2 olduğunu, 2018’in ortalama 452.5 kg’lik yağışının KKTC’nin ortalamasının yüzde 24 üzerinde gerçekleştiğini söyledi.

“Bu yıl lokal maksimum ekstrem yağışlar görüldü”

Raif İlker Buran, bölgesel yağışlara bakıldığında, Kuzey Sahil ve Beşparmaklar’da bulunan Beylerbeyi İstasyonun 839.9 kg yağış kaydettiğini, yani bu yıl lokal maksimum ekstrem yağışlar görüldüğünü aktardı.

“Yağışlar Eylül’den Nisan’a normalin üzerinde seyretti”

Eylül 2018-Nisan 2019 arasındaki her ay, ülkenin normalden fazla yağış aldığına dikkat çeken Buran şöyle devam etti:

“Eylül-Nisan dönemini kapsayan yağışlarda KKTC bu yıl Eylül ayında;  13.9 kg, normalinin yüzde 189 üzerinde,  Ekim ayında 40.1 kg, normalinin yüzde 78 üzerinde, Kasım ayında 64.5kg ile normalinin yüzde 29 üzerinde, Aralık 131.7 kg, normalinin yüzde 76 üzerinde, Ocak ayında 95.0 kg normalinin yüzde 45 üzerinde, Şubat ayında 128.5 kg, normalinin yüzde 109 üzerinde, Mart ayında 69.8 kg, normalinin yüzde 80 üzerinde, Nisan ayında ise 30.2 kg ile normalinin yüzde 52 üzerinde yağış aldı.”

Buran, 1975’den günümüze kadar ölçülen yağış miktarları dikkate alındığında, 2018’deki yağışların 7. sırada olduğunu yineledi.

Raif İlker Buran, yıllara göre Eylül-Nisan ayları maksimum yağış miktarlarını ise söyle aktardı:

“Birinci sırada 2011-2012; 880.7 kg, ikinci sırada 2002-2003, 859.9 kg, üçüncü sırada 2009-2010, 840.5 kg, dördüncü sırada 2001-2002, 810.2 kg, beşinci sırada 2014-2015, 754.4 kg,  altıncı sırada 2003-2004, 588.2 kg, yedinci sırada 2018-2019 573.7 kg, sekizinci sırada 2012-2013, 536.7 kg, dokuzuncu sırada 2016-2017, 519.2 kg, 2008-2009, 508.4 kg/m2.” 

“Yazda yağış mevsim normalleri civarında olacak”

Raif İlker Buran mevsimsel tahminlerinin Mayıs, Haziran Temmuz aylarında mevsim normallerinin yarım ve 1 derece üzerinde bir sıcaklık artışı beklediklerini, ekstrem bir  sıcaklık artışı görülmediğini belirterek, yağış miktarlarının da mevsim normalleri civarında olacağını düşündüklerini, yaz dönemlerinde mevsim normallerinin üzerinde bir yağış beklentileri bulunmadığını belirtti.

Buran, bu yıl genellikle mevsim normalleri ve biraz üzerinde sıcaklıkların yaşandığını, yani yıl boyunca geç saatlerde ve sabah saatlerinde 1 veya 2 gün don olayı yaşandığına dikkat çekerek, şöyle konuştu:

“Bu yazın çok sıcak olacağını beklemiyoruz”

“Yıl yağışlı geçtiği için ‘yıl sert geçti yaz da çok sıcak olacak’ gibi yorumlar yapılıyor. Bu yorumlar bence doğru değildir. Yıl yağışlı geçti ama soğuk geçmedi. Sıcaklıklar mevsim normallerinde veya üzerindeydi. Bu yazın da çok sıcak olacağını beklemiyoruz.”

“Kış dair bir şey söylemek için erken”

Buran, Mayıs ayında da yağışların aralıklı olarak devam etmesi beklentisinde olduklarına işaret ederek, önümüzdeki kış dair bir şey söylemenin ise çok erken olduğunu, hangi sistemlerin ülkeyi etkileyeceğinin, dünyada ne olacağının bilinmediğini kaydetti.

Buran şöyle konuştu:

“Bu yıl yağışlı geçti, gelecek yıl kurak geçecek veya yağışlı geçecek demek de yanlış olur. Bizim bölge için bir Elnino olayı var. Geçen yıl değil, bir önceki yıl bölgeyi etkileyen ve tüm Akdeniz havzasında bir kuraklığa yol açan Elnino olayı var. Eğer yeniden aktif duruma geçerse sıkıntılı, eğer o pasif Lanina aktif durumdaysa bölgemiz yine yağış almaya devam edecek.”

“Ekstrem yağışların yaşanmasının sebebi tüm dünyada ortalama sıcaklık artışı”

Aralık ve Mart ayında sellere neden olan yağışlar, Nisan ayında yaşanan dolu ve Trodos’a kar yağışı konusunda ise Buran, “Ekstrem yağışların yaşanmasının sebebi tüm dünyada ortalama sıcaklık artışının olması. Bu bölgesel ısı adalarına ve şiddetli kararsızlıkların yaşanmasına sebep oluyor” ifadesini kullandı.

Taşkent’te yaşananın, lokal bir olay olduğunu tüm adada yaşanmadığına dikkat çeken Raif İlker Buran, 5-6 Aralık’ta Kuzey Sahil’de, Boğaz ve Selvilitepe arasında yaşanan olayın da lokal olduğunu ifade etti.

Buran, “İklim değişikliğinin ülkeye etkilerinin olduğu doğru, iklimi de kendi kendine bozulmuyor, yine biz bozuyoruz” dedi.

“Mayıs ayında dönem dönem sağanak yağışlar görülebilir”

Mayıs ayında dönem dönem sağanak yağışların olabileceğini belirten Buran, Mayıs ayında normalin altında bir yağış beklediklerini söyledi.

Buran, bugünden ay içinde dolu yağacak öngörüsünde bulunmanın ise doğru olmadığını belirterek, bunun için o günkü şartlar ve radar görüntülerin haritaların incelenmesi gerektiğini, kendilerinin de ona göre ihbar yayımladıklarını kaydetti.

“Bu yılki mevsimsel tahminlerin yüzde 95-98 oranında tutarlı”

Bu yılki mevsimsel tahminlerin yüzde 95-98 oranında tutarlı gittiğini ifade eden Buran, “Tüm tahminlerde yağışların normallerin üzerinde gerçekleşeceği öngörülüyordu. Hepsinde de yağışlar normallerin üzerinde gerçekleşti ve adada sıkıntılı günler yaşandı” dedi.

Yapılar yapılırken meteorolojik veri alınmasının önemine işaret eden Raif İlker Buran, Meteoroloji Dairesi’nin tüm kurum ve kuruluşlarla işbirliği içinde çalıştığını kaydetti.

Başbakanlıkta Afet Acil Yönetim Merkezi kurulduğunu, her yağış durumunda merkezin toplandığını ve Meteoroloji Dairesi’nden de bir temsilcinin de toplantılara katıldığını anlatan Buran, kendilerinden istenen tüm meteorolojik bilgilerin hazırlanarak, merkeze aktarıldığını söyledi.

“Sel felaketleri sırasında üzerimize düşen tüm sorumlulukları yerine getirdik”

Boğaz’da yaşanan sel felaketinde ölen gençlere Allah’tan rahmet dileyen Meteoroloji Dairesi Müdürü Raif İlker Buran, yaşanan tüm süreçlerde kendilerinin üzerlerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirdiğini, gerekli ihbar ve uyarıları yerinde ve zamanında yapıklarını sözlerine ekledi.

Gazze’de gerginlik tırmanıyor

0

İsrail ablukası altındaki Gazze Şeridi’nde, dün 4 Filistinlinin şehit edilmesi ve sınırda 2 İsrail askerinin yaralanmasının ardından bölgede gerginlik giderek tırmanıyor.

İsrail ordusundan yapılan açıklamaya göre, bu sabah Gazze Şeridi’nden atıldığı iddia edilen roketler nedeniyle sınırın İsrail tarafındaki birçok bölgede sirenler çaldı.

Roketler nedeniyle yaralanan olup olmadığına ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı.

Öte yandan İsrail basını atılan roketlerin birçoğunun İsrail’e ait “Demir Kubbe” hava savunma sistemi tarafından imha edildiğini yazdı.

Gazze’ya hava saldırısı

Bölgede tansiyon giderek tırmanırken, İsrail ordusu, Gazze’nin kuzeyinde roket ateşlendiği söylenen 2 noktanın hava aracıyla vurulduğunu duyurdu.

Gazze’deki Sağlık Bakanlığından saldırıya ilişkin henüz bir açıklama yapılmazken, bölgeden elde edilen bilgilere göre, İsrail’e ait bir savaş uçağı Gazze’nin kuzeyindeki bir tarım arazisini bombaladı.

İsrail yolları kapattı

İsrail ordusu, dün yaşanan olaylar nedeniyle bu sabahtan itibaren Gazze Şeridi sınırına yakın bölgelerde birçok yolu ve bir sahili kapattı.

Gazze Şeridi’nden dün açıldığı söylenen keskin nişancı ateşi sonucu sınırda 2 İsrail askeri yaralanmıştı.

Bunun üzerine İsrail ordusu Gazze’ye hava saldırısı düzenlemiş, saldırıda iki Filistinli şehit olmuş, ikisi yaralanmıştı.

Ayrıca dün Gazze Şeridi sınırında 30 Mart’tan bu yana düzenlenen “Büyük Dönüşü Yürüyüşü” gösterilerine katılan 2 Filistinli İsrail askerlerince açılan ateş sonucu şehit edilmişti. 

Stoltenberg: NATO müttefikleri Türkiye ile dayanışma içindedir

0

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, 6-7 Mayıs tarihlerinde Türkiye’ye gerçekleştireceği ziyaret öncesinde Brüksel’de gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. 

Türkiye’nin Akdeniz Diyaloğunun 25’inci yıl dönümü vesilesiyle Kuzey Atlantik Konseyinin özel bir toplantısına ev sahipliği yapmasından memnuniyet duyduğunu ifade eden Stoltenberg, S-400 hava savunma sistemi tedariki, Türkiye-ABD ilişkileri, NATO’nun Türkiye’ye katkısı ve ittifakın geleceğine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

“NATO müttefikleri Türkiye ile dayanışma içindedir”

NATO müttefiklerinin Türkiye ile dayanışma içerisinde olduğunu belirten Stoltenberg şunları söyledi: 

“Önemli ve çok değerli bir NATO müttefiki olan Türkiye’yi tekrar ziyaret etmekten büyük memnuniyet duyuyorum. Türkiye’ye, Akdeniz Diyaloğunun 7 ortak ülkesiyle birlikte NATO’nun en üst düzey karar alma organı olan Kuzey Atlantik Konseyinin özel bir toplantısına ev sahipliği yapacağı için teşekkür ediyorum. Bu yıl, NATO’nun emsalsiz bir ortaklık ağı olarak müşterek bir anlayış ve iş birliğini güçlendiren Akdeniz Diyaloğunun 25’inci yıl dönümünü kutluyoruz.

Bu önemli toplantının yanı sıra Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’yla görüşmeler gerçekleştireceğim. Kendileriyle düzenli olarak temas halindeyim ve bu ziyaret vesilesiyle de bölgedeki güvenlik durumunu ve Türkiye’nin NATO’ya yaptığı önemli katkıları yüz yüze görüşme fırsatımız olacağı için memnuniyet duyuyorum.

Bu çerçevede, Türk halkına temel mesajım şudur; zorlu güvenlik sınamaları ile karşı karşıya kalınan bu dönemde NATO, müttefikleri Türkiye ile dayanışma içindedir. Türkiye de NATO’ya önemli katkılar sağlamaya devam etmektedir.”

“Silah tedarikine ilişkin kararlar ülkelerin almaları gereken ulusal kararlardır”

Türkiye’nin S-400 hava savunma sistemi satın alma kararının ABD ile tartışma yarattığını vurgulayan Stoltenberg, önemli olan iki ülke arasındaki diyalog olduğuna işaret etti: 

“Türkiye’nin ABD’den muhtemel Patriot füze sistemi tedarikine ilişkin görüşmeleri memnuniyetle karşılıyor ve teşvik ediyorum. Aynı şekilde Türkiye, Fransa ve İtalya arasında uzun menzilli hava ve füze savunma sistemlerinin tanımlanması ve geliştirilmesine ilişkin çabalardan da memnuniyet duyuyorum. Bu süreç hem bazı kilit müttefiklerin katılımını içermesi hem de müttefiklerin birlikte çalışabilme kabiliyeti olan teçhizat satın almasını sağlaması bakımından NATO için önem taşımaktadır. 

Askeri teçhizat tedariki konusu, ülkelerin ulusal kararı niteliğindedir ancak az önce de belirttiğim gibi, müttefik silahlı kuvvetlerinin birlikte çalışabilirliği NATO için operasyon ve misyonların yürütülmesi bakımından temel bir husustur.

NATO müttefiklerinin 2013’ten bu yana Türkiye’nin hava savunma sistemlerini takviye ettiğini de göz ardı etmemeliyiz. İspanya ve İtalya’nın füze bataryaları Türkiye’nin güney sınırlarının yakınlarında konuşlandırılmış bulunuyor. (İspanyol) Patriot ve (İtalyan) SAMP-T sistemleri, Türkiye’yi Suriye sınırından gelen füze tehdidine karşı korumaya yardımcı oluyor. NATO müttefiklerinin taahhütlerini sürdürdüğü bu misyon çok önemli.”

“NATO, Türkiye’nin savunmasına olan taahhüdünü sürdürmektedir”

NATO ile Türkiye arasındaki ilişkiye de değinen NATO Genel Sekreteri Stoltenberg, şu ifadeleri kullandı: 

“Türkiye zorlu güvenlik sınamalarından geçerken, NATO müttefikleri sizinle dayanışma içinde olmaya devam etmektedir. NATO, Türkiye’yi hava ve füze savunma sistemleriyle korumanın yanı sıra Türk topraklarının üzerinde erken uyarı ve gözlem uçaklarıyla (AWACS) güçlendirilmiş devriye uçuşları da yapmaktadır.

AWACS’lar olası hava sahası ihlallerini denetleyerek ve izleyerek, Türkiye’nin hava sahasını koruma çalışmalarını destekliyor.

Tüm NATO üyeleri DEAŞ karşıtı uluslararası koalisyona üye olup, birlikte çalışarak bu terör örgütünün kontrolü altındaki tüm toprakları özgürlüğe kavuşturduk.

NATO’nun Irak’taki yeni eğitim misyonu da bölgede istikrara katkıda bulunuyor. Diğer taraftan geçen ay Washington’da düzenlenen Dışişleri Bakanları Toplantısı’nda Karadeniz bölgesinin güvenliğini artırmak için atılabilecek bazı adımlar konusunda anlaştık. Tüm bunlar NATO’nun Türkiye’nin savunmasına olan taahhüdünü göstermektedir.

Irak ve Suriye ile sınırdaş olan Türkiye, Orta Doğu’da yaşanan mevcut şiddet ve çalkantının etkilerini en fazla hisseden müttefiktir. Ülkeniz aynı zamanda bir dizi korkunç terör saldırısına da maruz kaldı. Tüm NATO müttefikleri, terörizmin her türüyle kararlı bir şekilde mücadele etme konusunda birlik ve dayanışma içinde hareket ediyor.”

CHP Sözcüsü Öztrak: Anadolu Ajansı’nın Gazze’deki bürosuna yapılan İsrail saldırısını kınıyoruz

0

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, Anadolu Ajansına (AA) geçmiş olsun dileğinde bulundu.

Öztrak yaptığı açıklamada, İsrail saldırısını kınadıklarını bildirdi.

CHP Sözcüsü Öztrak, “Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Anadolu Ajansı’nın Gazze’deki bürosuna yapılan İsrail saldırısını kınıyor, Anadolu Ajansı çalışanlarına geçmiş olsun diyoruz.” ifadesini kullandı.

“İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi”ne saldırılar devam ediyor

2

Beşşar Esed rejimi ve destekçileri, Astana formatlı Garantörler Toplantısı’nın düzenlendiği 25-26 Nisan’dan bu yana “İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi” içindeki sivil yerleşimlere yoğun hava ve kara saldırıları düzenlemeye devam ediyor.

Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, dün gece geç saatlerden bu yana İdlib’in güney ve güneydoğu kırsalındaki Muhambil beldesi, El Fateere, Hassane ve El Rekaya köyleri, Hama’nın kuzey ve batı kırsalında ise Kifrenbude ilçesi, El Nakus, El Sirmani, El Misteriha ve El Tüvbe köylerine yoğun hava saldırısı düzenlendi.

“2’si çocuk 8 sivil hayatını kaybetti”

Sivil Savunma (Beyaz Baretliler) kaynaklarına göre, söz konusu saldırılarda İdlib’e bağlı Muhambil’de 2 çocuk, El Fattere’de 1, Hassane’de 1, Marrethırme’de 1, El Rekaya’da 2, Hama’nın batı kırsalında El Tövbe köyünde 1 olmak üzere 8 sivil yaşamını yitirdi.

“İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi” sınırları içeresindeki sivil yerleşimlere son 3 günde düzenlenen saldırılarda en az 35 sivil hayatını kaybetti.

Muhaliflere ait uçak gözlemevi, El Rekaya ve Muhambil’deki saldırıyla ilgili sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Rus savaş uçakları Hımeymim üssünden kalkış yaptı” bilgisini paylaştı.

İdlib’in güney ve Hama’nın kuzey kırsalındaki çok sayıda sivil yerleşim, hava ve kara saldırılarından etkilendi.

“Esed rejimi ve Rusya’nın saldırılarında 140 sivil yaşamını yitirmişti”

Suriye İnsan Hakları Ağının nisan ayı raporunda, Esed rejiminin 127, Rusya’nın hava saldırılarında ise 13 sivilin öldüğünü belirtmişti.

Rejim güçleri, Türkiye ile Rusya arasında söz konusu bölgedeki ateşkesi sağlamlaştırmak için 17 Eylül 2018’de Soçi’de imzalanan mutabakata rağmen saldırılarına devam ediyor. Astana anlaşmaları çerçevesinde, Esed rejiminin garantörü olan Rusya’nın rejim saldırılarını önleme yükümlülüğü bulunuyor. Askeri muhalifler ise, Soçi mutabakatının öngördüğü bölgeden ağ ır silahlarını 10 Ekim 2018’de çekmişti.

MEB’den ekonomiye yerli ve milli katkı

0

Faaliyetlerini 1961’den ber sürdüren MEB Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğü bünyesindeki Ders Aletleri Yapım Merkezinde, okul öncesinden liseye tüm kademelerdeki okullar için sınıf sıralarından derslerde kullanılacak malzemelere kadar materyal ihtiyaçlarının üretimi yapılıyor.

2018’de 50 milyon ciroya ulaştı 

Daha önce Gazi Mahallesi’nde yürüttüğü faaliyetlerini 2006’dan itibaren Elmadağ ilçesi Hasanoğlan köyünde yaklaşık 300 bin metrekarede kurulu, 55 bin metrekare kapalı alanı bulunan tesiste yürüten merkez, 235 çalışanının emeğiyle üretilen okul materyalleriyle Türkiye’nin yerli üretimine de katkı sağlıyor.

Devlet okullarının ders araçlarının yanı sıra özel kişi ve kuruluşların bu konudaki taleplerini karşılayan merkez, 2018 sonu itibarıyla 50 milyon 560 bin 295 lira ciroya ulaştı.

Geçmişte ağırlıklı olarak fizik, fen, sosyal bilgiler ders aleti takımlarını üreten merkez, son yıllarda kapasite artırımına giderek donatım grubu ürünleri, özel eğitim materyalleri, özellikle görme engellilere yönelik Braille baskı ders kitaplarının basım ve dağıtımını da yapmaya başladı.

Görme engelli öğrenciler için adrese teslim Braille kitap

Endüstri meslek liselerinden stajyer öğrencilere kapılarını açarak onlar için okul işlevi de gören Ders Aletleri Yapım Merkezinin fabrikasında 12 farklı atölyede üretim gerçekleştiriliyor.

Buranın en dikkat çekici bölümlerinden birini, Braille Baskı ve Matbaa Atölyesi oluşturuyor. Burada öncelikle görme engelli öğrencilerin anlayabileceği tasvirlerle yeniden hazırlanan kitapların, ardından Braille alfabeli baskıları yapılıyor. Atölyede çalışan 3 görme engelli ise, Braille kitapların öğrenciler açısından uygunluğunu kontrol ediyor.

Baskısı tamamlanan kitaplar, ihtiyacı olan görme engelli öğrencilerin tek tek ev adresine teslim ediliyor. Bu çerçevede ilkokuldan lise son sınıfa kadar her kademedeki görme engelli öğrenci için yılda yaklaşık 20 bin kitabın Braille alfabesiyle baskısı yapılıyor.

Yüzde 100 yerli 3 boyutlu yazıcı geliştirildi

Merkezin Ar-Ge bölümünde ise, yerli ve milli ekonomiye katkı sağlayacak çalışmalara imza atılıyor. Bu kapsamda tamamen yerli imkanlarla 3 boyutlu yazıcının prototipi geliştirildi. Merkezde, ilerleyen süreçte bu yazıcının da seri üretimlerinin gerçekleştirilmesi planlanıyor.

Ayrıca biyoloji derslerinin vazgeçilmezi, organları tanıtan insan vücudu maketi, fizik derslerinde kullanılan cam deney tüpleri, dünya haritası ve küresi, okul öncesi öğrencilerin kişisel gelişimlerini destekleyecek ahşap ve plastik ders aletleri gibi bir okulda ihtiyaç duyulabilecek tüm materyaller de bu merkezden çıkıyor.

İnsan vücudu maketleri tek tek el emeğiyle boyanırken, laboratuvar tüpleri de cam ustalarının elinde şekilleniyor. Geri dönüştürülebilen bazı malzemeler, çöpe gitmek yerine fabrikanın atölyelerinde yeniden üretime kazandırılıyor.

Ders Aletleri Yapım Merkezinin bir de müzesi var. Tesiste yer alan müzede, 1961’den bugüne kadar üretilen yüzlerce okul materyali sergileniyor.

“Tasarım Beceri Atölyelerinin materyallerini kendi üretimimizle karşıladık”

Ders Aletleri Yapım Merkezi Müdürü Fuat Kotan, “Camdan plastiğe ve matbaaya kadar farklı ürünlerden oluşan, yıllık olarak binin üzerinde farklı kalemde üretim yapıyoruz. Bu sürekli değişkenlik gösteriyor, artabiliyor. Yeni ürünler giriyor, biz yeni ürünler üretiyoruz” bilgisini paylaştı.

Bunu ham maddeyi temin ederek tamamen yerli imkanlarla geliştirip ürettiklerini vurgulayan Kotan, her yıl ciro olarak ortalama yüzde 10-15 artışlarının bulunduğunu dile getirdi.

Kotan, 2023 Eğitim Vizyonu kapsamında bazı okullarda pilot uygulaması yapılan Tasarım Beceri Atölyelerine yönelik çalışmaları da yürüttüklerini belirterek, “Ankara’daki 4 pilot okulda kurulan Tasarım Beceri Atölyelerinin materyallerini kendi üretimimizle karşıladık” dedi.

Denktaş, basın çalışanlarının gününü kutladı

0

Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Serdar Denktaş, basın çalışanlarının Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nü kutladı.Denktaş’ın 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü dolayısıyla yayımladığı mesaj şöyle:”Özgür basın, demokratik ve çağdaş toplumların en önemli denetleyici kurumlarından biridir.Basının hem özgür, hem de tarafsızlığı, bireyin ve toplumun haber alma, bilgi edinme hakkını kullanmasına, kamuoyunun duygularını ve düşüncelerini objektif olarak yansıtmasına, bu suretle demokrasinin, insan haklarının, temel hak ve özgürlüklerin gelişimine katkıda bulunur.Bu düşüncelerle Kamuoyunun aydınlatılması ve bilgilendirilmesi doğrultusunda, her şartta görevleri peşinde koşan, gazetecilik mesleğinin zor şartlarına rağmen mesai kavramı gözetmeksizin hizmet eden tüm basın mensubu arkadaşlarımın Dünya Basın Özgürlüğü Gününü kutluyorum.”