Ana Sayfa Blog Sayfa 8869

Corbyn’e uyarı: Ya yeni referandumu zorlarsın, ya da milyonlarca seçmeni kaybedersin

0
Corbyn'e uyarı: Ya yeni referandumu zorlarsın, ya da milyonlarca seçmeni kaybedersin

İşçi Partisi’nin Avrupa Parlamentosu’ndaki temsilcilerinin lideri parti lideri Jeremy Corbyn’i Brexit’e karşı olan seçmeni kaybetmemek için yeni bir AB referandumunun desteklenmesi gerektiği konusunda uyardı. Uyarıda, Brexit’e karşı çıkan bu genç kuşağın İşçi Partisini bırakıp başka partilere yöneleceği vurgulandı.

İşçi Partisi’nin Avrupa Parlamentosu’ndaki 20 temsilcisinin lideri olan Richard Corbett, İşçi Partisi’nin gelecek ay yapılacak AB seçimlerinin öncesindeki manifestosunda çok net bir şekilde ikinci bir referandumu desteklemeyi beceremezse, milyonlarca Brexit karşıtının partiyi terk edeceğini söyledi.

Diğer Brexit karşıtlarının yanısıra bir genç kuşağın belirsiz bir biçimde Brexit karşıtlığı yapan diğer partilere yöneleceği üzerinde duruluyor.

Eski İşçi Partisi dışişleri bakanı milletvekili Margaret Beckett de gelecek genel seçimler de dahil partinin bu konuda açık bir tutum sergilemezse bedel ödeyeceğini söyledi.

İstanbul seçiminin galibi CHP İstanbul İl Başkanı Dr. Canan Kaftancıoğlu kimdir?

0
İstanbul seçiminin galibi CHP İstanbul İl Başkanı Dr. Canan Kaftancıoğlu kimdir?

Siyaset ile ilgili olan vatandaşlar son günlerde Canan Kaftancıoğlu’nun adı sık sık duymaya başladı. Peki siyasi geçmişi ile de çok konuşulan Canan Kaftancıoğlu kimdir, aslen nerelidir, kaç yaşındadır ve eşi Ali Naki Kaftancıoğlu ne iş yapar? Aslen Ordulu olan Canan Kaftancıoğlu 1972 doğumlu ve tıp fakültesi mezunu. İşte Canan Kaftancıoğlu’nun hayat hikayesine dair detaylar…

CANAN KAFTANCIOĞLU KİMDİR?

 Canan Kaftancıoğlu 1972 Ordu doğumlu. İlk, orta ve lise eğitimini Ordu’da tamamladı. 1995 yılında İstanbul Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Sivas Suşehri Devlet Hastahanesi acil biriminde hekim olarak çalıştı. 1997 yılında İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı’nda Adli Tıp ihtisasına başladı. TiHV(Türkiye İnsan Hakları Vakfı) ‘de vaka taraması yaparak “İşkence Olgularının Adli Tıbbi Değerlendirilmesi” isimli teziyle ihtisasını tamamladı.

chp-kaftancioglu-16-9-1548618462-16-l8zt.jpg

İletişim yayınlarından Müge Tuzcuoğlu derlemesi “Roboski İstenmeyen Çocuklar” ve Um:Ag yayınlarından Eren Aysan derlemesi “Bir Eflatun Ölüm” isimli kitaplara yazı katkısı sunmuştur.

Bilimsel ve sosyal alanlarda yayınlanmış yüzü aşkın makalesi vardır. Birleşik Haziran Hareketi geçici yürütmesinde görev almıştır. Ümit Kaftancıoğlu Öykü Ödülleri düzenleme komitesindedir.

5a5dfbb5ae78490f401a5519-16-9-15555-ygh7.jpg

ALİ NAKİ KAFTANCIOĞLU KİMDİR: 2011-2012 yılları arasında CHP İstanbul Basın, Kültür ve İletişimden sorumlu il başkan yardımcılığı, 2012-2014 yılları arasında İl başkan vekilliği, basından sorumlu il başkan yardımcılığı görevini sürdürmüştür. Halen kurucu ortağı olduğu özel bir sağlık kuruluşunda genel koordinatör olarak çalışmaktadır. Dr. Ali Naki Kaftancıoğlu ile evli olup Çağım Işık isminde bir kızı bulunmaktadır.

Ali Naki Kaftancıoğlu CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun eşi, 1980 yılında cinayet sonucu yaşamını yitiren yazar ve gazeteci Ümit Kaftancıoğlu’nun oğludur. İstanbul Erkek Lisesi’ni tamamlamış ardından İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunudur. Çocuk Doktoru olarak görev yapan Ali Naki Kaftancıoğlu 2001 yılında Canan Kaftancıoğlu ile evlenmiştir. Bu evliliğinden iki çocuğu vardır. Günümüzde Özel Işık Tıp Merkezi’nde çalışmalarını sürdürmektedir.

Eşi ile birlikte sıkça yurt dışı seyahatleri ve motosiklet tutkusu ile tanınmaktadır. Ali Naki Kaftancıoğlu baba tarafından aslen Ardahan Hanak’lıdır.

1839574-bowu1l-qrpz.jpg

Muğla’da toplu arı ölümü

0
Muğlada toplu arı ölümü

Karahayıt Mahallesi Sivri Kaya mevkisinde arıcılık yapan Mehmet Ali Çoban, bakıma gittiği kovanlarındaki bazı arıların öldüğünü fark etti.

Durumun bildirilmesi üzerine Milas Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri bölgede inceleme başlattı.

Arılara verilen şerbet ile canlı ve ölü arılardan alınan numuneler, Bornova Veteriner Kontrol Araştırma Enstitüsü Müdürlüğüne gönderildi.

Mehmet Ali Çoban, gazetecilere yaptığı açıklamada, 35 yıldır arıcılık yaparak geçimini sağladığını belirterek, toplu arı ölümleriyle ilk kez karşılaştığını söyledi.

Toplam 450 kovanının bulunduğu alandaki bazı kovanlarda arı ölümlerinin gerçekleştiğini dile getiren Çoban, “Ekiplerin yaptığı incelemede 103 kovanda arılarımın tamamının öldüğü tespit edildi. Yaklaşık 50 bin lira zararım var. Yetkililerden isteğim, bu arı ölümlerinin sebebinin belirlenmesi ve bir daha yaşanmaması için önlem alınmasıdır.” diye konuştu.

Kaynak: AA

Mısır’da Sisi’yi 2030’a kadar koltukta tutmak için referandum

0
Mısır'da Sisi'yi 2030'a kadar koltukta tutmak için referandum

Mısır’da halk, Abdülfettah el Sisi’nin görev süresini 2030’a kadar uzatmanın önünü açacak olan anayasa değişikliği paketini oylamak için sandık başında. Üç gün sürecek oylamadan düzenlemeye onay çıkması bekleniyor. 61 milyon seçmenin olduğu Mısır’da referanduma ilişkin resmi sonuçların, son oy verme günü olan Pazartesi’den sonra netleşeceği belirtiliyor.

Mısırlıların onayına sunulan anayasal değişiklik, devlet başkanının iki dönem görev yapmasına olanak sağlıyor, 64 yaşındaki Sisi’ye ise üçüncü kez seçilme imtiyazı tanıyor. Eğer kabul edilirse, Sisi’nin şu an dört yılla sınırlı olan görev süresi de altıya çıkacak. Anayasa değişikliği kapsamında Sisi’nin yargı üzerindeki denetimi, ordunun da Mısır siyasi hayatındaki nüfuzunu artırması mümkün hale gelecek.

Ägypten stimmt über Ausbau der Macht des Präsidenten ab

Değişiklik paketi, Sisi’nin destekçilerinin ağırlıkta olduğu parlamentodan büyük oy çoğunluğuyla geçmişti.

Anayasal değişiklik Mısır Parlamentosu tarafından Salı günü onaylanmıştı. 596 sandalyeli parlamentoda 531 milletvekili düzenlemeye destek vermişti. Sisi’nin destekçilerinin ağırlıkta olduğu parlamento 2015 yılında göreve başladı.

Muhalefet Sisi’ye tepkili

Muhalefet partileri, anayasal değişikliğini ülkeyi otoriterliğe sürükleyeceği gerekçesiyle eleştiriyor. Anayasa değişikliğine karşı olanların güçlü bir kampanya yürütmesine izin verilmedi. Kampanya sürecinde 30 binden fazla internet adresine erişim engellendi.

İnsan Hakları İzleme Örgütü, anayasal değişiklikleri Sisi’nin otoriter yönetimini güçlendirme çabası olarak nitelendiriyor. Af Örgütü de parlamentonun düzenlemeye onay vermesini “insan haklarını hiçe saymak” olarak değerlendirerek eleştirmişti. Hükümet ise anayasal değişikliğin terör tehdidi karşısında Mısır’ın istikrarını güçlendireceğini savunuyor.

Sisi, Mısır’da Hüsnü Mübarek yönetiminin halk ayaklanması ile devrilmesinin ardından demokratik yolla seçilen ilk lider olan Muhammed Mursi’nin iktidarına son vererek göreve gelmişti. Sisi yönetimi, muhaliflere yönelik sert bir politika izleyerek, Mursi’nin liderliğini yaptığı Mısır’daki Müslüman Kardeşler adlı siyasi hareketin üyeleri başta olmak üzere binlerce kişiyi hapse atmıştı.

Sarı Yelekler 23. haftada ‘ulusal birlik’ söylemine karşı yine sokaklarda

0
Sarı Yelekler 23. haftada 'ulusal birlik' söylemine karşı yine sokaklarda

Fransa’da Kasım ayında akaryakıt zamlarına karşı başlayan ve Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un istifası talebiyle süren Sarı Yelek eylemleri 23. haftasına girdi.

Dün, Paris Emniyet Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, Sarı Yelekler’in Paris’in Champs-Elysees Caddesi ve çevresinde eylem düzenlemesine izin verilmediği belirtilmişti. 

Açıklamada ayrıca, pazartesi günü çıkan yangında büyük hasar görmesi nedeniyle 856 yıllık Notre Dame Katedrali’nin çevresinde de eylem yapılmasının yasaklandığı kaydedilmişti. 

Ancak Sarı Yelekler, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron yönetimine karşı seslerini bir kez daha duyurmak için bugün de sokaklarda. 

Bir grup patronun Notre Dame’ın yeniden inşası için 1 milyar avro bağışlayabileceğini vaad etmesini eleştiren Sarı Yelekliler, “Notre Dame’i yeniden inşa etmek için onlarca milyon dolar verebilirse, ‘sosyal acil durum’a verecek paralarının olmadığını söylemeyi bıraksınlar” dedi.

Sabah saatlerinde başlayan eylemlere kısa bir süre sonra polis tarafından biber gazıyla müdahalede bulunulurken en az 128 kişi gözaltına alındı. Bazı eylemciler müdahale sırasında yaralandı. ​​

​AFP, yaklaşık 200 göstericinin Elysee Sarayı’na gitmek istediğini ancak polis tarafından durdurulduklarını açıkladı. 

MACRON’UN DÜŞÜŞÜNE NOTRE DAME FRENİ

Öte yandan kamuoyu anketlerinde Cumhurbaşkanı Macron’un Sarı Yelek eylemlerinin başladığı kasım ayından bu yana 32 puan ile en yüksek seviyeye ulaştığı açıklandı. Macron, Notre Dame Katedrali’nde meydana gelen yangının ardından olayla bizzat ilgilendiğini ve katedralin hasar gören bölümlerinin beş yıl içerisinde yeniden inşa edileceğini açıklamasının puan artışında etkili olduğu belirtiliyor. Ayrıca anket sonuçlarına göre katılımcıların bir kısmının Notre Dame yangını nedeniyle Sarı Yelek eylemlerinin “ulusal birlik” adına bekletilmesi gerektiğini savunduğu aktarıldı.

Fransa’da akaryakıt zamlarına karşı 17 Kasım’dan beri sokakları dolduran Sarı Yelekliler “zenginlerin cumhurbaşkanı” olarak anılan Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un istifasını talep ediyor.

Devrik Sudan lideri El Beşir’in evinde 130 milyon dolardan fazla nakit bulundu

0
Devrik Sudan lideri El Beşir'in evinde 130 milyon dolardan fazla nakit bulundu

Güvenlik güçleri, evde Euro, ABD Doları ve Sudan Lirası’ndan oluşan 130 milyon doları aşkın nakit buldu.

Eski lider, aylarca süren protesto eylemlerinin ardından devrilmiş ve ev hapsine alınmıştı. El Beşir daha sonra yüksek güvenlikli Kobar Hapishanesi’ne gönderildi.

Reuters Haber Ajansına konuşan bir Sudanlı yetkili, El Beşir’in evinde 351 bin ABD doları, 6 milyon euro ve 105 milyon ABD dolarına denk gelen beş milyar Sudan Lirası dolu çuvallar bulunduğunu açıkladı.

Aynı yetkili, El Beşir’in soruşturma altında olduğunu ve “savcıların eski devlet başkanını Kobar Hapishanesi’nde sorgulayacağını” belirtti.

Hollanda merkezli, Radyo Dabanga da, bazı askerleri nakit para dolu çuvalların yanında gösteren bir fotoğraf paylaştı.

Radyo Dabanga, gazetecilere gösterilen nakit paranın 50 kiloluk tahıl çuvallarına konulduğunu bildirdi.

BBC Afrika Muhabiri Alastair Leithead, El Beşir’den hesap sorulmasına yönelik adımlara karşın, sivil yönetim talep eden protestocuların Sudan Ordusu’na güvenmediğini söylüyor.

Sudan Ordusu, 11 Nisan’da El Beşir’i devirmiş, ancak eylemciler sivil yönetime dönülene dek sokaklarda kalacaklarını söylemişti.

El Beşir, Darfur bölgesinde işlenen savaş suçları iddiasıyla Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından aranıyor.

Sudan Ordusu ise, El Beşir’i iade etmeyeceğini ve bunun yerine ülkede yargılayacağını belirtiyor.

Uganda Dışişleri Bakanı Henry Oryem Okello, Reuters’a yaptığı açıklamada, talep edilmesi halinde devrik liderin ilticasını değerlendirebileceğini söyledi.

Bu haftaya kadar, El Beşir’in devrildikten sonra nerede olduğu bilinmiyordu.

Darbe lideri Awad Ibn Auf, El Beşir’in “güvenli bir yerde” gözaltında tutulduğunu söylemişti.

Daha sonra Auf da görevi bıraktı ve geçici askeri konseyin başkanlığına General Abdül Fetah Abdülrahman Burhan getirildi.

Ersin Tatar Dr. Fazıl Küçük’ün müzesini ziyaret etti.

0
Ersin Tatar  Dr. Fazıl Küçük’ün müzesini ziyaret etti.

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı Ersin Tatar, Kıbrıs Türk halkının Özgürlük ve Varoluş Mücadelesi Lideri Dr. Fazıl Küçük’ün müzesini ziyaret etti.

UBP’den verilen bilgiye göre, Tatar’a ziyaretinde Küçük’ün oğlu Mehmet Küçük de eşlik etti.

Ersin Tatar ziyareti anısına müze özel defterine şunları yazdı:

“Dr. Fazıl Küçük Kıbrıs Türk halkının özgürlük ve varoluş mücadelesinde gerçek bir lider olarak ortaya çıkmıştır. Topluma doğru yol göstermiş İngiliz döneminde Kıbrıs Türk halkının bağımsızlığını kazanmasında çok çetin ve cesaretli bir mücadele vermiş dava arkadaşlarıyla birlikte Kıbrıs Türkü’nün bu adada ilelebet var olması için TC ile birlikte yürünmesi gerektiğini TC de yaptığı temaslarla halkına duyurmuş ve doğru bir önderlik yapmış ve dolayısıyla Sayın Dr. Fazıl Küçük’ü Kıbrıs Türk halkı olarak en yürekli duygularla hatırlayacağız. Onun yeri bambaşkadır en zor yıllarda büyük bir cesaretle yola çıkmış ve 1960 anlaşmalarında kazanılan haklarda onun ve arkadaşlarının çok büyük katkıları vardır.

1960 anlaşmalarında tabi ki TC nin Garanti ve İttifak Anlaşmalarından doğan hakla 1974 Barış Harekatı gerçekleşmiştir. Dr. Fazıl Küçük’ün 1940’larda başlayan mücadelesi 1960’larda Kıbrıs Türkü’nün eşit bir halk olarak Kıbrıs Anayasası ile kazandığı haklarla Garanti ve İttifak Anlaşmaları ve bilahare 1974 de TC’nin Kıbrıs’a gelmesine hazırlanan zeminde Dr. Fazıl Küçük’ün siyasetinin çok büyük bir rolü vardır. KKTC’nin kuruluşunu da yaşamıştır.”

Ersin Tatar, ziyaret ile ilgili yaptığı değerlendirmelerde ise, Kıbrıs Türkü’nün anavatanı TC ile bu topraklarda ilelebet var olma mücadelesinde büyük bir mücadele gösterdiğini belirterek, “Ve bu yolculukta Dr. Fazıl Küçük ve çalışma arkadaşlarının çok büyük katkıları olmuştur. Bu sebeple onu saygıyla bir kez daha anıyor ve UBP Genel Başkanı olarak Dr. Fazıl Küçük ün hatıralarının ve tarihe düştüğü notlarının her zaman tekrar tekrar değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamak istiyorum” dedi.

Tatar, Dr. Fazıl Küçük’ün yaptığı katkıları ve mücadelelerin önemli olduğunu, çünkü bunun önemli bir mücadele olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:

“Vakıfların etkinliğinde de vurguladık. Bildiğiniz gibi Vakıfların ada genelinde çok büyük bir mal varlığı vardı ve bu varlığın İngiliz idaresinden alınıp Türk idaresine devredilmesi çok büyük bir kazanımdı. Ve bu da Dr. Fazıl Küçük ve çalışma arkadaşlarının büyük başarısıydı. Dolayısıyla Dr. Fazıl Küçük’ün Vakıfların kuruluş yıldönümünde anılması da tarihe olan borcumuzdu.

Bu bağlamda Dr. Fazıl Küçük’ün oğlu Sayın Mehmet Küçük’ü Dr. Fazıl Küçük Müzesi’nde ziyaret ediyorum ve fotoğraflardan o günü tekrar yaşıyoruz. Bu müzeyi oluşturan ve Dr. Fazıl Küçük Vakfı’nı yaşatanlara da ayrıca teşekkür ediyorum. Bu onurlu mücadelenin figürlerinden biri de Dr. Fazıl Küçük’ün eşi Süheyla Küçüktür benim rahmetli anneannemin yakınıydı dedem de doktorun müsteşarıydı. Onlardan da her zaman örnek bir çift olduklarını duyardım. Sayın Süheyla Küçük’ün bu onurlu mücadele içerisinde eşinin yanındaki özverili ve onurlu duruşu Sayın Süheyla Küçük’e de bir first lady olarak çok büyük değerler kazandırmıştı dolayısıyla önümüzdeki günlerde onu da ziyarete gideceğim onu da buradan selamlıyorum.”

Acil AB RH- Kana ihtiyaç var

0
Acil AB RH- Kana ihtiyaç var

Lefkoşa Devlet Hastahanesinde Yatmakta Olan Nihat Selengin  İçin Ab Rh- Kana İhtiyaç Vardır.

 

“Kadın ileri yaşta doğurabilir algısı yanlış” (40 yaş etkisine dikkat!)

1
“Kadın ileri yaşta doğurabilir algısı yanlış” (40 yaş etkisine dikkat!)

Günümüzde özellikle büyükşehirlerde yaşayan kadınlar, gerek ekonomik koşullar, gerekse kariyer yapma gibi nedenlerle anne olmayı ileri yaşlara erteleyebiliyor. Oysa 35 yaşından itibaren kadınlardaki yumurtalık rezervleri azalmaya başlıyor, 40 yaşından itibaren de gebe kalmak çok zorlaşıyor.

YUMURTA DONDURMA DEVLET HASTANELERİNDE ÜCRETSİZ YAPILABİLİYOR

Doğurganlığın kadının yaşı ile bağlantılı olduğunu ve “Nasıl olsa tüp bebek tedavisi var’’ düşüncesinin doğru olmadığını belirten Fulya Acıbadem Hastanesi Tüp Bebek Bölüm Koordinatörü, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Faruk Buyru, sosyal ve ekonomik nedenlerin kadının doğurganlığını ertelemesine yol açabildiğini dile getirerek şöyle konuştu: 

“Gebe kalmak için o anki şartlar uygun değilse ya yumurta dondurma, ya embriyo dondurma gibi çözümleri de göz önüne almak gerekiyor. Yumurta dondurma çok akla gelmiyor. Çünkü o an için kişi mesleğine, işine ya da ekonomik koşullara yöneliyor. 

“NASIL OLSA TÜP BEBEK VAR DEMEYİN”

‘Nasıl olsa sonra gebe kalırım, nasıl olsa doğum yaparım. Gebe kalamazsam tüp bebek yaparım, çeşitli yöntemler var. Günümüz koşullarında herkes gebe kalabiliyor’ düşüncesi doğru değil. Çünkü gerek normal yollardan, gerekse tedaviyle gebe kalabilmek için kadının yeterli sayıda, sağlıklı yumurtaya ihtiyacı var. Tüp bebek yaptığınızda da kadının yumurtası, gerek sayı gerekse kalite açısından yeterli değilse bu durum, tedavi başarısını ve gebe kalma işlemini zorlaştırabiliyor. Bugün en iyi koşullarda ileri yaşta tüp bebek tedavisi ile en fazla yüzde 15-20 oranında başarı sağlanıyor. Oluşan gebeliklerin yarısı da düşükle sonuçlanıyor. Bir kısmında problem ortaya çıktığı için gebeliği sonlandırmak zorunda kalıyoruz.”
 
KISIRLIK TEDAVİSİ UZUN BİR SÜREÇ GEREKTİRİYOR 

Kısırlık tedavisinin kısa sürede sonuç vermediğini de kaydeden Buyru, “Örneğin bir tedavinin sonuç verip vermediğini öğrenmek için 1 ay beklemeniz gerekiyor. 1 ay sonunda gebe olup olunmadığı anlaşılıyor. Kısırlık tedavisi çok uzun soluklu, gerek ailenin gerek hekimin sabrı önemli. Yapılan tetkik ve tedaviler uzun süre alabiliyor ve sonuç alabilmek bazen gecikebiliyor” dedi.

“HER YAŞTA GEBE KALINABİLİĞİ ŞEKLİNDE YANLIŞ BİR ALGI VAR”

‘’İleri yaşta gebe kaldı’’ şeklindeki haberlerin bir kısmının yanıltıcı olduğunu söyleyen Kadın Doğum Uzmanı Buyru, “İleri yaş gebelikleri ön plana çıkartılıp, ‘46 yaşında ikizlere gebe kaldı ya da 48 yaşında gebe kalıp çocuk sahibi oldu’ şeklindeki haberlerin bir kısmı gerçeği yansıtmıyor. Bu gebeliklerin büyük bölümü, ülkemizde yasak olan başkasından yumurta edinerek oluşan gebelikler. Dış ülkelerde,  Kıbrıs’ta yapılabiliyor. Tabii ki aile de bunu beyan etmiyor, tedaviyi yapan hekim de açıklamıyor doğal olarak. Bu nedenle de ileri bir yaştaki kadının normal yollardan çok kolay çocuk sahibi olabileceği veya tedaviyle çok kolay çocuk sahibi olabileceği gibi yanlış bir izlenim edinmesine yol açıyor” şeklinde konuştu.

SİGARA DOĞURGANLIĞI ETKİLİYOR

Prof. anne ve baba adaylarına uyarılarda bulunarak, “Sigara ve obezite hem kadını hem de erkeği doğurganlık açısından kesin olarak olumsuz etkileyen çevresel faktör. Çünkü hem yumurta kalitesini, hem rahim içini, yani gebeliğin gerçekleştiği yeri etkiliyor. Erkekte sperm sayısını, sperm kalitesini düşürüyor. Bunun yanı sıra obezite günümüzün en önemli problemi. Kilo ile doğurganlık arasında doğrudan bir ilişki var. Çeşitli hastalıkları hiç saymıyorum; şeker hastalığı, tansiyon, gerek kadında, gerekse erkekte çocuk sahibi olma şansını azaltan bir takım hastalıklar. Bunlar da çocuk isteği olan kadınlarda tedavi öncesinde değerlendirilmesi gereken problemler” ifadesini kullandı.