Ana Sayfa Blog Sayfa 8878

TC Milli Savunma Bakanı Akar: “Kıbrıs’taki sorunların diyalogla çözülmesi için çalışıyoruz”

0

Türkiye Cumhuriyeti Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, gayri askeri statüdeki adaların silahlandırılmasıyla uluslararası hukuk ve antlaşmaların açıkça ihlal edildiğini belirterek, “Antlaşmalara aykırı olan, dostluk ve iyi komşuluk anlayışıyla bağdaşmayan ihlallere son verilmelidir. Değerli dostum Yunan meslektaşımdan samimi, yapıcı, iyi ilişkilerimiz çerçevesinde bu ve diğer konularda gerekli tedbirleri almasını bekliyorum.” dedi.

Akar, Milli Savunma Bakanlığında yapılan ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin komuta kademesinin de katıldığı toplantının ardından Ege ve Akdeniz’deki son gelişmelere ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Türkiye’nin uluslararası antlaşmalara daima saygılı olduğunu vurgulayan Bakan Akar, “İyi komşuluk ilişkilerinden yanayız. Tüm komşularımızdan da aynı şekilde davranmalarını bekliyoruz.” diye konuştu.

Ege’de, Akdeniz’de, Kıbrıs’ta yaşanan sorunların barışçıl yollarla ve diyalogla çözülmesi için çalıştıklarını dile getiren Akar, şunları söyledi:

“Bu sorunlardan özellikle gayri askeri statüdeki adaların silahlandırılmasıyla uluslararası hukuk ve antlaşmalar açıkça ihlal edilmektedir. Antlaşmalara aykırı olan, dostluk ve iyi komşuluk anlayışıyla bağdaşmayan ihlallere son verilmelidir. Bu adaların gayri askeri statüleri korunmalı, sürdürülmelidir. Değerli dostum Yunan meslektaşımdan, samimi, yapıcı, iyi ilişkilerimiz çerçevesinde bu ve diğer konularda gerekli tedbirleri almasını bekliyorum. Öte yandan, uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatlerimizin korunmasında Türkiye’nin son derece kararlı olduğu herkes tarafından bilinmektedir.”

“Elektronik sigara kanser riskini artırıyor”

0
"Elektronik sigara  kanser riskini artırıyor"

Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Uğur Coşkun, “Elektronik sigara da akciğerde DNA defektlerine yol açarak kanser riskini artırıyor.” dedi.

Prof. Dr. Coşkun, Kırıkkale Üniversitesi Yahya Kemal Salonu’nda düzenlenen “Sigara veya Sağlık” konulu panelde yaptığı konuşmada, sigaraya hiç başlanmaması gerektiğini söyledi.

Bu konuda ailelere çok büyük rol düştüğünü belirten Coşkun, “Ailede anne veya baba sigara içiyorsa çocukların da içme oranı çok yüksek.” diye konuştu.

Sigaranın en az 15 farklı kanserle ilişkili olduğunu dile getiren Coşkun, şöyle devam etti:

“Bazı kanserler solunum sistemi, ağız içi gibi dumanın direkt temas ettiği organlarda oluyor. Bazı kanserlerin ise direkt temasla değil tütün dumanındaki kanserojen maddelerin kan dolaşımıyla vücuda yayılması sonucu geliştiği bilinmekte. Akciğer, ağız boşluğu, dudak kanserinde direkt temas etkili olurken, böbrek, pankreas, meme, mesane, serviks, karaciğer, over kanseri veya lösemilerde tütündeki kanserojen maddelerin sistemik yayılımı etkili olmaktadır.”

Coşkun, araştırmalara göre, sigara içen hastaların yaşam süresinin, içmeyenlere göre ortalama 10 yıl daha az olduğuna işaret etti.

Sigarada yaklaşık 7 bin kimyasal madde olduğunu, bunların 70’inin de kanserojen içerdiğinin saptandığını anlatan Coşkun, şunları kaydetti:

“Bu kanserojen maddelere örnek olarak arsenik, aromatik aminler söylenebilir. Elektronik sigarayla ilgili yapılan araştırmalarda da maalesef akciğer kanseri riski tespit edilmiştir. Elektronik sigara da akciğerde DNA defektlerine yol açarak kanser riskini artırıyor. Son dönemlerde yaygınlaşan nargile de akciğer kanseri riskinin yanında hepatit ve tüberküloz gibi başka hastalıklar açısından risk oluşturuyor. Ana maddesi tütün olan nargilede, tütün ile kömürün birleşmesiyle tehlike daha fazla oluyor.”

Coşkun, “Sigara içimi bırakıldıktan sonra akciğer kanseri riski gelişimi, ancak 30 yıl sonra hiç sigara içmeyenlerle aynı düzeye geliyor. Sigaraya bağlı kanser gelişen hastaların sigaraya devam etmesi durumunda bu hastaların yaşam süresi daha kısa oluyor. Sigaraya devam edilmesi durumunda ayrıca ikincil kanser gelişme riski de çok daha fazla oluyor. Bazı kanser türlerinde sigaranın bırakılması ölüm riskini yüzde 30-40 azaltıyor.” ifadelerini kullandı.

 

Lefkoşa’da tarih yok oluyor! Sonunda harekete geçildi…

0

Lefkoşa surlarının Αrabahmet bölgesindeki bir kısmının yıkılmasının endişeye neden olduğu ve iki toplumlu Kültürel Miras Komitesi’nin ise bu konuda derhal harekete geçtiği belirtildi.

Alithia ve diğer gazeteler, Venedik Surları’nın Arabahmet’in ara bölgedeki bölümünde geçen Çarşamba günü yıkılma olduğu şeklindeki habere yer verdi. Gazete, iki ay içerisinde ikinci kez surların yıkıldığına dikkat çekti.

Habere göre, Kültürel Miras Komitesi Eş Başkanı Takis Hacıdimitriu Rum Haber Ajansı’na (KİPE) konu hakkında yaptığı açıklamada, teknisyenlerin yıkılan noktaya giderek incelemelerde bulunduğunu ifade etti.

Hacıdimitriu, Birleşmiş Milletler Kalkınma Fonu (UNDP) ile birlikte restorasyon için ihaleye çıkılması sürecinin başladığını söyledi. Bu çalışmaya mutlak şekilde öncelik verileceğini söyleyen Hacıdimitriu, surların restorasyonun finansmanı için Teknik Komite’nin diğer çalışmalarından kesintiler yapılmakta olduğunu belirtti.

Hacıdimitriu açıklamasında ayrıca Teknik Komite’nin, nem sorununun çözümlenmesi amacıyla Lefkoşa’nın kuzey bölümündeki surların bir kısmı üzerindeki bitki ve otların temizlenmesi için sınırlı müdahalelerde bulunmayı planladığını ifade etti.

Lefkoşa Rum Belediyesi ise yaptığı açıklamada, surların kurtarılmasına müdahale etmesinin mümkün olmadığını çünkü kültürel anıtların, Eski Eserler Dairesi yetkisinde bulunduğunu belirtti. Belediye ayrıca surların bir bölümünün Yeşil Hat bölgesinde, bir diğer deyişle BM yetkisi altında olduğuna da dikkat çekti.

Lefkoşa Rum Belediyesi olarak gerekli tedbirlerin derhal alınması için ilgili birimleri bilgilendirdikleri ifade edildi.

Fileleftheros gazetesi konuyla ilgili habere yer verirken, Kültürel Miras Komitesi Eş Başkanı Takis Hacıdimitriu’nun açıklamalarına dayanarak, ön değerlendirmeler neticesinde restorasyon maliyetinin 100 bin Euro’ya ulaşmasının beklendiğini yazdı.

Yasa dışı bahis oynatan 50 internet sitesi engellendi

0
Yasa dışı bahis oynatan 50 internet sitesi engellendi

İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Emniyet Genel Müdürlüğü ile Jandarma Genel Komutanlığının siber birimlerince sanal ortamda yasa dışı bahis oynatan siteler yakın takibe alındı.

Bu yıl siber birimlerince yapılan 42 operasyonel çalışmada, 140 milyon lira değerinde nakit ve taşınır/taşınmaz mal varlığına da el konuldu.

Yasa dışı sanal bahis oynatıldığı tespit edilen 50 internet sitesi BTK tarafından erişime engellendi. 3 bin civarında SMS yoluyla yasa dışı bahis reklamı yapıldığı tespit edildi.

10 toplu SMS hizmeti sağlayan şirket hakkında ve sosyal medya platformlarında yasa dışı bahis reklamı yapan 10 şahıs hakkında yasal işlem başlatıldı.

Bin 690 operasyonel çalışma yapıldı

Emniyet ve jandarma siber birimlerince 2017-2018 yıllarında bin 690 operasyonel çalışma gerçekleştirildi. Bu çalışmalarda, 38 milyon 40 bin 582 Türk Lirası değerinde nakit ve taşınır/taşınmaz mal varlığına el konuldu, bin 360 internet sitesi BTK tarafından erişime engellendi.

72 bin SMS yoluyla yasa dışı bahis reklamı yapıldığı tespit edildi ve 95 toplu SMS hizmeti sağlayan şirket hakkında yasal işlem yapıldı. Sosyal medya platformlarında yasa dışı bahis reklamı yapan 40 şahıs hakkında da yasal işlem başlatıldı.

Ülke imajına ve ekonomisine ciddi zararlar veriyor

Yasa dışı bahisin kanunsuzluğa dayalı bir oyun olduğu, sonuçları bakımından ülke imajına ve ekonomisine ciddi zararlar verdiği belirtilen açıklamada, yasa dışı bahis sitelerinin SMS göndermek suretiyle, internet siteleri veya Instagram, Facebook, Twitter gibi sosyal medya platformlarında reklam yaparak üye kazanmaya çalıştığı vurgulandı.

Yasa dışı bahis konusunda 7258 Sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un 5. Maddesi’ne istinaden, “Yasa dışı bahis oynanmasına yer ve imkan sağlayanlar, yurt dışında faaliyet gösteren bahis sitelerinin Türkiye’de oynanmasına imkan sağlatanlar, yasa dışı bahisle bağlantılı olarak para transferine aracılık edenler, yasa dışı bahis sitelerini teşvik edici reklamlarını yapanlar” 1 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası ve 3 bin günden 10 bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılmaları, yasa dışı bahis oynayan şahısların 8 bin 546-34 bin 190 lira arasında idari para cezasıyla cezalandırılmaları öngörülüyor.

Kaynak: AA

KTÖS: “Hükümet temel hizmetleri karşılayamıyor”

9
KTÖS: “Hükümet temel hizmetleri karşılayamıyor”

KTÖS Başkanı Emel Tel yazılı açıklamasında, dörtlü hükümetin okulların hademe ihtiyacını karşılama konusundan sürekli kaçtığını, son dönemde eğitim alanındaki tüm yatırımların durduğunu savunarak, Girne bölgesindeki okul ihtiyacı için de hiçbir adım atılmadığını belirtti.

Okulların temizlik hizmetlerini yürüten hademe ihtiyacının hat safhaya ulaştığına dikkat çeken Tel, okullarda hademelik yapmak için geçici işçi olarak istihdam edilen personelin yasalarda belirtilen 200 öğrencinin altında olan okullarda sekreterlik yapmak üzere görevlendirildiğini bildirdi ve kamu reformundan bahseden hükümetin Eğitim Bakanlığı’nın bu uygulamasını eleştirdi.

Tel, bu nedenle devletin kaynaklarının israf; okullardaki temizlik hizmeti ihtiyaçlarının da göz ardı edildiğini kaydetti.

KTÖS Başkanı Emel Tel, Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Cemal Özyiğit’in eğitim konusunda gailesi olmadığını da iddia ederek eğitimin ciddi bir iş olduğunu vurguladı ve para yok diyerek sorunların geçiştirilemeyeceğini, para yoksa nüfus artışına dur denilebileceğini belirtti.

ABD-Meksika sınırındaki göçmenler için yeni tehlike

0
ABD-Meksika sınırındaki göçmenler için yeni tehlike

ABD’nin New Mexico eyaletindeki Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği (ACLU), ABD-Meksika sınırındaki silahlı bir grubun, göçmenleri yasa dışı olarak gözaltına aldığını iddia ederek, ABD’li yetkililere konunun araştırılması için uyarıda bulundu.

Silahlı grup, yasa dışı göçmenlerle başa çıkılmasına gönüllü olarak yardım ettiklerini söylüyor ancak ACLU gibi sivil hak örgütleri, grubun yasaların dışında faaliyet gösteren “faşist bir milis örgütü” olduğunu belirtiyor.

ACLU tarafından, New Mexico Valisi Michelle Lujan Grisham ve Başsavcı Hector Balderas’a gönderilen mektupta, “Irkçı ve silahlı milis grubunun, sığınma arayan insanları kaçırıp tutuklamalarına izin veremeyiz… Bu acımasız ve hukuka aykırı davranışı derhal araştırmanızı rica ediyoruz” ifadeleri yer aldı.

Grisham ve Balderas’tan mektuba henüz bir cevap gelmedi.

Meksika sınırındaki göçmen konvoyu

Orta Amerika’dan ABD’ye ulaşmak için yola çıkan 7 binden fazla kişinin yer aldığı göçmen konvoyu geçen yıl aralık ayında Meksika topraklarında ilerleyerek kuzeydeki sınır kenti Tijuana’ya ulaşmıştı.

ABD sınır muhafızları geçen ay sınırı geçmeye çalışan, aralarında çocukların da bulunduğu göçmenlere göz yaşartıcı gazla müdahale etmişti.

ABD Başkanı Donald Trump, Orta Amerika’dan ABD’ye ulaşmak için yola çıkan göçmen konvoyundan hiç kimsenin, mahkeme emri olmadan ülkeye alınmayacağını belirtmişti.

ABD ve Meksika hükümetleri arasında varılan “Meksika’da Kal” mutabakatı kapsamında Meksika üzerinden ABD’ye göç başvurusunda bulunan üçüncü ülke vatandaşlarının başvuru işlemleri sonuçlanana kadar sınır kenti Tijuana’da ikamet etmesi öngörülmüştü.

Meksika Ulusal Göç Komisyonu Başkanı Tonatiuh Guillen, 29 Ocak’ta yaptığı açıklamada, hükümetin 1 Aralık 2018’den bu yana çoğunluğu Orta Amerika ülkelerinden toplam 3 bin 983 göçmene geçiş vizesi verdiğini açıklamıştı.

Kaynak: Reuters

15. Uluslararası Bellapais İlkbahar Müzik Festivali’nde bu gece Meltem Cumbul ve Emre Yavuz

0

Kuzey Kıbrıs Müzik Derneğinden verilen bilgiye göre,  Bellapais Manastırı’nda yer alacak konser saat 20.30’da başlayacak.

Ünlü piyanist Emre Yavuz’un yorumlayacağı Chopin’ in Op.28, piyano için 24 Prelüd’ü, kitaplarını George Sand takma adıyla yayınlayan döneminin en marjinal yazarı Amandine Aurore Lucile Dupin’ den ünlü oyuncu Meltem Cumbul’un okumalarıyla hayat bulacak.

Chopin ve Sand’ ın aşk ve derin dostluk üzerine kurulu ilişkisi; sanat, sanatçı, aşk, kadın ve erkek ilişkileri, toplum, inanç, devrim konuları üzerine güncelliğini bugün de yitirmemiş düşüncelerle Sand’ın mektupları ve yazıları Chopin’ in müziği eşliğinde dolaysız ve içeriden bir bakış ile sunulacak.

Festival 24 Nisan Çarşamba akşamı gerçekleştirilecek Pamir Kolat & Deniz Kuvandık Flüt & Piyano Resitali ile devam edecek.

Kuzey Kıbrıs Müzik Derneği’nin düzenlediği Uluslararası Bellapais İlkbahar Müzik Festivali’nin bu yıl 15.’si 11 Nisan – 11 Mayıs tarihleri arasında Cumhurbaşkanlığı, Turizm ve Çevre Bakanlığı, Kültür Dairesi Müdürlüğü iş birliğinde ve katkılarıyla, Telsim Vodafone, Rocks Hotel ve Deniz Plaza’ nın ana sponsorluğunda, Major Group, Bellapais Gardens, Kybele Turizm ve Huzur Ağaç’ ın katkılarıyla gerçekleştiriliyor.

Biletler Deniz Plazalar, Dome Hotel, Bellapais Bilet Ofisi ve konser girişlerinden temin edilebilecek.

Siirt’te buğday tarlasında obruk oluştu

0
Siirtte buğday tarlasında obruk oluştu

Demirkapı mezrasında Mazlum Taş’a ait buğday tarlasında oluşan obruğu gören çiftçiler, durumu yetkililere haber verdi.

Mazlum Taş, gazetecilere yaptığı açıklamada, obruğun 3 gün önce sağanak sonrası oluştuğunu söyledi.

Sağanağın ardından çok şiddetli bir ses duyduklarını kaydeden Taş, “Gelip baktığımızda çok derin bir çukur oluştuğunu gördük. Durumu muhtara bildirdik, muhtar da yetkililere iletti. Yetkililer gelip inceleyecek.” dedi.

Obruğun korkutucu olduğunu belirten Taş, yetkililerin bir kaza meydana gelmeden önlem almasını istedi.

“Daha önce bu büyüklükte bir çukur görmedim”

Çiftçi Adil Taş ise 3 gün önce gece vakti çok şiddetli bir sesle uyandıklarını belirterek, olay yerine gelip baktıklarında derin bir çukurla karşılaştıklarını söyledi.

Daha önce bu büyüklükte bir çukur görmediğini kaydeden Taş, şöyle devam etti:

“Çukura taş attım, resmen dibi yok. Obruk benim evime 150 metre uzaklıkta, gerçekten çok korkuyoruz. Siirt’te ilk defa karşılaştık, genelde Konya’da oluyor. Yetkililerin önlem almasını bekliyoruz.”

Kaynak: AA

Nusrat Jahan Rafi: Uğradığı cinsel tacizi bildirdiği için yakılarak öldürülen kadın

5

Rafi’nin uğradığı cinsel istismar karşısında sesini yükseltmesi, yakılması, yakıldıktan beş gün sonra hayatını kaybetmesi ve hayatının son iki haftasında yaşananlar Bangladeş’te bir anda bir numaralı gündem maddesi oldu.

Rafi, başkent Dakka’nın yaklaşık 160 kilometre güneyinde bulunan Feni kasabasında yaşıyordu. Eğitimine bir medresede devam ediyordu.

Rafi, 27 Mart günü müdür tarafından odasına çağrıldığını, burada müdürün kendisine “uygunsuz bir şekilde” defalarca dokunduğunu ve işler daha ilerlemeden de odadan kaçmayı başardığını söyledi.

Bangladeş’te yaşayan çok sayıda kız çocuğu ve genç kadın, ailelerinin ya da toplumun baskısından dolayı yaşadıkları cinsel istismarı anlatmaktan çekiniyor. Nusrat Jahan’ı diğerlerinden ayıran da yaşadığı tacizi saklamayıp, bunu anlatmayı tercih etmesi.

Rafi, ailesinin de desteğini alarak, tacize uğradığı gün polise gidip şikayette bulundu. Karakolda ifadesini verdi. Olağan uygulama gereğince, güvenli bir yere yerleştirilmesi ve kimliğinin de gizli tutulması gerekiyordu. Ancak ifadesini alan polis tarafından anlattıkları kameraya çekildi.

Kaydedilen videoda Rafi’nin stres altında olduğu ve elleriyle yüzünü kapatmaya çalıştığı görülüyor. Sorguyu yapan polis memurunun yaptığı şikayetin “abartılacak bir şey olmadığını” ve yüzünü kapatmamasını söylüyor. Video daha sonra basına sızdırıldı.

_106498504_gettyimages-1136467485.jpg

Rafi’nin şikayetinin ardından medresenin müdürü tutuklandı ve işler genç kadın için iyice sıkıntılı bir hal almaya başladı.

Videonun basına sızmasıyla birlikte Rafi aleyhine protesto gösterileri düzenlenmeye başladı. Protestolara iki erkek öğrenci ve bazı siyasetçiler liderlik etti. Düzenlenen eylemlerde Rafi’nin yalan söylediğinin öne sürülmesi üzerine ailesi de güvenliklerinden duydukları kaygılar da arttı.

Tüm bunlar yaşanırken, taciz iddiasından 11 gün sonra, 6 Nisan tarihinde Rafi, sınavlara girmek üzere okula gitti.

Rafi’nin ağabeyi Mahmud Hasan Noman, “Kardeşimi okula götürdüm ve içeri girmeye çalıştık. Ancak girmeme izin vermediler. Beni de içeri alsalardı, kardeşime böyle bir şeyin yapılmasına izin vermezdim” dedi.

_106490170_179ea3fd-f7b5-49cd-a264-19a54a2545d6.jpg

Rafi’nin ağır yaralıyken verdiği ifadeye göre, arkadaşlarının dayak yediğini söyleyen bir başka kız öğrenci tarafından okulun çatı bölümüne götürüldü. Burada burka giymiş 4-5 kişi karşısına çıktı ve müdür hakkındaki şikayetini geri alması için baskı kurmaya başladı.

İddiaya göre, Rafi, şikayetini geri çekmeyi kabul etmeyince üzerine benzin döküp yaktılar.

Olayı soruşturma komiser Banaj Kumar Majumder, katillerin olayı intihar gibi göstermek istediklerini ancak Rafi’nin ağır yaralı bir şekilde de olsa canlı kurtulmasının ve ifade verebilmiş olmasının bu planı boşa çıkardığını söyledi.

Rafi, hastaneye kaldırıldığında vücudunun yüzde 80’i yanmıştı. İlk kaldırıldığı hastanede yeterli imkan olmadığı için tam teşekküllü başka bir hastaneye sevk edildi.

Rafi, ambulanstayken ağabeyinin cep telefonuna sesini kaydederek, yaşadıklarını anlattı.

Bu olaydan dört gün sonra, 10 Nisan’da hayatını kaybetti. Açılan soruşturma kapsamında yedisi doğrudan cinayette görev aldığı iddia edilen kişiler olmak üzere 15 kişi tutuklandı. Tutuklananlar arasında medrese müdürüne destek vermek amacıyla protesto gösterisi düzenleyen iki erkek öğrenci de vardı.

Bu olay bir anda ülke gündemine oturdu. Bangladeş Başbakanı Şeyh Hasina, Rafi’nin ailesiyle bir araya geldi ve olayda parmağı olan herkesin yargı önüne çıkartılacağını vaat etti.

Rafi’nin hayatını kaybetmesinden bu yana kadınlara yönelik cinsel taciz vakaları ve yaşadıklarını anlatan kadınların başına gelenleri protesto etmek ve bu konuya dikkat çekmek için çok sayıda gösteri düzenlendi.