Ana Sayfa Blog Sayfa 8880

Güney Kıbrıs’taki cep telefonu şirketleri Anastasiadis’i bilgilendiriyor

0
Güney Kıbrıs’taki cep telefonu şirketleri Anastasiadis’i bilgilendiriyor

Politis gazetesi “Cep Telefonları Konusu Başkanlıkta- Şirketler İşgal Altındaki Bölgelerle Roaming Konusunda Başkanı Bilgilendiriyor” başlıklı haberinde, en azından Cyta tarafından, İsviçre’deki şirket üzerinden bağlantı kurulmasının ilerlemesi konusunda istek olduğunu, bununla birlikte konunun yasal yönüyle ilgili ortaya çıkan son endişelerin de giderilmesi gerektiğini kaydetti.

Rum tarafındaki telekomünikasyon hizmetleri sağlayıcıları temsilcilerinin, iki tarafın cep telefonu şebekeleri arasındaki roaming konusuyla ilgili olarak son aylarda tartışılan çözüm konusunda bugün Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’e doğrudan bilgi vereceklerini kaydeden gazete, toplantıda Cyta ile MTN temsilcileri, Hukuk Dairesi temsilcisi, Elektronik Haberleşme Düzenleme Komiseri ile Ulaştırma Bakanlığı Elektronik Haberleşme Bölümü Müdürü’nün hazır bulunacağını bildirdi.

Başkanlıktaki toplantıda, önerilen çözümün uygulanmasında zorluklar tespit edilip edilmediği, bunların ne olduğu ve nasıl aşılacağının belirleneceğini yazan gazete, masadaki son önerinin, İsviçre’deki bir şirket üzerinden bağlantı kurulmasıyla alakalı olduğunu belirtti.

Adanın iki tarafındaki şirketlerin, aralarında herhangi bir anlaşma imzalamayacaklarını da yazan gazete, “edinilen bilgilerin”Cyta’nın meselenin ilerlemesi konusunda istekli, MTN’nin ise tereddütlü olduğu ve bugüne kadar bağlantı kurulmasını izin vermeyen yasal engellerin bu yolla aşılıp aşılmadığına dair hala daha endişeler olduğunu belirttiğini de iletti.

Şirketlerin, kendilerine KKTC’de faaliyet gösteren lisanssız şirketlerle bağlantı kurmalarına izin vermeyen yasanın bu durumda da “ayaklarına dolanıp dolanmadığı” konusunda şüpheleri olduğunu yazan gazete, Rum tarafındaki cep telefonu şirketlerinin Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’ten aleyhlerinde cezai işlem başlatılması konusunda milyonda bir durum bile olmadığı konusunda güvence isteyeceklerini ve başlamadan önce yüzde 100 emin olmak istediklerini ekledi.

Haberde, iki liderin de desteklediği bu Güven Yaratıcı Önlemin (GYÖ), roaming maliyetindeki yükseklik nedeniyle, iletişimin temel konusundan çok, psikolojik bir engelin üstesinden geleceği ifade edildi.

21. Uluslararası 23 Nisan Çocuk Festivali’nin açılışı yapıldı

0
21. Uluslararası 23 Nisan Çocuk Festivali’nin açılışı yapıldı

Törende, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Teberrüken Uluçay ile Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Cemal Özyiğit açılış konuşması yaptı.

Daha sonra Uluçay ile Özyiğit çocuklarla birlikte “Bütün Çocuklar Kardeştir” sloganıyla sevgi balonlarını gökyüzüne bıraktı ve güvencin uçurdu.

Hava muhalefeti nedeniyle sadece 23 Nisan İlkokulu ekibinin gösterisi kısa süreli yapılırken diğer ekiplerin gösterileri yapılamadı.

ÖZYİĞİT

Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Cemal Özyiğit tüm çocukların bayramlarını kutlayarak başladığı konuşmasında, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün bu günü Türk ve dünya çocuklarına armağan ettiğini söyledi.

Atatürk’ü iyi anlamak, ilke ve devrimlerini anlayıp anlatma görevleri olduğuna vurgu yapan Özyiğit, Atatürk’ün “yurtta barış, dünyada barış” ilkesi doğrultusunda çocuk festivalinde düzenlenecek etkinliklerle çocukların kültürlerin kaynaşmasının güzel ve anlamlı dostluklar edinmesinin önemine işaret etti.

Özyiğit, çocukların dostluklarının kalıcı olmasıyla daha aydınlık ve barış dolu bir dünya için omuz omuza mücadele edebileceklerini dile getirdi.

Günümüzde dünyanın farklı yerlerinde çocukların açlık, yoksulluk çektiklerini, bunun kahredici olduğunu dile getiren Özyiğit, hem ülke hem de tüm dünya çocukları için kalıcı barış istediklerini belirtti.

ULUÇAY

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Teberrüken Uluçay, etkinlik dolayısıyla dünyanın çeşitli ülkelerinden çocukların KKTC’yi ziyaret etmekte olduğunu, kültürel değer ve etkinliklerin paylaşılacağını söyleyerek, bunun KKTC için çok önemli olduğunu kaydetti. Uluçay, çocukların bayramını kutladı, iyi eğlenceler diledi.

Atatürk’ün Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün TBMM’nin açıldığı gün olan 23 Nisan’ı çocuk bayramı olarak çocuklara armağan ettiğine işaret eden Uluçay, gelecek nesillere daha iyi, huzur ve barış içinde bir dünya bırakmak için canla başla çalıştıklarını ifade etti.

Uluçay, son yıllarda iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin görülmeye başlandığını söyleyerek, gelecek nesillere daha temiz ve yaşanabilir bir dünya bırakmak için elbirliğiyle çalışmak gerektiğini kaydetti.

Eğitimci Yazar Ayşe Tural “Yaşamın Büyüsü “ adlı kitabını Güngördü’ye takdim etti

0
Eğitimci Yazar Ayşe Tural “Yaşamın Büyüsü “ adlı kitabını Güngördü’ye takdim etti

Girne Belediyesi’nden yapılan yazılı açıklamaya göre, Tural, ziyarette “Yaşamın Büyüsü” adlı 16’ncı kitabını Güngördü’ye hediye etti ve kitabı hakkında bilgi Verdi
 
Güngördü, yaptığı konuşmada, Tural’ın hem eğitimci kimliği, hem de bir yazar olarak ülkedeki yazın hayatına büyük katkılar sağladığını ifade ederek, Tural’a hem ziyareti hem de kitap takdimi için teşekkürlerini iletti. 

Yazarların sorumlulukları olduğunu dile getiren Güngördü, bunlardan en önemlisinin de üretmek olduğunu kaydetti.

UKÜ yanında Erkek cesedi bulundu… Cinayet şüphesi var…

0
UKÜ yanında Erkek cesedi bulundu... Cinayet şüphesi var...

Erkek cesedi bulundu… Cinayet şüphesi?

Uluslar Arası Kıbrıs Üniversitesi yakınlarında Haspolar bölgesinde yol kenarında bir erkek cesedi bulundu.

erkek şahsın dövülerek öldürüldüğü iddia ediliyor.

Polis olay yerinde tahkikat yapıyor.

Olay yerinde incelemeler devam ediyor.

polis.png

erkek şahsın dövülerek öldürüldüğü iddia ediliyor.

Adli tıp uzmanları olay yerinde ilk incelemelerini yapıyor.

Erkek şahsın üzerinde darp izleri olduğu ve ağzından kan gelerek öldüğü öne sürülüyor.

Erkek şahsın kafa bölgesinde ciddi darp izleri var.

polis2.png

Cinayete kurban gittiği düşülen erkek şahsın 20-25 yaşlarında Üniversite öğrencisi olduğu düşünülüyor.

Kişinin yabancı uyruklu bir Üniversite öğrencisi olabileceği üzerinde duruluyor.

polis3.png

Şahsın siyahi 20-25 yaşlarında bir üniversite öğrencisi olduğu iddia ediliyor.

Polis  cesedi tanımış olabileceğini düşündüğü kişileri olay yerine getirip teşhis yapmaya çalışıyor.

Ceset otopsi yapılması için Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

Cesetin kimliği henüz teşhis edilemedi.

Meteoroloji Dairesinden kar ve yağmur uyarısı

0
Meteoroloji Dairesinden kar ve yağmur uyarısı

Hava hafta sonu sağanak yağmurlu, pazar günü ise dağlık kesimlerde karla karışık yağmurlu olacak. 

Meteoroloji Dairesi’nden verilen bilgiye göre, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti hafta sonu soğuk ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalacak. Hava sıcaklığı Pazar günü 13 -16 derece olacak. 
Havanın, yarın parçalı çok bulutlu, sağanak veya gök gürültülü sağanak yağmurlu; pazar günü parçalı bulutlu ve sağanak yağmurlu, dağlık kesimlerde karla karışık yağmurlu olması öngörülüyor. Hafta içi ise parçalı ve az bulutlu, açık az bulutlu geçecek. 

En yüksek hava sıcaklığı iç kesimler ve sahillerde önceleri 17 – 20 derece, Pazar günü 13 -16 derece ve daha sonra 21 – 24 derece dolaylarında seyredecek.
 
Rüzgar, genellikle kuzey ve batı yönlerden orta kuvvette zaman zaman kuvvetli, pazar günü fırtınamsı esecek.

Daily Telegraph: ‘Türkiye derin bir ekonomik krize sürükleniyor’

0
Daily Telegraph: 'Türkiye derin bir ekonomik krize sürükleniyor'

Gazete, Merkez Bankası’nın Londra’daki swap piyasasında Türk Lirası’nın gecelik faizini düşürmek için attığı adım sonrası TL’nin değer kaybetmeyi sürdürdüğünü belirtti.

Swap gecelik faizi bu hafta içerisinde yüzde 1300’ü aşmıştı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın swap piyasasında vadesi gelmemiş toplam swap satışı sınırını yüzde 20’den yüzde 30’a çıkarmasının ardından piyasada TL likiditesi artmıştı.

Gazetenin ekonomi ekinin başsayfasında yer verdiği “Türkiye’deki kriz gelişmekte olan piyasalar için korku yaratıyor” başlıklı makalede “Merkez Bankası’nın net rezervleri 26 milyar dolara kadar düştü. Bu, piyasaların test ettiği tehlikeli bir uyumsuzluğa neden oldu” şeklinde yazıldı. 

Makalenin devamında şu ifadeler yer aldı: “Capital Economics yatırım şirketinden William Jackson, Türkiye’nin gelişmekte olan piyasalar arasında en zayıf rezervlere sahipülke olduğunu söylüyor. Kısa vadeli dış borçların net karşılığa oranı yüzde 500 ile kurtarılamaz bir düzeyde. Bankaları ise Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında dağ gibi geri ödemeler bekliyor. Asıl kaygı, yabancı bankaların döviz varlıklarını satarak bilançolarını küçültmeleri sonucu kredi daralması yaşanması.”

“UniCredit Türkiye’nin bu yıl yüzde 5’lik bir ekonomik daralma yaşayacağını, bunun jeopolitik krizi tetikleyeceğini ve sonunda IMF’den yardım alacağını öngörüyor. Geçtiğimiz hafta devlet borçları için flas risklerini ölçen kredi temerrüt swapları da 150 puandan 454 puana yükseldi.”

Yazıda, “Türkiye’de yaşanan fırtınanın coğrafyadan bağımsız olarak en kırılgan gelişen piyasalara da bulaştığı” belirtildi.

Türkiye ekonomisine dair kaygılar, diğer başka gelişmekte olan ülke para birimlerini de olumsuz etkilemiş, Perşembe günü Güney Afrika Randı, Brezilya Reali ve Meksika Pezosu da değer kaybetmişti. (BBC Türkçe)

Karpaz Gate Marina mühürendi

1
Karpaz Gate Marina  mühürendi

Karpaz Gate Marina restaurantı belediye tarafından içki ruhsatı olmadığı gerekçesiyle mühürendi..

Edinilen bilgiye göre bugün sabah saatlerinde Karpaz Gate Marina restaurantına giden Yeni Erenköy Belediyesine bağlı zabıta ekipleri tarafından restaurantın alkollü içki ruhsatı olmaması neden gösterilerek restaurant mühürlendi.58443140_340089176636845_5075799647562235904_n.jpg57382208_335130217358981_4673221062849200128_n.jpg

 

SIM kart tarih oluyor: eSIM teknolojisi için çalışmalara başlandı

0
SIM kart tarih oluyor: eSIM teknolojisi için çalışmalara başlandı

Habertürk’ten Necdet Çalışkan’ın haberine göre, cep telefonlarıyla iletişimin olmazsa olmazı olan SIM kartlara artık gerek olmayacak. 

İlk olarak hücresel bağlantı destekli akıllı saatlerde kullanılan ve ardından Apple’ın geçen yıl pazara sunduğu iPhone XS, iPhone XS Max ve iPhone XR ile akıllı telefonlara da yerleşen eSIM teknolojisi için Türkiye de çalışmalara başladı.

“Embedded SIM” (gömülü SIM) teknolojisiyle birlikte mobil abonelerin cihazlarında fiziksel SIM kart bulunmasına gerek kalmayacak. Türkiye’de bu alanda yapılan çalışmaların başladığını ise Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan verdi.

‘YAKINDA SUNULMAYA BAŞLANACAK’

 

Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan, cihazların içine gömülü halde gelen SIM kartlarının uzaktan müdahale yöntemiyle kontrol edilerek abonelik yönetiminin yapılabilmesine olanak tanıyan eSIM teknolojisinin yakında tüm dünyada ve Türkiye’de sunulmaya başlanacağını duyurdu.

Vodafone’un sponsorluğu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının himayesi, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) ev sahipliğinde, bilgi ve iletişim teknolojileri sektöründe yerli ürün ve uygulamaları desteklemek amacıyla ICT Medya dergisi tarafından düzenlenen TEKNO B2B etkinliğinde konuşan Sayan, söz konusu SIM kartların yönetiminde kullanılacak sunucuların ve sistemlerin yurt içinde bulunması konusunda da BTK’nın gerekli hassasiyeti gösterdiğine dikkat çekti. Sayan, “Bu teknolojinin ülkemize yine belirli oranlarda yerlilik şartıyla getirilerek vatandaşlarımızın istifadesine sunulması gerekiyor” dedi.

HANGİ ÜLKELERDE VAR?

 

Mobil operatörlerin şebekelerine fiziksel SIM karta ihtiyaç duymadan erişebilme imkanı sağlayan eSIM teknolojisi için BTK’nın yasal çalışmalarının ardından operatörler de abonelerine bu desteği sunabilecek.

Şu anda dünya genelinde eSIM desteği veren 24 ülkeden 46 operatör bulunuyor. Bu teknoloji şu anda ABD, Birleşik Krallık, Kanada, Almanya, İspanya başta olmak üzere Norveç, Polonya, Katar, İsveç, Tayvan, Hindistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerde yer alıyor.

Dünya mobil iletişim sektöründe 1991 yılında kullanılan ilk SIM kartların boyu 85.60 mm’yi bulurken; bu boyut, 1996’da çıkan Mini SIM kartlarda 25 mm’ye, 2003’te çıkan Micro SIM kartlarda 15 mm’ye ve 2012 yılında tanıştığımız Nano SIM kartta ise 12.3 mm’ye kadar düşmüştü.

eSIM’in hayatımıza girmesiyle birlikte ise SIM kart değiştirme veya SIM kart kestirme tarih olacağı gibi, abonelerin mobil iletişimi için artık fiziksel bir karta ihtiyaçları da kalmayacak

Yerel Seçim 2019: Ekonomiyi 1 Nisan’dan sonra ne bekliyor ?

1
Yerel Seçim 2019: Ekonomiyi 1 Nisan'dan sonra ne bekliyor ?

Türkiye, Pazar günü yapılacak yerel seçimlere para piyasalarındaki çalkantının ve makroekonomik sorunların gölgesinde giriyor.

Ekonomistler ve piyasa oyuncuları, bu hafta içerisinde yaşananlarla birlikte artık temel meselenin Türkiye’nin serbest piyasa ilkelerine bağlılığına dair güvenin zedelenmesi olduğunu ve hükümetin de bu güveni yeniden tesis etme konusunda adımlar atması gerektiğini söylüyor.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak dün NTV’de katıldığı canlı yayında döviz piyasasında yaşananları “ciddi bir spekülatif bilgi kirliliğine dayalı kur hareketleri” olarak nitelendirdi.

Berat Albayrak, seçimden sonra çok hızlı bir normalleşme yaşanmasını beklediğini belirterek, “Ekonomi ile ilgili bütün atılan adımlar ve her geçen gün daha güçlü bir güven ortamıyla Türkiye, para birimine güvenenleri mahcup etmeyecek, güvenmeyenleri herhalde daha fazla mahcup edeceği bir dönemi yaşayacağız. Buna da hep beraber şahit olacağız. Seçimden sonraki süreçte özellikle döviz hesaplarında Türk lirasına yönelik hareketin daha da hızlanacağı bir süreci gözlemleyeceğimizi düşünüyorum” dedi.

Albayrak, 31 Mart’taki seçimlerin ardından reform sürecine girileceğini ve 8 Nisan haftasında da ekonomiye dair genel bir çerçevenin açıklanacağını sözlerine ekledi.

Nomura International Küresel Piyasalar Araştırma bölümünden gelişmekte olan piyasalar ekonomisti İnan Demir, seçim sonrasına dair en önemli sorunu “yerli ve yabancı yatırımcıların güvenini yeniden tesis etmek” olarak tanımladı.

Demir, “Yüksek enflasyon ve faizlerle mücadele için ‘idari’ önlemlerin kullanılması, Türkiye’de yerleşiklerin yılbaşından bu yana TL tasarruflardan uzaklaşarak döviz mevduat biriktirmesine yol açtı. Yerleşiklerin neredeyse daimi döviz talebi sürerken Merkez Bankası’nın rezervlerinin hızlı bir şekilde düşmesi de yabancı yatırımcıların TL’ye yönelik algısının olumsuza dönmesine yol açtı. Bu güven hasarının tamiri; dış finansman ihtiyaçlarının temini, TL’nin istikrara kavuşması ve enflasyonun kontrol altında tutulabilmesi açısından kritik öneme haiz” dedi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) dün yayımladığı verilere göre, yurt içinde yerleşiklerin döviz mevduatları Mart ayının ilk üç haftasında 8 milyar 230 milyon dolar arttı. Geçen hafta içinde alınan döviz miktarı 3,5 milyar dolar oldu.

BlueBay Capital Varlık Yönetimi Stratejisti Timothy Ash de, yayımladığı notta yılbaşından bu yana alınan bir dizi önlemin ekonomik dengeleri olumsuz etkilediğini belirtti.

Timothy Ash, bu adımları, son aylarda yerel seçim nedeniyle TCMB’den yapılan yüklü kâr transferiyle mali politikanın ciddi şekilde gevşetilmesi, kamu bankalarının kredi musluklarını açması, enflasyonun kontrol altına alınması için piyasa ilkeleriyle bağdaşmayan önlemler alınması ve lira mevduatlar üzerindeki faizlerin suni şekilde düşük tutulması olarak sıraladı.

Ash, “Ekonomi yönetimi, bu önlemlerin sadece geçici olduğunu ve yerel seçimlerin ardından politikaların normalleşeceğini söylüyorlar. Ayrıca, süregelen resesyonun derinliği ve şiddeti nedeniyle hükümetin mali politikayı gevşetmenin makul olduğunu ve özellikle de hala merkezi yönetim bütçesinin sağlıklı durumu göz önüne alındığında mali gevşeme için hareket alanları bulunduğunu öne sürüyorlar. Bu düşünce belli bir ölçüde makul olarak değerlendirilebilir ancak esas meselenin ekonomik politika yapıcılığının güvenirliği olduğu düşünüldüğünde bu, riskli bir strateji olarak görünüyor. Neler olacağını zaman gösterecek ancak bu hafta yaşanan gelişmeler politika yapıcıların pek zamanı kalmadığına ve piyasanın da uygulanan politikalara güvenini kaybettiğine işaret ediyor” dedi.

Demir de enflasyona yönelik alınmış olan “idari” önlemlerin sonlandırılması, lira cinsi mevduat faizlerinin cazip olabilecek düzeylere dönmesi ve TCMB rezervlerinin stabilize edilmesinin normale dönüş sinyali vereceğini ifade etti.

Şubat ayında Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), bir önceki aya göre yüzde 0,16; bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 19,67 ve son 12 aylık ortalamalara göre de yüzde 17,93 arttı. Enflasyondaki artış özellikle gıda fiyatlarının hızlı yükselişinden kaynaklandı.

Hükümet de fiyat artışlarını durdurmak amacıyla “Enflasyonla Topyekun Mücadele” programı başlattı ve bu kapsamda tanzim satış mağazalarının kurulurken, fiyat artışları incelenmeye başlandı ve son olarak Rekabet Kurumu, 23 zincir market hakkında soruşturma başlattı.

Demir, “En iyimser senaryo önümüzdeki uzun seçimsiz dönem göz önünde bulundurularak para ve maliye politikalarının yerli ve yabancı yatırımcılara güven verecek biçimde şekillendirilmesi olur. En olumsuz senaryoda ise popülist ve idari önlemlerin devam etmesi dış finansman cephesindeki sorunların ve dolarizasyon eğiliminin sürmesine neden olur” dedi.

Timothy Ash de, seçimlerin ardından politikaların yeniden normalleştiğini görmeyi umduklarını söyledi.

Ash, “Şu aşamada, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu mevcut sorunlardan mümkün olan en hızlı şekilde çıkmasını sağlamak amacıyla, piyasayı bilen ve piyasa ile yatırımcılarla birlikte çalışmak isteyen akıllı ve yetenekli politika yapıcılara ihtiyacı var” diye konuştu.

Ancak Capital Economics Kıdemli Gelişmekte Olan Piyasalar Ekonomisti Jason Tuvey, normale dönüş konusunda pek de iyimser değil.

Jason Tuvey, Türk ekonomisi ve finans piyasalarına yönelik kaygıların seçimlerin ardından hızlı bir şekilde kaybolması ihtimalinin düşük olduğunu ve hatta daha da artmasını beklediklerini söyledi.

Tuvey, “Pazar günkü seçimlerin sonucu ne olursa olsun ardından iki noktaya dikkat çekmek gerek. Öncelikle, seçimlerin ardından hükümetin ekonomik reformlara yeniden başlayacağı yönündeki argümanlara katılmıyoruz. Hatta, alışılmışın dışındaki politikalara yönelik eğilimin daha artacağını düşünüyoruz. Bu hafta içinde Merkez Bankası’nın parasal sıkılaştırma yönünde attığı adımlar halen siyasi baskılara açık olduğunu gösteriyor” dedi.

Capital Economics Kıdemli Gelişmekte Olan Piyasalar Ekonomisti Tuvey, dikkat çekilmesi gereken ikinci noktanın da geçmişte yaşanan deneyimlerin seçim öncesi yapılan mali teşviklerin seçim sonrası genellikle geri alınmadığını göstermesi olduğunu belirtti.

Tuvey, “2017 ve 2018 seçimlerindeki deneyim, bu önlemlerin çok uzun süre yerinde kaldığını gösteriyor. Bunun sonucunda da iç talebin daha da güçlenmesi ve buna bağlı olarak ithalat ile cari açığın artmasıyla liranın yeniden baskı altında olacağı dönemlerin gelmesi muhtemel görünüyor” dedi.

indir.png

Türk varlıkları son bir haftadır oldukça hareketli bir dönem yaşıyor. Dünyanın önde gelen yatırım bankalarından JPMorgan, geçen hafta içinde gönderdiği tavsiye notunda, Türk Lirası’nın 31 Mart seçimlerinin ardından değer kaybetmesini beklediklerini yazdı ve Merkez Bankası’nın net rezervlerinde görülen düşüş nedeniyle liraya satış tavsiyesinde bulundu.

Bunun üzerine geçen hafta Cuma günü, Türk Lirası Amerikan Doları karşısında yüzde 5 ile Ağustos 2018’deki sert düşüşten bu yana en büyük değer kaybını yaşadı. Bu gelişmenin ardından Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu ile Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) JPMorgan hakkında soruşturma başlattı.

Bu durumun yarattığı tedirginlik, liradaki değer kaybının daha da devam edeceği beklentisiyle birleşince, yabancı yatırımcılar da swap işlemleriyle döviz satın almaya başladı. Ancak bankaların Londra swap piyasasına verdiği Türk Lirası likiditesini azaltmasıyla birlikte gecelik swap faizi de yüzde 1300’ün üzerine çıktı.

Böylece, kurdaki artış bir süreliğine önlenmiş olmasına karşın, yabancı yatırımcıların lira ihtiyaçlarını karşılamak için Türk tahvillerini ve hisselerini satmasıyla borsa geriledi ve bono faizleri de yükseldi. Perşembe günü ise Merkez Bankası’nın attığı adımlarla, swap piyasasına TL likiditesi sağlandı, swap faizi gerilerken, Türk Lirası dolar karşısında değer kaybetti.

İstanbul’a uçmak ateş pahası

0
İstanbul'a uçmak ateş pahası

Dövizdeki durdurulamayan artışla birlikte  meydana gelen ekonomik kriz vatandaşın cebini yakmaya devam ediyor. 

Dövizdeki artış ve ekonomik kriz vatandaşı daha da yoksullaştırırken, enflasyon ve krizin etkileri Ercan-İstanbul arası uçak biletleri fiyatlarına da yansımış durumda. 

İstanbul’a gitmek isteyen bir vatandaş, gidiş-dönüş uçak bileti almak için en ucuzu 650 TL’den başlayan ve 3600 TL’ye  kadar varan bilet bedellerini ödemek zorunda kalıyor.

bile.png

bil.png

bile-001.png

bil.png

bile-002.png