Ana Sayfa Blog Sayfa 8754

ABD’de yolcu uçağı pistten çıktı

0

Amerikan basınında yer alan haberlere göre, son günlerde Endonezya ve Etiyopya’da yaşanan kazalarla gündeme gelen Boeing’in 737 modeli yolcu uçağı Florida eyaletinde pistten çıktı.

Küba’nın Guantanamo Körfezi’nden kalkan ve 136 yolcu taşıyan uçağın Jacksonville’daki bir havalimanına iniş yaptıktan sonra pistten çıkarak St. John Nehri’ne sürüklendiği kaydedildi.

Herhangi bir can kaybının yaşanmadığı olayda 2 kişinin hafif yaralandığı belirtildi.

Boeing 737 Max 8 krizi

Etiyopya Hava Yollarına ait Boeing 737 Max 8 tipi yolcu uçağı, 10 Mart’ta Addis Ababa’dan Kenya’nın başkenti Nairobi’ye gitmek için havalandıktan kısa süre sonra düşmüş, uçaktaki 157 kişi hayatını kaybetmişti.

Endonezya’da ise Lion Hava Yollarına ait “JT 610” sefer sayılı Boeing 737 Max 8 tipi uçak, 29 Ekim 2018’de, Cakarta’dan Sumatra Adası’ndaki Pangkal Pinang şehrine gitmek üzere havalandıktan kısa bir süre sonra denize çakılmıştı. 189 kişinin yaşamını yitirdiği kaza, bu tip uçakların ilk kazası olarak tarihe geçmişti.

Etiyopya’daki son kazanın ardından aralarında Türkiye, Çin, Etiyopya, İngiltere, Almanya, Fransa, Hollanda, Avusturya’nın da aralarında olduğu birçok ülke “Boeing 737 Max” tipi uçakların operasyonlarını geçici olarak durdurmuş ve hava sahalarını bu uçuşlara kapatmıştı.

ABD’li uçak üreticisi Boeing, 737 Max tipi uçakların MCAS adlı sistemi için güncelleme duyurusu yapmıştı. Firma, 737 Max tipi uçakların hücum açısı sensörlerinin, uçakların yunuslama istikrarını desteklemek amacıyla tasarlanan MCAS yazılımına yanlış veri sağlaması durumunda, ek güvenlik katmanları sağlayacak bir güncellemenin tamamlandığını açıklamıştı.

İsrail’in son saldırılarında 2 Filistinli şehit oldu

0

Gazze’nin merkezindeki Aksa Hastanesi ve bölgedeki kaynakların verdiği bilgiye göre, kentin orta kesimlerindeki el-Bureyc mülteci kampına yapılan hava saldırıları nedeniyle 2 Filistinli şehit düştü.

Öte yandan Gazze’nin batısındaki Şatı mülteci kampına yönelik hava saldırısında da 3 Filistinlinin yaralandığı belirtildi.

Son hava saldırılarıyla dünden bu yana Gazze Şeridi’nde şehit düşen Filistinli sayısı 7’ye yükseldi. Kaynakların belirttiği yaralı sayısı da 43’e çıktı.

Gazze’nin çeşitli noktalarına hava saldırıları sürerken, ara ara topçu ateşleri de kentin belirli noktalarını vuruyor. Akdeniz sahilinden de İsrail Deniz Kuvvetlerine ait gemilerle yapılan atışlarla Gazze Limanı ve çevresindeki bazı yerleşim birimleri hedef alındı.

İsrail ordusu, abluka altındaki Gazze Şeridi’nden dün çok sayıda roket atılmasını gerekçe göstererek savaş uçaklarıyla bölgeye hava saldırısı başlatmıştı. İsrail’in saldırılarında 14 aylık bir kız bebek ve hamile annesinin de aralarında bulunduğu 5 Filistinli şehit olmuştu. Atılan roketler nedeniyle biri ağır 2 İsrailli yaralanmıştı.

İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nde birçok yapıyı hedef aldığı saldırılarda içinde Anadolu Ajansının (AA) ofisinin bulunduğu bina da yıkılmıştı.

Gazze Şeridi’nden cuma günü de sınırda keskin nişancı ateşi açılmış ve 2 İsrail askeri yaralanmıştı. Bunun üzerine İsrail ordusunun Gazze’ye düzenlediği hava saldırısında 2 Filistinli şehit olmuştu. Ayrıca yine cuma günü Gazze Şeridi sınırında 30 Mart’tan bu yana yapılan barışçıl “Büyük Dönüş Yürüyüşü” gösterilerine katılan 2 Filistinli, İsrail askerlerince açılan ateş sonucu şehit edilmişti. 

Facebook Kur’an-ı Kerim yakan Danimarkalının hesabını askıya aldı

0

Danimarka’da yaklaşan parlamento seçimleriyle birlikte, son aylarda Müslümanların yoğunlukla yaşadığı semtlerde Kur’an-ı Kerim yakarak İslam ve Müslümanlara hakaret yoluyla, seçimlere girmek için gerekli imzayı toplayan aşırı sağcı Rasmus Paludan, Danimarka medyasına yaptığı açıklamada, kişisel Facebook hesabının askıya alındığını söyledi.

Paludan, Facebook hesabının, platform üzerinden yaptığı ve Müslümanlara hakaret içeren bir fotoğraf yüzünden askıya alındığını açıkladı.

Danimarka medyasına açıklamalarda bulunan Facebook Nordik İletişim Direktörü Peter Münster olayı doğrularken, Facebook’ta kuralların herkes için eşit olduğunu vurguladı.

Libya Yüksek Devlet Konseyi: Güvenlik zaafiyetinin sebebi Hafter’in açgözlülüğü

0

Konsey tarafından yapılan yazılı açıklamada, ülkenin güneyindeki Sebha kentinde düzenlenen saldırıya atıfta bulunularak, bu bölgede oluşan güvenlik zaafiyetinin, “Hafter’in açgözlülüğünden” kaynaklandığı ifade edildi.

 Trablus’a yönelik saldırının, teröristlerin güneyde serbestçe hareket etmesine zemin hazırlayan bir güvenlik boşluğu oluşturduğu bildirildi.

Sebha’daki askeri eğitim karargahına yönelik saldırının kınandığı açıklamada, güneydeki durumun endişeyle takip edildiği vurgulandı.

Sebha Belediye Başkanı Hamid el-Hayali bugün Sebha’da, Hafter birliklerine bağlı askeri karargaha düzenlenen saldırıda 9 kişinin öldüğünü, ilk bulguların saldırıyı terör örgütü DEAŞ militanlarının düzenlediğine işaret ettiğini belirtmişti.

Genarel Hafter, başkent Trablus’u ele geçirmek için 4 Nisan’da saldırı emri vermiş, bunun üzerine UMH birlikleri de Burkan el-Gadab operasyonunu başlatmıştı.

Dışişleri Bakanlığından İsrail’in saldırılarına kınama

0

İsrail ordusu, abluka altındaki Gazze Şeridi’nde içinde Anadolu Ajansının ofisinin de bulunduğu binayı vurdu.

İsrail’in Gazze’ye yönelik başlattığı saldırılara bir tepki de Dışişleri Bakanlığından geldi. 

Bakanlıktan yapılan açıklada, “İsrail’in Gazze’de dünden bu yana çok sayıda masum insanın hayatını kaybetmesine veya yaralanmasına neden olan ve Anadolu Ajansının binasını da hedef alan ayrımsız saldırılarını şiddetle kınıyoruz. İsrail’in orantısız eylemleriyle bölgede tırmanan gerginliğin azaltılması için uluslararası toplumu süratle harekete geçmeye davet ediyoruz.” denildi. 

İsrail ordusu, Gazze’den atılan roketleri gerekçe göstererek bugün öğleden sonra bölgeye hava saldırıları başlatmıştı.

Saldırılarda 1’i bebek, 1’i hamile olmak üzere 3 Filistinli şehit olmuş, en az 12 kişi de yaralanmıştı.

İsrail ordusu, önceki yıllarda da bir çok basın kuruluşuna ait binayı hedef almıştı.  

Venezuela’da Guaido’nun “sokağa çıkın” çağrısına yanıt yok

0

Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu devirmek için ABD başta olmak üzere birçok batı ve Latin Amerika ülkesinin desteğini arkasına alan Guaido’nun son protesto çağrısına çok az sayıda muhalif cevap verdi. Sadece iki noktada protesto eylemleri yapılırken, gösterilere ne Guaido ne de milletvekilleri katıldı.

Başkent Caracas’ta muhaliflerin belirlediği protesto noktaları, Devlet Başkanlığına ait resmi konutun bulunduğu La Casona ve muhaliflerin yoğun yaşadığı Chacao’daki Altamira Meydanı dışında boş kaldı.

La Casona çevresinde toplanan ve konuta yürümek isteyen yaklaşık 100 muhalife, güvenlik güçleri izin vermedi. Grup üyeleri bir süre burada bekledikten sonra dağıldı.

Muhalifler, Bolivarcı Ulusal Muhafız Gücü (GNB) mensuplarına, hükümeti desteklemekten vazgeçmeleri çağrısının yer aldığı kağıtlar verdi. Protestoculara müdahale etmeyen GNB mensupları bu kağıtları yaktı.

Güvenlik kordonuna yaklaşan bazı muhaliflerin, güvenlik güçlerini, hükümeti desteklemekten vazgeçirmek için ikna konuşmaları yapmaları dikkati çekti.

Kalabalığın iyice azalmasının ardından GNB mensupları La Casona’daki üslerine geri döndü.

Bir tarafta eylemciler, bir tarafta yoga yapanlar

La Casona’dan eli boş dönen muhaliflerin bir kısmı bölgenin yakınında yer alan Altamira Meydanı’na geçti.

Yaklaşık 50 kişilik grup, yolu kapatan maskeli bir grubun çağrısına yanıt vermedi ve meydanda kaldı. Birçok araç sürücüsünün de maskeli grubu dikkate almadığı ve yollarına devam ettikleri görüldü.

Altamira Meydanı ve La Casona arasında kalan ve önceki protestolarda kapanan Francisco de Miranda Bulvarı’nda sıra dışı bir yoğunluk yaşanmazken, bölgedeki Doğu Parkı’nda bir grubun yoga yapması dikkati çekti.

La Carlota bomboş

Guaido’nun 30 Nisan’da ev hapsini ihlal ederek dışarı çıkardığı Leopoldo Lopez ile denediği ve başarısızlıkla sonuçlanan askeri kalkışmanın hedefindeki La Carlota Hava Üssü’nde de son zamanların en sakin günü yaşandı. La Carlota’nın etrafında muhalif görülmedi.

Juan Guaido’nun hedef gösterdiği Kızılhaç Merkezi’nde de protesto girişimi yaşanmadı. Güvenlik güçlerinin yoğun önlem aldığı bölgede halk günlük yaşamını sürdürdü.

Caracas’taki en büyük askeri yerleşke olan Fuerte Tiuna ve hemen güneyindeki Coche bölgesinde de protesto olmadı.

Venezuela krizi

Aylardır büyük bir siyasi kriz içinde bulunan Venezuela’da muhalefet, 30 Nisan’ın ilk saatlerinde askeri ve sivil bir kalkışma denemesinde bulunmuş ve başarısız olmuştu.

Guaido ve ev hapsini ihlal ederek La Carlota Hava Üssü’nün karşısındaki Altamira Köprüsü üzerine gelen Leopoldo Lopez, bir grup askerle Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu devirmek istemiş ve halkı sokağa çağırmıştı. Muhalifler, bu çağrı üzerine ülkenin birçok kentinde sokağa çıkmış, protestolar daha sonra özellikle Caracas’taki La Carlota etrafında şiddet eylemlerine dönüşmüştü.

Maduro taraftarlarının da sokağa çıkarak devlet başkanlığı sarayı Miraflores etrafında toplandığı günün sonunda, Lopez önce Şili ardından İspanya Büyükelçiliğine kaçmış, Guaido ise video mesajla ortaya çıkmış ve halkı yeniden sokağa çağırmıştı.

Venezuela’da 23 Ocak’ta bir meydanda yemin eden Guaido, kendini geçici devlet başkanı ilan etmiş, ABD başta olmak üzere birçok Latin Amerika ve Batı ülkesinin desteğini almıştı. 

AA Genel Müdürü Şenol Kazancı: Saldırılar bizi asla yıldıramaz

0

İsrail ordusu, abluka altındaki Gazze Şeridi’nde içinde Anadolu Ajansının ofisinin de bulunduğu binayı vurdu.

Anadolu Ajansı Genel Müdürü Şenol Kazancı saldırının ardından açıklama yaptı. 

Kazancı, “Anadolu Ajansı, Filistin’in haklı mücadelesi ve İsrail saldırganlığını tüm dünyaya aktarmaya kesintisiz devam edecek.” ifadelerini kullandı.

Kazancı açıklamasını şu şekilde sürdürdü:

“İsrail Ordusu, Anadolu Ajansı’nın Gazze’de bulunan ofisine bugün akşam saatlerinde bir hava saldırısı yapmıştır. Gazze ofisimizde çalışan arkadaşlarımızın saldırıdan kısa süre önce binayı terketmesi can kaybını önlemiştir.

İsrail Ordusu’nun, Gazze’deki Anadolu Ajansı ofisini ve çalışanlarını doğrudan hedef aldığı son derece açıktır.

Anadolu Ajansı’na ve çalışanlarına yapılan bu saldırı, özgür basına ve kitlelerin haber alma hürriyetine yapılmış bir saldırıdır. İsrail’in bu saldırısı, Filistin’de gazetecilere ve medya kuruluşlarına yapılan ilk saldırı da değildir. Bütün dünyanın bilmesini isteriz ki, bu saldırılar bizi yıldıramaz. Filistin ve Gazze’deki ekiplerimizle, Anadolu Ajansı, Filistin’in haklı mücadelesini ve İsrail saldırganlığını tüm dünyaya aktarmaya kesintisiz devam edecektir.

İsrail’in, sivillere, çocuk, kadın ve yaşlılara yönelik pervasızca saldırıları boyut değiştirmiş ve artık medya kuruluşlarına, basın özgürlüğüne, dünyanın haber alma hakkına yönelmiştir. Geçmişteki saldırılar karşısında gerekli tepkilerin verilmemesi pervasızlığın bariz nedenlerinden biridir. Ülkemizdeki ve dünyadaki tüm basın kuruluşlarını İsrail saldırganlığı karşısında net bir tutum sergilemeye, ortak tepki vermeye ve dayanışmaya davet ediyoruz. Zira Anadolu Ajansı’na yönelik bu saldırı karşısındaki suskunluk İsrail’in başka basın kuruluşlarını hedef almasının önünü açacaktır. Basın Özgürlüğü konusunda duyarlı olduğunu iddia eden ancak saldırı İsrail’den geldiğinde suskunluğa gömülen uluslararası kuruluşlardan samimi tepki beklediğimizi özellikle ifade ediyoruz.

Bu vesileyle Gazze Ofisimizde çalışan arkadaşlarımıza ve ailelerine bir kez daha geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.

Saldırı sonrasında şahsımı bizzat arayarak Ajansımıza geçmiş olsun dileklerini ileten Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere Sayın Bakanlarımıza, Filistin Hükümeti yetkililerine, duyarlılık gösteren kurum, kuruluş ve vatandaşlarımıza yürekten Şükran’larımızı ifade ediyorum.

Tekrar ifade etmeliyim ki, Anadolu Ajansı, dünyanın her yerinde olduğu gibi Filistin ve Gazze’de de çalışmalarını kesintisiz olarak sürdürecektir. Kamuoyunun hızlı ve doğru şekilde bilgilendirilmesi için Ajansımız fedakar çalışanlarıyla görevini her şart altında ifa etmeyi sürdürecektir.” 

Hawaii’de aktif volkanın içine düşen Amerikalı turist yaralı kurtuldu

0

ABD basınında yer alan habere göre, Hawaii Ulusal Parkı’nı ziyaret eden 32 yaşında ismi açıklanmayan ve asker olduğu ifade edilen turistin ayağının kayması sonucu 92 metrelik uçurumdan volkanının içine düştüğü belirtildi. 

Şans eseri krater yerine 21 metre derinde kayanın üstüne düşen turist, iki buçuk saat sonra yaralı kurtarıldı.

Ciddi şekilde yaralandığı belirtilen turist, Hawaii’de bir hastaneye kaldırıldı.  

Esed rejimi ateşkese rağmen İdlib’de saldırılarını sürdürüyor

0

Esed’e bağlı güçler, yine sivilleri hedef aldı. “İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi” sınırları içerisindeki sivil yerleşim yerleri, havadan ve karadan bombalanıyor. Son iki gündür yoğun bombardımanda 27 sivil yaşamını yitirdi, çok sayıda kişi yaralandı. 

Rejim güçleri, Türk Silahlı Kuvvetlerinin “İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi”nde kurduğu gözlem noktasının yakınını da vurdu. Saldırıda gözlem noktasını çevreleyen koruma duvarı isabet aldı.

Saldırının ardından TSK’ye ait bir savaş uçağı eşliğinde 3 helikopterin gözlem noktasına iniş yaptığı öğrenildi.

Saldırıların artmasıyla siviller, yaşadıkları yeri terk etmeye başladı. Saldırıdan kaçan siviller güvenli gördükleri yerleri türkiye sınır hattındaki kamplara göç ediyor. Son 3 ayda, bölgeden 140 bin sivil göç etmek zorunda kaldı.

17 Eylül 2018’de imzalanan Soçi mutabakatı ile İdlib’teki Gerginliği Azaltma Bölgesi’nde ateşkes sağlanmıştı ancak, Suriye rejimine bağlı güçlerin ihlalleri devam etti.

CHP Parti Sözcüsü Öztrak: Altay’ın açıklaması tehdit değil, sadece değerlendirme

0

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, CHP Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi. 

Öztrak, sözlerine, Suriye’nin Azez bölgesinde şehit olan yüzbaşı için rahmet dileyerek başladı.

Faik Öztrak, “Şehit olan yüzbaşımıza Allah’tan rahmet, milletimize, kederli ailesine başsağlığı diliyoruz. Ağır yaralı binbaşımızın da bir an evvel sağlığına kavuşmasını diliyoruz.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın MÜSİAD’ın toplantısında bir konuşma yaptığına işaret eden Öztrak, “Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı bir konuşma yaptı. Bu konuşmada aynı zamanda Cumhurbaşkanı olan Adalet ve Kalkınma Partisinin Genel Başkanı, ‘İstanbul seçimlerinde oyun var, şaibe var, yolsuzluk var. YSK seçimleri yenilesin. Hem kendisini aklasın hem de milleti rahatlatsın’ demiş. Ortada bir oyun olmadığı belli. Şaibe de yok. Ama ortada bir şey var. Ortada hazımsızlık, ortada mızıkçılık var.” ifadelerini kullandı.

Faik Öztrak, AK Parti’nin tüm itirazlarının maddi temelden yoksun çıktığını ileri sürerek, “En son Genel Başkan Yardımcımız Twitter hesabından açıklamış. 46 bin 426 kişinin usulsüz oy kullandığını iddia ediyordu AK Parti. İncelemede bu 46 bin 426 itirazın sadece 766’sı incelemeye değer görüldü. Fark kaç? 13 bin küsur. Demek ki sonucu değiştirecek bir şey yok.” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “YSK kendini aklasın” sözlerini aktaran Öztrak, şöyle devam etti:

“En vahimi, bu ülkenin Cumhurbaşkanı olan Adalet ve Kalkınma Partisinin Genel Başkanı’nın ‘YSK kendisini aklasın’ demesidir. Anayasa madde 104 Cumhurbaşkanının görev ve sorumluluklarını belirliyor. Orada diyor ki; ‘Devlet organlarını düzenli ve uyumlu çalışmasıyla görevlidir’ diyor. Baştan beri söylüyoruz. Türkiye’de ucube bir Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi kuruldu. Bakın, şimdi ortaya neler çıkıyor? Anayasa’da devletin organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetmekle görevli Cumhurbaşkanının söyleyeceği bu laf mı?”

“YSK hangi şaibeye neden oldu, çıkıp kendini aklayacak?”

“Ellerinde hangi bilgi var? YSK hangi şaibe, hangi yolsuzluğa neden olmuş da şimdi çıkıp kendini aklayacak?” sorunu yönelten Faik Öztrak, “Bırakın artık YSK’yi baskı altına almayı, şimdi YSK’yi zan altına da almaya başladılar.” şeklinde konuştu.

Öztrak, YSK’nin yaptığı 16 Nisan referandumunda, 24 Haziran Cumhurbaşkanlığı seçiminde, milletvekili seçiminde, 31 Mart’ta yapılan ilçe belediye başkanları seçiminde ve belediye meclislerinin seçiminde bir sorun olmadığını belirterek, şöyle konuştu:

“Ama bir tek vatandaşın kendilerine vermediği, Ekrem İmamoğlu’na, CHP’ye, Millet İttifakı’na verdiği İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinde sorun var. Sorunu da neredeyse şaibe, yolsuzluk ithamlarını muhalefet partilerine yöneltiyorlar. Baştan beri söylüyorum. Seçimde yolsuzluk varsa, o yolsuzluğu gücü elinde tutanlar yapar.”

“Yukarıdan aşağı, soldan sağa sayıyorlar”

İstanbul için incelemelerin devam ettiğini belirten Faik Öztrak, “Yukardan aşağı sayılıyor, sağdan sola sayılıyor, maddi temeli olan hiçbir iddia ortaya çıkmıyor. Ama üzerinden bir aydan fazla zaman geçmesine rağmen bir türlü Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile ilgili itirazları durmuyor.” değerlendirmesinde bulundu.

“Şimdi bir de yeni bir şey çıkmış. AK Parti Genel Başkanı seçimlerin yenilenmesi için yeni bir kriter ortaya koymuş. Diyor ki; ‘Dünyanın her yerinde yarım puan, bir puan fark olursa seçim yenilenir’. AK Parti Genel Başkanı artık şu kılavuzlarını değiştirsin.” ifadelerini kullanan Öztrak, şunları dile getirdi:

“Çünkü dünyanın hiçbir yerinde böyle bir seçim hukuku yok. Bakın 2000 seçimleri, ABD Başkanlık seçimleri. Bush, Al Gore karşısında seçimleri 500 oyla kazandı. Nerde yüzde 1, yüzde yarım? Nereden çıkıyor bunlar anlamak mümkün değil. Sonra biraz daha ileriye gidiliyor. YSK’ye baskı yapılmak için CHP hedef gösteriliyor. Ondan sonra da deniliyor ki bu seçimin yenilenmesi, beka meselesidir. CHP’yi, partimizi, Kuvayımilliyenin devamı olan, Kurtuluş Savaşı meydanlarında emperyalizme karşı bir milletin yürüttüğü en büyük savaş olan, Kurtuluş Savaşı meydanlarında kurulmuş olan partimize sürekli kara sürme, on parmakta on kara, bu karaları partimize çalmaktan bir türlü vazgeçmiyorlar.”

“Nedir yani beka meselesi? Bizim belediye başkanlarımızın gelir gelmez kendilerinin belediye binalarının kapısından indirdiği ‘T.C.’ ibarelerini yeniden astırmak mıdır beka meselesi?” diye soran Faik Öztrak, esas beka meselesinin ekonomi olduğunu savunarak, şu değerlendirmede bulundu:

“Milletin mutfağını, aşını, işini yangın yerine çeviren ekonomik meseleleri unutup, kalkıp kendi koltuklarının peşinden koşanlar esas bu milletin beka meselesi. Şimdi bir hukuk cinayeti tasarlanmış. Hatırlayın hem 2 Nisan’da Dolmabahçe’de bu hukuk cinayetinin eyleme geçirilmesiyle ilgili düğmeye basılmıştı. CHP’nin sandıkta kazandığı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini masada çalmak için bu düğmeye basılmıştı. Bu cinayete azmettiren de bu cinayeti işleyenler de sonunda soluğu Yüce Divan’da alabilirler. Suriye’den her gün şehitlerimiz geliyor. Bunu konuşamıyoruz.

2,5 milyon istihdamdan bahsediliyor. Biz de şunu söylüyoruz. Siz 2,5 milyon istihdam yaratmaktan bahsediyorsunuz. Son bir yılda 872 bin vatandaşımız bırakın yeni işe başlama, işini kaybetti, işten atıldı. Nerede 2,5 milyon istihdam. İşsiz sayısı 8 milyon 300 bini aştı. Dünyadaki 96 ülkenin nüfusundan daha fazla bizim işsiz sayımız. Bu beyler Suriye’de Emevi camisinde namaz kılacağız diye yola çıktılar. Sonunda 3,5 milyon Suriyeli ülkemize sığınmak zorunda kaldı.”

“YSK ancak içtihatlara uygun karar verirse aklanır”

Öztrak, “Çıkmış diyorlar ki ‘Biz bugüne kadar YSK konusunda hiç konuşmadık. Sustuk, içimize attık’. Ne susması? Artık susmalarının zamanı geldi bence. Ekrem İmamoğlu’nun kazandığını kabul etmelerinin zamanı geldi. Çünkü orada milletin dertleri derman bekliyor. Memleketin gerçek meselelerine odaklanmalarının zamanı geldi. YSK’yi aklayacak tek bir şey vardır. YSK’nin seçim hukukuna ve bugüne kadar yapmış olduğu kendi içtihatlarına, geçmiş kararlarına uygun davranması, buna göre karar vermesidir.” dedi.

Faik Öztrak, konuşmasının sonunda ramazanı kutladı ve “Lütfen milletimizin dertlerine odaklanın, sükun içinde bırakın. Rahat ettirin, huzur içinde bir ramazan geçirmesini sağlayın.” mesajlarını verdi.

“Altay’ın açıklaması tehdit değil, sadece değerlendirme”

Gazetecilerin, CHP Grup Başkanvekili Engin Altay’ın İstanbul seçimleriyle ilgili sözlerini sorması üzerine de Öztrak, “Tehdit şöyle olur. Engin Altay çıkıp deseydi ki; ‘Ben sizi Kızılay’da yürütmem, şöyle böyle yaparım’. O tehditti. Değerlendirmede bulunuyor Grup Başkanvekilimiz. Ve öyle gözüküyor ki YSK de bunu bir tehdit olarak algılamamış. Ama Cumhurbaşkanı, ülkenin bir kurumuna bunu yaparsanız aklanırsınız dediği zaman bu tehdittir, bu zan altında bırakmaktır.” ifadelerini kullandı.