Ana Sayfa Blog Sayfa 8871

Londra’daki çevreci işgal eyleminde gözaltı sayısı 750’yi geçti

1
Londradaki çevreci işgal eyleminde gözaltı sayısı 750yi geçti

İngiliz polisi, eylemlerin tek noktada sürdürülmesi uyarılarını dikkate almayarak köprü ve kavşakları işgal eden eylemcileri gözaltına aldı.

Polisten yapılan açıklamada, gözaltına alınan eylemci sayısının 750’yi geçtiği, 28 eylemcinin de mahkemeye çıkarıldığı bildirildi.

İngiliz polisi bugün 100’den fazla memurla işgal eyleminin sürdüğü noktalardan Oxford Circus’a ikinci büyük operasyonunu düzenledi. Alanda kendilerini birbirlerine zincirleyen eylemciler gözaltına alındı.

Oxford Circus’taki eylemin merkezinde yer alan pembe tekne, polisin 5 saati bulan çalışmasıyla dün alandan kaldırılmıştı ancak eylemciler, polisin meydandan çekilmesiyle işgale devam etmişlerdi.

Eylemcilerin, polisin dün meydandan kaldırdığı pembe teknenin kağıt replikalarını bugün Oxford Circus’ın çeşitli noktalarında yerlere bıraktığı görüldü.

İngiliz polisi, eylemcilere “yumuşak” davrandığı gerekçesiyle bazı basın kuruluşları ve kamuoyunun eleştirilerine hedef oluyor. Polis teşkilatı da kendisini eylemcilerin şiddete başvurmamasını gerekçe göstererek savunuyor.

Eylemler nedeniyle Londra’da onlarca belediye otobüsünün güzergahı değiştirilirken, eylemlerin sürdüğü bölgelerdeki esnafın 10 milyonlarca sterlin zarara uğradığı belirtiliyor.

İşgaller 6 gündür sürüyor

Eylemciler pazartesi gününden itibaren Londra’nın en işlek noktalarından Marble Arch, Oxford Circus, Piccadilly Circus ve Waterloo Köprüsü ile İngiliz parlamentosunun önündeki Parlamento Meydanı’nı işgal edip trafiğe kapatmıştı.

Bu noktalardan sadece Piccadilly Circus, eylemcilerin işgalinden kurtarılmış durumda bulunuyor. Polis eyleme izin verilen Marble Arch’a geçmeleri için Waterloo Köprüsü’ndeki eylemcilere pazartesi gününe, Parlamento Meydanı’ndakilere yarın akşam saat 20.00’ye ve Oxford Circus’takilere de bu akşama kadar mühlet tanıdığını duyurdu.

Extinction Rebellion, İngiliz hükümetinden “iklim ve ekolojik acil durum” ilan edilmesini, 2025 yılına kadar sera gazı emisyonlarının sıfıra indirilmesini ve iklim değişikliğiyle mücadele kararlarını almak için halk meclisleri oluşturulmasını istiyor.

Kasımda, protestocuların Londra merkezindeki 5 köprüyü işgal ettiği benzer bir eylemde 85 kişi gözaltına alınmıştı.

Extinction Rebellion önceki hafta da İngiliz parlamentosunun alt kanadı Avam Kamarası’ndaki bir oturumda çıplak protesto eylemi yapmış, 8 eylemci gözaltına alınmıştı.

Kaynak: AA

Giresun’da zırhlı polis aracı devrildi: 6 yaralı

0
Giresunda zırhlı polis aracı devrildi: 6 yaralı

Alınan bilgiye göre, bölgede devriye gezen özel harekat polislerini taşıyan zırhlı araç, Çağlayan Şelalesi mevkisinde, yağmurla yumuşayan toprağın kayması sonucu yoldan çıktı.

Araç, yaklaşık 50 metre mesafeden dereye devrildi.

Kazada, 6 özel harekat polisi hafif yaralandı.

Yaralılar, 112 Acil Servis ekiplerince Şebinkarahisar Devlet Hastanesine kaldırıldı.

Kaynak: AA

“Kolerektal Kanserler Sempozyumu” yapıldı

0
“Kolerektal Kanserler Sempozyumu” yapıldı

Sempozyum, bugün Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği konferans salonunda yapıldı.

Türkiye ve KKTC’den uzmanlar sempozyumda “Kolerektal Kanserlerle” ilgili tanı, tedavi yöntemleri, cerrahi girişimler gibi başlıklar üzerinde konuştu.

Kansere karşı hangi vitaminler iyi gelir?

0
Kansere karşı hangi vitaminler iyi gelir?

C vitamininin antibiyotik ile kombine edilerek verildiğinde kanser tedevisinde etkin olarak kullanıldığını belirten Ageless Clinic Koruyucu Tıp Uzmanı Ali Fuat Aytekin, bu yöntemin dünya çapında yayılmaya başladığına dikkat çekti.

640xauto-(3)-005.jpgTürkiye’de her yıl yaklaşık 170 bin kişiye kanser teşhisi konuluyor. Bu hastalıkla mücadelede en önemli etken ise erken teşhis. Bilim insanlarının kanser tedavisine yönelik yeni yöntemleri hastalığın tedavisine yeni bir boyut getiriyor. Son olarak ülkemizde de uygulanmaya başlayan C vitamin ve antibiyotik kombini yöntemi başarılı sonuçlarıyla hastalara umut oluyor. Araştımalara göre bu tedavi yöntemi, kanser hücrelerine hasar verirken DNA yapılarını tahrip ettiği ve öldürdüğü gözlenmiştir.

BU YÖNTEM KANSER HÜCRELERİNİ AÇ BIRAKIP BOZUYOR

C vitamini ile antibiyotik kombinli tedavi yönteminin hastalarına büyük ümit olduğunu belirtenAgeless Clinic Koruyucu Tıp Uzmanı Ali Fuat Aytekin, “Şu ana kadar bize başvuran 5 kanser hastasının tümü bu yöntemle tedavi edildi. Bunlardan 2’si meme kanseri diğerleri ise servikal kanser, lenfoma ve kalın bağırsak kanseriydi. Burada antibiyotik olarak tetrasiklin adlı antibiyotiğin damardan yapılan formu olan doksisiklin kullanılıyor. Antibiyotiği damardan verdikten sonra çok yüksek doz C vitiamini kullanılıyor. Damar yoluyla verilen 60-70 gram C vitamini kanser hücrelerindeki şeker metabolizmasını bozuyor ve onları aç bırakıyor.Yüksek doz antibiyotikte ise bakterilerin mitekondrilerini ve DNA’larını tahrip edip beslenmelerini bozarak ölmelerini sağlıyor’’ dedi.a

Afganistan’da bakanlık binasına saldırı: 7 ölü, 8 yaralı

0
Afganistanda bakanlık binasına saldırı: 7 ölü, 8 yaralı

Kabil Emniyet Müdürlüğü Sözcüsü Basir Mücahit, Kabil’in merkezindeki bakanlık binası önünde yaşanan patlamanın ardından saldırganların binanın içine girerek güvenlik güçleriyle çatıştığını söyledi.

İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Bakanlık binasına saldıran 4 kişinin saatler süren operasyon sonucu etkisiz hale getirildiği belirtilerek saldırıda 4 sivilin aralarında bulunduğu 7 kişinin yaşamını yitirdiği, 8 kişinin de yaralandığı kaydedildi.

Bakanlık binası, Afganistan Cumhurbaşkanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve elçiliklerin yakınında bulunuyor.

Saldırıyı henüz üstlenen olmadı.

Kaynak: AA

Kıbrıs Türk Tabipler Birliği’nden “Kadın sağlığı ve doğurganlık hakları” açıklaması

0
Kıbrıs Türk Tabipler Birliği'nden "Kadın sağlığı ve doğurganlık hakları" açıklaması

Kıbrıs Türk Tabipler Birliği’nin yapmış olduğu açıklama şu şekilde:
 

Sağlık, Dünya Sağlık Örgütü’nün klasik tanımı ile bireyin hastalık ya da sakatlığının olmaması değil, bedensel, ruhsal sosyal açıdan tam bir iyilik hali olarak tanımlanmaktadır.

Bu tanımla, bireyi ve toplumları sağlık açısından değerlendirmek, tam iyilik halini ölçmek oldukça güçtür. Bu noktada sağlığı belirlemede genellikle morbidite (hastalık) ve mortalite (ölüm), fertilite (doğurganlık) ile ilgili ölçütler kullanılmaktadır. Yaş gruplarına ve cinsiyete göre karşılaştırma yapıldığında toplumda her bireyin hastalanma potansiyelinin, riskinin eşit olmadığı görülmektedir.

Bu bağlamda kadınların sağlığını ele alacak olursak, dünya nüfusunun (7,7 milyar) yarısını kadınlar ve kız çocukları oluşturmaktadır. Pek çok araştırma kadınların erkeklere göre daha uzun yaşadıklarını ancak yaşam kalitelerinin daha düşük olduğunu, daha fazla hastalık yaşadıklarını göstermektedir.

Anne ölümlerinin hemen hemen tamamı önlenebilir ölümlerdir. Anne ölümlerinin önemli bir kısmı doğumdan hemen önce, doğum sırasında veya doğumdan sonra, doğumla ilişkili kanama ve eklampsiden dolayı meydana gelmektedir. Bu nedenle gebelik, doğum ve doğum sonrası dönemde sunulacak hizmetlerle bu ölümlerin önlenmesi mümkündür.

Kuzey Kıbrıs’ta durum nedir?

Kadının doğurganlık hakları ve sağlığı ile ilgili olarak ülkemizdeki duruma bakacak olursak; cinsel eğitim konusunda devletin hiçbir rol üstlenmediği, doğum kontrol yöntemlerinin öğretilmediği ve doğum kontrol araçlarının (rahim içi araç: spiral, doğum kontrol hapları, prezervatif gibi) devlet tarafından sağlanmadığı görülmektedir.  Planlanan ve istenen gebeliklerde de gebe kadınların genetik taramalarının ve takiplerinin, aşılarının ücretsiz olarak yapılmadığı, yeni doğan bebeklerin tarama testlerinin (topuk testi) ücretsiz olarak yapılmadığı, çocukluk aşılarının sürekli, düzenli ve ücretsiz olarak sağlanmadığı görülmektedir. Çalışan kadınların gebelikleri sırasında yaşadıkları sağlık problemlerinde kullanacakları raporların ve annelerin emzirme izinlerinin düzenlenmesi, anne ve babaların bebeğin bakımı için ihtiyaçları olan yasal işten ayrılma sürelerinin geliştirilmesi ve çağdaş düzeye getirilmesi gerekmektedir. Çünkü ülkemizde çocuk bakımı amacı ile çalışmasına ara veren kişilerin kariyer ilerlemesinde kesintiye uğradığı, hak kaybı yaşadığı hatta işini kaybettiği görülmektedir.

Ülkemizde son dönemde kadın sağlığı ve hakkı olarak tartışılan küretajın yasal üst sınırı ile ilgili olarak, Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği, tıbbi verilere dayandırdığı görüşünü bildirmiştir. Ancak, konu ile ilgili tartışmaların devam etmesi nedeni ile topluma yönelik olarak bu açıklamayı yapmaya ihtiyaç duymuştur.

Kürtaj veya daha doğru tabiriyle “küretaj”, genel anlamda rahim içinde istenmeyen bir gebeliğin tahliyesi anlamına gelmektedir.Tıbbi literatürde gebelik terminasyonu, gebelik sonlandırılması veya dilatasyon-küretaj ( D&C ) olarak da geçer. Ancak “kürtaj hiçbir zaman bir aile planlaması yöntemi değildir”.

 

İstenmeyen gebelikleri önleyebilmek için öncelikle modern aile planlaması yöntemleri etkin bir şekilde uygulanmalı ve her şeye rağmen istenmeyen bir gebelik ortaya çıkmışsa son çare olarak küretaja başvurulmalıdır. Küretaj gebelik sonlandırılması için yapılabileceği gibi tanısal amaçlı veya düşük yapan kişilerde rahim içinde eğer bebeğe ait parçalar kaldıysa, yani gebeliğe bağlı rahim içi materyal tam olarak atılamadıysa, bunları temizlemek için de yapılabilir.

 

Küretajda ülkemizdeki yasal boyut nedir?

 

Gebelik tahliyesi amacıyla yapılan kürtajlarda (legal yolla küretaj) yasal sınır ülkemiz için “son adet tarihinden itibaren 10 hafta” ile sınırlıdır. Son adet tarihi, son adetin ilk (başlangıç) günüdür.

 

Gebelik, bu gebelik haftasının daha üstünde ise anne ve babanın rızası olsa bile yasal olarak küretaj uygulanamaz.

 

Ancak gebeliğin devam etmesi anne için hayati bir tehlike oluşturuyorsa, örneğin annede şiddetli bir kalp, böbrek, karaciğer hastalığı, astım veya hipertansiyon gibi bir durum varsa veya gebelik için zararlı olabilecek ilaçlar kullanmak zorunda ise “anne hayatı düşünülerek” gebelik haftasına bakılmaksızın gebelik sonlandırılabilir. Bunun için gerekçeli raporlar doğrultusunda yasal prosedürün tamamlanması gereklidir.

 

Gebeliği tıbbi olarak 3 dönme (trimester) ayırmak mümkündür. Mevcut bilimsel veriler doğrultusunda ilk trimester olarak kabul edilen 12. gebelik haftasına kadar olacak gebelik tahliyelerinde (küretaj) oluşabilecek cerrahi komplikasyon (istenmeyen sonuçlar) ihtimali oldukça düşüktür. Ancak tıbbi gereklilik halleri haricinde, yapılacak büyük gebelik tahliyelerinde oluşabilecek komplikasyon oranları belirgin olarak arttığından KTTB olarak tıbbi gerekçeler ile küretaj süresinin yasal üst sınırının en fazla 1. trimesterin yani 12. gebelik haftasının sonu olarak sınırlandırılması gerektiği görüşündeyiz.

 

Küretajın bir aile planlaması metodu olamayacağı tüm tıp literatüründe yer almakta olup, esas amaç istenmeyen gebeliklerin oluşmadan engellenebilmesi olmalıdır. Bu amaçla ülkemizde öncellikle tartışılması gereken daha önemli ve temel konular olduğu kanaatindeyiz. Bu konular başlıca; anne güvenliği, aile planlaması, cinsel eğitim, gebelikte aşılama, gebelikte ve sonrasında beslenme, gebelikte komplikasyon izlenimi, gebelikte enfeksiyonların taranması, emzirme eğitimi, yeni doğanda topuk testi ve gebelik planlanması gibi konulardır.

 

 

 

 

Ülkemizde kadın sağlığının temel unsurları DSÖ kriterlerini yakalamamışken, konunun küretajın yasal süresinin artırılması tartışmaları ile sınırlı kalmasını üzülerek izlemekteyiz. Ülkemizde kadının doğurma hakları oluşturulmamış, çalışma yasalarında anne babanın çocukları ile ilgili sorumlulukları tam anlamı ile üstlenebilecekleri olanakları sağlamaya yönelik düzenlemeler yapılmamıştır.

Küretaj yasal süresinin Ceza Yasasında düzenlenmesinin yanı sıra, kadın sağlığı ve kadının doğurganlık haklarını düzenleyecek bir yasa çalışmasının da ivedilikle ele alınması gerektiğini düşünmekteyiz.

Ardahan’da 65 bin 500 paket kaçak sigara ele geçirildi

0
Ardahanda 65 bin 500 paket kaçak sigara ele geçirildi

İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, bir süre önce başlattığı teknik takip sonucu Ardahan ve Çıldır ilçesinde bazı adres ve araçlarda arama yaptı.

Ardahan-Çıldır kara yolunda durdurulan bir midibüste 44 bin, Çıldır ilçe merkezinde depo olarak kullanılan bir binada ise 21 bin 500 paket sigara ele geçirildi.

Kaçak sigaralara el konulan olayla ilgili E.S, O.B. ve K.Y. gözaltına alındı. 

Kaynak: AA

Ambulans helikopter yaralıyı almak için kara yoluna indi

0
Ambulans helikopter yaralıyı almak için kara yoluna indi

Alınan bilgiye göre, Ömer Akdemir’in kullandığı otomobil, Diyarbakır-Batman kara yolunun Bismil ilçesine bağlı Belli köyü mevkisinde kavşaktan geçeceği sırada Nurettin Buluş’un kullandığı otomobile yandan çarptı.

Kazada sürücüler Buluş ve Akdemir ile Emine Özdaş, Hüseyin Biçer ve hamile olduğu öğrenilen Ayşe Akdemir yaralandı.

Çevredekilerin durumu bildirmesi üzerine olay yerine 112 Acil Servis ve Jandarma ekipleri sevk edildi.

Yaralılardan 4’ü olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından ambulanslarla Bismil ve Diyarbakır’daki hastanelere sevk edildi. Durumu ağır olan sürücü Nurettin Buluş için ise sağlık ekipleri ambulans helikopter talebinde bulundu.

Buluş, güvenlik güçlerince ulaşıma kapatılan kara yoluna iniş yapan ambulans helikopter ile Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine nakledildi.

Bismil Devlet Hastanesine kaldırılan yaralılardan Emine Özdaş, müdahaleye rağmen kurtarılamadı.

Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine kaldırılan yaralılardan Bulut ve Biçer de müdahaleye rağmen hayatını kaybetti.

Kaynak: AA

Facebook ve Google’ı 122 milyon dolar dolandırdı

0
Facebook ve Google’ı 122 milyon dolar dolandırdı

Boingboing.net’teki habere göre Rimasauskas, Google ve Facebook’a düzenli olarak satın almadıkları ürünlerin faturasını gönderiyor ve ödeme talep ediyordu; şirketler de böyle bir ödeme emri çıkarılıp çıkarılmadığını kontrol etmeden ödemeyi yapıyordu.

Geçen hafta hakim karşısına çıkan ve suçunu kabul eden Rimasauskas, Tayvanlı bir donanım malzemeleri üreticisi Quanta Computer Inc’ten fatura gönderiyormuş gibi davranıyordu ve aynı isimle Litvanya’da da bir şirket kurmuştu.

Rimasauskas, Google ve Facebook’tan aldığı paranın 50 milyon dolarını ceza olarak ödemeyi kabul etti ancak paranın geri kalan bölümüne ne olduğu bilinmiyor.

Rusya’da ilk kez bir robot haber sundu (video)

0
Rusya’da ilk kez bir robot haber sundu (video)

Rusya’nın Perm kentinde Promobot şirketi tarafından geliştirilen, şirket kurucusu Aleksey Yujakov’un yüzünü taşıyan robot Aleks, Rossiya 24 televizyonunda haber programını sundu.

Spiker koltuğuna oturan Aleks, tarım, nükleer teknoloji forumu ve mikro-finans gibi alanlarda birçok haberi izleyiciye anlattı.

Robot bir teknoloji forumuyla ilgili haberi sunarken de “Forumda baş kahraman bendim, yani robot Aleks’ti” ifadesini kullandı.

 

 

Android işletim sistemi ile çalışan Aleks, vücudunu pek fazla hareket ettiremese de yüz kısmı ile 20 ifadeyi verebiliyor.

Robotun gelecekte kolları ve bacaklarını da hareket ettirebileceği belirtiliyor.

Yapımına 2017 yılında başlanan ve yıl sonunda tamamlanması planlanan robotun yapımında ise 15.600 dolar harcandı.

Şirkete, 12 adet insansı robot için siparişler de geldi.