Ana Sayfa Blog Sayfa 8745

”Herbaryum ve Doğa Tarihi Müzesi” açılıyor

0

Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) “Kıbrıs Herbaryum ve Doğa Tarihi Müzesi” açılıyor.

Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, 11 bin farklı çeşit bitki örneği, mantar çeşitleri, böcek türleri, çeşitli sürüngen türleri, deniz canlıları ve Kıbrıs jeolojisi ile ilgili materyallerin yer alacağı “Kıbrıs Herbaryum ve Doğa Tarihi Müzesi”nin açılışı 7 Mayıs salı günü saat 09.00’da YDÜ Eczacılık Fakültesi’nde yer alacak.

Müze, eğitim ve araştırma yönü ile tüm araştırmacılara, öğrencilere ve bu konuda çalışacak bilim insanlarına, eğitim yönünden ise tüm doğa ve Kıbrıs meraklılarına hizmet verecek.

Müze ayrıca Kıbrıs’ta mevcut olan 1500-1600 arası bitki türünün 11 bin çeşit örneğini bünyesinde barındırıyor. Bu koleksiyon içerisinde Kıbrıs’a özgü 140, Kuzey Kıbrıs’a özgü Beşparmak Dağları’nda yetişen 19 çeşit bitki türü de bulunuyor.

(BRT/TAK)

Kamuda yaz mesaisi başlıyor

0

Kamuda yaz mesaisi 13 Mayıs’ta başlıyor.

Pazartesi, Salı, Çarşamba, Cuma 08.00-14.30 

Perşembe 08.00-12.30 ile 13.00-17.30 saatleri arasında mesai yapılacak.

Sekiz asırlık çivisiz camide mukabele geleneği sürdürülüyor

0

Samsun’daki Göğceli Mezarlığı içinde 1206 yılında çivi kullanılmadan inşa edilen Göğceli Camii, mimarisi ve motifleri ile Anadolu’nun en güzel ahşap mimari örneklerinden birini oluşturuyor. 

“Kurtboğazı” geçme tekniği ile inşa edilen cami, Türkiye’de ayakta kalan en eski ahşap camilerden biri olarak gösteriliyor.

Sekiz asırdır ayakta olan caminin zemininde deprem takozu kullanıldığı için depremlerde yıkılmadığı söyleniyor. Kök boya kullanılan camideki motifler, ilk günkü canlılığını koruyor.

Asırlık camide yüzyıllardır uygulanan mukabele geleneği ise genç hafızlar tarafından sürdürülüyor.

“Bölgenin ve ülkenin ender eserlerinden biri”

Göğceli Camii imamı Ahmet Özköse, tarihi caminin ibadete açık olduğunu belirtti. Caminin pelit ağacından yapıldığını anlatan Özköse, şunları söyledi:

“Camimiz hiç çivi kullanılmadan kurtboğazı tekniği ile yapıldı. Camimiz bu bölgenin ve ülkenin ender eserlerinden biri. Bu bölge, nem oranı yüksek, rutubetli bir bölge olduğu için cami, yerden bir metre yükseklikte yapılmış.” 

Yerden yüksek caminin altında sürekli hava dolaşımı olmasının, tahtaların çürümesini engellediğini vurgulayan Özköse, cami yapılırken altına deprem takozu konulduğunu, bu sayede birçok depreme rağmen yıkılmadığını belirtti.

Mukabele geleneği yüzyıllardır sürüyor

Asırlardır ibadet yapılabilen camide, mukabele geleneğinin sürdüğünü söyleyen Özköse, mukabelelerin, üç ayların başı recebi şerif ile başladığını, şaban ve ramazan ayıyla devam ettiğini anlattı.

Özköse, tarihi camide yeniden ramazanı karşılamanın heyecan ve mutluluğunu yaşadıkların belirterek, “Biz mukabeleye üç ayların başlangıcı recep ayı ile başladık. Her ay iki hatim yapıyoruz. Bayrama kadar altı hatim yapmış olacağız. Mukabeleleri genç hafızlarımız yapıyor. İnşallah bu çocuklarımız gelecekte Ümmeti Muhammed’e hizmet edecekler” dedi.

Asırlık camide mukabele, sabah namazından önce ve öğle namazından sonra olmak üzere iki vakitte yapılıyor.

Öğretmen yetiştirme için taşra teşkilatı kuruluyor

0

Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü, öğretmenlerin mesleki ve kişisel gelişimlerinin desteklenmesi amacıyla çalışmalar yürütüyor.

Bu kapsamdaki çalışmaların etkin ve hızlı sürdürülmesi amacıyla öğretmen yetiştirme taşra teşkilatının kurulması ihtiyacı doğdu. Genel Müdürlük de taşra teşkilatı yönetmelik taslağı hazırladı.

Aday öğretmenlerin eğitim faaliyetleri taşra teşkilatında yürütülecek

Yeni kurulacak taşra teşkilatı, Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğünün projeksiyonu niteliğindeki özelliklere sahip olacak. Teşkilat, öğretmenlerin ve okul yöneticilerinin merkezi talimatla, mahallinde düzenlenmesi istenen eğitim öğretim faaliyetlerine yönelik iş ve işlemleri yapacak. 

Bu sırada, öğretmenlerin ve okul yöneticilerinin mesleki gelişimlerine yönelik, kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yapılacak.

Aday öğretmenlerin uyum ve adaylık sürecindeki hizmet içi eğitim faaliyetlerine ait iş ve işlemler de yine taşra teşkilatında yürütülecek.

Öğretmenler Günü etkinlikleri

Bakanlık, yeni düzenlemeyle 24 Kasım Öğretmenler Günü ile ilgili iş ve işlemlerin yürütülmesi konusunda da taşra teşkilatına yetki vermeye hazırlanıyor.

Taşra teşkilatında ayrıca öğretmenlerin ulusal, uluslararası düzeyde bilimsel, sosyal ve kültürel faaliyetlerle ilgili iş ve işlemleri yürütülecek.

Yeni düzenlemeyle, üniversitelerin öğretmenlik bölümlerinde okuyan uygulama öğrencileriyle ilgili mevzuatta belirtilen çalışmalar da taşra teşkilatında yapılacak.

Savaşan: Basın mensuplarının her zaman yanında olacağız

0

Kıbrıs Sağlık Turizmi Konseyi Başkanı Ahmet Savaşan, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü nedeniyle yayımladığı mesajda, her zaman basının yanında olacaklarını belirtti.

Savaşan mesajında, köklü bir geçmişe sahip Kıbrıs Türk basınının, geçmişten günümüze çok önemli görevler üstlendiğine işaret ederek, “Basın mensuplarımız, mesleki ilkeleri ve bağlı olduğu etik değerler doğrultusunda, geçmişten günümüze Kıbrıs Türk tarihinin yazılmasına hem tanıklık etmiş, hem de tarihin şekillenmesinde etkin rol oynamıştır” dedi.

(BRT/TAK)

Töre, terörü ve destekçilerini lanetleyerek, İsrail’in Gazze saldırılarını kınadı

0

Meclis Başkan Yardımcısı Zorlu Töre, “Hakkari ve Suriye’de teröristlerin hain saldırıları sonucunda şehit olan kahraman Mehmetçiklere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar” diledi. Töre, “Türkiye hiçbir zaman terör örgütlerine fırsat vermeyecektir” dedi.

Meclis Başkan Yardımcısı Zorlu Töre yaptığı yazılı açıklamada, Kıbrıs Türk halkının sevinci de kederi de daima anavatan Türkiye ile birlikte yaşadığını belirterek,terörü ve destekçilerini lanetleyerek, Gazze’deki Anadolu Ajansı binasını hedef alan İsrail saldırganlığını da kınadı.

Töre, Filistin halkına karşı uygulanan zulüm ve sindirme politikalarının asla kabul edilemez olduğunu vurguladı.(BRT/MAIL)

“Devletin de sahipsiz köpek sorununa el atması gerekir”

0

Bahar Uygur – Haberci Gazetesi

Gazimağusa Belediyesi Sağlık Şube Amiri Veteriner Hekim İlke Sabit Soyer, her geçen gün sokaktaki köpek popülasyonunun yükseldiğini belirterek, bazı vatandaş ve öğrencilerin satın aldıkları köpekleri hevesleri geçince sokağa attığına dikkat çekti.

Haberci gazetesine konuşan Soyer, Hayvan Refahı Yasası’nın revize edilip uygulanması gerektiğine de vurgu yaparken, pet shopların artık köpek satmamaları gerektiğine işaret etti.

İlke Sabit Soyer, Gazimağusa Belediyesi Köpek Barınağı ve Rehabilitasyon Merkezi’ndeki çalışmaları gazetemize anlattı. Hayvanların refahı konusunda yerel yönetimlerin tek başına çözüm olamayacağını ifade eden Soyer, devletin de bu işe el atması gerektiğini bu yapının sürdürülebilir olmadığını dile getirdi.

“Haziran ayında…”

Mağusa’daki barınakta 300 köpek bulunduğunu söyleyen Soyer, bunların refahı için ise iki veteriner hekim, bir anestezi teknisyeni, beş de temizlik-beslenme görevlisi çalıştığını söyledi.

Soyer, köpeklerin sokakta kontrolsüz çoğaldıkları için sürekli artan bir nüfus olduğunu ve özellikle haziran ayında sayılarındaki artışın fark edildiğini dile getirdi.

Öğrencilerin ülkelerine giderken ya da hevesi geçince beslediği köpeği sokağa bıraktığının altını çizen Soyer, köpeklerin ailenin bir bireyi gibi olması gerektiğine vurgu yaptı.

Köpek bakımının masraflı olduğunu hatırlatan Soyer, barınakta Veteriner Hekim Sertan Tekbıyık ile birlikte belediyenin olanakları dâhilinde aşılama, tedavi, kısırlaştırma iç-dış parazit temizlikleri yaptıklarını, aylık mama maliyetinin ise 40 bin TL olduğunu anlattı. Soyer, FARC adında bir dernek ve gönüllülerin kendilerine destek olduğunu ancak bu çabaların yeterli gelmediğini anlattı.

Pet shoplar neden köpek satmamalı? 

Pet shoplarda kontrolsüz şekilde köpek satılmamasının sorunun artmasına katkıda bulunduğunu belirten İlke Sabit Soyer sözlerine şöyle devam etti:

“Pet shopların köpek satmasını istemiyoruz. Satılacaksa da kontrollü ve yasa çerçevesinde olmalı. Köpeğin sahibinin kim olduğu bilinmeli. Yarın köpeği sokağa atacak olursa bu kişiye cezai yaptırım uygulanmalı. Hayvan Refahı Yasası var ama uygulanmıyor. Ceza kesmeyi Tarım Bakanlığı’na verdiler ama bakanlığın altyapısı yok.    Ceza kesme yetkisi ve yasayı uygulama yetkisi yerel yönetimlere verilmeli. Köpeklere çip takılmalı ve ruhsatlandırılması yapılmalı. Çip takılması köpeğin sahibinin kim olduğunu belirler ve köpeğini bir gün terk ederse kişinin bulunup, cezalandırılmasını sağlar.”

Barınaktan köpek sahiplenme oranının da çok düşük olduğunu ifade eden Soyer, bazı köpeklerin ömrünün 4-5 senesini barınakta geçirdiğini ve bunu tasvip etmediklerini söyleyerek, gönüllülerin köpeklerin sahiplendirmesi için yardımcı olduğunu dile getirdi.

İlke Sabit Soyer, sokak köpeklerinin çoğalmaması için ülke genelinde bir uygulama geliştirilmesi gerektiğini ve bunun da devlet politikası haline gelmesi gerektiğine vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Köpeklerin gelişigüzel dolaşması ve çoğalması insan sağlığını da etkiliyor. Köpeklerin aşısız kalması ekinokok hastalığının riskini yükseltiyor. Bizim burada yaptığımız sürdürülebilir değil. Devlet de elini taşın altına koymalı. Yurt dışından hayvan girişini yasaklamalı. Ancak, sadece yasaların yapılması yeterli değil, uygulanması da gerekir.”

Soyer, barınaktan köpek almak isteyenlerin, istedikleri köpeği çipletme ve ruhsatlandırma karşılığında ücretsiz olarak sahiplenebileceklerini de sözlerine ekledi.

Elektrik üretiminde yerli kaynakların payı arttı

0

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerinden yapılan derlemeye göre, yılın ilk çeyreğinde Türkiye’nin toplam elektrik üretimi 74 milyar 252 milyon kilovatsaati buldu.

Geçen yılın ocak-mart döneminde yerli ve yenilenebilir kaynakların elektrik üretimindeki payı yüzde 48,56 iken, bu yılın aynı döneminde bu oran yüzde 62’ye (46 milyar 11 milyon kilovatsaat) çıktı. Yerli ve yenilenebilir elektrik üretimindeki bu artış, cari açığın kapanmasına 513 milyon dolarlık katkı sağladı.

Yılın ilk çeyreğinde elektrik üretiminde hidroelektrik santrallerinin payı yüzde 30,41 oldu. Üretimde yerli kömürün payı yüzde 16,22, rüzgarın payı yüzde 8,33, jeotermalin payı yüzde 3,04 ve güneş ile lisanssız üretimin payı ise yüzde 2,49 olarak hesaplandı. Üretimde biyokütle ve diğer kaynakların payı ise yüzde 1,6 oldu.

İthal kaynaklardan gerçekleşen üretim ise yüzde 38’e geriledi.

Yerli kaynaklarda kurulu güç arttı

Geçen yıl ilk çeyreğinde 86 bin 868 megavat olan Türkiye’nin elektrikteki kurulu gücü, bu yılın aynı döneminde 89 bin 131 megavata yükseldi.

Söz konusu dönemde toplam kapasitede yerli kaynakların kurulu gücü 50 bin 310 megavattan 53 bin 473 megavata çıktı.

Öte yandan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, daha önce yaptığı açıklamada, “Amacımız yerli kaynakların payını yüzde 60-70’lere yükseltmek. Daha çok yerli ve yenilenebilir diyerek birçok projeyi hayata geçiriyoruz.” ifadelerini kullanmıştı.

Sudan’da Askeri Konsey geçiş süreci için görüşünü açıklayacak

0

Sudan’da Askeri Geçiş Konseyi Sözcüsü Şemseddin el-Kebbaşi dün yaptığı açıklamada Konseyin, Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri’nin (ÖDBG) geçiş sürecindeki yönetimle ilgili görüşlerini içeren kapsamlı anayasal belgede kabul ettiği yönler olduğu kadar, kabul etmeyeceği şeylerin de olduğu söyledi.

El-Kebbaşi, “Kabul ettiğimiz yönü de var ve kabul etmeyeceğimiz başka şeyler de var. Bu nedenle, Özgürlük ve Değişim Güçleri’nin yayımladığı gibi bizim de yarın (bugün) yayımlanacak belgemizi bekleyin” ifadelerini kullandı.

ÖDBG, kapsamlı belgeyi teslim etmişti

Sudan’da muhalefetin çatı oluşumu Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri geçtiğimiz hafta, geçiş sürecindeki yönetimle ilgili görüşlerini içeren kapsamlı anayasal belgeyi askeri yönetime teslim etmişti.

ÖDBG, geçiş sürecinde sivillerin ağırlıkta olduğu bir başkanlık konseyi, yasama meclisi ve bakanlar kurulu talep ediyor.

Buna göre başkanlık konseyi, devletin başı ve egemenliğin sembolü olacak. Silahlı kuvvetler komutanının da yer alacağı konseyin yargı üyelerini, büyükelçileri ve valileri atama yetkisi olacak.

Yürütme yetkisine sahip bakanlar kurulunda 1 başbakan, 1 başbakan yardımcısı ve 17 bakan yer alacak.

Yasama Meclisi, kadın temsili yüzde 40’ın altında olmayacak şekilde, Özgürlük ve Değişim bildirgesine imza atan güçler tarafından belirlenecek 120 ila 150 üyeden oluşacak.

Taraflar temsil oranında anlaşmazlık yaşıyor

ÖDBG, son birkaç gündür yönetimin sivillere teslimi için Askeri Konsey ile yoğun görüşmeler yürütüyor ancak taraflar arasında başkanlık konseyindeki temsil oranında anlaşmazlıklar yaşanıyor.

Binlerce Sudanlı, yönetimin sivillere teslimi ve eski rejimin tüm sembol isimleri ve kurumlarının tasfiyesi talebiyle 6 Nisan’dan bu yana başkentte ordunun ana karargahı önünde gösterilerini sürdürüyor.

Bunun yanı sıra çok sayıda ana cadde ve köprü de gösteriler nedeniyle trafiğe kapalı.

Sudan’da 19 Aralık’ta ekonomik kriz sebebiyle başlayan gösterilerin hızla başkent Hartum ve ülke genelinde rejim karşıtlığına dönüşmesinin ardından, ordunun 11 Nisan’da yönetime el koyduğunu açıklamasıyla 30 yıllık Ömer el-Beşir dönemi sona ermişti.

YÖK’ten üniversitelere “uluslararası öğrenci kontenjanı” müjdesi

0

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Türkiye’deki yükseköğretim kurumlarının yurt dışından öğrenci kabul kontenjanları ile ilgili yeni bir karar aldı.

Alınan kararda, Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) kılavuzunda yer alan “programların kontenjanlarının en fazla yüzde 50’sine kadar yurt dışından öğrenci kabul etme sınırlaması” ortadan kaldırıldı. Bu yeni düzenleme bütün üniversiteler için geçerli.

Bundan sonra üniversitelerin program bazında yurt dışından öğrenci kabul kontenjan talepleri, her eğitim ve öğretim yılı başlangıcından önce belirlenecek. Ardından belli bir tarihe kadar Yükseköğretim Kuruluna bildirilecek. Bu talepler de YÖK tarafından değerlendirilecek ve verilen karar üniversitelere duyurulacak.

Tıp ve Diş Hekimliği programları için bazı istisnalar var

“Tıp ve Diş Hekimliği programları” için bazı şartlar getirildi. Bu 2 programın yurt dışı öğrenci kontenjanı, YKS kılavuzunda yer alan bir önceki yıla ait kontenjanının yüzde 50’si ile sınırlandırıldı.

Ancak, belirli koşulları ve kriterleri sağlayan üniversiteler, uluslararası öğrenciler için ayrı bir sınıf açarak, bu 2 programa bu oranın üstünde de öğrenci kabul edebilecek.

Ayrı sınıf için gerekli staj ve klinik uygulamalar, laboratuvarlar ve teçhizatlar için yükseltilmiş belli şartlar ve mekan kriterleri aranacak. Ayrıca vakıf yükseköğretim kurumları için bir önceki yılın denetleme raporu ve yaptırım uygulanıp uygulanmadığı da dikkate alınacak.

Devlet ve vakıf üniversitelerinde açılan bu ek sınıflar, her yıl en az bir kere denetlenecek. 

“Yükseköğretiminin uluslararasılaşmasına büyük önem veriyoruz”

YÖK, “Tıp ve Diş Hekimliği” için bu istisnai şartların getirilmesinin sebebini ise şöyle açıkladı:

“Geçmiş yıllara bakıldığında, bir sınıfta bulunan Türk öğrencilerden daha fazla yurt dışı öğrenci talebi en çok bu iki program için söz konusuydu. Bu nedenle ilgili sınıftaki Türk öğrencilerin bu sınıflarda uluslararası öğrencilerden daha az sayıda olmaları, bu öğrencilerimizin nitelikli eğitim almalarını riske sokabilir.”

Ayrıca bu iki programın dışında kalan diğer programlar için de eğitimin niteliği ve alt yapı bakımından değerlendirme ve denetlemelerin yapılacağı belirtildi. YÖK Başkanı Yekta Saraç, kaliteden ödün vermeden Türkiye’yi yükseköğretimde bir cazibe merkezi haline getirmek için adımlar attıklarını anlattı.

“Ülkelerin yükseköğretim kurumları arasında tesis edilecek olan akademik ve bilimsel işbirlikleri, bilimsel araştırmaların düzeyini yükseltmenin, insan kaynaklarını geliştirmenin ve toplumsal kalkınmayı sağlamanın önemli araçlarından biri. Bundan dolayı “Yeni YÖK” olarak, ülkemiz yükseköğretiminin uluslararasılaşmasına büyük önem veriyoruz.”