Ana Sayfa Blog Sayfa 8753

“Vakıf demek iyilik yapmak demektir”

0

Vakıflar İdaresi Genel Müdürü Prof. Dr. İbrahim Benter, Vakıflar İdaresi olarak ilkelerinin bencil olmamak, paylaşmak, çevreyi korumak ve israf etmemek olduğunu vurguladı.

Kıbrıslılardan malını ilk vakfedenin bir kadın olduğunu ve isminin de Belkız Hatun olduğuna dikkat çeken Benter, toplam 2 bin 2 yüz vakıfın yarısını da kadınların kurduğunu söyledi.

Vakfın Osmanlı zamanında 1571 yılında Sultan Selim zamanında hayata geçtiğini ve amacın da fakir kişilerin vakıf mallarını kullanarak hayatta kalmalarını sağlamak olduğunu anlatan Benter, Vakıf işinin bir nevi hayır işi olduğunu ve ihtiyaçlı kimselere de vakıf aracılığı yardım edildiğini kaydetti.

Vakıflar İdaresi Genel Müdürü Prof. Dr. İbrahim Benter, TAK’a mülakat vererek Vakfın önemini, çalışmasını ve ilkelerini açıkladı.

Vakıfın iyilik çatısı altında herkese yardım elini uzattığını dile getiren Benter, “Vakıf demek iyilik yapmak demektir. Çocuklara ve gençlere Vakıf değerlerinin anlatılması gerekiyor. Biz bu bilinçle okullarda ve birçok bölgelerde etkinlikler, festivaller düzenliyor, kitaplar, kalemler hediye ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Adada birçok Vakıf malı olduğuna da vurgu yapan Benter, adanın Rum adası olduğuna dair yapılan söylemlere karşı da harita eşliğinde gösterdiği rakamlar doğrultusunda, Kıbrıs’ta 1878 yılında 596 Türk mezarlığı, 400 cami, 109 adet de evkaf çiftliği olduğunu söyledi.

Adanın kuzeyinden güneyine kadar haritalarda belirlenmiş şekilde birçok bölgede vakıf malları olduğuna dikkat çeken Benter, haritaların, adanın Rumların iddia ettiği gibi Rum adası değil aslında Osmanlı, yani Türklere ait olduğunun da ispat edildiğini söyledi.

Vakıflar idaresi olarak ellerinde olan vakıf mallarını ihtiyaçlı insanlara kiraladıklarını ve bu kira gelirlerinden elde ettikleri gelir ile de birçok alanda yardım yaptıklarını dile getiren Benter, özellikle eğitim ve sağlık konularında ihtiyaçlı kişilere yardım yapıldığını söyledi.

Benter, her yıl okulların açılması ile ihtiyaçlı öğrencilere ada genelinde yaklaşık bir milyon TL tutarında üniforma alımı için yardım yapıldığını kaydetti.

Benter, Vakıf mallarının bir kısmının Osmanlı döneminden kalma diğer kısmının da Güney’de kalan mallara karşılık verilen kilise malları olduğunu dile getirdi. Benter, Vakıf mallarının korunması ve yıkılmaması için kullanıma verildiğini ve bu mallardan elde edilen gelir ile de birçok ihtiyaçlı kişilere yardım eli uzatıldığını kaydetti.

“Vakıf demek iyilik yapmak demektir” ifadesini kullanan Benter, “nenelerimiz, dedelerimiz zamanında mallarını vakfetmişler topluma iyilik yapsınlar ve ihtiyaçlı insanlara yardım etsinler diye. Bize düşen onların taleplerini yerine getirmektir” dedi.

Vakıf felsefesinin çok farklı bir felsefesi olduğunu dile getiren Benter, Vakfın, Osmanlı döneminde arazileri olmayan fakir kişilerin vakıflardan yer kiralayarak kendi ihtiyaçlarını giderme amacıyla kurulduğunu aktardı. Benter, bu sistemin ise fakiri, zenginin kölesi olmaktan kurtarma sistemi olduğunu kaydetti.

Benter, kurulan sistem ile toplumda fakirler işlesin zengin daha zengin olsun düşüncesi değil, fakirlerin da kendine işlemesi ve kendini geliştirerek kimseye ihtiyaç duymayan bir hayat yaşamasının sağlanmasının hedeflendiğini anlattı. Benter, Vakıf mallarına kimsenin dokunamayacağını, vakıf mallarının sadece toplumun faydasına kullanılabileceğini vurguladı.

Benter, Osmanlı İmparatorunun 1571 yılında adaya gelir gelmez Sultan Selim tarafından Sultan Salim Vakfını kurduğunu ve vakfın 448 yıldır hizmet etmeye devam ettiğini dile getirdi.

Kıbrıs’ta ilk vakfı kuranla son vakfı kuranın da bir kadın olduğuna dikkat çeken Benter, Kıbrıs’ta kurulan 2 Bin 2 yüz Vakfın yarısını kadınlar kuruduğunu kaydetti.

Benter, Vakıf kurmanın şartları olduğunu söyleyerek, malını Vakfa veren bir kişinin vasiyetini yerine getirmek gerektiğini vurguladı.

Güney’de kalan Vakıf mallarının ise tadilatının yapılması yönünde çalışmalar da yapıldığını anlatan Benter, Kuzey’de bulunan kiliselere de sahip çıkılarak gerekli tadilatların yapıldığını dile getirdi Benter, “İslam dininde kiliseye zarar veremezsiniz, o da Allah’ın evidir” dedi.

Vakıf olarak en fazla eğitime katkıda bulunduklarını dile getiren Benter, 2013 yılında göreve geldikten sonra Vakfın kasasına giren paranın da oldukça arttığını söyledi.

Çocuklara ve gençlere vakıf değerlerinin anlatılmasının önemine vurgu yapan Benter, iyilik yapmanın önemini herkesin bilmesi gerektiğini söyledi.

Vakıfların, çocukların faydalanmaları ve Vakfın değerlerini anlamaları için, her yıl kitap bastırdıklarını ve okullarda etkinlik yaparak çocuklara Vakfın önemini ve görevlerini anlattıklarını dile getiren Benter, kitabın içeriğinde sevgi ve yapılması gereken iyiliklerin örneklerle anlatıldığını söyledi.

Benter, dağıtılan kitaplarda, “iyiliklerin en güzeli karşılığını beklemeden yapılandır, kötülükle savaş ancak iyilik yaparak kazanılır, en güzeli birlikte yaşamaktır” ve buna benzer birçok sözün resimlerle çocukların anlayacağı şekilde yer aldığını kaydetti. Benter, ayrıca “iyilik günlüğü” adını taşıyan kitapçığı da dağıtarak, “bugün ne iyilik yaptım?” sorusunu cevaplayarak çocukları her gün iyilik yapmak için teşvik ettiklerini söyledi.

Yaptıkları etkinlikleri de anlatan Benter, birçok etkinliğin yanısıra iyilik festivali de yaparak çocukları iyilik yapmak için teşvik ettiklerini de kaydetti.

Benter, Vakfın arka sokağında iyilik evi olduğunu çocukların burada ekip biçerek üretmeyi öğrendiklerini anlattı ve herkesi bu tür etkinliklere katılmaya çağırdı. (BRT/TAK)

Bakanlıktan örnek sahur ve iftar sofrası

0

Sağlık Bakanlığınca ramazan için hazırlanan örnek sofrada bilgilendirme yapan diyetisyen Betül Çiçek, “Sahurda tuzlu gıdaları, kızartmaları, ağır hamur işlerini tercih etmemek, iftarda yavaş yavaş yemek ve çok çiğnemek önemli.” dedi.

Sağlık Bakanlığı tarafından Hekimevi’nde düzenlenen etkinlikte, 6 Mayıs Pazartesi günü başlayacak ramazan ayında oruç tutanların yeterli ve dengeli beslenmesi için iftar, sahur ve ara öğünde tüketilmesi gereken yiyeceklerin yer aldığı örnek sofra hazırlandı.

Halk Sağlığı Genel Müdürlüğünde görevli diyetisyen Betül Çiçek, vatandaşların ramazan ayında beslenme konusunda dikkat etmesi gereken noktaları anlattı. Ramazan ayında oruç tutulan süreye ve vatandaşların beslenme alışkanlıklarına işaret eden Çiçek, sağlıklı ve dengeli beslenmenin önemli olduğunu vurguladı.

Çiçek, oruç tutacakların imsak vaktine yakın saatlerde sofraya oturması gerektiğini söyleyerek “Sahurda hafif bir kahvaltı olabilir. Bunlar da peynir, yumurta, az yağ ya da yağsız hazırlanmış omlet olabilir. Bunun dışında salata söğüş yer alabilir. Süt, yoğurt, kefir bu menüye eklenebilir. Daha uzun süre tok kalmamız açısından tam tahıllı ekmeği tercih edebiliriz.” diye konuştu.

Sahur sofrasında da iftarda olduğu gibi çorba, salata, sebze yemeğinin tercih edilebileceğini belirten Çiçek, “Sahurda özellikle dikkat etmemiz gereken husus, tuzlu şeyleri, kızartmaları ve ağır hamur işlerini tercih etmememiz. Bunlar hem tok tutma süresi kısa oldukları hem de ağırlık oluşturduğu için tercih edilmez.” dedi.

Sahurda su tüketimi

Çiçek, havalar ısındıkça vücudun daha fazla suya ihtiyaç duyduğunu aktararak sahur vaktinde tüketilecek su miktarını şöyle açıkladı:

“Su içebildiğimiz süre içinde mümkün olduğunda sık ve azar azar su içmekte fayda var. Üç beş bardak suyu tek seferde içmek çok büyük bir fayda getirmiyor. Üç bardağı 15 dakika ya da yarım saat arayla azar azar tüketmeliyiz. Ama oruç tutmadığımız süre içinde 12-14 bardak suyu tüketmeye çalışmak gerekiyor.”

“İftar sofralarında fizyolojik bir açlıktan çok psikolojik bir açlık oluyor”

İftar saatinde beslenme alışkanlığına dikkat edilmesi gerektiğini ifade eden Çiçek, “İftar sofralarında fizyolojik bir açlıktan çok psikolojik bir açlık oluyor. Onun için çok iyi çiğnemek ve yavaş yemek çok önemli.” dedi.

Çiçek, orucun genellikle iftar tabağı ile açıldığını, çorba ile devam edildiğini dile getirerek “İftarda ana yemeğe geçmeden önce 10 ya da 15 dakika kadar bir ara verirsek, eğer doyduysak bunu fark etme şansımız olur. Ara ara küçük porsiyonlar halinde tüketmek daha uygun.” değerlendirmesini yaptı.

İftar sofrasında tüketilecek yemeklere de değinen Çiçek, şunları söyledi:

“Sağlıklı bir birey için konuşmak gerekirse çorba mideyi rahatlatmak açısından iftar sofrasında yer almalı. Haşlayarak, fırınlayarak veya kızartılmadan, tütsülenmeden yani sindirimini zorlaştırmayacak bir şekilde hazırlanmış bir et yemeği olabilir. Tokluk hissini desteklemesi açısından tam tahıllı makarna ya da pirinç pilavı yerine bulgur pilavı olabilir. Bu tür bir öğün yeterli gelecektir.”

Çiçek, güllaç ve pidenin ramazanda sık tüketildiğini anlatarak güllacın sütlü bir tatlı olarak tüketilebileceğini ancak her gün tüketilmesinin ramazandan sonra sağlık ve kilo problemlerine zemin hazırlayacağını söyledi.

Pidenin ise sahur yerine iftarda tüketilmesini öneren Çiçek, “Küçük porsiyonlar çok önemli. Bir de sıklık ayarlayabiliriz. Her iftarı değil ama bazı iftarları pide ile yapabiliriz.” ifadelerini kullandı.

Ramazanda diyet ve spor

Çiçek, fiziksel aktivitenin her dönemde insanlara önerildiğinin altını çizerek yaşam ve beslenme şeklinin ramazanda değişmesinden kaynaklı olarak buna uygun spor yapılması gerektiğini aktardı.

Özellikle iftardan sonra biraz yürüyüş yapılması gerektiğini kaydeden Çiçek, “Diyete başlayan kişiler diyetisyenleriyle görüştükleri zaman mutlaka programları ona uygun hale getirilebilir. Ramazanda diyet yapılır mı, yapılır ama uygun şekilde düzenlenmesi gerekiyor. Hiç yemeyerek ya da sahur atlayarak yapmamak gerekiyor.” şeklinde konuştu.

Bakanlıkça hazırlanan örnek sofrada sahur için süt, yoğurt, peynir, yumurta, tam tahıllı ekmek, salatalık, domates ve zeytine; iftar için ise hurma, ceviz, çorba, haşlanmış et, bulgur pilavı ile meyve ve bitki çaylarına yer verildi.

Güney Kore’den Kuzey Kore’ye füze uyarısı

0

Güney Kore, Kuzey Kore ordusunun, doğudaki Wonsan kentinden birden fazla kısa menzilli füzeyi Doğu Kore Körfezi taraflarına doğru ateşlemesinin ardından konuyla ilgili açıklama yaptı.

Kuzey Kore’nin kısa menzilli füze ateşlemesinin “çok endişe verici” olduğunu belirten Güney Kore, Kuzey Kore’ye, Kore Yarımadası’nda askeri gerginliği şiddetlendirecek hareketlerini durdurması konusunda uyarıda bulundu.

Hükümet ayrıca, Pyongyang’ın son hareketinin Korelerarası askeri anlaşmaya aykırı olduğunu da belirtti.

Bir hükümet sözcüsü yaptığı açıklamada, “Kuzey Kore’nin, nükleerden arındırma müzakerelerinin hızlı bir şekilde sürdürülmesine yönelik çabalara aktif olarak katılmasını bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Güney Kore’nin resmi haber ajansı Yonhap, Genelkurmay Başkanlığı’ndan edindiği bilgilere göre, Kuzey Kore ordusunun, doğudaki Wonsan kentinden birden fazla kısa menzilli füzeyi Doğu Kore Körfezi taraflarına doğru ateşlediğini açıklamıştı.

Füzelerin suya inmeden önce yaklaşık 200 kilometre mesafe kat ettiği aktarıldı.

Kuzey Kore ve ABD başkanları arasında Vietnam’da düzenlenen ikinci zirve, nükleer silahsızlanma ve yaptırımların kaldırılması meselelerinin çözülememesi sebebiyle bir sonuca bağlanamamıştı. 

Hamas: İsrail’in sivilleri hedef alması savaş suçu

0

Hamas yöneticilerinden İzzet er-Rişk, sosyal medya sitesi Twitter’daki hesabından yaptığı açıklamada, “İsrail’in Gazze’de yerleşim bölgelerindeki binalar ile sivilleri hedef alması, savaş suçudur. İsrail tarafı bu politikasıyla istikrar getiremeyecek” ifadelerini kullandı.

Gazze Şeridi’nde cuma günü işgal karşıtı “Büyük Dönüş Yürüyüşü” gösterileri sırasında keskin nişancı ateşiyle 2 İsrail askerinin yaralanmasının ardından şiddet tırmanmıştı. İsrail tarafından sivil yerleşim bölgelerine düzenlenen hava saldırılarına karşılık Gazze’den roket atışları başlamıştı.

İsrail ordusu, abluka altındaki Gazze Şeridi’nden dün çok sayıda roket atılmasını gerekçe göstererek savaş uçaklarıyla bölgeye hava saldırısı başlatmıştı. İsrail’in saldırılarında 14 aylık bir kız bebek ve hamile annesinin de aralarında bulunduğu 7 Filistinli şehit olmuştu. Atılan roketler nedeniyle 1’i ağır 2 İsrailli yaralanmıştı.

İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nde birçok yapıyı hedef aldığı saldırılarda, içinde Anadolu Ajansının (AA) ofisinin olduğu bina da yıkılmıştı.

Bakan Akar: Türkiye, oldubittilere müsaade etmemeye kararlıdır

0

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, “Türkiye, Doğu Akdeniz ve Ege’de uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarının yanı sıra garantör ülke olması nedeniyle KKTC halkının haklarını da her zaman korumaya ve oldubittilere müsaade etmemeye kararlıdır.” dedi.

Akar, Yunanistan yetkililerinin Ege ve Doğu Akdeniz’e yönelik açıklamalarına ilişkin soruları yanıtladı.

Sağduyu, iş birliği çağrısında bulunan Bakan Akar, Türkiye’nin haklarını korumada kararlı olduğunu belirtti. Ege ve Doğu Akdeniz’de bulunan enerji kaynaklarının barış, diyalog ve ortak kalkınmaya köprü olması gerektiğini ifade eden Akar, barış dolu bir gelecek için tüm kıyıdaşların mutabakatıyla deniz yetki alanları sınırlarının belirlenmesinin şart olduğunu söyledi.

Bölgede uluslararası hukuku istismar ederek yapılan gasp girişimlerine göz yumulmayacağının altını çizen Akar, “Türkiye, Doğu Akdeniz ve Ege’de uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarının yanı sıra garantör ülke olması nedeniyle KKTC halkının haklarını da her zaman korumaya ve oldubittilere müsaade etmemeye kararlıdır.” diye konuştu.

İyi komşuluk çağrısı

Türkiye’nin, tüm sorunların uluslararası hukuk, iyi komşuluk, karşılıklı iyi niyet ve saygı çerçevesinde, diyalog ve müzakere yoluyla, barışçıl yöntemlerle çözülebileceğine inandığını dile getiren Akar, bu prensip doğrultusunda hareket ettiğini, muhataplarından da aynı hassasiyeti beklediğini vurguladı.

Başka devletlerin bir karış toprağında dahi gözü olmayan Türkiye Cumhuriyeti’nin, uluslararası hukuka uymayı kendisine ilke edindiğini vurgulayan Akar, “Türkiye Cumhuriyeti, milli hak ve menfaatlerini etkin, caydırıcı ve saygın milli güç unsurlarıyla gerektiğinde korumaya da hazırdır.” mesajı verdi.

Bakan Akar, karşılıklı güven, barış ve istikrarı zedeleyen adımlardan uzak durulması gerektiğini de kaydetti.

Özyiğit: Diploma denklikleriyle ilgili sorun yok

0

Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Cemal Özyiğit, YÖKSİS Sistemi üzerinde teknik çalışmalar ve güncellemeler yapıldığını belirterek, YÖK Başkanı Yekta Saraç ile görüştüğünü ve diploma denklikleri ile ilgili herhangi bir sorunun bulunmadığını açıkladı.Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı Basın Bürosu’ndan yapılan açıklamaya göre, Özyiğit, YÖKSİS sisteminin sürekli güncellenen bir program olduğunu anımsatarak, sistem üzerinde yapılan teknik çalışmalar ve güncellemeler esnasında sistemin kısa süreli ve kademeli olarak kapatıldığını söyledi.Yapılan çalışmalardan dolayı sistemde yapılan kapatma işleminin farklı algılandığını ve bir sorun varmış gibi anlaşıldığını ifade eden Özyiğit, YÖK Başkanı Yekta Saraç ile görüşerek geçmişte verilen diploma denklikleri ile ilgili herhangi bir sorunun bulunmadığı bilgisini teyit ettiğini belirtti.Sistem üzerindeki teknik çalışmaların da tamamlanarak eski haline getirildiği bilgisini aldığını ve endişe edilecek bir durumun olmadığını vurgulayan Özyiğit, bakanlık olarak gelişmeleri yakından takip ettiklerini, bu doğrultuda da önümüzdeki haftalarda YÖK Başkanı Yekta Saraç ile bir araya gelerek, yüksek öğrenimdeki bütün hususları ele alacaklarını sözlerine ekledi.

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu yarın toplanacak

0

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu yarın saat 10.00’da toplanacak.

Genel Kurul’un gündeminde, İstatistik Kurumu (Kuruluş, Görev ve Çalışma Esasları) Yasa Tasarısı ile Hukuk, Siyasi İşler ve Dışilişkiler Komitesinin, Boşalan Yayın Yüksek Kurulu Üyeliği İçin Önerilen Adayın Değerlendirilmesine İlişkin Raporu bulunuyor.

Hukuk, Siyasi İşler ve Dışilişkiler Komitesi, Yayın Yüksek Kurulu üyeliği için, Cumhuriyet Meclisi’nde grubu bulunan siyasal partilerden Halkın Partisi’ni temsil eden Hasan Hastürer’in istifa etmesi nedeniyle boşalan üyeliğe oybirliğiyle Ali Fahrioğlu’nun Genel Kurul’a salık verilmesini kararlaştırmıştı. (BRT)

Binali Yıldırım: YSK zannediyorum yarından itibaren bir karara varacak

0

AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım, sabah namazını Pendik’te Amine Hatun Camii’nde kıldıktan sonra gazetecilere açıklamalarda bulundu.

“Karar YSK’nındır”

“Seçimler sonrası gelişen olayların hukuki bir sürece girdiğini” belirten Yıldırım, şunları kaydetti:

“Yüksek Seçim Kurulu da (YSK) İstanbul seçim sonuçlarına göre de partimizin ve MHP’nin şikayetlerini inceledi. Zannediyorum yarından itibaren bir karara varacak. Başından beri söylediğimiz birşey var, tek karar merci YSK’dır. Herkesin bu karara rıza göstermesi gerekir. Biz bunun sonucunu bekliyoruz. Bu seçim sonrası olaylar, yanlışlıklar, olaylarla ilgili her şeyi söyledik, bize düşen beklemektir.

Zaman zaman çeşitli yorumlar yapılıyor, dün bir yazar iptal edilebilir, reddedilebilir veya İmamoğlu’ndan alınıp bir başkasına verilebilir diye. Öyle bir şey yok. Sonuçlar alınıp bir başkasına verilmesi gibi sonucu yok. Tamamen yanlıştır. Öyle bir talebi ne partimiz ne de biz yaptık. Milletin iradesi sandıkta tecelli etmiştir. Vatandaşların verdiği oyların hak edilen yere gidip gitmediğinin mücadelesini verdik, üzerimize düşeni yaptık. Karar YSK’nındır.”

Cemaatle kahvaltı yaptı 

Yıldırım, ramazan ayı ve Anneler Günü’nün hatırlatılması üzerine bu akşam ilk teravihin yapılacağını ve sahura kalkılacağını söyledi.

Tüm vatandaşların ramazanını tebrik eden Yıldırım, “Ramazan, rahmet, bereket ayıdır. İnşallah en güzel şekilde ihya etmeyi Allah nasip eder diye dua ediyoruz” dedi.

Yıldırım, “Annelerimiz, bizim her şeyimiz. Cennet annelerimizin ayağı altındadır diyor Peygamberimiz. Genç yaşta annesini kaybetmiş biri olarak anne hasretini herkes bilir ama ben yaşayarak biliyorum. Bizi dünyaya getiren, ülkeye hizmet imkanı veren eli öpülesi annelerin gününü kutluyorum. Annelerimiz evlatlarını ülkeye, millete, vatana güzel hizmet etsin diye yetiştirdiler. Terörün şehit ettiklerine rahmet diliyorum” ifadelerini kullandı.

Açıklamalardan sonra Yıldırım, cemaatle kahvaltı yapıp camiden ayrıldı.

ABD’den İsrail’in, AA ofisinin de vurulduğu hava saldırılarına destek

0

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Morgan Ortagus, Anadolu Ajansı (AA) muhabirinin sorusuna verdiği yanıtta, İsrail ordusunun Gazze’de düzenlediği hava saldırısında AA ofisinin de bulunduğu binayı vurmasına ilişkin herhangi bir değerlendirmede bulunmazken, Gazze’den İsrail’e roket atılmasına tepki gösterdi.

“İsrail’in yanındayız”

Sözcü Ortagus, “ABD, Gazze’den Hamas ve Filistin İslami Cihad’ın İsrail’deki masum sivillere ve toplumlara yönelik devam eden yoğun roket atışını kınıyor. Şiddetin sorumlulularına derhal bu saldırganlığı durdurma çağrısında bulunuyoruz” ifadesini kullandı.

Ortagus, “İsrail’in yanındayız ve menfur saldırılara karşı kendini savunma hakkını tam destekliyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

İsrail’den AA’ya saldırı

İsrail ordusu, dün, abluka altındaki Gazze Şeridi’nde Anadolu Ajansı ofisinin de bulunduğu binaya hava saldırısı düzenlemiş, İsrail savaş uçaklarının en az 5 roketle gerçekleştirdiği saldırıda bina tamamen yıkılmıştı.

AA çalışanlarının durumunun iyi olduğu belirtilirken, saldırıda can kaybı olup olmadığına ilişkin henüz kesin bilgi bulunmuyor.

İsrail ordusu, Gazze’den atılan roketleri gerekçe göstererek bölgeye hava saldırıları başlatmıştı.

Arap Birliğinden uluslararası camiaya “İsrail’i durdurun” çağrısı

0

Arap Birliği tarafından yapılan yazılı açıklamada, BM, Orta Doğu Dörtlüsü ve dünyadaki insan hakları komisyonlarına yapılan çağrıda, Filistin halkına himaye sağlanması ve İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını durdurmaya zorlanması istendi.

Açıklamada, Filistin halkına himaye konusunda gerekli mesuliyetin alınması çağrısında da bulunuldu.

BM Genel Kurulu Kasım 2018’de işgal altındaki Filistin halkına uluslararası bir himaye sağlanması yönünde karar almıştı. Alınan uluslararası karar ABD’nin büyük desteğine sahip İsrail’in kabul etmemesi sebebiyle henüz uygulama imkanı bulamadı.

Merkezi Kahire’de bulunan Arap ülkelerinin en yüksek siyasi kuruluşu Arap Birliğinin bölgedeki sorunların çözümüne ilişkin bu ve benzeri açıklamalarının çoğunlukla dünyada herhangi bir karşılık bulmaktan uzak olduğu gözleniyor.

Gazze Şeridi’nde cuma günü “Büyük Dönüş Yürüyüşü” gösterileri sırasında keskin nişancı ateşiyle iki İsrail askerinin yaralanmasının ardından şiddet tırmanmıştı. İsrail tarafından sivil yerleşim bölgelerine düzenlenen hava saldırılarına karşılık Gazze’den roket atışları başlamıştı.

Son hava saldırılarıyla dünden bu yana Gazze Şeridi’nde şehit düşen Filistinli sayısı 7’ye yükselmişti. Kaynakların belirttiği yaralı sayısı da 43’e çıkmıştı.