Ana Sayfa Blog Sayfa 8879

Park tartışması büyüyor, bu kez Akıncı sosyal medyadan cevap verdi

0

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kermiya bölgesine yapılacak şehir ölçeğindeki park konusunda kendisine yöneltilen eleştirilere sosyal medyadan cevap verdi.

Akıncı’nın açıklaması şöyle: “Lefkoşa’ya hizmet açısından kendimi kanıtlama ihtiyacım olduğunu düşünmüyorum. O dönem benim açımdan geride kaldı. Dolayısıyla Kermiya’da ( Metehan) şehir ölçeğinde park için kimse ile yarışmacı bir ruh halinde olmam söz konusu bile değil. Sadece katkı yapmaya çalışıyorum. Şöyle ki: 2017 yılında askeri bölgeden 357 dönümlük bir alanın Meclis’e intikal ettirilerek yeşil alana dönüştürülmesi fikrinin üzerinden yeterli zaman geçtiğine inandığımdan 11 Ocak tarihinde üst düzey bir toplantı düzenledim. Bu toplantıda söz konusu alan için herhangi bir projenin yapılmadığı, buna karşılık Kızılbaştaki projenin neredeyse ihale aşamasında olduğu ve Türkiye finansmanı ile orasının yapılacağı bilgisi verildi. Bunun üzerine Cumhurbaşkanlığı olarak, diğer projenin de müellifi olan EBİ ile anlaşma sağlayarak söz konusu alan için ön proje hazırlanmasını sağladım. Dün CB’lığında tüm paydaşların katıldığı toplantıda projenin müellifi mimar tarafından takdim yapıldı ; tüm katılımcılar da projeyi beğendiler. CB’lığı Resmî sayfasında paylaşılan resimler bu projeye aittir. Mimari tasarımı hazırlayan Can beyi buradan da kutlamak isterim. Daha işin çok başında bulunuluyor; yapılması gereken doğru mecrasında işin yürütülmesidir. Burada asıl görevin yerel yönetime yani belediyeye düştüğü inancındayım. Tıpkı sonrasındaki bakım idamede olacağı gibi. Tüm diğer kurumlar da el birliğiyle yardımcı olmalıyız. Yakın gelecekte burası için Türkiye finansmanı olmayacağı bize iletildiğine göre de, yine el birliğiyle yerel kaynaklarımızı., sponsorluk müessesesini de devreye koyarak harekete geçirmeli ve bu güzel girişimi sonuçlandırmalıyız. Birkaç resim bile insanlarımızı heyecanlandırdı; çünkü Başkent’te böylesi bir yeşil alana ciddi ihtiyaç var. Benim görevim kurumlar arası sürtüşme yaratmak değil , tam tersine dayanışma ve işbirliğine yardımcı olmaktır. “Ben “ “sen “ yok bu konuda olsun “biz” diyebilmeliyiz.”

 

İzzettin ŞENAL vefat etti

1
İzzettin ŞENAL vefat etti

Kalkanlı’da dün saat 08.30 sıralarında, Yaşam Evinde yatılı olarak bulunan İzzettin ŞENAL (E-67) aniden rahatsızlanarak yaşamını yitirdi. 

Soruşturma devam ediyor.

Binali Yıldırım’dan mazbata sonrası ilk açıklama

0
Binali Yıldırım'dan mazbata sonrası ilk açıklama

inali.jpgİstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı seçimini kaybeden AKP’li Binali Yıldırım, twitter hesabında yaptığı paylaşımda, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun mazbatasını alıp göreve başlamasını değerlendirdi.

“Demokrasi ve hukuk işlemiş; körüklenen gerilimin gereksizliği görülmüştür,” diyen Yıldırım, şunları yazdı:

“İstanbul seçiminde süreç işlemiş, İl Seçim Kurulu mazbatayı Sayın İmamoğlu’na vermiştir. Kararın hayır getirmesini temenni ediyorum. Demokrasi ve hukuk işlemiş; körüklenen gerilimin gereksizliği görülmüştür. Partimiz hukuki haklarını kullanmaya devam ediyor. Son söz YSK’nındır.”

İstanbul seçiminde süreç işlemiş, İl Seçim Kurulu mazbatayı Sayın İmamoğlu’na vermiştir. Kararın hayır getirmesini temenni ediyorum. Demokrasi ve hukuk işlemiş; körüklenen gerilimin gereksizliği görülmüştür. Partimiz hukuki haklarını kullanmaya devam ediyor. Son söz YSK’nındır.

Ağır vasıtalarla yarı römorklu çekici araçlar için hız limitleri düşürüldü.

0

Motorlu araçların yollarda uyması gereken hız sınırlarıyla ilgili yeniden düzenlemeye gidildi ve ağır vasıtalarla yarı römorklu çekici araçlar için hız limitleri düşürüldü.

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Tolga Atakan’ın 21/1974 sayılı Motorlu Araçlar ve Yol Trafik (Değişiklik) Yasası’nın 6. maddesi tahtında yayımladığı “Hız Sınırının Kısıtlanması Hakkında Bildiri”, Resmi Gazete’de de yer alarak yürürlüğe girdi.

BAĞZIBAĞLI: “DURMA MESAFELERİNDE ZAFİYET VARDI”

TAK muhabirinin, bildirinin gerekçesiyle ilgili sorularını yanıtlayan Bakanlık Müsteşarı Kemal Bağzıbağlı, mevcut yasa ve tüzüklerde hız sınırlamaları belirlenirken araç cinslerinin dikkate alınmadığını ve özellikle ağır tonajlı araçların hız limitleriyle ilgili durma mesafelerinde zafiyet olduğunun, bunun yaşanan trafik çarpışmalarında kötü şekilde tecrübe edinildiğini söyledi.

Bağzıbağlı, mevcut mevzuatta yarı römorklu çekici araçların (birleştirilmiş araçların) hız limitlerinden muaf olduğunun yazıldığını kaydederek, “Trafik güvenliğine verdiğimiz önem çerçevesinde yayımlanan bildiri ile araçların seyrettikleri hıza göre durma mesafeleri hesaplanarak, yeni hız limitleri ve yarı römorklu çekici araçların hız limitleri de yeniden belirlenip kapsama alınmıştır” dedi.

Hız limitleri kurallarına uyulmasının ciddi önem taşıdığını vurgulayan Müsteşar Bağzıbağlı, şu uyarılarda bulundu:

“Trafik güvenliği açısından ağır vasıta kullanan şoförlerin, hız limitlerine uyması, araçların taşıma limitlerini aşmayacak şekilde yük taşımaları gerekmektedir. İhlal edilecek her km/saat hız limiti, orantılı olarak fren mesafesini artıracaktır. Örneğin 50km/saat hızla giden bir aracın fren mesafesi, 65km/saat giden bir aracın fren mesafesinden 16 metre daha kısadır. Dolayısıyla, ağır vasıta şoförlerinin belirlenen hız sınırlandırmaları içerisinde seyretmeleri, ölümlü veya ağır yaralanmayla sonuçlanacak çarpışmaların meydana gelmesini önleyecektir.

YÜK MİKTARLARINA SINIRLAMAYA DA YENİ DÜZENLEME GELİYOR

Söz konusu ağır vasıtaların taşıyabilecekleri yük miktarının sınırlandırılmasına yönelik çalışmalarımız da son aşamasına gelmiştir. Kısa bir süre sonra bu konuda hazırlanan tüzük değişikliği tamamlanıp Bakanları Kurulu’nun onayına sunulacaktır.”

HIZ SINIRININ KISITLANMASI HAKKINDA BİLDİRİ

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Tolga Atakan’ın ilgili yasanın verdiği yetkiyle yayımladığı bildiriye göre, 11 Nisan’dan itibaren sürücülerin kullandıkları araçların cinsine göre yollardaki hızları yeniden belirlendi.

Bölünmüş yollar olan Gönyeli kavşağı Lefkoşa – Gazimağusa, Gönyeli Kavşağı Lefkoşa – Girne ve Ercan Yonca Kavşağı – Ercan Havaalanı yolunda Motorlu Araçlar ve Yol Trafik (Değişiklik) Yasa ve Tüzüğünde yazılı kayıt ve şartlar dışında, aksine bir işaret bulunmadıkça hız azaltmayı gerektirmeyen yol ve trafik şartlarında meskun mahaller dışında taşıt cinsleri için azami sürat hadleri şöyle tespit edildi:

“Otomobiller (salon arabalar) 100 Km/Saat; Minibüs, Otobüs, Kamyonet 80 Km/Saat; Kamyon ve Yarı RömorkluÇekici 75 Km/Saat; Tam Römorklu Çekici 65 Km/Saat; Motosiklet 85 Km/Saat; Tehlikeli Madde ve Özel Yük Taşıyan Araçlar 65 Km/Saat; lastik tekerlekli traktörler giremezler; arızalı aracı çeken araçlar 50 Km/Saat; Harfiyat Kamyonları, Beton Mixerleri 60 Km/Saat.

Bölünmüş yollar Gazimağusa – Boğazköy yolu,  Ercan Yonca Kavşağı – İskele – Bahçeler yolu, Çatalköy Kavşağı Girne – Karşıyaka yolu ve Lefkoşa – Güzelyurt yolunda otomobiller (salon arabalar) 90 Km/Saat; Minibüs, Otobüs, Kamyonet 75 Km/Saat; Kamyon ve Yarı Römorklu Çekici 50 Km/Saat; Tam Römorklu Çekici 45 Km/Saat; Motosiklet 75 Km/Saat; Tehlikeli Madde ve Özel Yük Taşıyan Araçlar 50 Km/Saat; Lastik Tekerlekli Traktör 30 Km/Saat; Arızalı aracı çeken araçlar 25 Km/Saat; Harfiyat Kamyonu, Beton Mixeri30 Km/Saat; Lastik Tekerlekli İş Makinaları 20 Km/Saat.

2. sınıf yollar olan Karşıyaka –Çamlıbel- Güzelyurt – Gemikonağı yolu, Yılmazköy – Çamlıbel yolu, (Lefkoşa –Gazimağusa) ayırımı Girne ayırımı – Esentepe – Tatlısu Yolu ve Boğazköy – Yenierenköy yolunda otomobiller (salon arabalar) 80 Km/Saat; Minibüs, Kamyonet 65 Km/Saat; Otobüs 65 Km/Saat; Kamyon ve Yarı Römorklu Çekici 45 Km/Saat; Tam Römorklu Çekici 40 Km/Saat; Motosiklet 75 Km/Saat; Tehlikeli Madde ve Özel Yük Taşıyan Araçlar 50 Km/Saat; Lastik Tekerlekli Traktör 25 Km/Saat; Arızalı aracı çeken araçlar 20 Km/Saat; Harfiyat Kamyonu, Beton Mixeri 30 Km/Saat.

3. sınıf ve diğer köy yollarında ise Otomobiller (salon arabalar) 70 Km/Saat; Minibüs, Kamyonet 60 Km/Saat; Otobüs 60 Km/Saat; Kamyon ve Yarı Römorklu Çekici 35 Km/Saat; Tam Römorklu Çekici 25 Km/Saat; Motosiklet 60 Km/Saat; Tehlikeli Madde ve Özel Yük Taşıyan Araçlar 30 Km/Saat; Lastik Tekerlekli Traktör 15 Km/Saat; Arızalı aracı çeken araçlar 10 Km/Saat; Harfiyat Kamyonu, Beton Mixeri 30 Km/Saat.”

Hız Sınırının Kısıtlanması Hakkında Bildiri’ye göre, meskun mahaller içinde aksine bir işaret bulunmadığı hallerde ve hız azaltmayı gerektirmeyen yol ve trafik şartlarında, tehlikeli madde taşıyanlar saatte 25 km, diğer araçlar saatte 50 km hız yapabilecek. Lastik tekerlekli traktör ve arızalı araç çeken araçlar meskun mahaller içinde ve dışında saatte 25 km’den fazla hız yapamayacak.

Bildirideki kurallarla lastik tekerlekli iş makinalarının bölünmüş yollara girmeleri yasaklandı. 1. ve 2. sınıf yollara ise izinli olarak girebilecekler ve azami hızları da 20 km/saat ile sınırlandırıldı. Paletli iş makinaları ise hiçbir yola giremeyecek.

DAĞ YOLUNDA HIZ 45 KM/SAAT

Lefkoşa – Girne dağ yolunu kullanacak otomobil, minibüs ve kamyonetlerin azami hızları 45 km/saat ile sınırlandırıldı.

Çekici, kamyon ve otobüslerin yardımcı fren sistemleri aktif ve 10 yaşından küçük olmaları halinde 35 km/saat azami hızları olmalı ve 3’üncü vitesi kullanmaları gerekiyor. Çekici, kamyon ve otobüslerin 10 yaşından büyük olmaları halinde ise azami hızları 20 km/saatle sınırlandırıldı ve 2’nci vitesi kullanmaları zorunlu kılındı.

Bakan Atakan imzalı bildiride, sürücülerin, kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dolambaçlı yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, karayollarında inşaat ve tamirat sahalarına yaklaşırken, yol ve trafik durumunun icap ve şartlarına göre gereken diğer yerlerde kullandıkları aracın süratini azaltmaya mecbur oldukları vurgulandı.

Büyük göğüsler kadınlarda birçok probleme sebep oluyor

1
Büyük göğüsler kadınlarda birçok probleme sebep oluyor

Meme küçültme ameliyatı, normalden büyük olan memelerde istenmeyen fazla meme dokusunu cerrahi olarak küçülterek, kişinin vücuduna uygun boyutlarda estetik olarak güzel görünümlü, daha hafif ve konforlu bir meme sağlamak için yapılan ameliyat olduğunu anlatan Op.Dr.Hakkı İzmirli, “Ameliyat sonrası hastalar hem sırt, bel, boyun ve omuz ağrılarından hem de terleme sonucu oluşan meme altı tahrişlerden ve pişiklerden kurtulmuş olurlar . Böylece meme küçültme ameliyatı sadece memeye estetik bir görünüm sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda büyük memelerin yol açtığı duruş bozuklukları gibi fiziksel sıkıntılardan da hastaları kurtarmaktadır” dedi.

640xauto-(1)-007.jpgOp.Dr.Hakkı İzmirli, uygun adaylar konusunda şunları söyledi; “Sırt ve boyun ağrılarınız varsa ve meme altlarındaki pişik ve tahrişlerden sıkıntı yaşıyorsanız, Memeniz iyice irileşmiş ve ağırlaşmış; meme başlarınız aşağıya doğru sarkmışsa, Bir memeniz diğerinden daha büyük ise, Memenizin iriliğinden mutsuz iseniz, meme küçültme ameliyatı için uygun bir aday olabilirsiniz”
640xauto-(2)-007.jpgOp.Dr.Hakkı İzmirli, meme küçültme ameliyatı olmak isteyenlerin bilmesi gerekenler konusunda ise “Meme küçültme ameliyatında kişiye özel, vücut oranlarına uygun olacak şekilde yapılan bazı ölçüm ve çizimler doğrultusunda küçültme işlemi yapılır. Birçok ameliyat tekniği olmasına rağmen sıklıkla kullanılan teknikler; “Vertikal skar tekniği”, “Ters T Tekniği” ve “Serbest Meme Başı Aktarım Tekniği (Free Nipple)” dir. Ameliyatta hangi tekniğin kullanılacağı hastaya en uygun olacak şekilde seçilir. Hangi teknik kullanılırsa kullanılsın ameliyat sonrası belli belirsiz izlerin kalacağı bilinmelidir. İzler, hastanın cilt yapısına ve kullanılan tekniğe göre de değişiklik gösterir.

Ters T Tekniği: Ters T meme küçültme tekniğinde izler meme başının etrafından aşağıya meme oluğuna dik olarak iner ve meme oluğunda her iki yana doğru ters T şeklinde uzanır.
Vertikal Skar Tekniği: Bu teknikte izler Ters T tekniğinden farklı olarak, sadece meme başının etrafından aşağıya meme oluğuna dik bir çizgi olarak iner. En sık kullanılan ve en az iz bırakan tekniktir.
Serbest Meme Başı Aktarım Tekniği (Free Nipple) Çok iri, göbek deliğine kadar uzanan memelerde uygulanan bir teknik olup bu teknikte meme başı memeden tamamiyle ayrılır ve bir greft gibi ameliyat öncesi yapılan çizimlere uygun olarak planlanan yere transfer edilir.”

640xauto-029.jpgOp.Dr.Hakkı İzmirli, ameliyat planlaması ve ameliyat süreci konusunda ise şu bilgileri aktardı; “Gerekli tetkikler yapılıp anestezi onayı alındıktan sonra ameliyat sabahı anestezi öncesi odada hasta ayakta iken önceden planlanmış olan tekniğe uygun olarak çizimler yapılır. Meme başının geleceği yeni nokta işaretlenir. Ameliyat esnasında meme başı etrafındaki cilt çıkartılır. Her iki taraftaki fazla meme ve yağ dokusu çıkartılıp tartılır. Meme başı yeni yerine daha yukarıya adapte edilir. Meme şekillendirilir ve simetri açısından kontrol edilir. Gerekirse dolgunluk olan yerlere liposakşın yapılır. Her iki memeye bir güvenlik tedbiri olarak birer dren yerleştirdikten sonra cilt dikişlerle kapatılır. Bandajlar yapıştırılır ve şekillendirici özel sütyenle hasta odasına alınır. Ameliyat memenin büyüklüğüne göre 2 – 3 saat kadar sürer. Hasta bir gece hastanede misafir edilir. Ameliyat sonrası ağrı yok denecek kadar azdır. Eriyen dikiş kullanıldığı için dikiş alınmasına gerek yoktur. Bandajlar 3 gün sonra değiştirilir. Ameliyattan sonra 6 hafta boyunca özel bir sütyen kullanılması istenir. Hasta 2-3 hafta içinde günlük yaşamına dönebilir. Kişi ağırlık kaldırma ve aşırı aktivite gerektiren işlerden 6 hafta kadar uzak durmalı, ayrıca sigara içmemelidir.
Hastaların büyük bir çoğunluğunda meme küçültme ameliyatı sonrasında semptomatik bir rahatlama olur, daha aktif bir yaşam stiline kavuşularak yaşam kalitesinde önemli derecede artma yaşanır. Meme küçültme ameliyatı, hasta açısından memnuniyet derecesi oldukça yüksek olan bir uygulamadır

KALICI İZ BIRAKIR MI?

Bu durum cerrahınızın önereceği size uygun olan yönteme göre değişiklik gösterir. İzler kalıcı olsa da, iyi bir iz bakımı ile zaman içinde önemli ölçüde belirginsizleşirler. Bizler estetik plastik cerrah olarak mümkün olan en az iz ile istenen sonuçlara ulaşmak amacıyla izleri en aza indirmek için her türlü çabayı gösteririz.
Önemli miktarda kilo alıp vermez iseniz ya da hamilelik durumu olmaz ise sonuçlarınız uzun süre kalıcılığını koruyacaktır.”

Türkiye 117 yılda 210 büyük deprem yaşadı

1
Türkiye 117 yılda 210 büyük deprem yaşadı

İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığınca (AFAD), “Türkiye’de Afet Yönetimi ve Doğa Kaynaklı Afet İstatistikleri” raporu hazırlandı.

Raporun “Sayılarla Türkiye’de Afetler” bölümünde 1900-2018 yıllarında meydana gelen büyük doğal afetlere ilişkin veriler yer aldı.

Buna göre, en etkin deprem kuşaklarından birisi olan Akdeniz-Alp-Himalaya kuşağında bulunan Türkiye’de ortalama her 5 yılda bir geniş çapta can ve mal kaybına neden olan büyük deprem meydana geliyor.

Türkiye’de 1900-2017 yıllarında büyüklüğü en az 6,0 olan 210 hasar yapıcı ve can kaybına yol açıcı deprem meydana geldi. Bu depremlerde 86 bin 802 kişi hayatını kaybetti, 597 bin 865 konut ağır hasar gördü.

Önemli depremlerden bazıları

Muş’un Malazgirt ilçesinde 1903’te 7,0 büyüklüğündeki depremde 2 bin 803 kişi yaşamını yitirdi.

Tekirdağ’ın Şarköy ilçesinde 1912’de meydana gelen 7,3 büyüklüğündeki depremde 2 bin 836 kişi öldü, 1914’te Burdur’da 7,0 büyüklüğündeki deprem 2 bin 344 kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu.

Tokat’ın Niksar ilçesinde 1942’de 7,0 büyüklüğünde meydana gelen deprem 3 bin kişiyi, Samsun’un Ladik ilçesinde 1943’te 7,4 büyüklüğündeki deprem ise 2 bin 824 kişiyi hayattan kopardı.

Bolu’nun Gerede ilçesinde 1944’te meydana gelen 7,2 büyüklüğündeki depremde 3 bin 959 kişi, Erzincan’da 1949’da 7,9 büyüklüğündeki depremde 32 bin 962 kişi öldü.

Muş’un Varto ilçesinde 1966’da kaydedilen 7,2 büyüklüğündeki deprem 2 bin 394, Kütahya’nın Gediz ilçesinde 1970’te kaydedilen 7,2 büyüklüğündeki deprem ise bin 86 kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu.

Diyarbakır’ın Lice ilçesinde 1975’te yaşanan 6,9 büyüklüğündeki depremde 2 bin 385, Van’ın Çaldıran ilçesinde 1976’daki  depremde 3 bin 840 kişi yaşamını yitirdi.

Erzurum’un Horasan ilçesinde 1983’te 6,9 büyüklüğünde deprem meydana geldi, bin 155 kişi hayatını kaybetti. İzmit’in Gölcük ilçesinde 17 Ağustos 1999’da yaşanan ve Marmara Bölgesi’ndeki birçok ilde hissedilen 7,4 büyüklüğündeki deprem ise 17 bin 480 kişiyi hayattan kopardı.

Van’da 2011’de meydana gelen 7,0 büyüklüğündeki deprem nedeniyle 644 kişi hayata gözlerini yumdu.

Heyelan/kaya düşmesi

Türkiye’deki afetlere ilişkin AFAD raporunda heyelan/kaya düşmesi olayları da yer aldı.

Heyelanların jeolojik, jeomorfolojik ve iklimsel etkenlerle insanların çeşitli etkinliklerine bağlı geliştiğine işaret edilen raporda, 1 Ocak 1950-1 Haziran 2018 tarihlerinde meydana gelen toprak kaymalarının istatistikleri paylaşıldı.

Karadeniz bölgesi öne çıktı

Buna göre Trabzon, bin 517 heyelanla ilk sırada yer aldı.

Trabzon’u bin 319 heyelanla Rize, 939 toprak kaymasıyla Erzurum ve 913 heyelanla Giresun izledi. 1950’den bugüne kadarki 23 bin 41 heyelanın yaklaşık yüzde 21’i bu dört ilde meydana geldi.

Kastamonu 768, Artvin 765, Bingöl 693, Malatya 688, Sivas 666 ve Erzincan 622 toprak kaymasıyla listenin üst sıralarındaki diğer iller oldu.

Kırklareli, Edirne, Tekirdağ, Kırşehir, Mardin, Şırnak, Kilis, Şanlıurfa, Uşak, Ardahan, Bilecik, İstanbul ve Eskişehir ise heyelanın en az yaşandığı iller olarak kayıtlara geçti. Söz konusu tarihler arasındaki veriler göz önünde alındığında bu illerde bir yılda meydana gelen heyelanların ortalaması birden az oldu.

Sel/su baskını

Türkiye’de sıklıkla yaşanan afetlerden bir diğeri ise sel/su baskınları.

Sele en çok nehir yataklarındaki taşmaların neden olduğu belirtilen raporda, bu duruma nehir yataklarının amacı dışında kullanılmasının yol açtığı vurgulandı.

Türkiye’de 1 Ocak 1950-1 Haziran 2018 tarihlerinde en çok afet, 425 sel/su baskınıyla Erzurum’da yaşandı. Sivas 315, Van 265 ve Bitlis 247 sel/su baskınıyla bu kenti takip etti.

Çığ

Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı afetlerden bir diğeri çığ, kar örtüsü altındaki zayıf tabakanın örtüden kaynaklanan yükü taşıma kabiliyetini yitirmesiyle oluşuyor.

Çalışmalara göre, çığ olaylarında yükselti ve mevsimsel etki belirleyici role sahip bulunuyor.

1950’den bugüne kadarki çığ olaylarının yaklaşık yarısı Bingöl, Bitlis, Tunceli ve Malatya’da meydana geldi. 1 Ocak 1950-1 Haziran 2018 tarihlerinde Bingöl, 274 çığ felaketiyle ilk sırada yer aldı.

Bingöl’ü 265 çığ olayıyla Bitlis, 168 çığ olayıyla Tunceli ve 81 çığ olayıyla Malatya takip etti.

Son 15 yılda en çok çığ düşmesi, 104 olayla 2006, 159 olayla 2007, 144 olayla 2008, 110 olayla 2010 ve 155 olayla 2011 yıllarında meydana geldi.

2012’den bu yana düşen çığ sayısında geçmiş yıllara oranla azalma kaydedildi.

Kaynak: AA

Bilim dünyasında bir ilk 3 boyutlu yazıcıda kalp üretildi

0
Bilim dünyasında bir ilk 3 boyutlu yazıcıda kalp üretildi

İsrailli bilim adamları gerçek insan dokusu ve damarı kullanarak ilk kez üç boyutlu yazıcıda kalp üretti. Araştırmacılar bu gelişmenin organ naklinde ve tıp dünyasında büyük bir başarı olduğunu, ileride hastalıklı olan kalplere doku transferinin önünü açabilleceğini düşünüyor.

Tel Aviv Üniversitesi’nde yürütülen çalışmalarla ilgili konuşan proje başkanı Doktor Tal Dvir üretilen kalbin hücre, kan damarları ve karıncıklarına sahip bütün bir organ olduğunun altını çizdi.

Medyayla görüntüleri paylaşılan yapay organın büyüklüğü bir tavşanın kalbine yakın boyutlara sahip. Bilim insanları şu anda yapay organın gerçek kalpler gibi kasılıp genişleyebildiğini ancak kan pompalayamadığını ifade etti.

Araştırmacılar üç boyutlu yazıcıyla üretilen kalbin tam anlamıyla fonksiyonlarını yerine getirip hastalara nakledilebilmesi için hala önlerinde uzun bir yol olduğunu ifade ediyor. Çalışmaların ayrıntıları Advanced Science tıp dergisinde de geniş yer buldu.

Doktor Tal Dvir üç boyutlu yazıcı ürünü kalpleri bir sene içerisinde hayvanlara nakletmek istediklerini açıkladı. Dvir, “Belki 10 yıl içinde dünyadaki pek çok hastanede organ yazıcıları olacak ve bu tarz prosedürler bir rutin haline gelecek” öngörüsünde bulundu. Ancak Dvir, hastanalerin başlangıçta kalpten daha az karmaşık olan başka organları tercih edeceğini düşündüğünü belirtti.

808x539_cmsv2_52a98c16-1514-55e8-a10d-04f00776ed26-3800576.jpgTal Dvir bunun yanında yapay kalbin hastalardan doku alınarak üretilmesi gerektiğini, hastanın bağışıklık sistemine uyum sağlaması açısından bunun önemli olduğunu vurguladı.

Dünyada hiç beklenmedik anda gerçekleşen kalp krizleri (kardiyak) erkeklerde tüm ölümlerin yüzde 21’ini, kadınlarda ise yüzde 14,5’ini oluşturuyor. ABD’de yılda 300 bin kişi hayatını kalp krizleri sonucu kaybederken, Türkiye ise bu rakam 200 bin kişi civarında.

Venezuela’da muhalefete 1 Mayıs’ta sokağa çıkma çağrısı

0
Venezuelada muhalefete 1 Mayısta sokağa çıkma çağrısı

Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun meşruiyetini kabul etmeyen ABD başta olmak üzere birçok Batı ve Latin Amerika ülkesince desteklenen Guaido, başkent Caracas’ın Chacao semtindeki Bolivar Meydanı’nda düzenlenen mitingde taraftarlarıyla buluştu.

Guaido, “Özgürlük Operasyonu” adını verdiği sivil itaatsizlik ve protesto gösterileri için diğer eyaletlerdeki muhaliflerin hazır olduğunu belirtti.

Tüm ülkedeki taraftarlarını 1 Mayıs’ta sokağa çıkmaya çağıran Guaido, düzenlenecek yürüyüşlerin ülke tarihindeki en büyük eylemler olacağını ileri sürdü.

Guaido ayrıca “Özgürlük Operasyonu” çerçevesinde oluşturulan komitelere kaydedilen aktivistler olan “Özgürlük ve Yardım Komandoları”nın 27 Nisan’da yemin edeceğini duyurdu.

Venezuela’da 1 Mayıs’ta hükümeti desteklemek amacıyla kamu çalışanları ve iktidardaki Venezuela Birleşik Sosyalist Partisi mensupları da sokakta olacak.

Kaynak: AA