Ana Sayfa Blog Sayfa 8883

Fenerbahçe Galatasaray derbisi berabere sona erdi

0
Fenerbahçe Galatasaray derbisi berabere sona erdi

89.dk: Maçın sonuna en az 7 dakika ilave edildi.

81.dk: Oyuncu Değişikliği. Fenerbahçe’de Valbuena yerini İsmail Köybaşı’nda bıraktı.

GOL! Fenerbahçe 1-1 Galatasaray 

71.dk: Fenerbahçe, Elif Elmas ile beraberliği yakalıyor.

GOL! Fenerbahçe 0-1 Galatasaray

66.dk: Galatasaray, Onyekuru ile maçta 1-0 öne geçiyor.

45.dk: Kadıköy’de dev derbide ikinci yarı başladı!

İLK YARI SONA ERDİ

Fenerbahçe: 0 Galatasaray: 0

Kırmızı kart. Fenerbahçe 10 kişi kaldı!

45.dk: Ali Palabıyık, VAR incelemesinden sonrası Hasan Ali Kaldırım’a direkt kırmızı kart gösterdi. Fenerbahçe 10 kişi kaldı.

35.dk: Hava topu mücadelesinde Linnes’in yüzüne karşı kolunu kullanan Moses sarı kart gördü.

18.dk: Belhanda, Soldado’ya arkadan yaptığı faul nedeniyle sarı kart gördü.

10.dk: Maçta ilk 10 dakika golsüz eşitlikle geçildi. Henüz net bir pozisyon yok.

 

1.dk: Maç başladı. İki takıma da başarılar.

MAÇIN İLK 11’LERİ

FENERBAHÇE’NİN 11’İ

Fenerbahçe’nin 11’i: Harun, Dirar, Skrtel, Serdar Aziz, Hasan Ali, Mehmet Topal, Tolgay, Eljif, Valbuena, Moses, Soldado.

GALATASARAY’IN 11’İ

Galatasaray’ın 11’i: Muslera, Mariano, Donk, Semih, Linnes, Fernando, Ndiaye, Belhanda, Feghouli, Onyekuru, Diagne

KKTC’de bir ilk gerçekleşti

0
KKTC’de bir ilk gerçekleşti

Sağlık Bakanı Filiz Besim, Antalya Üniversite Hastanesi işbirliğinde Doktor Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde gerçekleşen 6 saatlik ameliyatın başarılı geçtiğini, hastanın durumunun iyi olduğunu kaydetti.

Operasyonu Kalp Damar Cerrahisi uzmanları Dr. Hasan Birtan, Dr. Ozan Emiroğlu ile Türkiye Antalya Tıp Üniversitesi’nden gelen Prof. Dr. Ömer Beyazıt başkanlığındaki bir ekip gerçekleştirdi.

Nakille ilgili bugün Lefkoşa Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Onkoloji Binası’nda basın toplantısı düzenlendi.

Toplantıya, Sağlık Bakanı Filiz Besim ve Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Başhekimi Doktor Adil Özyılkan’ın yanı sıra ameliyatı gerçekleştiren ekip de katıldı.

BESİM: “ÇOK ANLAMLI BİR GÜN”

Sağlık Bakan Filiz Besim konuşmasının başında, bunun kendileri için çok anlamlı bir gün olduğunu dile getirdi.

“İnsan Hücre, Doku ve Organ Nakli Yasası”nın geçmesinin ardından böbrek nakillerinin başladığını hatırlatan Besim, bugüne kadar 35 böbrek hastasına başarılı bir şekilde nakil yapıldığını, bundan onur ve gurur duyduklarını ifade etti. Filiz Besim, yasanın diğer nakillerin yapılmasını da mümkün kıldığını kaydetti.

Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Kardiyovasküler Cerrahi ekibinin bir süre önce kendisine gelerek hastanede kalp nakli yapılabileceğini ilettiğini anlatan Besim, bunun üzerine hastanede gerekli altyapıyı hazırladıklarını belirtti.

Konuyla ilgili Antalya Üniversitesi Tıp Fakültesi ile de bir protokol imzalandığını anlatan Besim, bütün bu hazırlıklar tamamlandıktan sonra nakil için kalp beklemeye başladıklarını söyledi.

2 gün önce, organ bağışı haberinin gelmesiyle bu ameliyatın gerçekleştiğini anlatan Besim, nakil alan hastanın şu anda iyi durumda olduğunu kaydetti.

Besim şöyle devam etti:

“Hayata veda ederken, başka insanlara da hayat vermek istiyorum, organlarımın başka insanların vücudunda yaşamasını istiyorum diyen o yüce gönüllere ve bize bu bağışı yapan o yüce gönüle, ailesine, tüm sevdiklerine yürekten teşekkür ediyorum. Gerçekleştirilen nakil sadece kalp nakli değil, iki tane de böbrek nakli yapıldı. Kendisine Allahtan rahmet diliyorum. Işıklar içinde uyusun, yıldızlar hep yorgan olsun inşallah. Eminim ki, rahat uyuyacak çünkü 3 tane hastaya hayat verdi. Bundan daha büyük mutluluk olamaz”

“KOORDİNASYON KURULU ACİLİYETE GÖRE KARAR VERİYOR”

Konuşmasında organ bağışının önemine işaret eden Besim, bu organ nakillerinin kime yapılacağına nasıl karar verildiğini de anlattı. İlgili yasada bu konunu net şekilde tarif edildiğini dile getiren Besim, bu yasa tahtında bir koordinasyon kurulu meydana getirildiğini ifade etti.

Besim, bağış yapacak kişinin beyin ölümü gerçekleştikten sonra bu kurulun toplanarak tüm ülkedeki organ bekleyen hastaların bulunduğu listeyi ele alarak, aciliyet derecesine göre nakil yapılacak kişiyi belirlediğini kaydetti.

Bu vakada da kurulun 49 yaşında, son dönemde kalp yetmezliği nedeniyle sürekli hastaneye yatırılan Veli Çelik’e nakil yapılmasına karar verildiğini anlatan Besim, Antalya Üniversite Hastanesi’nden 3 kişilik bir ekibin adaya geldiğini ve Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi kardiyovasküler cerrahi ekibinin bu ekiple birlikte 6 saatlik bir ameliyat gerçekleştirdiğini dile getirdi.

Besim şöyle devam etti:

“Hasta akşam yoğun bakımda kaldı. Bugün sabah tüpü çıkarıldı, kahvaltısını yaptı ve kendisini ziyaret eden doktor arkadaşlarımıza ‘ben koşmak istiyorum’ dedi. Bundan daha güzel bir olay bir hekim için, bir hastane için olamaz diye düşünüyorum”

BEYAZIT: “KALP NAKLİ ÖNEMLİ BİR PRESTİJ”

Kalp nakli operasyonuna katılan Antalya Tıp Hastanesi’nden Prof. Dr. Ömer Beyazıt ve Lefkoşa Doktor Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Kalp Damar Uzmanı Dr. Hasan Birtan da toplantıda söz alarak, yaşanan süreci anlattı.

Prof. Dr. Ömer Beyazıt, iki kurum arasında imzalanan protokol sonrası daha önce iki kez yapay kalp ameliyatı gerçekleştirildiğini anlattı.

Kalp naklinin cerrahlar için çok önemli olduğunu anlatan Beyazıt, bir hastanenin kalp nakli yapabilmesinin de önemli bir prestij olduğunu, hastanenin multidisipliner bir mükemmelliğe ulaştığını gösterdiğini belirtti. Beyazıt, hastanenin otelcilik hizmetleri istenen noktada olmasa da ekip ve teknik açıdan durumun oldukça iyi olduğunu anlattı.
Tüm ölümlerin yüzde 30’unun kalp yetmezliği nedeniyle gerçekleştiğini, kalp yetmezliği yaşayan hastaların yüzde 75’inin ise 5 yıl içinde hayatını kaybettiğine işaret eden Beyazıt, kalp yetmezliği yaşayan kişilerin tek tedavisinin kalp nakli olduğunu dile getirdi.

BİRTAN: “ÇOK ÖNCELERDEN KONULMUŞ BİR HEDEFTİ”

Lefkoşa Doktor Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Kalp Damar Uzmanı Dr. Hasan Birtan bu ameliyatın kendisi için çok önceden konulmuş bir hedef olduğunu anlattı.
Ülkede açık kalp ameliyatı yapılmasının bile uzaya çıkmakla eşdeğer görüldüğü zamanlar olduğunu anımsatan Birtan canlı kalp nakli ameliyatı gerçekleştirilebilmesinden duyduğu memnuniyeti ifade etti.

Birtan, ameliyatın gerçekleşmesini sağlayan ekip arkadaşlarına teşekkür etti.

LAÜ’de anlamlı kermes

0

Lefke Avrupa Üniversitesi (LAÜ) Sosyal ve Kültürel Etkinlikler Merkezi ile Psikoloji Kulübü tarafından sosyal sorumluluk projesi kapsamında “Kemal Saraçoğlu Lösemili Çocuklar ve Kanserle Savaş Vakfı’na” destek vermek amacıyla kermes düzenlendi. LAÜ Plaza Alanı’nda düzenlenen kermes, Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Sultan Okumuşoğlu tarafından yürütüldü.

Okumuşoğlu: Sosyal sorumluluk projeleri öğrencilerin gelecek yaşantılarında üstlenecekleri sorumlulukların bir simülasyonunu deneyimlemek gibidir

   Kermes hakkında bilgi veren Okumuşoğlu, LAÜ Psikoloji Kulübü öğrencilerinin “Kemal Saraçoğlu Lösemili Çocuklar ve Kanserle Savaş Vakfı” logolu ürünlerin satışı için gün boyunca stand kurup satış yaptıklarını belirtti. Kermes satışlarının tüm gelirinin “Kemal Saraçoğlu Lösemili Çocuklar ve Kanserle Savaş Vakfı’na” destek olmak amacıyla derneğe iletildiğini söyleyen Okumuşoğlu, öğrenciler için üniversite ortamındaki sosyal sorumluluk projelerinin gelecek yaşantılarında üstlenecekleri sorumlulukların bir simülasyonunu deneyimlemek gibi algılanabileceğini ifade etti.     

   Okumuşoğlu, dolayısıyla öğrencilerin bir yandan sosyal sorumluluk üstlenmenin, yardım edebilmenin getirdiği iç huzurunu yaşamayı diğer yandan da nasıl planlama ve organizasyon yapacaklarını öğrendiklerini dile getirdi. Bu çalışmada kanserle savaş için fon oluşturmanın yanı sıra geleceğin psikologları tarafından kanserle savaşta erken tanı, umut ve desteğin önemine yönelik farkındalık yaratmanın da amaçlanmış olduğunu belirten Okumuşoğlu, LAÜ Psikoloji Kulübü’nün gelecekte de benzer sosyal sorumluluk projelerini gerçekleştirmeyi amaçladığını ve planladığını ifade etti.

Ekrem İmamoğlu mazbatasını aldı; NTV, CNN Türk ve Habertürk Emine Erdoğan’ın ödülünü yayınladı

2
Ekrem İmamoğlu mazbatasını aldı; NTV, CNN Türk ve Habertürk Emine Erdoğan'ın ödülünü yayınladı

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, seçimlerden 17 gün sonra mazbatasını aldı. Mazbatasını alan İmamoğlu, Saraçhane’deki İBB binasına giderken CNN Türk, NTV ve Habertürk kanallarında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın ödül alması yayınlandı. 

Ekrem İmamoğlu, mazbatasını bugün Çağlayan Adliyesi’ndeki İl Seçim Kurulu’ndan teslim aldı. İmamoğlu, adliyede herhangi bir açıklama yapmazken; mazbatasını almasının ardından doğrudan Saraçhane’deki İBB binasına doğru yola çıktı.

Son 17 gündür sadece İstanbulluların değil tüm Türkiye’nin merakla beklediği gelişme bazı televizyon kanalları tarafından canlı yayınlanırken; seçim döneminde tarafsız davranmamakla eleştirilen NTV, CNN Türk ve Habertürk kanalları ise aynı sırada Emine Erdoğan’ın İngiltere’nin başkenti Londra’daki Dünya İnsaniyet Forumu Ödül Töreni’nde yaptığı konuşmayı canlı olarak yayınladı.

Kanallar,  İmamoğlu’nun İBB binasına vararak konuşma yapmaya başlamasının ardından İstanbul’un yeni Belediye Başkanı’nın konuşmasını canlı olarak yayınladı. 

İmamoğlu, 8 Nisan’da yaptığı açıklamada, Demirören ve Ciner grubu ile Şahenk ailesine, kendisinin açıklamalarını yayınlamadıkları için tepki göstermiş ve “Mesela rakibimin bana cevabını yayınlıyorlar, ama benim söylediklerimi yayınlamıyorlar” demişti.

Demirören’e bağlı Hürriyet, Milliyet, Vatan ve CNN Türk, İmamoğlu’nun açıklamalarını aktardığı haberlerde, eleştirileri ‘tehdit’ olarak nitelendirmiş ve “İmamoğlu’nun medyayı tehdidini üzüntüyle takip ediyoruz” başlığını kullanmıştı. 

Karpaz’da Bafra bölgesi beyaza büründü

0

Karpaz’da Bafra bölgesi  beyaza büründü

Bafra Oteller bölgesinde şiddetli dolu yagışı etkili oldu, yollar beyaza büründü.

Öte yandan Karpaz Anayolunun Pamuklu – Çayırova arası olan bölümüde oluşan buzlanma nedeniyle polis sürücüleri uyardı

Kanada’da laboratuvarda üretilen etler gıda sektöründe kullanılacak

0
Kanada'da laboratuvarda üretilen etler gıda sektöründe kullanılacak

Kanada resmi haber ajansı CanadianPress’in haberine göre, ülkedeki bazı şirketler, gelecek yıllarda, tek bir hayvanı kesmeye bile gerek kalmadan tavuk, sığır ve koyun etini laboratuvarda üretmeye başlayacak.

Hücresel tarım teknolojisi üzerinde çalışan söz konusu şirketler, hayvanlardan alınan hücrelerden süt, yumurta, et veya diğer ürünleri oluşturmada ilerleme sağladı. Üretilen etler insanlar tarafından tüketilebileceği gibi kedi-köpek maması olarak da kullanılacak.

 

Edmonton merkezli Future Fields şirketinin kurucularından Lejjy Gafour, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, çalışmalarında iki ayrı ürünü geliştirmeye yoğunlaştıklarını, bunlardan ilkinin hücrelerin büyümelerine yardımcı olacak bir serum, diğerinin de tavuk eti olduğunu söyledi. Gafour, tavuğun kamu tüketimine 5-7 yıl içinde hazır olabileceğini ancak serumun daha erken biteceğini tahmin ettiklerini ifade etti.

Merkezi Vancouver’da bulunan Appleton Meats isimli şirket ise laboratuvarda üretilmiş ineksiz sığır etinden burger üreterek piyasaya vermek için çalışıyor. Şirketin CEO’su Sid Deen, 2017 sonunda başladıkları ürün geliştirme çalışmalarında farklı prototipleri test ettiklerini ve 3 ila 5 yıl içinde satışa başlayabileceklerini söyledi.

Haberde, Toronto’da bulunan Because Animals isimli başka bir firmanın da aynı yöntemle tarla faresi hücrelerinden laboratuvarda ürettikleri etle kedi maması ürettiği, prototip halindeki ürünün mağaza raflarına çıkması için yasal düzenlemeleri beklediği bildirildi. Şirketin CEO’su Shannon Falconer, ürünlerin, en büyük evcil hayvan maması pazarı olması sebebiyle ilk önce ABD’de piyasaya çıkacağını, yasal düzenlemeler sonrasında Kanada’da da satışa başlayacaklarını söyledi.

 

Laboratuvar ortamında ilk et üretimi, İsrail kökenli Aleph Farms isimli şirket tarafından geçen yıl gerçekleştirilmişti. Dünya genelinde 1 trilyon doları aşan bir ticaret hacmine sahip olan et piyasasında, yeni teknolojilerle maliyetlerin düşürülmesi hedefleniyor.

Financial Times: Türkiye, Merkez Bankası milyarlarca dolarlık kısa vadeli borç kullanıyor

0
Financial Times: Türkiye, Merkez Bankası  milyarlarca dolarlık kısa vadeli borç kullanıyor

İngiltere’de yayımlanan Financial Times gazetesi, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) kısa vadeli borçlanma yoluyla dolar rezervlerini artırmasının, yeni bir kur şoku karşısında TL’nin değerini korumak için yeterli adım atıp atamayacağı konusunda yatırımcı ve analistlerin şüphe duymasına yol açtığını yazdı.

Haber Financial Times’ın (FT) ilk sayfasında yayımlandı.

TCMB Nisan ayı başında net döviz rezervini 28,1 milyar dolar olarak açıklamıştı. Bazı yatırımcılara göre bu seviyenin de yetersiz olduğunu yazan FT’deki haberde, “Kendi hesaplamalarımız, rezervlerin 25 Mart’tan bu yana alışılmadık bir hızla artan kısa vadeli dış borçlanma ve swap işlemleriyle desteklendiğini gösteriyor. Bu swap işlemleri dışarıda tutulduğunda net rezervlerin 16 milyar doların altında olduğu gözüküyor” denildi.

Gazeteye göre analistler Türkiye’nin piyasalarda olası bir krize karşılık verecek finansal savunmasının yeterli olmadığından endişeleniyor.

FT, konuyu Merkez Bankası’na da sorduklarını aktarıyor ve “Merkez Bankası gönderdiği yazılı cevaplarda ilk kez döviz rezervlerinin swap işlemlerinden etkilenmiş olabileceğini ifade etti. Ancak bu işlemlerin tamamen uluslararası normlara uygun bir şekilde yapıldığını da vurguladı” diyor

Gazeteye konuşan ve adını vermek istemeyen eski bir üst düzey TCMB yöneticisi, rezerve eklenen bu kaynakların kazanılmayıp borç alınan paralar olduğunu söyledi ve ekledi:

“Bu Merkez Bankası rezervlerini artırmanın geleneksel bir yolu değildir.

Bloomberg verilerinden TCMB bilançosunu inceleyen FT, 1 Ocak-25 Mart döneminde borçlanmanın 500 milyon doları aşmazken, 8 Nisan’da bu miktarın 13 milyar dolara tırmandığını yazdı.

Haberde “TCMB bu kaynağı, Türkiye’de yerleşik bulunanların paralarını artan bir oranda döviz mevduatlarına yatırması sonrasında Türk bankalarından borç alarak oluşturdu” dendi.

BlueBay Varlık Yönetimi’nin gelişmekte olan pazarlar stratejisti Tim Ash, “Kapalı kapılar ardında olanlara dair genel bir rahatsızlık var” dedi.

Haberde şu ifadeler yer aldı:

“TCMB’nin faaliyetlerini yakından inceleyen beş yatırımcı ve analist, isimlerini gizli tutmak şartıyla rezervlerden endişelendiklerini söyledi. Bazıları, Türk yetkililerin TL’ye karşı kısa pozisyon tavsiye eden ABD merkezli uluslararası yatırım bankası JP Morgan’a açtığı soruşturmanın ardından konuşmaktan çekindi.

“TCMB’nin bu hamlesi, bankanın yerel seçimler öncesi TL’nin değerini yüksek tutmak için rezervlerini tükettiğine dair endişeleri artırdı. TCMB bununla ilgili yorum yapmayı reddetti.”

Türkiye’nin 12 ayda 177 milyar dolar dış borç ödemesi gerektiğini hatırlatan FT’ye konuşan Tim Ash, “İster net rezerve bakalım ister brüt rezerve, sonuçta yeterli rezerve sahip olmadıkları görülüyor. Piyasadaki herkes Türkiye’nin TL’yi etkili ve sürdürülebilir bir şekilde korumak için yeterli rezervi kalmadığını biliyor” dedi.

140 kiloluk futbolcu: Çalışırlarsa mutlaka başarıya ulaşırlar

0

Manisa Büyükşehir Belediyespor’da 2006 yılında filiz lisans çıkartılan ve 2 yıl altyapıda bu kulüpte forma giyen Hasan Can, 2009 yılında yaşadığı rahatsızlık yüzünden futboldan koptu.
 İyileşme sürecinde kortizon tedavisi gören ve bunun yanı sıra düzensiz beslenen Hasan Can, önüne geçemediği şekilde kilo almaya başladı.
 Şu anda 140 kilo olan Hasan Can Vatan, tam 10 yıl sonra futbola geri döndü. Arkadaşlarının desteği ile yeşil sahalara tekrar adım atan genç futbolcu, Manisa 2. Amatör Lig’de yer alan Alaybeyspor ile anlaştı. 
Arkadaşlarından 2 kat kilolu olmasına rağmen takımda forma giymeyi başaran futbolcu, bu sezon 3 gol attı, 4 gole de katkıda bulundu. 

Yaşadığı rahatsızlık ve düzensiz beslenmeden dolayı kilo aldığını belirten Hasan Can Vatan, “Ufak yaştan beri futbolun içindeyim. 
İlk olarak 2006 yılında Manisa Büyükşehir Belediyespor’da filiz lisansım çıkartıldı. O dönem altyapıda 2 yıl başarılı bir performans sergiledim. Daha sonra 2009 yılında ayağıma demir batması sonrası uzun süre sağlık sorunları yaşadım. 
O süreçte doktorlar bana kortizon tedavisi verdi. Bunun yanı sıra da düzensiz beslenince kilo aldım ve futbola tekrar başlayamadım. Kilo vermek için çok uğraştım ama olmadı. Daha sonra sezon başında arkadaşlarımın desteği ve güveni ile futbola geri döndüm” diye konuştu.

İlk zamanlar sıkıntı yaşayacağını düşündüğünü belirten 140 kiloluk futbolcu, “Tabi yaşamadığımı söylersem yalan olur.
 Antrenmanlara başladıktan sonra aşırı kilolu olmam futbol oynama mani oluyordu. Ama futbol konusunda yetenekli olduğum için bunun üstesinden gelebiliyorum. 
Zaten hocam da sonradan oyuna alıyor. İnşallah bu yaz kilo vereceğim. Çok uğraşacağım. Eski günlerime dönmek için mücadele edeceğim” dedi. 
Bu sezon kendisine 10 gol hedefi koyduğunu belirten Hasan Can, “Bu sezon hedefim 10 gol atmak. Bunun için çok çalışmam gerek. Kendime hedef koydum ve bu hedefime ulaşmak için çabalayacağım. 
Genç oyuncular küsmesinler ve futbolu bırakmasınlar. Çalışırlarsa mutlaka hedeflerine ulaşırlar” ifadelerini kullandı.  

Bu besinleri birlikte tüketmeyin!

0
Bu besinleri birlikte tüketmeyin!

Beslenme ve Diyet Uzmanı Beyza Vural Öten, yanlış kombine edilerek tüketilen besinler hakkında bilgi verdi. Hangi besinin tüketildiğinden çok, besinin neyle kombine edilip tüketildiği ve nasıl tüketildiğinin çok önemli olduğunu belirten Öten, “Örneğin protein kaynağı bir yiyecek, kırmızı et, yumurta, bunları kalsiyum kaynağı olan süt, yoğurtla beraber tüketmek, içerisindeki demirin emilimini engelleyebilir.

Mesela kırmızı etin yanına ayran içmemiz, yoğurt yememiz demirin emilimini etkileyebilir. Demir eksikliği olanların dikkat etmesi gereken bir konu. Ya da kahvaltıda yiyeceğimiz bir yumurtanın yanında süt içmek, yumurtanın içerisindeki demirin emilimini engelleyebilir. Demirin daha çok emilebilmesi için yanında C vitamini kaynağı olan bol limonlu yeşillikler, salatalar ve sebzelerin tüketilmesini öneriyoruz.

Bunun dışında mesela balıkla yoğurt yenmez diye bilinir. Ancak balık tazeyse yenilmesinde hiçbir sakınca yoktur. Balık tazeliğini kaybettiği sürece içerisindeki histamin içeriği de artar. Histamin yoğurtta da bulunan bir maddedir ve balık tazeliğini kaybettikçe histamin içeriği arttığı için alerjik reaksiyonlar, zehirlenmeler, histamin zehirlenmesi dediğimiz durum ortaya çıkabilir. Ama taze balıkta bu söz konusu değildir, yoğurtla beraber de tüketilebilir. Kuru baklagilleri, tahıllarla tüketmek de çok önemlidir. Kuru fasulye, nohut, mercimeği, pirinç, makarna, bulgur pilavıyla tükettiğimiz zaman iyi bir protein içeriği oluşturmuş oluyoruz. Eksik aminoasitler birbirini tamamlıyor. Dolayısıyla bunları beraber tüketmek bizim kültürümüzde de yer alıyor, oldukça faydalıdır” dedi.

Yemeklerin üzerine hemen meyve yenilmemesi gerektiğini kaydeden diyetisyen Öten, “Meyvenin içerisindeki polifenoller yemeğin içerisinde bulunan proteinlerin sindirimini engelliyor. Aynı zamanda eğer o yemeği nişastalı sebzelerle tükettiysek, meyveler fermantasyona uğrayabiliyor, şişkinlik, mide yanması gibi problemlere neden olabiliyor. Yemeklerin hemen üzerine çay, kahve içmekte önerdiğimiz bir durum değil, içerisinde polifenolik maddeler var. Bunlar yine yemeklerin içerisindeki minerallerin emilimini etkiliyor. En az 1-1.5 saat sonra çay kahve içilmesini öneriyorum” şeklinde konuştu.

İmamoğlu: Bu şehrin nimetlerini ganimet yapmak yok, nimetlerini paylaşmak var

0
İmamoğlu: Bu şehrin nimetlerini ganimet yapmak yok, nimetlerini paylaşmak var

Ekrem İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi binasının önündeki otobüste bir konuşma gerçekleştirdi.

Az laf çok iş diyorsunuz, harika. İyi ki varsınız. Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı, insanlarımızı herkesi selamlıyorum. Bu şehrin inançlarını selamlıyorum, Müslümanlarını, Sünnilerini, Alevilerini selamlıyorum, Hristiyanlarını, Ermenilerini, Rumlarını selamlıyorum. Hoş geldin İstanbul! Asla vazgeçmedik. Haktan, hukuktan ve adaletten asla vazgeçmedik. Barıştan, demokrasiden vazgeçmedik, bu dünyada evrensele giden değerlerden vazgeçmedik.

Güzel hemşehrilerim bu güzel şehrin ve ülkenin kurucu değerlerinden vazgeçmedik. Cumhuriyet’ten vazgeçmedik. Bu millete olan inancımızdan vazgeçmedik. Mustafa Kemal Atatürk’ten vazgeçmedik. Allah’ıma bu şehri yönetme şansını bana tanıdığı için şükrediyorum. Ben kendimi bu şehrin bebeklerine, çocuklarına, gençlerine, kadınlarına, insanlarına adayacağım, hepinize söz veriyorum.

Artık kıyıda köşede kalan yok, artık kaymak tabakası, varoşu yok. Bu şehrin nimetlerini ganimet yapmak yok. Nimetlerini paylaşmak var, bu şehrin güzelliklerini paylaşmak var. Bu şehrin mazlumu olmayacak, ezilmişi olmayacak.

Ben herkese hizmet edeceğim, CHP’lilere, İYİ Parti’lilere, Ak Parti’lilere, MHP’lilere, HDP’lilere Saadet Parti’lilere hizmet edeceğim. Bu şehir için herkes teminat olacak. Ben hiçbir insanımı, hemşehrimi ayırt etmeyeceğim. Çocuklarımın huzurunda söz veriyorum, bu şehrin çocukları benim çocuklarım. Bu şehir kadın dostu bir şehir olacak.

Çuvalların başında bekleyen demokrasi nöbetçilerine teşekkür ediyorum. Bu sürece katkı sunan ve hiçbir şekilde başından ayrılmayan genel başkan yardımcılarına, milletvekillerine, grup vekillerine teşekkür ediyorum. Benim partim, beni yetiştiren, bugüne getiren, beni bu şekilde sizlerle tanıştıran, buluşturan CHP’ye teşekkür ediyorum. Partimin genel başkanına, benim yanımda sımsıkı duran Kemal Kılıçdaroğlu’na teşekkür ediyorum. Aynı şekilde benim bu sürecime tüm içten duygularıyla katkı sunan, ittifakımız olan ve yanımda her zaman dimdik duran İYİ Parti’ye teşekkür ediyorum. Çok kıymetli Meral Akşener’e teşekkür ediyorum. Hem Canan Hanım hem Buğra Bey’e teşekkür ediyorum.

Bu şehrin güzel işlerle buluşması için çok çalışmamız lazım. Her birinizin emeğine birikimine tecrübesine mutlak ihtiyacımız var. Size katılımcılık vaat ediyorum. Size şeffaflık vaat ediyorum. Size dünyanın en demokrat belediye başkanlığını vaat ediyorum. Çok çalışmamız lazım. Bugün görevi teslim aldık, görev 16 milyon insan tarafından verildi. Biz bugün nasıl görevi teslim aldıysak günün birinde mutlaka bir başkasına layıkıyla teslim etmek isteriz. İhanet etmeden bu şehri koruyarak, doğasına, havasına, her şeyine sahip çıkarak emanet alıp emanet edeceğiz. Benden önce bu şehre katkı sunmuş, emek vermiş, tüm belediye başkanlarına şükranlarımı ve minnetlerimi sunuyorum. Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyorum, hayatta olanlara Allah uzun ömür versin. Her gördüğünüz insana gülerek İstanbul’a yeni bir başlangıç geldi deyin. O pırıl pırıl gencimiz bana söyledi ya, yumruğunu sıkarak dedi ya, “Ekrem Abi her şey çok güzel olacak”, işte bu inançla evinize gidin.